İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesini özetle ; müvekkili banka ile davalılar arasında imzalanan müteselsil kefaletiyle imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi sonucunda kredi kullandırıldığı, kredinin ödemede temerrüde düşmüş olması sebebiyle Beyoğlu .... Noterliğinin ... yevmiye nolu 13.03.2017 tarihli ihtarnamesi ile borcunu ödemediğinden İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibine başlandığı, borçluların takibe yetkiye, borca ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, borçlu itirazının haksız olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 70.000,00 TL lik nakdi kısmi ile ilgili borçluların itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili şirket aleyhine açılan iş bu davanın yetkisiz mahkeme de açıldığını müvekkil şirketin Kemalpaşa İzmir de olduğundan açılan davaya bakacak yetkili mahkemenin İzmir Mahkemeleri olduğunu, genel yetkili mahkeme, davalı gerçek ya da tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğundan davanın usulden reddine karar verilmesini, genel kredi sözleşmesinin imzalanma tarihinin 06.05.2014 olduğu, müvekkil şirketin davacı bankaya düzenli olarak ödemelerde bulunduğundan öncelikle yetkisiz mahkemede açılan işbu davanın yetkisizliğine karar verilerek Kemalpaşa mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verilmesini, işbu haksız ve kötüniyetle açılan davanın reddedilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Uyuşmazlığın tespiti; Davalıların 05.05.2014 tarihli ve 11.09.2015 tarihli genel kredi sözleşmelerinden dolayı davacıya herhangi bir borçları olup olmadığı, var ise miktarının ne kadar olduğu, ayrıca icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılıp yapılmadığı ve mahkememizin yetkili olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Dava, davalıların icra takibindeki asıl alacağa, işlemiş faize, faiz oranına ve diğer ferilere yapmış olduğu itirazın iptaline yöneliktir.
İzmir ...İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyasının incelenmesinde ; alacaklı ... Bankası A.Ş tarafından borçlular ... .. Ltd.Şti, ..., ... ve ...Şti aleyhine 78.798,39 TL asıl alacak olmak üzere toplam 82.264,24 TL üzerinden (örnek no: 1 ve 7) ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin borçlularü 21 ve 22/04/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların 24/04/2017 tarihindeki ödeme emrine itirazı üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, eldeki davanın 28.04.2017 tarihinde yasal bir yıl içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı taraf icra dairesinin yetkisine ve mahkememizin yetkisine itirazda bulunmuş ise de; 06.05.2014 ve 11.09.2015 tarihinde taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin 12.maddesi uyarınca İzmir Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılınması nedeniyle yetki itirazlarının reddi cihetine gidilerek yargılamanın esasına geçilmiştir.
Davalılardan ... ve ...'in karı-koca oldukları dolayısıyla kefalete muvafakat ettikleri görülmüştür.
Banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişinin sunmuş olduğu 15/11/2017 tarihli raporda özetle; davacı banka ile davalı ...Şti. arasında 06/05/2014 ve 19.11.2015 tarihinde 400.000,00 ve 2.000.000,00 TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmelerinin imzalandığı, davalılar ...Şti. ... ve ...'in sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalandıkları, davalı borçlunun kullanmış olduğu kredinin dokuz taksidini ödediği, devam eden taksitleri ödememesi üzerine hesabın kat edildiği, takip tarihi itibari ile 78.798,39 TL asıl alacak, takip tarihine kadar 2.682,30 TL işlemiş faiz, 134,11 BSMV ve 421,10 TL masraf olmak üzere toplam davalıların ödenmeyen borcunun 82.035,90 TL bulunduğu belirlenmiştir.
Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.
Bilirkişi raporunun davalılar vekiline tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir itirazda bulunmadığı görülmüştür.
Davacı vekili 08.12.2017 tarihli dilekçesiyle davasını ıslah ettiği, talep miktarını 82.035,90 TL'ye çıkardığı, ıslah dilekçesinin davalılar vekiline tebliğ edildiği görülmüştür.
Davalılar ...Şti., ... ve ...'in davaya dayanak her iki sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, dolayısıyla kefaletlerinden kaynaklı her iki sözleşmeden doğan borçtan sorumludurlar.
Davacı banka ile davalı ...Şti arasında 0...05.2014 ve 11.09.2015 tarihlerinde imzalanan Genel Nakdi Ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmelerini diğer borçluların müştereken borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla 400.000,00 TL ve 2.000.000,00 TL kefalet limitleriyle davalıların imzaladığı, tespit edilen asıl alacak tutarlarının kefalet limitinin altında kaldığı, sözleşme uyarınca davalı ... Şti adına nakdi kredi kullanıldığı, davalı ... ve ... Şti'nin sözleşmelerin hükümlerini ihlal ettiği iddiasıyla hesabın kat edildiği, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında icra takibi yapıldığı, davalıların benimsenen bilirkişi raporunda belirlenen miktarda davacıya borcunun bulunduğu ve bu borcu ödediklerini yasal kanıtlarla kanıtlayamadıkları anlaşılmakla, bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

İtirazın iptali davalarında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için usule uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Söz konusu tazminat, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Ayrıca takibe konu alacağın likit olması gerekir. Borçlu tek başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likittir. Somut olayda davacı, ödenmeyen kredilere dayalı olarak icra takibi yapmıştır.Bu nedenle borçlular ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumdadır.Bu sebeple kabul edilen miktar üzerinden % 20 inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Öte yandan, davalının takip tarihinden itibaren asıl alacak üzerinden %33,12 oranında temerrüt faizinden sorumlu olacağı sonucuna ulaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-Açılan davanın KABULÜ ile, davalıların İzmir ... İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, 78.798,39 TL asıl alacak olmak üzere toplam 82.035,90 TL üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacak olan 78.798,39 Tl üzerinden %33,12 TL temerrüt faizi yürütülmesine,

2- Kabul edilen 82.035,90 TL üzerinden %20 inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,

3- Davacı tarafından peşin yatırılan 989,66 TL harcın alınması gerekli 5,603,87 TL nispi harca mahsubu ile eksik kalan 4.614,21 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir yazılmasına,

4- Davacı tarafından yapılan 1.025,66 TL Harç ve dosya gideri, 14 tebligat gideri 172,00 TL ve 450,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.647,66 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,

5- Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu 9.312,87 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,

6-Kararın kesinleşmesinden sonra kalan avansın taraflara ödenmesine,
Dair, davacı vekili hazır olduğu halde verilen kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf - temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/02/2018