İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının çekin muhatabından ... Şubesine ait 28.02.2020 keşide tarihli ... seri numaralı 54.716.-TL değerinde çek aldığını, ilgili çekin, davacının arabasından çalındığı, bu hususta savcılık soruşturma dosyaları da halen devam ettiğini, dava konusu çek hakkında herhangi bir hak kaybı oluşmaması amacıyla ödeme yasağı talepli olarak .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile kıymetli evrakın iptali davasının açıldığını, Mahkemece 28.01.2020 tarihinde çek hakkında ödeme yasağı kararı verildiğini, bu kararın aynı tarihte bankaya bildirildiği ve çek üzerine ödeme yasağı şerhinin konulduğunu, ek olarak 27.01.2020 tarihli ilan ile bahse konu çek hakkında elinde bulunduranların ilan tarihinden itibaren 3 ay içerisinde mahkemeye ibraz etmeleri, aksi taktirde çekin iptaline karar verileceğinin ilan olunduğunu, ilan ve çek üzerine konulu ödeme yasağına rağmen davalı faktoring şirketinin davacı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, böylece çalıntı çekin tedavüle çıkartıldığının öğrenildiğini, çekin hali hazırda ilgili icra dosyasında muhafaza altında olduğunu, ilgili icra dosyası hakkında yasal süresi içerisinde; ciro silsilesindeki imzaya, borca ve ferilerine itiraz edildiğini, bu hususta halen .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/... E. Sayılı dosyasındaki yargılamanın devam ettiğini, tabi oldukları yönetmelik gereği faktoring şirketlerinin işlem yapabilmeleri için gerekli tüm dikkat ve özeni göstermesi, bu hususta gerekli tüm araştırmaları yapması gerektiğini, aksi taktirde hafif kusurlarından dahi sorumluluklarının doğacağını, mevcut olayda çekin çalındığı günden itibaren hak kaybı yaşanmaması için işlemlere hızlıca başlanıldığını, çek hakkında derhal ödeme yasağı konulduğunu, özen yükümlüğünü yerine getirmeyen ve dava konusu çeki tahsilata kalkışan davalı şirket ağır kusurlu ve kötü niyetli olduğunu, sebepsiz zenginleşen davalı tarafın, dava konusu çeki meşru hamile teslim etmesi talebi hakkında huzurdaki davayı ikame etme zaruretinin hasıl olduğunu ifade edilerek fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları ile savcılık şikayet hakları saklı kalmak kaydıyla, dava konusu çek hakkında; çeki uhdesinde bulunduran davalı şirketten çekin istirdadı ile çekin meşru hamil olan davacıya iadesine karar verilmesi, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin de davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK.md.792 hükmü gereğince çeklerin istirdatının talep edilebilmesi için, çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin çekleri kötüniyetle iktisap etmiş olması veya iktisapta ağır bir kusuru bulunması gerektiği, 6361 sayılı Faktoring Kanunun md.9/32'de bu hükme paralel olduğu, Kanun hükümlerinde açıkça iktisap anındaki kötü niyeti arandığı, Alacak Bildirim Formu(Abf)/ Ödeme Araçları Tevdi Bordrosu/ Ön Ödeme Talimatı'nda açıkça görüleceği üzere; davalının dava konusu çeki iktisap tarihi 17.01.2020 olduğu, Bu tarih; davacının çek iptali dava tarihinden ve teminat karşılığında Mahkemece verilen ihtiyati tedbir (ödeme yasağı kararı) tarihinden (28.01.2020) önce olup davalının iktisap tarihi itibariyle ne dava ve tedbir kararından ne de çeklerle ilgili hırsızlık olayından haberdar olmasının mümkün olmadığı, 6361 sayılı yasaya göre Faktoring