Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA/Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ...E. (yeni no ...), ... 1. İcra Müdürlüğü'nün... E. (yeni no ...), ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas, ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası marifetiyle 5 ayrı icra takibi yapıldığını ve kambiyo senetlerine mahsus ödeme emri tebliğ edildiğini, takip konusu 5 ayrı icra dosyasına karşılık davacı müvekkiller tarafından 31 ayrı makbuz ve banka dekontu ile ödeme yapıldığını, yapılan ödemelerin detayı aşağıdaki tabloda ayrıntılı olarak belirtildiğini, davacı müvekkilleri tüm dosya numaralarını tüm makbuz ve dekontlara yazdığı için yapılan ödemeler aşağıdaki tablodaki gibi dosyalara dağıtıldığını ve bu hali ile tüm dosyalar borcu kapandığını, Mezkur tablo ve ödeme makbuzları alacaklı vekiline her bir dosyadan muhtara ile ayrı ayrı tebliğ edildiğini, davacı müvekkili tarafından davalıya ve vekiline yapılan ödemelerin icra dosyalarına bildirilmemesi üzerine icra takip dosyalarına makbuzlar da ibraz edilerek yapılan ödemelerin icra dosyalarına beyan edilmesi için alacaklı vekiline muhtıra gönderildiğini, yukarıdaki tabloda 4.sırada ( 4 nolu makbuz ile) yapılan ödeme ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından icra takibine konu edilen 31.12.2014 keşide tarihli çeke karşı icra takibinden önce yapıldığı; ancak alacaklı taraf bu ödemeyi mahsup etmeden 25.000,00 TL bedelli çekin tamamı üzerinden icra takibi başlattığı; işbu mahsubun yapılmaması nedeniyle, davacı müvekkiller, sadece çek tazminatından 1.500,00 TL işlemiş faiz yönünden ve vekalet ücreti ve harçlar yönünden zarara uğradığı; işbu dosya hesabı yapılırken yapılan ödemenin takip öncesi ödeme olarak hesaplanması gerektiği; yukarıdaki tabloda gösterilen ödemeler (eft olarak yapılan) davacı müvekkil şirkete ait ... Bankası ... Şubesinden davalı şirketin ... T.A.Ş.'ye ait ... Nolu İban numarası ile ... Bankası A.Ş'nin ... nolu iban numarasına icra dosya numaraları belirtilerek gönderildiği; alacaklı ve vekili tüm bu ödemeleri dosyalara beyan etmediği gibi, halen borcu ödenmiş olan dosyalarda dosya alacağının tamamı üzerinden işlem yaptığı; dosya marifetiyle konulmuş olan hacizler de kaldırılmadığı; icra dosyalarına karşı yapılan tüm ödemelerin makbuzları mevcut olup listesi ve makbuz örnekleri dilekçem ekinde sunulduğu; ancak yapılan tüm ödemelere rağmen alacaklı vekili aldığı ödemeleri inkar ederek ve dosyaya bildirmeden 11.07.2019 tarihinde ... 4.İcra Müdürlüğü'nün... Talimat sayılı icra dosyası ile davacı müvekkillerin adresine hacze gelindiği; bu hacze alacaklı vekili tarafından 125.532,45 TL faiz ve masraflar hariç olmak üzere yazılı haciz talimatı ile gelindiği ve bu rakamın ödenmesi istendiği, ödenmemesi halinde malların muhafaza altına alınacağı beyan edildiği; davacı müvekkillerin makinelerini kaldırma, muhafaza altına alma baskısıyla aynı borcu ikinci defa tahsil etmeye çalıştığı; alacaklı vekili Av. ... (Efe) 11.07.2019 tarihli haciz tutanağında da belirtildiği üzere borcun ödenmesine rağmen ve borcun ödendiğine ilişkin makbuzların hem esas dosyasına hem haciz esnasında talimat dosyasına ibraz edilmesine rağmen haciz tutanağına da yazılan “muhafaza talep ediyorum “ talebi ile davacı müvekkillere ait malları kaldırmakta ısrar ettiği hatta bu konuda icra memurunu tehdit ettiği; alacaklı vekilinin ödenmiş bir borcu yeniden tahsil etmeye çalışması nedeniyle mağdur olan ticari itibarı bozulan maddi ve manevi zarara uğrayan davacı müvekkil, alacaklı ve alacaklı vekili hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığına... soruşturma no ile suç duyurusunda bulunduğu; davacı müvekkillerin uğradıkları maddi ve manevi zarara ilişkin tüm haklarımız saklıdır. Bu husus ayrı bir dava konusu yapılacaktır. Davacı müvekkil tarafından davalıya ve vekiline yapılan ödemelerin icra dosyalarına bildirilmemesi üzerine icra takip dosyalarına makbuzlar da ibraz edilerek yapılan ödemelerin icra dosyalarına beyan edilmesi için alacaklı vekiline muhtıra gönderilmiştir. Alacaklı kendisine muhtıra tebliğ edildikten sonra sadece 67.000,00 TL haricen tahsil ettiğini ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına bildirdiği; ancak işbu tahsilatların hangi tarihlerde hangi miktarlarda ödendiğine ait alacaklı vekilince hiçbir beyan olmadığı; takipler konusu borçlara mahsuben dava dilekçemizin 2. Sayfasında ayrıntılı liste halinde belirtilen toplam 381.550,00 TL ödenerek dosyalar borcu tamamen ödenmesine rağmen alacaklı taraf hala ödeme talebinde bulunduğu; borcun tamamı ödemiş olup, davacı müvekkillerin ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı, ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı, ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı, ... 28. İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı ve ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyalarından herhangi bir borcunun olmadığının tespiti ile mezkur takiplerin iptali gerektiği; neticeten ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı, ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı, ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı, ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı, ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takiplerinin borçlarının ödenmiş olması nedeniyle, mezkur dosyalardan davacı müvekkillerin borçlu olmadıklarının tespitini, mezkur takiplerin iptalini, dava masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ticari davalarda arabuluculuğun dava şartı olduğunu, 7155 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. Maddesine eklenen bir hükümle bir kısım ticari davalarda da arabuluculuk 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe girmek üzere zorunlu hale geldiği; bir unsurun dava şartı olarak nitelendirilmekte olup, bu husus çözülmeden dava açılmaması, açılmış ise devam edilmesine engel bir husus olduğu açık ve net olduğu, neticeten davanın reddine karar verilerek Avukatlık Ücret Tarifesinin 7/2 maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, menfi tespit davasıdır.

