İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 10.10.2019 tarihinde ... Bulvarında karşıdan karşıya geçerken, ... istikametine doğru sol şeritte seyir halinde olan sürücüsü ... yönetimindeki ... plakalı motosikletin müvekkiline çarptığını, meydana gelen kazada yaya olan müvekkilinin ağır yaralandığını, kaza sonucu müvekkilinin hastanede tedavi gördüğünü, söz konusu kaza ile ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yürütüldüğünü, ... plakalı motosikletin davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olduğunu, müvekkilinin polis memuru olduğunu ve kaza tarihinde aylık 6.000,00 TL maaş aldığını, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını, davalı sigorta şirketinin eksik evrak bildiriminde bulunduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, şimdilik 100,00 TL kalıcı işgöremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı motosikletin poliçe limitinde kişi başına azami teminatının 390.000 TL olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun olup olmadığının, var ise oranının araştırılması gerektiğini, davacının malul kaldığının sabit olmadığını, maluliyetinin varlığının ve oranının tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararı talebinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, ... tarafından ödenmesi gerektiğini, davacının kaza nedeniyle iddia ettiği maluliyet sebebiyle İç İşleri Bakanlığından herhangi bir ödeme alıp almadığı ve kendisine maaş bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun şekilde başvuru yapılmadığını, davacı tarafından eksik evrak ile başvurulduğunu belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasının 17/09/2021 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ATK'ya gönderilmesine karar verilmiş olup, 09/11/2021 tarihli ATK raporunda özetle;" 2-Kişinin meslek grup numarasının (11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı resmi gazetede yayımlanan çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliği B cetveline göre) veya mesleğinin bildirilmesi,
3-Kişinin 14 OCAK 2022 CUMA günü kimlik belgesiyle ve tüm tıbbi belgeleriyle birlikte saat 08.30'da Kurulumuzda hazır bulunacak şekilde muayeneye gönderilmesi," şeklinde rapor düzenlenildiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 28/01/2022 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın yeniden ATK'ya gönderilmesine karar verilmiş olup, 01/02/2022 tarihli ATK raporunda özetle;" 2)Kişinin meslek grup numarasının (11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı resmi gazetede yayımlanan çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliği B cetveline göre) veya mesleğinin bildirilmesi
3)Kişinin muayenesi yapıldığından tekrar Kurulumuza gönderilmesine gerek OLMADIĞI,..." şeklinde rapor düzenlenildiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 31/03/2023 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın yeniden ATK'ya gönderilmesine karar verilmiş olup, 03/07/2023 tarihli ATK raporunda özetle;" Mevcut belgelere göre;
Hasan ve Münüre oğlu, 25/07/1989 doğumlu, ...’nın 10/10/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde;
I.Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Bacak kaslarındaki atrofiye bağlı özürlülük yüzdeleri, Tablo 3.5a’ya göre alt ekstremite özürlülük oranı %13,
II.Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Alt ekstremitenin uzunluk farklılıklarından kaynaklanan özürlülük, Tablo 3.3’e göre alt ekstremite özürlülük oranı %5, Toplam alt ekstremite özürlülük oranı Balthazard formülüne göre: % (13-5)=%17 olup Tablo 3.2’ye göre;
1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %9(yüzdedokuz) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği,
3.Başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor düzenlenildiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 21/02/2024 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 16/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" İddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğum inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda tarafımca;
