İtirazın İptali

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı ...Ş. vekilinin 22.06.2016 harç tarihli dava dilekçesinde; müvekkili bankanın ... şubesi ile asıl borçlu ... arasında imzalanan genel ticari kredi sözleşmesi kapsamında kredi kullandırıldığı, diğer davalılar ... ve ... 'ın 750.000 TL limit ile bu kredilere kefil olduğu, kredilerin zamanında ödenmemesi üzerine 02.03.2016 tarihinde ihtarnamelerin gönderildiğini,borçluların borçlarını ödememesi üzerine İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını ve bu kararın İzmir ...İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı dosyası ile uygulandığını ve takip yapıldığını, borçluların ve kefilin asıl borca ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek 516.988,64 TL olan alacağın şimdilik 500.000,00 TL 'lık ana para tutarında kısmı olan itirazın iptali ile takibin 500.000,00 TL ana para ve takip tarihinden itibaren faiz ve diğer ferileri ile birlikte devamına ve %20 'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., ... ve ... vekilinin tarihsiz cevap dilekçesinde; davanın hukuka aykırı olduğunu, İzmir ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında müvekkili davalılar aleyhine icra takibinin başladığını, itiraz ettiklerini, itirazlarında yetkiye, kefillerin kefillik sıfatına, asıl borç miktarına, faiz oranına, faize BSMV ve masraflara itirazlarını bildirdiklerini, yetkili icra müdürlüğünün İzmir İcra Müdürlüğü olmayıp, ... adresinde müvekkilleri ikamet ettiklerinden, merkez Çağlayan İcra müdürlükleri olduğunu belirterek icra müdürlüğüne yapmış oldukları itirazları tekrar etmişlerdir.
Davalı tarafın yetki itirazı değerlendirildiğinde taraflar arasındaki ilişkinin kredi sözleşmesine dayalı olduğu, kredi sözleşmesini yapan bankanın şubesinin ... şubesi olup, akdin yapıldığı yer itibariyle İzmir icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olmadığı ancak taraflar arasında ki kredi sözleşmesinin 13.4 maddesinde yer alan yetki sözleşmesi gereğince yetki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.

genel ticari kredi sözleşmelerine istinaden yapılan takibe itirazın iptali davasıdır.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
Genel kredi sözleşmeleri, İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası incelenmiş, bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında; takip alacaklısı ... Bankası A.Ş’ nin takip borçlusu ..., ..., ... hakkında İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin ... D.İş sayılı dosyası ile 515.415,47 TL üzerinden 07.03.2016 tarihli ihtiyati hacize dayanarak 08.03.2016 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, takip alacağının taksitli ticari kredi, borçlu cari ve ticari kredili mevduat için ayrı ayrı toplam 516.988,64 TL üzerinden takibe geçtiği, borçlulara ödeme emrinin 28.03.2016 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların 01.04.2016 tarihinde İcra Dairesinin yetkisine, Çağlayan İcra Dairelerinin yetkili olduğunu beyan ederek ve borcun aslı ve ferilerine itiraz ettiği ve takibi durdurduğu belirlenmiştir.
Bankacı Bilirkişi ... davacı bankanın defter ve kayıtları incelettirilerek rapor alınmıştır.
