Marka (Maddi Tazminat İstemli)

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin ------- aşkın süredir bilişim sektöründe başarılı şekilde faaliyet gösterdiğini, müvekkil şirket ------- gerek ulusal gerekse de uluslararası düzeyde büyük ölçekli çok sayıda şirkete hizmet vermekte ve geniş bir müşteri çevresince tanındığını, müvekkili şirketin------ yılında ilişkili sektörlerde faaliyet gösteren firmalarla bir araya gelerek daha fazla fırsat yakalayabilmek ve daha kapsamlı hizmetler verebilmek için bir üst markası olan ----------- yarattığını ve piyasaya taktim ettiğini, yine müvekkil şirketin referansları ve --- markasının garantörlüğü sayesinde ----- Markası kısa sürede sektörde tanınmış ve güvenilirlik kazanmış olduğunu, müvekkil şirketin, davalı şirketin kurucusu ve sahibi ---- ile bilişim sektöründe ortak proje geliştirmek için ---- tarihinde %50'şer hisseyle dava dışı ----- --- kurduğunu, ------ şirketini de piyasaya takdim eden ve tanınmasını sağlayan müvekkil şirket olduğunu, nitekim ------ şirketinin internet sitesinde halen daha müvekkil şirketin referansları yer almakta ve tüm piyasa ---- şirketini müvekkil --- ilişkilendirdiğini,------- usulsüzlük yaparak şirketi zarara uğrattığının ve üçüncü kişilerle bir olup ortak şirket ----aleyhine haksız rekabete yol açtığının ortaya çıkması üzerine kendisi hakkında hukuki yollara müracaat edildiğini, ------- Sayılı dosyası üzerinden görülmekte olan dava derdest halde olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirketin kurucusu -----şirketi üzerindeki uyuşmazlıkları baş gösterdikten sonra ----- şirket merkezini terk ettiğini ve ortadan kaybolduğunu, sonradan ---, gizlice davalı ---- kurarak hem müvekkil şirket hem de ortak oldukları---- şirketi ile haksız rekabete giriştiğinin anlaşıldığını, müvekkili şirketin,-------- markasını oluşturup piyasaya takdim ettikten sonra platforma katılan pek çok şirket gibi dava dışı ---- imzaladığını, ----tarafından imzalanan protokolün giriş kısmında ---- platformunun-------Tarafından yayınlandığı" ve 1. Maddesinin 2. Paragrafında--------Tarafından oluşturulduğu" açıkça kararlaştırıldığını ve kabul edildiğini, müvekkili şirket tarafından oluşturulup piyasaya tanıtılan ve müvekkili şirketin güvencesine sahip olan ------ ibaresini gizlice kendisi adına kullanmaya başlamış ve davalı ------ şirketini kurmuş olduğunu, bir diğer ifade ile ------- asıl amacı, müvekkil şirketin yıllarca binbir emekle ortaya çıkardığı ticari itibardan haksız şekilde yararlandığını belirterek; öncelikle mevcut delil durumunda meydana gelebilecek değişiklik ve delillerin yok olması riskine karşılık Sayın Mahkemenizce bilirkişi atanmasına ve yerinde inceleme yetkisi verilmesine, davalı taraftan ticari defter ve kayıtlarının istenmesine, gerek davalı şirket defter ve kayıtları gerekse de sosyal medya hesapları hakkında ACELE olarak gerekli tespitlerin yapılarak rapor alınmasına, dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren, hükümden sonra da nihai olarak; davalı şirketle ilişkili olarak kullanılan---- hesabından ---- ibaresinin kaldırtılmasını ve aynı ----üzerindeki ------ hesaplarının kullanımının durdurulmasını, ---- adına erişimin engellenmesini,----- sitesi üzerinden yayınlanan--------- kullanımının durdurulmasını, davalı şirketin tecavüz teşkil eden fiillerden men edilmesini, davalı şirketin ticaret unvanından ----- edilmesini, masrafları davalıdan alınmak üzere kararın uygun ilan vasıtalarıyla ilan edilmesini ve ilgililere tebliğ edilmesini, davalı tarafın müvekkil şirket markasına tecavüz ederek elde ettiği net kazancın iadesi amacıyla sonradan arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkil şirkete verilmesini, tazminat hesabı yapılırken müvekkil şirketin cirosu, müşteri ağı, piyasadaki saygınlığı ve tanınmışlık düzeyi dikkate alınarak SMK md.151/4 uyarınca hakkaniyete uygun bir miktarın tazminata eklenmesini, ----manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkil şirkete verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı, -----------markası üzerinde önceki kullanımdan kaynaklı gerçek hak sahibi olduğunu, --------Tarafından------------- Kullanılmakta olduğunu, davalı markayı davacının tescilinden çok daha önceki tarihlerde kullanmaya başlamış olduğunu, davalının önceki tarihli internet