İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi;
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil ile yol arkadaşı ...'ın 30/05/2015 tarihli Türkiye-Şili seferi için davalıdan uçak bileti aldığını, İstanbul'dan ... aktarmalı Şili'ye devam edileceğini, ... arası ... ile ...'den Şili'ye de ... Havayolları ile uçuş yapılacağını, müvekkili ile arkadaşı ticaret yaptıkları Şili firması ile toplantıya katılmak amacıyla seyahat ettiklerini, bagajlarında müvekkile ait firmanın üretmiş olduğu ve ticaretini yaptıkları otomotiv yedek parça numunelerinin bulunduğunu, ancak yolculuk sırasında yapılan aktarmada müvekkili ve arkadaşına ait bagajların aktarma yapılan uçağa yüklenmediği gibi 3 gün sonra kendilerine ulaştığını, bu nedenle bagajlarındaki yedek parçaların olmaması nedeniyle toplantıya katılamayarak 450.000 Euro tutarındaki anlaşmayı imzalayamadıklarını, ayrıca kıyafet almak zorunda kaldığını açıklanan nedenlerle şimdilik 5.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, öncelikle görev yetki itirazında bulunarak davacının hukuki dayanağı olmayan maddi ve manevi tazminat taleplerinin esas yönünden reddine, davanın Arjantin Havayollarına ihbarına, müvekkilinin maddi tazminat ödemekle sorumlu tutulması halinde, sorumluluk limitleri içinde davacının ancak gerçek zararı kadar olduğunun gözönünde bulundurulmasına, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davalı havayolu şirketinin kusurlu hizmeti nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İzmir ... Tüketici Mahkemesinin 04/07/2017 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı görevsizlik kararında; "... Davacının tüketici sıfatı bulunmadığından görevli mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu..." gerekçesi ile dosya Mahkememize gönderilmiştir.
6502 sayılı TKHK"nın 1. maddesinde ;
"Bu Kanun"un amacı, kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir."
2. maddesinde ;
"Bu Kanun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" hükmüyle kanunun kapsamı belirlenmiştir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi;mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
6502 sayılı yasanın 83. maddesi "Bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez. " şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda davacı, davalı şirketten uçak bileti satın almış, yolculuk sırasında yapılan aktarmada tarafına ait bagajlar aktarma yapılan uçağa yüklenmediği gibi 3 gün sonra tarafına ulaştırılması sebebiyle uğradığı maddi ve manevi zararların tazminini davalı şirketten talep etmiştir.Davacı, davalı şirketten bilet alan "yolcu" olup, davalı şirketle ilişkisinde "tacir" sıfatı bulunmamaktadır.Bu halde davacı, 6502 sayılı yasanın 3/k maddesinde tanımlanan tüketici sayılan kişilerdendir. Tüketici işlemi niteliğinden kaynaklanan dava konusu uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmiştir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.(Y.13. H.D.2015/5832E.-12981K, 2014/36793E.2015/5063K.)
Açıklanan nedenlerle uyuşmazlık konusu mahkememizin görevine girmediğinden, davalı aleyhine açılan davada; "görev " dava şartı yokluğundan HMK.1,114/1-c, 115/1-2,6502 sayılı Yasa"nın 1,2,3,73,83,6102 sayılı TTK 4/1-a maddeleri gereğince, davanın davanın usulden reddine, İzmir 1. Tüketici Mahkemesi ile Mahkememiz arasında aynı dava hakkında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan öncelikle yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne yollanmasına, dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı aleyhine açılan davada; "görev " dava şartı yokluğundan HMK.1,114/1-c, 115/1-2,6502 sayılı Yasa"nın 1,2,3,73,6102 sayılı TTK 4/1-a maddeleri gereğince, davanın Usulden Reddine,
Kararın kesinleşmesi ve HMK"nın 20. maddesi gereğince iki haftalık sürede başvurulması halinde dava dosyasının görevli İzmir 1. Tüketici Mahkemesi"ne gönderilmesine,
İzmir 1 Tüketici Mahkemesi ile Mahkememiz arasında aynı dava hakkında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan öncelikle yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne yollanmasına,
HMK'nın 323. ve 331/2. maddeleri gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece nazara alınmasına, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmez ise talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine,
Dair karar, HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerinin yüzlerine karşı verildi, açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/02/2018