Kıymetli evraktan kaynaklanan alacak

Mahkememizde görülmekte olan kıymetli evraktan kaynaklanan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

HMK 138 maddesi uyarınca dosya ele alındı.
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesini özetle ; Müvekkilinin çocuğu ...'ın 2016-2017 eğitim ve öğretim bedelini ödemek maksadı ile ortağı ve yetkilisi bulunduğu ... Milleri Tarım Maki nal arı Otom.San. ve Tic.Ltd.Şti. nin ... Bankası ... Şubesinin ... hesap numaralı ... çek numaralı 28.02.2017 vadeli 16.790,00 TL bedelli çek verdiğini, müvekkilinin kayıt yaptırdığı ... Koleji İşletmeleri A.Ş. 15 Temmuz olaylarından sonra PDY soruşturması kapsamında kapatıldığını ve Ağustos 2016 tarihi itibarı ile artık eğitim ve öğretim faaliyeti içinde bulunmadığını, çekin 28.02.2017 tarihinde bankaya diğer davalı olan Pelmin su ürünleri şirketi tarafından ibraz edilip tahsil edildiğini, çekin arkasında bulunan mevcut kaşeler üzerinde bulunan imzanın da açıkça ...'ya ait olduğu, bu kişinin aynı zamanda ... Koleji Eğitim A.Ş'nin yetkili olduğunu, mevcut çeki tahsil eden şirket ve cirolanmış olan şirket çek bedelinin karşılığı olan eğitim ve öğretim verilmediğini, bedelsiz kalan çeki tahsil etmekle sebepsiz zenginleştiğinden 28.02.2017 tarihinden itibaren reoskont faizleri ile birlikte tahsil eden şirketlerin sebepsiz zenginleşmesinden kaynaklı olarak 16.790,00 TL çek bedelinin müvekkile iadesine, alacaklarının her iki şirketten müşterek ve müteselsilen tahsiline masraf ve vekalet ücretlerinin haksız olan davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

davacı tarafından ödenmiş olan çek bedelinin istirdatına yöneliktir.
Ödendiği ileri sürülen çekin incelenmesinde; keşidecinin ... Ltd.Şti, lehtarın ..., keşide tarihinin 28.02.2017, son hamilin ... Ltd.Şti olduğu görülmüştür.
Davacı, çekin kızı ...'ın öğrenim bedeli karşılığı olarak davalı ... AŞ Kolejine verdiğini ileri sürmüştür.
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'da tüketiciyi ; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak, tüketici işlemini ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşemeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi olarak, tanımladığı görülmüştür.
Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. ( 6502 sayılı yasa m.73)
Görüldüğü üzere, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyle mesleki veya ticari amaçla hareket etmeyen (tüketici) kişi arasında "eser... ve benzeri sözleşmeler " ve buna dayalı hukuki işlem tüketici işlemi niteliğindedir. Dolayısıyla 6502 sayılı kanunun 3/k -1, 4/3,73/1 ve 83/1 maddeleri uyarınca tüketici işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklara bakma görevi mahkememize ait olmayıp tüketici mahkemelerine aittir.
Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde (b-c-d-e-f) sayılan dava veya işlerde bulunması yahut özel bir yasal düzenleme ile dava Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi şarttır.
Davacı taraf tacir olmadığı gibi bir ticari işletmesi de yoktur. Dolayısıyla taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari bir uyuşmazlıktan doğmayıp, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerine göre, Tüketici Mahkemesi'nde çözümlenmesi gerekir.
Bu açıklamalara göre ; somut olayda davacının kızı ...'ı 01.06.2016 tarihinde ... Koleji Aş'ye kaydettiği, Öğrenci Kayıt Sözleşmesinin ... tarafından imzalandığı, bedelinide 16.790,00 TL olarak belirlendiği, davaya dayanak çekinde sözleşme uyarınca verildiği dolayısıyla davacının tüketici olması nedeniyle davaya bakma görevi mahkememize ait olmayıp, davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesi'ne aittir.
Hal böyle olunca, davacının davasına bakma görevi özel mahkeme olan İzmir Tüketici Mahkemesi olması nedeniyle, mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-Dava dilekçesinin dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, mahkememizin eldeki davaya bakmakla GÖREVSİZLİĞİNE, İzmir Tüketici Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA, karar kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise, kararın kesinleştiği tarihte ; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurulması halinde, dosyanın görevli İzmir Tüketici Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, süresinde başvurulmaz ise davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğine,

2-Yargılama giderlerlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf- temyiz yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.10/01/2018