İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların maliki, sürücüsü ve sigortacısı oldukları --- plakalı aracın, 24/02/2016 tarihinde, müvekkiline ait ticari taksi niteliğindeki ---- plakalı araca çarpması sonucunda müvekkilinin aracında maddi hasar meydana gelmiş ve ayrıca müvekkilinin ayağının kırıldığını, kaza tespit tutanağına göre davalı sürücünün %75 oranında, müvekkilinin de %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kaza sonucunda müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın giderilebilmesi için müvekkili tarafından 11.540,10 TL tutarında harcama yapıldığını, müvekkiline ait ticari taksi niteliğindeki aracın tamir süresince çalışmamış olması nedeniyle 42 günlük kazanç kaybına uğradığını, müvekkilinin kendisine ait ticari taksi niteliğindeki aracın şoförlüğünü de yine bizzat kendisi yaptığını kaza sonucunda ayağının kırılmış olmasından dolayı çalışamamış olması sebebiyle de şahsi olarak kazanç kaybına uğradığını ve tedavisinin devam ettiğini, müvekkilinin ayağının kırılmış olması sebebiyle, gerek ayağının kırılması anında ve gerekse devam eden tedavi süresince ciddi anlamda elem ve ızdırap çekmiş olup, bu sebeple manevi tazminat taleplerinin bulunduğunu, kaza sonucunda müvekkilinin aracının piyasa rayiç değeri düşmüş olup, müvekkilinin bu yönden de zarara uğradığını, davalıların, müvekkilinin uğradığı tüm bu zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını iddia ile müvekkilinin uğradığı zararlar nedeniyle onarım bedeli olarak şimdilik 250 TL, aracın çalışmaması sebebiyle kazanç kaybı olarak şimdilik 250 TL, müvekkilin şahsi olarak çalışamaması sebebiyle kazanç kaybı olarak şimdilik 250 TL, aracın değer kaybı olarak şimdilik 250 TL, müvekkilinin ayağının kırılması nedeniyle manevi zarar olarak 10.000 TL olmak üzere toplam 11.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza sonrasında olay yerine gelen polis ekiplerince düzenlenen Kaza Tespit Tutanağında müvekkiline ait aracın sürücüsü ... %75 kusur oranında, davacı ... ise %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de, kazanın oluş şekli dikkate alındığında kazada asli kusurlunun davacı taraf olduğunu, bu itibarla Kaza Tespit Tutanağında müvekkile ait kusur oranının çok yüksek olmasından dolayı taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen müvekkilinin aracının hız limitinin nasıl belirlenmiş olduğunun anlaşılamadığını, davacı tarafından ileri sürülen bu mesnetsiz, afaki iddiaların hiçbir şekilde dikkate alınamayacağını, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen onarım bedeline ilişkin taleplerin müvekkilden değil, sigorta şirketinden talep edilmesi gerektiğini onarım bedelini ödeme yükümlülüğünün taraflar arası sözleşme gereğince diğer diğer davalı ----- ait olduğunu, davacı tarafından her ne kadar araçta oluşan değer kaybına ilişkin tazminat talep edilmişse de kaza sonrası bir tespit davası açılmadığını, hal böyleyken davanın açıldığı tarihte araçta oluşan değer kaybının tespitinin mümkün olmadığını, dava konusu kazada asli kusurlunun davacı olduğundan davacının manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, talep edilen manevi tazminat bedelinin fahiş olduğunu savunarak haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı -----. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle kazaya karışan aracın sigortalı araç olduğunun tespiti halinde maddi tazminat 31.000,00 TL olup, bedeni zararlar halinde maddi tazminat talepleri için şahıs başına azami poliçe teminat limitinin 310.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat talebi bakımından, poliçede manevi tazminat teminatlarının bulunmadığını, dolayısı ile müvekkili şirket açısından manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek şartı ile araç hasarı tazmini talebi üzerine hasar dosyasının açıldığını ancak henüz dosyada gerekli incelemeler yapılırken huzurda ki işbu davanın açıldığını, müvekkili sigortacının sigortalısının kusur oranı ile poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu, kusur oranlarını tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerektiğini, kazanç kaybı talebinin teminat kapsamında olmadığını, gelir kaybının poliçe teminatına girmediğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dava, hukuki niteliği itibariyle; trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.
