İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacak-Maddi ve Manevi Tazminat-İpteğin Kaldırılması-Teminat Mektubunun İptali/İadesi-Çek İptali/İadesi
Mahkememizde görülmekte olan ve birleşen davalarının yapılan açık yargılaması sonunda;
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, asıl davada dava dilekçesi ile; müvekkili firma ile davalı şirketin 01/12/1997 tarihinde başlayan 3 yıl ve ek 1 yıl süreli olmak üzere ...bölgesi distribütörlük dağıtım sözleşmesi yaptıklarını, müvekkili firma ile davalı şirketin 2000 sezonuna kadar hiçbir problem olmaksızın bu sözleşme yükümlülüklerini karşılıklı olarak yerine getirdiklerini, müvekkili firmanın bu sözleşme gereğince ... 4 bölge ... Köyü kütük sayfa numarası 161, parsel numarası 161'de kayıtlı olan taşınmazı ... tarihinde davalı şirket lehine 20.000.000.000,00 TL'lik ipotek ile teminat verdiğini,.... ili, ... İlçesi, Org. ... Mh., pafta numarası 167, ada numarası 2812, parsel numarası 99 olan taşınmazda yine davalı lehine 15.000.000.000,00 TL'lik ipotek tesis edilerek teminat verildiğini, ... tarihli, .... numaralı 5.000.000.000,00 TL'lik teminat mektubunun ...Şirketi ... Şubesi'nden verildiğini, müvekkili firmanın, davlaı şirket ile yaptığı görüşmeler ve bunun sonucu olarak yapılan sözleşmenin 1. maddesinin 9,10,11. paragraflarında belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmek amacıyla ... İli ... Köyünde ofis bölümleri, frigorifik kamyonetler, 4 takım ... bilgisayarı vs., gibi, davalı şirketin talep ve şartları doğrultusunda büyük bir yatırım yaptığını, müvekkili firmanın, davalı şirket ile yapmış olduğu sözleşme neticesinde kurmuş olduğu bu tesisler için 100.000.000.000,00 TL harcama yaptığını, müvekkili firmanın, yükümlülüklerini fazlasıyla yerine getirerek 01/12/1997 tarihinden itibaren ...bölgesi ... distribütörü olarak başarıyla işini yaptığını, distribütör kazanç tablosuna göre ve şirketin resmi kayıtlarında da görülen 17/08/1998 tarihinde 24401 numaralı fatura ile 491.938.880,00 TL dolap aktif yapma primi; ... tarihinde ... numaralı fatura ile Mayıs-Haziran performans primi 1.216.803.134,00 TL; ... tarihinde ... numaralı fatura ile Temmuz performans primi 715.135.404,00 TL; 15/10/1999 tarihinde .. numaralı fatura ile Ağustos-Eylül performans primi 479.594.550,00 TL ve 5. maddeye göre de...'da ... numaralı fatura ile 2.790.128.544,00 TL kota priminin sözleşme şartları gereği verildiğini, sözleşmenin 4. maddesine göre 1999 yılı için 2.790.000.000,00 TL %1 oranındaki performans primini hak etmiş olmasına rağmen davalı şirket tarafından verilmediğini, müvekkili firmanın davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığı gibi, 3.963.000.430,00 TL alacağının bulunmakta olduğunu, 02/03/2000 tarihinde müvekkili firmanın itiraz ederek ihtarnamede belirttiği 375.741.000,00 TL alacaklarının da bulunmakta olduğunu, bu durumlara rağmen davalı şirketin, müvekkili firmanın 2000 yılı sezonu için sipariş taleplerini karşılıksız bıraktığını, bu nedenle müvekkili firmanın ... 5. Noterliği marifetiyle ...tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile sipariş taleplerine cevap verilmeme nedenleriyle ilgili duyumlarını teyit etmek ve resmi bir cevap almak için davalı şirkete gönderdiğini, ancak davalı şirketin cevap vermediğini, yapılan araştırma neticesinde,... tarihli sözleşme ile kendisine verilmiş olan ve halen 2 yıllık süresi olan distribütörlüğün ... İthalat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketine verilmiş olduğunu öğrendiğini, sözleşmeye aykırı olan ve sözleşmenin davalı şirketçe tek taraflı münfesih hale gelmesine neden olan bu durumu tespit amacıyla ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyasıyla 10/03/2000 tarihinde ilgili şirkete gidilerek, ...yaptığının mahkemece tespit edildiğini, bu anlamda sözleşmenin süresinden önce haksız olarak feshedildiğinin anlaşılmış olduğunu ve müvekkili firmanın maddi ve manevi zarara uğradığını, taraflarınca davalı şirkete ... 3. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek, uğranılan zararların ve yerine getirilmesi gereken sorumlulukların hatırlatıldığını, ancak davalı tarafça ciddi ve etik olmayan bir cevap verilerek, ... 21. Noterliğinin ...tarihli ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesiyle aralarında bir sözleşme ilişkisinin olmadığının iddia edildiğini, zira davalı firmanın yaptığı distribütörlük sözleşmelerini kendi firmasında tutarak bir nüshasını distribütör firmalara vermemekte olduğunu, ancak söz konusu sözleşmenin dolaylı yollardan ellerine geçtiğini, davalı firmadan teminat mektubu talebi karşılanmak üzere...