sitelerine ilişkin kullanımları sayın mahkeme dosyası kapsamında düzenlenen --------- tarihli bilirkişi raporu ile de tespit edilmiş olduğunu, davalının internet sitesi kullanımları ve kullanıma başlama tarihleri sayın mahkemenizce tespit edildiğinden davalının markayı oluşturma ve işletmesine marka olarak kullanmaya başlama sürecine ilişkin diğer beyan ve delillerimizi sunacaklarını, davalı şirket yetkilisi ---- tarafından bir sinerji platformu olarak tasarlanan ------- markasının fikri, logosu, iş modeli ve çalışma esasları tümüyle kendisine ait olup şekil ile birlikte oluşturduğu kombinasyonu ---- yılından beri aktif ve yoğun olarak kullanmaya başlamış olduğunu, ------- tarihi itibariyle şirketin kuruluşu sürecinde paydaş şirketlerin yetkilileri ile fikir alışverişi çerçevesinde birebir yapmış olduğu ve markanın yaratılmasında birinci elden söz sahibi olduğunu gösterir ---- yazışmaları dilekçemiz ekinde sunulmuş olduğunu, (Ekte mevcut olduğunu) ----marka ile ilgili tüm organizasyonu birinci elden yürüttüğünü kanıtlar nitelikte ---- tarihinde platform paydaşları ile iletişim için kurduğu ----- grubuna ilişkin ekran görüntüsü dilekçemiz ekinde sunulduğunu, ----- yılından bu yana kullanılan ----- ----adresi ekteki ----- sorgusunda görüleceği üzere ---- yılından beri davalı şirket yetkilisi -----ait olduğunu, tescilini ------ yapmış olup ücreti de kendisi tarafından ödenmekte olduğunu, ---- Davalının-------- diğer paydaşlara platform ile ilgili yaptığı bilgilendirme, sunum dosyası hazırlıkları, rol ve sorumluluklara ilişkin tespitleri sunulmakta olduğunu, burada ----- ilgili tüm kararların doğrudan marka ve iş modeli sahibi davalı şirket yetkilisi ------- tarafından alındığı, davacının ise markanın sahibi değil diğer paydaşlar gibi katılımcı olduğu ve sınırlı bir sorumluluğu bulunduğu açıkça görülmekte olduğunu, ----- ekte sunulan e-tespit tutanağında görüleceği üzere davacı, ---- (markanın davalı tarafından yaratılmasından 3 ay sonra) kendi -----yayınladığı bir metinde -------- katıldıklarını müşterilerine duyurmuş olduğunu, bu ifade davacının markanın yaratıcısı ve sahibi olmayıp sonradan katılan paydaş altı şirketten biri olduğunu kendi ifadeleri üzerinden net olarak ispatlamakta olduğunu, (Ekte mevcut olduğunu). ------- tarihinde davalı şirket yetkilisi kendi yaratmış olduğu ---- tüzel bir kimlik kazandırmak üzere ---- Sicil Numarası ve ---------- yukarıda belirtilen ortak ofis alanında kurmuş olduğunu, davacının şirketin kuruluşundan haberdar olmaması söz konusu olmadığını, firmanın ---- tarafından tescil edildiği ve faaliyetlerine başladığı tarihte --------- adına herhangi bir marka tescili bulunmamakta olduğunu, davalının ticari unvan olarak ------ makasını kullanması dilekçemizin ikinci kısmında ayrıntılı olarak açıklanmış olduğunu, davalının önceki tarihli internet sitelerine ilişkin kullanımları sayın mahkeme dosyası kapsamında düzenlenen------ tarihli bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere; --------davalı ve davalı şirket yetkilisi ------------olduğu ve bu siteleri davacının tescilinden çok daha önce açıldığı, yıllardan beri kullanılmakta olduğu net bir şekilde tespit edilmiş olduğunu, ----sonunda (markanın davalı tarafından piyasaya sürülmesinden 20 ay sonra) davacı Davalının ticari başarısını görerek bu başarıdan nemalanmak ve haksız menfaat elde etmek üzere kötü niyetli olarak ------ortaya çıkışından 2 yıl sonra tescil ettirmiş ve hak iddia etmeye başlamış olduğunu, taraflar arasındaki ticari uyuşmazlıklar ve davalının davalıdan olan işçilik alacakları birden çok davaya konu olmuş olup davacı davalının markasını tescil ettirerek bu davalarda da koz elde edebileceğine ve davalıyı zor durumda bırakabileceğine dair bir inanç beslese de davalının gerçek hak sahibi olduğu ve kötü niyetli tescilden hak elde edilemeyeceği kanunen de hüküm altına alınmış olduğundan davacının bu çabalarının hukuken bir karşılığı bulunmadığını, davalı şirket yetkilisi ----- markasını oluşturan ve geliştiren kişi olarak markayı -----yılından beri piyasada aktif olarak kullanmakta olduğunu, ---- unvanlı şirketini --------- kaydettirmiş olduğunu, tüm bu sebeplerle ------sayılı dosya ile davacının kötü niyetli marka tescilinin hükümsüz kılınması talepli hükümsüzlük davasını ikame edildiğini, davalı ------ kaydını yaptırarak tüzel kişilik kazanmasını sağlamış olduğunu, davalının ----- nezdindeki tescil başvurusu ise----tarihinde yapılmış olduğunu, dilekçenin önceki kısmında da ayrıntılı olarak izah ettiğimiz üzere davalı ---- markasını uzun yıllar önce tasarlamış, geliştirmiş ve ----yılından beri de aktif olarak kullanmış olduğunu, ----- yılı itibari ile de diğer davalı ---------unvanını kullanmakta olduğunu, ayrıntılı olarak açıkladığı üzere; davalının gerçek hak sahibi olması ve -dilekçede ayrıntılı olarak izah edildiği üzere------- davalının ----------- markasının kullanıldığı iş birliği platformuna üye olması ve bir dönem davalı şirket yetkilisi ---- işvereni olması sebebi ile markadan haberdar olması ve kötü niyetli bir şekilde, markanın tescil edilmemesini fırsat bilerek markanın tescilini sağlamış olması sebebi ile hükümsüzlük davası açmış bulunmakta olduğunu, ----------Sayılı hükümsüzlük davası neticesinde davacının marka tescilinin iptaline karar verilmesi halinde işbu markaya tecavüz sebebi ile tazminat davası, tescilli bir markanın olmaması sebebi ile konusuz kalacağından bu dosyanın bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini saygılarımızla bilvekale talep ettiklerini, tüm bu hususlar bir yana bırakılarak yalnızca davalı şirket ünvanının ------------ olduğu göz önünde bulundurulduğunda dahi davalı şirketin kuruluşunun davacının tescil başvurusundan çok daha önce olması ve davalının --------- markasını ticari unvanı olması sebebi ile yalnızca şirket kuruluşundan sonraki tarihli marka tesciline dayanarak davalının ------------- ibaresinin kullanımının engellenmesinin mümkün olmadığını, davacı, davalının ------- markasının kullanıldığı iş birliği platformuna üye olması ve bir dönem davalı şirket yetkilisi ------ işvereni olması sebebi ile markadan haberdar olduğunu, davacı kötü niyetli bir şekilde markanın davalı tarafından tescil edilmemiş olmasını fırsat bilerek ve öncelik ilkesinden yararlanarak marka tescilini sağlamış olduğunu, davacı öncelik ilkesinden yararlanarak davalı markasını tescil ettirmiş ve bu tescilinin sorgusuz sualsiz kendisini marka sahibi yapacağına inanarak davalının kendisine açtığı işçilik alacaklarına ilişkin davalarda bir koz olarak öne sürmüş ise de ihtisas mahkemesi olan--------- sayın mahkeme nezdinde görülen davalarda, tescilin sorgulanamaz mutlak bir mülkiyet hakkı sağlamadığı, gerçek hak sahipliğinin önceki kullanımlar ile ispatının mümkün olduğu ve marka tescilinde tipik bir örnek olan kötü niyetli tescilin ispatının mümkün olduğu hususları izahtan vareste olduğunu, davacı davalıya ait -------- üyesi olması sebebi ile markayı yakından bilerek davalının bu markayı henüz tescil ettirmemiş olmasını fırsat bilerek ---------nezdinde kötü niyetle tescili gerçekleştirmiş olduğunu, davacının dava dilekçesinde ise davalı ile aralarındaki ticari ilişkileri çarpıtarak davalının şahsına ve iş etiğine iftira boyutuna varan isnatlarda bulunarak sayın mahkemenizde davalı hakkında yanıltıcı bir kanı oluşturmaya çabalanmış olduğunu, davacının, gerçek hak sahibi olmaması sebebi ile dava dilekçesinde markanın kendisine ait olduğuna dair bir delil sunamadığı görülmekle tüm bunların adeta üstünü örtmek için taraflar arasındaki ticari ilişkileri çarpıtarak marka üzerinde hak elde edebileceğine dair bir inancı olduğu görülmekte olduğunu, ancak sayın mahkeme huzurundaki markaya tecavüz sebepli tazminat davası ----------nezdinde ikame ettiğimiz hükümsüzlük davaları; markanın gerçek hak sahibinin tespitine ilişkin olup taraflar arasındaki ticari davalar işbu hükümsüzlük davasının konusuna girmemekte olduğunu, davacının, davalıya ait -------- platformunun üyesi olması ve davalının bir dönem işvereni olması sebebi ile kötü niyetle davalının geliştirdiğini ve hak sahibi olduğunu bildiği halde ---------- gerçekleştirmiş olması marka tescilindeki kötü niyeti ispatlamaya yeterli olduğunu, davacının, tarafların birbirlerine karşı açmış oldukları ticari davalardan bahsederek davanın seyrini değiştirme isteğine karşılık olarak yalnızca bu davaların hiçbirisinin, marka hukuku kapsamında gerçek hak sahipliğinin ispatı ile çözülecek bu dava ile ilgisi olmadığını beyan eder aksine davalının bir dönem davacı şirkette genel müdür sıfatı ile çalışmasının ardından davalının ödenmeyen