Dava konusu uyuşmazlığın, davalı tarafından davalı aleyhine .. 1. İcra Dairesinin ... E., ... 28. İcra Müdürlüğünün ... E., ... 28. İcra Müdürlüğünün .. E., ... 1. İcra müdürlüğünün... E. Ve ... 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyalarına konu borç nedeniyle dosya dahilinde yapılan resmi tahsilatlar dışında harici olarak 265.000,00 TL ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti ve bu nedenle takip dosyası borcunun sona erip ermediğinin tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 06/09/2019 tarih ... Esas .... Karar Sayılı ilamında özetle; "..Tüm bu nedenlerden mahkememizce menfi tespit davalarının da dava şartı niteliğindeki arabuluculuğa tabi olduğu kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden ve işbu davanın miktar ve değer itibariyle 6100 sayılı HMK m.316 v.d. maddelerindeki basit yargılama usulüne tabi olması ve bu davalarda aynı kanunun 320/1 maddesi kapsamında dosya üzerinden karar verilmesinin mümkün olması nedeniyle dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde zorunlu arabulucuya başvurulmadan işbu davanın açıldığı anlaşıldığından davanın, usulden reddine karar vermek gerekmiştir." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
İşbu karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 02/06/2020 tarih...Esas ve ...Karar sayılı ilamında özetle; ''19/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Yasa'nın 20.maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiştir.
TTK'nun 5/A maddesi; "(1)Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü düzenlemektedir. Görüldüğü üzere, 6102 sayılı TTK’na eklenen 5/A maddesinde, Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda arabuluculuk, dava şartı olarak belirlenmiştir.
Anılan maddenin gerekçesinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde belirtilen davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğu getirilerek bu uyuşmazlıkların temelinden, çok daha kısa süre içinde, daha az masrafla ve tarafların iradelerine uygun bir şekilde çözülmesinin amaçlandığı belirtilmiştir.
Madde metninde "...konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında..." denilmek suretiyle, talep sonucu eda istemi niteliğinde olan, alacak ve tazminatın ödenmesine ilişkin ticari davalarda, davadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Tespit davaları ise, bir hakkın veya hukuki ilişkinin var olup olmadığının tespitine ilişkin davalardır. Menfi tespit davaları ile davacı, borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir. Menfi tespit davalarında borçlu olunmadığının tespiti istendiğine ve alacak ya da tazminat ödenmesi istenemeyeceğine göre, bu tür davalardan önce arabulucuya başvurma şartı aranması, kanunun açık ifadesine aykırı olacaktır.
Diğer taraftan alacaklının arabulucuğa başvurma zorunluluğu olmadan takip başlatması mümkün iken, borçlunun açtığı menfi tespit davasında arabulucuğa başvurulmasının dava şartı sayılması amaca uygun düşmeyeceği gibi, borçlunun menfi tespit davasından önce arabulucuya başvurma zorunluluğunun kabulü halinde, borçlunun İİK'nun 72. maddesinde menfi tespit davasında öngörülen tedbirden yararlanması imkanı ile ilgili gecikme ve sakıncalar da sözkonusu olabilecektir. Öyleyse mahkemece, menfi tespit davasında, zorunlu arabuluculuğa başvuru dava şartının yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1.a.4 bendi gereğince kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.

Kaldırma kararı sonrası mahkememiz işbu esasında yapılan yargılamada 10/11/2021 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın mahkememizce re’sen seçilecek mali müşavir ile emekli icra müdürü hukukçu bilirkişiye tevdi ile dava dosyası itibariyle tarafların iddia ve savunmaları, usulüne uygun olarak dava dosyasına bildirilip ibraz edilen veya başka yerden getirtilen deliller ve icra dosyası ile tarafların defter ve belgeleri incelenmek suretiyle davacının haricen ödediğini iddia ettiği ödemelerin sunulan ödeme belgelerinin 6100 sayılı HMK m.200 kapsamındaki niteliği de nazara alınmak suretiyle ödenmiş olup olmadığı ve bu kapsamda haricen yapılan ödeme miktarı ile her bir dosya bakımından haricen yapılan ödemenin ayrı ayrı tespiti konusunda rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bu kapsamda mali müşavir ...ve icra ve iflas müdürü Sezai Yancar tarafından hazırlanan 07/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacıya ait yasal defterlerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64 üncü maddesinde 3 fıkrası hükmünce belirtilen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin kanunda belirtilen süreler içerisinde yaptırıldığı ve delil olma vasfı taşıdığı, davacının ticari defterlerinde davalı şirkete 4.988,60 TL nakit ve 5 adet çek ile 123.450,00 TL ödeme yapıldığı, karşılığında davalı tarafından 12/09/2014 tarihli 38 ve 39 nolu makbuzların düzenlendiği, her iki ödeme belgesinin de davacı şirketin yasal defterlerine 20.09.2014 tarihinde 246 nolu fişle TTK ve VUK hükümlerine uygun olarak kayıt yapıldığı belirlendiği, davacı tarafın sunduğu ödeme belgeleri yukarıda listelenmiş olup huzurdaki davada davalı tarafın ödemeler konusunda beyanına rastlanmadığından bu ödemeleri ticari defterlerine kayıt edip etmediğinin belirlenebilmesi için davalı ... Şti.nin 2014,2015,2016,2017,2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerinin de incelenmesi gerektiği kanaatine varılmış olmakla bahse konu defterlerin ibraz ettirilmesi ya da tarafımıza yerinde inceleme yetkisi verilmesi Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, davalı vekili ... 28. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasındaki 19.07.2019 tarihli beyanıyla; borçlunun müvekkiline 67.000,00 TL haricen ödeme yaptığını beyan ettiği görülmüş ise de ödeme tarihi belirtilmemiş olup borçlunun sunduğu ödeme belgeleri içinde bu dosyaya ilişkin 67.000,00 TL'lik bir ödeme makbuzu yer almadığından davalı tarafa bu harici ödeme beyanının hangi ödemelere ilişkin olduğunun açıklattırılması gerektiği de Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, ... 1. İcra D.'nin ... E. (yenilenmekle...) sayılı dosyasında icra kefilinin maaşına konulan hacizden toplam 1.221,04 TL geldiği görünmekte ise de bu miktar davacı tarafın anılan dosyaya sunduğu beyanı ile örtüşmediğinden anılan icra müdürlüğünden UYAP'tan alınacak, bahse konu dosyaya ilişkin tahsilat raporu ile reddiyatları ve harçları gösterir reddiyatlar ve harçlar raporlarının celbi, davacının banka havalesiyle gönderdiği ödemelerin davalının hesabına geçip geçmediğinin belirlenebilmesi için de davalı ...Ltd. Şti.'nin ... Şb. nezdindeki ... IBAN nolu ve ... Bankası ... Şb. nezdindeki ... IBAN nolu hesaplarına cari hesap başlangıcı 20.06.2014 tarihinden 09.08.2019 dava tarihine kadar davacı ... Ltd. Şti. tarafından yatırılan ödemeleri gösterir listelerin de celbi gerektiği tespit edilmiştir.
Mahkememiz 05/10/2022 tarihli duruşma ara kararı ile 6100 sayılı HMK m.222/1 gereği davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılacağından, davalı tarafın 2014-2019 yıllarına ilişkin ticari defterlerini m. 220/1 kapsamında incelemenin yapılacağı 06/12/2022 tarihinde mahkemeye ibraz için kesin süre verilmesine, kabul edilebilir bir mazereti olmadan defterlerini inceleme günü ibraz etmeyen tarafın m.222/3 kapsamında defterlerini ibrazdan kaçındığının ihtarına karar verilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 28/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davalı ... Şti.'nin 2014,2015,2016,2017,2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64 üncü maddesinde 3 fıkrası hükmümce belirtilen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin kanunda belirtilen süreler içerisinde yaptırıldığı ve delil olma vasfı taşıdığı, Davacının ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesi Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davalı Defter Kayıtlarında Davacı ... tarafından toplam 22.000 TL EFT yapıldığı ve Davalı ... tarafından defter kayıtlarına Alacak olarak kayıt yapıldığı, dönem sonunda 22.000 TL bakiyenin alınan avanslar hesabına devredildiği, Davalı Defter kayıtlarında; Davacı ... 22.000 TL alacaklı olduğunun görüldüğü, taraf defterlerinin incelenmesi neticesinde Davaya konu Takipli Alacağına ilişkin, ne kadar ödeme yapıldığı, ödeme sonrası ne kadar alacak kaldığının tespiti hususunda taraf defterlerinin delil niteliğinde olmadığının düşünüldüğü, dava tarihi itibariyle takip alacaklısının alacak tutarının 69.150,39 TL olduğu, İcra dosyasına davacı tarafından yapılan toplamda 71.670,75 TL ödemelerden sonra davacının icra dosyalarına borcu olmadığının görüldüğü tespit edilmiştir.
Mahkememiz 20/03/2024 tarihli duruşma ara kararı ile dosya kapsamında alınan kök ve ek raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı; davaya konu her bir takip yönünden inceleme yapılmadığı görülmekle dosyanın resen seçilecek mali müşavir, icra hukukunda nitelikli hesaplamalar uzmanı ile ticaret mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiye dosyanın tevdi ile dosyaya sunulan ticari defterler de incelenmek suretiyle davacı vekilinin her bir takip dosyası yönünden davacıların borçlu olmadığına ilişkin miktarlara ilişkin beyanlar dikkate alınarak davacıların her bir icra dosyasında tek tek belirlenmek suretiyle icra dosyaları kapsamında yaptığı ödemelerin neler olduğu yapılan ödemelerin hangi belgelerle ispatlandığı; davanın açıldığı tarih olan 09/08/2019 itibariyle davacıların davalıya borçlu olup olmadığı; borçlu ise her bir davacının borçlu olduğu miktarın ayrı ayrı belirlenmesi suretiyle taraf vekillerinin itirazları da değerlendirilerek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Bu kapsamda mali müşavir bilirkişi ..., icra iflas müdürü .... ve ticaret mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar uzmanı Doç. Dr. ...'dan alınan 05/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; tarafların ibraz olunan ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin tam olduğu her iki taraf ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, taraf ticari defterlerin dava konusu takibe dayanak borçların ve dava dilekçesi ekinde sunulu ödeme belgelerinin kayıtlı olmadığı, dava dilekçesi ekinde sunulu belgeler incelendiğinde belgeler içeriği toplam ödeme tutarı 197.000,00 TL olduğu, ancak hangi ödemenin hangi icra takip dosyasına yapıldığı belirsiz olduğu, diğer taraftan dava konusu takiplerdeki toplam asıl alacak miktarı 268.200,00 TL ve fer'ileriyle birlikte takipte kesinleşen alacak miktarı 281.407,50 TL olduğu, davacının öncelikle dava dilekçesi ekinde sunulu her bir ödeme belgesinin hangi icra dosyasına yapıldığını açıklaması gerektiği, dolayısı ile dava dilekçesi ekinde sunulu belgeler dava konusu takiplerdeki asıl alacak miktarını karşılamadığı, bunun yanında dava konusu takipler kapsamında davacının yaptığı ödemeler her bir takip dosyası kapsamında yapılacak kapak hesabında ortaya çıkacak faiz vekalet ücreti ile icra harç ve masraflara sayılacağından dosyaya sunulu mevcut veriler kapsamında davacının menfi tespit talebi ispata muhtaç olduğu tespit edilmiştir.
