İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacılar vekili dava dilekçesi ile, davacıların çocuğu müteveffa ...'in 03/09/2008 tarihinde sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracı ile geçirmiş olduğu tek taraflı trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, davacıların, oğulları ...'nin ölümü nedeniyle büyük yıkıma uğradıklarını ve destekten yoksun kaldıklarını, davalı sigorta şirketinin ... plaka sayılı aracın ZMSS sigortacısı olup, davacıların 03/09/2012 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduklarını, davalı tarafça bugüne kadar herhangi bir ödemenin yapılmadığını, bu nedenlerle, fazlaya ilişkin dava ve talepleri saklı kalmak kaydıyla davacılardan ... için 5.000,00.-TL, ... için 5.000,00.-TL olmak üzere toplam 10.000,00.-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 12/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili 21.06.2013 havale tarihli cevap dilekçesinde sürücünün kendi kusuru ile meydana gelen kaza sebebiyle müvekkilinin sorumlu olmadığını, Karayolları Trafik Kanunun 109. Maddesine göre zaman aşımı mevcut olduğunu, araç malikinin şirket adına kayıtlı olduğunu, davacı ...'in şirket hissedarı olduğunu, araç malikinin zarardan sorumlu olduğunu, davacının araç maliki şirketin hissedarı ve müdürü olduğunu, bu yönden davanın reddinin gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde vefat eden sürücünün kusurlu olduğunu, bu sebeple müvekkili sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, faiz talebinin fahiş olduğunu, yasal faizin uygulanması gerektiğini, destekten yoksunluk yönünden kusur tespiti yapılması gerektiğini, hesap bilirkişisi ile zararın hesaplanması gerektiğini belirterek öncelikle usulden reddine olmadığı taktirde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde delillerini bildirmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ilam suretini, 9 Eylül Üniversitesinden verilen öğrenim belgesi suretini, murise ait veraset ilam suretini, trafik sigorta poliçesi suretini, İnegöl C.Başsavcılığının takipsizlik kararı, alkol raporu, nüfus kayıt örneği, kaza tespit tutanağı, olay yeri inceleme raporu, defin ruhsatı, ölü muayene tutanağı sureti, ehliyet fotokopisi, araç ruhsatı suretlerini dilekçesine eklemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, ... numaralı hasar dosyasını, ... poliçe sureti, İnegöl C.Savcılığı dosyasını, ticaret sicil kayıtları, bilirkişi incelemesi gibi delilleri bildirmiş, 04.03.2009 tarih ve 7262 sayılı T.Ticaret sicil gazetesi suretini eklemiştir.
İzmir ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esasında açılan davada mahkemesince yapılan yargılamada 27/02/2013 tarih ... esas ... sayılı karar ile görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmekle mahkememizin ... esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E-... K sayılı 13/03/2014 tarihli kararı ile davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmekle Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ...-... E-K sayılı ilamı ile "...Davaya konu edilen kazada, davacıların desteği olan oğulları ..., sürücüsü olduğu araçla yaptığı tek taraflı kazada ölmüştür.Yukarıda açıklandığı üzere, KTK'nun 109/2. maddesinde öngörülen ceza zamanaşımı süresinin uygulanması için kamu davasının açılmış olması veya mahkumiyet kararı verilmiş bulunması aranmamakta olup cezayı gerektiren fiilin varlığı yeterlidir. Bir kişinin ölümü ve iki kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan sözkonusu trafik kazası da bu anlamda cezayı gerektiren bir fiil niteliğindedir ve davacı desteğinin vefat etmiş olması sonuca etkili değildir. Yasa koyucunun amacı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca tehlike sorumluluğunu doğuran olaylarda sorumlulara karşı daha uzun zamanaşımı süresi içerisinde yönelmeyi sağlamaktır. KTK'nun 109. maddesinin 2. fıkrasındaki “cezayı gerektiren fiil” ifadesinin seçilmesi zamanaşımı yönünden yukarıda da açıklandığı gibi soruşturma veya kovuşturma yapılması koşullarının aranmadığı sonucunu doğurmaktadır. Buna göre eylem için (TCK'nun 85/2) kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nun 66/1-d maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu dikkate alındığında, dava tarihi olan 15.02.2013'te zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır. Bu hale göre zamanaşımı süresinin dolmadığı dikkate alınmak suretiyle, işin esasına girilerek tarafların delilleri toplanıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile bozularak mahkememiz esasına kaydı yapılmış, bozma ilamına uyulararak yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizin 27/04/2017 tarihli oturumunda aktüerya bilirkişisi ve sigorta uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti ibraz ettikleri 07/07/2017 havale tarihli raporunda dosya kapsamı hakkında beyanda bulunduktan sonra sonuç olarak; davacı baba ...'in 57.750 TL destekten yoksunluk tazminatı zararının, davacı anne ...'in 67.250 TL destekten yoksunluk tazminatı zararının gideriminden davacı müracaatının 03/09/2012 olduğu ispat edilirse 14/09/2012 tarihinden itibaren faizi eli birlikte, davacı müracaatının 03/09/2012 olduğu ispat edilemezse dava tarihinden itibaren faizi ile sorumluluğu olması gerektiğini bildirmiştir.
