İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.

Davacı vekili, mahkememize verdiği 17/04/2017 tarihli dilekçesinde: Davalı hakkında İzmir ... İcra Müd' nün ... E. sayılı dosyası ile cari hesap alacağına müsteniden icra takibine girişildiğini, davalının yasal süresi içinde borca itiraz ederek takibin durmasını sağladığını, itirazın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasında cari hesap ilişkisine dayalı ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişkiye müsteniden davalının müvekkiline borçlu olduğunu, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu müvekkilinin alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını belirtmiş, davalının İzmir ... İcra Müd' nün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, mahkememize verdiği 22/05/2017 tarihli cevap dilekçesinde: Müvekkilinin toptan kömür dağıtım işi ile uğraştığını ve ortalama olarak 600 bayiye kömür dağıtımı yaptığını, davacının da bu bayiler arasında yer aldığını, müvekkilinin davacıya kömür sattığını, davacının ise satın aldığı kömürlere ilişkin ödemeleri cari hesap ilişkisi kapsamında müvekkiline yaptığını, davacının icra takibinde her hangi bir belge sunmadığını, alacağın dayanaktan yoksun olduğunu, takip tarihi itibariyle müvekkilinin davacıya sattığı kömürlerden dolayı 12.127,78 USD tutarında alacağı bulunduğunu, davacının borcu ödemek yerine haksız ve dayanksız icra takibi başlattığını, taraf ticari defterleri üzerinde yapılacak inceleme sonucu müvekkilinin alacağının ortaya çıkacağını, davacının alacağının likit olmadığını, icra inkar tazminatı talebinin kötü niyetli olduğunu belirtmiş, davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İzmir ... İcra Müd' nün ... E. sayılı dosyasının incelemesinde: Alacaklının ..., borçlunun ..., borç miktarının 150.000,00 TL olduğu, ödeme emrinin borçluya 10/04/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 11/04/2017 tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği belirlenmiştir.

Dava ve takip konusu edilen alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesine yönelik olarak dosya ve taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan bilirkişi raporunda: Davacı ve davalı tarafın 2016 ve 2017 yılları resmi defter ve belgelerinin birlikte incelendiği, aradaki farklılığın mal alış yada satış faturalarından kaynaklanmadığı, davacı tarafın 213 sayılı VUK' nin dolar bedelli mal alış faturalarında ve bunlara ait olan ödemelerde ilgili Kanun maddelerini resmi defter kayıt ve belgeleri üzerinde uygulamadığı, dolar bedelli davalıya ait olan cari hesap ekstresinde mali dönem sonlarında kur farkı değerlemesi yapmadığı ayrıca fatura ve ödemelerden kaynaklı satıcıya düzenlemesi gereken yada satıcının kendisinin düzenlemiş olduğu faturaların kayıtlarında olmadığı, davacının yıllara sari olarak dolar tutarlı cari hesap kaydı tutmamış olması ve ilgili dönemlerde kur farkı değerlemesi yapmamış olması sebebiyle kendi cari hesap kayıtlarında davalı taraftan alacaklı olarak gözükmesine neden olduğu, bu sebeple davacı tarafın davalı taraftan alacaklı olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Taraflarca bilirkişi raporuna itiraz edildiğinden, tarafların itirazları ile tarafların 2014 - 2015 yılı defterlerinin de incelenerek rapor düzenlenmesi için bilirkişiden ek rapor istenilmiş alınan ek bilirkişi raporunda: Davacı ve davalının 2014 ve 2015 yılları resmi defter ve belgelerinin birlikte incelendiği, aradaki farklılığın rapor içerisinde detaylı olarak tablo halinde hazırlanan işlemlerden kaynaklandığı, davacının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu' nun dolar bedelli mal alış faturalarında ve bunlara ait olan ödemelerde ilgili Kanun maddelerinin resmi defter, kayıt ve belgeleri üzerinde uygulamadığı, dolar bedelli davalıya ait olan cari hesap ekstresinde mali dönem sonlarında kur farkı değerlemesi yapmadığı ayrıca fatura ve ödemelerden kaynaklı satıcıya düzenlenmesi gereken yada satıcının kendisinin düzenlemiş olduğu faturaların kayıtlarında olmadığı, davacının yıllara sari dolar tutarlı cari hesap tutmamış olması ve ilgili dönemlerde kur farkı değerlemesi yapmamış olması sebebiyle kendi cari hesap kayıtlarında davalı taraftan alacaklı olarak gözükmesine neden olduğu, öncelikle TL olarak kaydedilmiş kayıtlar için her işlem bazında ayrı olarak dolar tutarlı kayıtları oluşturması gerektiği, oluşturmuş olduğu tabloya göre dolar bazında alacaklı çıkıyor ise kendi kayıtlarında olup davalı tarafın kayıtlarında olmayan 1.184.866,99 TL tutarın oluşmasına sebep olan belgelerin kanuni ispat yükümlülüğünü kaldırıcak şekilde mahkemeye belge yada belgeler sunulduğu takdirde davalı taraftan dolar yada TL tutarında alacaklı olup olmadığının net olarak tespit edilebileceği, davacı tarafın mahkemeye sunmuş olduğu davalı tarafa ait olan hesap ekstresinin icra takibine konu ettiği alacağı ispatlamaya yeterli olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Davacı ... ' ın duruşmaların devamı esnasında vefat ettiği belirlenmiş mirasçılar davaya dahil edilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda: Davacı tarafça, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklı alacağın ödenmediğinden bahisle davalı hakkında İzmir ... İcra Müd' nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça itirazın iptaline yönelik olarak eldeki davanın açıldığı, taraflar arasında kömür alım satımına dayalı bir ticari ilişkinin varlığı konusunda her hangi bir ihtilafın bulunmadığı, dava ve takip konusu edilen alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesine yönelik olarak taraf ticari defter kayıt ve belgeleri üzerinde mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan ayrıntılı gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi rapor ve ek raporunda da belirtildiği üzere davacı defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmadığı ve davacı alacağını kanıtlamaya yeterli olmadığı, davacı tarafça yapılan icra takibinin haksız olduğu ancak takibin kötü niyetli olduğunun davalı tarafça ispat edilemediği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın ve yasal koşulları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davanın REDDİNE,

2-Yasal şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı isteğinin REDDİNE,

3-Peşin alınan harç fazla olduğundan 1.775,73 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,

3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihinde yürülükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 14.750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar Davacı mirasçılarından ... ile davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...' ın yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/01/2018