İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
ASIL DAVA DA DAVA DEĞERİ: 1.044.829,55 TL
KABUL EDİLEN DEĞER: 1.034.309,35 TL
REDDEDİLEN DEĞER: 10.520,20 TL
KARŞI DAVA DA DAVA DEĞERİ: 79.774,00 TL
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu tarafından, hakkında ticari alacak nedeniyle başlatılan .... İcra Müdürlüğü’nün 2013/... E sayılı takibe itiraz edildiği; müvekkilinin uzun yıllar davalı şirketin saha araştırma işini yaptığını mevcut ticari ilişki nedeniyle taraflar arasında en son 5 yıl süreli Saha Araştırma Sözleşmesinin 01.11.2011 başlangıç tarihli olarak imzalandığını ve bu sözleşme ile mevcut ticari ilişkinin 01.11.2016 tarihine kadar uzatıldığını, gerek proje bazında gerekse diğer talep edilen işlerin müvekkili tarafından yerine getirilerek, toplanan tüm verilerin ... tarafından her iki şirket arasında sağlanan veri paylaşım sistemi ile davalı/borçluya iletildiğini, davalı şirket yetkilileri tarafından yapılan işler karşılığı düzenlenecek faturaların mail ortamında Davacı müvekkili şirkete bildirildiği, davalı tarafından gönderilen mail çerçevesinde faturaların düzenlenerek elden teslim edildiğini, sözleşmenin “Sözleşme Bedeli” başlıklı 5. maddesine uygun olarak ödemelerin yapıldığını, 2012 yılı sonunda davalı şirketin iç işleyişinde yaşanan sorunlar nedeniyle, faturaları ödemede aksaklıklar göstermeye başladığını, kendilerine ihtar keşide edilmesi üzerine bir kısım ödemeleri yaptığını, takip konusu yapılan fatura bedellerini ise tüm ihtarlara rağmen ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhinde .... İcra Müdürlüğünün 2013/... E no.su üzerinden icra takibinin başlatıldığını, ancak kendisine 16.04.2013 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrine karşı davalı “borcu olmadığını ” iddia ederek alacağa ve fer ’ilerine kötiiniyetle itiraz ettiğini, yapılan iş ve hizmet bedeli olarak düzenlenen takip konusu faturaların, bizzat borçlu tarafından gönderilen detay mailler çerçevesinde düzenlenerek imza karşılığı teslim edildiğini, haksız ve yasal mesnetten yoksun itirazın kaldırılmasını, takibin devamına, itirazın kötü niyetle ve alacağı sürüncemede bırakma amaçlı yapılmış olması karşısında borçlu aleyhine %20’den az olmamak kaydı ile Kötüniyet Tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş,bilahare "itirazın kaldırılması" ibaresinin sehven yazıldığından bahisle "itirazın iptali "olarak tavzih ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı karşı davacı vekili vekili davaya cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; Pazar araştırmaları sektöründe dünyanın/Türkiye ’nin önde gelen kuruluşlarından biri olan müvekkili şirketin, davacı şirket ile müvekkili şirketin eski yöneticileri tarafından milyonlarca lira zarara uğratıldığını, anılan zarar nedeniyle sorumlular hakkında Savcılık nezdinde suç duyurusunda bulunulduğu ve 25.653.993,42 TL tutarındaki zararın tazmini için davacı şirket aleyhine hukuk davası açıldığını, müvekkili şirketin 1987 yılından bu yana pazar araştırmaları konusunda faaliyet gösteren Türkiye ’nin lider araştırma kuruluşu olduğunu, müvekkili şirketin dünyanın en büyük 5. araştırma kuruluşu olan çokuluslu ... Grubu'nun Türkiye’deki şirketi olarak bilişim ve telekomünikasyon, dayanıklı tüketim malları, finans, hızlı tüketim, insan kaynakları, kamuoyu araştırmaları, kurumsal itibar araştırmaları, medikal, otomotiv, enerji ve perakende sektörlerinde müşterilerine hizmet verdiğini, müvekkili şirketin idaresini üstlenen yöneticilerin, müvekkili şirketin yabancı üst düzey yetkililerine ve denetim personeline maksatlı olarak yanıltıcı bilgiler verdiği ve davacı şirketin, müvekkili şirkete taşeron saha hizmeti ve bordro hizmeti verdiği yönünde ... Grubu ’nu yanılttıklarını, 01.11.2011 tarihine kadar davacı şirketin, müvekkili şirkete saha hizmeti vermediğini, anılan hizmeti verdiği izlenimi yaratıldığını, davacı şirket tarafından müvekkili şirkete saha hizmetleri ve araştırma projeleri adı altında milyonlarca TL tutarında fatura kesildiğini, müvekkili şirketin üst düzey yetkililerinin, yıllardır kendisinden saha hizmeti alındığını bildikleri davacı şirketten hizmet almaya devam etmeleri yönünde müvekkili şirkette o dönem genel müdürlük ve genel müdür yardımcılığı görevlerini yürüten kişiler tarafından ikna edildiği ve 01.11.2011 tarihinde Saha Araştırma Hizmetleri Sözleşmesi ’nin (Sözleşme) imzalandığını, 2012 yılında ... Grubu ’nun gönderdiği iç denetçinin müvekkili şirketin bazı fınansal usulsüzlüklere karışmış olabileceği yönündeki tespiti üzerine müvekkili şirkette detaylı bir incelemenin gerçekleştirildiğini, bahsi geçen inceleme neticesinde, 2011 tarihli Sözleşme öncesi ...'in müvekkili şirkete doğrudan saha hizmeti vermediğini, yalnızca müvekkili şirket çalışanlarının maaşlarının bir kısmını, part-time çalışan ve moderatörlerin ücretlerini ödemek ve müvekkili şirketin bazı çalışanlarını bordrosunda göstermek üzere kurulduğunu, 2011 tarihine kadar esasen bir ofisinin