Bilirkişinin 17.04.2017 tarihli raporunda; Davacı banka ile davalılar dan asıl borçlu ... arasında 22.12.2010 düzenleme tarihli 130.000,00 TL limitli, 12.03.2011 tarihli 130.000,00 TL limitli, 15.07.2013 düzenleme tarihli 100.000,00 TL limitli, 06.08.2015 düzenleme tarihli 750.000,00 TL limitli 4 adet genel nakdi ve gayrimenkul kredi sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşmelerin tümünü davalılar ..., ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, her birinin kefalet limitinin 1.110.000,00 TL olduğunu, asıl borçluya değişik tarihlerde kredi kullandırıldığını, ödemeler gerçekleşmeyince 01.03.2016 tarihinde hesabın kat edildiğini, ayrıca asıl borçluya verilen çek karnesinin iadesinin talep edildiği, 4 adet çekin yasal sorumluluk tutarı olan 1290 TL den 5.160,00 TL lik çek sorumluluk tutarının bulunduğu ancak 4060,00 TL nin talep edildiği, kredilerin kat edilmesiyle davalılara 01.03.2016 tarihinde ihtarname gönderildiği, adreslerinde bulunmaması nedeniyle 08.03.2016 tarihinde tebligatların iade edildiği, davalıların sözleşmelerin 12. maddesine göre adres değişikliğini bankaya bildirmesi gerektiği, bankanın sözleşme kapsamında davalılar hakkında İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Değişik sayılı dosyasıyla aldıkları ihtiyati haciz kararına istinaden İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla 13.03.216 tarihinde taksitli ticari kredi, borçlu cari hesap ve ticari kredili mevduat hesabı üzerinden ayrı ayrı takibe geçtiği toplam asıl alacağın ferileri ile birlikte 516.988,64 TL ve 4060,00 TL çek riski olmak üzere gayrinakdi alacak üzerinden takibe geçtiği, takipte borçluların 01.04.2016 tarihinde itirazı ile takibin durduğu, borçluların ihtar nedeni ile verilen süre kapsamında 16.03.2016 tarihinde temerrüde düştüğü, davalı kefillerin kefaletlerine yapılan itirazın incelenmesi ile 22.10.2010 tarihli 130.000,00 TL limitli ve 12.03.2011 tarihli 130.000,00 TL bedelli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmelerinin 818 sayılı Borçlar Kanunu Hükümlerine uygun olarak yapıldığı, kefalet sorumluluklarının belirlendiği, 01.07.2012 tarihinde sonra yapılan 15.07.2013 düzenleme tarihli 100.000,00 TL bedelli ve 06.08.2015 tarihli ve 750.000,00 TL bedelli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmelerinin de 6098 sayılı TBK da yayınlanan kefalete ilişkin hükümlerin uygulandığı, TBK m.583/1 hükmüne göre kefilin sorumlu olduğu azami miktarın kefalet tarihinin miktarının müteselsil kefil olma ibaresinin el yazısı ile yazıldığı, evli olan müteselsil kefillerin TBK m.584 hükmüne göre birbirlerinin muvafakatının alındığı, bu nedenle kefalet sözleşmesinin şartlarını yerine getirdiği, asıl alacağa yapılan itirazın da incelendiğinde, asıl alacağın 506.231,61 TL olduğu davacı bankanın 500.000,00 TL talep ettiği, işlemiş faiz ve faiz oranı değerlendirildiğinde, genel kredi sözleşmesinin 10.5. maddesinde ticari kredilere uygulanan cari faiz oranının iki katı oranında temerrüt faizi uygulanmasının kabul edildiği bu oranının da yıllık % 54 olduğu, taksitli ticari kredi ve borçlu cari hesap kredilerine bu oranın uygulanacağı, ticari kredili mevduat hesabında ise 5464 Sayılı Yasa gereğince %30,24 oranın uygulanması gerektiği, bankanın da bu oranı talep ettiği, yine BSMV.nin de sözleşmeye göre kefillere yansıtıldığı, taksitli ticari kredilerin (..., ..., ..., ..., ..., ..., ... nolu) asıl alacak toplamının 168.111,46 TL +işlemiş faiz ve BSMV dahil 169.133,41 TL olduğu, borclu cari hesaptan doğan alacağının 319.166,03 TL asıl alacak+işlemiş ve faiz ve BSMV dahil 322.182,16 TL olduğu, ticari kredili mevduat hesabının da 20.665,58 TL asıl alacak+işlemiş faiz ve BSMV dahil 20.793,02 TL olduğu, kredilerin genel toplamında 166.400,00 TL taksitli ticari krediler 319.166,03 TL borçlu cari kredi hesabı, 20.665,58 TL ticari kredili mevduat hesabı olmak üzere toplam 506.231,61 TL, 3.967,16 TL işlemiş akdi faiz ve 198,36 TL, % 5 BSMV olmak üzere toplam 510.397,13 TL alacak olduğu, 4.060,00 TL gayri nakdi çekdepo tutarının bulunduğu, bu alacaktan bankanın 500.000,00 TL ana para ve takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve ferileri talep ettiği, bu miktarla bağlı kalınması gerektiği, takip tarihinin 14.03.2016 olup, temerrüt tarihinin 16.03.2016 olması nedeniyle 20.665,58 TL alacak için bu tarihten itibaren % 30,24 oranında, 479.334,42 TL asalı alacak için ise 16.03.2016 tarihinden itibaren yıllık %54 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV nin uygulanması gerektiğini belirtmiştir.
Bu rapora karşı davalı taraf 20.05.2017 tarihli itiraz dilekçesiyle itiraz ederek müvekkillerinin tüketici olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, tacir olması durumunda ise TBK m.20,21,25 hükümlerine göre genel işlem koşullarının iptalinin gerektiği, bilirkişi raporlarında belirlenen rakamların banka tarafından BSMV, faiz, vergi, vs eklenerek oluşturulduğunu, bu oranları kabul etmediklerini, müvekkilinin aylanı zamanda İzmir ... icra ceza mahkemesinde ... esas sayılı dosyada belirtildiği üzere davacıya 76.050 TL ödeme yaptıklarını, bu hususun bilirkişi raporunda yer almadığını belirtmiştir.
