İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Dava konusu olan 12.000,00 TL bedelli alacaktan borçlu olmadığının tespiti
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı ... vekilinin 11.10.2017 harç tarihli, tedbir talepli dava dilekçesinde; müvekkili hakkında davalı ...'nin İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 25.07.2017 vadeli, 12.000,00 TL asıl alacağa dayalı ilamsız icra takibi yapıldığını, müvekkilinin ödeme emrini usulüne uygun tebliğ almadığını, davalıya yapılmış bir takım ödemeler bulunduğunu, ancak herhangi bir mal ve hizmet almadığını, müvekkilinin taşınmazına haciz şerhi işlendiğini, takibin durdurulmasını ve tedbir kararı verilmesini ve bu takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacının ihtiyati tedbir talebi icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olmakla İİK m.72/3 fıkra gereğince alacak bedelinin tamamının icra veznesine depo edilmesi ve %15 teminat mukabilin İİK m. 72/3 gereğince icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda 13.10.2017 tarihinde tedbir kararı verilmiştir
Bu karar uygulanmamıştır.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
dava konusu olan 12.000,00 TL bedelli alacaktan borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ve bu dosyada yer alan senetler incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; Takip alacaklısı ..., takip borçlusu ... aleyhine ilamsız takip yoluyla 26.07.2017 tarihinde 12.000,00 TL asıl alacak üzerinden takibe geçtiği, takip dayanağının yer almadığı, borçluya ödeme emrinin 31/07/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinde ... Esas - ... Karar sayılı karar ile meskeniyet iddiasında bulunduğu, meskeniyet iddiasının kabul edilmeden reddedildiği, takibin kesinleştiği belirlenmiştir.
6102 sayılı TTK m. 3'e göre bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler ve fiiller ticari işlerden sayılmaktadır. TTK m. 5'e göre aksine hüküm yoksa Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bir ticari işin ticari dava sayılabilmesi için TTK m. 4 ve 19/2'de yer alan ticari dava niteliğini taşıması gerekmektedir. TTK m. 4'e göre her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ... ile tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bu kanunda yer alan hükümlere ilişkin işlerden doğan hukuk davaları ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacaktır. Ticari davalar mutlak ve nispi ticari davalar olarak ayrılmakta olup, mutlak ticari davalar tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. (TTK m.4/1, Kooperatifler Kanunu m. 99, İİK m.154, Finansal Kiralama Kanunu m. 31, Ticari İşletme Rehin Kanunu m.22 gibi). Nispi ticari davalar ise her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK m.19'a göre taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler kanunda aksine hüküm olmadıkça diğeri için de ticari iş sayılacaktır. Bir işin ticari iş olması davanın da ticari dava olacağı anlamına gelmeyecektir. Somut olayda da HMK m.1'e göre kamu düzenine ilişkin olan görev konusunu resen gözetilmesi gerekli olduğundan menfi tespit davaların ticari dava olduğu ve Asliye Ticaret Mahkemesinde görüleceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığından dava ticari dava niteliği taşımayacaktır. TTK m. 16'ya göre davacı somut olayda tacir değildir. Davacı, tacir veya ticari işletme işleten ve defterleri tutan ikinci sınıf tacir değildir. Bu halde taraflar arasındaki davanın ticari dava niteliği bulunmadığını TTK m. 4, HMK m.1,114 ve 115. maddeleri gereğince mahkememizin görevsizliğine karar vermek ve dosyanın dava şartı noksanlığından usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davacının davasının menfi tespit davasına ilişkin olması ve taraflardan davacının tacir olmadığı, işin ticari iş olmasına rağmen ticari dava niteliği bulunmadığından görevli mahkemenin genel görevli olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu tespit edilmekle, Mahkememizin görevsizliğine ve bu çerçevede davanın gerçekleşmeyecek dava şartı nedeniyle HMK m. 115/2. F. gereği davanın usulden reddine,
Kararın kesinleşmesiyle ve talep halinde dosyanın görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Yargılama giderlerinin HMK m. 331/2 bent gereği davanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde bu mahkemede karar verilmesine, aksi halde; (HMK m. 20/1-son cümle’ye göre) davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
Dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmemesi halinde Mahkememizce verilecek hükümle; gönderilmesi halinde ise; bu mahkemece verilecek hükmün kesinleşmesiyle (HMK m. 333 gereği) yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatıran taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/06/2018