dahi bulunmadığını, davacı şirketin, müvekkili şirkete doğrudan doğruya saha hizmeti sunmadığı halde saha hizmetleri açıklaması altında ayda en az 6-7 defa olmak üzere yıllarca fatura kestiğini, bu faturaların bedellerinin müdür sıfatına sahip davalılar tarafından ...’e ödendiği ve müvekkili şirketin yıllarca aldatıldığının tespit edildiğini, yapılan incelemeler sırasında müvekkil şirket genel müdürlerinden ... ile davacı şirket ortakları ... arasında “Tanıtım Bilgisayar Yazılım Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi” bünyesi altında 10.07.2000 tarihinden itibaren süregelen bir ortaklık ilişkisinin bulunduğunun açığa çıkarıldığını, şirket yöneticilerine duyulan güven ilişkisini zedeleyen hususların açığa çıkarıldığı dönemde genel müdürler ... ’nun imza yetkilerinin ve yöneticilik görevlerinin 28.12.2012 tarihinde sona erdirildiği; fesih bildirimleri ile müvekkili şirketten uzaklaştırıldıklarını, bahsi geçen usulsüzlükler nedeniyle müvekkili şirketin, şimdilik hesaplanabildiği kadarıyla 25.653.993,42 TL tutarında maddi zarara uğradığı ve bu tutarın davacı şirket ile diğer davalılardan miiteselsilen tazmininin talep edildiği; bu davanın halen .... ATM'nin 2013/... E sayılı dosyası ile derdest olduğunu, sözleşme uyarınca davacı şirkete yapılması gereken ödemelerin tamamının gerçekleştirildiği ve davacı şirketin, müvekkili şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, sözleşme uyarınca müvekkili şirket tarafından davacı şirkete yapılması gereken bütün avans ve fatura alacağı ödemelerinin zamanında gerçekleştirildiği; buna rağmen davacı şirket tarafından çeşitli tarihlerde müvekkili şirkete ihtarnameler gönderilerek her birinde farklı tutarların talep edildiği; müvekkili şirkete verilmeyen hizmetlerin dahi bedellerinin ödenmesinin istendiğini, davacı şirket tarafından 04.02.2013 tarihli ihtarname gönderildiğini, müvekkili şirket tarafından 08.02.2013 tarihli ve ... yev. numaralı cevabi ihtarnamenin keşide edildiğini, davacı tarafından talep edilen 2.302.237,60 TL tutarındaki fatura alacağının 1.474.306,76 TL’lik kısmının hiçbir hukuki temelinin bulunmadığını; bu fatura bedellerinin talep edilen alacak bedelinden indirildiğinde davacı şirketin bu tarihte müvekkili şirketteki alacağının 827.930,84 TL olduğu; bu alacak tutarının davacı şirketin müvekkili şirkete olan başka bir borcu ile takas edildiğini, davacı şirket tarafından müvekkili şirkete 06.12.2012 tarihli “... Kanal Tam Sayım’’ açıklaması ile 907.674,88 TL tutarında fatura tanzim edildiği; ancak davacı şirketin, müvekkili şirkete böyle bir hizmet vermediğini; bahsi geçen dönemde müvekkili şirkette incelemelerin yapıldığı yoğun bir dönem yaşandığı için bunun farkına varılamadığı ve bu tutarın sehven ödendiği; sonuç itibariyle davacı şirketten bu açıklama altında herhangi bir hizmet alınmadığı; bu nedenle müvekkili şirketin davacı şirketten 79.774 TL tutarında alacağının bulunduğu ve bu alacağın 79.774,00 TL’nin 21.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte ödenmesini karşı dava olarak talep ettiklerini, davacı tarafça açılan itirazın kaldırılması talepli davanın öncelikle görevsizlikten dolayı, aksi halde davacının müvekkil şirketten herhangi bir alacağı olmamasından dolayı hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine; karşı davalarının kabulü ile davacı şirketin müvekkili şirkete olan 79.774 TL tutarındaki borcunun 21.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı karşı davalının dilekçesinde özetle; karşı davanın bir dayanağının bulunmadığını, başından beri müvekkili tarafından davalıya sunulan hizmetler karşılığı olarak davalı tarafça, davacı müvekkiline ödeme yapıldığını, karşı dava konusu ödemenin de bu nitelikte olup sehven yapıldığına dair en küçük bir neden ve gerekçenin bulunmadığını, davacının kendince bir takım nedenler ihdas ederek, bu nedenlere dayalı olarak bir yandan alacak ve karşı alacaktan söz ettiği ve tüm bu iddiaların gerçek dışı olduğunu, dava dilekçesinde yer alan taleplerini yinelerken, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Mahkememizde açılan iş bu asıl dava; taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmis uyarınca faturaya dayalı cari hesap bakiye alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı istemine ilişkin olup, karşı dava; davalı karşı davacı tarafından sehven ödendiği iddia edilen cari hesap alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce celp ve incelenen .... İcra Dairesi'nin 2013/... Esas sayılı icra dosyasında; davacı karşı davalı ... Araştırma Danışmanlık ve Turz. Ltd. Şti tarafından davalı karşı davacı .... aleyhine 1.034.309,35 TL asıl alacak ve 10.520,20 TL geçmiş gün faizi ile birlikte toplam 1.044.829,55 TL asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar %13,75 avans faiz uygulanmak suretiyle tahsili için yapılan ilamsız icra takibine ilişkin olduğu davalı borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durmasına sebebiyet verdiği görülmüştür.
