İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... arasında sözleşmesel ilişki mevcut olduğunu, taraflar 06.08.2020 tarihinde ... numaralı bir eser sözleşmesi akdetmiş olduğunu, bu sözleşme çerçevesinde müvekkil firma tarafınca gerçekleştirilecek olan ... projesi ile ilgili olarak alınan ve kurulum işlemleri davalı firma tarafınca ifa edilecek olan aydınlatma direkleri temini ve montajı müvekkil şirkete ayıplı olarak teslim edildiğini, montaj süresi içerisinde gerçekleştirilmediğini, temini ve kurulumu davalı şirket tarafınca sağlanması gereken edimlerin süresi içerisinde ve gereği gibi yerine getirilmemiş olması müvekkil firmayı maddi ve manevi anlamda zarara sokmuştur... Müvekkil ücretini ödemiş olduğu halde davalı yüklenici edimini gereği gibi ve süresi içerisinde yerine getirmemiştir. Bu sebeplerle davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2020/... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatılmıştır. Davalı borçlu, takibe, asıl borca, ödeme emrine, faiz oranına, işlemiş ve işleyecek faize ve ferilerine 27/10/2020 tarihinde itirazda bulunmuş olup borcunu tümden inkar etmektedir. Davalı borçlu yapılan bu itirazla, alacağı sürüncemede bırakmak kastıyla kötü niyetle hareket ettiği aşikardır zira müvekkil firma direklerin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz ürünleri gözden geçirmiş ve teslim edilen direklerin ayıplı olduğunu fark etmiştir. Akabinde davalı firmaya .... Noterliği'nin 15.09.2020 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesini göndererek temini ve kurulumu davalı şirket tarafınca sağlanması gereken edimlerin süresi içerisinde ve gereği gibi ifa edilmemesinden kaynaklı maddi ve manevi zararların doğduğu, bu zararların giderilmesini aksi halde hukuki ve cezai yollara başvurulucağı ihtar edilmiştir. Edimlerin gereği gibi yerine getirilmemesinden kaynaklı çıkan zararlar göz önüne alındığında davalı firmanın, müvekkil firmaya borçlu olduğu apaçık ortadadır. Borçlu tarafından süresi içerisinde itiraz edilmesi üzerine tarafımızca arabuluculuk kurumuna müracaat edilmiş; 2020/... Arabuluculuk nolu/ Arabuluculuk numarasıyla yapılan müzakereler sonucunda taraflar anlaşamamış ve anlaşmama tutanakları elektronik olarak imzalanmıştır. Müvekkil firmanın ilgili projesinin tarihi aylar öncesinden belli olmakla birlikte direk temin ve montajlarının yapıldığı alan, dünya çapında bir turnuvaya ev sahipliği yapması ve 160 ülkede aynı anda yapılacak olan canlı yayının gerçekleştirileceği, ... Federasyonuna ait bir alan olması nedeniyle edimlerin gereği gibi ifa edilmemesi müvekkil firmanın ticari itibarını ve iş ilişkilerini zedelemiş; malzemelerin temini ve işin üçüncü kişilere yaptırılması nedeniyle maddi zarara da sokmuştur. Tarafların akdetmiş olduğu 50.000 TL tutarındaki sözleşmenin 30.000 TL'si sözleşmeye uygun şekilde müvekkil tarafça davalı/borçluya ödenmiştir. Ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren iade gününe kadar işleyecek faizi ile birlikte iadesi, uygun olmayan direklerin montajı için müvekkil firma tarafından yapılan ek harcamalardan 29.500 TL vinç bedeli, yeni direklerin ankaraj değişiminden dolayı gerçekleştirilen masraflar için 80 adet karot bedeli olan 4.000 TL, 10 adet direk ankarajı için kullanılan 20 kutu epoksi için 4.200 TL, mevcut ayıplı direklerin devrilmemesi adına köşebentten koruma kafası yapılması için 4.000 TL ve toplamda şimdilik 71.700 TL sözleşmeden doğan alacak için .... İcra Müdürlüğü 2020/... esas sayılı dosyasından icra takibi başlatılmıştır... Davalı/borçlu tarafından temin edilen aydınlatma direkleri müvekkil şirkete ayıplı olarak teslim edilmiştir. Müvekkil şirket ile imzalanan sözleşmeye istinaden; 1.Grup 9 Metre 6 Adet, 8 Metre 8 Adet, 2.Grup 9 Metre 3 Adet, 18 Metre 3 Adet, 1.Grup 14.5 Metre 2 Adet, 12 Metre 6 Adet, 2.Grup 12 Metre 2 Adet Aydınlatma Direği, müvekkil şirkete ayıplı olarak teslim edilmiş ve yukarıda bahsi geçtiği üzere montaj işlemleri de süresinde ve gereği gibi gerçekleştirilmemiştir. Akdedilen sözleşmenin 3.5 maddesinde "Direk montaj ve ankarajının yerleştirilmesi ve taşıyıcı hesaplarının yapılması yüklenici firmaya aittir." ibaresi mevcut olmakla birlikte gönderilmiş olan aydınlatma direklerinin taşıma hesaplarının doğru yapılmamış olmasından kaynaklı direklerin taşımadığı, direklerin verilen ölçülerde olmadığı görülmüştür. İşin acilen bitirilmesi gerektiğinden iş üçüncü kişilere yaptırılmış; ancak eksik ve ayıplı ifaya ilişkin fotoğraf ve video kayıtlarımız mevcuttur... Yukarıda arz ve izah edildiği üzere müvekkil şirket, borçlu/davalı ...A.