İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde: 21.08.2018 tarihinde saat 10: 30 sıralarında müvekkili ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... İli ... kara yolunda seyir halinde iken, davalı ...'nün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkilin aracına çarpması sonucu, müvekkili ...'in kullanmış olduğu araçta bulunan müvekkillerinin annesi ... vefat ettiğini, müvekkillerden ... hafif, ... ve ... ise ağır şekilde yaralandığını, müvekkili ... İstanbul ... Devlet Hastanesi'nin 08.02.2019 tarihli 190 numaralı raporuna göre kaza sonrası müvekkili %20 oranında maluliyeti olduğu tespit edildiğini, müvekkili ... İstanbul ... Devlet Hastanesi'nin 06.02.2019 tarihli raporuna göre kaza sonrası müvekkili %43 oranında maluliyeti olduğu tespit edildiğini, müvekkilleri kaza dolayısı ile ağır yaralanmaları sonucu halen bu kazanın tıbbi ve psikolojik sorunlarını yaşadıklarını, bu durumun tüm ailenin huzurunu bozduğunu, müvekkillerinin yüz ve vücutlarında derin yaralar oluştuğunu, felçler meydana geldiğini, konuşma ve idrak yeteneklerini ağır oranda yitirdiklerini, bu durum maddi veya manevi tazminatla atlatılacak bir durum olmadığını, davalıların talep ettikleri tazminat oranlarında mahkum edilmesi bir nebze ızdıraplarını dindireceğini, kaza sonucu müvekkillerin anneleri ... vefat ettiğini, trafik kazasından dolayı ... C.Başsavcılığı'nın 2018/... Soruşturma nolu dosyası ile soruşturma yapıldığını, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, olay sonrasında tutulan kaza tespit tutanağında ve savcılık dosyasında alınan Adli Tıp raporunda da açık belirtildiği üzere, davalı ...'nün kaza sebebiyle tam ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, sürücü olan müvekkili ... ve yolcu konumunda bulunan diğer müvekkillerin kusursuz olduğu kaza tespit tutanağı ve Adli Tıp raporuyla sabit olduğunu, müvekkili ... 1990 doğumlu olup 30 yaşındadır. Müvekkil ... kaza tarihinde Kartursaş (firmasında çalıştığını, kaza tarihi itibarıyla 3.255,14 TL net maaş aldığını, müvekkili ...'ın 1978 doğumlu olduğunu, 42 yaşında olduğunu, müvekkili ... kaza tarihinde ... Endüstriyel Ambalaj Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti. firmasında çalıştığını, kaza tarihi itibarıyla 2.851,21 TL net maaş aldığını, müvekkili ...1991 doğumlu olduğunu, 29 yaşında olduğunu, müvekkili kaza tarihinde Ağustos 2018 tarihinde çalıştığı işyerinden 3.227,09 TL ücret aldığını, müvekkillerinin mezkur kaza sebebiyle aldığı bedensel zarar onu işlerinden alıkoyduğunu, maluliyeti sebebiyle gerek iş hayatı gerekse günlük yaşantısında büyük sıkıntılar yaşamış olduğunu, bu şekilde yaşamaya devam ettiğini, kaza sebebiyle yaşadığı tramva buna bağlı stres bozukluklar iş hayatını sosyal yaşantısını ve aile hayatını etkilediğini, müvekkillerinin iş gücü kaybı tazminatı talep etme zarureti hasıl olduğunu, Yerleşik kararlarında kişinin iş ve güçten geçici olarak kalması sonucu uğradığı zararın, yani kaza sebebiyle çalışamamasından doğan zararın da sigorta kapsamında olduğu vurgulandığını, müvekkilleri kaza sonrası vücudundaki hasarlar ve kaza sebebiyle gördüğü psikolojik tedaviler, yaşadığı tramva sebebiyle uzun bir süre çalışmadıklarını, müvekkillerinin buradan doğan zararının da tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini, müvekkili adına 12.06.2019 tarihinde sigorta şirketine başvuru yapıldığını, 15 günlük süre geçtikten sonra 27.06.2019 tarihinde sigorta şirketi temerrüte düştüğünü, sigorta şirketi müvekkillinin talebini karşılamadığını, sigorta şirketi tarafından 2019-...-1,2019-...-2,2019-...-3 dosya numaralı dosyaları açıldığını, arabuluculuk yoluna başvurduklarını, anlaşma sağlanamadığını, kazaya ve müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet veren ... plakalı araç kaza sırasında davalı ...Ş.’nin ... nolu Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, bu sebeple maddi tazminat bakımından teminat limiti ile sınırlı kaymak kaydıyla ...'ne husumet yöneltildiğini, da konusu kaza ... ... İlçesinde meydana gelmiş bulunduğunu, davalı yanın genel müdürlüğü İstanbul/Sarıyer'de bulunduğunu, davanın İstanbul Mahkemelerinde açıldığını, kazaya karışan ve müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet veren araç davalı ... şirketinde sigortalı olduğunu, yargılama sırasında toplanacak delillere, kusur raporuna, mahkemece yapılacak incelemelere ve Adli Tıp Kurumu ile uzman hesap bilirkişisinden alınacak rapora göre belirlenecek tazminatın, olay tarihindeki sigorta limitlerini aşmamak ve kaza tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsilini talep ettiklerini, müvekkili ... İstanbul ... Devlet Hastanesi'nin 08.02.2019 tarihli 190 numaralı raporuna göre kaza sonrası müvekkili %20 oranında maluliyeti, müvekkili ... İstanbul ... Devlet Hastanesi'nin 06.02.2019 tarihli raporuna göre kaza sonrası müvekkili %43 oranında maluliyeti ile ağır acılar çekmiş, aylarca yoğun bakımda yatmak zorunda kaldıklarını, annelerinin ölümü ile yine büyük üzüntü yaşadıklarını, müvekkilleri iş bu kaza dolayısı ile ağır yaralanmaları sonucu halen bu kazanın tıbbi ve psikolojik sorunlarını yaşadıklarını, bu durum tüm ailenin huzurunu bozduklarını, neredeyse