İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı elektrik dağıtım şirketinde ..., ..., ..., ..., ..., ... sayaç numaralı sanayi elektrik aboneliğinin bulunduğunu ve bu abonelikten kaynaklı olarak müvekkiline 30/04/2012 tarihinde toplam 113.296,44 TL tutarında alacak kalemlerini içeren faturalar tanzim edildiği, bu faturanın 10.532,31 TL'nin kayıp-kaçak bedeli olarak tahsil edildiğini, Türkiye genelinde kaçak elektrik kullanan kötü niyetli gerçek ve tüzel kişilerin kaçak kullanım bedelleri fatura tutarlarına belli oranlarda yansıtıldığını, müvekkili gibi aylık elektrik tüketim miktar ve oranı oldukça yüksek olan bu oranın yüksek olup haksız olarak tahsil edildiğini, enerjiyi kaçak olarak kullanan kişinin yükümlülüğünün konu ile ilgisi olmayan abonelerden tahsil edilemeyeceğini bildirerek 10.532,31 TL'nin ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın muhatabının müvekkili olmadığını, ... olduğunu, fatura bedellerinin belirlenmesinde tarifeler kullanıldığını ve tarife düzenleme yetkisinin kanunla ...'na verildiğini, abonelik sözleşmesi yapılan şirket, kişi ve kurumların ...'nın belirlediği tarifelere uymak zorunda olduğunu, müvekkilinin ilgili kurum adına ... tarafından belirlenen tutarların tahsilatını yaparak ilgili kurum olan ...'a aktardığını, müvekkilinin aracı kurum olduğunu, ...'nun düzenleyici işlemine karşı ancak Danıştay nezdinden iptal davası açılabileceğini bildirerek husumet ve esastan davanın reddine, davanın ... ve ...'ya ihbar edilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... Genel Müdürlüğü vekili dosyaya verdiği beyan dilekçesinde; müdürlüğün dağıtım lisansının bulunmadığını, dağıtım faaliyetlerinin dağıtım lisanslarına istinaden ayrı bir tüzel kişiliği bulunan dağıtım şirketlerince, perakende hizmetlerin ise perakende şirketlerce yerine getirildiğini, dava ve ihbarı kabul anlamına gelmemek kaydıyla zaman aşımı ve hakdüşürücü süre itirazlarında bulunduklarını, fatura alındıktan sonra 8 gün içinde fatura içeriğine itirazda bulunulmamışsa kabul edilmiş sayılacağını, bildirerek ihbarı kabul etmediklerini bildirerek davanın usulden ve esastan reddi gerektiğini bildirmiştir.
İhbar olunan Uludağ Elektrik vekili dosyaya verdiği beyan dilekçesinde; davanın ... ve ...'ya ihbarını talep etmiş, davanın zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak olarak açılamayacağını, davaya konu edilen kayıp-kaçak bedelinin ... kurulunun onayıyla ve sektörle ilgili olarak belirlenen ücret olduğunu, ... kurumunun kanunun kendisine verdiği yetki çerçevesinde ve kanunun temel amaçlarına uygun olarak belirlediği bedelin düzenleyici işlem olarak gerçek ve tüzel kişileri bağladığını ve müvekkili şirketin mevcut ve kendisi açısından bağlayıcı olan yasal düzenlemeyi uyguladığını sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dava ...'na ihbar edilmiş, dosyaya beyanda bulunulmamıştır.
Yargıtay bozma kararından önce mahkememizin ... Esasına kayıtlanan davada yapılan yargılama sonunda 16/03/2016 tarihli ... Sayılı davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... Esas, ... sayılı 27/12/2016 tarihli kararı ile;
"Dava, elektrik abonelerinden tahsil edilen kayıp-kaçak bedelinin istirdatı istemine ilişkindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve ... Esas ... K. Sayılı kararı ve Dairemiz kararları ile Anayasanın Vergi ödevi Başlıklı 73. maddesindeki “... Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır..." şeklindeki düzenlemeye göre; kayıp-kaçak, sayaç okuma, dağıtım, perakende hizmet ve iletim bedeli uygulamasının ... Kararları ve tebliğleri çerçevesinde uygulama arz eden kanunlar ve ikincil mevzuat hükümleri çerçevesinde ... tarafından belirlenerek uygulandığı, bu tarihteki mevcut hukuki düzenlemenin ...'na sınırsız bir fiyatlandırma ve tarife unsuru belirleme hak ve yetkisi vermediği, özellikle kaçak (elektrik enerjisinin hırsızlanması) bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığı, bu faturalara yansıtılan diğer kalemlere ilişkin bedel miktarlarının şeffaflık ilkesi ile denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşılığında ne bedel ödendiğinin bilinmesininde şeffaf hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olduğu, ... kararları ile bu bedellerin mevcut mevzuat kapsamında tüketicilerden alınmasının hukuka uygun olmadığı kabul edilmiştir. Ne var ki, uyuşmazlığın temyiz yolu ile Dairemize geldiği aşamada 17.06.2016 Tarih 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren geçmişede etkili 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı kanunun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile; "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır." hükmü getirilerek Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri geçmişe de etkili olarak sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış, bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde ....nun Kanundaki yetkileri genişletilerek yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir. Yine, 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen; Geçici madde 19; "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmünü, Geçici madde 20; "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır." hükmünü içermektedir. Hal böyle olunca, karar tarihinden sonra yürürlüğe girmiş bulunan bu yasa değişikliklerinin, yürürlük tarihi öncesi dönemde geçerli olan ... kararlarına dayanılarak alınmış olan ve dava konusu yapılan kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılan ve halen devam eden davalarda da geçmişe etkili olacak şekilde (bu yasa değişikliği öncesinde açılan ve halen görülmekte olan davalar da) uygulanması gereken hükümler içerdiğinden, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17., geçici 19. ile 20. maddelerinin, somut olaya etkisinin bulunup bulunmadığının yerel mahkemece tartışılıp değerlendirildikten sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekmektedir. 2-) Bozma nedenlerine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesi ile bozularak mahkememize iade edilmiş, mahkememizce usul ve yasaya uygun görülen bozma kararına uyulmuş ve davaya konu kesintilerin kurulun düzenleyici işlemlerine uygun olup olmadığı, bu kapsamda iadesi gereken bedel olup olmadığı hususları incelenmek suretiyle bilirkişiden ek rapor alınmıştır.
