Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA: Davacının kendi geçimini sağlama olanağı olmadığı, dava masraf ve harçlarını da karşılama olanağı bulunmadığı, adli yardımdan yararlanılmasını talep ettikleri, 17.04.2014 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı bulunan ... plakalı aracın sebebiyet verdiği kaza neticesinde müvekkilinin sakat kaldığı, müvekkilinin yolcu konumunda olduğu, kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığı, tüm kusurun ... plakalı araçta olduğu, daimi maluliyet ve ferileri ile ilgili olarak 02.10.2019 tarihli tazminat talebi başvurusunun sigorta şirketi tarafından karşılanmadığı, 09.05.2019 tarihinde zorunlu araculuculuğa başvurulduğu, arabuluculukta anlaşılamadığı, dava açma gerekliliği hasıl olduğu, davalı sigorta şirketinin zararın tazmininden sorumlu olduğu, müvekkilinde vicut fonksiyon kaybı meydana geldiği, %100 malul sayılacağı döneme ait ve yürüyemediği için ömür boyunca bakıcı gideri tazminatının hesaplanarak ödenmesi gerektiği, belge sunulmasa dahi SGK tarafından karşılanmayan ek tedavi, yol, yemek, refakatçi vs. giderlerinin hesaplanması ve hüküm altına alınması gerektiği, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ilamına atıf yapıldığı, ... Sigorta A.Ş.’nin poliçe limiti kapsamında maluliyet teminatının tamamından ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi ve bakıcı giderlerinden sorumlu olduğu, başvuruya rağmen zararların karşılanmadığı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ilamına atıf yapıldığı, Anayasa Mahkemesi’nin KTK 90 ve 92. maddelerinde yer alan Trafik Sigortası Genel Şartları ifadelerinin iptal edildiği, tazminat sorumluluğunun öncelikle KTK, TBK’nın haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağı diğer hususlarla birlikte belirtilerek HMK 107. maddesi uyarınca belirlenecek kalıcı iş göremezlik temelli 600,00 TL maddi tazminat, geçici iş göremezlik temelli 200,00 TL maddi tazminat, bakıcı gideri ihtiyacına ilişkin 100,00 TL maddi tazminat, SGK tarafından karşılanmayan tedavi-yol-yemek-refakatçi ve sair tedaviye bağlı ek giderler için 100,00 TL tazminat olmak üzere fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL tazminatın olay tarihi itibariyle ticari temerrüt-avans faiziyle tahsil edilerek davacıya ödenmesine, sigorta şirketlerinin temerrüt tarihinden itibaren poliçe ve teminat limitiyle sorumlu olduğu, her türlü yargılama gideri, harç ve tazminat kalemleri için ayrı ayrı vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