hayat kendileri için dayanılmaz hale geldiklerini, müvekkillerinin yüz ve vücutlarında derin yaralar oluştuğunu, felçler meydana geldiğini, konuşma ve idrak yeteneklerini ağır oranda yitirdiklerini, bu durum maddi veya manevi tazminatla atlatılacak bir durum olmadığını, davalılardan talep ettiklerini tazminat oranlarında mahkum edilmesi bir nebze bu ızdırapları dindireceğini, o nedenle bir nebze olsun ızdıraplarını dindirecek manevi tazminattan indirim yapılmadan talep doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini, hak ve adalete de bu durum yakışacağını, müvekkillerinin ağır şekilde yarlanmalarına ve annelerinin ölümüne neden olan davalıların mal varlıkları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına tedbir konulması gerektiğini, mahkeme tarafından lehimize hükmedilecek tazminatların tahsili aşamasında tahsili kabil bir mal varlığının olmaması ihtimaline veya mal varlıklarının kaçırılması ihtimaline binaen sistem üzerinden tespit edilecek davalı mallarına tedbir konulmasına ilişkin talebimizin kabulünü karar verilmesini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla trafik kazasında meydana gelen bedensel zarar sebebiyle, 6100 sayılı yasanın 107. maddesi uyarınca davacılardan ... için şimdilik 2.500,00 TL ve ... için şimdilik 2.500,00 TL, cenaze masrafları için 500,00 TL, ... için şimdilik 1.500,00 TL toplamda şimdilik 7.000.00 TL maddi tazminatın (cenaze masrafı, geçici ve sürekli iş gücü kaybı/maluliyet tazminatı, hususları da kapsar şekilde), davalı ...den ve diğer davalıdan müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte alınmasını, ... 150.000,00 TL manevi tazminat, ... için 150.000,00 TLmanevi tazminat, ... için 50.000,00 TLmanevi tazminat, ... için 50.000,00 TL manevi tazminat, ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte alınarak müvekkillere verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...vekili cevap dilekçesinde: KTK 109. maddesinde Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zarar ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl içinde zamanaşımına uğradığını, Sigorta Sözleşmelerinden kaynaklanan tüm hak ve talepler 2 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, davaya konu trafik kazası 11.08.2018 tarihinde meydana geldiğini, dava 16.09.2020 tarihinde açıldığını, davaya konu kaza tarihinin göz önüne alındığında 2 yılı aşkın bir zaman geçtiğini, dava zamanaşımına uğradığını, zamanaşımına uğrayan davanın reddine karar verilmesini, davacı vekili fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla ... için şimdilik 2.500,00 TL, ... için şimdilik 2.5000,00 TL, cenaze masrafları için 500,00 TL, ... için 1.500,00 TL maddi tazminat adı altında geçici ve sürekli iş gücü kaybı, maluliyet tazminatı talep etmekte olduğunu belirtmesine karşın bu maddi tazminat talebinin niteliği konusunda bir açıklama yapılmadığını, bu maddi tazminat talebinin ne kadarının geçici iş gücü kaybı, ne kadarının sürekli iş gücü kaybı ve maluliyet tazminatı olduğu anlaşılamadığını, bu nedenle HMK'un 31. maddesi gereğince davacı vekilinin maddi tazminat talebini detaylı olarak açıklaması gerektiğini, belirtilen nedenle davanın HMK m.115/2 maddesi hükmünce usulden reddini talep ettiklerini, birden fazla alacak kalemi/tazminatı talep edilmiş olmasına rağmen tek bir dava değeri belirlendiği görüleceğini, bu durum ise usul hukukuna aykırı olduğunu, davacı yan tarafından Arabuluculuk Sürecine başvuru yapılmadığını, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/a maddesine göre, TTK’nın 4. maddesinde belirtilen tüm ticari davalar ile diğer özel kanunlarda yer alan ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Kural olarak ticaret hukuku ve sigorta hukukuna ilişkin her türlü iş ve dava, Maddi ve manevi tazminat davası talepleri için de arabuluculuk sürecine başvuru yapılması, arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşma sağlamaması durumunda dava açılması düzenlendiğini, davacı yan tarafından Arabuluculuk sürecine başvuru yapılmadan davanın açılması dava şartı eksikliğine sebep olduğundan reddine karar verilmesinin gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plaka sayılı araç, müvekkili şirket nezdinde 24/12/2017- 24/12/2018 tarihleri arasında ... nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi (Trafik) ile sigortalı olduğunu, sorumlulukları sigortalıların kusur oranı ve kaza tarihi olan tarihindeki poliçe limitimiz olan kişi başı 330.