İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili 12/10/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin ------ Şirket ortaklarından davalı ... 50.000 TL lik hissesinden 20.000 TL şirket hissesini, -----. Noterliğinin 12/06/2018 tarih ve ------ Yevmiye nolu Hisse Devir Sözleşmesi ile satın aldığını ve işbu devirin 21.06.2018 tarihinde ---- Gazetesinde ilan edilerek, ----- tescili yapıldığını, müvekkilinin, ortaklığın başladığı tarihten bir süre sonra, şirket münferit müdürü ------- tarafından şirket gelirlerinin, kendi kişisel harcamaları için kullanıldığını ve şirketi zarara soktuğu anlaşılıp şirketten sermayesini alarak ayrılmayı talep ettiğini, işbu sebeple tarafların 24/12/2018 tarihinde protokol imzalayarak, müvekkilinin sermaye borcu ve şirket için yaptığı harcamaların bedeli ile müvekkilinin ortaklık yaptığı dönemlerde hak kazanmış olduğu kâr payı bedellerinin hesaplanarak ödeneceği, işbu bedellerin ödenmesinden sonra müvekkilinin şirket hisselerini istenilen kişiye devredeceğinin taraflarca kararlaştırıldığını, ancak protokol gereğince ödenmesi gereken bedelin müvekkiline ödenmediği gibi müvekkilinin o günden beridir de şirket merkezine alınmadığını, kâr payının hesaplanması için muhasebe defterlerinin incelenmesine izin verilmediğini, müvekkilinin yapılan protokol uyarınca kendisine ödenmesi gereken 128.248,00 TL nin tahsili amacı ile ----- İcra Müdürlüğünün --- Esas nolu dosyası ile işbu bedeli müşterek ve müteselsilen ödemeyi kendisine taahhüt eden şirket ortağı ... ve müdürü ------ hakkında icra takibi başlatmış ise de icra takibine haksız ve hukuksuz yere itiraz edildiğini, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiği ve sürekli güvensizlik ortamı oluştuğunu, diğer ortakların ve münferit müdürün kendi kusurlarından kaynaklı şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşmesinde hukuki ve ekonomik imkansızlık meydana geldiğini, şirket yönetiminde şirket müdürü tarafından yolsuzluklar yapıldığının da şirket hesaplarının incelenmesi akabinde ortaya çıkacağını, TTK’nın 638’inci maddesinin ikinci fıkrasında “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir.” şeklindedir. TTK m. 245’te, “bir ortağın şirketin yönetim işlerinde veya hesaplarının çıkarılmasında şirkete ihanet etmiş olması” veya “bir ortağın kendisine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmemesi” ve bunlara benzer haller haklı sebep olarak nitelendirilmiş olup müvekkilinin haklı sebeple şirlet ortaklığından çıkmayı talep ettiğini, yukarıda ki açıklamaları ışığında Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca müvekkilinin haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına ve bilirkişi marifeti ile müvekkilinin ortak kaldığı süre zarfında hak kazandığı kâr payının hesaplanarak, işbu bedelin davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, şirket müdürü tarafından yolsuzluk yapıldığı ve şirket hesaplarının kendi kişisel hesapları gibi kullanıldığı açık olup müdürlük yetkisini kötüye kullanmakta ve diğer ortaklar tarafında da buna izin verilmektedir ki zaten ortaklardan biri oğlu olup sadece hissedar konumunda olduğunu, işbu sebeple öncelikle şirkete Kayyum atanmasına ve müvekkilinin şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi için mahkemeye başvurmak zorunluluğu doğduğundan bahisle yukarıda açıklanan nedenlerle; öncelikle şirket müdürü tarafından müdürlük görevi kötüye kullanılmakta ve diğer ortaklar tarafından buna izin verilmekte olduğundan şirkete kayyum atanmasına, müvekkilinin ortak olduğu dönemlerdeki kâr payı bedelinin belirlenmesine, neticeten müvekkilinin şirket ortaklığından çıkarılmasına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıllar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini
talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili 23/11/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle, Davacı tarafın, ortağı bulunduğu ----- TTK.638. maddesi gereğince şirketten çıkarılmasına karar verilmesini talep ettiğini, bunun için de birtakım gerekçeler sunduğunu, ancak sunmuş oldukları gerekçelerin soyut olduğu gibi davacı tarafın bu isteminde haksız olup, aşağıda izah edecekleri üzere şirkete ve diğer ortaklara karşı suç işlediğini, davacı tarafın 2018 yılı Nisan-Mayıs aylarında müvekkillerinin ortağı olduğu şirkete emek ve sermaye koyacağı gayesi ile ortak olmak istediğini ve görüşmeler neticesinde müvekkillerinin de kabul etmesiyle 12.06.2018 tarihinde şirkete ortak olduğunu, ancak ortak olmasının üzerinden henüz çok geçmeden şirket içinde huzursuzluk yaratmaya başladığını, ortaklar arasına fitne sokmaya çalıştığını ve şirket içindeki tüm huzuru kaçırdığını, şirkette yalnızca bir ay çalışmış olup sonrasında çalışmaya gelmeyi de bıraktığını, kendisi ile çalışılmayacağını anlayan müvekkillerinin davacı ile bir protokol yaparak şirkete koyduğu sermayenin kendisine geri verilmesi karşılığında ortaklıktan çıkmayı kabul ettiğini, 24.12.2018 tarihinde yapılan bu protokol neticesinde ... şirket hisselerini müvekkillerine devretmeyi taahhüt ettiğini, ayrıca yapılan ek protokolle davacının şirkete ortak olurken ortaya koyduğu tüm sermayeye ilişkin bedelleri geri aldığı görüleceğini, buna göre toplam bedeli 30.000 TL olan 3 adet senet, 30.500 TL değerinde ---- plakalı ------ markalı araç, 16.000 TL bedelli ----cirolu çek, 10.000 TL bedelli . -----. tarafından keşide edilen çek, 4.000 TL bedelli ------tarafından verilen çek ve 30.000 TL banka havalesi ile gönderilen nakit para olmak üzere toplamda 120.500 TL tutandaki nakit para, çek, bono ve menkul davacı ...’a teslim edildiğini, böylece ...'ın şirkete girerken verdiği her şeyi geri aldığını, fakat buna rağmen hileli işlemlerle şirket hisselerini devretmediğini, ...’ın şirkete sermaye olarak koyduğu çeklerin keşidecesi olan ------ varlığı önem arz etmektedir. Protokolde de belirtildiği üzere bu şirket ...’a ait bir şirket olup, ... tarafından hileli işlemler ile müvekkillerinin dolandırılarak müvekkili şirketin ------ şirketine borçlandırıldığını, iki şirket arasında herhangi bir çalışma olmamasına rağmen 31/05/2018 tarihine iki adet fatura tanzim ederek müvekkili şirketi toplamda 81.471,25 TL borçlandırdığını ve ----- İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyası ile kötü niyetle icra takibi yaptırarak müvekkili firmadan haksız kazanç elde ettiğini, bu işleme karşı olarak ödenen paranın istirdatı ve borçlu olmadığına dair menfi tespit davası açılacağını, ayrıca hileli işlem ile şirketi dolandıran davacı hakkında suç duyurusunda bulunulacağını, müvekkilleri tarafından icraya itiraz süresi kaçırılması nedeniyle işbu icra dosyasından hacze gelindiğini ve haciz baskısı altında ödeme yapmak zorunda kalındığını, yani davacı taraf hem ortaklığa girerken koyduğu sermayenin tamamını işbu dilekçenin 3. maddesinde arz ettikleri üzere geri aldığını hem de diğer ortakların haberi olmaksızın fatura düzenleyerek ------kendi şirketine borçlandırdığını ve haksız kazanç elde ettiğini, davacının haksız ve hukuksuz eylemlerinin bunlarla da sınırlı olmadığını, davacının müvekkili firmada yalnızca müvekkili ...’nün olduğu bir sırada yanında adamlarla geldiğini ve müvekkili ...’yü adamlarıyla birlikte darp ettiğini, bu eylemi şirketin içindeki kamera görüntüleriyle tespit ederek savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu ve yapılan kovuşturma neticesinde davacı ... hakkında ---. Asliye Ceza Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, müvekkili firmaya ve ortaklarına karşı birden çok hukuksuz eyleme girişen davacının işbu davayı açmakta hiçbir haklı gerekçesi bulunmadığını, aksine davacının şirketten ıskat edilmesi gerektiğinden bahisle yukarıda arz edilen ve Yüksek Heyetinizce re'sen gözetilecek tüm sebeplerden ötürü, davacının tüm taleplerinin reddine, haksız ve dayanaksız olarak açılan davanın reddine, tüm yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Dava dilekçesi ve duruşma günün davalı ...'e 14/12/2020 tarihinde TK 21.maddesi uyarınca tebliğ edildiği ancak davaya cevap vermediği görülmüştür.Tespit edilen uyuşmazlık noktaları ve davalı şirkete kayyım atanması talebiyle ilgili olarak davalı ortakların şirketten özel harcama yapıp yapmadıklarının tespiti için dosyanın biri mali müşavir ve diğeri nitelikli hesaplamalar uzmanı ------- oluşan her biri kendi alanında uzman iki kişilik bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir.