a) ... plakalı motosiklet sürücüsü ... nun mağdur yaya ...'nın yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu,
b) Mağdur yaya ...'nın kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında %100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu,
c) Davalı tarafın kusursuz olduğu tespit edildiğinden; yapılan hesaplama sonucunda davacının davalı tarafın sorumluluğunda kalan zarar tutarı O (Sıfır) çıkacağı, ancak Sayın Mahkeme 'ye örnek teşkil etmesi açısından kusur oranlaması olmadan hesaplama yapıldığı,
d) Kazazedenin hesaplama esas alınan gelirleri ile ilgili detaylı açıklamaların iş bu raporun 10. Sayfasında yapıldığı,
e) Davacının 26.07.2044 tarihi itibariyle 55 yaşını ikame edeceği ve Yargıtay Kararlarına istinaden Polis Memuru olması sebebiyle 26.07.2044 tarihinde pasif döneminin başlayacağı dikkate alınarak hesaplama yapıldığı,
f) Yerleşik Yargıtay kararlarında kamu çalışanları açısından geçici iş göremezlik zararının sadece mahrum kalınan ek gelirler dikkate alınarak tespit edilmesi gerektiği ifade edilmiş olup, dosya kapsamından davacının geçici iş göremezlik dönemi boyunca mahrum kaldığı bir geliri olup olmadığının tespit edilemediği,
8) Karayolları Trafik Kanunu 'nun bazı maddelerinde değişiklik yapan, 09.06.2021 Tarihinde TBMM 'de Kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde Resmi Gazete 'de yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazete 'de yayınlanarak yürürlüğe giren “KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR GENEL ŞARTLAR” ın 14.02.2023 “de Resmi Gazete “de yayınlanan Anayasa Mahkemesi 2022/167K. Sayılı kararı ile iptal edildiği de dikkate alınarak, Rapor/Hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi “nin 2021/4391 E., 2021/5518K. Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı,
h) Davalı Sigorta Şirketi veya dava dışı ... tarafından davacıya yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığı görüldüğünden davacının hesaplanan zararlarından yapılan ödeme kaynaklı herhangi bir indirimin söz konusu olmadığı,
i) Davacı kazazede ... “in kusur oranlaması olmadan hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 700.416,56 TL olduğu, kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 390.000,00 TL olduğu, teminat limitini aşan zararının 310.416,56 TL olduğu,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 27/11/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ATK'ya gönderilmesine karar verilmiş olup, 04/03/2025 tarihli ATK raporunda özetle" İlgi yazınız ile gönderilen dava dosyası incelendiğinde; Dosyada yer alan Kaza tespit tutanağının ilk sayfasında kazaya ait fotoğraf ve kamera mevcut mu bölümünde "Beyoğlu Mobese" şeklinde belirtildiği görüldüğünden, olay anını gösterir kamera görüntünün bulunduğu anlaşılmış ancak ilgili görüntünün dosyada yer almadığı anlaşıldığından sağlıklı rapor tanzimi için bahsi geçen görüntüye ihtiyaç duyulmuş olup dosyanın işlem görmeksizin iadesine karar verilmiştir." şeklinde rapor düzenlenildiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 26/03/2025 tarihli celsesinin 2 ve 3 numaralı ara kararı uyarınca ilgili yerlere müzekkere yazılarak ilgili kazaya ilişkin kamera kaydının olup olmadığının sorulmasına, dosyanın ATK'ya gönderilmesine ve kamera kaydına ulaşılamaması halinde dosyadaki mevcut duruma göre değerlendirilmesine karar verilmiş olup, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan müzekkereye cevap verilmediği, mahkememiz dosyasının 17/09/2025 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan müzekkerinin tekidine ve cevap verilmesine müteakip dosyanın önceki celse ara kararı gereği dosyanın ATK'ya gönderilmesine karar verilmiş olup, 17/11/2025 tarihli ATK raporunda özetle;"Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A) Sürücü ...'nun kusursuz olduğu,
B) Davacı yaya ...'nın % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor düzenlenildiği görüldü.
