KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ: Av.
DAVALI:
1-
VEKİLİ: Av.
DAVALI:
2-
VEKİLİ: Av.

Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)

Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkil ... 2008 yılında ... bankası A.Ş. ... ... şubesinde ... nolu hesap numarası ile bir banka hesabı aldığını, almış olduğu banka hesabı üzerinde tasamıf kabiliyeti için ise ... 12. Noterliğinden 09.07.2007 tarihli ... yevmiye no'lu vekaletnamesi ile eşi ...'a () yetki tanıdığını, müvekkilin hesap işlemleri ile o dönem itibariyle aşağıda bilgileri yazılı ... Bankası A.Ş. ... ... şubesinde görev yapmakta olan kişilerden ... ... ve ... ilgilenmediğini, ... Bankası A.Ş. ... şubesi, ... ... ... şubesi ile ... Bankası A.Ş. ... yetkili operasyon yöneticisi davalı ... ... 2012 yılında ve muhtelif tarihlerde müvekkilin veya vekili ...'ın herhangi bir inisiyatifi, bilgisi, rızası veya onayı ve herhangi bir talimatı olmaksızın hesapta birtakım usulsüz hesap hareketleri gerçekleştirdiğini, ilgili hesaptan paralar çekmiş virmanlar yaptıklarını, buna bağlı olarak müvekkilin ilgili dönemlerde banka şubesine davet edilmiş hesap yönetimi ile ilgili olduğu söylenerek boş dekontlar imzalatıldığını, müvekkilin ve eşi ...'ın şube yetkilisi ... ...'ın hemşerileri olması dolayısıyla aralarındaki hukuk ve banka yetkilisinin şahsında bankaya güven duymuşlar, boş dekontları ve eksik kaldığı ileri sürülen birtakım makbuzları da imzalamışlardır. İlgili banka personelince ise boşa imzalı dekontlara binaen ....... ...'a usulsüz olarak testim edildiğini, ayrıca müvekkile yine aynı süreçte ... Bankası A.Ş. .../... şubesinden krediler kullandırıldığını, ancak kredi tutarlarının müvekkile veya vekili eşine teslim edilmemiş, teslim edilmediği gibi doğmuş kredi borcu tahsilatları da ya müvekkilimizin banka nezdindeki çek, senetleri kullanılarak yada işbu davaya konu hesabı üzerinden gerçekleştirildiğini, müvekkil ve vekili ... banka ilgili hesabındaki bu olumsuzlukların farkına vardıklarında durumun düzeltilmesi için ... .... ...' la iletişime geçtiklerini, ancak ... ... tarafından usulsüz işlemlere konu tutarın en yakın zamanda müvyekkilimize ödeneceği söylenmiş olmasına rağmen yerilen zarar hala giderilmediğini, bu durumlara dair, müvekkilimizin yeğeni ... da görgü ve bilgi sahibi olduğunu, davalı banka şube personellerinin müvekkil müşterisi ile iyi ilişkilerine dayanarak, önceden planlayarak ve gereken ortamı sağlayarak, imzalarını boş dekontlara imzalarda eksiklik olduğu bahanesiyle alıp açığa imzalı dekontları kullanmak suretiyle hesaplarda usulsüz işlemler yapmışlar, banka-müşteri ilişkisindeki en önemli unsur olan güven olgusunu kullandığını, makbuz dekontlarda gösterilen paraların teslimatı müvekkilimize veya vekili ...'a yapılmadığını, bu süreçte müvekkillerce banka yazılı olarak başvurulmuş olup, hesaptan yapılan para çekme işlemleri inceleme konusu olmuş ... Finansal Hizmetler müfettişlerince, 23.10.2013 tarihli ... sayılı rapor düzenlendiğini, yapılan usulsüzlüklerin tek tek listelendiğini, işbu davaya konu usulsüz işlemlerin yapıldığı dekontlar ve bu dekontlarla kurulan borç ilişkisi muayyen vadeli olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla, banka şube personelinin usulsüz işlemlerle müvekkilimizin hesabından kullandığı 500 TL” lik tutarın müşterek müteselsil sorumlu olan taraflardan her bir işlem için ayrı ayrı işlem yapılan tarihlerden itibaren işletilecek avans faizi ile tahsili ile davacı müvekkile ödenmesine, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Bankası vekili cevap dilekçesinde özetle: talep hakkının zamanaşımına uğradığını, asliye hukuk mahkemesi görevli olduğunu, dava konusu davacı ile diğer davalı arasındaki ortak işler ve borç ilişkisinden kaynaklanmakta olup asliye hukuk mahkemeleri görevlidir,bu nedenle öncelikle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, dava değerinin belirlenebilir olduğu açık olup belirsiz alacak davası olarak nitelendirilemeyeceğinden davacı tarafından talep edilen 500 TL tutarın hangi para çekme işlemine ilişkin olduğu açıklattırılarak o işleme ilişkin yargılama yapılması gerektiğini, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde ise eksik harcın tamamlatılması gerektiğini, ... 