Mahkememizce uyap üzerinden celp edilen ... ATM'nin ... sayılı dosyasının yapılan tetkikinde; dosyanın mahkememiz davalı karşı davacısı ... ... A.Ş. tarafından ..., ..., ..... Ltd. Şti aleyhine açılan tazminat davası olduğu, anılı mahkemece 03/06/2021 tarihli kararı ile davanın "Davanın Kısmen Kabulüne, ... açısından davanın husumetten reddine, 225.574,42 TL nin davalılardan ...'dan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, diğer davalılar açısından açılan davanın reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine" dair karar verildiği ve kararın 16/12/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 24/03/2016 tarihli, ... gerekçeli kararı ile; "Asıl davanın kısmen kabulü ile; ....İcra Müdürlüğünün 2013/... esas sayılı takip dosyasında davacının davalıdan 1.038.984,99 TL alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazın iptaline, asıl alacak 1.034.309,35 TL'ye takipten itibaren yıllık %13,75 i geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin diğer şartlarda aynen devamına, davalının likit olan alacak nedeeniyle %20 icra inkar tazminatına sorumlu tutulmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı davanın REDDİNE" dair karar verildiği, kararın davalı karşı davacı tarafça temyiz edilmesi sonrası Yargıtay 23. HD'nin 09/10/2019 tarihli, 2016/7511 Esas, 2019/4130 sayılı kararı ile;
"HMK 266. maddesi uyarınca çözümü hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi halinde hakim bilirkişi görüşüne başvurmak zorundadır. Bilirkişi tek olabileceği gibi heyet halinde de olabilir. Bu hususlar HMK 275/1. maddesinde belirlenmiştir. Somut olayda mahkemece uyuşmazlığın teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi incelemesine başvurulmuş, ilk etapta oluşturulan bilirkişi heyeti raporunu ibraz ettikten sonra bu heyete yeni bir kişi eklenmek sureti ile rapor alınmış olması HMK 275/1. maddesine aykırıdır.
Öte yandan .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/... E. sayılı dava dosyasında taraflar arasında görülen tazminat davasının sonucu iş bu dava sonucunu etkileyeceğinden sonucunun beklenmesi gerekmektedir.
Bozma nedenlerine göre davalı-karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesi ile verilen karar bozularak mahkememize tevzi olmuş ve dosya 2020/618 Esasına kaydedilerek yargılamaya bu esas üzerinden devam olunmuştur.
olduğu tespit edilen hususlar tartışılarak; asıl davada takip tarihi 10.04.2013 tarihi itibariyle davacının 01.11.2011 tarihli 5 yıllık saha araştırma hizmetindeki sözleşmesi kapsamında verilen hizmet bedeli olarak taraf ticari defter ve kayıtları ile, farklı sonuçlar ve davalının, iade faturasına konu ettiği davacının kestiği 6 adet faturaya yönelik davalı ...''nın süresinde yaptığı itirazı bulunup bulunmadığı, bu fatura başlangıçta her iki taraf ticari defter ve kayıtları kaydedilip edilmediği araştırılarak, özellikle ... kapsamında düzenlenen 090767488 nolu fatura bedelinin ödenmiş olması karşısında bu faturaya yönelik süresinde yapılan bir itirazın bulunup bulunmadığı değerlendirilerek davacının yaptığı icra takip tarihi itibariyle alacağın tespiti için takip tarihi bakımından takip öncesi temerrüt oluşmuşsa miktarı belirleme asıl alacak ve bunun üzerinden temerrüt tarihi ve takip tarihi arasında faiz miktarının raporda gösterilmesi, karşı dava yönünden; davalı karşı davacının karşı dava tarihi itibariyle davacı karşı davalıda talep edebileceği fazlaya ilişkin alacak bulunup bulunmadığının raporda gösterilerek temerrüt tarihi ve varsa alacağın tespiti bakımından yargıtay bozma ilamı da dikkate alınarak mahkeme ve temyiz yolu incelemesine uygun şekilde daha önceki raporlarla mevcut raporda tek tek tartışılarak ve varılan sonuçlardaki farklılıkların gerekçelerinin tek tek raporda gösterilmek suretiyle bilirkişiler Nitelikli Hesaplama Uzmanı ... marifetiyle bilirkişilerden rapor hazırlanması istenilmiş ve konuya ilişkin 05/11/2025 tarihli kök rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişiler anılı raporlarında özetle;
"Mahkememiz dosyasında Yargıtay bozma ilamı da dikkate alınarak özellikle dosya içerisine celp edilen ... ATM'nin ... sayılı dosyasındaki karar ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek, dosya kapsamındaki delillerde varılan sonuçların doğru ve yanlış olduğu tespit edilen hususlar tartışılarak;
Asıl davada takip tarihi 10.04.2013 tarihi itibariyle davacının 01.11.2011 tarihli 5 yıllık saha araştırma hizmetindeki sözleşmesi kapsamında verilen hizmet bedeli olarak taraf ticari defter ve kayıtları ile farklı sonuçlar ve davalının, iade faturasına konu ettiği davacının kestiği 6 adet faturaya yönelik davalı ..."nin süresinde yaptığı itirazı bulunup bulunmadığı,
TTK md. 21/2 şöyle düzenlenmiştir: “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.”
2012 yılı Faturası ... Ltd, Şti tarafından düzenlenen 06.12.2012 tarih ve ... numaralı, 907.674.00 TL tutarındaki fatura, şirketin yevmiye defterine 06.12.2012 tarih 3072 yevmiye numarası ile 120 Alıcılar, 391 Hesaplanan KDV hesabı (borçlu), 600- Yurtiçi Satışlar (alt hesap ... Sipariş Proje Satışları hesabı) Alacaklı olarak kaydedilmiştir.
... A.Ş. nce ticari defter kayıtlarına, 06.12.2012 tarih ve ... numaralı, 907.674.00 TL tutarındaki fatura 06.12.2012 tarih ... numaralı yevmiye maddesi ile kaydedilmiştir.
Bilahare aynı tarihte 06.12.2012 tarih ... numaralı yevmiye maddesi ile iptal kaydı yapıldığı, yine aynı tarihte 06.12.2012 tarih ... numaralı yevmiye maddesi ile tekrar kaydedildiği, anlaşılmıştır.
Söz konusu fatura tutarı 2012 yılı hesaplarında ve 2012 yılı dönem sonu bilançosunda yer almış ve 2013 yılına kayıtlarına aktarılmıştır.