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
Yargılama esnasında davacının maluliyetine ilişkin ATK dan rapor alınmış, akabinde dosyanın 1 aktüerya ve 1 trafik kazaları- motorlu araç sigortaları alanında uzman makine mühendisi bilirkişisine tevdi ile; bilirkişilerden takdiri mahkemeye ait olmak üzere meydana gelen trafik kazasına karışan tarafların kusur oranlarının ne kadar olduğu, söz konusu kaza sebebiyle davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu alacak kalemlerinden hangilerini ne miktarda davalıdan talep edebileceği hususunda dosya arasına celp edilmiş olan CBS dosyası, ... cevabi yazıları ve ATK raporu, poliçe kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle rapor tanzim edilmesini istenilmesine karar verilmiş ve 17/07/2024 tarihli bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır. İlgili raporda kusur yönünden yapılan değerlendirmede " Tüm dosya kapsamı ve tekmil veriler birlikte değerlendirildiğinde, dosya içerisinde mağdur yayanın beyanın mevcut bulunduğu, beyanında kendisinin ... Bulvarında trafik ışıklarının yayalara yeşil yandığı sırada karşıdan karşıya geçtiği sırada, plakasını göremediği bir motosikletin kendisine çarptığını ifade etmiş ise de, olay mahallinde görevli polis memurları tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağı olay anlatımı ve kaza krokisinde, ışık kontrollü yaya geçidini kullanmadan geçidin 10mt gerisinden taşıt trafiğine ait kaplamaya giriş yaparak karşıya geçmek istediği, kendisinin beyan ettiği gibi yeşil ışığın yayalara yanmadığı, geçtiği mahalde araçlara yeşil ışığın yandığı tespit edildiği, ışık kontrolü kavşağa ters yönden gelerek giriş yapan aracın arka tarafından motosiklet sürücüsünün görüşüne kapalı olan mahalden yola girmesi sonucu motosiklet sürücüsünün kendisine çarpması sonucu olayın meydana geldiği tespit edilmiş olup bu doğrultuda aşağıdaki şekilde rapor tanzim cihetine gidilmiştir.
Bu duruma göre ;
A – Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile normal seyri sırasında olay mahalli ışık kontrollü kavşağa geldiğinde, kendisine yanan yeşil ışıkta geçişini yaptığı sırada, yolun solundan ters yönden kavşağa giriş yapan aracın arka tarafından aniden görüşüne kapalı olan alandan ışık ihlalinde bulunarak kırmızı ışıkta yola giren ve karşıya geçen yayaya çarptığı olayda, mevcut şartlarda olayı önlemek bakımından alabileceği bir önlem ve tedbir bulunmadığından dolayı olayda atfı kabil kusuru yoktur.
B – Mağdur yaya ... ışık kontrollü kavşakta kural gereği yaya geçidini kullanmadan yaya geçidinin 10mt gerisinden kavşak içerisinden yayalara yanan kırmızı ışıkta gelen aracın hız durumunu dikkate almadan hatalı ve tehlikeli biçimde kavşağa ters yönden griş yapan aracın arka tarafından motosiklet sürücüsünün görüşün kapalı olan alandan ışık ihlalinde bulunarak kırmızı ışıkta giriş yaptığı, olay mahalli kavşakta 10 mt geride bulunan ışık kontrollü yaya geçidini kullanmadığı, motosiklet sürücüsüne ilk geçiş hakkını vermediği, bu hareketi ile kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, 2918 Sayılı K.T.K.unun yaya kusurlarının belirtildiği 68/1-B (yaya ve geçitlerinin bulunduğu yerlerdeki geçitlerde yayalar için ışıklı işaret olduğu halde yayaların bu işaretlere uymamak) kuralını ihlal ettiğinden olayda asli derecede kusurludur.