Şirketi ... Şubesi'nce sözleşmenin bir nüshasının talep edildiğini, 28/12/1998 tarihinde davalı firmanın antetli kağıdına yazılmış ön yazı ile sözleşmenin, firmanın muhasebe müdürü tarafından ilgili bankaya gönderildiğini, davalı firmanın bu ayrıntıyı ve ellerinde ve ayrıca banka sözleşmenin kendilerince gönderilmiş bir nüshasının olduğunu bilmediklerinden, müvekkili firmaya inkarcı cevabi ihtarnameyi gönderdiğini, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.790.000.000,00 TL performans priminin faizi ile tahsilini, 3.963.000.000,00 TL alacak bakiyelerinin faizi ile tahsilini, ayrıca ihtarname ile belirtilen 375.741.000,00 TL'nin faizi ile tahsilini, ipoteklerin çözülmesini, teminat mektubunun iadesini, çekin iadesi veya iptalini, soğuk hava tesis ve teçhizat yatırımını nedeniyle 1.000.000.000,00 TL maddi tazminatın tahsilini, 2 yıllık kârdan yoksun kalma nedeniyle mahrum kalınan kazanç miktarı olarak 1.000.000.000,00 TL maddi tazminatın tahsilini, ticari itibarın zedelenmesi nedeniyle 1.000.000.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini, çözülmeyen ipotek, iade edilmeyen teminat mektubu ve çek için 500.000.000,00 TL maddi ve 500.000.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, asıl davada cevap dilekçesi ile; davacı tarafın iddia ettiği şekilde şirket yetkilisi tarafından imza edilmiş veya onanmış herhangi bir distribütörlük sözleşmesinin söz konusu olmadığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi, şirketler arasında sorun olmadığı iddiasının yerinde olmadığını, taraflarınca davacı tarafa, ... 21. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi gönderilerek, 1998 yılı cari hesap borcu olarak 7.500.000.000,00 TL ana borç kaldığını ve bunun faizi ile birlikte 59.500.000.000,00 TL olduğunun bildirildiğini, yine aynı ihtarnamede 1999 yılında fatura altına belirtilen tarihlerden sonra geç ödemeler nedeniyle 56.000.000.000,00 TL faiz borcu bulunduğunu belirtildiğini, davacı tarafça ise söz konusu ihtarlara cevap verilmemiş olduğunu, davacı tarafın 1998 ve 1999 yılları sezonlarında ödemelerini zamanında yapmaması nedeniyle bölgeye yeterli mal sevkıyatı yapılamadığını ve davacının da bu nedenle yeterli mal talebinin olmadığını, bu durumun, müvekkili şirketin bölgedeki satış kotasını düşürdüğünü, müvekkili şirketin bu nedenle 1999 sezonu sonunda bölgede doğrudan dağıtım yapmak zorunda kaldığını, bölgede yeterli hizmetin götürülebilmesi için yeterli teminatın verilmesinin zorunlu olduğunu ve davalının bunu yerine getiremediğini, 5.000.000.000,00 TL bedelli teminat mektubunun ... Şti. tarafından verildiğini, davacı şirket ile bir ilgisinin bulunmadığını, ihtarnamelere davacı şirket tarafından cevap verilmemesi üzerine ipoteklerin haklı olarak nakde dönüştürülmesi için takip haklarının doğduğunu, davacı tarafça, çekilen ihtarnamelere ve faturalara itiraz edilmemiş olduğunu, bu durumda tahakkuk eden faiz ve faiz oranlarının yasal olduğunu, bu gerçekler karşısında davacının edimlerine yerine getirmediği gibi, 1998 yılının cari hesabını ve faiz hesabını kapatmadığını, 1999 yılı içinde geç ödemeler nedeniyle tahakkuk eden faiz borcunu ödememiş olduğunu, bu nedenle ellerinde bulunan teminatların ise riskini karşılamadığı gerçekleri karşısında ve yeni teminat da veremediği bir gerçek iken, ticari ilişkisinin devamını düşünmesinin haklı olmadığını, zira 1999 yılı sezonu sonunda bile ticari ilişkiyi sağlıklı yürütemediği için bölgede sorunlar yaşandığını, ancak müvekkili şirketin ciro durumuna göre prim vermekte olduğunu, 1998 ve 1999 yılları içinde diğer bölgelere göre performans primi düşük olduğu gibi, 1999 sezonu sonunda bölgede sorunlar yaşandığını, davacının mal taleplerinin, ödemelerini zamanında yapmamış olması karşısında yerine getirilmesinin mümkün olmadığını, verilen ipoteklerin ancak 1998 ve 1999 yıllarına ait cari hesap ve vade farkını karşılamakta olduğunu, 1999 yılı cari hesap ve vade farklarını bile karşılamamakta olduğunu, davacı tarafın yeni bir teminat vermediği gibi, mal bedelini peşin ödeme ile yapmadığını, yeni sezonda işi yürütebilecek şekilde gerekli güvence vermediğini, müvekkili şirketin ise pazar kaybetmemek için arayışlar içine girdiğini, davacı ile şifahi görüşmeler yapıldığını, ancak gerekli güvence sağlanmadığı ve sezonun başlamış olması karşısında, dağıtım işini müvekkili şirketin önce doğrudan ve daha sonra başka firma ile yapmaya başladığını, tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, birleşen davada dava dilekçesi ile; müvekkili firma ile davalı şirketin 01/12/1997 tarihinde başlayan 3 yıl ve ek 1 yıl süreli olmak üzere ... bölgesi distribütörlük dağıtım sözleşmesi yaptıklarını, müvekkili firma ile davalı şirketin 2000 sezonuna kadar hiçbir problem olmaksızın bu sözleşme yükümlülüklerini karşılıklı olarak yerine getirdiklerini, ancak 2000 sezonuna gelindiğinde davalı firmanın sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmekten imtina edici hareketlerde bulunmaya başladığını, bunun üzerine müvekkili firmanın ... 