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacı vekili dava dilekçesi ile, 11.08.2018 tarihinde ... plakalı araç ile müvekkili şirket nezdinde sigortalı ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazası sırasında davacılar ... plaka sayılı araçta yolcu konumunda bulunduğunu, kaza neticesinde müvekkilinin maluliyet (sakatlık) tazminatın talebi için belirsiz alacak davası açtığını, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru bulunmadığını, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülmediğini, davacılardan sadece ... ve ... için 22.04.2020 tarihinde müvekkil şirkete başvuru yapıldığını, diğer davacılar ..., ... ve ... için başvuru yapılmadığını, dava konusu hasara ilişkin olarak müvekkili şirket, kendisine yapılan başvuruyu usulüne uygun olması ve başvuru üzerinde çalışma yaparak tazminat talebini karşılama ihtimali ve amacıyla temini gereken belgeleri bizzat davacıdan talep ettiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete kendisinden istenilen belgeler eksik sunulduğunu, davanın başvuru şartları en başta oluşmadığını, davacı tarafından doğrudan arabulucu süreci başlatılarak arabulucu sürecinde de anlaşmama yönündeki ısrarlı ve aceleci tavrı sonucu sayın mahkemede görülen eldeki davayı açtığını, gerek Karayolları Trafik Kanunundaki düzenlemenin, gerekse de Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun ve Türk Ticaret Kanununun ilgili maddelerindeki düzenlemelerin amacı kesinlikle davacının tavrı ile uyuşmadığını, müvekkilinin sağlıklı hasar dosyası oluşturabilmesi ve karar verebilmesi için tamamlaması gereken belgeleri bile tamamlamadan usule aykırı olarak eldeki davasını açtığını, davacı henüz tedavisi sonuçlanmadan kesinleşmiş bir sağlık raporu almaksızın, maluliyetini ispat dahi etmeksizin müvekkili şirkete tazminat ödenmesi için başvuruda bulunduğunu, müvekkili şirketin davacının maluliyetinin dahi davacı tarafından başvuru esnasında ispatlanamadığı hususu göz önüne alındığında davacıya başvuru esnasında herhangi bir tazminat ödemekle yükümlü olmadığını, ortada usulüne uygun başvuru bulunmadığını, maluliyet oranının Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından incelenmesi gerektiğini, kusur durumunun tespitinin gerektiğini, kusur yönünden itirazları ve ATK Trafik İhtisas Dairesi nezdinde incelemesini talep ettiklerini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, maluliyetinin olduğunu iddia eden davacıların müterafik kusurunun bulunduğu açık ve net olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kaza anında araçta bulunan yolcu sayısı 6 olduğunu, araçta toplam 7 kişi bulunduğunu, emniyet kemerlerinin takılı olmadığının açık ve net olduğunu, kaza anında araçta bulunan yolcu sayısı 6 olduğunu, araçta toplam 7 kişi bulunduğunu aracın istiap haddinin aşıldığı açık ve net olduğunu, davacıların bulundukları araç binek araç mahiyetinde olduğunu, araçta sürücü dahil toplam 7 kişi bulunduğunu, bahse konu araca 7 kişi binildiğini, aracın istiap haddinin aşıldığını gösterdiğini, bir aracın güvenle taşıyabileceği sürücü ve yolcu dâhil toplam yük ağırlığı olan istiap haddinin aşılması durumunda aracın mekanik yapısı ile güvenle yolcu taşınması imkansız hale geldiğini, davacıların kaza sırasında yolcu olarak bulundukları aracın ruhsatta belirtilen istiap haddinin incelenmesi gerektiğini, davacılar tarafından istiap haddi aşılarak, dava konusu kazanın meydana geldiği araca, koltuk ve yolcu sayısından fazla şekilde binildiğini, davacıların ağır kusurlarının olduğu açık ve net olduğunu, davacıların emniyet kemeri kullanmaması ve istiap haddini aşmaları sebebiyle belirlenecek tazminattan uygun bir indirim yapılmasını talep ettiklerini, tazminat hesabının Hazine Müsteşarlığına kayıtlı uzmanlar tarafından yapılmasını talep ettiklerini, geçici iş gücü kaybı / görmezlik tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, müvekkili şirket adına manevi tazminat talebinin reddinin gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca manevi tazminat talepleri Sigorta teminatı kapsamı dışında tutulmakta olduğunu, müvekkili şirketin manevi tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkili şirketin manevi tazminat talepleri açısından sorumluluğu bulunmadığını, poliçe teminatı dışında olduğunu, davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, talep edilen tazminat talepleri poliçe teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca, davacılar tarafından dava ile talep edilen cenaze masrafı maddi tazminat talepleri poliçe teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceğini, davacılar tarafından talep edilen maddi tazminat taleplerinden olan cenaze masrafı talepleri poliçe teminatı kapsamında olmadığını, taleplerin reddini gerektiğini, SGK'dan gelir sağlayıp sağlamadığının tespiti gerektiğini, davacının, reeskont avans faizi istemi yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafından şirkete yapılan herhangi bir geçerli ve usulüne uygun müracaat söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden kabul anlamına gelmemek kaydıyla faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, davacılardan sadece ... ve ... için 22.04.2020 tarihinde müvekkili şirkete başvuru yapıldığını, diğer davacılar ..., ... ve ... için başvuru yapılmadığını, bu nedenle faiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenle faiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, soruşturma ve kovuşturma dosyasının celp edilerek uzlaşma sağlanıp sağlanamadığının tespitini talep ettiklerini, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddinin gerektiğini, davacının yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu olmadığını, davacı tarafın hukuki dayanaktan yoksun olan davasının reddinin gerektiğini, eksik evrak ile başvuru yapılarak başvuru şartı yerine getirilmediğini, davanın usulden reddini, davacılardan ... tarafından dava sürecinden önce müvekkili şirkete başvuru