Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... firmasından muhtelif miktarlarda makine ve makine parçası imal ettiğini, ve ithal ettiği ürünleri ... iline teslimi için davalılardan ... Hava ve Deniz Taşımacılığı AŞ ile anlaştığını, yapılan taşıma işleminde meydana gelebilecek hasarlar nedeniyle söz konusu ürünlerin davalı sigorta şirketinin resmi acentesi tarafından sigortalandığını, söz konusu ithalata konu emtiaların ... Hava ve Deniz Taşımacılığı AŞ ile yapılan sözleşme uyarınca deniz ve kara yolu kombine taşıması ile birlikte önce deniz yolu ile ... Limanından İzmir Limanına, daha sonra kara yolu ile ... teslimi için anlaştıklarını, emtiaların ... nolu konteynerdeki makinenin infeed bölümünün konteyner içinde devrildiğinden ayaklarında ve muhtelif yerlerinde ağır hasarlar olduğunun tespit edildiğini, söz konusu emtianın hasarlı olduğunun taşıyana ihtarname ile ihbar edildiğini, emtianın sigortalı olması nedeniyle ... Ekspertiz Hiz Ltd Şti 'ne hasar tespiti yaptırıldığını ve hasarın 77.258,62 TL olarak belirlendiğini, davalılardan sigorta şirketine hasar bedelinin ödenmesi için başvuru yapıldığını, emtianın ikinci el olduğu ve abonman sözleşmesinin 13.maddesi gereğince teminat dışı olduğundan bahisle ödenmediğini, müvekkili şirkete ait makine ekipmanının hasa tazmin bedeli olan 77.258,62 TL'nin hasarın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta ve ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketi “... ... A.Ş ne izafaten” davalı olarak göstermesinin açık bir pasif husumet yokluğu olduğunu, sigorta sözleşmesinin davacı ile sigortacı ... AŞ arasında imzalandığını, müvekkilinin buradaki durumunun sadece bu sözleşmenin hazırlık çalışmalarını yürütmek ve brokerliğini yaptığı tarafa yardımcı olmaktan ibaret olduğunu, müvekkili şirketin sigortacı ... AŞ'nin ne temsil yetkisinin olduğunu, ne de acentesi olduğunu, bu nedenle müvekkiline davanın yöneltilmesinin hatalı olduğunu bildirerek müvekkili şirketin davalı konumundan çıkartılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Hava ve Deniz Taşımacılık AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız davanın reddi gerektiğini, ihtilafa konu emtianın deniz taşımasının ... ... Gemi Acenteliği A.Ş ile gerçekleştirildiğini, davanın ... Gemi Acenteliği A.Ş'ye ihbarını talep ettiklerini, delil olarak sunulan konişmentoda müvekkilinin konişmentoyu düzenleyen taraf olmayıp sadece evrakların alınması için irtibata geçen taraf olarak zikredildiğini ve taşıyan şirketin ... AŞ olduğunu, müvekkili şirketin bahse konu ... Ocean Transport A/S den farklı bir tüzelkişiliği olan ... Hava ve Deniz Taş. AŞ olduğunu, bu yönden sorumluluğun acenta sorumluluğu kapsamında değerlendirilerek, kendisine en fazla sadece izafeten sorumluluk yöneltilmesinin mümkün olduğunu, söz konusu hasarın gerçekten deniz taşıması esnasında oluşmuş olduğu var sayılsa bile söz konusu, malları fiili taşıyıcı tarafından teslim alındığını ve fiili taşıyıcı tarafından sadece kombine taşıma konişmento düzenlenerek mal üzerinde tasarruf hakkı ana konişmento üzerindeki alıcıya geçtiğini, bu nedenle müvekkili şirketin mallar üzerinde doğrudan ya da dolaylı bir zilyetliğinden bahsedilmeyeceğini, davacının sigortalısı olan gönderilen firma ... Tavukçuluğun söz konusu emtiayı 11.08.2016 tarihinde teslim aldıktan sonra, müvekkili şirkete TTK 1185 uyarınca hasar malların tesliminden itibaren 3 günlük süre içinde yasal bir bildirimde bulunmadığını, dava yasal sürede açılmadığından reddini talep ettiklerini, esasa ilişkin olarak; hasarın hangi esnada meydana geldiği belirsiz olup, müvekkili şirketin sorumluluğunda meydana geldiği ispatlanamadığını, hasarın limanda yükleme veya indirme yapılırken veya alıcının adresinde indirilirken veya fiili taşımayı yapan ... Gemi Acenteliği A.Ş'nin ...'a ait gemide taşınırken oluşup oluşmadığının somut dellilerle ispatlanmadığını, hasar ile ilgili tutanağın sigortalı davacı şirket tarafından 11/08/2016 tarihinde tek taraflı olarak müvekkili şirketin katılımı olmadan tutulduğunu, Davanın ... Gemi Acenteliği A.