5. Noterliği marifetiyle ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile sipariş taleplerine cevap verilmeme nedenleriyle ilgili duyumlarını teyit etmek ve resmi bir cevap almak için davalı şirkete gönderdiğini, ancak davalı şirketin cevap vermediğini, yapılan araştırma neticesinde, davalı şirketin müvekkili şirketi devre dışı bırakarak sözleşmeye aykırı davrandığının anlaşıldığını, bu noktada tespit amacıyla ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin... değişik iş sayılı dosyasıyla ... tarihinde ilgili şirkete gidilerek, ... dağıtım işi yaptığının mahkemece tespit edildiğini, bu anlamda sözleşmenin süresinden önce haksız olarak feshedildiğinin anlaşılmış olduğunu ve bu hususta zararlarının tespiti ile tazminine yönelik mahkememizin ... esas sayılı dosyası kapsamında dava açıldığını, eldeki davayı ise bu dosya ile birleştirilmek üzere ek dava olarak açtıklarını, tüm bu nedenlerle öncelikle dosyanın, mahkememizin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, buna göre birleşen dosyanın tüm kapsamı ile 2000 yılı kazanç kaybı olan 114.684.244.067,00 TL'nin, zararın doğduğu tarih olan 01/12/1999 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek en yüksek banka ticari kredi faiz oranı üzerinden davalıdan tahsilini, 2001 yılı kazanç kaybı olan 239.841.912.037,00 TL'nin, zararın doğduğu tarih olan 01/12/2000 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek en yüksek banka ticari kredi faiz oranı ile uygulanmak suretiyle faiz miktarının davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen dosyada davalı vekili, birleşen davanın reddini talep etmiştir.
Uyumazlık, taraflar arasında akdedilen 01/12/1997 tarihinde akdedilen 3 yıl ve ek 1 yıl süreli ... bölgesi distribütörlük dağıtım sözleşmesinin, distribütörlük veren davalı firma tarafından haksız olarak süresinden önce feshedildiğinden bahisle, asıl davada performans primi bedelinin tahsili, alacak bakiyelerinin tahsili, davalı lehine tesis edilen ipoteklerin kaldırılması, davalı tarafa verilen teminat mektubunun iadesi/iptali, çekin iadesi/iptali, soğuk hava tesis ve teçhizat yatırımını nedeniyle maddi tazminatın tahsili, 2 yıllık kârdan yoksun kalma nedeniyle mahrum kalınan kazanç nedeniyle maddi tazminatın tahsili, ticari itibarın zedelenmesi nedeniyle manevi tazminatın tahsili, çözülemeyen ipotek, iade edilmeyen teminat mektubu ve çek için maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin bulunmakta olup, ek dava niteliğinde olan birleşen davada ise 2000 ve 2001 yılları kazanç kaybı nedeniyle maddi tazminatın tahsili istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce, taraflar arasında akdedilen 01/12/1997 tarihli dağıtım sözleşmesi, 20/07/1998 tarihli protokol, faturalar, irsaliyeler, cari hesap kayıtları, vade farkı dökümleri vs. ticari defter ve kayıtlar, karşılıklı ihtarnameler, çek, teminat mektubu ve ipotek belgeleri, çeşitli görseller vs. taraflarca sunulan tüm deliller hep birlikte değerlendirilmiş, bilirkişi ve bilirkişi heyetlerinden raporlar temin edilmiştir.
Eldeki asıl dava dosyası ilk olarak mahkememizin ... esas sırasına kaydedilmiş, birleşen dava dosyası ile ilk olarak ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sırasına tevzi edilmiş, mahkemenin... tarihli ve ... karar sayılı kararıyla mahkemeleri dosyalarının, mahkememiz dosyası ile aralarında bulunan hukuki ve fiili irtibat nedenliyle mahkememizin... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş ve her iki dosyanın yargılamasına mahkememizce devam olunmuş, mahkememizin ... tarihli,... esas ve ... karar sayılı kararıyla;
"A) Mahkememizin ... E. sayılı dava dosyasında davanın KISMEN KABULÜ ile;
1- Davacının yatırım nedeniyle uğranılan zarar bedeline ilişkin isteminin reddine.
2- Davacının 2001 yılı kar kaybı talebinin reddine.
3- Davacının 2000 yılı kar kaybı talebinin kabulüne; 1.000,00 TL kar kaybı bedelinin 03.07.2000 dava tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
4- ... ili ... ilçesi 2812 ada, 99 parselde 15/350 arsa paylı B Blok 2. kat 5 no'lu bağımsız bölümde 15.000,00 TL bedelle ve ...köyü 161 parsel taşınmaz üzerinde 20.000,00 TL bedelle davalı lehine kurulan ipoteklerin kaldırılmasına, davacının bu nedenle uğradığı zarar bedeli kanıtlanamadığından maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine.
5- ... Şubesine ait 09.12.1997 tarih... no'lu 5.000,00 TL bedelli teminat mektubunun iptaline, davacının teminat mektubu nedeniyle dava tarihine kadar zarara uğramadığı anlaşılmakla, bu nedene dayalı maddi-manevi tazminat isteminin reddine.
6- Davacının kanıtlanamayan sair ve fazlaya ilişkin istemlerinin reddine.",
"Dosyamız ile birleşen ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...E.s. davanın KISMEN KABULÜ ile;
1- Davacının 2001 yılı kar kaybı talebinin reddine.