Davacılar vekili 07/01/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu, ... 1. İcra Müdürlüğü’nün ... e sayılı, ... 1. İcra Müdürlüğü’nün ....esas sayılı, ... 1. İcra Müdürlüğü’nün...esas sayılı ... 28. İcra Müdürlüğü’nün ...esas sayılı, ... 28. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra dosyaları borçlarının ödenmiş olması nedeniyle, mezkur dosyalardan davacı müvekkillerin borçlu olmadıklarının tespitini, mezkur takiplerin iptalini, davalının %20 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, Maaş haczi ile icra dosyasına fazla ödemek zorunda kaldığımız miktarın tarafımıza iadesini, dava masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacılar vekili ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı, ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı, ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı, ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı, ... 28. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takiplerinin borçlarının ödenmiş olması nedeniyle, mezkur dosyalardan tüm borçlarının ödenmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve mezkur takiplerin iptalini talep ettiği anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde harca esas değerin 168.957,00 TL olarak belirlendiği, ancak her bir icra dosyası yönünden harca esas değerin ayrı ayrı gösterilmediği anlaşılmıştır.Davacılar vekilinin 17/03/2021 tarihli beyan dilekçesinde ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı (Eski Esas:...) dosyasında 33.000,00 TL için menfi tespit talebi olduğu; ... 1. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı (...) dosyasında 26.000,00 TL için menfi tespit talebi olduğu; ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında 8.000,00 TL için menfi tespit talebi olduğu; ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında icra dosyasına 169.100,00 TL toplam ödeme beyan edildiği, davalının icra dosyasından kabulünden sonra bakiye kalan 154.000,00 TL (169.000,00-15.000,000=154.100,00) için menfi tespit talebi olduğu; ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyasında 111.000,00 TL toplam harici ödeme yapılması nedeniyle 44.000,00 TL için menfi tespit talebi olduğu, neticeceden 265.000,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce icra müdürlüğü dosyalarına ilişkin yapılan incelemede,
...1.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının fotokopi evrakları üzerinden yapılan incelemede davalı tarafından davacılar aleyhine... Bankası 10/04/2015 vadeli 23.450,00 TL bedelli çek üzerinden kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı anlaşılmıştır.( 07/06/2021 tarihli cevabi yazısında '' Müdürlüğümüzün yukarıda esas numarası yazılı takip dosyamız mahkemenizce istenmiş olup yapılan arşiv araştırmasında dosyanın fiziki olarak sırasında bulunmadığından tarafınıza fiziki olarak gönderilememiştir.'' şeklinde dosyanın fiziki aslının bulunamaması nedeniyle yalnızca Uyap'a kayıtlı evrakların takip talebi ve eklerinin yer aldığı; tüm icra dosyasının bulunamadığı, mahkememizce icra dosyasının ihyası yönünde ara karar oluşturulduğu;Mahkememizin 15/10/2025 tarihli celse 4 nolu ara karar uyarınca her ne kadar İstanbul 1.İcra Müdürlüğünün yazılan müzekkere cevabında...Esas sayılı dosyasının fiziki aslının kaybolmuş olması nedeniyle icra müdürlüğü cevabi yazıları dikkate alınarak dosyanın ihyası hususunda Adalet Bakanlığı'na bildirimde bulunulmasına, karar verilmiş ise de davacı vekilinin talebi ve dosya kapsamında yer alan bilgi belgeler dikkate alınarak işbu ara karardan dönülmesine karar verildiği anlaşılmıştır.)
...1. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasının (eski esas ... esas) üzerinden yapılan incelemede davalı tarafından davacılar aleyhine...Bankası 30/03/2015 keşide tarihli 24.000,00 TL bedelli bono üzerinden üzerinden kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı, 30/07/2019 tarihli kapak hesabında 17.186,25 TL yatan para düşülmek suretiyle bakiye borç miktarının 23.294,08 TL olduğu anlaşılmıştır.
...1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının fotokopi evrakları üzerinden yapılan incelemede davalı tarafından davacılar aleyhine ...Bankası 31/03/2015 vadeli 25.000,00 TL bedelli çek üzerinden kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı anlaşılmıştır.
...28. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasının üzerinden yapılan incelemede davalı tarafından davacılar aleyhine 30/10/2014 keşide tarihli 26.000,00 TL; 30/11/2014- 30/12/2014- 30/01/2015-28/02/2015 keşide tarihli toplam 122.000,00 TL bedelli 5 adet bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı anlaşılmıştır.
...28. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasının üzerinden yapılan incelemede davalı tarafından davacılar aleyhine ... Bankası 31/12/2014 vadeli 25.000,00 TL; 31/01/2015 vadeli 25.000,00 TL; 28/02/2015 vadeli 25.000,00 TL bedelli çekler üzerinden kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı, davalı vekilinin takip dosyası kapsamında 19/07/2019 tarihili beyan dilekçesinde 67.000,00 TL haricen ödeme yapılması nedeniyle dosya borcundan iş bu miktarın düşülmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

Dava dilekçesi ekinde yer alan deliller yönünden yapılan incelemede 1,2,3,4 ve 5 nolu makbuz ibaresinin yer aldığı birer sayfadan ibaret yazılı belgede ...'ın isim ve imzasının bulunduğu, yapılan tahsilatların ''... 28.İcra ... 1.İcra ... - ...ve ... nolu dosyalara yapılan ödemedir'' ibaresinin yer aldığı anlaşılmıştır.
