Cari hesap ilişkisine dayalı olarak yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptali

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı ... vekilinin 19.01.2017 harç tarihli dava dilekçesiyle; müvekkilinin, davalı borçlu ... ile 01.01.2016 tarihinde davalı şirketin iş veren olarak görev aldığı projelerde iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi hizmeti vereceği hususunda anlaştıklarını, davalı şirketin aldığı hizmetler karşılığında edimini yerine getirmediğini, davalının 01.01.2016 tarihli mutakabat mektubu ile borcu kabul ettiğini, 24.12.2016 tarihinde 10.000 TL ödeme yapıldığını, bu miktarın mutakabat mektubundaki bedelden mahsup edilerek geri kalan kısım yönünden takip yapıldığını, ancak davalının takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, alacağın takip konusu faturaya dayandığını, TTK m. 1530/2 gereğince davalının temerrüde düştüğünü, bunun için ihtara gerek olmadığını, faizin de buna göre değerlendirilerek hesaplandığını, tarafların defterleri incelendiğinde itirazın haksız olduğunun ortaya çıkacağını itirazın iptali ile takibin devamını, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin 17.03.2017 tarihli cevap dilekçesinde; Davacı tarafın 01.01.2016 tarihli sözleşme kapsamında müvekkilinden 65.388,25 TL bedelli icra takibine geçtiğini, müvekkili şirketin toplam 205.713,33 TL davacıya iş başından itibaren aylık taksitler halinde ödediğini, hizmette sürekli aksamalar meydana geldiğini, bakiye kısım bakımından iş bitiminde eksikliklerin giderilmesiyle ödeme yapılacağı konusunda anlaşma yapıldığını, davacının çalışanların işe giriş ve üyelik sağlık muayenesi, teknik sonuçları, çalışma ortamıyla ilgili iş sağlığı ve güvenliği tetkikleri ve çalışma ortamı gözetim sonuçlarının kaydedildiği yıllık değerlendirme raporunu hazırlamadığını belirterek davanın reddine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 07.04.2017 tarihli replik dilekçesinde; Davalının 01.11.2016 tarihli mutakabat mektubu ile borcu kabul ettiğini, itiraz etmediğini, davalının 10.000 TL ödeme yaptığını, müvekkili şirketin edimini eksik yerine getirmediğini, taraflar arasında sözlü bir anlaşma olduğu ve borçlu olmadığını ispat yükünün davalıda olduğunu, muhasebe kayıtlarına göre müvekkili şirketin alacaklı görüldüğünü, yapılacak bilirkişi incelemesiyle alacağın ortaya çıkacağını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin 26.05.2017 tarihli düplik dilekçesiyle; Davacının edimini yerine getirmediğini, eksik bıraktığı işler dolayısıyla müvekkili şirkete kesilen cezaların dosya borcundan mahsup edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

cari hesap ilişkisine dayalı olarak yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, mutakabat mektubu, 01.01.2016 tarihli sözleşme tarafların defter ve kayıtları, faturalar incelenmiştir.
İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; Takip alacaklısı ... takip borçlusu ... aleyhine yapılan 28.12.2016 tarihli ilamsız icra takibi ile alacaklının 65.388,25 TL asıl alacak ve faturaların tebliğ tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile 66.424,17 TL nin davalıdan tahsilini talep ettiği, takip dayanağının 6 adet faturaya dayalı olduğu, borçluya 29.12.2016 tarihinde ödeme emrini tebliğ edildiği, borçlunun 30.12.2016 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğu, takibin aynı tarihte durduğu belirlenmiştir.
Tarafların defter ve kayıtları ile mutabakat mektubu üzerinde yapılan inceleme ile; Davacının,davalıya sözleşme konusu hizmeti verip vermediği, bu hizmet kapsamında doğan alacağın bulunup bulunmadığı, ayrıca TTK m. 1530'a göre temerrüt şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve gerçekleşmiş ise istenebilecek faiz oranı belirlenmiştir.
Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinde; tarafların defter ve kayıtlarının incelenmesi için ara karar ile HMK m. 219,220,222'ye göre defter ve kayıtlarının ibraz edilmesi için uyarılmaları ile davacı tarafın defter ve kayıtları incelenmesi için öncelikle bulunduğu yer olan Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış ve Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinden bilirkişi ...'dan 07.02.2018 tarihli rapor alınmıştır.