2.Ağır Ceza mahkemesinin 2014/108 sayılı dosyasında yargılama ve bilirkişi incelemesi yapılmış, tüm dekont ve işlemler irdelendiğini, yine davacının dava dilekçesinde de tüm dekontlar ve işlem tutarları açık bir şekilde yer almadığını, bu durumda davanın belirsiz alacak davası olamayacağını, bu nedenle davacının davasında talep ettiği 500 TI tutarın hangi dekontla yapılan işleme ilişkin olduğu açıklattırılmalı ve bu işleme ilişkin yargılamaya devam edilmesi gerektiğini, davanın müvekkil banka açısından husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davacı ile diğer davalı ... ... arasında alacak borç ilişkilerinin bulunduğu anlaşıldığını, diğer davalı ... ... ın davacıya çeşitli ödemeler yapmış olduğu belkide davacı ile aralarındaki borç alacak ilişkisinin sona ermiş olabileceği durumu karşısında Müvekkil bankaya husumet tevcih edilemeyeceğini, bu nedenlerle tazminat davası şartları oluşmadığından davanın reddi gerektiğini, hesap özetlerinin davacıya gönderildiği yine davacının vekil olan eşi ... ın neredeyse gün aşırı bankaya geldiği ve hesaplarda işlem yaptığı durum karşısında hesap bakiyelerinden bilgi sahibi olmadığının düşünülemeyeceğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... cevap dilekçesinde özetle; görev ve derdestlik itirazlarının bulunduğunu, davacının çeşitli tarihlerde müvekkilime ödünç para verdiğini, bunu dekont imzalayıp barıkadaki hesabırıdan çekmek suretiyle gerçekleştirdiğini, söylediği şekilde hesabından usulsüz yöntemle para çekilmediğini, sonra işlerinin kötü gitmesi nedeniyle borçlarını ödeyemeyince hesaplaşarak borcu karşılığında çek vermiş ne var ki çeki de gününde ödeyemediği için icra takibine konu olduğunu, bir usulsüz yararlanma olmadığını, tersine rızaen verilmiş borç olduğunu, bu borçta takipteki bir borç olduğunu, davacının başkaca bir alacağı bulunmadığını, davacı bir otel ve bir ato galeri sahibi tacir olduğunu, hulus ve saffetinden yararlanılarak suistimal edilecek birisi olmadığını, müvekkilin kendisine 25.000,-TL. borcu olduğu doğrudur fakat bunun karşılığında kendisine çek vermiş, bu çek icraya koyulmuş, kesinleşmiş ve müvekkilimin bazı malları haczedildiğini, dava aynı alacağın mükerrer talebinden ibaret olduğunu, dolayısıyla takipteki borcun dışında davacıya her hangi bir borcu bulunmadığını, bu nedenlerle davanın öncelikle usul yönünde ve usule ilişkin taleplerin reddi halinde esastan reddine, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, ... 1. İcra Müdürlüğünün 2013/...-2017/... sayılı icra takip dosyası, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/ E. Sayılı dosyası, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi 2021/ Ceza Dava Dosyası, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dosya temin edilen evraklar ile birlikte konusunda uzman bankacı bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu temin edilmiştir. Bankacı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 02/09/2019 tarihli raporunda özetle: davalıların sorumlu olduğu borç tutarının 08.02.2016 dava tarihi itibariyle hesaplandığını, dava tarihi olan 08.02.2016 tarihi itibariyle davacı ... ödenmesi gereken tutarın 30.020,00 TL. Asıl Alacak, 15.590.25 TL. İşlemiş Faiz, olmak üzere, toplam 45.610,25 TL olduğu husus bildirilmiştir. Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; davacının; davalı bankanın .../... şubesinde banka hesabı olduğu, davalı banka personeli ...'in,davacının bilgisi ve rızası,talimatı dışında hesapta virmanlar, usulsüz işlemler yaptığı, davacıya boş dekontlar imzalatıldığı, davacının hesabından krediler kullandırıldığı, kredi borçlarının davacıdan tahsil edildiği iddiasına dayalı olarak zararın davalı banka ve davalı banka personeli ...'ten tahsiline karar verilmesine ilişkindir.Yapılan incelemeler neticesinde davalı ... hakkında ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/ Esas (eski esas 2014/) sayılı dosyasında nitelikli zimmet suçundan ceza aldığı ve dosyanın ...'da ... incelemesinde olduğu tespit edilmiştir.Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mevduat sahiplerine istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi) Buna göre mevduat, ödünç ile (TBK madde 386) usulsüz tevdi (TBK madde 570) sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. TBK'nın 386. maddesi uyarınca, ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. ...'ın yerleşmiş içtihatları ile kabul edildiği üzere, TBK'nın 570. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nefi ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için, saklayanın bu parayı kendi yararına kullanabileceğinden hareketle, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğindedir. Mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmekte olup, usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde, ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve mevduat sahibinin zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun ispat yükü ise davalı bankadadır.Davacı adına davalı bankada çeşitli hesapların açıldığı, kredilerin kullandırıldığı sabit olmakla birlikte davacının maddi zararının olup olmadığı, maddi zararı var ise tespiti bakımından dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bankacılık alanında uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda davacının ... Şubesi'ndeki, ... Şubesi'ndeki ve ... Şubesi'ndeki hesaplarında para çekme işlemleri incelenmiş, davacının hesabına yapılan ödemeler de dikkate alındığında dava tarihi itibariyle davacının zararının 30.020,00 TL asıl alacak, 15.590,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 45.610,25 TL olduğu belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı dikkate alınarak davalı banka personeli tarafından,davacıdan teyit alınmaksızın işlem yapıldığı,işlemlerin davacının bilgisi dahilinde gerçekleştirildiği ve işlemlerde usulsüzlük olmadığının davalılarca ispat edilemediği, davalı ...'in nitelikli zimmet suçunu işlediği sabit görülerek cezalandırılmasına karar verildiği, ayrıca davalı bankanın, izin ve talimat olmaksızın davalı çalışanı tarafından hesaplardan gönderilen paraları davacıya iade etmekle yükümlü olduğu gözetilerek, taleple bağlı kalınmak suretiyle (davacı tarafın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) davanın kabulüne,buna göre 500,00 TL nin ilk haksız fiil tarihi olan 08/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-(davacı tarafın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) Davanın KABULÜNE,buna göre 500,00 TL nin ilk haksız fiil tarihi olan 08/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 29,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 702,80 TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 700 TL, posta ve tebligat gideri 284,50 TL olmak üzere toplam 984,50 TL yargılama gideri, 29,20 TL peşin harç, 29,20 TL harç olmak üzere toplam 1042,90 TL yargılama giderinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,

5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

6-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, davalı banka vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere karar verildi.26/03/2026