ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
(İSTİNAF BAŞVURUSU NUN
ESASTANREDDİ)
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
İNCELENEN KARARIN:
Tapu İptali ve Tescil
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
Davacı vekili özetle; davalı .... ... Yapı Kooperatifi ile arsa sahibi olan davalılar ..., ..., ... ve ... arasında Ankara 39. Noterliğinin 28 Aralık 2012 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 11. maddesinin son fıkrasına göre kooperatife ait olacak 2 dairenin işbu sözleşmenin tarafı olan arsa sahiplerinden ..., ..., ..., ... ve ... tarafından müştereken kooperatife verileceğinin hüküm altına alındığını, daha sonra davalı kooperatif ile diğer davalı yüklenici ... arasında 19/12/2013 tarihli Kat Karşılığı İnşaat İmalat Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 4. fıkrasının son hükmü uyarınca dava konusu 20 nolu dairenin üyeliğini alan yüklenicinin, kooperatifteki 20 nolu daireyi ve kooperatif üyeliğini 80.000,00 TL karşılığında 22/08/2014 tarihinde davacıya devrettiğini, devir işleminin davacı tarafından kooperatife bildirilmesi üzerine kooperatif yönetim kurulunun 22/08/2014 tarihinde davacının üyelik talebini kabul ettiğini ve bu durumun karar defterine işlendiğini, dairelerin yapım aşamalarının tamamlandığını ve davacıya ait bağımsız bölümün kat irtifakı tapusunun verilmiş durumda olduğunu, bu durumda, davalı arsa sahiplerinin sözleşme hükümleri uyarınca 20 nolu daireyi yükleniciye, dolayısıyla davacı ile yüklenici arasında yapılan devir işlemi nedeniyle, davacıya devir borçları olduğunu, ancak arsa sahiplerinin 20 nolu dairenini tapusunu vermediklerini ileri sürerek, ... parsel, B Blok 6. kat 20 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına hükmen tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., ..., ..., ..., ... vekili özetle, müvekkillerinin dava konusu B blok 20 nolu bağımsız bölümün inşa edildiği arsanın sahipleri olduğunu, davalı kooperatif ile arsa sahibi müvekkilleri arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, diğer davalı ...’in ise alt yüklenici olduğunu, dava konusu dairenin arsa sahiplerinin mülkiyetinde bulunduğunu, davalı arsa sahipleri ile davacı arasında herhangi yazılı ya da sözlü bir sözleşme bulunmadığını, yüklenici kooperatifin arsa sahiplerine karşı yüklendiği taahhütleri yerine getirmediğini, arsa sahipleri tarafından Ankara 5. ASHM’nin 2015/254 E. sayılı dosyası ile sözleşmelerin feshi, zararların tazmini, inşaatların tamamlanıp zararların karşılanabilmesı için iskan ruhsatına bağlanan bağımsız bölümler üzerinde arsa sahiplerine tasarruf yetkisi verilmesi için dava açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ve davalı kooperatif davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesince; ".. davalı kooperatif ile davalı yüklenici ... arasında yapılan sözleşme uyarınca dava konusu 20 nolu bağımsız bölümü ve kooperatif üyeliğini devralan davacının anılan dairenin diğer davalılar adına olan tapusunun iptali ve adına tescili istemli iş bu tapu iptal ve tescil davasının açıldığı, dava konusu 20 nolu bağımsız bölümün davalı arsa sahipleri ve diğer davalı kooperatif arasında yapılan sözleşmeler uyarınca iskan raporu şartına bağlı olarak arsa sahiplerinin mülkiyetinde bulunduğu, bu sözleşmelerin de zaten Ankara Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/254 Esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda feshine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği ve bu doğrultuda dava konusu dairenin mülkiyetinin davalı arsa sahipleri olduğunun kesinleşmiş mahkeme kararıyla da tespit edildiği, her ne kadar davacı, dava konusu daireyi davalı ... ile yaptığı kooperatif hisse devri sözleşmesine dayanarak adına tescilini talep etmişse de gerek davacının davalı kooperatife ortak sıfatıyla herhangi bir ödeme yapmadığı, ödemeyi ...’e yapığı hususu gerekse eksik imalat ve iskan ruhastının alınmamış olması sebebiyle dairenin satış yetkisinin kooperatife geçmemiş olması, bu doğrultuda da daha sonra yapılan devirlerin de sonuç doğurmaması sebebiyle dairenin mülkiyetinin arsa sahiplerine ait olduğunun anlaşılması ve ayrıca davacının isteminin tapu iptal ve tescile yönelik olması ve bu istemini davalı ... dahil tüm davalılara karşı yöneltmesi, davalı ... yönünden ayrıca bir alacak talebin de bulunmaması hususu da değerlendirilmiş ve neticede tüm davalılar bakımından açılan tapu iptal ve tescil istemli davanın reddine..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bahse konu sözleşme ile satış yetkisinin yükleniciye verildiğini, müvekkilinin bu yetkiye güvenerek daireyi satın aldığını, dolayısıyla davalı arsa sahiplerinin yüklenicinin yaptığı işlemlerin kendilerini bağlamadığını ve müvekkilinin uğradığı zararlardan sorumlu olmadıkları yönünde itirazlarının yerine olmadığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, rapora itirazlarının karşılanmadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle kooperatife ortak olan davacının, kooperatifin tarafı olduğu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında talepte bulunmuş olmasına ve kooperatifin de sözleşme gereği kendisine düşen tüm daireleri talep hakkının doğduğunun dava tarihi itibariyle ispat edilememiş olmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacı vekilinin HMK m. 353/1.b.1 gereğince İSTİNAF BAŞVURUSU NUN ESASTAN REDDİNE,
2-) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile kalan 561 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına.
3-) Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 25/12/2025