2- Davacının 2000 yılı kar kaybı talebinin kısmen kabulü ile; 93.595,85 TL kar kaybı bedelinin 30.11.2004 dava tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari faiz yürütülmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Davacının fazlaya ilişkin toplam 260.930,30 TL isteminin reddine." karar verilmiş, verilen kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 31/10/2014 tarihli, ...esas ve...karar sayılı ilamı ile; "1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl ve birleşen dava, taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesinin haksız feshedilmesi nedeniyle uğranılan zararların tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, taraflar arasındaki 3 yıllık distribütörlük sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği, bu nedenle sözleşme süresinin sonuna kadar oluşan kar kaybından davalının sorumlu bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece, davacı tarafın kar kaybı hesaplanırken sözleşme kapsamında söz konusu karı elde etmek için yapması gereken masraflar dikkate alınmamıştır. Bu itibarla, mahkemece davacının sözleşmenin sonuna kadar yapması gereken masrafların tespiti ile tespit edilen miktarın, davacının elde edeceği kardan mahsubu ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş ve dosya, mahkememizin ...esas sırasına kaydedilmiş, mahkememizin 27/06/2019 tarihli, ... esas ve...karar sayılı kararıyla;
"1-)Asıl davada davanın kısmen kabulü ile;
a-)Davacının 2000 yılı kay kaybına ilişkin talebinin kabulü ile, 1.000,00 TL kar kaybından kaynaklanan alacağın 03.07.2000 dava tarihinden itibaren işleyecek değişebilen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine,
b-)... İlçesi 2812 Ada 99 Parsel sayılı taşınmazda 15/350 arsa paylı B Blok, 2.kat 5 numaralı bağımsız bölümde 15.000,00 TL bedelle ve ...Köyü 161 Parsel sayılı taşınmaz üzerinde 20.000,00 TL bedelle davalı şirket lehine kurulan ipoteklerin kaldırılmasına, davacı yanın bu nedenle uğradığı zarar iddiası kanıtlanamadığından maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine,
c-)Davacının yatırım nedeniyle uğradığı zarar bedeline ilişkin talebinin yerinde görülmediğinden reddine,
d-)Davacının 2001 yılı kar kaybı talebinin yerinde görülmediğinden reddine,
e-)... A.Ş. ... Şubesine ait ... tarihli ...numaralı ve 5.000,00 TL bedelli teminat mektubunun iptaline, davacının teminat mektubu nedeniyle dava tarihine kadar doğmuş bir zararı bulunmadığından, bu sebebe dayalı maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine,
f-)Davacının kanıtlanamayan sair ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,"
"2-)Birleşen davanın kısmen kabulü ile;
a-)Davacının 2001 yılı kar kaybı talebinin reddine,
b-)Davacının 2000 yılı kar kaybına ilişkin talebinin kısmen kabulü ile, 72.368,52 TL kâr kaybından kaynaklanan alacağın 30.11.2004 dava tarihinden itibaren işleyecek değişebilen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine,
c-)Davacının fazlaya ilişkin yerinde görülmeyen taleplerinin reddine," karar verilmiş, verilen kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08/06/2020 tarihli, ... esas ve... karar sayılı ilamı ile; "Mahkemece, Dairemiz bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin temel faaliyeti olan alım satım faaliyeti sonucunda elde ettiği brüt satış kârından, pazarlama, genel yönetim gibi işletme faaliyetlerinin yürütülmesi için gerekli olan makul bir payın düşülmesi halinde ulaşılacak faaliyet kârının talep edilebilecek mahrum kalınan kâr tutarının 72.368,52 TL düzeyinde hesaplanan muhtemel kâr kaybının, brüt satış kârından düşülecek giderlerin hesaplanmasında davacı şirket ticari defterlerinden hareketle hesaplama yapıldığı, ipotekler nedeniyle davacı yanın uğradığı zarar iddiası kanıtlanamadığından maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davacının yatırım nedeniyle uğradığı zarar bedeline ilişkin talebinin yerinde görülmediğinden reddine, davacının 2001 yılı kâr kaybı talebinin yerinde görülmediğinden reddine, ... A.Ş. ... Şubesine ait ... tarihli ... numaralı ve 5.000,00 TL bedelli teminat mektubunun iptaline, davacının teminat mektubu nedeniyle dava tarihine kadar doğmuş bir zararı bulunmadığından, bu sebebe dayalı maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, birleşen davada da; davacının 2001 yılı kâr kaybı talebinin reddine, davacının 2000 yılı kâr kaybına ilişkin talebinin kısmen kabulü ile ve takdiren 72.368,52 TL kâr kaybından kaynaklanan alacağı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, asıl davada davanın kısmen kabulü ile; davacının 2000 yılı kâr kaybına ilişkin talebinin kabulü ile, 1.000,00 TL kâr kaybından kaynaklanan alacağın 03.07.2000 dava tarihinden itibaren işleyecek değişebilen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, ... İlçesi 2812 Ada 99 Parsel sayılı taşınmazda 15/350 arsa paylı B Blok, 2. kat 5 numaralı bağımsız bölümde 15.000,00 TL bedelle ve... Köyü 161 Parsel sayılı taşınmaz üzerinde 20.000,00 TL bedelle davalı şirket lehine kurulan ipoteklerin kaldırılmasına, davacı yanın bu nedenle uğradığı zarar iddiası kanıtlanamadığından maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davacının yatırım nedeniyle uğradığı zarar bedeline ilişkin talebinin yerinde görülmediğinden reddine, davacının 2001 yılı kâr kaybı talebinin yerinde görülmediğinden reddine, ... A.