Taraflarca delil olarak dayanılan ----.Asliye Ceza Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası, hastane kayıtları, vergi dairesi kayıtları, tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmalarına ilişkin emniyet tutanakları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.
Sigorta poliçesinin incelenmesinde; .. ait ---- plakalı aracın, 05/12/2015 başlangıç ve 05/03/2016 bitiş tarihli olarak davalı sigorta şirketi tarafından ----- sayılı poliçe ile sigortalandığı; poliçede araç başına maddi zarar için verilen teminatın 29.000,00 TL olduğu görülmüştür.
Davacının bağlı bulunduğu SGK'ya müzekkere tarafından verilen yanıtta rücuya tabi ödeme almadığı anlaşılmış, şöförler odasından kaza tarihinde ticari taksinin günlük kazancına ilişkin bilgiler celp edilmiş, davacının ticari taksi işlettiği anlaşıldığından 2015-2016 yılı beyannameleri celp edilerek incelenmiş, tarafların SED tutanakları ilgili emniyet müdürlüklerinden celp edilmiş ve incelenmiştir.
Dosya kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumuna tevdi edilmiş, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda; Davalı sürücü ... 'ın % 80 (yüzde seksen) oranında kusurlu, Davacı sürücü ...'un % 20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Davacının geçici iş göremezlik süresinin tespiti bakımından dosyanın ----- Araştırma hastanesine gönderilerek sağlık kurulu rapor alınmıştır.
Dosya geçici iş göremezlik süresinin tespiti için Adli Tıp Kurumuna tevdi edilmiş, Adli Tıp Kurumu ----.İhtisas Kurulu raporunda; İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceğinin oy birliği ile mütalaa olunduğu bildirilmiştir.
Belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik değerlendirme gerektirmesi sebebiyle dosya aktüer bilirkişisi ----- tevdi edilmiş, anılan bilirkişi tarafından sunulan 09/05/2023 tarihli rapor, daha sonra aktüre bilirkişisi ile birlikte Mali Müşavir --- ve Trafik konusunda uzman Makine Mühendisi bilirkişi ----- tevdi edilmiş, anılan bilirkişi heyeti tarafından sunulan 15/07/2024 tarihli rapor, güncel asgari ücret dikkate alınarak hesaplama yapılması için yeniden aktüer bilirkişiden alınan 09/05/2025 tarihli Ek rapor içeriği denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.
Davacı tarafından verilen 19/12/2025 tarihli talep artırım dilekçesinde; taleplerini artırmak suretiyle, araç nedeniyle gelir kaybı olarak 81.000,00 TL sağlık nedeniyle kazanç kaybı olarak 90.000,00 TL, araç değer kaybı olarak 30.000,00 TL, manevi tazminat olarak 100.000,00 TL'ye yükselttiklerini belirterek bu miktarlar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği, harcını yatırdığı görülmüş olup söz konusu dilekçe HMK m.27 hükmü kapsamında davalıya tebliğ edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; tarafların, davalı sigorta şirketine sigortalı diğer davalıların malik ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde davacının maliki olduğu aracın uğradığı hasardan dolayı davacının aracın onarim bedeli aracın çalışamaması nedeniyle kazanç kaybı ve değer kaybı ile davacının yaralanması nedeniyle geçici maluliyetinin oluşup oluşmadığı var ise araca ililşkin zarar miktarları ve davacının geçici maluliyeti nedeniyle doğan maddi zararı ve davacının var ise manevi zararının miktarı, kazadaki kusur oranları davalıların zarardan sorumlu olup olmadıkları noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre, davalıların sürücü, işleten ve trafik sigortacısı olduğu--- plakalı hususi otomobil ile davacıya ait ---- plaka sayılı aracın, taraf sürücülerin sevk ve idaresindeyken 24/02/2016 tarihinde kazaya karıştığı, denetime elverişli görülerek hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda kazanın, davalı sürücü ... yönetimindeki otomobil ile karşı yön şeritini gerektiği şekilde