Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

ASIL DAVADA;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ------model araçların 13/04/2018 Sigorta Poliçesi ile davalı sigorta şirketince sigortalanan------ plakalı araçlar ile birlikte toplam 7 aracın müvekkili şirket ile ----- ile arasında yapılan sözleşmeler ile hafriyat taşımacılığı için 16/04/2018 tarihinde ---- gümrüğünde resmi işlemler yapılarak 1 yıllığına kiraya verildiğini, 7 araçtan beşinin davası bu dilekçe ile açılmış olsa da 2 dosya için sigorta tahkimde esasa ilişkin karar verildiği için ayrı bir dava açıldığını, daha sonra ----- şirketinin araçların hepsini çaldığını, bu durum üzerine müvekkili şirketin kiralama yaptığı kişi -----hakkında 07/05/2019 tarihinde ---- Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, ---- 5 ay boyunca tüm yasal yollara başvurup dava açabildiğini, 20/03/2019 tarihinde ----- İlçe Emniyet Müdürlüğü ----- Polis Departmanından 3 aracının hala bulunmadığına dair yazıyı alabildiğini, bulunan ve hala müvekkili şirkete teslim edilmeyen 4 aracın ise parçalara ayırılarak kullanılmaz ve pert durumda olduğunu öğrendiklerini, 4 aracın mahkeme kararıyla iadesinin yapılması ve ancak emniyet güçlerinin onayıyla teslim alınacağının söylenmesine rağmen, araçların şuan pert ve bir çok parçası çalınmış durumda olup hiçbir şekilde araçları da teslim etmediklerini, ----- Sigorta şirketine müvekkilimiz başvuruda bulunarak tüm evraklarını ----- şubesine teslim etmek istede şube - tarafından sözlü bir şekilde taleplerini reddettiğini, müvekkilinin tüm yasal yollara başvurmuş olmasına rağmen davalı sigorta şirketi olarak hiçbir şekilde taleplerini yerine getirmeyip, sorumlu olduğu işlemlerden kaçındığını, 23/07/2019 tarihinde sigorta tahkim komisyonuna aynı marka model ve özelliklerde olan ve aynı biçimde çalınan 7 adet iş kamyonu için 7 ayrı başvuru yapıldığını, sigorta tahkim komisyonunda sunulan bilirkişi raporları ve verilen kararların tümünün birbiriyle çelişkili olduğunu, işbu davaya konu araçlar dışındaki iki araç hakkında esasa ilişkin kararlar verildiği için ayrı bir dava açtıklarını, davalının sorumluluğunun yerinde getirmemesi ve yaşanan olay nedeniyle müvekkilinin mağduriyetinin her geçen gün arttığını iddia ile fazlaya dair her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL'nin zarar ve hasarın davalı şirketçe temerrüt tarihinden itibaren reeskont oranında faiziyle birlikte ödenmesini, bu süre zarfında müvekkili tarafından ödemek zorunda kaldığı MTV bedellerinin davalı tarafından tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; poliçenin mevcudiyeti sigorta bedelinin her halde ve otomatik olarak ödeneceği anlamına gelmemekte olup müvekkil sigortacının sorumluluğu Türk Ticaret Kanunu, Sigorta Genel Şartları ve poliçe özel şartları ile sınırlı olduğunu, bununla birlikte aynı olay ile ilgili olarak ---- ve ---- plakalı araçlar için şirket aleyhine -----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -----Esas sayılı dosya üzerinden dava ikame edilmiş olup taraflarının ve konusunun aynı olduğu işbu davaların birleştirilmesini talep ettiklerini, davacının talebinin açıklattırılmasını ve beyan edilen harca esas değer üzerinden harç yatırılması için davacıya kesin süre verilmesini, araçlar üzerinde ----- şubesinin rehin hakkı bulunmakta olduğunu, rehin alacaklısının davaya muvafakati olmadığından davacının hak sahibi olmadığını bu nedenle davanın reddi gerektiğini, hasarın meydana geldiği tarihin belirsiz olduğunu, öncelikle çalınma eyleminin poliçe vade tarihi içerisinde olup olmadığının resmi belgeler ile ispat edilmesi gerektiğini, poliçe vadesinde meydana gelmeyen işbu hasarın teminat dışı olduğunu, davacının eskpertiz incelemesine ilişkin iddialarının gerçekle bağdaşmadığını, bununla birlikte huzurdaki yargılamaya konu poliçeler dar kasko poliçesi olduğunu, bu bağlamda, tam hasar (pert) özel şart notuna istinaden inceleme yapılması ve hasarın teminat içerisinde olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, gerçek zararı ispat yükü davacı üzerinde olduğunu, davacının poliçe özel şartları çerçevesinde işbu iddiasını ispat edemediğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek üzere, poliçede muafiyet bulunduğunu, aracın kiralayan tarafından çalınması halinde %25 muafiyet uygulanması gerektiğini, motorlu taşıtlar vergisinden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, davacının bu talebinin reddedilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, sovtaj müvekkili şirket nezdinde olmadığından ve aracın trafikten çekildiğini gösterir belge dosyaya ibraz edilmediğinden tazminat bedeli rayiç değerden sovtaj değerinin mahsubu neticesinde belirlenmeli ve sovtaj davacı tarafa terk edilmesi gerektiğini, ceza yargılaması ile olayın ne şekilde meydana geldiği tespit edilebileceğinden ceza yargılamasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, zira aynı anda davacıya ait tüm araçlar çalınmış olup davacı aylar sonra suç duyurusunda bulunduğunu, huzurdaki davanın rehin alacaklı----- ve aracı kiralayanlara ihbarını talep ettiklerini, müvekkili şirketin ancak dava tarihi itibariyle faizden sorumlu olabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

