Tazminat

Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 28/07/2017 tarihli dilekçe ile, 22/11/2016 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç ile davalı şirkete ait ve davalı gerçek kişinin sürücüsü olduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürüsünün tam kusurlu olduğunu, davacının kaza nedeniyle yaralandığını ve uzun süre tedavi gördüğünü, açıklanan nedenlerle davacının uğramış olduğu manevi zararın karşılığı olarak 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı araç sürücüsü ve davalı araç maliki şirketten alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

Dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmiş, davalılar vekili tarafından verilen dilekçe ile, manevi tazminat taleplerine ilişkin davalarda görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, bu nedenle öncelikle davada görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacının kaza nedeniyle büyük acı ve ızdırap çektiği şeklindeki beyanın doğru olmadığını, Adli Olgu Bildirim Formunda sağ omuzda ve civarında ağrı, hayati tehlikesi yoktur notunun yer aldığını, davalı sürücüye yüklenebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, yeterli inceleme ve denetleme yapılmadan davalıya asli kusur yüklenmesinin doğru olmadığını, kazadan sonra davacının davalıdan şikayetçi olduğunu ancak daha sonra şikayetinden vazgeçtiğini, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasında davalı hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verildiğini, manevi olarak zarara uğradığından bahisle dava açmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istediği görülmüştür.

Davacıya ait tedavi belgeleri ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası celp edilerek dosyamız içine alındığı görülmüştür.
Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, 22/11/2016 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç ile davalı şirkete ait ve davalı gerçek kişinin sürücüsü olduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucunda, davacının manevi zarara uğradığı iddiası ile davalı araç maliki ile davalı sürücü aleyhine iş bu davanın açıldığı, davalı tarafından görev itirazında bulunulduğu ve davanın reddinin istendiği, taraflar arasında sözleşmesel bir ilişkinin bulunmadığı, uyuşmazlıkta Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacının tacir sıfatı ile hareket etmediği gibi davalılar ile arasında haksız fiile dayalı olarak zarar gördüğü iddiası ile bir uyuşmazlık bulunduğu, niteliği itibariyle ticari dava niteliğinde olmayan iş bu dava yönünden görev hususunun dikkate alınması gerektiği, görevli mahkemenin genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, HMK Md. 114/1-c hükmü uyarınca davanın görevli mahkemede görülmesi gerektiği hususunun dava şartı olduğu ve yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiği, HMK Md. 115/2 hükmü uyarınca mahkemenin dava şartı noksanlığını dikkate alması gerektiği, açıklanan hususlar dikkate alınarak davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın görevsizliği nedeni ile usulden REDDİNE,
Görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,

Karar kesinleştiğinde ve yasal süresi içinde başvuru olduğu takdirde dosyanın görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
HMK 331/2 maddesi uyarınca Harç ve yargılama gideri hususunun görevli mahkemece ele alınmasına,
HMK 20. Maddesi uyarınca karar kesinleştikten itibaren başvuru olmadığı takdirde dosyanın mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.

25/06/2018