Dava dosyası ve ticari defterler üzerindeki kayıtlarda, söz konusu Faturaya ilişkin olarak TTK 21/2 ve TBK 92. Maddeleri uyarınca bir itiraza, rastlanılmamıştır.
Takdir Sayın Mahkemede olmak üzere 06.12.2012 tarih ve ... numaralı, 907.674.00 TL tutarındaki faturava ... A.Ş tarafından süre: inde fatura itirazı bulunmadığı kanaati hasıl olmuştur.
2013 Yılı Faturaları
Aşağıda tabloda bilgileri verilen toplam 6 adet fatura ... A.Ş tarafından, kanuni defterlerine kaydedilmemiştir.
Tabloda bilgileri yer alan fatura ve içerikleri ... Ltd. Şti kanuni defter kayıtlarında ilgili hesaplarda, yer almıştır.
Tabloda yer alan bu faturaların ... A.Ş. ne teslim edildiğine veya ne zaman teslim edildiğine dair bir tespit yapılamamıştır. Ancak bu konuda Davalı ... tarafından düzenlenmiş, ... 17. Noterliğinin 04.02.2013 tarih ve ... yev. no.lu İhtarnamede “muhatap şirketin, bir kısım araştırma hizmetini verine getirmediği, bir kısmını da tamamlamamış olmasına rağmen müvekkili şirkete... numaralı ve toplam 1.474.306,76 TL tutarlı fatura kestiği ve bu faturaları 31.01.2013 tarihinde müvekkili şirkete teslim ettiği” şeklinde bilginin yer aldı: Bu bilgi esas alındığında ve düzenlenen faturaların bu tarihte Davalı .... ne teslim kabul edildiğinde, TTK 21/2 ve TBK 92. Maddeleri uyarınca süresinde faturalara itiraz ettiği anlaşılmaktadır.
Takdir Sayın Mahkemede olmak üzere tabloda yer alan toplam 6 adet KDV dahil 1.474.306.76 TL tutarındaki faturaya ... A.Ş tarafından süresi içinde fatura itirazı olduğu kanaati hasıl olmuştur.
Bu tespitler çerçevesinde, dava tarihi olan 07.06.2021 tarihi itibariyle;
1. Sayın Mahkemeniz tarafından davacı-karşı davalı (... Ltd. Şti.) tarafından davalı-karşı davacı (... A.Ş.) düzenlenen ... numaralı 907.674,88 TL lık faturanın muhteviyatı hizmetin verildiği kabulünde;
1.1) ... numaralı 907.674,88 TL. lık faturada hizmetin verildiği ve ... A.Ş tarafından kabul edilmeyen 2013 yılı 6 adet faturadaki 1.474.306,76 TL tutarlı hizmetlerin verildiği kabulünde;
2013 yılında Davacı-karşı davalının (... Ltd. Şti.), davalı-karşı davacıdan (... A.Ş.) den 1.034.309,37 TL Alacaklı olduğu hesaplanmış,
1.2) ... numaralı 907.674,88 TL. lık faturada hizmetin verildiği ve ... A.Ş tarafından kabul edilmeyen 2013 yılı 6 adet faturadaki 1.474.306,76 TL tutarlı hizmetlerin verilmediği kabulünde;
2013 yılında Davacı-karşı davalının (... Ltd. Şti.), davalı-karşı davacıdan (... A.Ş.) den alacağının bulunmadığı,
Davalı-karşı davacının (... A.Ş.) Davacı-karşı davalıdan (... Ltd. 439.997,39 TL alacaklı olduğu hesaplanmış,
2) Sayın Mahkemeniz tarafından davacı-karşı davalı (... Ltd. Şti.) tarafından davalı-karşı davacıya (... A.Ş.) düzenlenen ... numaralı 907.674,88 TL lık faturanın muhteviyatı hizmetin verilmediği kabulünde;
2.1) ... numaralı 907.674,88 TL. lık faturada hizmetin verilmediği ve ... A.Ş tarafından kabul edilmeyen 2013 yılı 6 adet faturadaki 1.474.306,76 TL tutarlı hizmetlerin verildiği kabulünde;
2013 yılında Davacı-karşı davalının (... Ltd. Şti.), davalı-karşı davacıdan (... A.Ş.) den 126.634,49 TL. Alacaklı olduğu hesaplanmış,
2.2) ... numaralı 907.674,88 TL. lık faturada hizmetin verilmediği ve ... A.Ş tarafından kabul edilmeyen 2013 yılı 6 adet faturadaki 1.474.306,76 TL tutarlı hizmetlerin verilmediği kabulünde;
2013 yılında Davacı-karşı davalının (... Ltd. Şti.), davalı karşı davacıdan (... A.Ş.) den alacağının bulunmadığı,
Davalı-karşı davacının (... A.Ş.) Davacı-karşı davalıdan (... Ltd. Şti.) 1.347.672,27 TL alacaklı olduğu hesaplanmıştır.
06.12.2012 tarih ve ... numaralı, 907.674.00 TL tutarındaki faturaya bir önceki bölümde belirtildiği üzere süresinde yapılan bir itiraza rastlanılmamıştır.
Davacı-karşı davalı ...'in keşideci olduğu. ... 17. Noterliğinin 17.01.2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamede özetle; zleşmenin muhatap tarafından ihlal edildiği ve muaccel alacağın süresi içerisinde müvekkile ödenmediği; muhatap şirkete faturalandırılıp, teslim edildiği halde bu güne kadar ödenmeyen Kasım ve Aralık 2012 aylarına ilişkin toplam 3.432.325.64 TL hizmet bedi işbu ihtarın tebliğinden itibaren iki (2) işgünü içerisinde müvekkili şirketin muhatabın uhdesinde mevcut banka hesabına ödenmesi, aksi takdirde mütemerrit duruma düşen muhatap şirket hakkında gerekli müracaatla bulunulacağı... " belirtilmiştir.