Ş ye ihbarına, açıklanan nedenlerle usul ve esasa ilişkin sebeplerle davalı müvekkil şirket yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... Acenteliği AŞ vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılar arasındaki uyuşmazlık bakımından herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, uyuşmazlık konusunda müvekkiline atfı kabil kusur olmamakla birlikte kabul anlamına gelmemek üzere müvekkil aleyhine ikame edilebilecek davalarda Türk Mahkemelerinin yetkili ve görevli olmadığını, TTK 1237/1 maddesinde taşıyan ile konşimento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konşimento esas alınır ifadelerine yer verildiğini, konşimentoda bulunan yetki şartı da dahil olmak üzere tüm hüküm ve şartların konşimentonun esas tutulacağının hüküm altına alındığını, 14/06/2016 tarihli deniz yolu taşıma senedinde yer alan yetki klozunda yetkili merciin Londra Mahkemeleri, uygulanacak hukukun ise İngiliz Hukuku olduğunu, esasa ilişkin olarak ise; kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava konusu emtialar hakkında herhangi bir hasar kaydının bulunmadığını, kapalı konteynerler ile deniz yolu ile taşınan ve hiçbir suretle müvekkili şirkete usule uygun/süresinde bir hasar ihbarı bulunmamakla birlikte emtiaların hasarlı olması gerekçesi ile davanın müvekkili şirkete ihbar edilmesinin kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin TTK 105 anlamında acente olduğu varsayımında dahi uyuşmazlık konusu olayda deniz yolu ile taşıyan sıfatına veya davanın kendisine yöneltilmesini gerektirecek herhangi bir sıfata haiz olmaması karşısında müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, TTK 105.madde uyarınca asile izafeten acenteye husumet yöneltilecek hallerin tahdidi olarak sayıldığını ve müvekkili tarafından taraflar arasındaki sözleşmeye aracılık edilmediğini, konteynerlerde tarafsız bir inceleme yapılmamış olmakla varlığı iddia edilen hasarın konteynerden kaynaklandığı sonucuna ulaşılamayacağını, gönderilenin üzerine düşen külfetleri yerine getirmediğinden malların taşımaya konu konşimentoda yazılı halde teslim edildiğinin kabulünün zorunlu olduğunu, davacının ispat yükünü yerine getirmediğini, hasarın Deniz yolu taşıması mı yoksa karayolu taşıması esnasında mı meydana geldiğinin bilinmemekle birlikte davacı tarafça kanıtlanamadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacı tarafça ithal edilen ürünlerin davalı ... Hava ve Deniz Taşımacılığı AŞ ile yapılan taşıma sözleşmesi uyarınca deniz ve karayolu kombine taşıması ile deniz yoluyla ... Limanına daha sonra da karayoluyla ... iline teslimi yönünde anlaşma yapıldığı, taşıma işleminin kapalı mühür ile kilitlenmiş konteynerler ile yapıldığı, makinaların ... Limanından alınarak ... iline kamyon taşıması ile getirildiği ve kapalı mühürün açıldığında davaya kaynak makinanın konteyner içinde devrildiği ve ayaklarında ve çeşitli yerlerinde hasar olduğundan bahisle hasar bedeli 77.258,62 TL'nin fazlaya ilişkin dava hakkı saklı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline yönelik olarak açılmış olup, davaya konu edilen tazminata ilişkin hasarın hangi taşıma sırasında meydana geldiği hususunun da uyuşmazlık konusu olduğu, taşımanın deniz yolu ile başladığı nazara alındığında davaya bakma görevinin Deniz İhtisas Mahkemesine ait olduğu, mahkememizin görevsiz olduğu sonucuna ulaşılmış, dava şartı olan görev hususu kamu düzenine ilişkin olup her aşamada incelenmesi gerektiğinden ... İl sınırları yargı çevresi olmak üzere İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin Deniz İhtisas Mahkemesi olarak görevli olduğundan Mahkememizin görevsizliği nedeniyle aşağıdaki karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine,

2-Karar kesinleştiğinde ve HMK 20.madde gereğince talep halinde dosyanın Deniz İhsisas Mahkemesi olarak görevli İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,

3-Harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece nazara alınmasına,
İlişkin davacı vekili ve davalı ... vekili, Davalı ... AŞ vekili ve İhbar olunan ... vekilinin yüzüne karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.26/01/2018