işçilik alacaklarına ilişkin ikame ettiğimiz davalara koz olarak davacının -------- markasının tescilini sağladığını, davacı, davalıya ve vekil olarak tarafımıza defalarca kez iş mahkemelerindeki davaların çekilmesini aksi halde davalı aleyhine marka tescil belgesine dayalı olarak haklarını kullanacaklarını iletmiş olduğunu, ayrıca dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporu ile de davalının kullanımlarının davacı tescilinden çok daha önce başladığı kesin bir şekilde tespit edildiğini, davacının kartvizitlerinin üzerinde markayı kullanıp kullanmadığı ispata muhtaç olmakla birlikte kullanmış olsa bile davalının oluşumu olan --------- platformu üyesi olarak, diğer tüm üyeler gibi, bu durumu belirten bir ibare koyması marka sahipliğini ispata yaramaktan ziyade davalının oluşumunun içinde yer alıp gerçek hak sahibinin davalı olduğunu bilmesine rağmen kötü niyetli olarak ----- nezdinde tescil sağladığını ispata yaramakta olduğunu, anılan protokolün denetim için gerektiği işveren davacı şirket yetkilileri tarafından davalıya bildirildiği de -----sözleşmenin aslında-------- tarihinde imzalanmış olması ve davalının, markanın yaratıcısı ve sahibi sıfatıyla bir diğer paydaş firma yetkilisi ----------------gönderdiği ve ekinde imzalanmak üzere protokol metni bulunan ve imzalanan protokolün cevaben geri gönderildiği delil mahiyetindeki mail yazışmaları ile ispatlanmakta olduğunu, (mail ekran görüntüsü ekte mevcuttur) davacı, daha önce üyesi olduğu ------ platformu üyelerine ihtarname göndererek üçüncü kişileri marka sahipliği hususunda yanıltmakta, davalılara ödenmesi gereken ücretlerin kendisine ödenmesini talep etmekte aksi halde 3. Kişilerin de sorumluluk altında kalacağı yönünde yanıltıcı bilgiler vererek haksız kazanç sağlamakta olduğunu, davacının bu eylemleri haksız rekabet oluşturmakta olduğunu, ------ platformu üyeleri davacı tarafından kendilerine gönderilen ihtarnameler karşısında şok yaşamışlar markanın davalı --------- tarafından oluşturularak kullanıldığını, marka sahibinin davalı olduğunu ve davalı ile yaptıkları sözleşmeler ile bağlı olduklarını hem davalıya hem davacılara hem de --------bildirmiş olduğunu, ilgili yazıların ıslak imzalı nüshalarını da sayın mahkeme dosyasına sunulduğunu (Davalının iş ortakları ve müşterilerinin ISLAK İMZALI beyan ve cevapları Ekte mevcut olduğunu), bu nedenlerle ilgili kanun maddeleri gereği davalının haksız ve kötü niyetli tescilinin hükümsüzlüğüne ilişkin davanın bekletici mesele yapılmasını, aksi halde davalının gerçek hak sahipliğinin taraflarınca ispat edilmesi sebebiyle ve her halukarda davalının ticaret unvanını kullanmasının markaya tecavüz oluşturması söz konusu olmayacağından davanın reddini talep etmiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı şirket adına tescilli --- tescil numaralı ------ markası ile davalı şirketin kullandığı markanın iltibas yaratacak derecede benzer olup olmadığı, davalı şirket tarafından internet ortamında ve ticari faaliyetlerinde ----- unsurlu markanın ve ticaret unvanında ------ ibaresinin kullanılmasının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği, davalının kötü niyetli olup olmadığı, markanın sahipliği konusunda davacı şirketin müşterilerine ve piyasaya yanıltıcı bilgiler verip vermediği, ---markası üzerinde öncelikli kullanım hakkının kime ait olduğu, davacının maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği, tazminat tutarının ne kadar olacağı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. ---- Esas sayılı dosyası dosyamıza celb edilmiştir.------ Esas sayılı dosyasına ait dava dilekçesi uyap üzerinden dosyamıza celb edilmiştir.
Dosyaya ----- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---markasının ---- tarihinde davacı ----adına tescil edildiği, ------ numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin ---- olduğu anlaşılmıştır.Davacı ---- kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin ---- olduğu anlaşılmıştır.