İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı --- adına olay tarihinden itibaren işleyecek ticari veya yasal faizi ile birlikte (belirsiz alacak) tedavi giderleri için 100,00 TL çalışamadığı dönemlerdeki kazanç kaybı için 100,00 TL çalışma gücünün azalmasından doğan daimi iş gücü kaybı için 100,00 TL ekonomik geleceğinin sarsılmadan doğan zararlarına ilişkin 100,00 TL ve bakım giderleri için 100,00 TL olmak üzere toplam 500,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve sadece davalı ---- yönünden 30.000,00 TL manevi tazminata karar verilerek tahsiline, davacı ----- adına olay tarihinden itibaren işlyecek ticari veya yasal faizi ile birlikte (belirsiz alacak davası) tedavi giderleri için 100,00 TL ve çalışamadığı dönemlerdeki kazanç kaybı için 100,00 TL olmak üzere 200,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve sadece davalı ------ yönünden 5.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle: Yetki itirazında bulunduğunu, bu dava ile ilgili ---- Asliye Hukuk Mahkemesinde ----- Esas sayılı dava dosyasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, davanın görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilerek ----- Asliye Hukuk Mmahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili 15.06.2015 havale tarihli dilekçesinde; tarafların 20.05.2015 .tarihli ibraname ile anlaşmaları nedeniyle mahkemece her hangi bir karar verilmesine gerek bulunmadığına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de karşılıklı olarak talepte bulunmayacaklarını beyan ettikleri bu beyanlarını imzaladıkları görülmüştür.
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Olay: 09/08/2013 günü, saat 21: 30 sıralarında, Davalı sürücü --/sevk ve idaresindeki ----- plakalı araç ile ----- Bulvarını takiben ---- Lisesi istikametine seyir halinde iken olay mahalli olan mevkiye geldiği sırada aracının sağ ön çamurluk kısımlarıyla, aynı istikamete önünde yolun sağını takiben seyir halinde olan Davacı sürücü --- sevk ve idaresindeki ------ plakalı motorlu bisikletle çarpışmaları neticesinde motosiklet sürücüsü ile motosiklette yolcu olarak bulunan Davacı ----- yaralanmasına konu trafik kazası meydana gelmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda tarafların 20.05.2015 tarihli dilekçesi ile sulh oldukları, aralarında 20.05.2015 tarihinden ibraneme ve sulh anlaşması imzaladıkları anlaşıldığından, davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Davacılar vekili; davalı sürücü ---- sevk ve idaresinde bulunan aracın, müvekkillerinden ----- kullandığı, diğer müvekkili ---- yolcu olarak bulunduğu motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkillerinin yaralandığını, ceza yargılamasında davalı sürücü ----- asli kusurlu bulunduğunu belirterek, uğranılan maddi zararın davalılardan müşterek ve müteselsil, manevi zararın ise sadece davalı ----- tahsili isteminde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay---- Hukuk Dairesinin 10.09.2020 tarih -----Esas, ------ karar sayılı bozma kararında: Davacıların maddi tazminat istemlerinin yanında, davalı ---- yönünden manevi tazminat istemlerinin bulunduğu, davacılar ile davalı ----- Şirketi arasında, 20.05.2015 tarihinde ibraname ve sulh anlaşması yapıldığı, ancak bu anlaşmaya göre davacıların manevi tazminata ilişkin talepleri yönünden herhangi bir sulh ve ibranın söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde; mahkemece, davacıların manevi tazminat talepleri bakımından olumlu ya da olumsuz hüküm tesis edilmemesi, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkememizce bozma kararına uyularak yargılama yapılmıştır.
---- Asliye Ceza Mahkemesine müzekkere yazılarak ------ esas sayılı dosyadan kesinleşmiş karar örneğinin dosya evraklarının, trafik kazası tespit tutanağının, kazaya ilişkin alınmış var ise kusur raporunun gönderilmesi istenilmiştir.
ATK Kusur Raporu: Trafik kaza tespit tutanağında olay mahallindeki yolun 2 şeritli 8 m genişliğinde bölünmüş yol olduğu, bu yolda zeminin asfalt-kuru, vakitin gece, aydınlatmanın olduğu, havanın açık, yatay ve düşey güzergahın düz, mahallin meskun ve hız limitinin 70 km/saat olduğu, davacı sürücü ve yolcunun kask takmadığı belirtilmiştir.
Çarpma noktası; sağ şerit içerisinde işaretlenmiştir.---- Trafik İhtisas Dairesi'nin 25/10/2013 tarih ve ----- sayılı raporunda; sürücü ----- asli kusurlu olduğu, sürücü ---- ve yolcu ------ kendi yaralanmalarında kask takmamaktan alt düzeyde tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, dava dilekçesi, sürücü ve tanık ifadeleri, kaza tespit tutanağı, ---- Trafik İhtisas Dairesi raporu, kesinleşmiş ceza kararı ile tüm beyanlar incelendiğinde; kazanın, yukarda ‘’OLAY’’kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Gerçekleşen bu kazada davalı sürücü motorlu bisikletin ışıklarının yanmadığını beyan etmiş ise de gerek kaza tespit tutanağı, gerekse dosya kapsamında bu yönde net bir tespitin bulunmaması nedeniyle motorlu bisikletin ışık donanımı var kabul edilerek inceleme yapılmıştır. Ayrıca kask takmamaktan kaynaklı yaralanma üzerinde de müterafik kusur kavramı oluşmuştur.