Ş.'den alacaklıdır. İşbu alacak halen tahsil edilemediği gibi tarafımızca başlatılan icra takibine de haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmiştir. İşbu nedenle davalı/borçlunun, İİK m.67 gereğince, haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile icra takibinin kaldığı yerden devamına ve alacağa dayanan icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ederek alacağı sürüncemede bırakmayı amaçlayan davalı/borçlu hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep karar verilmesini talep etmişlerdir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "... Müvekkil ile davacı arasında 06.08.2020 tarihinde ''...'' projesi ile ilgili bir eser sözleşmesi imzalanmıştır.İşbu sözleşmede; müvekkil, yüklenici firma olarak, davacı işverene sözleşmede belirtilen aydınlatma direklerinin temini ve montajını yapacağı yer almaktadır. Davacı firma; dava dilekçesinde müvekkilin aydınlatma direklerinin kendilerine ayıplı olarak teslim edildiğini ve montajın da süresinde gerçekleşmediğini belirtmişlerdir. Davacı tarafın ayıplı teslim edildiğine dair iddiada bulunduğu direkler;

1.grup 9 mt 6 adet, 8 mt 8 adet, 2.grup 9 mt 3 adet, 18 mt 3 adet, 1.grup 14.5 mt 2 adet, 12 mt 6 adet, 2.grup 12 mt 2 adettir. Davacı tarafın bu iddiası gerçeği yansıtmamakla beraber; kötü niyet barındırmaktadır. Şöyle ki; Dilekçemiz akabinde sunacağımız delil listesindeki irsaliye faturalarından da müvekkilin davacıya aydınlatma direklerinin teslimi ve teslim tarihi de mevcuttur. Taraflar arasında yapılan sözleşmede direklerin teslim tarihleri 08.08.2020 ve 11.08.2020'dir. Faturalardaki teslim tarihleri ise; sözleşmede belirtilen tarihlerden yaklaşık bir hafta sonrasına tekabül etmektedir. Ancak bu gecikme müvekkil nedeniyle değil; davacıdan dolayı gerçekleşmiştir. Bu husus delil listesinde sunacağımız müvekkil şirket temsilcimiz ... İle; davacı şirketin sahibi, ve yetkilisi ... ile arasında geçen mesajlaşmalarla da sabittir. Söz konusu mesajlardan birinde; temsilcimiz 15.08.2020 tarihinde davacı tarafın temsilcisi ... bey'e ''abi telefonda kapalı gözünü seveyim gel biran önce de bende gideyim işin başına biran önce bitsin gönderelim direkleri'' demiş olup; bu mesajla da direklerin müvekkil tarafından teslim etmek için işi hızlandırdığını ve geçe bırakmak istemediğini kanıtlamaktadır. Davacı taraf dilekçesinde; davacı şirketin sözleşme gereği ücretini ödemiş olduğu halde, davalının edimini gereğince yerine getirmediğini belirtmiştir. Ancak bu husus gerçeği yansıtmamaktadır. Zira; davacı şirket sözleşme gereğince ödemesi gereken bedelin sadece 30.000 TL'sini ödemiş olup; ödemesi gereken bedelin tamamını ödememiştir. Davacı şirket; eser sözleşmesi doğrultusunda TBK md.470 gereğince; iş sahibinin yapılan iş karşılığında bedel ödemeyi üstlenmesi nedeniyle sözleşmeye aykırı davranmış ve yükümlülüklerini yerine getirmemiştir. Bu husus ile ilgili de dava hakkımız saklıdır. Dava konusu direklerin montajının yapılacağı alan ... Federasyonuna ait bir alandır. ... tarafından 08.09.2020 ile 13.09.2020 tarihleri arasında uluslararası bir turnuvaya ev sahipliği yapılmış olup; taraflar arasındaki sözleşmeden 1 ay sonrasında gerçekleşmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme tarihi 06.08.2020 olup; söz konusu direkler de ... alanına montajlanmıştır. Ayrıca yine sunacağımız mesaj dökümlerinden de görüldüğü üzere; müvekkil şirket temsilicisi; davacı şirket temsilcisine ; '' ... abi resmi ve kalan ödemeyi sordu, nedir durum'' demesi üzerine; davacı şirket temsilcisi ;'' direkleri astığımızda ödemeniz yapılacak, turnuva bu hafta sonu bitiyor, pazartesi dikecekler'' demiştir. Mesajlardan da aşikar olduğu gibi; direklerin geç tesliminin nedeni davacı taraf olup; hem direklerin turnuva sonrasında dikilmesini talep etmişler; hem de ödemeyi de dikilmesi sonrasında olacağını belirtmişleridir. Hal böyle iken; davacı tarafça direklerin geç teslimi konusundaki beyanları yersiz olup; itibar edilmemesi gerekmektedir. Davacı söz konusu direkleri kasten almamıştır. Bu hususa ilişkin de tanıklarımız mevcuttur. Ayrıca; davacı şirket işbu direkleri turnuva sonrası teslim almak istediklerine göre; beyanlarının aksine turnuva aksamamış ve bu nedenle de maddi ve manevi zarar da oluşmamış demektir. Davacı dilekçesinde; davacının direklerin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz ürünleri gözden geçirdiğini ve malların ayıplı olduğunu