Davalı vekili 07/09/2017 havale tarihli rapora beyan dilekçesinde itirazlarını bildirmiş olup sonuç olarak;bilirkişi raporundaki tüm aleyhe tespit ve hesaplamalara itiraz ettiklerini, itirazları doğrultusunda bilirkişi raporundaki aleyhe tespitlere itibar edilmeksizin talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde itirazları değerlendirilerek ek bilirkişi veya yeni bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiştir.
Davacılar vekili 21/10/2017 havale tarihli dilekçesi ile dava değerini 125.000 TL olarak arttırmış, ıslah harcını yatırmıştır.
Mahkememizin 21/11/2017 tarihli oturumunda davalı vekilinin itirazları doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti ibraz ettikleri 29/01/2018 havale tarihli ek raporlarında sonuç olarak; mevcut raporlarında değişiklik gerektirecek herhangi bir durumun bulunmadığının tespit edildiği bildirmişlerdir.
Davalı vekili 20/02/2018 tarihli ek rapora beyan dilekçesinde itirazlarını bildirmiş olup sonuç olarak; itirazları doğrultusunda yeni bilirkişi raporu alınmasını talep etmiştir.
Dosya kapsamı itibariyle toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu yeterli görüldüğünden yeni bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle açılmış maddi tazminat davasıdır.
Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporuna göre; 03/09/2008 tarihinde müteveffa destek ...'in sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olan ... plakalı aracın tek yanlı trafik kazası yaptığı, meydana gelen kazada desteğin vefat ettiği alınan asıl ve ek rapor kapsamına göre; müteveffanın kazancının asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek davacı ...'in destek zararının 48.673,41 TL olduğu, ...'in destek zararının 57.359,66 TL olduğu, mevcut zararın sigorta poliçesi teminatı kapsamında kaldığı, tazmininden 2918 sayılı yasanın 91. Maddesine göre faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi sorumlu olduğundan davanın kısmen kabulü ile; Baba ... için 48.673,41 TL, anne ... için 57.359,66 TL olmak üzere toplam 106.033,07 TL 'nin 22/02/2013 dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ait istemin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın kısmen kabulü ile;
-Baba ... için 48.673,41 TL, anne ... için 57.359,66 TL olmak üzere toplam 106.033,07 TL 'nin 22/02/2013 dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,
-Fazlaya ait istemin reddine,
2-Alınması lazım gelen 7.243,11 TL harçtan peşin alınan 170,80 TL, ıslah ile alınan 1.850 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.222,31 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 11.232 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 2.276 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından peşin ve ıslah ile yatırılan 2.020,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan ilk masraf 24,30 TL, 20 davetiye gideri 183,50 TL, müzekkere gideri 6,50 TL, posta gideri 25 TL, bilirkişi ücreti 700 TL toplamı 939,30 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre taktiren 796,77 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/07/2018