Her ne kadar, ihtarnamede fatura bilgisi geçmemekte ise de 2012 yılına ait cari hesabın söz konusu faturayı da içerdiği anlaşılmaktadır. Başka ifadeyle 06.12.2012 tarihinde alınan, ... sayılı ve 907.674.SS TL tutarındaki faturadan doğan alacak, 2012 yılından devir gelen alacak cari hesap tutarı olan toplam 3.432.525,64 TL içinde yer almaktadır.
Dosya kapsamında bulanan anılan ihtarnamenin 18.01.2013 tarihinde davalı-karşı davalı tarafından tebellüğ edildiği, söz konusu tarihin Cuma gününe denk geldiği, 2 günlük verilen sürenin 20.01.2013 tarihinde dolduğu ancak sürenin son gününün Pazar günü olan resmi tatil gününe rastlaması nedeniyle sürenin tatili takip eden ilk iş günü olan 21.01.2013 tarihi çalışma saati sonunda tamamlanmasıyla 22.01.2013 tarihi itibariyle, takip öncesi temerrüdün gerçekleştiği belirlenmektedir (TBK m. 93)
Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2016/7511 Esas 2019/4130 Karar sayılı 09.10.2019 tarihli bozma kararında, işbu davada sonucu etkileyeceği için beklenmesi gerektiğine hükmettiği ....ATM'nin ... numaralı kararı, karara karşı tarafların temyiz yoluna başvurmaması üzerine, dosya kapsamında bulunan kesinleşme şerhi doğrultusunda 26/11/2024 tarihinde kesinleşmiştir.
Kesinleşen kararda, davacı/karşı davalı ... bakımından, “Bu durumda yıllarca ... tarafından düzenlenen yüksek miktarlı faturalara itiraz etmeyen ve karşılığında bir hizmet verilip verilmediğini sorgulamayan, bu uygulama nedeniyle de vergi avantajı sağlayan davacının, vergi denetim raporları ile yüklü bir vergi ve ceza ödeme riski ile karşı karşıya kaldıktan sonra geriye dönerek sözleşmeye aykırılık ve haksız fiil iddialarına dayalı olarak davalı şirketten tazminat talep etmesi hukuka uygun bulunmamıştır. Davalı ... şirketi aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi de isabetsizlik yoktur” ifadelerine yer verilmekle, ... açısından açılan tazminat davasının reddedildiği ve kesinleştiği sabittir.
Şu hâlde, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi kararı doğrultusunda beklenmesine hükmedilen davada, davacı/karşı davalısı ... yönünden davanın reddedildiği ve sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılmış olduğundan, anılan kararın işbu davada alacak bakımından yapılacak hesaplamalara herhangi bir etkisinin bulunmayacağı ve bu nedenle hesaplamada dikkate alınmayacağı açıktır" şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür.
Mahkememiz yargıtay bozma ilamı doğrultusunda ... ATM'nin ... sayılı dosyasının sonucunun beklenmesine karar vermiş, mahkememizde yargılama davam ederken, iş bu mahkemeye ait karar kesinleşme şerhi ile birlikte ilgili mahkemeden celp edilerek kararın 26/11/2024 tarihinde kesinleştiği mahkememizce tespit edilmiş ve kesinleşme şerhi ile karar örneği dosyamız arasına alınmıştır.
Ayrıca yargıtay bozma ilamında belirtilen, dava dosyasında bilirkişi heyetinden rapor alındıktan sonra, bilirkişi heyetine yeni bir bilirkişi eklenmek suretiyle rapor alınmış olmasının HMK 275/1. Maddesine aykırı olduğu gerekçesi ile mahkememizce verilen mahkememizin 24/03/2016 tarihli, ... gerekçeli kararı bozulmuş olması nedeniyle, mahkememiz tarafından itirazları karşılar nitelikte yukarıda açıklandığı üzere yeni heyetten rapor alınarak dosyamız içerisine alınmış ve yargıtay bozma ilamında belirtilen eksiklikler giderilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; mahkememize açılmış bulunan işbu asıl ve karşı davada; davacı karşı davalı .... Ltd. Şti davalı karşı davacı ..... A.Ş.'ye aralarındaki saha araştırma sözleşmesine istinaden, yaptığı hizmet bedelinin tahsili için hakedişlerini faturaya bağlayarak tebliğ etmesine rağmen davalının haksız yere borca itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı karşı davacı ... ... A.Ş. ile davacı aleyhine açtığı karşı davada, davacı karşı davalı ... Ltd. Şti'nin ... A.Ş.'nin eski yöneticileri ile işbirliği yaparak davacı karşı davalıdan hizmet alınmamasına rağmen alınmış gibi işlem yaparak kesilen faturaların haksız olarak tahsil edildiğini, eski yöneticiler hakkında Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulduğu ve ... ATM'nin ... sayılı dosyasında (... ATM'nin 2013/... Esas sayılı dosyası olarak açılan ancak sonradan mahkemelerin kapatılması ve bu mahkeme dosyalarının ... ATM intikali nedeniyle) davamızın davalısı .... A.