---Esas sayılı dosyası uyap üzerinden dosyamıza celb edilmiştir. Linkedin üzerindeki ----- isimli hesaplar ile ------ isimli ----- alan adlı internet sitesinde üzerinde inceleme yapılarak, davacıya ait--------markasının kullanılıp kullanılmadığı, ne şekilde kullanıldığı, hesapların ve web sitesinin kime ait olduğu, marka kullanılmışsa ilk kullanım tarihinin tespiti için rapor tanzimi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, hazırlanan ---- tarihli raporda özetle;----sosyal medya hesabı üzerinde yapılan incelemede; hesabın --- adlı şahsa ait olduğunu,----- ----- adlı firmanın -----olduğunu, hesapta ----- ibaresinin yer aldığını, hesabın ----- yılı itibariyle aktif olarak kullanıldığını, hesabın------- kişi tarafından takip edildiğini, hesaptan yapılan paylaşımlarda, hesap adında ve ----firma adı ve firmada yer alan görev bilgisinde ---- ibaresinin hesap açılış tarihi itibariyle kullanıldığının tespit edildiğini, -------üzerinde yapılan incelemede; site tescil bilgilerinde; sitenin -----tarafından ---- adına tescil edildiğini, sitenin ---- tarihinde yayınlanmaya başladığını, ------- -------- tarihinde son bulacağı bilgilerinin yer aldığının tespit edildiğini, sitede yer alan ana sayfada; firma adının --- olduğunu, firma logosu olarak ---- kulanıldığını, ------- ibaresinin yayınlanmaya bağladığı tarih itibariyle kullanıldığını, ----kurumsal işletmeler için dijital çözümler sunan yenilikçi bir ------- olduğuna dair bilginin yer aldığını, firma iletişim bilgilerinde; -----adresi bilgisinin, ----- adres bilgisinin ------- bilgisinin, -----yer aldığının tespit edildiğini, sitenin -------arşiv kaydı olduğunu ve kayıtlarda yer alan site görüntüsünün hali hazırda yayında olan siteyle birebir aynı olduğunun tespit edildiğini,----- hesabı üzerinde yapılan incelemede; hesap adının ----- olduğunu, hesapta yer alan firma adının ----- olduğunu, hesapta ------ibaresinin kullanıldığını, hesabın ------- tarihinde açılmış olduğunu, o tarih itibariyle aktif olarak kullanıldığını, hesabın 30 kişi tarafından takip edildiğini, hesapta ---- firmasının, güçlerini birleştiren 6 teknoloji ve danışmanlık sağlayıcı firmadan oluşan yenilikçi bir ---- olduğunun ifade edildiğini, hesabın -- tarihleri arasında aktif olarak kullanıldığını, hesap adında ve hesap içeriğinde ----- ibaresinin hesap açılışı itibariyle kullanılmış olduğunun tespit edildiğini, ----- üzerinde yapılan incelemede; hesapta ------ kullanıldığını, hesapta yer alan firma adının ------ olduğunu, hesabın --- kişi tarafından takip edildiğini, firmanın ------- verdiğinin belirtildiğini, firma adresinin ----- olduğunu, firma iletişim bilgilerinde -------bilgisinin yer aldığını, hesabın 1 yıldır aktif olarak kullanıldığını, hesap adında ve hesap içeriğinde ----ibaresinin hesap açılışı itibariyle kullanılmış olduğu" yönünde görüş bildirilmiştir. ---- tarihli bilirkişi raporundaki tespitler, davalının ticari kayıtları ve dosya kapsamı incelenerek davalının davacıya ait ---- tescil numaralı markası ile iltibasa neden olacak şekilde marka kullanımı bulunup bulunmadığı, davalının ----markasını kullanmak suretiyle incelenen dönemde ne kadar gelir elde ettiğine dair rapor alınması için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, hazırlanan ---- tarihli raporda özetle; "1)Davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen ----- güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının---- edildiğinde bu alan adının ------- tarihinin kayıt olunduğu ve internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde alan adında ve içeriklerde davaya konu ------ ibarelerin kullanıldığı, sitenin arşiv kayıtları için yapılan detaylı incelemelerde neticesinde arşiv kayıtlarına ulaşılmış ve yine güncel olarak yayında bulunan sitenin aynısının ------- yılından bu yana yayında olduğu tespit edildiği, 2)Davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen-----isimli --- ----- hesaplarına ait sayfaların kullanımda ve aktif olduğu ve genel profil sayfası ve paylaşımlar kontrol edildiğinde bahse konu sosyal medya içeriklerinde davaya konu ------ ibarelerinin ve görsellerinin kullanıldığı, 3)Davalı firma ----numarası ile ------ Tescil ettirerek ticari faaliyete başladığı, avalının --------kar elde ettiği, Davalının satış faturaları üzerinde yapılsan incelemede bilişim sektöründe Teknik danışmanlık hizmetleri alanında ticari faaliyetini yürütüğü,faturaların üzerinde---- markasını yer aldığı, 4)------ markasının davacı şirket adına tescilli olduğu, 5)Davalının davacıya ait ---tescil numaralı markası ile iltibasa neden olacak şekilde markasal kullanımı bulunduğu" yönünde görüş bildirilmiştir.

UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME: 769 sayılı SMK'nın 7/2,29,149,150,151. Maddeleri.

Dava. Marka hakkına tecavüzün tespiti ile men'i ve ref'i ile tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılması, tecavüzden kaynaklı maddi, manevi tazminat ve itibar tazminatı davasıdır. Davacı taraf ---- tescil numaralı ----markasının---- Sınıfta adına tescilli olduğunu, davalı tarafın -----markasal kullanımları ve ticaret unvanındaki ------- kullanımları dolayısıyla marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, tecavüzün tespiti ile tecavüzün men edilmesini, bu tecavüz dolayısıyla oluşan maddi ve manevi zararlarının tazminine karar verilmesini ve davalı tarafın ticaret unvanında bulunan ---- ibaresinin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinin yollamasıyla SMK'nun 7/2-b maddesinde tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir.Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Dava konusu somut olay incelendiğinde; ----- kayıtları incelendiğinde; ---- tescil numaralı ---- Sınıfta adına tescilli olduğu, davalı tarafça ------Sayılı dosyası ile davacının markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava ettiği, bu davanın --- tarihinde reddine karar verildiği, kararın ----- Sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği sabittir. Hükümsülük davası Mahkememizce bekletici mesele yapılmış ve karar kesinleştikten sonra yargılamaya devam olunmuştur. Bu açıklamalardan sonra ---- Sınıfta davacı adına tescilli olduğu, davalı şirketin --- tarihinde ticaret sicil kaydının ------olarak tescil edildiği, faaliyet konusunun Bilgisayar danışmanlık faaliyetleri (donanım gereksinimleri gibi donanımla ilgili bilişim konularında uzman görüşü sağlanması, bilgisayar gereksinimlerinin belirlenmesi, bilgisayar sistemlerinin planlanması ve tasarlanması vb.) olduğu, davalı tarafa ait -----üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde; site tescil bilgilerinde; sitenin------ adına tescil edildiğini, sitenin ---- tarihinde yayınlanmaya başladığını, site yayınının ------ tarihinde son bulacağı bilgilerinin yer aldığının tespit edildiğini, sitede yer alan ana sayfada; firma adının -----olduğunu, firma logosu olarak ----- şeklinin kulanıldığını, sitede ---- ibaresinin yayınlanmaya bağladığı tarih itibariyle kullanıldığını, --- firmasının, ------ kurumsal işletmeler için dijital çözümler sunan yenilikçi bir----- danışmanlık şirketi olduğuna dair bilginin yer aldığını, firma iletişim bilgilerinde; ----- adres bilgisinin, ----- bilgisinin yer aldığının tespit edildiğini, sitenin -------tarihine ait 1 adet arşiv kaydı olduğunu ve kayıtlarda yer alan site görüntüsünün hali hazırda yayında olan siteyle birebir aynı olduğunun tespit edildiğini,----- üzerinde yapılan incelemede; hesap adının ----olduğunu, hesapta yer alan firma adının----- olduğunu, hesapta ------- ibaresinin kullanıldığını, hesabın ---- tarihinde açılmış olduğunu, o tarih itibariyle aktif olarak kullanıldığını, hesabın 30 kişi tarafından takip edildiğini, hesapta ----- firmasının, güçlerini birleştiren 6 teknoloji ve danışmanlık sağlayıcı firmadan oluşan yenilikçi bir ----olduğunun ifade edildiğini, hesabın ---- tarihleri arasında aktif olarak kullanıldığını, hesap adında ve hesap içeriğinde----- ibaresinin hesap açılışı itibariyle kullanılmış olduğunun tespit edildiğini, ----- üzerinde yapılan incelemede; hesapta ---- kullanıldığını, hesapta yer alan firma adının ----- olduğunu, hesabın 195 kişi tarafından takip edildiğini, firmanın ----- belirtildiğini, firma adresinin ------------ olduğunu, firma iletişim bilgilerinde ------ bilgisinin yer aldığını, hesabın ------ aktif olarak kullanıldığını, hesap adında ve hesap ------ ibaresinin hesap açılışı itibariyle kullanılmış olduğu sabittir. Bu tespitlerden sonra davalı tarafça internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında hem davalı şirket ait internet sitesinde hem de davalı şirket yetkilisi olan ------ likdin hesabındaki kullanımlarında ----- ibaresinin yanında ------ şeklindeki kullanımlarının mevcut olduğu, yine davalı tarafın keşide ettiği faturalarda şekil unsuru olan ---- altına -------- ibaresini konumlandırdığı, ------- ibaresinin altına ------ ibaresini yazsa da bu ibarenin okunmayacak şekilde küçük yazıldığı ve hem şekil hem de ---- ibaresini davacının kullanımı ve marka tescili olan şekli ile şekil unsurunun altına ---- ibaresini yazmak suretiyle kullandığı, ---- ibaresi ---- kelime olup ----olduğu, bütünsel bakış açısı ile markanın esas unsurunun şekilt ---- ibaresi olduğu, ------- ibaresinin ayırt edici özelliği bulunmadığı, davalının kullanımlarının bu hali ile davacının markasına görsel, fonetik ve kavramsal olarak benzer olduğu, davalının bu markasal kullanım altında verdiği hizmetleri ------, güçlerini birleştiren 7 teknoloji ve danışmanlık sağlayıcı firmadan oluşan yenilikçi bir ----------Şeklinde tanımladığı, davalının “Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, yazılım tasarımı ve güncelleştirilmesi, bilgisayar sistem tasarımı vb” hizmetleri ve bu hizmetlerde danışmanlık hizmeti verdiği, sözkonusu hizmetlerin davacının tescilli markası kapsamında yer alan hizmetlerden olduğu, bu hizmetlerin, niteliği itibarıyla orta düzeyden biraz daha bilgili ve yüksek dikkat düzeyine sahip profesyonellere hitap ettiği, davalının sözkonusu kullanımının hitap edilen tüketiciler nezdinde her iki hizmetin aynı kökenden geldiğini varsaymalarının yanında, her iki işletmenin farklı olduğunun bilincinde olmaları ancak iki işletmeyi idari/ekonomik açıdan bağlantılı görme ve iki markanın birbiri ile ilişkili olduğu yönünde olduğunu düşünmesine neden olabileceği ve karıştırılabileceği kabul edilerek davalı kullanımlarının davacı markası yönünden marka hakkına tecavüz oluşturduğu kabul edilmiştir. Bu tespitten sonra davacı tarafın maddi tazminat talepleri değerlendirilmiş, SMK'nun 149 ve devamı maddeleri gereği davacı tarafın marka hakkına tecavüzün varlığı halinde maddi tazminat talep hakkının bulunacağı kabul edilmiş, davacı tarafın 151/2-b Maddesi gereği davalı tarafın ihlale konu eylemden dolayı elde ettiği net kazanç yönünden talepte bulunduğu dikkate alınarak davalı kayıtları üzerinde yapılan incelemede ihlalin gerçekleştiği satıştan elde edebileceği net kazancın ----- olduğu tespit edilmiş, bu kazancın birebir markasal kullanımdan kaynaklandığı, davalının bu faaliyet dışında bir gelirinin olmadığı incelenen tüm faturaları ile sabit olduğu ve tüm net kazancın bu kullanımdan elde edilen net kazanç olduğu dikkate alınarak ----- maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, davalının davacı tarafa adına tescilli markayı marka hakkına tecavüz eder şekilde kullandığı, bu sübut karşısında davacı tarafın davalı taraftan SMK'nın 149. Maddesine göre manevi tazminat talep hakkının bulunduğu, davacının markaya konu kullanımlar, ticari iş hacmi, markanın itibarı, değeri, tarafların ticari ve ekonomik durumları, tecavüz eyleminin işleniş şekli ve somut olayın tüm koşulları dikkate alındığında 50.000,00 TL Manevi tazminatın uygun olduğu kanaati ile marka hakkına tecavüzden kaynaklı manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Davacı tarafın ticaret unvanının terkini talebi de değerlendirilmiş, davalı tarafın ticaret unvanının ayırt edici ibaresinin ----- kelime olup ------ olduğu, bu hali ile bu ibarenin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, az yukarıda ifade edildiği üzere davalı kullanımlarının davacı tarafın kullanımlarına kelime ve şekil kompozisyonu olarak yaklaştırılmak suretiyle kullanılması dolayısıyla tecavüzün oluştuğunun kabulü karşısında davalı tarafın ticaret unvanında salt bu ibareyi kullanması halinin marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı, yine ticaret unvanı ve markanın fonksiyonlarının farklı olması ve hükümsüzlük davasında tespit edildiği üzere davalı tarafın ------------ ibaresini işletme adı olarak marka tescilinden önceki tarihlerde de kullandığı kabul edilerek ticaret unvanının terkini talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yine davacı tarafın kararın yayınlanmasına ilişkin talebi de değerlendirilmiş, SMK'nın 149/1-g maddesi gereği tecavüzün varlığı halinde kararın yayınlanması talebinde bulunma hakkı bulunduğu da gözetilerek bu yöndeki talebin de kabulüne karar vermek gerekmiş, kısa karardaki hükmün bir numaralı bendinin anlamsal olarak sehven hatalı yazıldığı dikkate alınarak gerekçeli kararda hüküm değiştirilmeksizin davacı markasının kelime unsuru düzeltilerek yazılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanı KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;