BİRLEŞEN DAVADA;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ----- model araçların 13/04/2018 tarihli sigorta poliçesi ile davalı sigorta şirketince sigortalandığını, ---- poliçe nolu aracın ve ----- poliçe nolu aracın çalındığını, müvekkil şirketi ----kaskoya konu olan 7 aracın harfiyat taşımacılığı için 16/04/2018 tarihinde ----- gümrüğünde resmi işlemler ve sözleşmelerle 1 yıllığına kiraya verildiğini, ------araçların hepsini çaldığını, kaskolanan 7 araçtan 2 sinin davasının bu dilekçe ile açıldığını, 5 dosya için tahkimde esasa ilişkin karar verilemediği için ayrı bir dava açıldığını, çalınan bu araçlardan doğan zarar ve hasarın davalı şirketçe temerrüt tarihinden itibaren reeskont oranında faizi ile birlikte ödenmesini müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalan MTV bedellerinin davalı tarafından alınarak tarafımıza ödenmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 30/06/2020 tarihli duruşmada beyanı ile; dava konusu edilemeyen diğer 5 araç için mahkememizin ----- esas asıyı dosyası ile dava açıldığını, bu araçlarla ilgili olarak tahkim tarafından usulden red kararı verildiğinden ayrı dava açtıklarını, dosyanın Mahkememiz --- esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hasar tarihinde davacının mülkiyetinde bulunan bulunan----- plaka numaralı araçların 13/04/2018 - 13/04/2019 vadeli Birleşik kasko Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, araçlar üzerinde-----Şubesinin rehin hakkı bulunduğunu, rehin alacaklısının davaya muvafakati bulunmadığından davacı hak sahibi olmadığını, davanın reddedilmesini talep ettiğini, hasarın teminat dışı olduğunu, hasarın meydana geldiği tarihin belirsiz olduğunu, yargılamaya konu poliçelerin dar kasko poliçesi olduğunu, bu bağlamda tam hasar pert özel şart notuna istinaden inceleme yapılmasını ve hasarın teminat içerisinde olup olmadığının incelenmesini talep ettiğini, gerçek zararı ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, davacının özel şartları çerçevesinde iş bu iddiasını ispat edemediğini, motorlu taşıtlar vergisinden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, davacının talebinin reddini talep ettiklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Asıl ve birleşen davalar, hukuki niteliği itibariyle; kasko sigortasına konu araçların çalınması nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkindir.Mahkememizin ---- Sayılı dosyanın yapılan yargılaması sonunda -----Sayılı 30/06/2020 tarihli karar ile işbu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen davalar basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.
Taraflarca delil olarak dayanılan hasar dosyası ve poliçe kayıtları, ---- Cumhuriyet Başsavcılığının ----- soruşturma dosyası, Mahkememizin ----- Hakem kararı saklama dosyası,--- Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- hakem kararı saklama dosyası---- Asliye Ticaret Mahkemesinin --- hakem kararı saklama dosyası, -----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- hakem kararı saklama dosyası,----- hakem kararı saklama dosyası, ----Asliye Ticaret Mahkemesinin----- hakem kararı saklama dosyası,----- Asliye Ticaret Mahkemesinin -----hakem kararı saklama --- ---celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.
Belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik değerlendirme gerektirmesi sebebiyle dosya makine mühendisi ----- ile nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi ---- tevdi edilmiş, anılan bilirkişi heyeti tarafından sunulan 25/03/2021 tarihli rapor, itiraz üzerine sunulan 27/05/2021 tarihli Ek rapor ve 03/01/2022 tarihli 2.Ek rapor, tarafların raporlara yönelik beyan ve itirazları değerlendirilerek uyuşmazlıkla ilgili iş makinaları konusunda uzman bilirkişiler----- tarafından sunulan 22/07/2022 tarihli rapor, itiraz üzerine Makine Mühendisi ---- ile Sigortacı ve Sigorta Mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi ----- alınan 09/09/2025 tarihli rapor içeriği denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.