Ş. tarafından davamızın davacısı ....Ltd. Şti ve davalı şirketin eski ortak ve yöneticileri hakkında davalı şirketi 25.653.993,42 TL tutarında zarara uğrattıkları iddiası ile tazminat davası açtıklarını, davacı ... tarafından 04/02/2013 tarihinde gönderilen ihtarname ile 01/01/2012 tarihli Saha Hizmetleri Sözleşmesi gereğince avans payı olarak ödenmesi gereken 540.247,35 TL'nin Aralık ayında ödenmediği iddia edilmiş ise de, Aralık 2013 tarihinde kesilen faturalar toplamının 2.302.237,60 TL olup, iş bu bedelin ödenmesi istenmiş ise de, ... şirketine verilen karşı ihtarnameli cevapta Aralık ayın KDV hariç, kar payı dahil 1.136.497,40 TL avans ödemesinin yapıldığı, bu nedenle ... şirketinin avans alacağının bulunmadığı, ... şirketinin dava konusu edilen 2.303.237,60 TL'lik alacağının dayanağı olan faturalardan bir kısmının araştırma hizmetlerinin yerine getirilmediği ve tamamlanmadığı belirtilerek 6 adet toplam 1.474.306,76 TL'lik faturaya konu alacağa itiraz edildiğini, 827.930,84 TL davacı karşı davalı ... şirketinin alacaklı olduğu ancak ... şirketi tarafından ... ... A.Ş. Aleyhine 6 Aralık 2012 tarihinde " ... Kanal Tam Sayım" açıklaması ile 907.674,88 TL tutarında fatura tanzim edildiğini oysa ... şirketinden bu açıklama altında herhangi bir hizmet alınmadığını, ancak iş bu 907.674,88 TL bedelin sehven itiraz edilmeyerek davacı karşı davalı ... şirketine ödendiğini, TBK 139 maddesi gereğince takas ve mahsup kapsamında hataen ödenen 907.674,88 TL'den 827.930,84 TL (-) çıkarılarak, davalı ...'nın 79.744,04 TL fazla ödemesinin kalmış bulunduğunu belirterek 18/02/2013 günlü ihtarname ile bu bedelin davacı karşı davalıdan iadesinin istenmesine rağmen, iade edilmediği gerekçesi ile karşı davada, davacı ... şirketinden iş bu bedelin TBK 77 maddesi gereğince sebepsiz zenginleşme kurallarına göre 21/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte iadesi talep edilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ve dosyadaki delillerin birlikte değerlendirilmesinde, 05/11/2025 günlü raporun sonuç bölümünde, davacı ... şirketinin davalıya verdiği hizmet bedeli yönünden yapılan değerlendirmede ... TM'nin ... sayılı ilamında; "Davacı ... şirketinin, davalı ...'ya 2011 tarihinde yazılı olarak akdedilen sözleşme gereğince, verildiği iddia edilen hizmetin verilmediği iddiası ile 25.428.419,00 TL'lik fazla ödendiği iddia edilen bedel yönünden davamızın davacısı ... şirketi ve davalı şirket yöneticileri hakkında açılan davanın hizmetin verildiği kabul edilerek fazla ödeme iddialarının kabul edilmediği, sadece davalı şirket yöneticilerine davalı tarafından ... şirketine tahsis edilen araçlar nedeniyle, davalı yanın ödemek zorunda kaldığı 225.574,42 TL'nin davalı ve karşı davacı ... şirket yöneticilerinden ...'un ...'nın zararına sebebiyet verdiği benimsenerek işbu davalıdan 6762 sayılı TTK'nun 342 maddesi gereğince tahsiline karar verildiği, diğer davalılar aleyhine açılan tazminat davalarının ve özellikle davalı yanın davamızdaki savunmasının temelini oluşturan hizmet alınmadığı halde ödeme yapıldığına ilişkin iddiaların reddedilerek, hizmetin verildiği benimsenmek suretiyle, istirdat talebinin reddedilmiş olduğu, ... ATM'nin incelenen kararı ile belirlendiği bilirkişilerimiz tarafından tanzim edilen raporda tespit edilerek davacı defterlerinde kayıtlı ve davalı tarafından itiraza konu edilen faturalara süresinde itiraz edildiği iddia ve ispat edilmediği, özellikle davacı ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı ticari defter ve kayıtlarında en son yapılan işlemin 28/02/2013 tarihi olup, bu tarihte davacı ... şirketinin davalıdan 2.337.256,69 TL alacaklı iken davalının 35.019.07 TL ödeme yaparak davalıdan alacağının 2.302.237,62 TL olarak 31/12/2013 tarihi itibariyle davacı ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, davalı ...'nın davacıya yönelik açtığı sipariş hesap avanslarında toplam 1.267.928,25 TL ödeme yaptığının görüldüğü, davacı ile davalı defterleri arasındaki farkın 31/12/2013 tarihi itibariyle 1.034.309,37 TL olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının ticari defterlerinde kayıtlı 2.302.237,62 TL içerisinde davalı ... tarafından itiraz edildiği iddia edilen 6 adet toplam 1.474.306,76 TL tutarlı faturalarında yer aldığı, ayrıca davalının ticari defter ve kayıtlarında davacı tarafından kesilen 06/12/2012 tarih ve ... nolu 907.674,00 TL'lik faturanın davacı defterlerinde ve davalı defterlerinde kayıtlı olup, davalı defterlerinde 06/12/2012 gün ve ... yevmiye numarasında yapılan kaydın davalı tarafından 06/12/2012 gün ve 11351 yevmiye nosu ile iptal kaydedildiği halde yeniden 06/12/2012 gün ve 11354 yevmiye nosuna kaydedildiği ve bedelinin 23/01/2013 tarihinde ... bankasından EFT yolu ile 907.674,88 TL olarak ödendiği, davalı kendi ticari defter ve kayıtlarında 907.674,88 TL'lik ödemeden davacının 827.930,64 TL'lik alacığının 30/09/2013 tarihinde mahsup ederek 907.674,88 TL ödemeyi kendi defterlerine alacak olarak kaydettiği için 30/09/2013 tarihi itibariyle 79.744,04 TL ticari defter ve kayıtlarında alacaklı gösterdiği görülmektedir.
Mahkememiz tarafından ve bilirkişi raporu ile esasen 01/01/2013 tarihi itibariyle her iki şirket ticari defter ve kayıtları birbiri ile uyumlu olup, davalı ....'nin davacıya 3.432.525,62 TL borçlu olduğu bilirkişi raporu ile tarafların dosyaya sundukları cari hesap dökümlerinin incelenmesinden anlaşılmaktadır.
