İtirazın İptali

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili tarafından mahkememize verilen 20/04/2017 tarihli dilekçe ile, taraflar arasında ''Biyosidal Ürün Uygulama ve Haşere Önleme Hizmetlerine ilişkin'' sözleşme uygulaması gereği bir iş ilişkisi kurulduğunu, davacının vermiş olduğu hizmetten kaynaklanan ve 2015 yılı Mart, Nisan ve Mayıs aylarından süregelen cari hesap ilişkisi bulunduğunu, bu kapsamda davacının davalı yana ilaçlama hizmeti verildiğini, ancak davalı tarafın verilen hizmetin bedelini ödemediğini, taraflar arsındaki sözleşme kapsamında bahsi geçen hizmetin yerine getirildiğini, gerekli ilaçlama işleminin yapıldığını, davalının haksız ve dayanksız mesnetlerle tanzim edilen faturaların bedellerini davacıya ödemekten kaçındığını, sözleşmeden kaynaklı cari hesaba dayalı olarak İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalının alınan hizmete karşılık fatura bedellerini ödemediği halde icra takibine kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, açıklanan nedenlerle itirazın iptaline, takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine, faiziyle birlikte alacaklarının tahsiline, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

Dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından verilen 04/05/2017 tarihli dilekçe ile, davacı şirket tarafından İzmir ... Icra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine haksız icra takibi yapıldığını, davacı tarafından açılan iş bu davanın haksız ve hukuka aykırı olması nedeni ile reddinin istendiği, davalı ile davacı arasında akdi bir ilişki bulunmadığını, sunulan faturaların ve kayıtların hukuki ilişkinin var olduğunu ispat edecek mahiyette olmadığını, davacı yanın icra inkar tazminatı isteminin hiç bir şekilde yerinde olmadığını, iş bu talebin haksız ve yersiz olduğunun anlaşıldığını, açıklanan nedenlerle haksız, yersiz, usul ve yasaya aykırı açılan davanın reddine karar verilmesinin istendiği görülmüştür.
Davaya konu İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celp edilerek dosyamız içine alınmış, yapılan incelemesinde alacaklının dosyamız davacısı şirket olduğu, borçlunun dosyamız davalısı şirket olduğu, borçlu tarafından takibe süresinde itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce yargılama devam ederken 16/01/2018 tarihli duruşmada davacı vekili tarafından icra takibine konu borcun davalı tarafından ödendiği ve bu şekilde davanın konusunun kalmadığı, davanın açılmasına sebebiyet verilmiş olması nedeniyle icra inkar tazminatına ve yargılama giderlerine hükmedilmesi isteminin devam ettiği, dosya borcunun 20/07/2017 tarihinde ödendiğinin beyan edildiği, davacı vekili tarafından celse arasında ödemeye ilişkin belgelerin dosyaya sunulduğu görülmüştür.
Dosyada yapılan yazışma ve alınan beyanlara göre her ne kadar davacı tarafça davalıdan alacaklı olduğu iddiası ile başlatılan icra takibine itiraz edilmiş ve mahkememizde itirazın iptali istemi ile dava açılmış ise de yargılama devam ederken davalı tarafından icra takibine konu borcun ödendiği yönünde davacı vekili tarafından beyanda bulunulduğu, davaya konu edilen itirazın bu şekilde ortadan kalktığı ve davanın konusuz kaldığının kabulü gerektiği, davalı aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edildikten ve dava açıldıktan sonra davalı tarafça icra takip dosyasına ödeme yapıldığı ve takip dosyasının kapatıldığı, davalının Mahkememiz nezdinde iş bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği, bu şekilde bir ödeme ile borcun varlığının kabul edildiği, bu haliyle de itiraza konu borcun likit olduğunun ve davalı tarafından bu bedelin hesaplanabilir nitelikte olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle de inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği, yine davalının davanın açılmasına sebebiyet vermiş olması nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, bu haliyle davanın konusu kalmadığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği anlaşılmış aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın açılmasından sonra davalı tarafça icra takip dosyasında yapılan hesaplama ile belirlenen bedelin davacı tarafa ödemiş olmakla, davanın konusu kalmadığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
Davalının iş bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği ve icra takibine konu bedeli ödediği dikkate alınarak inkar tazminatı isteminin kabulü ile, takip dosyasında hesaplanan bedel üzerinden hesaplanacak %20 oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Peşin alınan harcın mahsubu ile 4,5 TL bakiye maktu harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan 93,00 TL başvuru harcı, 69,00 TL tebligat ve yazışma gideri olmak üzere toplam 162,01 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatıran taraflara iadesine,
Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/03/2018