Ş ... Şubesine ait ... tarihli ... numaralı ve 5.000,00 TL bedelli teminat mektubunun iptaline, davacının teminat mektubu nedeniyle dava tarihine kadar doğmuş bir zararı bulunmadığından, bu sebebe dayalı maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davacının kanıtlanamayan sair ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile; davacının 2001 yılı kâr kaybı talebinin reddine, davacının 2000 yılı kâr kaybına ilişkin talebinin kısmen kabulü ile, 72.368,52 TL kâr kaybından kaynaklanan alacağın 30.11.2004 dava tarihinden itibaren işleyecek değişebilen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin yerinde görülmeyen taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, sözleşmenin haksız feshine dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı vekili, asıl davada 2000 ve 2001 yıllarına ilişkin 1.000,00 TL tazminat talebinde bulunmuş, birleşen davada ise aynı sebebe dayalı olarak aynı yıllara yönelik fazlaya ilişkin 354.526,15 TL tazminat talebinde bulunmuş olup, mahkemece karara dayanak yapılan bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği toplam tazminat miktarının 72.368,52 TL olduğu bildirilmiş, ancak mahkemece, asıl dava için 1.000.- TL, birleşen dava için 72.368,52 TL tazminata hükmedilerek davacının talebinden fazlasına hükmedilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair ilk karar, Dairemizin ... E., ... K. sayılı ilamı ile, davacının sözleşmenin sonuna kadar yapması gereken masrafların tespiti ile tespit edilen miktarın, davacının elde edeceği kârdan mahsubu ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyulmuş ve bu hususa yönelik bilirkişi raporu alınmıştır. Ancak, bilirkişi raporunda; sözleşme süresinin sonuna kadar davacının yapacağı masraflar hesaplanırken, davacının bir önceki yıllarda davalıdan aldığı malların artış oranı bulunmuş ve sözleşme süresinin sonuna kadar davacının yapacağı masrafların da aynı oran nispetinde artacağı kabul edilerek, davacı defterlerine göre 1999 yılındaki masrafları zikredilen oran nispetinde arttırılarak sözleşmenin haksız feshedildiği 2000 yılında davacının 22.227,98 TL masraf yapacağı hesaplanmıştır. Ancak, davacının elde edeceği kârdan mahsubu yapılması gereken masrafların, davacı şirketin çalışan sayısı, personel ve işletme maliyetleri, dağıtım ve büro giderleri gibi hususlar dikkate alınıp, somutlaştırılarak hesaplama yapılması, bu mümkün olmadığı takdirde olaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42-43. maddeleri uyarınca takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
3- Davacı vekili, asıl dava ve birleşen dava dilekçesinde, asıl alacağın temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte ödenmesini talep etmiş olup, kabule göre asıl alacağın avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi isabetli olmamış olup, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesi üzerine dosya, mahkememizin 2020/577 esas sırasına kaydedilerek mahkememizce yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce, Yargıtay bozma ile, daha önce temin edilen raporlar ve yapılan itirazlar da dikkate alınmak sureti ile her bir gider kalemi yönünden ayrı ayrı hesaplama yapılmak suretiyle bilirkişi heyetinden rapor teminine karar verilmiştir.
Mali müşavir ..., elektrik mühendisi ..., Marmara Üniversitesi muhasebe-finansman öğretim üyesi ..., Marmara Üniversitesi pazarlama ve işletme yönetimi öğretim üyesi ...ve borçlar hukuku öğretim üyesi ...'dan oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenerek mahkememize sunulan 08/08/2025 havale tarihli rapor ile; Yargıtay ilamında davacının elde edeceği kârdan mahsup yapılması gereken masrafların, davacı şirketin çalışan sayısı, personel ve işletme maliyetleri, dağıtım ve büro giderleri gibi hususlar dikkate alınıp, somutlaştırılarak hesaplama yapılmasının ifade edilmekte olduğu, Yargıtay ilamında belirtilen kârdan mahsup yapılması gereken masrafların, davacı şirketin çalışan personel ve işletme maliyetleri, dağıtım ve büro giderleri gibi hususlar dikkate alınıp somutlaştırılması için davacı şirketin 1998-1999-2000 yılı gelir tablosu üzerinden ortalama faaliyet giderleri bulunarak sonuca gidilmesinin mümkün olduğu, ancak dava dosyasında 1998-1999-2000 yıllarına ait davacı şirketin gelir tablosunun bulunmamakta olduğu ve faaliyet kârının resmi belgeler üzerinden tespitinin olanaklı olmadığı, nitekim daha önceki bilirkişi raporlarında da