...’ın idaresindeki ... plakalı aracın 01.06.2014-01.06.2015 tarihlerini kapsar şekilde müvekkili şirkete ZMS sigorta poliçesi ile sigortalandığı, kazanın 17.04.2014 tarihinde gerçekleştiği,...plakalı araç müvekkili şirketin ZMMS poliçesi ile teminat altına alınmadığından haksız davanın reddi gerektiği, davanın belirsiz alacak nevinde ikame edilmesinin usul hukuku kurallarına aykırı olduğu, HMK 107. maddesine atıf yapılarak davanın usulden reddini talep ettikleri, davanın zaman aşımı süreleri geçtikten sonra açıldığı, davacının müterafik kusurunun tazminattan düşülmesi gerektiği, KTY 150. maddesine atıf yapıldığı, başvuranın emniyet kemeri kullanmamasının müterafik kusur indirimi teşkil edeceği, Yargıtay 9. ve 17. Hukuk Dairesi ilamına atıf yapıldığı, geçici maluliyetten kaynaklı maddi tazminat talepleri ve tedavi masrafları bakımından müvekkili şirketin herhangi bri sorumluluğu kalmadığı, SGK’dan talep edilmesi gerektiği, KTK 98. maddesi hükmü gereğince sağlık giderleri teminatının SGK’nın sorumluluğunda olduğu, sigorta şirketinin ve Güvence Hesabı’nın sorumluluğunun sona erdiği, dava yoluna gitmeden önce sigorta şirketine başvurması gerektiği, KTK 97. maddesine atıf yapıldığı, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, tarafların kusur durumlarını gösteren herhangi bir belgenin bulunmadığı, ceza dosyasının sunulmasının hukuken yerinde olmadığı, yargılamalardan bağımsız olduğu, kusurun tereddüte yer vermeyecek şekilde oransal olarak belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasını talep ettikleri, hatır taşıması nedeniyle zarar miktarında indirim yapılması gerektiği, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ilamına atıf yapıldığı, temerrüt tarihinden itibaren faiz talebinin yersiz ve haksız olduğu, ancak dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceği, dava açılmasına sebebiyet verilmediği diğer hususlarla birlikte belirtilerek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, vekâlet ücretleri ve yargılama giderlerinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, SBGM, davalı sigorta şirketinden hasar dosyası ve dava konusu araçların TNNB kayıtlarının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
Dosyanın maluliyet raporu alınmak üzere Adli Tıp Kurumu'na gönderildiği ve düzenlenen ... tarihli raporda özetle; ... ve ... oğlu, 01/01/1975 doğumlu, ...’un 17/07/2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, ... tarih, ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için,... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: E cetveline göre %11.0(yüzdeonbirnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dosyanın rapor alınmak üzere makine mühendisi ve aktüer bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve düzenlenen 18/11/2025 tarihli raporda özetle; ...plakalı motosikletin sürücüsü ...’ün % 65 (yüzde altmışbeş) oranında asli kusurlu olduğu, Plaka numarası ... olarak beyan edilen taşıtın kimliği belirlenemeyen sürücüsünün % 35 (yüzde otuzbeş) oranında tali kusurlu olduğu, ... plakalı motosiklette yolcu olarak bulunan kazazede ...’a atfı kabil kusur veya müterafikbirlikte-ortak kusur bulunmadığı, hatır taşımacılığı unsurlarının oluşup oluşmadığı hususunun Muhterem Mahkeme’nin takdirleri olduğu, hadisenin meydana gelmesinde, yaralanma ile sonuçlanmasında, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş ve etkili faktör bulunmadığı, Kazaya plakası ...olarak beyan edilen taşıtın karıştığının kabulü halinde anılan taşıt sürücüsünün % 35 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre yapılan hesaplama sonucu davacı ...’un; Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının = 1.962,22 TL, Sürekli iş göremezlik dönemine ait % 11 maluliyeti ile ilgili maddi zararının = 271.015,76 TL. Olduğu, TOPLAM = 272.977,98 TL, davacının sakatlık teminatı kapsamında olan geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararının poliçe limitini aşması nedeniyle; davalının sorumluluğunun = 268.000,00 TL'lik limit ile sınırlı olacağı, ATK tarafından davacının bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden bakıcı gideri nedeniyle zarar hesabı yapılmasının mümkün olmadığı, davacının tedavileri SGK tarafından karşılanmış olup, davacının tedavi gideri talebinde ısrarlı olması halinde SGK tarafından karşılanmayan ve davalının sorumluluğunda olan tedavi ve tedaviye bağlı giderlerin belirlenmesi hekim bilirkişinin uzmanlık alanında olması nedeniyle bu hususta ayrıca hekim bilirkişisinden rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekeceği, dosya münderecatına göre sigorta şirketi bakımından en erken temerrüt tarihinin 29.03.2017 olarak belirlenebildiği, ... plakalı aracın kullanım şeklinin hususi otomobil olarak gözükmesi nedeniyle avans faizi talebine ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, tespit, hesap, sonuç, görüş ve kanaatine varılmıştır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davanın, trafik kazasından kaynaklı zarar nedeni ile maddi tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili 25/03/2026 tarihli dilekçesi ile davalı taraf ile davacı sulh olduğundan dosya hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ederek, davalıdan karşı vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını talep etmiştir.
Sulh 6100 sayılı HMK'nın 313 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre " Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir.

Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir. Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir.

Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, tarafların dava konusu hususunda sulh oldukları ve davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettikleri, yargılama gideri, vekalet ücreti ve harç taleplerinin bulunmadığı anlaşılmakla esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın sulh nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-Harçlar kanunu gereğince davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan harçtan 428,70 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,

3-Tarafların vekalet ücreti talebi bulunmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.980,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,

7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK.'nın yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi.25/03/2026