fark ettiğini beyan etmiştir. Davacı tarafın ihtar tarihine bakılacak olunursa da; mallar 15.09.2020 tarihinde incelenmiş ve ayıplı olduğu iddiasında bulunulmuştur. Davacı taraf, turnuva tarihine bakıldığında (08.09.2020-13.09.2020) turnuva sonrasında söz konusu direkleri gözden geçirmiş ve ayıplı olduğunu iddia etmiştir. Bu husus kanaatimizce kötü niyet barındırmaktadır. Çünkü hali hazırda müvekkil şirket bünyesinde; davacı tarafça alınmamış 12.5 metre ve 14.5 metre direkler (sözleşmede belirtilen) mevcut olup; bekletilmekte ve aslında amaç hem işbu direkleri teslim almamak hem de müvekkile ödenmesi gereken ücretin ödenmemesidir. Davacının; bu kadar önemli bir organizasyona ev sahipliği yapan alana montajlanan direklerin kontrolünü montaj günü yapmış olması ve turnuva öncesi de tüm gerekli kontrolleri yapması gerektiği de aşikardır. Ancak davacının, direklerin kontrolünü turnuva sonrası yaparak aslında somut olay doğrultusunda düşünüldüğünde; direklerin kontrolünü teslimden 1 ay sonrasında yapmış olması hayatın olağan akışına aykırıdır. Ayrıca; şunu da belirtmek gereklidir ki; taraf temsilcileri arasındaki mesaj dökümlerinden de görüleceği gibi; müvekkil, davacı şirket tarafından çok kez işbu iş hususunda taciz edilmiş, sıkıştırılmıştır. Söz konusu direklerin yapımı, montajı ve teslim süresi açısından zaman da kısıtlamasına da gidildiğinden; sözleşme konusu direklerin yapımı tamamen davacı tarafın vermiş olduğu çizimlere uygun yapılmıştır. Davacı taraf direklerin çizimi için ayrı bir çalışma istemediği gibi; müvekkile böyle bir fırsat da yaratmamışlardır. Hatta söz konusu direklerin statik hesabı da tamamen davacı tarafından hazırlanmış, hesaplanmış olup; müvekkil bu hususta da söz hakkı sahibi olamamıştır. Bu nedenledir ki; bu hususa ilişkin de sorumluluk davacı taraftadır. Direkler; bilirkişi incelemesi ile de kanıtlanacağı gibi; davacının hem çizimleri ile birebir, hem de davacı tarafından hazırlanan statik hesap doğrultusunda hazırlanmış olup; ayıplı değildir. Davacı taraf; ....İcra Müdürlüğü'nün 2020/... sayılı dosyası ile müvekkile ödemiş olduğu 30.000 TL 'nin de iadesini talep etmiştir. Bu hususun tarafımızca kabulü mümkün olmayıp; müvekkilce teslimi yapılan direkler de ayıplı değildir. Bu durum zaten bilirkişi raporu ile de kanıtlanacaktır... Davacının kusurlu olarak nitelendirdiği direkler; şuan ...'ye ait alanda montajlı olan direklerdir. Ayrıca yine davacı tarafından çizilen çizimlere birebir yapılan direklerin bir kısmı da müvekkil şirket bünyesinde olup; gerekli bilirkişi incelemesi yapıldığında da ayıplı olmadığı ortaya çıkacak direklerdir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3.4. Maddesi gereğince; '' İşveren firma verilen beton detaylarının hazırlanması, montajı ve beton atma işlerini yapacaktır.'' ibaresi mevcut olup; davacı (işveren firma) tarafından bu yükümlülük yerine getirilmemiştir. Sözleşmede taahhüdü olmamasına rağmen; müvekkil beton işçiliği dahil gece sabaha kadar ekiplerle çalışmış ve direklerin montajını gerçekleştirmiştir. Beton atma işlemi, davacıya ait olup; müvekkil bu işlemde sadece bilirkişi konumunda alanda bulunması gerekmekteydi. Ancak betoncu, karotçu ve demirci davacı tarafından mahalde hazır bulundurulmadığından ve beton atma temeli de hazırlanmadığından; taahhüdü olmadığı halde beton atma işleri, temel atma işlemi tamamen iyiniyet çerçevesinde ve bedel alınmadan müvekkil şirketin bünyesindeki ustalar tarafından yapılmıştır. Bu husus tanıkla da ispat olunacaktır. Davacı taraf; hem yükümlülüklerini yerine getirmemiş; hem de bu nedenle işin aksamasına neden olmuştur. Buna rağmen müvekkilin ayıplı ve geç mal teslimi nedeni ile işbu davayı açması hakkaniyetten uzak; iyi niyet ilkesine aykırılık teşkil etmektedir. Davacı taraf dilekçesinde; yapılan işin insan hayatını tehlikeye sokacak nitelikte olduğunu; yerden metrelerce yükseklikteki direk ve bu direklerin tepesinde sallanan metal ışıklandırmaların herhangi bir canlının üzerine devrilmesi ihtimalinde telafisi imkansız zararlar meydana getireceğinin aşikar olduğunu belirtmiştir. Biz de bu hususlara katılıyoruz. Söz konusu direkler hala ... alanında montajlıdır. Hal böyle iken; insan hayatına bu kadar önem veren davacı şirketin; söz konusu direkleri turnuva öncesi kontrol etmesi gereklidir. Turnuva sonrası direkleri kontrol edip de; kendilerince ayıplı olduğu iddiasında bulunmaları işbu beyanlarına aykırılık teşkil etmektedir..." şeklinde beyanda bulunarak davanın reddini talep etmiştir.