aynı hususun dile getirilmiş olduğu, dava dosyasında Konya Vergi Dairesi Müdürlüğünden gönderilen yazıda vergi matrahının yazılı olduğu ve bu matrahın Yargıtay ilamında belirtilen giderlerin somutlaştırılması için yeterli olmadığı, kurumlar vergisi matrahı dönem net kârına varsa kanunen kabul edilmeyen giderlerin ilavesi ile bulunan mali kârı ifade etmekte olduğu, dolayısı ile gelir tablosunu görmeden doğru sonuca gitmenin olanaklı olmadığı, davalı vekilinin bilirkişi raporlarına itirazlarında özellikle ifade ettiği hususun, soğuk hava deposunun tüketecek olduğu enerji bedeli(11 aylık), araç soğuk hava kasa kiraları(5 adet), araç kira bedeli(5 adet), en az bulunması gereken personel gideri, 5 araç için yakıt gideri ve diğer kalemlerin ayrıntılı olarak hesaplanması gerektiği olduğu, davalı vekilinin itirazlarında dile getirdiği hususun taraflarınca hesaplanmasının, heyetlerinin uzmanlık alanı dışında olduğu, denetime elverişli bir şekilde bu hesaplamanın heyetlerince yapılmasının mümkün olmadığı, zira taraflar arasındaki ilişkinin kaç kişi ile yapılabileceği, kaç araç kullanılabileceği, bu araçlar için ne kadar yakıt kullanılabileceği gibi verilerin somut olarak tespitinin uzmanlık ve sektör bilgisi gerektirmekte olduğu, 08/01/2018 tarihli bilirkişi raporunda 1999 yılı giderlerine ilişkin tablo sunulmuş olduğu, bu tablodan hareketle faaliyet giderlerinin net satışlara oranlanması ile davacının elde edeceği kârdan mahsup yapılması gereken masrafların tutarsal olarak hesaplanmasının yapıldığı, davacı şirketin 15.356.530.740,00 TL 1999 yılı masraflarının gerçekleşmiş olduğu, bilirkişi raporunda net satışlardaki 1999 yılının %57,9 artış ile faaliyet giderlerinde de aynı oranda artış yapılarak 22.227.298.535,00 TL bulunduğu, şirketin 2019 yılı net satışları da 279.056.079.830,00 TL olduğu, giderlerin net satışlara oranı %5,503 olduğunun görülmekte olduğu, 2020 yılı için hesaplanan net satışların ise 11 aylık dönemde 403.910.420.880,61 TL olduğu, bu durumda 2020 yılı için faaliyet giderinin 22.227.298.535,00 TL(403.910.420.880,61 TL*%5,503) olarak yine aynı sonucun ortaya çıkmakta olduğu, somut olayda 94.595,82 TL kâr tutarı bulunurken 2019 yılı net satışlarının %57,90 artırımı ve bu tutarın marjının %22,42 olarak da 94.595,82 TL brüt kâr marjına ulaşılmış iken, dosyadaki mevcut veriler ile ancak yukarıdaki faaliyet kârı oranı bulunarak hesaplama yapılmasının mümkün olduğu, mali açıdan yapılacak en doğru tespitin, gerçekleşmiş faaliyet kârı oranının tahmin edilen net satışlara oranlanması ile davacının elde edeceği kârdan mahsubu yapılması gereken masrafların bulunması olduğu, bu hesaplamada 08/01/2018 tarihli bilirkişi raporunda sunulu gider tablosundaki giderlerin net satışlara oranının %5,503 olduğunun görülmekte olduğu, 2020 yılı için hesaplanan net satışların ise 11 aylık dönemde 403.910.420.880,61 TL olduğu, bu durumda 2020 yılı için faaliyet giderinin 22.227.298.535,00 TL(403.910.420.880,61 TL*%5,503) olarak yine aynı sonucun bulunmakta olduğu, Yargıtay ilamında somutlaştırılarak hesaplama yapılmasının istenmiş olduğu, aynı heyetçe veriler gruplandırılarak hesaplama yapılmış olduğu, bu konuda da taraflarca itirazlarda bulunulduğu, ancak buradaki hesaplamanın davacı kayıtları üzerinden yapılan hesaplama olduğu, davalı tarafça iddia edilen fazlaca giderler varsa bunların heyetlerince tespitinin mümkün olmadığı, dosya kapsamındaki verilerden yalnızca faaliyet gideri oranı ile hesaplama yapılmasının adil olduğu, Yargıtay ilamında belirtilen masrafların somutlaştırılmasının olanaklı olmadığı, buna ilişkin şirketin çalışan sayısı, personel ve işletme maliyetleri, dağıtım ve büro giderleri gibi dosya kapsamında yeterli finansal veriler bulunamadığı, 2019 verileri üzerinden her bir giderin toplam gider içerisindeki payına bağlı olarak 2020 yılı için 22.227,98 TL baz alınarak somutlaştırıldığında 44.088,87 TL olduğu, bu durumda dosyada bulunan diğer bilirkişi raporları da incelendiğinde somut olayda yapılması gerekenin, 818 sayılı Borçlar Kanununun 42-43. maddeleri uyarınca takdir edilmesinin sayın mahkemeniz muhtariyetinde olduğu, davacı şirketin Mevlana Vergi Dairesinden gelen 17.09.2004 tarihli ve 9900 sayılı yazısında 1998 yılı için 2.820,90 TL, 1999 yılı için 1.994,72 TL, 2000 yılı için 3.644,89 TL vergi matrahı(mali kârı) olduğunun görülmekte olduğu, yoksun kalınan kâr hesaplamasında mahkememizce karar verilmesi durumunda davacı şirketin başkaca faaliyetleri nedeniyle elde ettiği 2000 yılı kârı 3.644,89 TL'nin mahsup edilmesi gerekip gerekmediğinin mahkemeniz takdirinde olduğu, 2019 verileri üzerinden her bir giderin toplam gider içerisindeki payına bağlı olarak, 2020 yılı için 44.088,87 TL olduğu, davacı şirketin Mevlana Vergi Dairesinden gelen 17.09.2004 tarihli ve 9900 sayılı yazısında 1998 yılı için 2.820,90 TL, 1999 yılı için 1.994,72 TL, 2000 yılı için 3.644,89 TL vergi matrahı(mali kârı) olduğu tespit edilmiş, ek raporda ise görüş değişmemiştir.