01/01/2013 tarihi itibariyle davacı ... şirketinin alınan sipariş avans hesaplarında gözüken 1.267.928,25 TL borçlu göründüğü, ... A.Ş.'nin ise aynı miktarda alacaklı gözükmekte olup, yapılan ödeme yönünden taraf ticari defter kayıtlarında uyum bulunduğu ve 01/01/2013 tarihi itibariyle sipariş avanslarının mahsubu sonrasında davacının davalıdan 2.164.597,37 TL alacaklı gözüktüğü, 31/12/2013 tarihi itibariyle cari hesap kayıtlarına göre davacı ... şirketinin davalı aleyhine 19 adet fatura düzenlediği ve toplam tutarının 2.337.256,67 TL olup, (bu tutarın içinde 6 adet ... kayıtlarında yer almayan 1.474.306,76 TL'lik faturada yer almaktadır.) 2013 yılında her iki taraf ticari defter ve kayıtlarına göre ... A.Ş. tarafından ... şirketine toplam EFT yoluyla 2.852.567,81 TL ödeme yapılmış bulunduğu tartışmasızdır.
Ancak davalı ... tarafından ticari defter ve kayıtlarını itirazsız kayıt ederek ödeme yaptığı 06/12/2012 tarihli 907.674,88 TL'lik fatura k arşılığının 23/01/2013 tarihinde EFT yoluyla ödemiş olmasına rağmen ve faturaya yönelik yasal 8 günlük süre içinde herhangi bir itiraz ve iadeye rastlanmadığı halde 18/02/2013 tarihinde işbu ödeme, davalı ... yönünden davacıdan alacak, davacı yönünden ise borç olarak kaydedilerek davacıdan kendisini 907.674,88 TL alacaklı göstermiş, 01/03/2013 tarihine kadar toplam davacının 827.930,84 TL alacağını mahsup ederek davalı ticari defter ve kayıtlarına göre davacıdan 79.744,04 TL kendisine alacaklı göstermiştir.
Mahkememiz tarafından 06/12/2012 günlü 907.674,88 TL bedelli fatura konusu hizmetin davalı tarafından verilmediğine ilişkin itiraz, davalının işbu faturayı ticari defter ve kayıtlarına kaydederek TTK 21/2 maddesi ve TBK 92 maddesi gereğince aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde faturanın içeriği hakkında davalının itirazda bulunduğu, iddia ve ispat edilemediği, tam tersinin bedelinin ödenmiş olması nedeniyle, Yargıtay Yerleşik içtihatlarına göre iş bu ödenin hizmetin verildiğine karine teşkil ettiği, bu nedenle davacı alacağından 907.674,88 TL mahsup edilmesinin hukuka uygun olmadığı, iş bu miktarın davacı yönünden davalı ...'dan alacak olarak kabul edilmesi gerektiği mahkememizce benimsenmiştir.
Davalı tarafından, davacıya iade edilen ve davalı kanuni defterlerinde yer almayan 2013 yılında kesilen 6 adet fatura (1.474.306,76 TL meblağlı) davacı ... şirketinin defter kayıtlarında yer almakta olup, bu faturaların davacı ... şirketi tarafından davalıya ne zaman teslim edildiği konusunda dosyaya delil sunulmamış ise de, davalı .... Tarafından davacıya gönderilen Beyoğlu 31 Noterliğinin 08/02/2013 gün ve 7023 yevmiye nolu ihtarnamesinde "muhattap şirketin bir kısım araştırma hizmetini yerine getirmediği, bir kısmını da tamamlamamış olmasına rağmen müvekkil şirkete, (2179-2188-2187-2189-2190-2199 seri nolu) 6 adet toplam 1.474.306,76 TL tutarlı fatura kestiği ve bu faturaların 31/01/2013 tarihinde müvekkili şirkete teslim ettiği" şeklinde beyanı ile davalı tarafından iş bu faturaların kendilerine 31/01/2013 tarihinde teslim edilmiş olduğunun kabul edilmiş olduğu mahkememizce benimsenmiş olup, ancak bu faturaların ticari defter ve kayıtlarına almayarak davacıya iade edip etmediği, fatura kapsamlarına TTK 21/2 ve TBK 92 maddesi gereğince 8 günlük yasal süresi içinde itiraz ettiğini iddia ve ispat etme yükümlüğününü davalıya ait olduğu MK 6 ve HMK 201 ve devamı maddeleri gereğince benimsenmiştir. Davalı tarafından, dava konusu 6 adet itiraz ettiği iddia edilen faturaların davacı yana iadesi ve itiraz ettiğine yönelik bir delil dosyaya sunulmadığı, davalı yanın 08/02/2013 günlü ihtarnamede belirttiği teslim tarihinin süresinde itirazın yapıldığı anlamına gelmeyeceği ve faturaların farklı farklı tarihlerde kesilmesine rağmen verilen ihtarnamede teslim tarihi konusundaki beyanın hayatın olağan akışına uygun olmayacağı mahkememizce benimsenmiştir. Kaldı ki dava konusu faturalar dahi, yapılan ödemelere ilişkin, davacı tarafından fazla ödendiğinden bahisle özellikle ... ATM'nin yukarıda incelenen dosyasında, hizmetin verilmediği ve şirketin eski yöneticiler tarafından zarara uğratıldığı iddiasının mahkemece kabul edilmeyerek, şirket aleyhine açılan davanın reddedilmiş olması nedeniyle davalı yanın hizmetin davacı tarafından verilmediğine ilişkin iddiaları yönünden iş bu dosyanın kuvvetli delil niteliğini taşıdığı, hizmetin verildiğine karine kabul edilmesi gerektiği mahkememizce benimsenmiştir.
Buna göre asıl dava yönünden; 05/11/2025 günlü raporda 907.674,88 TL'lik fatura ve davalı yanın hizmetin verilmediğinden ötürü itiraz edilen raporun 20. Sayfasında dökümü yapılan 6 adet faturadan kaynaklanan alacakların, süresinde itiraz edilmemesi ve ... ATM dosyası kapsamına göre, hizmetin verilmediği iddialarının kabul edilmeyerek davacı aleyhine açılan fazla ödemeye ilişkin davanın reddedilmiş bulunması karşısında, icra takip tarihi itibariyle davacı ... şirketinin davalı ....'den 1.034.309,35 TL alacaklı olduğu mahkememizce benimsenmiştir.
