İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Müvekkili banka ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesinin akdedildiğni, borçlunun ödemelerini aksatması üzerine, hesabı kat edilerek, 30/11/2016 tarihinde takip hesaplarına aktarıldığını ve borçlu hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, bu takip ile borçlunun maliki olduğu ... ve ... plaka sayılı araçların trafikten men edilerek muhafaza altına alınması talebi doğrultusunda işlem yapıldığını, borçlu vekilinin 22/11/2016 tarih ve 678 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 37. Maddesi gereğince borca ve rehne itiraz ettiğini, borçlu firma hakkında yapılan takibin icra müdürlüğünce durdurulduğunu ve rehinli araçlar üzerindeki yakalama şerhlerinin kaldırıldığını belirterek, davalı borçlunun, icra müdürlüğünün dosyasında yapılan takibe, rehne ve tüm itirazlarının iptaline, araçlar üzerine konulması talep edilen yakalama kararlarının ve hacizlerin tekrar tatbiki ile takibin devamına, itiraz edilen kısım üzerinden %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının davalı borçludan tahsiline ve yargılama giderleriyle ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep ettiği görülmüştür.

Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Davacı yanın İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine icra takibine başlandığını, müvekkili şirketin olağanüstü hal kapsamında çıkartılan KHK gereğince TMSF temsilcileri tarafından idare edilmekte olup, ilgili yasalar gereğince icra takibine itiraz edildiğini belirterek, şirketin TMSF denetim ve idaresine geçiş, hukuki yapısı ve organların yasa ile oluşturulduğu, şirket faaliyetlerinin kamu yararı gözetilerek ve hazineye en verimli olacak şekilde sürdürüldüğü, ilgili KHK gereğince şirket borçlarından dolayı öncelikle şirket lehine kefil olanlardan borcun tahsili yoluna gidilmesi gerekirken, doğrudan TMSF'nin yönetimi ve denetiminde olan şirket aleyhine icra takibine başlandığını, şirket ekonomik faaliyetlerinin sürdürülmesi için gerekli olan araçların yakalanmasının kamu yararına olmadığı, ilgili KHK gereğince işlemler yapıldığı ve bu sebeple icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı hususlarının değerlendirilerek, yasal dayanaktan yoksun davanın esastan reddi ile kötüniyetli takip sebebiyle %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, Genel Kredi Sözleşmesi, ihtarname ve hesap özeti, müvekkil banka defter ve kayıtları, KHK, 10/11/2016 tarihli ve 6758 sayılı Kanunun 19. Maddesinin uygğulanmasına ilişkin usul ve esaslar ile sair delillere dayandığı görülmüştür.
Davalılar vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, şirket defter ve kayıtları ile diğer tüm delillere dayandığı görülmüştür.
İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; ... Bankası vekilinin, borçlu ... A.Ş. aleyhine genel kredi sözleşmesine dayalı 96.787,81 TL'sı asıl alacağı takip tarihi olan 22/12/2016 tarihinden itibaren yıllık %39 faiz uygulanmak suretiyle tahsili hususunda ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçlu şirkete 26/12/2016 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirket vekilinin 26/12/2016 tarihinde icra müdürlüğüne müracaat etmesi üzerine, aynı tarihte icra müdürlüğünce, şirketin doğrudan veya dolaylı borçlarının ödenmesi için öncelikle şirket lehine kefil olan ortak, yönetici veya bunlarla bağlantılı üçüncü gerçek veya tüzel kişilerin malvarlığına müracaat edilir hükmü uyarınca ve borçlu vekilinin talebi gereğince, öncelikle rehinli araçlar üzerindeki yakalama şerhlerinin kaldırılmasına, alacaklı tarafından talep edilmesi halinde yakalama avanslarının iadesine, araçlar üzerinde haciz şerhinin bulunmadığından hacizlerin kaldırılması talebinin reddine, takibin durdurulmasına itirazı kabil olmak üzere karar verildiği görülmüştür.

Dava; bankacılık sözleşmesinden doğan alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, İzmir ... Sulh Ceza Hakimliğinin 03/10/2016 tarihli ve ... D. İş sayılı kararı ile hakkında takip yapılan davalı borçlu şirkete atanan kayyımların yetkilerinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredildiği, 678 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 37.maddesinde, "Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kayyum olarak atandığı şirketlerde, şirketin doğrudan veya dolaylı borçlarının ödenmesi için öncelikle şirket lehine kefil olan ortak, yönetici veya bunlarla bağlantılı üçüncü gerçek veya tüzel kişilerin mal varlığına müracaat edilir" hükmü uyarınca kayyım yetkisi fona devredilen davalı borçlu şirket hakkında şirket borçlarından dolayı 678 sayılı KHK'nin 37.maddesinde belirtilen kişilere ve kuruluşlara müracaat edilmeksizin, doğrudan doğruya hakkında icra takibi yapılamayacağından, davacı alacaklı tarafın yasal düzenleme çerçevesinde KHK'da belirtilen kefil, ortak vs. Kişilere takipten önce müracaat edip, müracaatın semeresiz kaldığı iddia ve ispat edilemediğinden, yasal düzenleme çerçevesinde doğrudan doğruya davalı borçlu şirket hakkında takip yapılamayacağından, davalı borçlu vekilinin işbu hususa yönelik itirazında haklı olduğu, işbu nedenle itirazın iptaline ilişkin istemin reddine, davacının takibinde ağır kusuru ve kötüniyeti bulunduğu kanıtlanamadığından, kötüniyet tazminatına ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;
Davanın reddine,
Şartlar oluşmadığından davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafça peşin yatırılan 1.337,97 TL harçtan, 35,90 TL red harcının mahsubu ile bakiye 1.302,07 TL harcın talep halinde, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 11.612,55 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın davacıya iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.29/03/2018