SMMM bilirkişi ... dan alınan bu raporda; Davacının defter ve kayıtları mutabakatların incelenmesi ile davacının defter ve kayıtlarının açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, davalının davacı tarafa gönderdiği 01.11.2016 tarihli mutabakat mektubunda 75.388,00 TL alacağı kabul ettiği davalı şirketin 24.12.2016 tarihinden 10.000,00 TL ödeme yapması ile alacağın 65.387,74 TL kaldığı, yine faiz yönünden de TTK m. 1530/2 gereğince davalının temerrüde düşmesi şartı olmadığından davalının sözleşmede belirtilen fatura aslının 10 gün içerisinde ödenmemesi halinde temerrüde düşeceğinin kararlaştırıldığı, ancak faturaların tebliğ tarihinin bulunmadığı, TTK m.18/3 hükmüne göre tacirler arasında temerrüt hükümlerinin uygulanması için noter aracılığı ile / taahhütlü mektup ile / telgrafla / güvenli elektronik imza ile yapılacak ihbar ve ihtarla arandığı, somut olayda da böyle bir ihbar ve ihtarın bulunmadığı, bu nedenle faiz talep edilemeyeceği, dava tarihi itibariyle de 65.387,74 TL olduğu, takip tarihinden itibaren yıllık %10,50 ticari faiz talep edebileceği belirtilmiştir.
Mahkememizce davalının defter ve kayıtları üzerinde SMMM bilirkişi ... vasıtasıyla yapılan inceleme ile alınan 24.04.2018 tarihli raporda; davalının 2015-2016 yılı defter ve kayıtları incelendiğinde, süresinde açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunduğu, sahibi lehine delil teşkil ettiği, davacı ile olan muavin defter kayıtlarının incelenmesiyle, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2016 yılından önce başladığı, 2016 yılı itibariyle davacının davalıdan 65.387,74 TL alacaklı olduğu, bu alacağın davacı defter ve kayıtlarında da yer aldığı, davalının icra takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü belirtilmiştir.
Taraflar gerek ilk bilirkişi raporu gerekse ikinci bilirkişi raporuna karşın itirazlarda bulunmuşlardır.
Davacı tarafın 07.02.2018 tarihli bilirkişi raporuna karşı alacağın tespitine yönelik görüşe bir itirazlarının olmadığı, ancak davalının faturaları tebliğ aldığı andan itibaren 30 gün sonra TTK m. 1530/4 fıkraya göre temerrüde düştüğünü, davalının aynı zamanda mutabakat mektubunu da imzalayarak borcu kabul ettiğini, 24.04.2018 tarihli rapora karşı da müvekkilinin alacağının tespit edildiğini, davalının faturaları aldıktan sonra içeriklerinin kesinleştiğini belirterek davanın kabulünü ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin 07.02.2018 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyanında mutabakat mektubunu kabul etmediklerini, müvekkilinin defterlerini incelenmesini istediklerini beyan ettiği, 24.04.2018 tarihli rapora karşı da beyanda bulunmamıştır.
Davalı taraf her ne kadar davacının edimini ifa etmediğini belirtmiş ve borca itiraz etmiş ise de 01.112016 tarihi itibariyle davacıya 75.388,25 TL borçlu olduğunu mutabakat mektubu ile kabul etmiştir. Buna göre davalının bu borcu ihtirazı kayıt ileri sürülmeksizin kabul etmesi BK m. 18'e göre borcun sebebini içermemiş olsa bile borç ikrarı / tanınması geçerli olduğundan davalının mutabakat mektubunda usulüne uygun olarak vermiş olduğu borç ikrarı da geçerlidir
Taraflar arasında 01.01.2016 tarihli iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimliği hizmetinin verilmesine ilişkin sözleşme yapıldığı, sözleşmenin taraflara bazı yükümlülükler yüklediği, 31.12.2016 tarihinde sözleşmenin sona ermesinin kararlaştırıldığı, sözleşme bedelinin personel başına 17,00 TL + KDV olarak kararlaştırıldığı belirlenmiştir.