kontrol etmeden sola doğrultu değiştirmesi, bu eylemi ile karşı yönden gelen ve ilk geçiş hakkına sahip davacı sürücü yönetimindeki otomobilin önünü kapatması suretiyle meydana geldiği, davalının dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmiş olmakla asli; davacı sürücünün ise yönetimindeki otomobil ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermemesi, görüş alanını gerektiği şekilde kontrol etmemesi, mevcut hızı ile mahale yaklaşması sebebiyle karşı yönden gelen ve seyir şeritine yönelen vasıtaya karşı zamanında etkin önlem almadan çarpmış olmakla tali kusurlu olduğu, kaza sebebiyle kovuşturmanın yapıldığı ----. Asliye Ceza Mahkemesi'nin----. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun da aynı yönde mütalaa ve tespit içerdiği, davacının talepleri kapsamında ATK -----İhtisas Dairesince özürlülük ölçütü esasları ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporlarına ilişkin yönetmelik hükümleri uyarınca kaza sebebiyle davacı uhdesinde oluşan bacak kırığına istinaden 4 aylık geçici iş göremezlik zararı oluştuğu, alınan sosyal ve ekonomik durum tutanağında davacının aylık kazancının 5.000,00 TL olduğunun belirtildiği, esnaf odası ve diğer toplanan deliller kapsamında dava konusu aracın ticari taksi niteliğinde olduğu, esnaf odasınca verilen cevapta söz konusu aracın günlük 150 TL, aylık 10.500,00 TL net kazancı olacağının bildirildiği, denetime elverişli görülen ilk raporda tarafların kazadaki kusur oranları, maluliyet durumu ve kazanç durumuna istinaden davacı uhdesinde oluşan geçici iş göremezlik zararının 12.800,00 TL, onarım bedelinin ise 9.232,08 TL olarak belirtildiği, davacı tarafça sunulan 28/09/2023 tarihli talep artırım dilekçesinde anılan talepler yönünden dava değerinin bu bedellere yükseltildiği, diğer taleplerin karşılanmadığı anlaşılarak alınan bilirkişi raporunda ise yerleşik içtihatlar uyarınca aracın kaza öncesi ve sonrası durumu ile kaza sebebiyle onarılmış hali piyasa rayici ile kusur oranları dikkate alındığında 8.000,00 TL değer kaybı zararının ve yine aracın çalışamadığı süre dikkate alınarak günlük 150,00 TL ve kusur oranları üzerinden 15 günlük onarım süresi dikkate alınarak 4.200,00 TL zararının oluştuğunun mütalaa edildiği, her ne kadar vergilendirilmiş kazanç esası dikkate alınarak asgari ücret esasınca geçici iş göremezlik zararı yönünden ek rapor alınmış ise de davacının ticari taksi sürücüsü olduğu, dava konusu aracı kendisinin kullandığı, celp edilen 2015-2016 yılı beyannamelerinin götürü usulden vergilendirilmiş olması ve günlük net kazancının da 150,00 TL olduğu dikkate alındığında aylık 3.900,00 TL net kazancına göre tazminatın hesaplanmasının dosya kapsamına uygun olacağı, bu sebeple asgari ücret nisabı üzerinden yapılan hesabın dikkate alınmaması gerektiği, davacı tarafça sunulan 19/12/2025 tarihli ikinci talep artırım dilekçesinde gelir kaybı zararının 81.000,00 TL, kazanç kaybının 90.000,00 TL'ye ve değer kaybı zararının ise 30.000,00 TL'ye yükseltildiği, aynı dilekçede manevi zarar tazmini talebinin de 100.000,00 TL'ye yükseltildiği, HMK m.107 hükmü kapsamında değer artırımının kaç defa yapılacağına ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, ancak sunulan ilk değer artırım talebi sonrasında değişen bir durum olması karşısında talebin, daha önce kullanılmamış ise ıslah olarak kabul edilmesi gerektiği, davacının dilekçesinde ise bu yönde bir irade beyanının yer almadığı, davacının paranın satın alma gücü ve ekonomik koşullarının kötüleşmesini gerekçe göstererek talepte bulunduğunu gösterdiği dolayısıyla geçici iş göremezliğe ilişkin kazanç kaybı zararına ilişkin ikinci talep artırımın yapılmamış sayılması gerektiği ve davacının 28/09/2023 tarihli dilekçesinde esas alınan 12.480,00 TL tazminat talebi üzerinden talebin