Bilirkişiler Mali Müşavir ---- ve Akademisyen Doç. Dr. ------ tarafından sunulan 07/06/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "SONUÇ: Dava dosyasında bulunan belge ve bilgiler, davalı şirketin defter belgelerine uygun özet mali tablolarının incelenmesi, nihayetinde heyetimize verilen görev ile sınırlı olmak kaydıyla nihai takdiri tamamen Sayın mahkemenize ait olmak üzere; * Davalı şirketin kötü yönetildiği ve şirket malvarlığının açıklanamayan sebeplerle üçüncü kişilere aktarıldığı dikkate alındığında TTK m.638/II uyarınca davacının ortaklıktan çıkma talebi bakımından haklı sebebin oluştuğu, * 24.12.2018 tarihli protokol ile davacının ayrılma akçesi olarak belirlenen tutar ve 2018 net kârı toplamı 126.826,46 TL tutarı (124.824 + 2.002,46 TL) kabul ettiği dikkate alındığında, söz konusu tutarın ayrılma akçesi olarak kabul edilebileceği, Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." görüşü bildirilmiştir.17/12/2021 tarihinde dosyanın, 15.9.2021 tarihli duruşmanın 5 numaralı ara kararı uyarınca, davacının 2018 yılından beri davalı şirketin münferit yetkililerinden biri olduğuna ilişkin yeni cevabi yazı ile birlikte davalılar vekilinin 15.7.2021 tarihli itirazları doğrultusunda değerlendirilerek ek rapor hazırlanması için aynı bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir.
Bilirkişiler Mali Müşavir ---- ve Akademisyen Doç. Dr. ------ tarafından sunulan 21/02/2022 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle; "SONUÇ: Dava dosyasında bulunan belge ve bilgiler, davalı şirketin defter belgelerine uygun özet mali tablolarının incelenmesi, nihayetinde heyetimize verilen görev ile sınırlı olmak kaydıyla nihai takdiri tamamen Sayın mahkemenize ait olmak üzere; * Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde, davalılar vekilinin itirazları incelenmiş ve detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, * Kök rapor kapsamında inceleme konusu yapılan işlemlerin davacı ortak tarafından gerçekleştirilmediği, diğer şirket müdürleri tarafından münferit imza yetkisine dayalı olarak gerçekleştirildiği dikkate alındığında, davacı ortak bakımından haklı sebebin oluştuğu, bu konuda kök rapordaki görüşümüzü muhafaza ettiğimiz, * Diğer itirazlar bakımından kök rapordaki hususların aynen geçerli olduğu, nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatlerine ulaşılmıştır. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." görüşü bildirilmiştir.