şirketleri herhangi bir alacağı temlik alırken; 6361 sayılı Faktoring Kanunundaki usule uygun şekilde müşterinin alacağını fatura ile tevsik etme, aldığı kambiyo senedi ile faturadaki alacağın uyumlu olduğunu kontrol etme, çekin görünüşteki ciro zincirini kontrol etme, ile yükümlü olduğu, bunun dışında herhangi bir yükümlülüğünün bulunmadığı, davalı ile müşterisi arasındaki faktoring işleminin, 6361 sayılı kanunun 9/2. Maddesine uygun şekilde yapıldığı, bu kapsamda müşteriye finansman sağlanarak gerçek bir ödemenin yapıldığı, karşılığında davaya konu edilen çekin ciro yoluyla devir alındığı, dolayısıyla; yapılan faktoring işleminin usul ve yasaya uygun olduğu, Davalının, temlik alınan alacağı tevsik eden belgeleri kontrol ettiği, bu kapsamda kanunun kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirdiği, söz konusu faktoring işlemleri kapsamında çeki ciro yoluyla devir alındığı, TTK.md.790 gereğince çekin yasal hamilinin davalı olduğu, davacının yasal olarak davalıya izafe edilemeyecek ve davalıyı bağlamayacak iddiaları davasına dayanak yaptığı, ancak; bu soyut ve delilden yoksun kötüniyet iddialarının, çekin istirdatına dayanak olamayacağı, davacının, davalının yaptığı Faktoring İşleminin tarafı olmadığı, dolayısıyla; davalının, çek üzerindeki davacı kaşe ve imzasının sahte olup olmadığını yahut çekin davacı elindeyken zayi olup olmadığını bilmediği, bu sebeple; davalının çeki ciro yoluyla devralan iyi niyetli yasal hamil olduğu, Davacının dava dilekçesine sadece çek istirdatı talebi olduğu görülmekle; davacı dava dilekçesinde “çekin aracında çalınarak, tedavüle çıkartıldığını, çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını” açıklayarak, çekteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmişse de; bu iddia yapılacak bilirkişi incelemesi ile çözüme kavuşacağı, İmza incelemesi yapılmasının akabinde davacı ile davacıdan sonraki ciranta olan ... Tekstil Konf İth.İhr.San.Tic.Ltd.Şti.'nin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi suretiyle; iki şirket arasında ticari ilişki ve borç alacak ilişkisi olup olmadığı, başkaca kıymetli evraklar verilip verilmediğinin denetlenmesi gerektiği, Davalının 6361 sayılı yasa gereğince alacağı tevsik eden belgeleri kontrol etmek suretiyle çek temlik alan iyi niyetli hamil olduğu, davacı tarafın tazminat taleplerinin hukuki dayanağı bulunmadığı, Aksine; TTK.md.18 gereğince her tacirin ticari faaliyetlerinde Basiretli Tacir gibi davranması gerektiği, çek gibi bir kıymetli evrağın araçta taşınarak çaldırılması, TTK.md.18'deki basiretli tacir tanımına uymamakta olup; bizzat davacının kusurlu olduğunu ifade edilerek 6361 sayılı yasa md.9, TTK.md.790 ve 792 hükümleri gereğince, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

Dava, .... İcra müdürlüğünün 2020/... esas sayılı takip dosyasına dayanak ... ... şubesine ait 28/2/2020 tarihli, ... numaralı 54.716 TL bedelli çekin çalınması iddiasına dayalı olarak açılan istirdat davasıdır.
Mahkememiz 25/11/2025 tarihli celse ara kararı ile,... Cumhuriyet Başsavcılığına, ... Cumhuriyet Başsavcılığına, .... İcra Hukuk Mahkemesine, .... İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ilgili dosyalar celp edilmiş, gelen cevabi yazılar incelenerek mahkememiz dosya arasına alındığı görülmüştür.
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.