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre; toplanan deliller, dosya kapsamından, davalı tarafça davacı dayanağı Dağıtım Sözleşmesinin varlığı inkar edilmiş ise de, taraflar arasındaki ticari ilişki, icazet, sözleşme hükümlerinin yerine getirilmesi ve ödemeler nazara alındığında sözleşmenin varlığı ve geçerli olduğu tartışmasızdır. 01/12/1997 tarihli sözleşmenin 2/4. md. ile sözleşme süresi 3 yıl olarak kararlaştırılmış, sözleşmenin uzatılması konusunda karşılıklı mutabakat öngörülmüştür. 3 yıllık sözleşme 30/11/2000 yılında sona erecek iken, 2000 yılı başında davalı tarafça eylemli olarak feshedilmiştir. Davalı tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğine ilişkin hiçbir kanıt sunulmamıştır. Davalı şirketin, davacı tarafça sözleşme hükümlerinin yerine getirilmediği, ödemelerin yapılmadığı iddiası, yapılan bilirkişi incelemesi ve düzenlenen mali müşavir bilirkişi raporları ile kanıtlanamamıştır. Bu nedenle davalının sözleşmeyi tek taraflı feshinin haklı nedene dayanmadığı kanaatine ulaşılmış, 2000 yılı başında feshi nedeniyle 30/11/2000 tarihine kadar olan 11 ayın kar mahrumiyetinin davacı tarafça haklı olarak talep edilebileceği anlaşılmış, karşılıklı mutabakatla uzatılması yolunda anlaşmaya varılamadığından davacının 2001 yılına ilişkin kar mahrumiyeti talebi haklı bulunmamıştır. Dosyaya ve oluşa uygun düzenlenen 04/05/2011 tarihli bilirkişi raporu ve ek raporlarda davacının 2000 yılı 11 aylık kar kaybı bedeli 94.595,82 TL hesaplanmıştır. Mahkememizce daha önce verilen kararların temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamları dikkate alındığında, davacının elde edeceği kârdan mahsubu yapılması gereken masrafların, davacı şirketin çalışan sayısı, personel ve işletme maliyetleri, dağıtım ve büro giderleri gibi hususlar dikkate alınıp, somutlaştırılarak hesaplama yapılması, bu mümkün olmadığı takdirde olaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42-43. maddeleri uyarınca takdir edilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda son bozma ilamından sonra Mahkememizce Yargıtay bozma ilamında belirtilen esaslar dikkate alınmak suretiyle davacının kâr kaybının belirlenmesi amacıyla bilirkişi heyetlerinden rapor temin edilmiş ise de, davaya konu olan dönem üzerinden uzun zaman geçmesi, kayıtların çok net tutulmaması vb sebeplerle, somut veriler üzerinden kâr kaybının tespiti mümkün olmamıştır. Bu itibarla, olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42-43. maddeleri uyarınca, daha önce belirlenen 94.595,82 TL kâr kaybı miktarı üzerinden, mahsubu yapılması gereken masraflar, davacı şirketin çalışan sayısı, personel ve işletme maliyetleri, dağıtım ve büro giderleri gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle takdiren % 25 oranında indirim yapılarak, davacının talep edebileceği kâr kaybının 70.946,88 TL olabileceği kabul edilmiş, asıl ve birleşen davadaki talep şekline göre, işleyecek avans faizi ile birlikte bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkememiz dosyasında davacının yatırımın 4 yıl hedeflenerek yapılması, sözleşmenin süresinden önce feshi nedenine dayalı tazminat talebi incelenmiş; davacının soğuk hava deposu ve soğuk zincir tesisatının işin tabiatı gereği elzem bir yatırım ve sözleşme şartı olduğu, tesisin mülkiyetinin davacıya ait ve ekonomik ömrünün 3-4 yıl gibi bir süreden fazla olduğu, davacı tarafından soğuk zincir gerektiren başka alanlarda da değerlendirileceği sonucuna varılarak, davacının sözleşmenin süresinden önce feshedildiği gerekçesi ile tesisin maliyet ve normal giderlerini öne sürerek yatırımının tazmin edilmesini talebi hakkı bulunmamış, bu talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Sözleşme, davalı tarafça tek yanlı ve haksız olarak fesholunmakla, davacı tarafından sözleşme gereği tesis edilen ipoteklerin kaldırılmasına karar verilmesi uygun görülmüş, ipotekler nedeniyle davacının uğradığı zarar ve zararın bedeli davacı tarafça kanıtlanamadığından, davacının bu nedenle talep ettiği maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi uygun görülmüştür.
Sözleşme gereği davacı tarafça davalıya verilmesi gereken teminat mektubu her ne kadar davacı şirket tarafından verilmemiş ise de, dava dışı .... Ltd. Şti. tarafından davalı şirkete 09/12/1997 tarihinde Isparta, ... Bayilik Teminatı olarak ve davacı adına verildiği anlaşılmakla, sözleşmenin davalı tarafça tek yanlı ve haksız olarak feshi nedeniyle teminat mektubunun iptaline karar verilmesi uygun görülmüş, teminat mektubu nedeniyle davacının uğradığı zarar ve zararın bedeli sözleşmenin feshi tarihi ile dava tarihi nazara alınarak, talebin dava tarihi itibari ile nazara alınması gerektiğinden davacının bu nedenle talep ettiği maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi uygun görülmüştür.