Taraflarca şirketin mal varlığı ve kârı konusunda anlaşma sağlanamadığından, bilirkişi aracılığıyla davacının çıkma payı ve davacının şirkette ortak olduğu süre içindeki şirketin kâr payının hesaplanması için dosyanın bilirkişiye tevdiine, şirketin sadece araç ve makina ekipmanı olduğu bildirildiğinden bilirkişi heyetindeki ----- ve --- ek olarak bir makina mühendisi ( ------ olabilir) bilirkişi atanmasına, bilirkişiler tarafından davacının güncel çıkma payının ve davalı şirketin davacının ortak olduğu tarihten dava tarihine kadar olan kâr payının ve davacıya düşen kâr payının hesaplanmasının istenmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiler Mali Müşavir ----, Akademisyen Doç. Dr. ---- ve Makine Mühendisi ------arafından sunulan 18/09/2022 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle; "SONUÇ: Dava dosyasında bulunan belge ve bilgiler, davalı şirketin defter belgelerine uygun özet mali tablolarının incelenmesi, nihayetinde heyetimize verilen görev ile sınırlı olmak kaydıyla nihai takdiri tamamen Sayın mahkemenize ait olmak üzere; Mali İnceleme Yönünden: Raporumuzun 2.2 bölümünde açıklandığı üzere, davalı şirket tarafından istemiş olduğumuz belgelerin işbu rapor tarihi itibariyle tarafımıza ulaştırılmamış olması nedeniyle hesap incelemesinin yapılamadığı, Teknik İnceleme Yönünden: Raporumuzun 2.1 Teknik İnceleme bölümünde detayları açıklandığı üzere; Davalı şirkete ait araçların dava tarihli rayiç bedelinin 211.953,00 TL, güncel rayiç bedelinin ise 595.000,00 TL olarak tespit edildiği, mahkemece verilen görevin karar tarihine en yakın ayrılma akçesi hesabı olsa da davalı şirket muhasebesinden işbu tarihe kadar mali tablolarının bankalardan hesap ekstrelerinin temin edilemediği gerekçesi ile hazırlanamadığının ifade edildiği, dosyanın alınmış olduğu süre dikkate alınarak güncel hesaplama yapılamadan dosyanın tevdinin gerektiği, kanaatlerine ulaşılmıştır. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." görüşü bildirilmiştir.
Dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile yerinde inceleme yapmak suretiyle ek rapor hazırlanarak şirketin raporun mahkememize sunulma tarihine en yakın tarihteki mal varlığının gerçek değerinin saptanmasının istenmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiler Mali Müşavir ----, Akademisyen Doç. Dr. ----- ve Makine Mühendisi ----- tarafından sunulan 05/06/2023 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle; "SONUÇ: Dava dosyasında bulunan belge ve bilgiler, davalı şirketin defter belgelerine uygun özet mali tablolarının incelenmesi, nihayetinde heyetimize verilen görev ile sınırlı olmak kaydıyla nihai takdiri tamamen Sayın mahkemenize ait olmak üzere; Teknik İnceleme Yönünden: Raporumuzun 3.1 Teknik İnceleme bölümünde detayları açıklandığı üzere; Bilirkişi Heyetimizden rapor talep edilen diğer makine ve ekipmanlara ait niteliksel bilgilerin dava dosyasında olmaması, davacı tarafından Bilirkişi Heyetimize bilgi verilememesi ve davalı tarafın makine ve ekipman mevcudiyeti konusunda olumsuz bilgi vermesi sebepleri ile Kıymet Takdirlerini yapabilmenin mümkün olmadığı, Davalı şirkete ait araçların dava tarihli rayiç bedelinin 211.953,00 TL, güncel rayiç bedelinin ise 860.000,00 TL olarak tespit edildiği, Mali İnceleme Yönünden: Raporumuzun 3.2 bölümünde açıklandığı üzere, davalı şirkete ait ticari defterlerinin yerinde incelenmesi amacıyla, davalı şirket mali müşavirine e-posta gönderilmiş, defalarca tekit edilmesine, sözlü olarak da uyarılmasına rağmen istemiş olduğumuz mali veriler raporumuzun hazırlandığı bugüne kadar tarafımıza teslim edilmemiş, inceleme için randevu de verilmediğinden davalı şirket defterleri üzerinde rayiç değer hesaplaması yapılamamıştır. Hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev doğrultusunda hesap yapılabilmesi için, güncel tarihli defterlerin incelenmesi gerektiği, bu sebeple davalı şirkete tebligat gönderilerek, 2023 yılı defterlerinin mahkemece belirlenen inceleme gününde hazır edilmesinin ihtar edilmesi veya yerinde inceleme talebinde bulunulacak ise defterlerin incelemeye sunulacağı yerin açık adresinin ve defterleri tutan Mali Müşavirin iletişim bilgilerinin dosyaya kazandırılması gerektiği, sunulması sonrası davalı şirket defterleri üzerinde incelemenin yapılabileceği kanaatlerine ulaşılmıştır. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." görüşü bildirilmiştir.
----- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası ve ------ Vergi Dairesine yazılan yazı cevapları geldiğinde bilirkişilerden davacı vekilinin itirazı doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilmiştir.Bilirkişi heyeti 13.01.2024 tarihli dilekçeyle bir kısım eksikliklerin giderilmesini talep etmiştir.Mahkememizce 05/02/2024 tarihli ara karar oluşturularak, uyuşmazlığın çözümü mahkememizce kurulan ara kararların yerine getirilmesine bağlı olup bu kere aynı ara kararlar konusunda taraflara kesin süre verilmesine, taraflarca verilen kesin süre içerisinde gereği yerine getirilmediği takdirde tarafların iddia ettikleri veya savunmada bulundukları delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarına karar verileceği, bunun akabinde de dosya kapsamında mevcut deliller, bilgi ve belgeler kapsamında hüküm kurulacağının ihtarına karar verilmiştir.
Ara karar üzerine davacı vekili tarafından 26/02/2024 tarihli ve davalılar vekili tarafından 26/02/2024 tarihli dilekçe verilmiş akabinde mahkememizce 27/02/2024 tarihli ara karar oluşturulmuştur.------Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, davalı şirketin 2016 yılından günümüze kadar tüm BA/BS formlarının istenilmesine, bilirkişilerce dosyadaki mevcut bilgi belge ve gelecek olan BA/BS formları kapsamında ek rapor hazırlamalarının istenmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiler Mali Müşavir ----, Akademisyen Doç. Dr. ---- ve Makine Mühendisi ------- tarafından sunulan 09/08/2024 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle; "SONUÇ: Dava dosyasında bulunan belge ve bilgiler, davalı şirketin defter belgelerine uygun özet mali tablolarının incelenmesi, nihayetinde heyetimize verilen görev ile sınırlı olmak kaydıyla nihai takdiri tamamen Sayın mahkemenize ait olmak üzere; Mali İnceleme Yönünden: Raporumuzun Değerlendirme bölümünde açıklandığı üzere, huzurdaki davada davacının şirket ortaklığından çıkma talebinin yerinde görülmesi halinde, davacının şirketteki payına ilişkin, karar tarihine yakın ayrılma akçesinin hesaplanması gerektiği, ancak dosya kapsamında ayrılma akçesini hesaplamak için bilgi ve belgenin bulunmadığı, Dosya kapsamında bulunan 2023-2024 yıllarına ilişkin Davalı ----- ayrılma akçesi hesaplamasında tek veri olarak kabul edilemeyeceği, Sayın Mahkemece, davalı şirketin defter ve belgelerini ibraz etmemesi nedeniyle, ------ Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne tekrar yazı yazarak, davalı şirkete ait 2023 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesi ile 2024 yılı 2.Dönem Geçici Vergi Beyannamesinin istenip dosyaya kazandırılması halinde yaklaşık ayrılma akçesi hesaplanabileceği kanaatlerine ulaşılmıştır. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." görüşü bildirilmiştir. Bilirkişilerin talebi üzerine ------ Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazı yazılarak davalı şirkete ait 2023 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesi ile 2024 yılı İkinci Dönem Geçici Beyannamesinin celbine karar verilmiştir.Taraflardan tanık isim ve adresleri bildirmelerinin istenildiği ancak bildirmedikleri görülmüştür. ------- Vergi Dairesi Müdürlüğü 25/10/2024 tarihli cevap yazısıyla; "İlgide kayıtlı yazınızda belirtilen Dairemiz ... vergi kimlik numaralı mükellefi ...nin bilgisayar kayıtlarımızın tetkikinde; 2024 yılı ikinci dönem kurum geçici beyannamesini yazımız tarihi itibariyle henüz vermediği anlaşılmış olup, 2023 yılı kurumlar vergisi beyannamesi ile 2024 yılı birinci dönem kurum geçici beyannamesi yazımız ekinde gönderilmiştir." şeklinde cevap verdiği görülmüştür.