6 nolu makbuzda ...Şubesine ait 16/11/2016 Keşide tarihli, 105.000,00 TL bedelli ...Şti'nin keşideci olduğu, lehtarının ...Şti. olan fotokopi çek belgesinin alt kısmında el yazısı ile ...'ın isim ve imzasının bulunduğu, ''..... ve ... nolu icra dosyasına ödeme çeki olarak aldım'' ibaresinin yer aldığı anlaşılmıştır.
... nolu KuveytTurk bankası dekontlarında yapılan kısmi ödemelere ilişkin ... 1. İcra ...ve ...nolu icra dosyalarına ödeme ibaresinin yer aldığı anlaşılmıştır.
8 nolu makbuzda yalnızca "icra dosyasına istinaden" ibaresiyle KuveytTurk bankası dekontu bulunduğu anlaşılmıştır.
16 nolu makbuzda davalı vekili tarafından makbuzdur başlıklı el yazılı ve imzalı "... 28.İcra ... esas sayılı dosyasına mahsuben 15.000,00 TL aldım" 10/07/2018 ibaresinin yer aldığı anlaşılmıştır.
... nolu ... bankası dekontlarında yapılan kısmi ödemelere ilişkin ... 28.İcra ...; 1. İcra ...ve ... nolu icra dosyalarına ödeme ibaresinin yer aldığı anlaşılmıştır.
28 nolu makbuzda ... Bankası'na ait 30/09/2019 keşide tarihli, 18.000,00 TL bedelli keşidecisi...olan, lehtarı ... olan fotokopi çek belgesinin bulunduğu kağıda Ahmet Acar tarafından ''Yukardaki çekin aslını elden teslim aldım'' ''... 28.İcra ... ve ... icra dosyalarına istinaden'' ibaresinin yer aldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde harca esas değerin 168.957,00 TL olarak belirlediği, tevzi formunda işbu miktar üzerinden menfi tespit davasının açıldığı anlaşılmakla, 17/03/2021 tarihli icra dosyaları yönünden borçlu olunmayan kısımları açıklaması için sunulan beyan dilekçesinde dava değerinin 265.000,00 TL olarak gösterildiği anlaşılmakla, menfi tespit davasında davanın açıldığı tarihteki harca esas değer 168.957,00 TL olduğundan işbu miktar dikkate alınarak her bir icra dosyası yönünden borçlu olunmadığı iddia edilen miktarları açıklaması ve ... 28.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yer alan 31/12/2014 - 31/01/2015 - 28/02/2015 tarihli üç adet çek yönünden ayrı ayrı miktar belirtmek suretiyle ve ... 28.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yer alan 30/10/2014 - 30/11/2014 - 30/12/2014 - 30/01/2015 - 28/02/2015 keşide tarihli beş adet çek yönünden ayrı ayrı miktar belirtmek suretiyle ve davacı vekiline dava dilekçesi ekinde yer alan makbuzların dava konusu yapılan ödemelere ilişkin olup olmadığı, makbuz içeriklerinden hangi icra dosyasına ne kadar miktar ödeme yapıldığı tespit edilemediğinden yukarıda yer alan makbuz numaraları kapsamında hangi icra dosyasına kaç TL ödeme yapıldığı hususunu açıklaması için HMK m.31 kapsamında 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verildiği; davacılar vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde özetle,esasen icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarının konusu icra dosyalarından herhangi bir borcun kalmadığıdır. Davalının alacaklı olduğu olduğu icra dosyaları alacak miktarları toplamı 284.407,5 TL'dir. Ancak dava tarihine kadar icra dosyalarına maaş haczinden ödemeler yapıldığından ve davalı tarafından haricen tahsil olarak bildirilen 67.000,00 TL ödemeler mahsup edilerek kalan miktar için dava açılmıştır. İşbu dosyalar borcu toplamı ferileri ile birlikte ödenmiş olup 5 ayrı icra dosyasından hiçbir borcumuz kalmamıştır. Dava dilekçemizde hangi icra dosyası için ne kadar ödeme yapıldığı ayrıntılı liste olarak belirtilmiştir. yine 17.03.2021 tarihli dilekçemizde de hangi icra dosyası için ne kadar ödeme yapıldığı ve hangi miktarlar için menfi tespit davası açıldığı beyan edilmiştir. 17.03.2021 tarihli dilekçemizde maaş hacizlerinden gelen ve davalı alacaklı tarafça beyan edilen 67.000,00 TL haricen tahsil bildirimi miktarları mahsup edilerek menfi tespit davası açıldığı beyan edilmiştir. Ancak bu miktarlardan dolayı da borçlu olmadığımızın tespitine karar verilmesi gerektiği izahtan varestedir. Davacı müvekkil haricen yaptığı ve icra dosyasına yapılan maaş ödemeleri ile borcu fazlasıyla ödemiş olup davalıdan alacaklı duruma geçmiştir. 1- ... 1. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile müvekkil hakkında 26.271,94 TL üzerinden icra takibi başlatılmış olup, dava tarihi olan 09.08.2019 tarihine kadar 6.290,25 TL’sı dosyaya maaş haczi kesintisi ile ödeme yapılmıştır. Bu ödeme dosyada sabit olduğu için haricen ödenen 33.000,00 TL için menfi tespit talebimiz vardır. Dava tarihinden sonra da icra dosyasına maaş haczinden ödemeler yapılmış olup bu güne kadar bu dosyaya maaş haczinden toplam 59.056,63 TL ödeme yapılmıştır. İcra dosyasına yapılan ödemeler ve haricen yapılan ödemeler toplamı 92.056,63 TL icra dosyasına toplam ödeme beyan edilmiştir. İş bu İcra dosyasına 33.000,00 TL toplam harici ödeme beyan edilmiş olup 59.056,63 TL de maaş haczinden ödeme yapılmıştır. Yani bu dosya ile ilgili dava tarihine kadar 39.290,25 TL, dava tarihinden sonra dosyaya maaş haczinden gelen ödemelerle birlikte toplam 92.056,63 TL üzerinden borçlu olmadığımıza, dosya borcunun kalmadığı ve fazla ödemenin bulunduğu hususunda karar verilmesini talep ediyoruz. 