Bilirkişiler... tarafından hazırlanan 18/03/2022 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "..... İmzaların başlama hareketi olan gramaların tetkik konusu imzada (m) harfi şeklinde atmalı bağlantılı tersimlerin tekrarı ile oluşturulduğu, mukayese imzalarda ise ark bağlantılı olarak tersim edildikleri, Tetkik konusu imzanın gramaların devamında (C,1) harilerinin kaynaşmasıyla oluşturulan tersim ve çift nokta ile bitirildiği, mukayese imzaların ise grama bitiminde baş tarafa dönerek yapılan düz çizginin devamında (S) harfi şeklinde imza gövdesi üzerinde yer alan lersimte bitirildikleri, İmzaların genel tersim biçimi, ebadı, şekli,itiyatlarının farklı olduğu, İmzalarda kalem yürütme, yönü ve doğrultularının da farklı olduğu, İmzaların tümünün tersim biçimi, cbadı, eğimi, yönü, doğrultusu, seyir, sürat, istif, alışkanlıklar ve baskı derecesi bakımından aralarında uygunluk vc benzerlikler bulunmadığını tespit ettik. Tetkik konusu 54.716 TL.bedelli çek aslında ilk ciranta ...'a atfen atılmış bir adet imzanın dosyada mevcut mukayese imzalara kıyasla, ...'ın eli ürünü OLMADIĞI kanaatine varılmıştır...." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 16.07.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davalı şirket ile müşteri ... arasında faktoring sözleşmesinin tanzim edildiği ABF'nin düzenlendiği, fatura ve fatura ile ilişkili çekin alındığı, fatura ile alınan çeklerin uyumlu olduğu, faturanın Merkezi Fatura Kaydı Sistemi üzerinden faktoring işlemine konu edildiği, Müşteri ... tarafından .... İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. ile ilgili yapılan ticari işlem nedeniyle düzenlenen fatura ve fatura ile ilgili çekinsalındığı, çekin ... Tekstil Konf. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. Tarafından ciro edilmek suretiyle ... ... İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ne tevdi edildiği, ardından ... tarafından ciro edilmek suretiyle davalı şirkete çekin teslim edildiği, Faktoring şirketi tarafından müşterisi ...'ye 17.01.2020 tarihinde ... üzerinden ödemenin yapıldığı, tespit edilmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda faktoring işleminin gerçek olduğu, fatura ve çek arasındaki illiyet bağının bulunduğu, hem fatura (faturanın faktoring işlemine konu edilen tutarı) hem de çekin borçlu ve alacaklısı ile tutarlarının uyumlu olduğu görülmüştür. Ayrıca yapılan faktoring işleminin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.01.2020 tarihli kararından önce gerçekleştirildiği, ödemenin yine bu karar öncesinde yapıldığı tespit edilmiştir. Bu itibarla gerçekleştirilen faktoring işleminin Kanun ve yönetmeliklere uygun olduğu ve faktoring işleminin mahkeme kararından önce tesis edilmesi nedeniyle davalı tarafın herhangi bir kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Dosya mübrez belgelerinde yer alan 2 bilirkişi raporunda da çek üzerindeki 1. Ciroda yer alan ... isim yazısı ve imzasının mevcut mukayeselerine kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı kanaatinin bildirildiği görülmüş olup bu konuda nihai karar Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu düşünüldüğünü, keyfiyet takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere arz olunur...." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı davaya konu senedin çalındığından ve davalı faktoring şirketi tarafından kötüniyetli ve kusurlu olarak iktisap edildiğinden bahisle eldeki istirdat davasının açıldığı görülmüştür. Taraflar arasındaki ihtilaf;dava konusu çek aslının veya çek bedelinin davalı faktoring şirketinden talep edilip edilemeyeceği hususlarında toplanmaktadır.
Davacı yan, çekde kendisine atfedilen ciro imzasının kendisine ait olmadığını ileri sürmüş ve grafoloji heyetinden alınan mübrez raporla ciro imzasının davıcıya ait olmadığı belirlenmiştir.Ancak tarşışılması gereken bu hususun davalı faktoring şirketine karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği hususudur.