Dosyaya verilen 02/01/2018 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu edilen 2012/04 döneminde davalı ... AŞ tarafından davacı şirketin faturasına yansıtılan kayıp kaçak bedeli, birim fiyatı ve tutarının ... tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine ve ...'nın düzenleyici işlemlerine uygun olduğunu, davacıdan ... tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bir bedel bulunmadığını bildirmiştir.
Alınan bilirkişi rapor kapsamı ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; davacı tarafça davalı taraf ile elektrik aboneliğinden kaynaklanan faturalarda 10.532,31 TL kayıp kaçak bedeli tahsil edildiğinden bahisle 10.532,31 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline yönelik işbu davanın 12/01/2015 tarihinde açıldığı, mahkememizce ... Esas, ... sayılı 16/03/2016 tarihli karar ile davanın kabulüne ilişkin karar verildiği, kararın Yargıtay incelemesi aşamasında 17/06/2016 tarih 29745 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren geçmişe de etkili 6719 Sayılı kanunun 21.maddesi ile 6446 sayılı kanunun 17.maddesinin 1,3 ve 4. Fıkraları ile 6.fıkrasının a, ç, d ve f bendlerinin değiştirilerek aynı maddeye eklenen 10.bend ile kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda Tüketici Hakem Heyetleri ile mahkemelerin yetkisinin bu bedellerin kurulun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu hükmünün getirildiği, yine 6719 Sayılı kanunun 26.maddesi ile 6446 Sayılı EPK'nuna eklenen geçici 19 ve 20.maddeleri kapsamında dava ve karar tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olan değişikliklerin yürürlük tarihi öncesi dönemde geçerli olan ... kararlarına dayanılarak alınmış olan dava konusu kayıp kaçak bedelleri ile ilgili ve halen devam eden davalarda da geçmişe etkili olacak şekilde uygulanması gerektiği, bilirkişi raporu ile davalı şirketin yapmış olduğu kayıp kaçak bedeli tahsilatının ... tarafından belirlenen tarifelere göre yapılması gereken tahsilat miktarından daha düşük olduğu ve yapılan tahsilatın ... tarifelerine uygun olduğu ve ... tarafından belirlenen ve onaylanan tarifeler dışında tahsil edilen bir bedel bulunmadığı, 6446 Sayılı kanunun 17.maddesine eklenen 10.fıkra hükmü düzenlemesinin işbu dava açısından da uygulanması gerektiği, 6719 sayılı Kanun ile geçmişe etkili olacak şekilde getirilen bu düzenleme nazara alındığında kayıp kaçak bedeli ile ... tarifelerine dayalı olarak tahsil edilen diğer elektrik kalemi bedellerinin genel hükümlere göre yargısal denetime tabi tutulması mümkün olamayacağı, 6719 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemenin dava açılış tarihinden sonra olduğu, getirilen düzenleme ile davanın konusuz kaldığı, ancak dava tarihi itibariyle davacı şirketin davasında haklı olduğu, ancak 6719 Sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı, bu nedenle davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri tayini gerektiği sonucuna ulaşılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1- 6719 Sayılı yasa gereğince dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Alınması gerekli 35,90 TL harcın peşin alınan 179,87 TL'den mahsubuyla bakiye 143,97 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Yargıtay bozma kararından önce 538,97 TL yönünden yazılan 17/06/2016 tarihli Harç Tahsil Müzekkeresinin tahsil edilmemiş ise işlemsiz iadesi için ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri gereğince hesap ve takdir edilen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafça temyizden önce yapılan 502,70 TL ile temyizden sonra yapılan 14 tebligat gideri toplamı 156,10 TL, Yargıtay'a dosya gidiş dönüş masrafı toplamı 16,20 TL ki toplam 675,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
7-Artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili taraflara iadesine,
İlişkin davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.25/05/2018