yapılmadığını, davacı tarafından başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddini, zamanaşımı nedeniyle davanın reddini, davanın açılması dava şartı eksikliğine sebep olduğundan reddine karar verilmesini, HMK'nın 31. maddesi gereğince davacı vekilinin maddi tazminat talebini detaylı olarak açıklamadığını, davanın HMK m.115/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda maddi tazminat talebine ilişkin davacı vekiline açıklama yapması için mehil verilmesini, kusur raporu alınmak üzere dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini, maluliyet raporu alınmak üzere dosyanın Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesine sevkini, geçici iş gücü kaybı/göremezlik tazminatı taleplerinin reddini, tedbir talebinin şartları oluşmadığını, reddine karar verilmesini, müvekkili şirket nezdinde mevcut poliçe teminatı kapsamında olmayan cenaze masrafı taleplerinin reddini, müvekkili şirket nezdinde mevcut poliçe teminatı kapsamında olmayan manevi tazminat taleplerinin Müvekkil Şirket açısından reddini, kusurun ve maluliyet oranının tespiti halinde, alanında uzman bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, kusur ve hatır taşıması durumları ile istiap haddinin gözetilerek bu hususlarda indirim yapılmasını, SGK nezdinde alınmış bir ödeme olup olmadığının sorgulanmasını, dosyanın hesap bilirkişine gönderilmesini ve hesaplamanın hazine müsteşarlığınca kabul gören aktüer uzmanı tarafından yaptırılmasını, müvekkili şirket temerrüte düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesini, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulmasını, müvekkili şirket temerrüde düşmediğini, dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde: Davacı tarafça ikame edilen dava konusu talepler zamanaşımına uğradığını, huzurdaki davanın esasa girilmeden usulden reddini gerektiğini, davaya konu maddi tazminat kalemleri gerek miktar, gerekse tazminat türü noktasında netlik arz ettiğini, huzurdaki davanın dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddinin gerektiğini, davaya konu trafik kazasında kusurlu olan taraf müvekkilim değil davacı ... olduğunu, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, davaya konu trafik kazası davacı ...'in hakimiyetindeki araç ile müvekkilinin kullanmış olduğu araca dikkatsizlik, tedbirsizlik ve kendi kusuruyla çarpması sonucu gerçekleştiğini, dolayısıyla dava dilekçesinde iddia olunan ve müvekkilime kusur atfedilmek suretiyle talep olunan maddi manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkili kaza günü aracı ile ...'tan ...'ye ablası ... ile birlikte gitmekte iken kaza mahalline geldiğinde davacı ...'e ait aracın müvekkilinin şeridine girmesi sonucu davaya konu trafik kazası vuku bulduğunu, müvekkili kaza anında karşıdan gelen davacı ...'e ait aracın kendi şeridine girdiğini gördüğünü, gerek yolun ciddi şekilde dar olması gerekse de yolun sağ tarafının uçurum olması nedeniyle kaçma şansı olmadığını, tüm çabalarına rağmen dava konusu kazanın meydana gelmesine engel olamadığını, müvekkili tüm bu olumsuzluklara rağmen kazanın oluşumuna engel olmak amacıyla ani fren yapmış olsa da davacı ...'in süratli ve dikkatsiz bir şekilde seyrediyor olması ve müvekkilinin şeridine girmiş olması nedeniyle kaza kaçınılmaz olduğunu, davacı ..., kaza anında süratine ek olarak aracın arka tarafında bulunan küçük çocuk ile ilgileniyor olması nedeniyle kazanın oluşumuna kusuruyla sebebiyet verdiğini, müvekkilinin ablası ... tarafından şahitlik edildiğini, ... 2.Ağır Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyada ...'un tanık sıfatıyla beyanına başvurulduğunu, dava kapsamında da olayın bizzat şahidi ...'un beyanına başvurulması maddi gerçekliğin ortaya çıkarılması için etkin bir rol oynayacağını, davacı taraflarca huzurdaki dosyaya ek olarak sunulan jandarma kaza tespit tutanağı ve bu doğrultuda tanzim edilen adli tıp kusur raporu maddi gerçeklikle bağdaşıklık göstermediğini, mezkur tutanak ve bu bağlamda hazırlanan Adli Tıp Kusur raporu gerçeklikle bağdaşıklık göstermediğini, kazanın gerçekte nerede, hangi şeritte nasıl meydana geldiğini, hangi şoförün şerit ihlali yaptığının tespiti için olay yerinde keşif yapılması, bu doğrultuda hazırlanan bilirkişi raporunun ve müvekkili tarafından ceza dosyasına 20/11/2018 tarihinde sunulan dilekçe ekinde sunulan delillerin İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek kusur tespiti için rapor tanzim edilmesini, davacı taraflarca dosyaya sunulan engellilik raporları ile yetinilmeyip maluliyet oranının Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından incelenmesi ve değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin kusurlu olduğuna kanaat getirilmesi ihtimalinde dahi davacı tarafın müterafik kusurunun göz önüne alınmasını ve tazminatta indirim yapılmasını, aksini kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin kusurlu olduğuna kanaat getirilmesi ihtimalinde dahi yol yapımındaki bozukluğun düzgün araç kullanmayı ciddi şekilde etkilemesi hususunun göz önüne alınarak tazminatta indirim yapılmasını talep ettiklerini, müvekkilinin davaya konu kazada kusuru bulunmasa da aksini kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkemenin aksi kanaati taşıyor olma ihtimaline binaen kaza mahallindeki yol durumunun düzgün araç kullanmayı etkilemesi ve yol yapım bozukluğu hususları nazara alınarak indirim yapılmasını, aksini kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin kusurlu olduğuna kanaat getirilmesi ihtimalinde dahi müvekkilinin kazadan hemen sonra davacı tarafların bulunduğu araca yönelerek araçtaki çocuklara araçtan çıkmaları noktasında yardım etmesi hususları göz önüne alınarak tazminatta indirim yapılmasını, davacı tarafça talep olunan tazminat kalemlerinden sigortalı sıfatını haiz bulunan müvekkili sorumlu olmadığını, ilgili poliçede kaza başına 1.650.000,00 TL limit dahilinde sorumluluğun sigorta şirketine ait olacağı net bir şekilde ifade edildiğini, davacı tarafça talep olunan reeskont avans faizi talebi hukuki olmadığını, davacı taraflarca ilgili kaza nedeniyle SGK tarafından gelir sağlanıp sağlanmadığının tespitinin gerektiğini, davacı taraflarca ilgili kaza nedeniyle SGK tarafından gelir sağlanıp sağlanmadığının tespiti gerektiğini, davacı taraflarca talep olunan manevi tazminat miktarı fahiş olup zenginleşme amacı güttüğünü, davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddini, davanın dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, aksi kanaatte davacı taraftan tazminat kalemlerini ve miktarlarını netleştirmesinin istenilmesini, davanın esasen incelenmesine karar verilmesi halinde trafik kazasında kusuru bulunmayan müvekkili aleyhinde ikame edilmiş huzurdaki davanın ve davacı taraflarca ileri sürülen tüm taleplerin reddini, mahkemece aksi kanaate varılması halinde takdir olunacak tazminat miktarından dilekçemizde belirtmiş olduğumuz hususlar dahilinde indirim yapılmasını, manevi tazminata hükmedilmesi halinde talep olunan tazminat miktarının zenginleşme amacı gütmesi nedeniyle tazminatta indirim yapılmasını, kusur tespiti ve maluliyet oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumuna sevkini, davacıların reeskont avans faizi ve müteselsil kefil sorumluluğu taleplerinin reddini talep etmiştir.
Dava, trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf 21.08.2018 tarihli trafik kazası nedeniyle davacıların geçici ve kalıcı iş göremezliğinin olup olmadığı, tarafların kazaya ilişkin kusur durumu, davacıların davalılardan talep edebileceği maddi ve manevi tazminat miktarlarına ilişkindir.
Mahkememizdeki davada davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
İstanbul 2.Adli Tıp İhtisas Kurulu 25/07/2022-...-B sayılı ön raporda: " 1-Mevcut belgelere göre ... oğlu 24.10.1990 doğumlu ...’in 21.08.2018 tarihli trafik kazası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr 1 XII (6a….25) A%29x1/2=%14,5 E cetveline göre: %11.2 (yüzdeonbirnoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
İstanbul 2.Adli Tıp İhtisas Kurulu 25/07/2022-...-C sayılı raporda: "Mevcut belgelere göre ... ve ... oğlu 09/08/1991 doğumlu, ...’in 21/08/2018 tarihli trafik kazası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 1,5(birbuçuk) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
İstanbul 2.Adli Tıp İhtisas Kurulu 30/11/2022-17363 sayılı raporda:"Görme alanı tetkiklerinin Kurulumuzda değerlendirildiğinde 24.03.2022 tarihli incelemelerin güvenilir olmadığı, sağda üstte altitudinal ve alt nazal kadranopsiye yakın skotom, solda üst nazal skotom saptandığı, mevcut belgelere göre ... kızı 02.01.1978 doğumlu ...'ın 21.08.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre; Kulak Burun Boğaz Koku %3, Tat %3, Zihinsel Ruhsal Davranışsal Bozukluklar; B-Beyin Hasarı, Beyin İşlev Bozukluğuna Bağlı Davranış Bozuklukları (organik kişilik bozukluğu-frontal lob sendromunu içerir-, beyin sarsılması sonrası-postkontüzyonel sendrom-) 2-Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen %40x2/5= %16, Kas İskelet Sistemi; Tablo 4.2a nondominant %5; Görme Sistemi; İşlevsel görme puanı; %90.236, Görme sistemi yetersizlik oranı %9, Özür Oranı %9, Balthazard formülüne göre; %31.7 olarak tespit edildiğine göre kişinin tüm vücut engellilik oranının %32 (yüzdeotuziki) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Adli Tıp İkinci Üst Kurulu 20/07/2023 tarih 2293 sayılı raporda: "... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; ... kızı, 1978 doğumlu ...’ın 21.08.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası yaralanmasının; 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmenlik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; kulak burun boğaz koku %3, tat %3, kulak-burun-boğaz, d-yüz, sınıf l’e göre özür oranı %5, zihinsel ruhsal davranışsal bozukluklar; b-beyin hasarı, beyin işlev bozukluğuna bağlı davranış bozuklukları (organik kişilik bozukluğu-frontal lob sendromunu içerir-beyin sarsılması sonrası-postkontüzyonel sendrom) 2-tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen %40x2/5= %16, kas iskelet sistemi; tablo 4.2a nondominant %5; görme sistemi; işlevsel görme puanı; %90.236, görme sistemi yetersizlik oranı %9, özür oranı %9, balthazard formülüne göre; %35,11 olarak tespit edildiğine göre, kişinin tüm vücut engellilik oranının %35 (yüzdeotuzbeş) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulmuştur.