Gelen cevap yazısı üzerine ------ Vergi Dairesi Müdürlüğüne tekrar yazı yazılarak, davalı şirketin 2024 yılı 2.dönem geçici beyannamesinin celbi istenilmiştir.
-------- Vergi Dairesi Müdürlüğü 10/04/2025 tarihli cevap yazısıyla; "İlgi sayılı yazıda bahsi geçen dairemiz ... vergi kimlik numaralı ...'ne ait 2024 yılı 2. Dönem geçici beyannamesi sistem kayıt ve tetkikinde bulunmamaktadır." şeklinde cevap verdiği görülmüştür. Davalı şirketin Araç Sorgusu Kaydı alındığında adına kayıtlı araç bulunmadığı görülmüştür.11/06/2025 tarihli duruşma tutanağı iki numaralı ara karar ile, dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile dördüncü ek rapordan sonra dosyaya gelen belgeler ve davalı şirket adına kayıtlı araç kaydı bulunmadığı da göz önünde bulundurularak ek rapor hazırlamalarının istenmesine, bilirkişilere 3.000,00 TL ek ücret taktirine, toplam 9.000,00 TL nin davacı vekili tarafından iki haftalık süre içinde karşılanmasına karar verilmiştir.Davacı vekilinin bilirkişi ek ücretini yatırmamış olduğu görülmüş, 08/10/2025 tarihli duruşma tutanağı üç numaralı ara karar ile, dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile dördüncü ek rapordan sonra dosyaya gelen belgeler ve davalı şirket adına kayıtlı araç kaydı bulunmadığı da göz önünde bulundurularak ek rapor hazırlamalarının istenmesine, bilirkişilere 3.000,00 TL ek ücret taktirine, toplam 9.000,00 TL nin davacı vekili tarafından iki haftalık kesin süre içinde karşılanmasına, karşılanmadığı taktirde dosyadaki mevcut delil durumuna göre karar verileceği hususunun ihtarına, duruşma zaptının tebliği ile ihtarın ve sürenin başlamış sayılmasına karar verilmiş, davacı vekilinin ek bilirkişi ücretini yatırmamış olduğu görülmüştür.Davacı vekili 11/02/2026 tarihli talep artırım dilekçesinde özetle; Mahkemenin yukarıdaki esasına kayıtlı davada, müvekkilinin ayrılma akçesinin belirlenerek ödenmesine ve şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Yapılan yargılama neticesinde alınan raporlarda, davacı şirketin defterlerini teslim etmemesi sebebi ile müvekkilinin ayrılma akçesi tam olarak belirlenememiş olup, dosyaya ibraz edilen son raporda şirket üzerine kayıtlı araçların rayiç değerinin 860.000,00 TL olduğu belirtilmiştir. Ayrıca dosyaya ibraz edilen eksik inceleme neticesinde verilen ilk raporda, 128.864,92 TL belirlenebilmiştir. Huzurdaki davada ilk raporda belirtilen 128.864,92 TL bedelin ayrılma akçesi olarak verilmesine ve haklı sebeple ortaklıktan müvekkilinin çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili talep artırım dilekçesi sunmuş ise de tamamlama harcı yatırmadığından geçerli bir talep artırım yapılmadığı anlaşılmıştır.