Bilirkişi kök ve ek raporları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Makine mühendisi bilirkişi ..., mali muhasebe uzmanı bilirkişi ... ile elektrik mühendisi bilirkişi ... tarafından hazırlanan 23/03/2022 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "...Dosyaya sunulan belgeler içinde yüklenici davalı veya işveren davacı tarafından 06.08.2020 /... no'lu sözleşme gereği; "M.3.4 Direk montajı ve ankrajının yerleştirilmesi ve taşıyıcı hesaplarının yapılması yüklenici firma tarafından yapılması, M6.1 Yapılacak olan direklerin teknik çiziminin yüklenici tarafından işverene ulaştırılması" hususunda bilgi bulunmadığı dolayısıyla direklerin sözleşmeye uygun olarak yapılıp yapılmadığının tespitinin yapılamadığı, Sözlemeye göre direklerin "beton detaylarının hazırlanması, montajı ve beton atma işleri hariç olmak üzere" bütün sorumluluğunun yüklenici firma olan davalı ... ... Tic. A.Ş.' ye ait olduğu kanaatine varılmıştır. Tarafların Ticari defter kayıtları üzerinde yapılan Mali İnceleme sonucunda, davalı tarafından davalı adına düzenlenen 4 adet E.faturadan toplam 160.961.44 TL'na karşılık davacı tarafından davalıya 160.000.00 TL ödeme yaptığı, davacının bdavalıya söz konusu faturalardan dolayı 961.44 TL borçlu olduğu, Tarafların defter kayıtları birbirini doğruladığı, Davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturalara yönelik her hangi bir itirazı olmadığı, yapılan ödemelerin de ihtirazı kayıtla yapılmadığı, Taraflar arasında İmzalanan sözleşmeler çerçevesinde davalı yüklenici tarafından yapılan işlerle ilgili olarak delil tespitinde bulunulmadığı, Heyetteki Teknik yönden keşfen yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmede, İcra takibinde, talep edilen zarara ilişkin tespit yapılamadığından, Davacının İcra takibinin yerinde olmadığı, Tarafların diğer taleplerinin ise Mahkemeniz takdirlerinde olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. Sayın Mahkemenizin takdir ve tensiplerinize arz ederiz..." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.

Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan 20/05/2023 tarihli Ek raporda özetle ; Sözleşme konusu direklerinden 10 tanesinde ayıp bulunduğu ve bu ayıbın gizli ayıp nitel olduğu, aydınlatma direklerine armatürlerinin takılması ile yük altına girmesi ve aynı zamanda hava koşullarına (aşırı rüzgar) bağlı olarak ortaya çıkabileceği, Sayın Mahkemece bu görüşe itibar edildiği ve ayıptan dolayı yukarıda belirtilen şartların somut olayda gerçekleşti kanaat getirilmesi halinde, davacının ayıptan doğan sorumluluk hükümlerine göre davalıdan talepte bulunabileceği, Davalının asli ediminin ifası bakımından edimlerini sözleşmede belirlenen tarihlerde ifa etmediği, Sayın Mahkemece şartların bulunduğuna kanaat getirilmesi halinde davalının borçlu temerrüdüne düştüğü, Taraflar arasındaki sözleşmeye göre, uygun aydınlatma direklerini imal ve montaj etme sorumluluğu davalıya ait olduğundan ve teslim edilen ilk grup 10 aydınlatma direği ayıplı çıktığından aydınlatma direklerini teslim borcunu ifada gecikmenin davacıdan kaynaklanmadığı, Huzurdaki davanın itirazın iptali talepli dava olduğu, Davacı tarafından davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2020/... E Sayılı dosyası üzerinden 71.700 TL asıl alacağın tahsili için İcra takibi başlatıldığı, heyetteki Teknik üyelerce keşfen yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda 10 adet aydınlatma direğinin gizli ayıplı olduğu, ayıplı direklerden 6 adetinin değiştirildiği, diğer direklerin ise değiştirilmediği, tüm direklerin keşif tarihi itibariyle tenis kortlarında kullanıma devam edildiği, Taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturalar ve davacı tarafından davalıya nakden ve çekle yapılan ödemeler her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davacının davalıdan adına düzenlenen faturalara ve yapılan ödemelere her hangi bir ihtirazı kayıt düşülmeden ticari defterlerine kayıt edildiği, Sözleşme kapsamında Tenis Kortu Aydınlatna direklerinden gizli ayıplı olup, davalı tarafından değiştirilmeyen direkler karşılığı olarak davalıya yapılan ödemelerden 30.000.00 TL'lık kısmının geri iadesinin talep edildiği, Heyetteki Teknik Üyelerce yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler sonucunda gizli ayıplı direklerden dolayı 30.000 TL'lık kısmın davacı tarafından geri talep edilebileceği yönünde kanaate varıldığı, Ancak, davacının 3.kişilere yapıldığı beyan edilen 41.700 TL'lık ek harcama ile ilgili olarak olumsuz tespit ve kanaatte bulunduğu, İşbu Teknik değerlendirmeler sonucunda, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğünün 2020/... E Sayılı takip dosyasından 30.000 TL asıl alacak talebinin yerinde olacağı, fzla talebin yerinde olmayacağı, Takipten itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca 30.000 TL asıl alacak için değişen oranlarda ticari temerrüt faiz talep edilebileceği, Diğer hususlarda Kök rapordaki inceleme, tespit ve değerlendirmeleri değiştirecek her hangi bir somut belge dosya kapsamında sunulu olmadığı, tarafların diğer talepleri Mahkemenin takdirlerinde olduğu, sonuç ve kanaatlerini içerir raporu sundukları görülmüştür.