Ayrıca davalı karşı davacı tarafından açılan karşı dava da, davalı karşı davacı kendi ticari defter kayıtlarına göre 907.674,88 TL'lik fatura davacı yönünden borç, kendisi yönünden alacak verilmek kaydıyla davacının icra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle davalı şirketten 827.930,84 TL alacaklı olduğunu benimseyerek 907.674,88 TL'den davacının alacaklı olduğu davalı tarafından kabul edilen 827.930,84 TL mahsup edilerek 79.744,04 TL fazla ödeme yaptığından bahisle iş bu bedelin davacı ... şirketinden, aleyhine açtığı karşı dava da tahsilini talep etmiş ise de, iş bu talebin dayanağı 06/12/2012 tarihli ve 907.674,88 TL bedelli faturanın davalı defterlerine kayıt ve bedeli ödenmekle, hizmetin verildiği mahkememizce benimsenmekte, karşı dava yönünden istirdatı gereken herhangi fazla bir ödemenin bulunmadığı gerek mahkememizce bu dosyada var olan sonuç, gerekse ... ATM'nin yukarıda incelenen kesinleşmiş kararı göz önünde bulundurularak karşı davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Mahkememizce asıl davaya konu icra takibinde, davacı tarafından faiz talep edilmiş ise de, davacı vekilinin yargılamanın uzamaması bakımından 12/02/2026 günlü duruşmada icra takibi öncesi talep edilen faiz talebi yönünden, taleplerinden feragat ettiklerini beyan ve kabul etmesi nedeni ile icra takibinde talep edilen 10.520,20 TL'lik faiz alacağı yönünden istemin reddine mahkememizce karar verilmiştir.
Ayrıca davacı tarafından icra inkar tazminatı talep edildiğinden, kabul edilen asıl alacak miktarı yönünden itirazın haksız olduğu ve alacağın likit olduğu mahkememizce benimsendiğinden davacı yanın icra inkar tazminatı isteminin kabulü ile, İİK 67 maddesi gereğince 206.861,87 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili gerektiği mahkememizce benimsenmiştir.
Bu nedenle; asıl davanın kısmen kabulü ile, davalı ...... A.Ş.'nin .... İcra Dairesi'nin 2013/... Esas sayılı takibe itirazının 1.034.309,35 TL üzerinden iptali ile, takibin takip talepnamesindeki koşullar ile birlikte aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, icra inkar tazminatı isteminin 1.034.309,35 TL'nin %20'si oranına isabet eden 206.861,87 TL icra inkar tazminatının İİK 67 maddesi gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı karşı davacı ... ....A.Ş.'nin davacı karşı davalı ..... Ltd. Şti. aleyhine açtığı karşı davanın sübuta ermediği anlaşılmakla reddine, dair hüküm vermek gerekmiştir.
1-a-Asıl davanın KISMEN KABULÜ İLE,
Davalı ...... A.Ş.'nin .... İcra Dairesi'nin 2013/... Esas sayılı takibe itirazının 1.034.309,35 TL üzerinden İPTALİ İLE, takibin takip talepnamesindeki koşullar ile birlikte aynen devamına,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
b-İcra inkar tazminatı isteminin 1.034.309,35 TL'nin %20'si oranına isabet eden 206.861,87 TL icra inkar tazminatının İİK 67 maddesi gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
c-Asıl davada, hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 70.653,67 TL ilam harcından peşin alınan 12.590,95 TL ' nin mahsubu ile bakiye 58.062,72 TL ilam harcının davalı karşı davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, (bozmadan önce 17/06/2016 tarihinde dosyada 58.382,00 TL'lik harç tahsil müzekkeresi yazılmış olmakla, vergi dairesince tahsilat yapılmış ise tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla)
d-Davacı karşı davalı tarafından yatırılan 12.590,95 TL peşin harç ve 24,30 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 12.615,25 TL'nin davalı karşı davacıdan tahsili ile davacı karşı davalıya verilmesine,
e-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 161.146,40 TL vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan tahsili ile davacı karşı davalıya verilmesine,
f-Davalı karşı davacı, kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Göre hesaplanan 10.520,00 TL ücreti vekaletin davacı karşı davalıdan tahsili ile davalı karşı davacıya verilmesine,
g-Davacı karşı davalı tarafından bozma öncesi ve bozma sonrası yapılan 53.009,60 TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 52.475,85 TL ' nin davalı karşı davacıdan tahsili ile davacı karşı davalıya verilmesine,
2-Davalı karşı davacı ... ....A.Ş.'nin davacı karşı davalı ..... Ltd. Şti. aleyhine açtığı karşı davanın sübuta ermediği anlaşılmakla REDDİNE,
a-Karşı davacı tarafından yatırılan 1.362,35 TL harçtan 24,30 TL' nin mahsubu ile kalan 1.386,65 TLL' nin karar kesinleştiğinde talep halinde karşı davacıya iadesine,
b-Karşı davada, davalı ... Araştırma .... Ltd. Şti, kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Göre hesaplanan 45.000,00 ücret-i vekaletin karşı davacı ... şirketinden tahsili ile ...Araştırma şirketine verilmesine,
c-Davalı karşı davacının yaptığı mahkeme masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük kesin süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere alenen ve oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/02/2026
Üye ... (e-imzalı)
Üye ... (e-imzalı)
Katip ... (e-imzalı)
Tashih Şerhi
Başkan ... (e-imzalı)
Üye ... (e-imzalı)
Üye ... (e-imzalı)
Katip ... (e-imzalı)
Mahkememizin 12/02/2026 tarihli, ... sayılı gerekçeli kararında her ne kadar itiraz yolunun sehven "Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi" şeklinde gösterilmiş ise de, dosyanın daha evvel Yargıtay tarafından incelendiği, dosyada Yargıtay 23. HD'nin 09/10/2019 tarih, 2016/7511 Esas, 2019/4130 sayılı ilamının bulunduğu anlaşılmakla, itiraz yolunan "Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük kesin süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere alenen ve oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı" şeklinde tashihen düzeltilmesine dair karar verildi. 12/02/2026