2- ... 1. İcra Müdürlüğü’nün... esas sayılı dosyası ile müvekkil hakkında 24.092,71 TL üzerinden icra takibi başlatılmış olup, dava tarihi olan 09.08.2019 tarihine kadar 15.777,53 TL’sı dosyaya maaş kesintisi ile ödeme yapılmıştır. Bu ödeme dosyada sabit olduğu için haricen ödenen 26.000,00 TL için menfi tespit talebimiz vardır İcra dosyasına yapılan ödemeler ve haricen yapılan ödemeler toplamı 41.777,53 TL icra dosyasına toplam ödeme beyan edilmişir. İş bu İcra dosyasına 26.000,00 TL toplam harici ödeme beyan edilmiş olup dosyaya maaş haczi kesintisinden yapılan 37.527,85 TL ödeme ile bu dosyaya yapılan toplam 63.527,85 TL miktar üzerinden borçlu olmadığımıza dosya borcunun kalmadığı ve fazla ödemenin bulunduğu hususunda karar verilmesi talep ediyoruz. 3- ... 1. İcra Müdürlüğü’nün 2015-10001 esas sayılı dosyası ile müvekkil hakkında 24.573,75 TL üzerinden icra takibi başlatılmış olup, dava tarihi olan 09.08.2019 tarihine kadar 24.574,00 TL’sı dosyaya maaş kesintisi ile ödeme yapılmıştır. Bu ödeme dosyada sabit olduğu için haricen ödenen 8.000,00 TL için menfi tespit talebimiz vardır. İcra dosyasına yapılan ödemeler ve haricen yapılan ödemeler toplamı 32.574,00 TL icra dosyasına toplam ödeme beyan edilmiştir. Ancak İş bu İcra dosyasına 8.000,00 TL toplam harici ödeme beyan edilmiş olup yapılan maaş haczi ödemeleri ile birlikte toplam 32.574 TL üzerinden borçlu olmadığımıza, dosya borcunun kalmadığı hususunda karar verilmesini talep ediyoruz.4- ... 28. İcra Müdürlüğü’nün .. esas sayılı dosyası ile müvekkil hakkında 83.936,65 TL üzerinden icra takibi başlatılmış olup toplam 111.000,00 TL dosyaya karşılık ödeme yapılmış ve liste halinde icra dosyasına bildirilmiştir. Ayrıca dava dilekçemizde de bu toplam ödeme detaylı bir biçimde arz ve izah edilmiştir. Ayrıca davalı alacaklı vekili iş bu dosyaya 67.000,00 TL (Altmışyedibin) haricen tahsilat bildirmiştir. İş bu İcra dosyasına 111.000,00 TL toplam ödeme beyan edilmiş olup, davalınının icra dosyasından kabulünden sonra bakiye kalan 44.000,00 TL ( 111.000,00 – 67.000,00 = 44.000,00 TL) borçlu olmadığımıza, dosya borcunun kalmadığı hususunda karar verilmesi talep edilmiştir.5- ... 28. İcra Müdürlüğü’nün ... e. sayılı dosyası ile müvekkil hakkında 125.532,45 TL üzerinden icra takibi başlatılmış olup toplam 169.000,00 TL dosyaya karşılık ödeme yapılmış ve liste halinde icra dosyasına bildirilmiştir. Ayrıca dava dilekçemizde de bu toplam ödeme detaylı bir biçimde arz ve izah edilmiştir. İşbu dosyaya davalı alacaklı tarafından bildirilen 15.000,00 TL (Onbeşbin) haricen tahsilat 169.000,00 TL içerisinde olup hem icra dosyasına hem de dava dilekçesinde bildirilmiştir. İş bu İcra dosyasına 169.100,00 TL toplam ödeme beyan edilmiş olup, davalınının icra dosyasından kabulünden sonra bakiye kalan 154.000,00 TL ( 169.000,00 – 15.000,00 = 154.100,00 TL) borçlu olmadığımıza, dosya borcunun kalmadığı hususunda karar verilmesi talep edildiği anlaşılmıştır.
Davalı şirket yetkililerinin isticvaben duruşmada alınan beyanlarında Davalı şirket yetkilisi ... beyanında," davacılar ile aramızda kerestecilik işinden kaynaklı alım satım mevcuttur, ticari ilişkimiz eskiye dayanmaktadır, biz davacılara kereste satmaktaydık, taraflar arasında açık hesap mevcuttu, davacı taraf ödeme yapamayınca karşılığında çek aldık, davacılar tarafından tüm borcumuz ödenmedi, yapılan kısmi ödemeler icra dosyasına yapılan ödemelerdir "dedi.
Davacı vekili tarafından davalı şirket yetkilisine soruldu, taraflar arasındaki bu ilişkide davacı tarafa almış olduğu ürünlere karşılık fatura düzenleniyordu, şirket hesabına yapılan ödeme olup olmadığını hatırlamıyorum dedi.
Davalı vekili tarafından davalı şirket yetkilisine soruldu, icra takipleri başlatıldıktan sonra davacılar tarafından yapılan herhangi bir ödeme olmadı dediği anlaşılmıştır.
Davalı şirket yetkilisi ... beyanında, "taraflar arasında kereste alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunmaktaydı, davacı taraf icra dosyalarına ödeme yaptığını söyledi ancak bana bir ödeme yapılmadı dedi.