Buna göre;
Müterafik (Birlikte) kusur kavramını belirten; TBK Borçlar Kanunu'nun 52. Maddesine göre; 'zarar gören... zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş, yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise; Hakim, tazminatı indirebilir ya da tamamen kaldırabilir' olarak düzenlenmiştir. Yargıtay ---- Hukuk Dairesi'nin uygulamaları doğrultusunda (Yargıtay --- Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamı) davacıların müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı ve değerlendirilmesinin takdiri sayın mahkemeye bırakılmış, kask takmamadan kaynaklanan müterafik kusur dikkate alınmadan kazanın oluşumundaki sürücülerin kusur durumu gözetilerek kaza irdelenmiş aşağıdaki kanaate varılmıştır.
Mevcut verilere göre ;
A)-Davalı sürücü -----, idaresindeki araç ile gece vakti, aydınlatması bulunan yerleşim yeri sınırları içerisindeki olay mahalli yolda seyir halinde iken görüş alanını etkin bir şekilde kontrol altında bulundurması, önünde aynı istikamete seyir halinde olan araçla arasında emniyetli takip mesafesi bırakması ve motorlu bisiklete karşı zamanında uygun ve emniyetli tedbir alması gerekirken anılan bu hususa riayet etmeksizin seyrettiği sırada önünde seyir halinde olan araca hatalı bir şekilde çarptığı anlaşılmış olup, meydana gelen olayda; asli kusurlu bulunmuştur.
B)-Davacı sürücü -----, idaresindeki motorlu bisiklet ile olay mahalli mevkide gerisinden gelen araçla çarpışarak karıştığı olayda; kazanın oluşumunda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.
Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A)-Davalı sürücü ---- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
B)-Davacı sürücü ---- kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.
---- ATK Maluliyet Raporu;
Mevcut belgelere göre;
---- ve ------ oğlu, 13/12/1983 doğumlu, ---- 09/08/2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 03/08/2013 tarih, ---- sayılı ------ Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve ---- sayılı ----- Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0(yüzdesıfır) olduğu,
İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) haftaya kadar uzayabileceği kanaati belirtilmiştir.
Yargılama aşamasında ---- vefat etmiş yargılamaya mirasçıları dahil edilmiştir.
Dosyadaki tedavi evraklarına göre ATK'dan ----- için maluliyet raporu aldırılmıstır.
----- ATK Maluliyet Raporu ;
Mevcut belgelere göre;
Maluliyet hesaplamaları dava konusu kazada kişide meydana gelen yaralanmalar ile bu yaralanmaların fizyolojik iyileşme süreleri sonunda vücutta meydana getirdiği fonksiyonel kayıpların tespit edilmesi yöntemiyle hesaplandığı, Kişinin 21/12/2021 tarihinde vefat etmesi sebebiyle son durum muayeneleri olmaması nedeniyle ---- ve ---- kızı, 01/01/1960 doğumlu ----- 09/08/2013 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 11.10.2008 tarih ve --- sayılı ------ Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre maluliyet oranı hakkında ve başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olup olmadığı hakkında görüş bildirilemeyeceği,
İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12(oniki) aya kadar uzayabileceği,İyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde 3(üç) ay süresince bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği kanaati belirtilmiştir.Dava da maddi tazminat davası hakkında verilen karar Yargıtay kararı ile onandığından yargılamaya manevi tazminat yönünden devam edilmiştir.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır.Davacıların duydukları acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli, davalının sorumluluklarının niteliği, davacıların vefat edene yakınlık derecesi ve diğer hususlar göz önünde tutularak, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen, davacılar için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde belirlenen tazminat miktarının davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur.
Manevi tazminat talebi yönünden davanın KISMEN KABULÜNE;
1-Davacı ------ için 3.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 09/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı -- tahsili ile davacı ----- ödenmesine,
2- ---- Mirasçıları davacı ----- için 2.000 TL, ---- için 2.000 TL, ------ için 2.000 TL, ---- için 2.000 TL, ---- için 2.000 TL, -------- için 2.000 Tl toplam 12.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 09/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ------ tahsili ile davacılara ÖDENMESİNE
3-Fazlaya dair istemin reddine,
4-Manevi tazminat yönünden Harçlar Yasasına göre alınması gereken 1.024,65 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 609,70 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 414,95 TL'nin davalı ------ alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 609,70 TL harcın davalı ----- alınarak davacılara verilmesine,
6-Maddi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
7-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 12.701,60 TL yargılama giderinin davanın kabul-ret oranına göre hesaplanan 5.443,54 TL'sinin davalı ------ alınarak davacılara verilmesine, arta kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
8-Davacılar yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri 15.000,00 üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ------ alınarak davacılara verilmesine,
9-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.