1-Davalı tarafın -----şeklindeki markasal kullanımları dolayısıyla davacı adına tescilli ------- markası yönünden tecavüz oluşturduğunun kabulü ile tecavüze son verilmesine,

2-Davalı tarafın ----- ibaresinin ve --- şeklindeki davacının marka hakkına tecavüz ouşturan kullanımların durdurulmasına, davalı tarafa ait-------- hesabının kullanımının durdurulmasına,

3-Davalı tarafa ait ----- adına erişimin engellenmesine, karar kesinleştiğinde hükmün infazı yönünden -------müzekkere yazılmasına,
4-166.094,67 TL Maddi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-50.000,00 TL Manevi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yazal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

6-Karar kesinleştiğinde kararın ------ çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına, masrafın davalı tarafça karşılanmasına,

7-Davacı tarafın ticaret unvanının terkini talebinin REDDİNE,

8-Alınması gerekli 14.761,42 TL harçtan, peşin alınan 1.724,83 TL ve tamamlama harcı ile alınan 2.819,40 TL olmak üzere toplam 4.544,23 TL'den mahsubu ile bakiye 10.217,19 TL'nin davalıdan hazine yararına tahsiline,

9-Yargılama sırasında davacı tarafça yapılan 4.606,43 TL harç, 7.200,00 TL bilirkişi ücreti, 175,00 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 11.981,43 TL'nin kabul ret oranına göre 9.730,08 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

10-Yargılama sırasında davalı tarafça yapılan 592,00 TL masrafın kabul red oranına göre 111,23 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,

11-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre marka hakkına tecavüz talebine ilişkin 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

12-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre erişimin engellenmesi talebine ilişkin 50.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

13-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre maddi tazminat talebine ilişkin 50.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

14-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre manevi tazminat talebine ilişkin 50.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

15-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre reddedilen ticaret unvanının terkini talebine ilişkin 50.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,

16-Gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/03/2026