İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ZMMS sigortacısına karşı açılan sigorta poliçesi kapsamındaki tazminata ilişkin tazminat
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı ... vekilinin 27.12.2017 harç tarihli dava dilekçesiyle; müvekkili ...'ın maliki olduğu ... plakalı aracı ile davalı ... Sigorta A.Ş.'ye sigortalı ... plakalı aracın 06.08.2017 tarihinde ... İlçesinde trafik kazası yaptıklarını, ... plakalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin ... nolu hasar dosyası açtığını ve müvekkiline ödeme yaptığını, ancak ödemenin gerçek zararı karşılayan ödeme olmadığını, hasar dosyası kapsamında ödenen miktarın gerçek zararı karşılamadığını, haksız eylem nedeniyle sigorta şirketine karşı dava açmak zorunda kaldıklarını, taleplerini belirsiz alacak davası olarak istediklerini, bu nedenle HMK m. 107 gereğince şimdilik 100,00 TL olmak üzere davalının temerrüt tarihinden itibaren bakiye zararlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin 23.01.2018 tarihli dilekçesi ile; davacının belirsiz alacak davası açamayacağını, hangi alacak kalemini talep ettiğinin belli olmadığını, davadaki zarar ve tazminatın davacı tarafça belirlenebileceğini, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin Sigortacılık Kanunu m. 22'ye göre belirlenen değer üzerinden davacıya 15.000,00 TL ödeme yaptığını, davacı ile mutabakatname imzaladıklarını, davaya konu aracın onarım ve onarım bedeli konusunda anlaşma yapıldığından, bu belgenin tarafları bağladığını, KTK m. 111'den farklı olarak sigorta sözleşmesine dayalı olarak tanzim edilen mutabakatname ve ibranamelerin borçluyu borçtan kurtaran işlem olduğunun kabul edildiğini, davanın kötü niyetle açıldığını, değer kaybı yönünden KTK m. 97'ye göre herhangi bir başvurusunun bulunmadığını, aracın daha önceden 7 ayrı hasar kaydının bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 27.03.2018 tarihli ara karar gereği 11.04.2018 tarihli beyanında; müvekkilinin aracında meydana gelen zarar nedeniyle hasar bedeli ve değer kaybını talep ettiği, ancak bu talebin kabul edilmemesi halinde, talebin sadece hasar bedeline ilişkin olduğu, değer kaybına ilişkin talebini saklı tuttuğunu belirtmiştir.
ZMMS sigortacısına karşı açılan sigorta poliçesi kapsamındaki tazminata ilişkin tazminat davasıdır.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
06.08.2017 tarihli kaza tespit tutanağı, davalı sigortacıya ait ZMMS sigorta poliçesi, fotoğraflar, hasar dosyası ve bilirkişi incelemesi yapılmış ve değerlendirilmiştir.
Davacı ... maliki olduğu ... plakalı araç ile davalı sigortacının sigortalısı ...'ın malik ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın somut olayda meydana gelen kazada kusur durumları, hasar durumlarına göre belirlenecek hasar bedelinin tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve Bilirkişi ...'den alınan 16.05.2018 tarihli raporda; davacının aracında meydana gelen kazada ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... plakalı ... sevk ve idaresindeki araca %100 kusurlu olarak çarptığı, ...'in kusursuz olduğu, ... plakalı araçta meydana gelen hasarın araçta daha önce meydana gelen 6 adet hasar da gözetilerek araç rayiç değerinin 35.000,00 TL olması ve 21.900,00 TL'lik hasar nedeniyle pert - total işlemine tabii tutulması gerektiği, aracın hurda bedelinin 17.500,00 TL olduğunu, gerçek hasarın 35.000,00 TL - 17.500,00 TL = 17.500,00 TL olduğu, aracın pert-total olması nedeniyle değer kaybı oluşmayacağı belirlenmiştir.
Bu rapora karşı, davacı vekili 25.05.2018 itiraz dilekçesiyle bilirkişi raporunda belirlenen 15.000,00 TL hasar bedelini kabul etmediklerini, sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin gerçek zararı karşılamadığını, aracın sovtaj değerinin 17.500,00 TL olmadığını, belirterek bilirkişi raporuna itiraz etmiştir.
Bu rapora karşı, davalı vekilinin 29.05.2018 tarihli beyan dilekçesiyle; expert raporunda yer alan araç onarımı için 15.000,00 TL mutabık kalınarak aracın onarımı yoluna gidildiği, dava konusu ... plakalı araç maliki ...'ın aracın onarımı, yan sanayi, çıkma, eş değer parçalar ile anahtar teslim 15.000,00 TL yapılmasını kabul ettiğini, müvekkilinin davacıya 23.10.2017 tarihinde 15.000,00 TL ödeme yaptığını, hasar yükümlülüğünü yerine getirdiğini, bu nedenle dava da talepte bulunamayacağını belirterek rapora itiraz etmiştir.
Bilirkişi raporuna yapılan itirazların esaslı olmadığı belirlendiğinden, yeniden bir rapor alınmasına gerek görülmemiştir.
Mevcut durum itibariyle davacının dava açma tarihi 27.12.2017 olup; bu tarihte 6704 sayılı "65 YAŞINI DOLDURMUŞ MUHTAÇ, GÜÇSÜZ VE KİMSESİZ TÜRK VATANDAŞLARINA AYLIK BAĞLANMASI HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN" ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun m. 97 hükmünde değişiklik yapılmıştır. Buna ilişkin değişiklik yürürlük tarihi kanunun 31. maddesine göre resmi gazetede ilan edildiği tarih olup; 26.04.2016 tarihinde ilan edilmiştir. Buna göre "m. 97- Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmü getirilmiştir. Bu hükümle sigortacıya karşı dava açacak tarafın öncelikle yasama yürürlüğe girdiği tarih olan 26.04.2016 tarihinden sonra 27.12.2017 tarihinde dava açtığı, davacının öncelikle sigorta kuruluşuna başvuru yapması ve 15 gün içerisinde cevap alamaması durumunda dava açması gerektiği, davacının davalı sigorta şirketine başvurduğu ve başvuru sonucunda davalı sigorta şirketinin davacıya 15.000,00 TL ödeme yaptığı, bu nedenle başvuru şartının gerçekleştiği belirlenmiştir.
Mahkememizce bilirkişi raporu yerinde görülerek yeniden inceleme yapılmasına gerek olmadığı tespit edilmiş, davacının davadaki talep etmiş olduğu hasar bedeli olan 100,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;
Davacının davasının KABULÜ ile,
100,00 TL hasar bedelinin dava tarihi olan 06.10.2017 tarihinden itibaren davalı sigorta şirketinden işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90 TL harcın dava açılışında alınan 31,40 TL'nin mahsubu ile eksik alınan 4,50 harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan başvuru harcı 31,40 ve peşin harç 31,40 TL ile yazışma - tebligat gideri 121,80 TL ve bilirkişi ücreti 400,00 TL olmak üzere toplam 584,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT'nin 13/1. maddesine göre belirlenen 100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile vekili yararına davacıya verilmesine,
HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğine, KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2018