Makine mühendisi bilirkişi ..., mali muhasebe uzmanı bilirkişi ..., bilirkişi ... ile bilirkişi ... tarafından hazırlanan 20/05/2023 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Sözleşme konusu direklerinden 10 tanesinde ayıp bulunduğu ve bu ayıbın gizli ayıp niteli, olduğu, aydınlatma direklerine armatürlerinin takılması ile yük altına girmesi ve aynı zamanda hava koşullarına (aşırı rüzgar) bağlı olarak ortaya çıkabileceği, Sayın Mahkemece bu görüşe itibar edildiği ve ayıptan dolayı yukarıda belirtilen şartların somut olayda gerçekleştiğine kanaat getirilmesi halinde, davacının ayıptan doğan sorumluluk hükümlerine göre davalıdan talepte bulunabileceği, Davalının asli ediminin ifası bakımından edimlerini sözleşmede belirlenen tarihlerde ifa etmediği, Sayın Mahkemece şartların bulunduğuna kanaat getirilmesi halinde davalının borçlu temerrüdüne düştüğü, Taraflar arasındaki sözleşmeye göre, uygun aydınlatma direklerini imal ve montaj etme sorumluluğu davalıya ait olduğundan ve teslim edilen ilk grup 10 aydınlatma direği ayıplı çıktığından aydınlatma direklerini teslim borcunu ifada gecikmenin davacıdan kaynaklanmadığı, Huzurdaki davanın itirazın iptali talepli dava olduğu, Davacı tarafından davalı aleyhine ... İcra Md 2020/... E Sayılı dosyası üzerinden 71.700 TL asıl alacağın tahsili için İcra takibi başaltıldığı, Heyetteki Teknik üyelerce keşfen yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda 10 adet aydınlatma direğinin gizli ayıplı olduğu, ayıplı direklerden 6 adetinin değiştirildiği, diğer direklerin ise değiştirilmediği, tüm direklerin keşif tarihi itibariyle tenis kortlarında kullanıma devam edildiği, Taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturalar ve davacı tarafından davalıya nakden ve çekle yapılan ödemeler her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davacının davalıdan adına düzenlenen faturalara ve yapılan ödemelere her hangi bir ihtirazı kayıt düşülmeden ticari defterlerine kayıt edildiği, Sözleşme kapsamında Tenis Kortu Aydınlatna direklerinden gizli ayıplı olup, davalı tarafından değiştirilmeyen direkler karşılığı olarak davalıya yapılan ödemelerden 30.000.00 TL'lık kısmının geri iadesinin talep edildiği, Heyetteki Teknik Üyelerce yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler sonucunda gizli ayıplı direklerden dolayı 30.000 TL'lık kısmın davacı tarafından geri talep edilebileceği yönünde kanaate varıldığı, Ancak, davacının 3.kişilere yapıldığı beyan edilen 41.700 TL'lık ek harcama ile ilgili olarak olumsuz tespit ve kanaatte bulunduğu, İşbu Teknik değerlendirmeler sonucunda, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... İcra Md. 2020/... E Sayılı takip dosyasından 30.000 TL asıl alacak telebinin yerinde olacağı, fzla talebin yerinde olmayacağı, Takipten itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca 30.000 TL asıl alacak için değişen oranlarda ticari temerrüt faiz talep edilebileceği, Diğer hususlarda Kök rapordaki inceleme, tespit ve değerlendirmeleri değiştirecek her hangi bir somut belge dosya kapsamında sunulu olmadığı, Tarafların diğer talepleri Mahkemeniz takdirlerinde olduğu, Sonuç ve kanaatlerini içerir heyet raporunu sunmuşlardır.
Makine mühendisi bilirkişi ..., mali muhasebe uzmanı bilirkişi ..., bilirkişi ...ile bilirkişi ... tarafından hazırlanan 23/03/2022 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Dosyaya sunulan belgeler içinde yüklenici davalı veya işveren davacı tarafından 06.08.2020 /... no'lu sözleşme gereği; "M.3.4 Direk montajı ve ankrajının yerleştirilmesi ve taşıyıcı hesaplarının yapılması yüklenici firma tarafından yapılması, M6.1 Yapılacak olan direklerin teknik çiziminin yüklenici tarafından işverene ulaştırılması" hususunda bilgi bulunmadığı dolayısıyla direklerin sözleşmeye uygun olarak yapılıp yapılmadığının tespitinin yapılamadığı, Sözlemeye göre direklerin "beton detaylarının hazırlanması, montajı ve beton atma işleri hariç olmak üzere" bütün sorumluluğunun yüklenici firma olan davalı ... ... Tic. A.Ş.' ye ait olduğu kanaatine varıldığını, tarafların Ticari defter kayıtları üzerinde yapılan Mali İnceleme sonucunda, davalı tarafından davalı adına düzenlenen 4 adet E.faturadan toplam 160.961.44 TL'na karşılık davacı tarafından davalıya 160.000.00 TL ödeme yaptığı, davacının bdavalıya söz konusu faturalardan dolayı 961.44 TL borçlu olduğu, Tarafların defter kayıtları birbirini doğruladığı, Davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturalara yönelik her hangi bir itirazı olmadığı, yapılan ödemelerin de ihtirazı kayıtla yapılmadığı, Taraflar arasında İmzalanan sözleşmeler çerçevesinde davalı yüklenici tarafından yapılan işlerle ilgili olarak delil tespitinde bulunulmadığı, heyetteki teknik yönden keşfen yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmede, İcra takibinde, talep edilen zarara ilişkin tespit yapılamadığından, Davacının İcra takibinin yerinde olmadığı, sonuç ve kanaatlerini içerir raporu sunmuşlardır.
Mahkememiz 27/09/2022 celse tarihi duruşmasında ;Davacı Tanığı ... beyanında: "Tam tarihini günü gününe hatırlamamakla birlikte dava konusu aydınlatma direkleri 2020 yılı Eylül ayı tarihinde inşa edilmiştir, normalde bu direklerin teslimi en geç Ağustos ayının sonunda yapılacaktı, ancak direkler Eylül başında turnuvadan önce teslim edildi, davalı yan direkleri inşaat alanına bıraktı, montajını davacı yan yaptı, ancak aslında montaj davalı tarafça yapılacaktı, gecikme yaşanınca biz bir an önce getirin montajı da biz yapalım dedik, direkler davalı tarafça alana bırakıldıktan sonra biz montaja başladık, betonları döküldü, direkler yerlerine takıldı, üzerine aydınlatma projektörleri monte edilirken direğin gövdesi sallanmaya başladı ve gövde kısmından bel verdi, yani yamuldu, direkler projektör ağırlığını kaldıramadı, montaj tarihini günü gününe hatırlayamıyorum, ancak turnuva başlamadan önceydi, dedi.''... Şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Mahkememiz 27/09/2022 celse tarihi duruşmasında ; Davacı tanığı ... beyanında özetle: " Ben 1 Eylül 2020 tarihinden beri davacı şirkette makine mühendisi olarak çalışırım, sahada görev yaparım, dava konusu aydınlatma direkleri monte edildiğinde de inşaat alanında bulunuyordum, ben tarihi net olarak hatırlamamakla birlikte, ben işe başladıktan bir kaç gün sonra ama turnuvadan önce dava konusu direkler inşaat alanına geldi, direkler geç teslim edildi, bu sahadaki personel arasında konuşuluyordu, direkler davalı tarafından sahaya bırakıldı, davacı yanca inşaasına başlandı, direkler dikilip aydınlatma armütürleri üzerine konulduğunda direkler ağırlığı taşıyamadığı için yamulmaya başladı, bir yana eğilmeye başladı, zaten bu nedenle diğer direklerin inşaası sağlanmadı ve tenis turnuvası başlamak üzere olduğu için şirket işi teslim etmek zorundaydı, bu nedenle davacı taraf 6 adet daha dayanaklı, alta taban çapı daha geniş ve et kalındığı daha fazla direği aynı firmadan satın aldık, işi teslim süresi çok yakın olduğu için başka firmalarla iletişim şansımız olmadı, ayıplı malların montaj yükümlülüğü tam olarak bilmemekle birlikte davalı taraftaydı, ayıplı direklerden davalı tarafından teslim alınan olup olmadığını hatırlamıyorum,''... Şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Mahkememiz 27/09/2022 celse tarihili duruşmasında ; Avacı Tanığı ... beyanında özetle: "Tam olarak tarihi bilmiyorum ancak turnuvudan 5-6 gün önce direkler sahaya geldi, bütün alana 30 direk geldi, iki kont için 6 direk geldi, aşağıdaki kort için ise 4 direk geldi, montaj yükümlülüğünün kimde olduğuna dair bir bilgim yok, ancak montajı davalı Kuledirek gerçekleştirdi, betonu davacı taraf hazırladı ve döktü, direği, monte edilmesi gereken metal plakayı davalı taraf getirdi, direkler davacı firma tarafından tutulan vinç sayesinde monte edildi, direkler dikildi, aydınlatma armütürleri yerde hazırlandı, armatürler kaldırıldı, yerine kondu ancak direk eğildi ve hem boyun hem de bel verdi, direk ağırlığı kaldıramadı, turnuvayı yetirtiştirmek için mecbur yeni direk satın alındı, bu direkler yine başka bir firma ile görüşüldü ancak termin süresi yetişmeyeceğinden yine davalı şirketten alınmak zorunda kalındı, alınan direkler 6 ya da 10 adetti. Ayıplı direklerin 6 tanesi davalı taraftan teslim alındı, bu direkler ayıplı çıkınca davalıya bildirim yapılıp yapılmadığını bilmiyorum ancak davalıya iletildiğine ilişkin sahada konuşma geçti, direklerin geç teslim edilip edilmediğine ilişkin bilgim yok, dedi.''... Şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Mahkememizin 15/05/2024 celse tarihli duruşmasında; Tanık ... beyanında özetle:"Ben davalı şirkette satış pazarlama bölümünde satış pazarlama müdürü olarak çalışıyorum, dava konusu uyuşmazlığın olduğu yıllarda da satış pazarlamada temsilci olarak çalışmaktaydım, söz konusu aydınlatma direklerinin satışı için görüşmeleri ben gerçekleştirdim, total sayıyı hatırlamıyorum, ancak hatırladığım kadarıyla 20 ye yakın direği kendilerine sattık, üzerinden zaman geçtiği için sayılı tam hatırlamıyorum, ancak dosyadaki belgelerde sayılar mevcuttur, davacı yan daha önce başka bir firma ile anlaşmış ancak onlarla olumlu bir sonuca gidemedikleri için bizimle yeniden bir anlaşma yaptı, buna göre tenis federasyonunun bir maçından önce dava konusu direkleri imal etmemizi istediler, direklerin teknik çizimlerini davacı yan verdi, biz bu çizimler doğrultusunda üretimi gerçekleştirdik, direklerin dikimi bize ait değildi, vinçleri davacı yan tuttu, biz nasıl monte edileceği konularında yardımcı olduk, ben direkler monte edildiği esnada başlarında değildim, biz sipariş verilen direklerin hepsini anlaşılan tarihten önce teslim ettik, bir kısım direkler monte edildiğinde armatürler takıldığında direğin yamulduğu söylendi, ancak ben bunu görmedim, bu sefer biz teknik çizimlerini kendimiz yaparak sanırsam 6 direk daha ürettik, ancak bu direkleri maç tarihinden önce 3 tanesini teslim aldılar, 3 tanesini teslim almadılar, sanırım onları sonradan teslim aldılar ancak net olarak hatırlamıyorum, ayıbın sebebi bizim imalatımız değildir, biz tamamen davacı yanın bizden istediği direkleri imal ettik, yapılan hesaplamalara göre de direkler söz konusu aydınlatmaları taşıyacak şekildeydi, ancak montaj esnasında anlaşılandan farklı bir şekilde söylenilenden daha ağır aydınlatma direğin üzerine konulmuş ancak ben bunu görmedim." ...şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 15/05/2024 tarihli celsesinde tanık ...beyanında özetle: "Ben, davalı şirkette makine mühendisi olarak çalışıyorum, imalat bölümündeyim, olayın gerçekleştiği 2020 yılında da aynı bölümde çalışıyordum, söz konusu direkleri imalatında bizzat ben çalıştım, ilk montaj esnasında sahada yoktum, sonraki süreçlerde sahaya problemin tespiti amacıyla uğradım, aydınlatma direklerinin teknik çizimlerini davacı yan bize verdi, talep ettiği doğrultu da bire bir aynısını imal ettik, imal ettiğimiz bu direkler üzerinde çok ağır bir yük taşıyamaz, bunu mesleki tecrübeme dayanarak söylüyorum, bize verilen çizimlerin hatalı olup olmadığını ise değerlendirmem mümkün değildir, bunu değerlendirebilmek için direklerin inşa edileceği toprak zeminin türü, direklerin üzerine konulacak ağırlıklar gibi bir çok faktörün bilinmesi gerekmektedir, biz ayıplı direklerin yerine yeni direkler ürettik, ancak kaç tane ürettiğimizi bilmiyorum, ayıplı olan direkleri bize iade edip etmediklerini hatırlamıyorum, davacı yan direkler monte edildikten sonra direklerin ayıplı olduğunu bize bildirdi biz de bizzat ben sahaya gittim, bir kısım direkler sökülmüş bir kısım direkler ise duruyordu, duran direkler üzerinde fazla projektör yoktu, yani ağırlık direklerin taşıyabileceği şekildeydi, diğer ayıplı olduğu iddia edilen ve sökülen direkler ise fazla yüke maruz kalan direklerdi, sahada bunların uygun hesaplama yapılarak doğru sayıda aydınlatma takılmadığını gördüm, sonrasında biz teknik hesaplamalarını kendimiz yaptırarak davacı yanın istediği ağırlığı kaldırabilecek direkleri imal ettik, yeniden kaç tane imal ettiğimizi hatırlamıyorum, direkler bizde bir süre bekledi, daha sonradan teslim aldılar diye hatırlıyorum, direklerin ilk montaj esnasında sahada bizden görevli olarak kim vardı hatırlamıyorum..."şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp edilmiştir.

Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacak isteminin tahsili istemi ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememiz dava konusu, .... İcra Dairesi'nin 2020/... Esas sayılı dosyanın incelemesinde; davacı ... Limited Şirketi davalı: ... Şirketi aleyhine 09/10/2020 Tarihinde 71.700,00 TL yıllık adi kanuni faiz, olmak üzere toplam 71.700,00 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.

Huzurdaki davada uyuşmazlık ; taraflar arasındaki 06/08/2020 tarihli sözleşme uyarınca davalı yanca üretilen aydınlatma direklerinin ayıplı olup olmadığı, direklerin geç teslim edilip edilmediği, davacı yanın bu iddialar ile davalıdan .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... esas sayılı dosyası ile tazminat talebinde bulunması ile davalı yanın bu takibe yaptığı itirazının haklı olup olmadığı hususlarında toplanmıştır. Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında tarafların iddia ve savunmaları ile dosya üzerinde işin yapıldığı yerde yapılan yerinde inceleme sureti ile hazırlanan kök ve ek raporlarda özetle; davalı yanca üretilen aydınlatma direklerinin ayıplı olduğu tespit edilmiştir.
Somut olayda; taraflar arasındaki sözleşme ve ticari ilişki her iki tarafın da kabulünde olup sözleşme konusu aydınlatma direkleri üretimi ve montajı işinin yapımının davalı yanca üstlenildiği bu haliyle dava konusu uyuşmazlığın TBK'nın 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olduğu tespit edilmiştir.
Eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıba karşı tekeffülden dolayı sorumluluğunun doğması için şu şartların birlikte gerçekleşmiş olması gerekmektedir: Ayıplı bir eserin teslim edilmiş olması, eserde ayıbın bulunması, ayıbın iş sahibine yüklenmemesi, eserin kabul edilmemiş olması, işveren tarafından gözden geçirme ve bildirim külfetinin yerine getirilmiş olması gerekmektedir. Bu külfetlerin yerine getirilmemesi halinde iş sahibinin eseri kabul ettiği anlamı çıkar ve artık yüklenicinin ayıptan doğan sorumluluğuna başvurulamaz. Ancak iş sahibi eseri kabul etmiş olsa da ayıp kasten gizlenmişse veya gizli ayıp söz konusu ise yüklenici sorumluluktan kurtulamaz (TBK m.477/1).
Borçlar Kanunumuzda muayene ve ihbar külfetleri bakımından bir süre düzenlenmemiş olup, işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz muayene edip açık ayıpları uygun bir sürede yükleniciye bildirmelidir. TBK m.477/f.3 uyarınca gizli ayıpların ise gecikmeksizin bildirilmesi gerekmektedir. İş sahibi bu bildirimi en geç teslimden başlayarak iki yıl içinde (TBK m.478) yapmalıdır. Bkz. Alper Gümüş, Borçlar Hukuku Özel Hükümler, İstanbul 2020, s.376).
Ayıp sebebiyle iş sahibi, meydana gelen eser kullanılmayacak veya hakkaniyete göre kabulü beklenemeyecek derecede ayıplı olursa sözleşmeden dönebilir (TBK m.475/I, b.1). Bu seçimlik hakkı kullanmak yerine İş sahibi bedelden indirim (TBK m.475/b.1, b.2) veya eserin ayıp oranında giderilmesi (TBK m.475/1, b.3) ve/veya tazminat (TBK m.475/f.2) talep edebilir.
Yukarıda yapılan tüm açıklamalar doğrultusunda dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde; taraflar arasında 06/08/2020 tarihli sözleşmenin imzalandığı sabittir. Sözleşmeye göre davalı taraf sözleşme konusu aydınlatma direklerini teslim etmeyi, montajını yapmayı, ankarajını yerleştirmeyi ve taşıyıcı hesaplarını yapmayı, davacı ise karşılığında sözleşmede belirtilen bedeli ödemeyi taahhüt etmiştir. Davacı, davalı tarafından 1.Grup 9 m. 6 adet, 8 m.8 adet, 2 Grup 9 m.3 adet, 18 m.3 adet, 1. Grup 14,5 m. 2 adet, 12 m.6 adet, 2 Grup 12 m2 adet aydınlatma direğinin ayıplı teslim edildiğini ve montaj işlemlerinin de süresi içinde ve gereği gibi yapılmadığını, direkler verilen ölçülerde olmadığından direklerin taşımadığını ve sözleşmenin 3.5. no'lu maddesine göre yükümlü olduğu halde davalının taşıma hesaplarını doğru yapmamasından ayıbın doğduğunu iddia etmektedir. Davalı ise ayıbın bulunmadığını, sorumluluğun davacıya ait olduğunu, ayıp ihbar ve bildirim külfetinin süresinde yapılmadığını ileri sürmüştür. Mahkememizce teknik heyet tarafından yerinde inceleme suretiyle hazırlanan raporlarda özellikle kök rapor, 20/05/2023 tarihli 1. Ek raporda ve tanık beyanlarının akabinde taraf itirazlarının ve ayıba ilişkin değerlendirmenin detaylı olarak irdelenmesi için alınan 21/10/2025 tarihli ikinci ek raporda işin yapıldığı tenis kortuna sevk edilen aydınlatma direklerinin aydınlatma armatürlerini taşıyamadığı bu nedenle davalı yanca imal edilen 10 adet aydınlatma direğinin ayıplı olduğu tespiti yapılmıştır. Nitekim ayıba ilişkin bu husus mahkememizce dinlenen tanık beyanlarında da sabittir. Yine tanık beyanlarından ve davalı beyanlarından anlaşıldığı üzere ayıba ilişkin bu durum davalı yana bildirilmiş işin belirlenen tarihte bitirilmesi için bir kısım direkler davalı yanca tekrar üretilmiştir. Bu durumda davacı tarafından ayıba ilişkin ihbar külfetinin yerine getirildiği de sabittir. Açıklanan nedenlerle davacı yanın ayıba ilişkin tekeffül koşullarına dayanarak tazminat talep etme hakkı doğmuş olup son alınan ek raporda her ne kadar bilirkişiler ayıp nedeniyle davacı yanın ek harcamalarının belgelendirilmediğini belirtmiş ise de davacı yanca ikinci ek rapora itiraz dilekçesi ekinde tekraren ödeme belgeleri sunulmuştur. İlgili belgelerin incelenmesinde 30.000 TL ayıplı direk bedelinin iadesi, 4000 TL karot bedeli 4200 TL epoksi bedeli, 4000 TL köşebent bedeli ve 29.500 TL vinç bedeline ilişkin ödemenin belgelendirildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan 31/08/2020 tarihli sözleşmenin 3.3 maddesinde vinç masrafları işverene aittir dense davalı yan ayıp sebebiyle ikinci kez vinç ücretine sebebiyet verdiği için davacı vekilinin ikinci vinç bedelini davalıdan talep edebileceği kanaatine varılmıştır. Yine raporda bu iş kalemlerinin sözleşme gereği davalı yanca yapılacakken davacının edimleri üstlendiği belirtilse de davacı sözleşmeye ve ayıba dayalı olarak talep hakkına sahip olup ikinci kez yapmak zorunda olduğu bu masrafların davacıdan talep edebileceği kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi ek harcama bedellerin tümünün tahsili yönünden hüküm kurulmuştur.
Faiz ve temerrüt yönünden yapılan değerlendirmede; davacının işlemiş faiz talebi bulunmadığı görülmekle taleple bağlılık ilkesi gereği asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle ; davanın kabulü ile .... İcra Dairesi'nin 2020/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 71.700,00 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinde itibaren yasal faiz uygulanması sureti ile aynı koşullar altında devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine alacağın varlık ve miktarının yargılamayı gerektirdiği görülmekle icra inkar tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.

Gerekçesi açıklandığı üzere;

1-Davanın KABULÜ ile;
.... İcra Dairesinin 2020/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 71.700,00 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinde itibaren yasal faiz uygulanması sureti ile aynı koşullar altında devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2-Alacağın varlık ve miktarının yargılamayı gerektirdiği görülmekle icra inkar tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine,

3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 4.897,83 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.731,92 TL (yenileme sonrası yatırılan peşin harç da dahil olmak üzere) harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.165,91 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan; 54,40 TL Başvuru Harcı, 1.731,92 TL Peşin/nisbi Harcı, 12.450,00 TL Bilirkişi ücreti, 1.231,00 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 15.467,32 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,,

6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,

7-Devletçe karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/01/2026