Yukarıda açıkladığım gerekçe ve tespitler doğrultusunda dosya içerisinde mevcut bulunan kaza tespit tutanağı olay anlatımında motosiklet sürücüsüne ters yönden gelen araçı gördüğü halde hızını düşürmediğinden dolayı kusur izage edilmiş ise de, motosiklet sürücüsünün ışık kontrollü kavşakta kendisine yeşil ışığın sandığı ve ters yönden kavşağa giriş yapan aracı gördüğünde, yolun sol tarafında seyrini sürdürüp ters yönden gelen araç nedeni ile manevra tedbiri ile yolun sağına yöneldiği, bu araç ile temasının bulunmadığı, bu aracın arka tarafından ışık ihlalinde bulunarak kırmızı ışıkta görüşüne kapalı olan alandan yola giren ve karşıya geçmek isteyen yayaya çarptığı, bu nedenle kaza tutanağında olay anlatımında ... plakalı motosiklet sürücüsüne kusur izafe edildiğinden dolayı kusur dağılımının olayın oluşumuna uygun düşmediği isabetsiz olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Dosya kapsamında alınan aktüerya-kusur bilirkişi raporuna davacı tarafından yapılan itiraz ve kaza tespit tutanağı ile dosya arasında mevcut kusur raporu arasında kusur dağılımı yönünden çelişki bulunduğu görüldüğünden mahkememizce dosyanın ATK trafik ihtisas dairesine gönderilerek; dosya arasında mevcut kaza tespit tutanağı ile dosyadaki kusur bilirkişi raporundaki hususlar karşılaştırılarak çelişkiyi giderici rapor tanzim edilmesinin ve kazaya karışan tarafların kusur oranlarının tespitinin istenilmesine karar verilmiş ve 01/12/2025 tarihli ATK raporu dosyaya kazandırılmıştır. İlgili raporda " Dosya kapsamında mevcut olan trafik kazası tespit tutanağı, bilirkişi raporu, tüm beyanlar, dilekçeler, mevcut veriler ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak yapılan incelemede kazanın yukarıda "OLAY" bölümünde anlatıldığı şekilde meydana geldiği, 04/03/2025 tarih ve 2025/.../... sayılı müzekkere yazımıza istinaden 09.10.2025 tarih ve 2020/704 sayılı yazınızda olay anını gösterir görüntülerin bulunmadığının belirtilmesi nedeniyle, kaza anına dair görüntüler izlenmeden yapılan incelemede, Sürücü ...'nun kendisine hitaben yanan yeşil trafik ışığında kavşağa giriş yaptığı anlaşılmış olup mevcut durumda heyetimizce yapılan değerlendirmeler neticesinde, Dosyada mevcut olan 16/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen kusur durumunun isabetli olduğu kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde kusur izafesi yapılmıştır.
Mevcut bulgulara göre ;
A)Sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyirle geldiği kaza mahalli kavşak noktasında, ters yönden sol şerit üzerinden yola giren araç araç nedeniyle orta şeride yönelip kendisine hitaplı yeşil trafik ışığında kavşaktan geçiş yapmak istediği sırada seyir istikametine göre sol tarafından ters yönden yola giren aracın arkasından kaplamaya girip karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı yaya ...'ya çarpması neticesinde gerçekleşen olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.
B) Davacı yaya ... kaza mahalli yolda ters yönden kavşağa giren aracın arkasından karşıdan karşıya geçiş yapmak için giriş yaptığı kavşak noktasında, sol tarafından gelen ve kendisine hitaplı yeşil trafik ışığında kavşaktan geçiş yapmak isteyen aracın sadmesine maruz kaldığı olayda, kavşak mahallinde bulunan trafik lambalarına ve kaplama içerisinde seyir halinde olan araçlara yönelik yeterli kontrolleri sağlamadığı anlaşılmakla asli kusurludur.
Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A) Sürücü ...'nun kusursuz olduğu,
B) Davacı yaya ...'nın % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur. "şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; dosyamız kapsamında alınan kusur bilirkişi raporunda meydana gelen trafik kazasında davacının %100 kusurlu olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Kaza tespit tutanağındaki kusur durumu ile dosyamız kapsamında alınan bilirkişi heyetinin kusura ilişkin değerlendirmelerinin çelişmesi üzerine mahkememizce dosyanın ATK ya tevdi ile; çelişkiyi giderici nitelikte rapor tanzim edilmesi istenmiş, dosya arasına alınan ATK raporunda da davacının meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu tespitine varılmış böylece kusur durumuna ilişkin çelişki giderilmiştir.
Dosyadaki mevcut ve mahkememizce de itibar edilen kusur ve ATK raporuna göre davacının meydana gelen trafik kazasında %100 oranında kusurlu olduğundan ve davalının ancak sigortalısının kusuru oranında meydana gelen zarardan sorumluluğu bulunmakta olup davalı sigortalının kusurlu olduğu ispatlanamadığından davacının taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Davanın REDDİNE,
2- Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 677,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
6-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, davacı vekilinin (e duruşma ile) yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/01/2026