Davacının kendi ticari defter kayıtları uyarınca talebine konu 2.270,00 TL performans priminin içinde bulunduğu 3.963,00 TL bakiye alacağının varlığı kanıtlanamadığından, bu talebinin ve ticari itibarının zedelenmesi nedeniyle uğradığı zarara ilişkin tazminat talebinin kanıtlanamadığından reddine karar verilmesi uygun görülmüştür.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
1-Asıl davada davanın KISMEN KABULÜ ile;
a)Davacının 2000 yılı kâr kaybına ilişkin talebinin KABULÜ ile, 1.000,00 TL kâr kaybından kaynaklanan alacağın 03/07/2000 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
b)... İli, ... İlçesi, 2812 Ada, 99 Parsel sayılı taşınmazda 15/350 arsa paylı B Blok, 2.kat 5 numaralı bağımsız bölümde 15.000,00 TL bedelle ve ... İli, .... İlçesi, ... Köyü, 161 Parsel sayılı taşınmaz üzerinde 20.000,00 TL bedelle davalı şirket lehine kurulan ipoteklerin kaldırılmasına, davacı yanın bu nedenle uğradığı zarar iddiası kanıtlanamadığından maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine,
c)Davacının yatırım nedeniyle uğradığı zarar bedeline ilişkin talebinin yerinde görülmediğinden reddine,
d)Davacının 2001 yılı kâr kaybı talebinin yerinde görülmediğinden reddine,
e)... A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... tarihli ... numaralı ve 5.000,00 TL bedelli teminat mektubunun iptaline, davacının teminat mektubu nedeniyle dava tarihine kadar doğmuş bir zararı bulunmadığından, bu sebebe dayalı maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine,
f)Davacının kanıtlanamayan sair ve fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,
1/1-Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden alınması gerekli 1.404,51 TL karar ve ilam harcından, asıl ve birleşen davada davacı tarafça asıl dava dosyası kapsamına peşin olarak yatırılan 45,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.389,51 TL harcın asıl ve birleşen dosyada davalı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına; asıl ve birleşen davada davacı tarafça asıl dava dosyası kapsamına peşin olarak yatırılan 45,00 TL harcın, asıl ve birleşen dosyada davalı taraftan alınarak asıl ve birleşen dosyada davacı tarafa verilmesine,
1/2-Asıl ve birleşen dosyada davacı taraf, asıl dava kapsamında kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince asıl davanın kabul edilen kısmı üzerinden belirlenen 41.000,00 TL vekâlet ücretinin, asıl ve birleşen dosyada davalı taraftan alınarak asıl ve birleşen dosyada davacı tarafa verilmesine,
1/3-Asıl ve birleşen dosyada davalı taraf, asıl dava kapsamında kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince asıl davanın reddedilen kısmı üzerinden belirlenen 41.000,00 TL vekâlet ücretinin, asıl ve birleşen dosyada davacı taraftan alınarak asıl ve birleşen dosyada davalı tarafa verilmesine,
2-)Birleşen ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. Sayılı dosyasında; davacı tarafça açılan davanın KISMEN KABULÜ ile;
a)Davacının 2001 yılı kâr kaybı talebinin REDDİNE,
b)Davacının 2000 yılı kâr kaybına ilişkin talebinin KISMEN KABULÜ ile, 69.946,88 TL kâr kaybından kaynaklanan alacağın 30/11/2004 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
c)Davacının fazlaya ilişkin yerinde görülmeyen taleplerinin reddine,
2/1-Harçlar Kanunu gereğince birleşen dava yönünden alınması gerekli 4.943,49 TL karar ve ilam harcından, asıl ve birleşen davada davacı tarafça birleşen dava dosyası kapsamına peşin olarak yatırılan 4.786,10 TL'nin mahsubu ile bakiye 157,39 TL harcın asıl ve birleşen dosyada davalı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına; asıl ve birleşen davada davacı tarafça birleşen dava dosyası kapsamına peşin olarak yatırılan 4.786,10 TL harcın, asıl ve birleşen dosyada davalı taraftan alınarak asıl ve birleşen dosyada davacı tarafa verilmesine,
2/2-Asıl ve birleşen dosyada davacı taraf, birleşen dava kapsamında kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince birleşen davanın kabul edilen kısmı üzerinden belirlenen 45.000,00 TL vekâlet ücretinin, asıl ve birleşen dosyada davalı taraftan alınarak asıl ve birleşen dosyada davacı tarafa verilmesine,
2/3-Asıl ve birleşen dosyada davalı taraf, birleşen dava kapsamında kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince birleşen davanın reddedilen kısmı üzerinden belirlenen 45.000,00 TL vekâlet ücretinin, asıl ve birleşen dosyada davacı taraftan alınarak asıl ve birleşen dosyada davalı tarafa verilmesine,
3-Asıl ve birleşen dosyada davacı tarafından yapılan 2,87 TL+12,50 TL=15,37 TL ilk masraf, 27.775,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.234,10 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 29.024,47 TL yargılama giderinin, asıl ve birleşen davanın kabul-ret oranına göre hesap edilen 6.924,11 TL'sinin asıl ve birleşen dosyada davalı taraftan alınarak asıl ve birleşen dosyada davacı tarafa verilmesine; kalan kısmın asıl ve birleşen dosyada davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Asıl ve birleşen dosyada davalı tarafından yapılan toplam 2.293,00 TL yargılama giderinin, asıl ve birleşen davanın kabul-ret oranına göre hesap edilen 1.745,97 TL'sinin asıl ve birleşen dosyada davacı taraftan alınarak asıl ve birleşen dosyada davalı tarafa verilmesine; kalan kısmın asıl ve birleşen dosyada davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avanslarının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/01/2026
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır