Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, akaryakıt dağıtım sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteren, “...” adıyla kamuoyuna mal olmuş saygın bir şirket olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirketin ... Şubesi arasında, 10.08.2018 tarihinde, “...” adresinde yer alan akaryakıt istasyonunun bayiliği işinin davalı şirket tarafından 5 (beş) yıllık süre boyunca görülmesi amacıyla, her iki tarafın hak ve yükümlülüklerini düzenleyen akaryakıt bayilik sözleşmesi ve bu sözleşmenin ayrılmaz bir parçası niteliğindeki bayilik protokolünün imza altına alındığını, akabinde davalı şirket, ... numaralı bayilik lisansıyla, 13.08.2018 tarihinde hizmete başladığını, sözleşmenin, basiretli tacir taraflarca akdedildiğini, bayilik sözleşmelerinin sürekli borç doğuran ve tarafların bu sebeple sözleşmenin aniden ortadan kalkmayacağı varsayımına göre pozisyon aldıkları sözleşmeler olduğu göz önünde bulundurulduğunda müvekkili şirketin sözleşmeyi, sözleşmenin mutabakata varıldığı 5 yıllık süre boyunca yürürlükte kalacağı haklı beklentisiyle imza altına aldığının su götürmez bir gerçeklik olduğunu, hal böyleyken davalı şirketin sözleşmeye konu yükümlülüklerine yerine getireceği istasyonu ... Ltd. Şti. Ünvanlı üçüncü kişiye devretmesi sebebiyle davalı şirketin isteği doğrultusunda uhdesindeki ... numaralı bayilik lisansının 20.03.2019 tarihinde EPDK tarafından verilen 14030 sayılı karar ile sonlandırıldığını, sözleşmenin 31. maddesinin; “işbu söyleşmeyle gerçek ya da tüzel kişiye verilen bayilik, söyleşme süresinde aynı gerçek veya tüzel kişi tarafından ifa edilir. BAYİ, ... yazılı iznini almaksızın, bayiliğini bir başka gerçek ve tüzel kişiye veya herhangi bir ortaklığa devredemez bir başka şirkete ortak olamaz, ortak alamaz. BAYİ, işbu. söyleşmeyle yüklendiği bayilik faaliyetlerini bizzat ifa edecektir.” açık hükmünü haiz olduğunu, davalı şirket tarafından, sözleşmenin yukarıda sunulan 31. Maddesi uyarınca uhdesindeki yükümlülüklere aykırı hareket edilerek sözleşmenin asli konusu olan istasyonun üçüncü kişilere devredildiği; istasyonun devriyle beraber davalı şirketin sözleşmesel sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmesinin fiilen imkansız hale geldiğini, zira istasyonun devredilmesi nedeniyle, davalı şirketin... numaralı bayilik lisansının EPDK tarafından sona erdirildiğini, davalı şirketin, 20.03.2019 tarihi itibarıyla, bayiliğe devam edebilmesini mümkün kılan geçerli bir lisansı bulunmadığından, akaryakıt istasyonu bayiliği yapabilme yetkinliğinin ortadan kalktığı dolayısıyla davalı şirketin Sözleşmesel yükümlülüklerini ifa edebilmesinin mümkün olmakta çıktığını, bir diğer ifadeyle davalı şirketin, tamamen kasten ve kusurlu olarak sözleşmenin konusuz kalmasına, fiilen hükümsüz duruma düşmesine, objektif olarak kusuruyla ifanın imkansızlığına sebebiyet verdiğini, tüm bunlara davalı şirketin keyfi ve ahde vefa ilkesine aykırı tutumlarının neden olduğunu; davalı şirket tarafından müvekkili şirketin kendisine duyduğu ticari güvenin açıkça kötüye kullanıldığını, açıktır ki Türk Hukuku'nun asli kaideleri çerçevesinde sözleşme geçerli olarak yapıldıktan sonra ortaya çıkan ifa imkansızlığının, borçlunun kusuruna dayandığı hallerde, borçlunun bundan sorumlu olması gerektiğini, davalı şirketin sözleşmeye ve ticari örf-adedere aykırı davranışı, bir diğer anlatımla kastı ve kusuru ile Sözleşmesel edimlerin ifasını imkânsız hale getirmesinin müvekkili şirketin birçok kalemde zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, tüm bunlara ek olarak sözleşmenin sair maddelerinde mutabık kalınan cezai şartların davalı şirketin ilgili maddelere aykırı davranışı sebebiyle müvekkili şirket tarafından talep edilmesinin ihtiyacı hasıl olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri olarak ayrıca kar mahrumiyeti de isteyebileceğine ilişkin T.C. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, ... E ...K. sayılı ilamı, ışığında davacının cezai şarta ek sözleşmenin davalı şirket tarafından haksız yere feshedilmesi dolayısıyla, sözleşmesel cezai şartların değerlendirilme prensiplerine ve TBK 179/2'nin emredici olmaması sebebiyle sözleşmede hem cezai şartın hem de kar mahrumiyetinin talep edilebileceğine dair T.C. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi ... E. ...K. İlamı, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklır kalmak üzere; Protokolün 4. Maddesi uyarınca cezai şart olarak şimdilik 10.000,00 TL.nin davalıdan tahsiline, davalı şirketin bayilik lisansının sonlandırıldığı 20.03.2019 tarihi itibarıyla hesaplanmak üzere, Protokolün 3.1.6. maddesi uyarınca, satın alınmayan beher m3 beyaz ürün için Sözleşmede yer alan cezai şart bedeli olarak şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, davalı şirketin bayilik lisansının sonlandırıldığı 20.03.2019 tarihi itibarıyla hesaplanmak üzere, Protokolün 3.1.6. maddesi uyarınca müvekkili şirketin yoksun kalmış olduğu kara karşılık olarak şimdilik 10.000,00 TL”nin davalıdan tahsiline, davalı şirketin bayilik lisansının sonlandırıldığı 20.03.2019 tarihi itibarıyla ticari faiz işletilmek üzere, Protokolün 3.2.2. maddesi kapsamında davalı şirkete sağlanan ariyetlere ait faturalı bedel toplamının Protokolün 3.1.10. maddesi uyarınca iadesi için şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, davalı şirketin bayilik lisansının sonlandırıldığı 20.03.2019 tarihi itibarıyla hesaplanmak üzere, Protokolün 3.1.10. maddesi uyarınca müvekkili şirkete iade edilmesi gerekip de halen iade edilmeyen ariyetler için günlük işlenecek cezai şartın karşılığı olarak 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, dava konusu ettikleri alacak kalemlerinden kanunen ve sözleşme kapsamında mümkün olanlarına dava tarihi itibarıyla ticari faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davanın davacı şirket tarafından yetkisiz yer mahkemesinde açılmış olduğundan sebeple yetki itirazında bulunduklarını, davacı şirketin müvekkili şirketten alacağı olduğunu kabul etmemekle birlikte; davacı şirketin dava dilekçesinde talep ettiği alacakların zamanaşımına uğramış olup işbu sebeple davanın reddi gerektiğini, ayrıca davacı şirket tarafından açılan işbu dava kısmi dava olarak açılması halinde zamanaşımının dava dilekçesinde bildirilen kısım için duracağı ve dava edilmeyen kısım için işlemeye devam edeceği hususunun nazara alınmasını ve gerek bilirkişi gerekse de yüce mahkemeniz tarafından yargılamanın her aşamasında dikkate alınmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin davacı şirketin iddiasının aksine davaya konu petrol istasyonunu dava dışı ...Tic. Ltd. Şti.ne devrederek tamamen kasten ve kusurlu olarak sözleşmenin konusuz kalmasına, fiilen hükümsüz konuma düşmesine ve objektif olarak kusuruyla ifanın imkansızlığına sebebiyet vermediğini, burada müvekkili şirketin bir kusuru bulunmadığını, müvekkili şirketin, ... adresinde bulunan ... Şubesini davacı şirketin sözleşmeye aykırı hareketleri, ve .. şubesinin bulunduğu taşınmazın ... Bankasına ipotekli olması sebebiyle petrol istasyonunun satış durumun söz konusu olması sebebiyle dava dışı ...Şti.ne sattığını, davacı şirketin, müvekkili şirket ile aralarında 5 yıllık sözleşleşme olmasına rağmen kendi mülkiyetinde bulunan ...adresinde bulunan ... Şubesini geri istediğini, müvekkili şirketin yetkilisi davacı şirketin genel merkezine giderek ...ile ve ... Yönetim Kurulu Başkanı .. ile görüşme yaptığı ancak davacı şirket söz konusu istasyonu kendilerinin çalıştıracaklarını, şirketlerinin mali yönden zor durumda olduğunu, ...Tic. A.Ş. adında yeni bir şirket kurduklarını, ... Şubesini ...A.Ş.ye devretmesi sonrasında diğer şubeleri de bırakmasını istediklerini belirttiklerini, müvekkili şirketin yetkilisi davacı şirketin bu isteği üzerine ... Şubesini .... A.Ş.ye devrettiğini, bu hususa ilişkin olarak tanıklar ve whatsapp yazışmalarının mevcut olup dosyaya sunulacağını, ... Şubesinin ...A.Ş.ye devrinin gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin, ... Şubesi için akaryakıt istasyonu ruhsatı çıkardığı (... akaryakıt istasyonu ruhsatı çıkarmanın en az 500.000,00 TL'ye mal olduğunu), kapalı bir istasyonu açarak sıfırdan müşteri kitlesi oluşturduğu bunun için emek, mesai ve maddi kaynaklarını harcadığı ancak tüm bunlar gerçekleştikten sonra davacı şirketin aralarında imzalanan akaryakıt bayilik sözleşmesine aykırı hareket ederek ... Şubesi akaryakıt istasyonunu müvekkili şirketten geri aldığını, davacı şirketin müvekkil şirketin ... Şubesine yaptığı masrafı dahi müvekkili şirkete geri ödemediğini, bu hususa ilişkin olarak dava açma haklarını saklı tuttuklarını, davalı şirketin müvekkili şirketten alacağı olduğunu kabul etmemekle birlikte; davacı şirket müvekkili şirket ile imzaladığı akaryakıt bayilik sözleşmesine ve bayilik sözleşmesine tek taraflı olarak cezai şart maddesi koyarak genel sözleşme hükümlerine aykırı davrandığı ve müvekkili şirketin söz konusu sözleşmeleri baskı altında müvekkili şirkete imzalattığını, Yargıtay'ın süregelen yerleşik içtihatlarının ve doktrinlerin tek tarafa cezai şart yüklenen sözleşmelerin bağlayıcı olmayacağını ve cezai şartın geçersiz olduğunu zikrettiğini, davacı şirketin 50 bin dolar gibi fahiş bir cezai şartı tek taraflı olarak lehine kullanmaya çalışması tamamen kötüniyetli olarak hareket ettiğini gösterdiğini, davacı şirketin müspet ve menfi zararını istemesinin imkansız olduğunu, davacı şirket ile akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalanırken davacı şirketin dava konusu petrol istasyonun ipotekli olduğunu bilerek söz konusu sözleşmeyi imzaladığı ve ... Şubesinin ... Tic. A.Ş.ye devri sonrası diğer şubelerinde müvekkili şirket tarafından bırakılması yönünde baskı uyguladığını, davacı şirketin dava konusu petrol istasyonun satışı sonrasında dava dışı ....Ltd.Şti. ile anlaşma sağlayamadıklarını, burada müvekkili şirkete atfedilecek bir kusur bulunmadığını, davacı şirketin müvekkili şirkete sağladığını iddia ettiği ariyetlerin iadesine ilişkin ve bedel ve cezai şart istemesinin mümkün olmadığını, davacı şirketin Pazarcık şubesinde sadece reklam amaçlı giydirmelerinin mevcut olup başkaca herhanşi bir ariyeti bulunmadığını, müvekkili şirketin davacı şirket ile iletişime geçerek reklam giydirmeler sökülmesini talep ettiği ancak davacı şirketin giydirmeleri müvekkili şirketin sökmesini kendilerinin sonrasında gelip alacaklarını beyan ettiklerini, müvekkili şirket bu istek üzerine davaya konu petrol istasyonundaki davacı şirkete ait reklam giydirmelerini söktüğü ve davacı şirket ile geri alınması için iletişime geçilmiş olmasına rağmen davacı şirketin söz konusu giydirmeleri almadığını, davacı şirketin açıkça kötüniyetli hareket ettiğini belirterek; zararlarından dolayı davacı şirkete dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, 10/08/2018 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi ve bayilik protokolüne dayalı olarak cezai şart, yoksun kalınan kar, ariyet fatura bedeli ve ariyet cezai şart bedeli istemlerine ilişkindir.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, Akaryakıt Bayilik Sözlesmesi, Bayilik Protokolü, EPDK kayıtları, faturalar, ariyet fatura kayıtları, ticari defter kayıtları, ticaret sicil kayıtları ve bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir.
Talimat ile dinlenen davacı tanığı ... ifadesinde; "Ben o dönemde Tiryaki Petrol'de muhasebe bölümünde çalışıyordum, o dönemde davacı firmanın bize gönderdiği üründe sıkıntılar oldu bu nedenle müşterilerimiz şikayette bulundu, gönderdiği yakıt ile beyan ettikleri yakıt çok eksik çıkmaya başladı, o dönemde Tiryakilerin birden fazla satış yeri vardı, gönderilen mal nedeniyle bütün bayilerde hem kalite yönünden hem eksik mal gönderdikleri için müşterilere tam hizmet verilmiyordu, benim bildiğim kadarıyla davalı taraf belirli bir ücret göndermesine rağmen, gönderilen ücretin karşılığı yakıt gönderilmedi, o dönemde tek taraflı fesih yapıldı, bayilik sözleşmesini iptal etti." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Talimat ile dinlenen davacı tanığı ... ifadesinde; "Ben davalı ... çalışanıyım, altınbaş akaryakıt aldığımız dağıtıcı şirkettir. ... caddesinde iki tane benzinlik vardı ... petrol olarak biliniyordu. ... petrol bu iki tesiste kiracı konumundaydı. Davacı altınbaş bu tesislerden birini aydınlar tuğra petrol adına diğerine ise halfeti petrol adına satılığa çıkarıp tiryakiden bu tesislerden tahliye olmasını istedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın bir mali müşavir ve bir akaryakıt sektör uzmanı bilirkişi heyetine tevdi ile mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulup tutulmadığı, taraflar arasındaki bayilik protokolünün 3.1.6 maddesi uyarınca davalı tarafından alınmayan beyaz ürün bulunup bulunmadığı, var ise miktaı, aynı madde kapsamında davacının yoksun kaldığı kar bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, davalıya sağlanan ve sonrasında iade edilmediklerinin tespiti ile bu kapsamda cezai şart talep edilip edemeyeceği hususlarında hazırlanan 14/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı tarafından sunulan ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, şirketin ticari defterleri Yevmiye ve Defter-i Kebir E-Beratlarının oluşturma tarihlerinin süresi içerisinde olduğu, Envanter Defterlerinin açılış noter tasdiklerinin zamanında yaptırılmış olduğu, kayıtlarının düzenli ve muhasebe ilkelerine uygun olduğu, davacı .. A.