Bilirkişilerden 04.12.2017 tarihli ek rapor alınmıştır. Bu raporda; Davalı tarafın dosyaya sunmuş olduğu dekontların incelenmesi ile kat öncesi ödemelere ait olduğu ve bu ödemelerin kredi hesaplarından mahsup edildiği, bu nedenle kök raporda bir değişiklik bulunmadığı bildirilmiştir.
Mahkememizce asıl ve ek bilirkişi raporları değerlendirilerek / Mahkememizce bilirkişi raporu usul ve yasaya uygun görüldüğünden yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir.
Davacı banka ile davalılardan asıl borçlu ... arasında bilirkişi raporunda belirlendiği üzere 22.12.2010 düzenleme tarihli 130.000,00 TL limitli, 12.03.2011 tarihli 130.000,00 TL limitli, 15.07.2013 düzenleme tarihli 100.000,00 TL limitli, 06.08.2015 düzenleme tarihli 750.000,00 TL limitli 4 adet genel nakdi ve gayrimenkul kredi sözleşmesi yapıldığı bu sözleşmelerin tümünü davalılar ..., ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, her birinin kefalet limitinin 1.110.000,00 TL olduğu, asıl borçluya değişik tarihlerde kredi kullandırıldığı, ödemeler gerçekleşmeyince 01.03.2016 tarihinde hesabın kat edildiği ve borçluların 16.03.2016 tarihi itibari ile temerrüde düştüğü, kredi sözleşmelerinin gerek eBK ve gerekse TBK hükümlerine uygun olarak yapıldığı, kefalet şartlarının gerçekleştiği, bankanın asıl alacağının 166.400,00 TL taksitli ticari krediler 319.166,03 TL borçlu cari kredi hesabı, 20.665,58 TL ticari kredili mevduat hesabı olmak üzere toplam 506.231,61 TL ve 3.967,16 TL işlemiş akdi faiz ve 198,36 TL, % 5 BSMV olmak üzere toplam 510.397,13 TL olduğu, buna karşılık takipte bankanın 500.000,00 TL asıl alacağı takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve feriler talep ettiği, bu taleple bağlı kalınarak temerrüt tarihi olan 16.03/2016 tarihinden itibaren işleyecek faizlerin de davalılardan alacağın tahsili yönünde takibin devamına, itirazın iptaline, % 20 icra inkar tazminatının ve gayri nakdi alacakların depo edilmesine karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı bankanın davasının KABULÜ ile;
A) Davacı bankanın davalı borçlu ..., ..., ... aleyhine İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yaptığı ilamsız icra takibine itirazın kısmen iptali ile takibin taleple bağlı kalınarak 500.000,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına,
Takip konusu asıl alacağın 20.665,58 TL lik ticari kredili mevduat hesabına takip tarihinden 16.03.2016 tarihine kadar yıllık %24,24, bu tarihten itibaren yıllık % 30,24 ile asıl alacağın 479.334,42 TL lik borçlu cari hesap ve taksitli ticari kredi alacaklarına takip tarihinden 16.03.2016 tarihine kadar yıllık % 27, bu tarihten sonra yıllık % 54 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV uygulanmasına,
Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan takip konusu alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 100.000,00 TL nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
B)4.060,00 TL tutarlı g. nakdi kredi tutarı teşkil eden çeklerin bedellerinin davalılarca davacı bankanın ... şubesinde faiz getirmeyen bir hesabına bloke edilmesine
C) Ödemelerin, icra giderlerinin, ihtarname giderlerinin ihtiyati haciz, vekâlet ücretinin icra müdürlüğünce nazara alınmasına,
D) Tahsilde tekerrür edilmemesine,
Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 34.155,00 TL harcın dava açılırken icra dosyasına yatırılan 2.584,94 TL peşin harç da mahsup edilerek alınan 5.953,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 28.201,19 TL harcın davalılardan alınarak Hazine 'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 5.953,81 TL peşin harç, 29,20 TL başvurma harcı ile 800,00 TL bilirkişi ücreti, 167,80 TL tebligat / posta / müzekkere masrafı olmak üzere toplam 6.950,81 TL 'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden yürürlükte bulunan AAÜT gereği belirlenen 33.950,00 TL'nin davalılardan alınarak vekili lehine davacıya verilmesine,
HMK m. 333 gereği gider avansından artanın kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/01/2018