Yine davacı tarafın dosyaya ibraz etmiş olduğu mutakabat mektubundan davalının 01.01.2016 tarihi itibariyle 75.388,25 TL borcu kabul ettiği ve davalı şirket yetkilisinin (sözleşmeyi imzalayan şirket müdürü ...) kabulü ile 75.388,25 TL borcun teyit edildiği belirlenmiştir.
Tarafların defter ve kayıtlarının incelenmesiyle, her iki tarafın defter ve kayıtlarında faturaların kayıtlı olduğu, davalının defterlerinde de dava konusu olan faturaların kayıtlanmış olduğu, her iki tarafın defterlerinde fatura miktar 65.387,74 TL olarak yer aldığı, takip miktarı olan ve mutabakata konu edilen 65.388,25 TL ise (0,51 kuruş farkın), bankadan gönderilen paranın bu farkla davalı defterine kaydedilmesinden kaynaklandığı (22.954,51 TL - 22.954,00 TL), böylece aradaki farkın doğduğu, buna göre her iki taraf arasındaki mutabakat, tarafların defter ve kayıtlarının aynı olması ve her iki tarafın defter ve kayıtlarının hem lehe hem de aleyhe delil teşkil etmesi nedeniyle, davacının alacağının 65.387,74 TL olduğu tespit ve kabul edilmiştir.
Davacı taraf takibe konu yapmış olduğu:
-01.08.2016 düzenleme, 02.09.2016 ödeme tarihli, 12.674,50 TL bedelli,
-05.09.2016 düzenleme, 06.10.2016 ödeme tarihli, 11.702,84 TL bedelli,
-05.09.2016 düzenleme, 06.10.2016 ödeme tarihli, 8.100,50 TL bedelli,
-03.10.2016 tarihli düzenleme, 04.11.2016 ödeme tarihli, 8.272,04 TL bedelli,
-03.10.2016 düzenleme, 04.11.2016 ödeme tarihli, 13.132,34 TL bedelli,
-01.11.2016 düzenleme, 02.12.2016 ödeme tarihli, 8.386,40 TL bedelli,
-01.11.2016 düzenleme, 02.12.2016 ödeme tarihli, 13.894,74 TL bedelli,
Faturaları düzenleyerek davalıya gönderdiği, davalının defter ve kayıtlarında da bu faturaların yer aldığını, ancak davacının defter ve kayıtlarında bu faturaların davalıya tebliğ edildiği tarihin tespit edilemediği ve davalının temerrüde düştüğü tarihin her iki bilirkişi raporunda tespit edilmediği, TTK m. 1530/4 fıkranın uygulanabilmesi için temerrüdün tebliğ ile başlaması gerektiği, ancak bu konuda tebligatların tespit edilemediği, bu nedenle işlemiş faiz talep edilemeyeceği, anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;
Davacı ...nin, davalı ... aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE TAKİBİN 65.387,74 TL ASIL ALACAK ÜZERİNDEN DEVAMINA,
İşlemiş faiz ve fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
Bu miktardan asıl alacak olan 65.387,74 TL’ye takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,
Alacak likit olup, itiraz haksız olmakla; %20 icra inkar tazminat tutarı olan 13.077,55 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Ödemelerin icra müdürlüğünce nazara alınmasına,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.466,63 TL harcın dava açılışında alınan 1.134,36 TL'nin mahsubu ile eksik alınan 3.332,27 harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan başvuru harcı 31,40 ve peşin harç 1.134,36 TL, yazışma - tebligat gideri 183,00 TL, talimat gideri 556,26 ve bilirkişi ücreti 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.905,01 TL'nin davanın kabul-red oranına göre 2.877,86 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT'nin 13/1. maddesine göre belirlenen 7.542,65 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile vekili yararına davacıya verilmesine,
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT'nin 13/2. maddesine göre belirlenen 1.036,43 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak vekili lehine davalıya verilmesine,
HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,

Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren davalı taraf için davanın kabul edilen kısım yönünden 2 haftalık yasal süre içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere; davacı taraf için HMK m. 341/4 fıkra gereğince davanın red edilen kısım yönünden KESİN olmak üzere karar verildi. 28/06/2018