Dava konusu çek,davacıya atfeilen ciro imzasından sonra ..... Ltd. Şti. Akabinde ... Tekstil... Ltd. Şti. Buradan ... Faktoring A.Ş cirosu, ... A.Ş cirosu ve nihayet davalı ... Faktoring A.Ş davalı faktoring şirketine ciro edilmiştir.Her ne kadar genel kural olarak faktoring şirketine yapılan ciro alacağın temliki hükümlerine tabi olmakla şahsi defiler faktoring şirketine karşı ileri sürülebilirse de bu durum ancak lehtar veya ciranta açısından kendinden sonraki cirantaya karşı sahip olduğu defiler için uygulama alanı bulmakta olup somut olayda böyle bir durum söz konusu olmadığından şahsi defiler davalı faktoring şirketine karşı ileri sürülemez. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK") m. 710/3 c. 2 hükmüne göre ödeyen kişi, cirolar arasında düzenli bir silsile bulunup bulunmadığım incelemekle yükümlü ise de; cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir. TTK m. 677'de düzenlenen İmzaların İstiklali İlkesine göre de çek üzerindeki bir imzanın sahte olması, diğer imzaların geçerliliğini etkilemez. Senedi devralan kimselerin de ciro silsilesinde şeklen mevcut gözüken imzaların geçerliliğini araştırma yükümlülüğü mevcut değildir. Bu nedenle, ciro silsilesinde şeklen mevcut gözüken imzalardan birinin temsil yetkisinin bulunmaması sahte imzanın söz konusu olması gibi bir nedenle geçersiz olması, ciro silsilesinde bir kopukluk olarak değerlendirilmez. Zira ciro silsilesinin, vadeden önce ödeme hali için TTK. m. 710/2 hükmünde öngörülen istisnai hal hariç olmak üzere, senedi ödeyecek olan kimse için dahi ancak ve sadece şeklen incelenmesi yasal bir yükümlülük olarak öngörülmüştür. Şeklen ciro silsilesi tamamdır.Yine TTK 687 maddesine paralel olarak düzenlenen 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/3 maddesi “Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla fakktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." şeklindedir ve davacı yan davalının iktisapta kötüniyetli olduğunu ve zararına hareket ettiğini kanıtlayamamıştır.İmzanın sahteliği iddiası, hukuk tekniği açısından bir "mutlak def’i"dir. Ancak bu def’i, borçlunun sadece o senetle borç altına girmesini engeller; senedin mülkiyetinin iadesi konusunda aynı sonucu doğurmaz.
Tartışılması gereken diğer husus davalı faktoring şirketinin dava konusu çeki faktoring mevzuatına uygun olarak faturaya dayalı ciro yoluyla devralıp almadığı hususudur ki dava konusu çek davalı faktoring şirketince aralarında factoring sözleşmesi bulunan dava dışı ... ... İç ve Dış Ltd. Şti faturaya dayılı olarak alınmış olup meşru hamildir. Dava dışı ... A.Ş ile davalının ciro ilişkisi ise refaktoring işlemi niteliğinde olduğu görüldüğünden ...,... İç ve Dış Ltd. Şti ile çekin alımına dair ilişki esas alınmıştır. Her ne kadar çek hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan soruşturma bulunuyorsa da davalının bu soruşturma dosyasında taraf olmadığı anlaşılmakla neticesinin beklenilmesinde hukuki yarar bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Neticeten davalı şirketin faktoring işeminin gerçek olduğu, fatura ve çek arasında illiyet bağının bulunduğu, .... ATM ... esas sayılı dosyasında ödeme yasağının 28.01.2020 tarihinde verildiği faktoring işleminin bu karardan önce gerçekleştiği yine davalı şirketçe dava dışı ... şirketine ödemenin 17.01.2020 tarihinde yapıldığı görüldüğünden faktoring işleminin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış davalıya atfedilebilecek herhangi bir kusur tespit edilmemiştir. Çeki devralan üçüncü kişi, ciro silsilesinin kopuk olmadığını (şekli meşruiyet) kontrol etmekle yükümlüdür. İmzaların sıhhatini araştırma yükümlülüğü yoktur. Eğer üçüncü kişi çeki alırken imzanın sahte olduğunu bilmiyorsa ve bilmesi de gerekmiyorsa iyiniyetli hamil sayılır. Eldeki dava çekin iadesi istemi ile açılan istirdat davası olduğundan imzanın sahte olması edeniyle davacıdan alacak talep edilemeyecek ise de TTK m. 792 uyarınca, iyiniyetli hamile karşı istirdat davası açılması mümkün değildir. İmza sahte olsa dahi, hamil ağır kusurlu veya kötüniyetli değilse çekin mülkiyetini hukuken kazanmış sayılır. Huurdaki davada davalı şirketin kötü niyetli yahut ağır kusurlu olduğu ispatlanamamıştır. İzah edilen nedenlerle;mahkememizce icra edilen yargılama ve tekmil dosya münderecatından edinilen vicdani kanaat gereğince, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur.

Gerekçesi açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2-Alınması gereken 732,00 TL peşin harcın, başlangıçta peşin alınan 934,42 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 202,42 TL harcın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde davacıya iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığı anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/01/2026