Ş. (...) ile davalı ... Ltd. Şti. (Bayi) arasında 10.08.2018 tarihinde “AKARYAKIT BAYİLİK SÖZLEŞMESİ” ve “BAYİLİK PROTOKOLÜ” imzalandığı, sözleşmenin süresinin 5 yıl olduğu, dava dosyasında mevcut Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Petrol Piyasası Dairesi Başkanlığı tarafından Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderilmiş ... tarih ... sayılı yazıda 13.08.2018 tarihli ... numaralı 12 yıl süreli lisansın “Tesisin ...Tic. Ltd. Şti. unvanlı muhataba devri nedeni ile, lisans sahibinin isteği üzerine ...tarihli ... sayılı kararla sonlandırıldığı tespit edildiğinin” belirtildiği, buna göre sözleşmenin 20.03.2019 tarihi itibari ile fesih olduğu, davalı Bayi tarafından sözleşmenin başlangıç tarihi 10.08.2018 tarihinden sözleşmenin fesih tarihi 20.03.2019 tarihine kadar davacı şirketten 299 m3 (293.701Litre motorin + 4.935 Litre benzin = 298.636 Litre) alım yapıldığı, Davacı tarafından sözleşmenin feshi ile ilgili olarak eksik alımdan kaynaklı cezai şart ve kar mahrumiyeti talebi olduğu, bu talepleri ile ilgili olarak taraflarca imzalanmış PROTOKOL'ün ilgili maddelerinde "3.1.6. Satış Yükümlülükleri BAYİ ve/veya KEFİL, ... ile yakın gelecekte fiilen başlayacağı akaryakıt bayilik ilişkisinde; İSTASYON'da akaryakıt bayilik sözleşmesi hükümleri gereğince ve akaryakıt bayilik dikey ilişkisi süresince, beher sözleşme yılında asgari 1000 m3/yıl beyaz ürünü (benzin, motorin türleri ve biodizel) ...'ten satın alarak nihai tüketiciye satacağını, işbu satış taahhüdünün Bayilik Sözleşmesinin imzalanması tarihinde başlayacağını, her bir sözleşme yılının kendi içerisinde değerlendirileceğini, bir sözleşme yılının diğerine etki etmeyeceğini, ...in her bir sözleşme yıl sonu ile bağlı olmaksızın sözleşme süresi içinde, sözleşmenin feshi veya herhangi bir nedenle sona sözleşmenin feshi veya herhangi bir nedenle son akabinde her zaman şatış taahhüdüne bağlı olarak cezai şart talebinde bulunabile sözleşme yılından kısa olan dönemler için ... tarafından yıllık satı, taahhüdü miktarlarına göre kıstelyevm (gün hesabına göre) kriterinin uygulanabileceğini, sözleşme yılına ait kalan sürenin kullanılması ihtimalinde satış taahhüdünü tamamlayabileceği yönünde itirazda bulunamayacağını, her ne sebeple olursa olsun, bu satış taahhütlerini ihlal ettiği takdirde itirazda bulunamayacağını, her ne sebeple olursa olsun, bu satış taahhütlerini ihlal ettiği takdirde satın almadığı beher m3 beyaz ürün için .... tutarındaki cezai şartı ...'e nakden ve defaten ödeyeceğini, bayilik dönemi içerisinde oluşan cezai şartı bedellerinin ... tarafından her bir sözleşme yılı sonunda talep edilmemesinin ve/veya ... tarafından her bir sözleşme yılı akabinde ürün verilmesinin ...'in bu hakkından vazgeçtiği anlamına gelmeyeceğini, ...'in sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi hallerinde dahi geçmiş sözleşme yıllarına ait cezai şart bedelini talep etme hakkı bulunduğunu, hatta ...'in bu bedeli zamanaşımı süresi içerisinde dilediği zaman talep ve dava edebileceğini, cezai şart ile birlikte ...'in bayilik sözleşmesinin süresinden önce herhangi bir nedenle feshi halinde, fesih tarihinden sözleşme süresinin sonuna kadar geçen süre için kar mahrumiyeti talep etme hakkının da bulunduğunu, cezai şart alacağının tahsili için herhangi bir ihtar/ihbar keşidesine ve/veya hüküm istihsaline ve/veya herhangi bir kanuni merasim yürütülmesine hacet kalmaksızın Amerikan doları olarak ve/veya ödeme günündeki TCMB döviz satış kuru üzerinden Yeni Türk Lirası karşılığı nakden ve defaten ...'e ödemeyi, basiretli tacir sıfatıyla, ...'e karşı gavrikabilirucu beyan, kabul ve taahhüt eder. 3.2.5 Ticari Şartlar kısmında, TARAFLAR arasında tesis edilen akaryakıt bayilik sözleşmesi kapsamında akaryakıt, madeni yağ, petrol ürünleri ve sair her türlü mal ve/veya hizmet satışlarında ...'çe Bayi'e uygulanacak her türlü ve aşağıdaki ticari şartları Alpet2in piyasa şartlarına veya işletme politikasına göre her zaman için tek taraflı olarak belirleme ve değiştirme(artırma,azaltma, değiştirme, iptal etme...gibi) hakları saklı kalmak kaydıyla ...'çe Bayi'e satışı gerçekleştirilecek beyaz ürünlere (benzin, motorin ve sair beyaz ürünler...) ait satış şartları iş bu protokol tarihi itibariyle aşağıdaki şekilde belirlenmiştir. Şöyle ki; Peşin benzin satışlarında Depo standart, Peşin motorin satışlarında ...'a denk gelecek şekilde aradaki fark fatura karşılığında prim olarak iade edilecektir." hükümlerinin yer aldığı, Mahkeme tarafından davacının Cezai Şart talebinin kabulü halinde sözleşmenin başlangıç tarihinden sözleşmenin bitiş tarihine kadar 5 yıl için yapılan hesaplamaya göre davacının talep edebileceği Cezai Şart tutarının 1.067.127,00 TL. olarak hesaplandığı, Mahkeme tarafından davacının kar mahrumiyeti talebinin kabulü halinde sözleşmenin başlangıç tarihi, sözleşmenin bitiş tarihi, sözleşmenin fesih tarihi, davalı bayi tarafından yapılan benzin ve motorin alımları, ortalama sözlşeme bitim tarihine kadar yapılacak tahmini satış m3 ü ve ... maliyet fiyatları (dosyada ... fiyatları ile ilgili olmadığından davacı tarafça verilen ... fiyatları) üzerinden yapılan hesaplamaya göre davacının talep edebileceği Kar Mahrumiyeti tutarının 86.414,00 TL. olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
Dosyanın kök raporu hazırlayan bilirkişi heyetine tevdi ile bilirkişi raporunun tanziminden sonra dosyaya sunulan ve kazandırılan deliller ışığında cezai şartın taraf itirazları da tartışılıp gerekçelendirilerek net olarak tespiti, ardından belirlenen cezai şartın davalının mahvına sebebiyet verip vermeyeceği hususlarında hazırlanan 30/06/2025 tarihli ek raporda; Davacının, Davalı şirketin sözleşmenin yukarıda sunulan 31, maddesi uyarınca uhdesindeki yükümlülüklere aykırı hareket ederek sözleşmenin asli konusu olan istasyonun üçüncü kişilere devrettiğini; istasyonun devriyle beraber davalı şirketin sözleşmesel sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmesinin fiilen imkansız hale geldiğini iddia ettiğini, davalının sözleşmenin yukarıda verilen 31. Maddesini kabul ederek(sözleşme ile yüklendiği bayilik faaliyetlerini bizzat kendisinin ifa edeceğini kabul ederek) sözleşmeyi imzaladığını, akaryakıt istasyonunun ipotekli olması nedeniyle satılma ihtimalini göz önüne alarak bu durumu yansıtacak ve kendisini koruyacak bir ifadeyi sözleşme metnine koydurmadığını, bu değerlendirmeye göre, istasyonun ipotekli olması nedeniyle satılmış olmasındaki nihai hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olmak üzere Bilirkişi heyetinin, davalının yukarıda açıklanan sözleşmenin 31. maddesinin BAYİ, işbu söyleşmeyle yüklendiği bayilik faaliyetlerini bizzat ifa edecektir şeklindeki hükmünü yerine getiremediği için davacının iddiasında haklı olduğu görüşünde olduğunu, protokolün 3.1.5. maddesi de davalı şirketin, sözleşme süresi boyunca istasyonu bizzat işletmekle ve bayilik lisansını muhafaza etmekle yükümlü olduğuna hükmetmekte olduğu, davalı şirketin, söz konusu yükümlülüklerini istasyonu devretmek suretiyle hem işletim taahhüdünü hem de bayilik lisansını muhafaza etme taahh üdünü yerine getiremediğini, Sözleşmenin 47. maddesi ile somut olayda işleyecek tazmin ve cezai şart mekanizmalarının yönteminin belirlendiği ve somut olayda protokolde yer alan “Şartı Ceza Uygulaması” başlıklı 4. maddenin yürürlük kazanacağının açıklanmakta olduğu, cezai şart uygulamasının hangi koşullarda ve ne şekilde uygulanacağının çok açık olarak açıklandığı, tarafların bu hususta mutabık oldukları, mevcut dava koşullarında ...'in cezai şart uygulama ve tahsil etme talebinde bulunabileceği, Madde 3.1.6 gereğince ..."in, davalı şirketin sözleşmeyi süresinden önce ve haksız yere feshetmesi sebebiyle, davalı şirketin satış taahhüdünü ihlal ederek satın almadığı beher m3 beyaz ürün için 60 USD tutarındaki cezai şartı ve fesih tarihinden sözleşme süresinin sonuna kadar geçen süre için uğramış olduğu kar mahrumiyetini talep etme hakkı bulunduğuna, cezai şart alacağının tahsili için herhangi bir ihtar/ihbar keşidesine ve/veya hüküm istihsaline ve/veya herhangi bir kanuni merasim yürütülmesine hacet kalmaksızın Amerikan doları olarak ve/veya ödeme günündeki TCMB döviz satış kuru üzerinden Yeni Türk Lirası karşılığı nakden ve defaten ...'e ödemeyi.cezai şart ile birlikte ...'in bayilik sözleşmesinin süresinden önce herhangi bir nedenle feshi halinde, fesih tarihinden sözleşme süresinin sonuna kadar geçen süre için kar mahrumiyeti talep etme hakkının da bulunduğuna, hükmedildiği, bu maddede de cezai şartı oluşturan koşullar ve uygulamanın nasıl olacağının açık olarak açıklandığı ve tarafların mutabık kaldıklarını, bu maddede ayrıca kar mahrumiyeti talebi de bulunduğu bildirilmiştir.

Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların bildirdiği belgeler, Akaryakıt Bayilik Sözlesmesi, Bayilik Protokolü, EPDK kayıtları, faturalar, ariyet fatura kayıtları, ticari defter kayıtları, ticaret sicil kayıtları, 14/02/2024 tarihli bilirkişi raporu, 30/06/2025 tarihli ek bilirkişi raporu, dosya kapsamına alınan müzekkere cevapları, taraf vekillerinin duruşmadaki beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın 10/08/2018 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi ve bayilik protokolüne dayalı dayalı olarak cezai şart, yoksun kalınan kar, ariyet fatura bedeli ve ariyet cezai şart bedeli istemlerine ilişkin olduğu tespit edilerek dosya kapsamında taraflarca dayanılan tüm delillerin toplanması akabinde dosya alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
Dosyada mübrez belgelerden; davacı tarafından sunulan ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, şirketin ticari defterleri yevmiye ve defter-i kebir e-beratlarının oluşturma tarihlerinin süresi içerisinde olduğu, envanter defterlerinin açılış noter tasdiklerinin zamanında yaptırılmış olduğu, kayıtlarının düzenli ve muhasebe ilkelerine uygun olduğu, davacı ...Tic. A.Ş. (...) ile davalı ... Ltd. Şti. (Bayi) arasında 10.08.2018 tarihinde “AKARYAKIT BAYİLİK SÖZLEŞMESİ” ve “BAYİLİK PROTOKOLÜ” imzalandığı, sözleşmenin süresinin 5 yıl olduğu, dava dosyasında mevcut Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Petrol Piyasası Dairesi Başkanlığı tarafından Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderilmiş 18.01.2021 tarih 7630 sayılı yazıda 13.08.2018 tarihli ...numaralı 12 yıl süreli lisansın “Tesisin ... Ltd. Şti. unvanlı muhataba devri nedeni ile, lisans sahibinin isteği üzerine ... tarihli ... sayılı kararla sonlandırıldığı tespit edildiğinin” belirtildiği, buna göre sözleşmenin 20.03.2019 tarihi itibari ile fesih olduğu, davalı Bayi tarafından sözleşmenin başlangıç tarihi 10.08.2018 tarihinden sözleşmenin fesih tarihi 20.03.2019 tarihine kadar davacı şirketten 299 m3 alım yapıldığı, davacı tarafından sözleşmenin feshi ile ilgili olarak eksik alımdan kaynaklı cezai şart ve kar mahrumiyeti talebi olduğu, bu talepleri ile ilgili olarak taraflarca imzalanmış protokolün ilgili maddelerinde "3.1.6. Satış Yükümlülükleri BAYİ ve/veya kefil, ... ile yakın gelecekte fiilen başlayacağı akaryakıt bayilik ilişkisinde; istasyonda akaryakıt bayilik sözleşmesi hükümleri gereğince ve akaryakıt bayilik dikey ilişkisi süresince, beher sözleşme yılında asgari 1000 m3/yıl beyaz ürünü ...'ten satın alarak nihai tüketiciye satacağını, işbu satış taahhüdünün bayilik sözleşmesinin imzalanması tarihinde başlayacağını, her bir sözleşme yılının kendi içerisinde değerlendirileceğini, bir sözleşme yılının diğerine etki etmeyeceğini, ...'in her bir sözleşme yıl sonu ile bağlı olmaksızın sözleşme süresi içinde, sözleşmenin feshi veya herhangi bir nedenle sona sözleşmenin feshi veya herhangi bir nedenle son akabinde her zaman şatış taahhüdüne bağlı olarak cezai şart talebinde bulunabileceğini, sözleşme yılından kısa olan dönemler için ... tarafından yıllık satış taahhüdü miktarlarına göre kıstelyevm kriterinin uygulanabileceğini, sözleşme yılına ait kalan sürenin kullanılması ihtimalinde satış taahhüdünü tamamlayabileceği yönünde itirazda bulunamayacağını, her ne sebeple olursa olsun, bu satış taahhütlerini ihlal ettiği takdirde itirazda bulunamayacağını, her ne sebeple olursa olsun, bu satış taahhütlerini ihlal ettiği takdirde satın almadığı beher m3 beyaz ürün için ... tutarındaki cezai şartı ...'e nakden ve defaten ödeyeceğini, bayilik dönemi içerisinde oluşan cezai şartı bedellerinin ... tarafından her bir sözleşme yılı sonunda talep edilmemesinin ve/veya ... tarafından her bir sözleşme yılı akabinde ürün verilmesinin ...'in bu hakkından vazgeçtiği anlamına gelmeyeceğini, ...'in sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi hallerinde dahi geçmiş sözleşme yıllarına ait cezai şart bedelini talep etme hakkı bulunduğunu, hatta ...'in bu bedeli zamanaşımı süresi içerisinde dilediği zaman talep ve dava edebileceğini, cezai şart ile birlikte ...'in bayilik sözleşmesinin süresinden önce herhangi bir nedenle feshi halinde, fesih tarihinden sözleşme süresinin sonuna kadar geçen süre için kar mahrumiyeti talep etme hakkının da bulunduğunu, cezai şart alacağının tahsili için herhangi bir ihtar/ihbar keşidesine ve/veya hüküm istihsaline ve/veya herhangi bir kanuni merasim yürütülmesine hacet kalmaksızın Amerikan doları olarak ve/veya ödeme günündeki TCMB döviz satış kuru üzerinden yeni türk lirası karşılığı nakden ve defaten ...e ödemeyi, basiretli tacir sıfatıyla, ...'e karşı gavrikabilirucu beyan, kabul ve taahhüt eder. 3.2.5 Ticari Şartlar kısmında, TARAFLAR arasında tesis edilen akaryakıt bayilik sözleşmesi kapsamında akaryakıt, madeni yağ, petrol ürünleri ve sair her türlü mal ve/veya hizmet satışlarında ...'