Dava dilekçesi ekinde yer alan makbuzlar gösterilmek suretiyle davalı şirket yetkilisinden soruldu, 1 - 2 - 3 nolu makbuzlar aynı makbuz olup, yer alan yazı ve imza bana aittir, ''16/04/2014 tarihinde ...'ye yapılan iş olarak belirtilen miktar'' olarak belirtilen iş dosya ile alakalı değildir, 4 - 5 nolu makbuzda yer alan yazı ve imza da bana aittir, 6 nolu makbuzda yer alan yazılar bana ait değildir, sadece imza bana aittir, ancak yapılan ödemeleri şu an için hatırlayamıyorum, davacılardan herhangi bir para almadım dedi.
Davacı vekili tarafından davalı şirket yetkilisine soruldu, davacılardan herhangi bir şahsi alacağım bulunmamaktadır dedi.
Davalı vekili tarafından davalı şirket yetkilisine soruldu, icra takipleri başlatıldıktan sonra ödeme almadım dediği anlaşılmıştır.
Davacılar vekili tarafından davaya konu edilen takipler kapsamında taraflar arasında bono ve çek bedellerinin ödendiği, borç kalmadığından bahisle iş bu menfi tespit davasını açtığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesinin 2. Sayfasında yer alan tablo ve dava dilekçesi ekinde yer alan makbuz ve ödeme dekontları incelendiğinde her bir belge yönünden tek bir icra dosyasına yapılan ödemeler bulunmadığı, yukarıda da açıklanan belge içeriklerinde davaya konu 3 tane ve 5 tane icra dosya sayıları yazılmak suretiyle ödemelerin olduğu, davalı şirket yetkililerinini de isticvaben alınan beyanlarında da davacıların şirkete yaptığı kısmi ödemelerin bulunduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. Gerek kaldırma kararı öncesi gerek kaldırma kararı sonrası davacılar vekiline ihtaratlı ara kararlar ile ödemelerin icra dosyaları nezdinde özgülenmesi açıklanması hangi icra dosyası kapsamında ne kadarlık kısmi ödeme yapıldığı hususunu açıklaması ve somutlaştırılması talep edilmiş ise de davacılar vekili tarafından ara karara uygun beyan dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesi ekinde yer alan tablo ve makbuzlar ödemelerin hangi icra dosyasına hangi miktar yönünden olduğu kısmını içermemektedir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Somutlaştırma yükü ve delillerin gösterilmesi” başlıklı 194. maddesi uyarınca;
“(1) Taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar.
(2) Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.”
Anılan maddenin gerekçesinde maddenin amacının, bir yandan ispatın genel hükümleri çerçevesinde temel bir kavrama yer vermek iken diğer yandan da uygulamada genel geçer ifadelerle somut vakıalara dayanmadan davaların açılıp yürütülmesinin önüne geçmek olduğu belirtilmiştir. Gerekçenin devamında “…Bir davada, ispat faaliyetinin tam olarak yürütülebilmesi, mahkemenin uyuşmazlığı doğru tespit ederek yargılama yapabilmesi, karşı tarafın ileri sürülen vakıalara karşı kendini savunabilmesi için, iddia edilen vakıaların açık ve somut olarak ortaya konulması gerekir. Genel geçer ifadelerle, somut bir şekilde ortaya koymadan iddia veya savunma amacıyla vakıaların ileri sürülmesi durumunda, yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi mümkün olmayacağı gibi, vakıaların anlaşılması için ayrıca bir araştırma yapılması ve zaman kaybedilmesi söz konusu olacaktır. Taraflar, haklarını dayandırdıkları hukuk kuralının aradığı koşul vakıalara uygun, somut vakıaları açıkça ortaya koymalıdırlar. Bu vakıaların somut olarak ileri sürülmesi, ilgili taraf için bir yüktür; bu yükü yerine getirmeyen sonuçlarına katlanacaktır…” şeklindeki ifadelere yer verilerek somutlaştırma yükünün anlam ve önemi vurgulanmıştır.
Diğer taraftan, HMK’nın “Dava dilekçesinin içeriği” başlıklı 119/1-e maddesi uyarınca, davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerinin dava dilekçesinde yer alması zorunludur. Bununla birlikte vakıaların açık ve somut olarak gösterilmesi yeterli görülmemiş, aynı maddenin “f” bendinde yer alan hükümde ayrıca açık ve somut olarak gösterilmesi gereken her bir vakıanın hangi delille ispat edileceğinin de belirtilmesi aranmıştır. Keza bu durum yukarıda açıklanan 194. maddenin 2. fıkrasının da tereddüt uyandırmayacak derecede açık hükmünün bir gereğidir.
Davacının dava dilekçesinde talebine dayanak yaptığı bazı iddialar (vakıalar) olmakla birlikte bunlar somut ve açık değilse somutlaştırma yükünün yerine getirilmemesinden söz edilmelidir. Somutlaştırma yükü yerine getirilmeden karşı tarafın sağlıklı bir savunma yapması ve sağlıklı bir hüküm verilmesi mümkün değildir. Çünkü karşı tarafın hukuki dinlenilme hakkının gereği olarak açıklama ve ispat hakkını kullanabilmesi için öncelikle kendisine yöneltilen iddialar hakkında tam olarak bilgilenmesi zorunludur (HMK md. 27). Keza hükümde yer alması gereken unsurların belirtildiği HMK’nın 297. maddesi gereğince tarafların iddia ve savunmalarının, uyuşmazlık noktalarının, hükmün dayandığı ve sabit görülen vakıaların gerekçeli kararda tam olarak gösterilmesi gerekmektedir (HMK md. 297/1-c). Somut vakıalar ortaya konulmadan hâkimin sağlıklı bir yargılama gerçekleştirmesi ve hüküm kurması da mümkün değildir. Vakıaların somutlaştırılmasından sonra karşı tarafça cevap verilebilir, mahkemece vakıa tam olarak algılanabilir, ispat faaliyeti yürütülebilir ve bu suretle vakıa hakkında karar verilebilir.