Davacı vekilince verilen talep artırım dilekçesinde; araçların çalınmasından ve sigortaya yapılan başvuru tarihinden itibaren toplamda yapılan motorlu taşıtlar vergi ödemeleri toplamda 71.021,00 TL olup bu rakam üzerinden talep arttırım talebinde bulunduklarını bildirmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde; Fazlaya dair her türlü dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla, 1.000 TL maddi tazminat talaplerini, müvekkilinin gerçek zararı olan 581.250,00 TL olarak artırmak suretiyle ıslah ettiklerini davalı şirketten temerrüt tarihinden itibaren tahsilini talep etmiş ve harcını yatırdığı görülmekle, işbu dilekçenin davalıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Asıl dosya yönünden; davalının kasko sigortası ile sigortalığı ---- plakalı araçların, davadışı----- kiralanan araçların ----- çalınması nedeni ile meydana gelen rizikoda davacının aktif dava ehliyetinin olup olmadığı, hasarın teminat kapsamında olup olmadığı, poliçede kullanım şeklinin "kiralık" olarak belirlenmemesinin tazminat miktarında indirim gerektirip gerektirmediği, motorlu taşıtlar vergisinden davalının sorumlu olup olmadığı,
Birleşen dosya yönünden; davalının kasko sigortası ile sigortalığı ----- plakalı araçların, davadışı ----kiralanan araçların ---- çalınması nedeni ile meydana gelen rizikoda davacının aktif dava ehliyetinin olup olmadığı, hasarın teminat kapsamında olup olmadığı, poliçede kullanım şeklinin "kiralık" olarak belirlenmemesinin tazminat miktarında indirim gerektirip gerektirmediği, motorlu taşıtlar vergisinden davalının sorumlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ------ plakalı araçlar yönünden 13/04/2018 tarihli kasko sigorta poliçesi kapsamında ticari ilişki kurulduğu, davacının sigortalı davalının ise sigortacı olduğu, poliçeye konu araçların davacı tarafından ----- şirketine kiralandığı akabinde çalındığı, bu hususta yapılan ceza yargılamasında karar verildiği akabinde söz konusu araçların bulunarak davacıya iade edildiği, söz konusu araçlar üzerinde dava dışı ----- rehni bulunduğu ancak bankanın huzurdaki davanın açılmasına ve bedelin davacıya verilmesine muvafakat ettiği, taraflar arasındaki poliçede araçların kiralanması durumunda % 25 oranında muafiyet klozunun bulunduğu, alınan teknik bilirkişi raporunda-----plakalı araçlar ile ilgili bir delil sunulamaması sebebiyle herhangi bir hesaplamanın yapılamadığı ancak anılan kloz kapsamında yapılan indirimle ----- plakalı araç için 157.500,00 TL, ---- plakalı araç için 150.000,00 TL, ----- araç için 135.000,00 TL ve ------ plakalı araç için ise 138,750,00 TL bedelin kadri maruf olduğu, davacının bu bedeller üzerinden davasını ıslah ettiği, ıslah edilen tutarlar kapsamında kasko sigortası genel şartları kapsamında davacının uğradığı zararın tazmini gerektiği, diğer araçlar ile ilgili tespit yönünden ise istemin ispatlanamaması sebebiyle reddi gerektiği, aynı şekilde mtv ödemeleri ile ilgili talebin ise poliçede böyle bir teminatın bulunmaması sebebiyle davalının sorumlu olmadığı bu istem yönünden de davanın reddi gerektiği, davacının dava öncesinde davalıya başvuru yaptığı tarihi gösterir bir delilin sunulmadığı ancak tahkim komisyonuna yaptığı başvuru tarihi esas alınarak 45 gün sonrasında davalının temerrüde dütüğünün kabulü gerektiği kanaatine varılarak dava ve ıslah dilekçeleri doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Asıl ve Birleşen davalar dava dilekçeleri ve ıslah dilekçesi kapsamında davanın KISMEN KABULÜ ile, 581.250,00 TL'nin 06/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine,

a-Alınması gereken 39.705,19 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 54,40 TL peşin harç ile 1.213,00 TL tamamlama harcı ve 9.909,22 TL ıslah harcı toplamı 11.176,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 28.528,57 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

b-Davacı tarafça yapılmış, 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 TL peşin harç, 1.213,00 TL tamamlama harcı ve 9.909,22 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 11.231,02 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

c-Davacı tarafça yapılmış, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak 26.453,25 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma isabet eden 23.572,49 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

d-Asıl davanın toplam kabul edilen 581.250,00 TL dava değeri üzerinden, davacı yararına belirlenen 93.000,00 TL nispi avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

e-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,

BİRLEŞEN DAVADA:

a-Birleşen dava yönünden alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcına karşılık davacı tarafından dava açılırken 54,40 TL harç yatırılmış bulunduğundan, geriye kalan 677,60 TL harcın davacıdan tahsiline,

b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

c-Davalı tarafça yapılmış, 25,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

d-Davanın reddedilen 1.000 TL dava değeri üzerinden, davalı yararına belirlenen 1.000 TL avukatlık ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

2-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.