çe Bayi'e uygulanacak her türlü ve aşağıdaki ticari şartları ...'in piyasa şartlarına veya işletme politikasına göre her zaman için tek taraflı olarak belirleme ve değiştirme(artırma,azaltma, değiştirme, iptal etme...gibi) hakları saklı kalmak kaydıyla ...'çe Bayi'e satışı gerçekleştirilecek beyaz ürünlere (benzin, motorin ve sair beyaz ürünler...) ait satış şartları iş bu protokol tarihi itibariyle aşağıdaki şekilde belirlenmiştir. Şöyle ki; Peşin benzin satışlarında Depo standart, Peşin motorin satışlarında ... olup. ...'a denk gelecek şekilde aradaki fark fatura karşılığında prim olarak iade edilecektir." hükümlerinin yer aldığı, davacının, davalı şirketin sözleşmenin yukarıda sunulan 31, maddesi uyarınca uhdesindeki yükümlülüklere aykırı hareket ederek sözleşmenin asli konusu olan istasyonun üçüncü kişilere devrettiği; istasyonun devriyle beraber davalı şirketin sözleşmesel sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmesinin fiilen imkansız hale geldiği davalının sözleşmenin yukarıda verilen 31. Maddesini kabul ederek(sözleşme ile yüklendiği bayilik faaliyetlerini bizzat kendisinin ifa edeceğini kabul ederek) sözleşmeyi imzaladığı, akaryakıt istasyonunun ipotekli olması nedeniyle satılma ihtimalini göz önüne alarak bu durumu yansıtacak ve kendisini koruyacak bir ifadeyi sözleşme metnine koydurmadığı, bu değerlendirmeye göre, istasyonun ipotekli olması nedeniyle satılmış olması hususunda; davalının yukarıda açıklanan sözleşmenin 31. maddesinin BAYİ, işbu söyleşmeyle yüklendiği bayilik faaliyetlerini bizzat ifa edecektir şeklindeki hükmünü yerine getiremediği için davacının sözleşmeye dayalı iddiasında haklı olduğu kanaatine varıldığı, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarının toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarda yer alan teknik tespitlerle uyumlu olduğu gözetildiğinde anılan kanaati desteklediği, protokolün 3.1.5. maddesinde davalı şirketin, sözleşme süresi boyunca istasyonu bizzat işletmekle ve bayilik lisansını muhafaza etmekle yükümlü olduğuna hükmetmekte olduğu, davalı şirketin, söz konusu yükümlülüklerini istasyonu devretmek suretiyle hem işletim taahhüdünü hem de bayilik lisansını muhafaza etme taahhüdünü yerine getiremediği, sözleşmenin 47. maddesi ile somut olayda işleyecek tazmin ve cezai şart mekanizmalarının yönteminin belirlendiği ve somut olayda protokolde yer alan “Şartı Ceza Uygulaması” başlıklı 4. maddenin yürürlük kazanacağının açıklanmakta olduğu, cezai şart uygulamasının hangi koşullarda ve ne şekilde uygulanacağının çok açık olarak açıklandığı, tarafların bu hususta mutabık oldukları, mevcut dava koşullarında ...'in cezai şart uygulama ve tahsil etme talebinde bulunabileceği, Madde 3.1.6 gereğince ..."in, davalı şirketin sözleşmeyi süresinden önce ve haksız yere feshetmesi sebebiyle, davalı şirketin satış taahhüdünü ihlal ederek satın almadığı beher m3 beyaz ürün için 60 USD tutarındaki cezai şartı ve fesih tarihinden sözleşme süresinin sonuna kadar geçen süre için uğramış olduğu kar mahrumiyetini talep etme hakkı bulunduğuna, cezai şart alacağının tahsili için herhangi bir ihtar/ihbar keşidesine ve/veya hüküm istihsaline ve/veya herhangi bir kanuni merasim yürütülmesine hacet kalmaksızın Amerikan doları olarak ve/veya ödeme günündeki TCMB döviz satış kuru üzerinden yeni Türk lirası karşılığı nakden ve defaten ...e ödemeyi.cezai şart ile birlikte ...'in bayilik sözleşmesinin süresinden önce herhangi bir nedenle feshi halinde, fesih tarihinden sözleşme süresinin sonuna kadar geçen süre için kar mahrumiyeti talep etme hakkının da bulunduğuna, hükmedildiği, bu maddede de cezai şartı oluşturan koşullar ve uygulamanın nasıl olacağının net olarak açıklandığı ve tarafların mutabık kaldıkları, bu maddede ayrıca kar mahrumiyeti talebi de bulunduğu, sözleşmenin 31. maddesinin BAYİ, işbu söyleşmeyle yüklendiği bayilik faaliyetlerini bizzat ifa edecektir şeklindeki hükmünü yerine getiremediği için davacının sözleşmeye dayalı iddiasında haklı olduğu ve protokolün 3.1.5. maddesinde davalı şirketin, sözleşme süresi boyunca istasyonu bizzat işletmekle ve bayilik lisansını muhafaza etmekle yükümlü olduğuna hükmetmekte olduğu, davalı şirketin, söz konusu yükümlülüklerini istasyonu devretmek suretiyle hem işletim taahhüdünü hem de bayilik lisansını muhafaza etme taahhüdünü yerine getiremediği anlaşılmakla davacı tarafça sözleşmenin haklı sebeple feshedildiği kanaatine varıldığı, bu bağlamda davacının protokolün 4. Maddesi kapsamında cezai şart alacağı talebi bakımından; davacı tarafça sunulan dava dilekçesinde cezai şartı TL cinsinden talep ettiği, 50.000,00 USD'nin dava tarihindeki değerinin 382.140,00 TL olduğu, ancak davalının öz sermayesi ve maddi varlığı incelendiğinde cezai şart alacağının davalı firmanın ekonomik olarak mahvına sebebiyet vereceği kanaatiyle takdiren %50 indirim yapılarak davacının 191.070,00 TL cezai şart alacağı talebinde bulunabileceği, 30/06/2025 tarihli ek bilirkişi raporu ve davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesi gözetildiğinde taleple bağlı kalınarak davacının protokolün 3.2.2. Maddesi kapsamında demirbaş eşya teslimi yükümlüğünden kaynaklanan tazminat talebi bakımından 100.000,00 TL, 3.1.10. Maddesi kapsamında iade edilmeyen ariyetler için günlük cezai şart alacağı talebi bakımından 100.000,00 TL, protokolün 3.1.6. Maddesi kapsamında satın alınmayan ürün cezai şart alacağı talebi bakımından 120.000,00 TL, protokolün 3.1.6. Maddesi kapsamında kar mahrumiyetinden kaynaklanan tazminat talebi bakımından 80.000,00 TL olmak üzere toplam 591.070,00 TL tutarında talep edilebilir alacağı bulunduğu kanaatine varılmıştır. Mahkememizce aldırılan 30/06/2025 tarihli ek bilirkişi raporunun denetime açık, yeterli, objektif ve hüküm kurmaya elverişli olması gerekçeleriyle anılan bilirkişi raporuna itibar edilmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna yönelik teknik nitelikte olmayan itirazlarının dosya kapsamı ile örtüşmemesi de dikkate alınarak itirazlarına itibar edilmemiştir. TMK'nın 6. maddesinin "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü havi olduğu ve yine HMK'nın 190. maddesinin "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." hükmünü havi olduğu, TMK'nın 6. Maddesi ile HMK'nın 190. Maddesi uyarınca huzurdaki davada ispat yükünün davacı taraf üzerinde bulunduğu, davacı tarafın üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getirdiği, davacının davalı firmadan alacağı bulunduğu vakıasını ispat ettiği kanaatine varılmış ancak cezai şart bedeli yönünden yapılan takdiri indirimin davacı taraf açısından vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden aleyhe değerlendirilemeyeceği, bir başka deyişle cezai şart alacağı bakımından hakimin takdir yetkisini kullanarak yaptığı indirim sebebiyşe davacı taraf aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmolunamayacağı kanaatiyle; davacının protokolün 4. Maddesi kapsamında cezai şart alacağı talebinin kısmen kabulü ile 191.070,00 TL'nin dava tarihi olan 24/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının protokolün 3.2.2. Maddesi kapsamında demirbaş eşya teslimi yükümlüğünden kaynaklanan tazminat talebinin kısmen kabulü ile 100.000,00 TL'nin dava tarihi olan 24/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının protokolün 3.1.10. Maddesi kapsamında iade edilmeyen ariyetler için günlük cezai şart alacağı talebinin kısmen kabulü ile 100.000,00 TL'nin dava tarihi olan 24/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının protokolün 3.1.6. Maddesi kapsamında satın alınmayan ürün cezai şart alacağı talebinin kısmen kabulü ile 120.000,00 TL'nin dava tarihi olan 24/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının protokolün 3.1.6. Maddesi kapsamında kar mahrumiyetinden kaynaklanan tazminat talebinin kısmen kabulü ile 80.000,00 TL'nin dava tarihi olan 24/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;

1-Davacının protokolün 4. Maddesi kapsamında cezai şart alacağı talebinin kısmen kabulü ile 191.070,00 TL'nin dava tarihi olan 24/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, cezai şart alacağına ilişkin takdiren indirim yapıldığından bu hususun yargılama giderlerinin tespiti aşamasında ayrıca değerlendirilmesine,

2-Davacının protokolün 3.2.2. Maddesi kapsamında demirbaş eşya teslimi yükümlüğünden kaynaklanan tazminat talebinin kısmen kabulü ile 100.000,00 TL'nin dava tarihi olan 24/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Davacının protokolün 3.1.10. Maddesi kapsamında iade edilmeyen ariyetler için günlük cezai şart alacağı talebinin kısmen kabulü ile 100.000,00 TL'nin dava tarihi olan 24/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacının protokolün 3.1.6. Maddesi kapsamında satın alınmayan ürün cezai şart alacağı talebinin kısmen kabulü ile 120.000,00 TL'nin dava tarihi olan 24/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacının protokolün 3.1.6. Maddesi kapsamında kar mahrumiyetinden kaynaklanan tazminat talebinin kısmen kabulü ile 80.000,00 TL'nin dava tarihi olan 24/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 40.375,99 TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 853,88 TL peşin harç, 6.831,00 TL ıslah harcı, 5.684,49 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 13.369,37 TL harcın mahsubu ile bakiye 27.006,62 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

7-Davacı tarafından yapılan 853,88 TL peşin harç, 6.831,00 TL ıslah harcı, 5.684,49 TL tamamlama harcı, 54,40 TL başvurma harcı, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 559,10 TL posta giderleri olmak üzere toplam 17.482,87 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 94.571,20 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

9-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk tarife bedelinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

10-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.15/01/2026