Adli Tıp İkinci Üst Kurulu 06/07/2023/2102-B sayılı raporunda: "... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde ... kızı, 24.10.1990 doğumlu ...’in 21.08.2018 tarihli trafik kazasına bağlı yaralanmasının; 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr 1 XII (6a…..25) A%29x½=%14,5 E cetveline göre: %13.0 (yüzdeonüçnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliği kapsamında; Kas İskelet Sistemi: Alt Ekstremite kalça hareket kısıtlılığı, Tablo 3.8 a ve b ye göre: %5, %5 olup balthazard formülüne göre: %9.75 olup tablo 3.2 ye göre:%5 olduğuna göre: Kişinin tüm vücut engellilik oranının %5(yüzdebeş), Özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, bir başkasının sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1(bir) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulmuştur.
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi 15/04/2024 tarih ... sayılı raporda: "Davalı sürücü ... olay yerinde seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, seyrini kendi istikamet şeridi üzerinde sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyip şerit ihlali yaparak sevk ve idaresindeki otomobilin karşı yönde seyreden otomobille çarpıştığı olayda kusurludur. Davacı sürücü ... meskun dışı mahalde seyri sırasında sevk ve idaresindeki otomobilin karşı yönde seyreden ve şerit ihlali yapan otomobille çarpıştığı olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; davalı sürücü ...'nün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, davacı sürücü ...'in kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." rapor sunulmuştur.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 04.02.2025 tarihli raporda: "Davacıların 21.08.2018 tarihli kazadan dolayı uğramış oldukları zararın tazmini amacıyla maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak davacı ... adına hesaplanan toplam maddi tazminatın 2.262.565,91 TL olduğu, söz konusu tutardan SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin mahsubu sonrası bakiye zararın 2.244.215,75 TL olduğu, o Kaza başına poliçe teminat üst limitinin 1.650.000,00 TL olduğu ve davalı ... AŞ'nin poliçe teminat tavanı ile sınırlı olmak üzere 832.577,89 TL'den sorumlu olduğu, söz konusu tutara temerrüde düşülen 25.06.2019 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği o Bakiye 1.411.637,86 TL'nin diğer davalı ... sorumluluğunda olduğu, söz konusu tutara kazanın meydana geldiği 21.08.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği, o manevi tazminat talebinin mahkemenin takdirinde olduğu, davacı ... adına hesaplanan toplam maddi tazminatın 2.370.435,32 TL olduğu, söz konusu tutardan SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin mahsubu sonrası bakiye zararın 2.203.363,32 TL olduğu, o Kaza başına poliçe teminat üst limitinin 1.650.000,00 TL olduğu ve davalı ... AŞ'nin poliçe teminat tavanı ile sınırlı olmak üzere 817.422,11 TL'den sorumlu olduğu, söz konusu tutara temerrüde düşülen 25.06.2019 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği o Bakiye 1.385.941,21 TL'nin diğer davalı ... sorumluluğunda olduğu, söz konusu tutara kazanın meydana geldiği 21.08.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği, o Manevi tazminat talebinin mahkemenin takdirinde olduğu, davacı ... adına hesaplanan toplam maddi tazminatın 3.823,44 TL olduğu, söz konusu tutardan SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin mahsubu sonrası bakiye zararın kalmadığı, o Manevi tazminat talebinin mahkemenin takdirinde olduğu, kazada vefat eden müteveffa ...'den dolayı talep edilebilecek cenaze yardımının 4.700,00 TL olduğu, diğer davacılar ... ve ... yönüyle manevi tazminat taleplerinin mahkemenin takdirinde olduğu, görüş ve kanaatini belirtir raporumu Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı sunarım." şeklinde raporunu sunmuştur.
Mahkememiz celse ara kararı uyarınca taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda aktüer bilirkişisinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından hazırlanan 22.05.2025 tarihli ek raporda: "Davacıların 21.08.2018 tarihli kazadan dolayı uğramış oldukları zararın tazmini amacıyla maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak, davacı ... adına hesaplanan toplam maddi tazminatın 1.026.661,33 TL olduğu, o söz konusu tutardan SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin mahsubu sonrası bakiye zararın 1.008.311,17 TL olduğu, o Kaza başına poliçe teminat üst limitinin 1.650.000,00 TL, kişi başı poliçe teminat üst limitinin 330.000,00 TL olduğu ve davalı ... AŞ'nin poliçe teminat tavanı ile sınırlı olmak üzere 330.000,00 TL'den sorumlu olduğu, söz konusu tutara temerrüde düşülen 25.06.2019 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği o Bakiye 678.311,17 TL'nin diğer davalı ... sorumluluğunda olduğu, söz konusu tutara kazanın meydana geldiği 21.08.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği, o Bakıcı gideri tazminatının 4.119,89 TL olduğu, bu tutardan tedavi giderleri klozu kapsamında davalı ... AŞ sorumluluğunda olduğu, o Manevi tazminat talebinin mahkemenin takdirinde olduğu, davacı ... adına hesaplanan toplam maddi tazminatın 4.824.447,49 TL olduğu, söz konusu tutardan SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin mahsubu sonrası bakiye zararın 4.657.375,49 TL olduğu, o Kaza başına poliçe teminat üst limitinin 1.650.000,00 TL, kişi başı poliçe teminat üst limitinin 330.000,00 TL olduğu ve davalı ... AŞ'nin poliçe teminat tavanı ile sınırlı olmak üzere 330.000,00 TL'den sorumlu olduğu, söz konusu tutara temerrüde düşülen 25.06.2019 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği o bakiye 4.327.375,49 TL'nin diğer davalı ... sorumluluğunda olduğu, söz konusu tutara kazanın meydana geldiği 21.08.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği, o Manevi tazminat talebinin mahkemenin takdirinde olduğu, davacı ... adına hesaplanan toplam maddi tazminatın 3.823,44 TL olduğu, söz konusu tutardan SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin mahsubu sonrası bakiye zararın kalmadığı, o Manevi tazminat talebinin mahkemenin takdirinde olduğu, kazada vefat eden müteveffa ...'den dolayı talep edilebilecek cenaze yardımının 4.700,00 TL olduğu, diğer davacılar ... ve ... yönüyle manevi tazminat taleplerinin sayın mahkemenin takdirinde olduğu, görüş ve kanaatini belirtir raporumu Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı sunarım." şeklinde ek rapor sunulmuştur.
Davacılar vekili tarafından sunulan 08.10.2025 tarihli dava değerini artırma dilekçesinde: Bilirkişi raporunda maddi tazminat hesabı bakımından her bir müvekkil için ayrı ayrı hesaplama yapıldığını, bilirkişi raporu doğrultusunda talep artırım talepleri müvekkili ... için dava dilekçesinde talep ettikleri 2.500 TL maddi tazminatını, 22.05.2025 tarihli bilirkişi raporundan yapılan hesaplama kapsamından geçici iş göremezlik ödeneğinin mahsubu ile toplam (1.008.311,17 TL maddi zarar+4.119,89 TL bakıcı gideri olarak hesaplanmıştır) alacakları 1.012.431,06 TL'ye yükseltiklerini, kaza tarihi itibarıyla avans faiz talepleri vardır. bu bedeli ... açısından poliçe teminatı bedeli ile sorumluluk sınırı dikkate alınarak davalılardan tahsiline karar verilmesini, müvekkili ... için dava dilekçesinde talep ettikleri 2.500 TL maddi tazminatını, 22.05.2025 tarihli bilirkişi raporundan yapılan hesaplama kapsamından geçici iş göremezlik ödeneğinin mahsubu ile toplam 4.657.375,49 TL'ye yükseltiklerini, kaza tarihi itibarıyla avans faiz talepleri vardır, bedeli ... açısından poliçe teminatı bedeli ile sorumluluk sınırı dikkate alınarak davalılardan tahsiline karar verilmesini, cenaze masraf olarak dava dilekçesinde talep ettikleri 500 TL'yi 22.05.2025 tarihli bilirkişi raporundan yapılan hesaplama kapsamından 4.700 TL'ye yükseltiklerini, dava dilekçemiz de söz konusu kaza sebebiyle manevi tazminat talebi bakımından ... 150.000,00 TL manevi tazminat, ... için 150.000,00 TLmanevi tazminat, ... için 50.000,00 TLmanevi tazminat, ... için 50.000,00 TL manevi tazminat, ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte alınarak müvekkillere verilmesini, bilirkişi kök ve ek raporlarında müvekkiller aleyhine olan tespit ve hesaplamaları kabul etmemekle birlikte davamızın 2020 yılında açılmış olması ve ekonomik sebeplerle paranın alım gücünün düşmesi sebebiyle daha fazla hak kaybı yaşamamak adına kök ve ek rapordaki hesaplar dikkate alınarak talep artırım dilekçelerinin kabulünü, talep artırım dilekçemiz uyarınca maddi ve manevi tazminat taleplerimizi kabulüne ve alacakları kaza tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasını, Anayasa Mahkemesinin ...sayılı kararıyla manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak açılan davalarda reddedilen tutara ilişkin karşı vekalet ücretine hükmedilmesi uygulaması iptal edilmiş olması sebebiyle AYM kararı da dikkate alınarak karşı vekalet ücretine hükmedilmemesini, karar verilmesini talep etmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda; somut olayda 21/08/2018 tarihinde davacılardan ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... İli ... kara yolunda seyir halinde iken, davalı ...'nün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucu, davacılardan ...'in kullanmış olduğu araçta bulunan davacıların annesi ... vefat ettiği, davacılar ..., ... ve ...'in yaralandıkları, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi 15/04/2024 tarih ... sayılı raporuna göre davalı sürücü ...'nün olay yerinde seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, seyrini kendi istikamet şeridi üzerinde sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyip şerit ihlali yaparak sevk ve idaresindeki otomobilin karşı yönde seyreden otomobille çarpıştığı olayda kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'in meskun dışı mahalde seyri sırasında sevk ve idaresindeki otomobilin karşı yönde seyreden ve şerit ihlali yapan otomobille çarpıştığı olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı, olayda; davalı sürücü ...'nün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, davacı sürücü ...'in kusursuz olduğunun belirlendiği ve yapılan kusur değerlendirmesinin dosya içeriğine uygun olduğu anlaşılmıştır.
Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan ... ve ... hakkında alınan raporlarda gerekli inceleme ve değerlendirmeler yapılmış ve işgöremezlik oranları belirlenmişir.
İstanbul 2.Adli Tıp İhtisas Kurulu 25/07/2022-...-C sayılı raporda ... hakkında maluliyet oranının % 0 olduğu belirlenmiştir.