Somutlaştırma yüküne riayet edilmemesi durumunda dikkate alınması gereken kurallardan biri hâkimin davayı aydınlatma ödevidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun“Hâkimin davayı aydınlatma ödevi” başlıklı 31. maddesine göre; "Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir". Söz konusu düzenlemeye göre hâkim tarafından öncelikle davacının talep sonucu açıklattırılmalı ve daha sonra HMK'nın 194. maddesi gereğince tarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmaları somutlaştırması istenmelidir.
Hâkimin davayı aydınlatma ödevi olarak ifade edilen bu düzenleme ile doğru hüküm verebilmesi ve maddi gerçeğin bulunabilmesi amaçlanmıştır. Düzenlemede her ne kadar “açıklama yaptırabilir” denilmişse de bunun, hâkimin davayı aydınlatması için bir “ödev” olduğunu kabul etmek gerekir. Çünkü davayı aydınlatma ödevi sayesinde hâkim, iddia ve savunmanın doğru ve tam olarak anlaşılmasını sağlayacak ve bu şekilde doğru olmayan bir kararın verilmesini önleyecektir (Hakan Pekcanıtez, Oğuz Atalay, Muhammet Özekes, Medeni Usul Hukuku, Ankara, Onbirinci Baskı, 2011, s.248 vd).
Görüldüğü üzere hâkimin davayı aydınlatma ödevine ilişkin 31. maddede, hâkimin, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz ya da çelişkili gördüğü konular hakkında taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği, kanıt gösterilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.
Mahkeme tarafların yerine geçecek şekilde "taleple bağlılık ilkesi"ne aykırı hareket edemeyeceği açıktır. Bu nedenle Yargıtay 10. HD ...Esas ... Karar sayılı ilamı da dikkate alındığında "6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir." dikkate alındığında davacı vekili tarafından mahkememiz ara kararı uyarınca mahkememizce somutlaştırılması talep edilen yukarıda belirtilen hususlarda dosya kapsamında takip dosyalarına tamamen ödeme yapıldığı iddiasıyla takipler kapsamında menfi tespit talebinin somutlaştıramadığından ispatlayamadığı anlaşılmıştır. TBK m. 100 gereğince kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve takip giderlerine mahsup edileceğinden davacılar vekili tarafından hangi icra müdürlüğü dosyasına ne kadarlık kısmi ödeme yapıldığı hususu somutlaştırılmadığından her bir icra dosyası yönünden ödenen kısmi ödeme tespit edilemediği için davacılar vekilinin takip dosyaları kapsamında tüm borçlarının ödendiği iddiasını ispatlayamadığı; 05/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda da olduğu,"4. Davacının öncelikle dava dilekçesi ekinde sunulu her bir ödeme belgesinin hangi
icra dosyasına yapıldığını açıklaması gerektiği,

5. Dolayısı ile dava dilekçesi ekinde sunulu belgeler dava konusu takiplerdeki asıl alacak miktarını karşılamadığı,

6. Bunun yanında dava konusu takipler kapsamında davacının yaptığı ödemeler her bir takip dosyası kapsamında yapılacak kapak hesabında ortaya çıkacak faiz vekalet ücreti ile icra harç ve masraflara sayılacağından dosyaya sunulu mevcut veriler kapsamında davacının menfi tespit talebi ispata muhtaç olduğu" da tespit edilmiştir. 11/02/2026 tarihli duruşmada davacılar vekilinin beyanında "Yemin deliline dayanmayacağız" dediği anlaşılmakla bu aşamada davaya konu ... 1. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı, ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı, ... 1. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı, ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı, ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takiplerinde davacı müvekkillerin borçlu olmadıklarının tespitini ve mezkur takiplerin iptalini talep edemeyeceğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili her ne kadar kötüniyet tazminatı talep etmiş ise de İİK m.72/5 şartları oluşmadığı, davanın borçlu lehine sonuçlanmaması nedeniyle davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizin 10/07/2020 tarihli ara kararı uyarınca "Dosya içeriği, sunulan deliller ve tüm dosya kapsamında davacının tedbir talebinin %20 teminat karşılığında kabulü ile İİK'nun m.72/3 gereğince ... 1. İcra Dairesinin ... Esas sayılı, .... Esas ve ... Esas sayılı dosyaları ve ... 28. İcra Dairesinin ... Esas,... Esas sayılı dosyaları üzerinden icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesine, Teminat depo edilmesi sonrası kararın infazı için ... 1. İcra Dairesinin ... Esas sayılı, ... Esas ve ... Esas sayılı dosyaları ve ... 28. İcra Dairesinin ... Esas, ... Esas sayılı dosyalarına müzekkere ile bildirilmesine," karar verildiği ancak iş bu ara karar yönünden teminat yatırılmadığı anlaşılmıştır. Davacılar vekilinin talep dilekçesi üzerine Mahkememizin 2004 sayılı İİK. m.72/3 kapsamında kalan davada takibin durdurulması yönünde dava açılmış ise de takipten sonra açılan davada tedbir yolu ile takibin duruldurulmasına karar verilemeyeceğinden, ... 28. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takibe konu 125.532,45 TL alacağın tamamının icra veznesine yatırılması ve ayrıca bu miktarın %20'si tutarı olan 25.106,49 TL nakit veya süresiz banka teminat mektubunun mahkememiz dosyasına teminat olarak gösterilmesi halinde icra veznesine yatan paranın dava sonuna kadar davalı alacaklıya ödenmemesine, Teminat depo edilmesi sonrası kararın infazı için ... 28. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına müzekkere ile bildirilmesine karar verildiği; davacılar vekili tarafından 14/09/2020 tarihinde teminatın yatırıldığı ve iş bu dosya üzerinden ihtiyati tedbir kararı verildiği ancak icra dosyasında iş bu tedbir kararının uygulanmadığı anlaşılmakla İİK m.72/4 uayrınca davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir.

1-Davanın REDDİNE,
Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcının peşin yatırılan 2.885,37 TL harç ve 6.752,58 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 8.905,95 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

3-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/02/2026