Dava, haklı sebeple limited şirket ortaklığından çıkma ve kâr payı ödenmesi istemlerine ilişkindir. Davacı, davalı şirkette 2/5 oranında hissedar olduğunu, ortaklar arasında güven ilişkisinin sona erdiği ve sürekli güvensizlik ortamı oluştuğundan bahisle haklı nedenle çıkmasına izin verilmesi ve kâr payı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ..., davacının haksız kazanç elde ettiğini ve hakkında ceza davası bulunduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Çıkma ve çıkarılma I - Genel olarak başlıklı 638 nci maddesi "(1) Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." ve Kâr payı ve yedek akçeler başlıklı 608 nci maddesi "(1) Kâr payı, sadece net dönem kârından ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden dağıtılabilir. Kâr payı dağıtımına ancak, kanun ve şirket sözleşmesi uyarınca ayrılması gereken kanuni yedek akçelerle, şirket sözleşmesinde öngörülmüş yedek akçeler ayrıldığı takdirde karar verilebilir. (2) Şirket sözleşmesi ile aksi öngörülmedikçe, kâr payı, esas sermaye payının itibarî değerine oranla hesaplanır; ayrıca yerine getirilen ek ödeme yükümlülüklerinin tutarı da kâr payının hesaplanmasında itibarî değere eklenir. (3) Şirket genel kurulu, kanun ya da şirket sözleşmesinde öngörülmeyen veya öngörüleni aşan tutarlarda yedek akçelerin ayrılmalarına sadece; a) Zararların karşılanması için gerekliyse, b) Şirketin gelişimi için yatırım yapılması ihtiyacı ciddi bir şekilde ortaya konulmuşsa, bütün ortakların menfaati böyle bir yedek akçe ayrılmasını haklı gösteriyorsa ve bu hususlar şirket sözleşmesinde açıkça belirtilmişse, karar verebilir." hükmünü düzenlemiştir.
Alınan bilirkişi rapor ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin gayri faal olması, ticari faaliyetinin bulunmaması, merkezinin kapalı olması, ortaklar arasında husumet bulunması ile taraflar arasındaki protokol göz önünde bulundurulduğunda ortaklıktan çıkma için haklı sebeplerin oluştuğu anlaşıldığından davacının davalı şirketten çıkmasına izin verilmesine, bilirkişiler tarafından yapılan inceleme de şirketin aktifi bulunmadığından ayrılma akçesine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Limited şirketlerde şirket ortaklarına kâr payı dağıtılabilmesi için, ortaklara kâr payı dağıtılması yönünde ortaklar kurulunca bir karar alınması gerektiği, davalı şirketin kâr payı dağıtılmasına yönelik ortaklar kurulu kararı bulunmadığından davacı tarafın kâr payı ödenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.Ortaklıktan çıkma davasının sadece davalı şirkete karşı yöneltilebileceği anlaşılmakla gerçek kişi davalılara yönelik davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1- ----- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ------- sırasında kayıtlı davalı ...'nin ortağı olan davacı ...'ın haklı sebeple davalı şirketten çıkma isteminin KABULÜ ile, ... TC Kimlik numaralı davacı ...'ın haklı nedenlerle TTK 638 (2) maddesi uyarınca DAVALI ŞİRKETTEN ÇIKMASINA İZİN VERİLMESİNE,
2-Davalı şirketin aktifi bulunmadığından davacı ortak ...'a ayrılma akçesi ödenmesine yer olmadığına,
3-Davacı, davalı şirketten çıktığından 2/5 oranındaki payının yarısının davalı ... ve yarısının da davalı ... adına TESCİLİNE,
4-Kararın bir örneğinin kesinleştiğinde Tescil ve İlanı için ------ Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne gönderilmesine,
5-Davalılar ... ve ...'ye yönelik davanın husumet yokluğundan REDDİNE,
6-Davacı tarafın kâr payı ödenmesi talebinin REDDİNE,
7-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin yatırılan 54,40 TL harçtan mahsubuyla bakiye 677,60 TL harcın davalı ...'nden alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Davacı tarafından sarf edilen 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 TL peşin harç, 9.146,60 TL posta ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.255,40 TL'nin davalı ...'nden alınarak davacı tarafa verilmesine,
9- Davalı ...'nin yaptığı masrafın üzerinde bırakılmasına,
10-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'nden alınarak davacı tarafa verilmesine,
11-Davalı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine,
12-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ------- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.