Maddi tazminat yönünden;
Raporu hükme esas alınmaya elverişli bulunan aktüer bilirkişinin sunduğu ek raporda belirlenen tazminat miktarları uyarınca Davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile; 1.008.311,17 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve 4.119.89 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.012.431,06 TL'nin, Davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile; 4.657.375,49 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 21.08.2018 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 25.06/2019 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... bakımından kişi başı 330.000,00 TL teminat limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan alınarak bu davacılara verilmesine, yine aynı rapor uyarınca davacı ... yönünden 1.500,00 TL'lik maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Cenaze defin masrafı yönünden ise bilirkişi tarafından belirlenen 4.700,00 TL'nin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 21.08.2018 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 25.06/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmşitir.
Manevi tazminat yönünden;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. Maddesi (818 sayılı BK 47) hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Bu kapsamda tarafların sosyal ve ekonomik durumları, müteveffanın yaşı, olayın ağırlığı, paranın alım gücü, kusur durumu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; müteveffanın trafik kazasında yolcu konumunda olduğu ve kusurunun bulunmadığı, davalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu dikkate alınarak davacıların manevi tazminat talep miktarlarının büyük ölçüde makul olduğu anlaşılmış olup, Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 100.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulüne, bu davacı yönünden fazlaya ilişkin 50.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin reddine, Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kabulü ile, 150.000,00 TL, Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kabulü ile, 50.000,00 TL, Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kabulü ile, 50.000,00 TL manevi tazminata hükmolunmuştur.
Her ne kadar Davacı ... yönünden manevi tazminat toplam talebi 150.000,00 TL imiş gibi sehven değerlendirme yapılarak talebinin kısmen kabulü ile, 120.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulü 30.000,00 TL manevi tazminat talebinin reddi şeklinde hüküm fıkrasında karar verilmiş ise de, sehven verilen bu kararın diğer davacılar için 150.000 er TL manevi tazminat talep edilmesi sebebi ile ... için de 150.000 TL olarak değerlendirilmesinden kaynaklandığı, gerek dava dilekçesinde gerek talep artırım dilekçesinde bu davacı yönünden manevi tazminat talebinin 50.000,00 TL olduğu anlaşılmakla, talep miktarını aşar şekilde karar verilmiş olmasına dair bu hususun açık bir maddi hata olduğu kanaati ile buna ilişkin maddi hata düzeltilmesi için tashih şerhi düzenlenecek olup, şimdilik kısa karar ile gerekçeli kararda çelişki olmaması açısından bu durumun açıklanması ile yetinilmiştir.
Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;
1-Maddi Tazminat Talebi Bakımından;
-Davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile; 1.008.311,17 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve 4.119.89 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.012.431,06 TL'nin (davalı ... yönünden kaza tarihi olan 21.08.2018 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 25.06/2019 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... bakımından kişi başı 330.000,00 TL teminat limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan alınarak bu davacıya verilmesine,
-Davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile; 4.657.375,49 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının (davalı ... yönünden kaza tarihi olan 21.08.2018 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 25.06/2019 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... bakımından kişi başı 330.000,00 TL teminat limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan alınarak bu davacıya verilmesine,
-Davacı ... yönünden 1.500,00 TL'lik maddi tazminat talebinin reddine,
-Cenaze defin masrafı yönünden 4.700,00 TL'nin (davalı ... yönünden kaza tarihi olan 21.08.2018 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 25.06/2019 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
2-Manevi Tazminat Talebi Bakımından;
-Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 100.000,00 TL manevi tazminatının kaza tarihi olan 21/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak bu davacıya verilmesine,
-Bu davacı yönünden fazlaya ilişkin 50.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin reddine,
-Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 120.000,00 TL manevi tazminatının kaza tarihi olan 21/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak bu davacıya verilmesine,
-Bu davacı yönünden fazlaya ilişkin 30.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin reddine,
-Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kabulü ile, 150.000,00 TL manevi tazminatının kaza tarihi olan 21/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak bu davacıya verilmesine,
-Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kabulü ile, 50.000,00 TL manevi tazminatının kaza tarihi olan 21/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak bu davacıya verilmesine,
-Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kabulü ile, 50.000,00 TL manevi tazminatının kaza tarihi olan 21/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak bu davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 414.949,54 TL'den davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 1.560,89 TL peşin harç ve 19.364,00 TL tamamlama harcı olmak üzere 20.924,89 TL harcın mahsubu ile bakiye 394.024,65 TL harcın (davalı ... 45.405,65 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 1.560,89 TL peşin nispi harç ve 19.364,00 TL tamamlama harcı ve 7,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 20.987,09 TL'nin (davalı ... yönünden kabul edilen miktarlara göre alınması gereken toplam harç 45.405,65 TL olarak yukarıda belirlendiğinden mükerrer olmaması için) davalı ...'den tahsili davacılara ödenmesine,
5-Davacılar tarafından yapılan 1.163,85 TL tebligat ve müzekkere gideri, 10.000,00 TL bilirkişi masrafı, 16.640,00 TL adli tıp raporu olmak üzere toplam 27.803,85 TL yargılama giderinin kabul oranı ( % 99,16) gözetilerek 27.570,29 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, bakiye giderin davacılar üzerinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Maddi tazminat yönünden;
a- Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre kabul edilen maddi tazminat toplam miktarına göre belirlenen 729.960,52 TL vekalet ücretinin (davalı ... 105.705,00 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b-Davalı taraflar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen ve reddedilen miktarı geçmemek üzere 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
8-Manevi tazminat yönünden;
-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 64.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine,
9-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 11,09 TL'sinin davacı taraftan, 1.308,91 TL'sinin davalı taraflardan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
10-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/12/2025