hükme konu edilmesi gerektiği, ancak kazanç kaybı zararı ile değer kaybı zararına ilişkin olarak ise sunulan ikinci talep artırım dilekçesinde ileri sürülen taleplerin dikkate alınması gerektiği, bunun yanında yerleşik içtihatlar uyarınca manevi zararın tazmini taleplerin yerleşik içtihatlar uyarınca ıslaha ve değer artırım konu edilemeyeceği bu sebeple dava dilekçesindeki 10.000,00 TL tazminat talebinin hükme esas alınması gerektiği, sonuç olarak bilirkişi raporları doğrultusunda davacının 8.000,00 TL değer kaybı, 12.480,00 TL geçici iş göremezlik zararı ile 9.232,08 TL onarım bedeli zararından davalı sürücü ...'ın TBK m.49, ...'ın KTK m.85 hükmü kapsamında kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı -----ise KTK m.91 hükmü gereğince kendisine yapılan başvuru tarihinin dosya kapsamında anlaşılamaması sebebiyle 13/04/2016 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile; aracın kullanılamamasına dayalı 4.200,00 TL kazanç kaybı zararından ise yalnızca davalı sürücü ...'ın TBK m.49, ...'ın KTK m.85 hükmü kapsamında kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile sorumlu olacağı kanaatine varılarak maddi zarara ilişkin tüm talepler dikkate alınarak davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bunun yanında kaza sebebiyle yaşanan yaralanmanın davacı uhdesinde oluşturduğu yaralanma, üzüntü ve elem TBK m.56/I hükmünce değerlendirilmiş, yaşanan olayın asla bir maddi karşılığının olmaması ve ayrıca manevi tazminatın da zenginleşme aracı olmayacağına dair ilkeler kapsamında, söz konusu kazanın davacı uhdesinde manevi zarara da sebebiyet verdiği kanaatine varılarak hakkaniyet ilkesi (TMK m.4), tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve olayın oluş şekli ile kusur oranları da dikkate alınarak talep edilen tazminatın kısmen kabulü ile 8.000,00 TL'nin davalılar ... ve ...'dan 24/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine karar karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 8.000,00 TL değer kaybı, 12.480,00 TL geçici iş göremezlik zararı ile 9.232,08 TL onarım bedeli zararı ile 4.200,00 TL kazanç kaybı zararı toplamı 33.912,08 TL'nin davalılar ... ve ...'dan 24/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ------ yönünden ise 29.712,08 TL ve poliçe limiti ile sınırlı kalmak üzere 13/04/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile müteselsilen tahsil ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 8.000,00 TL'nin davalılar ... ve ...'dan 24/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Alınması gereken 2.863,01 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 187,86 TL peşin harç, 354,00 TL ıslah harcı, 5.141,00 TL tamamlama harcı toplamı 5.682,86 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.819,85 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafça yapılmış, 29,20 TL başvurma harcı, 2.863,01 TL peşin harç, olarak toplam 2.892,21 TL harç giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılmış, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak 16.202,83 TL masraf ile 2 adet adli tıp fatura ücreti 2.124,50 TL olmak üzere toplam 18.327,33 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma isabet eden 5.382,73 TL'sinin davalılardan (davalı ----- 3.815,81 TL'sinden sorumlu olmak üzere) müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Maddi tazminatın red edilen kısmı yönünden, avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 33.912,08 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Manevi tazminat davalarının reddedilen miktarları yönünden Anayasa Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarihli ------sayılı kararı uyarınca davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı ile davalılar vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.