Tazminat

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.

TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin ... A.Ş nin kurucu ortaklarından olduğunu, şirketin sahip olduğu hastanenin ödeme güçlüğü içine düştüğünü, büyük hissedar olan davacının ağabeyi ...'un şehirden ayrıldığını, müvekkilinin hastanenin kurtarılması için büyük çaba gösterdiğini, şirketin kurtarılması için hastanede doktor olarak çalışan ... ve arkadaşları ile görüştüğünü, faaliyeti geçici olarak durdurulan hastanenin faaliyete geçebilmesi için ...'nın yazılı taahhüdü ile şirket yararına 300,000,00 TL harcama yaptığını, aradan geçen zamana rağmen müvekkiline bu alacağın ödenmediğini, belirtilen nedenlerle 150.000,00 TL ana alacağın 28/02/2015,150.000,00 TL ana alacağın 28/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı ... A.Ş nin kötü yönetim sebebi ile borca battığını, müvekkilinin şirket ortağı olmadığı gibi davacıdan herhangi bir talepte de bulunmadığını, davacının iddia ettiği harcamaların davacının da ortağı olduğu şirket nam ve hesabına yapıldığını, protokolün bağlayıcılığı bulunmadığını, müvekkilinin protokolün düzenlendiği 29/08/2014 tarihinde şirket ortağı, yönetim kurulu başkanı ve üyesi olmadığını, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, protokol kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, mahkememize verdiği 14/05/2018 tarihli dilekçesinde ve 30/05/2018 tarihli duruşmada ; davadan feragat ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
Davalı vekili mahkememize verdiği 15/05/2018 tarihli dilekçesinde ve 30/05/2018 tarihli duruşmada; 08/12/2017 tarihli sulh ve ibraname sözleşmesi kapsamında davanın konusunun kalmadığını, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesinin tetkikinde, davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
HMK 307-311.maddeleri uyarınca feragat beyanı, davayı sona erdiren ve kesin hüküm gibi sonuç doğuran bir taraf işlemi olup, vaki feragat nedeniyle uyuşmazlık sona erdiğinden, davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur

Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Feragat nedeniyle davanın REDDİNE,
Harçlar Kanununun 22.maddesine göre peşin alınan 62,80 harçtan alınması gereken 35,90 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 26,90 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,

Tarafların karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalanının HMK'nın 333/(1). maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair karar, HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2018