KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:

Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Asıl davada davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 15.12.2012 tarıhinde dava dışı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ZMMS ile sigorta koruması altına alınmamış ... plakalı aracı ile müvekkilinin yönetimindeki ... plakalı motosikletine çarpması sonucu meydana gelen kazada müvekkili ...'ün yaralandığını, müvekkilinin geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zarar ile meslekte kazanma gücü kaybından doğan maddi zararının tazmini için açılan Konya .Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ve ... karar sayılı dosyasında hükme esas alınan 03.06.2013 tarihli raporda ...'nın asli ve tam kusurlu olduğu, 25.12.2013 tarihli hekim raporunda müvekkilinin meslekte kazanma gücü kaybı oranının 9033.2 olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin 26.05.2014 tarihinde tekrar ameliyat geçirdiği ve 04.08.2014-06.09.2014 tarihleri arası fizik tedavi gördüğünü, müvekkilinin maluliyetinde artış olduğunu beyan ettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkilinin maluliyetindeki artış nedeni ile uğradığı 1,00 TL maddi tazmin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçelerinin sakatlanma klozu kişi başı bakiye teminat limiti ile sınırlı olarak ilk davanın açıldığı 08.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından daha önce 15.690,07 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosyada dava dilekçesinde özetle; 15.12.2012 tarihinde dava dışı ...'nın sevk ve idaresindeki ZMMS ile sigorta koruması altına alınmamış ... plakalı aracı ile müvekkilinin yönetimindeki ... plakalı motosikletine çarpması sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zarar ile meslekte kazanma gücü kaybından doğan maddi zararının tazmini için açılan Konya .Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ve ... karar sayılı dosyasında hükme esas alınan 03.06.2013 tarihli raporda ...'nın asli ve tam kusurlu olduğu, 25.12.2013 tarihli hekim raporunda müvekkilinin meslekte kazanma gücü kaybı oranının %33,2 olduğunun tespit edildiğini, bu tespitler doğrultusunda 100.754,00 TL maddi tazminata karar verildiğini, müvekkilinin maluliyetinde artış olması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik zararının tazmini için Konya .Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas dosyası ile dava açıldığını, açılan davada Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından 08.09.2022 tarihli raporunda Koksa-femoral ekleminin normal hareketlerini kaybettirecek şekilde sertliği ile bacak kısalığı gelişen duruma bağlı olarak eklenen arıza niteliğinde olduğu rapor edildiğini beyan ettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkilinin eklenen arızaları nedeni ile oluşan sürekli iş göremezliğinden maddi zararı olarak 1,00 TL maddi tazminatın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçelerinin sakatlanma klozu kişi başı bakiye teminat limiti ile sınırlı olarak ilk davanın açıldığı 08.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Asıl dava ve birleşen davada taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 15/12/2012 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının artan maluliyet nedeniyle maddi tazminat talebi hususunda olduğu anlaşılmıştır.
Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyasının UYAP sistemi üzerinden celp edilerek incelenmiştir.
Selçuklu İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Karatay İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Konya Büyükşehir Hastanesine, Özel Türkiye Kızılay Derneği Ticaret Borsası Hastanesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.
Mahkememizin 08/04/2021 tarihli duruşma zaptının 3 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ATK'ya gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizin sunulan 05/10/2021 tarihli NEÜ ATK raporunda özetle; Davacı ... ün 15/12/2012 tarihinde uğradığı trafik kazası neticesinde yaralandığı, sol femur şaft ve boyun fraktürü, sol fibula fraktürü, sol ön çapraz bağın total rüptüre olduğu, yapılan muayenelerinde sol uyluk ve kururiste 2 cm lik atrofi, sol dizde artroz olduğu, sol dizde ön çekmece testinin pozitif olduğu, sol kalça ve sol diz eklem hareket açıklıklarında kısıtlılık olduğu, şahsın 25/06/1968 doğumlu olup olay tarihinde 45 yaşın içerisinde olduğu, şahsın meslek grup numarası 4 (kaloriferciler) olduğu anlaşılmakla; 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği göre;
Gr1 XII 22i 10J= % 12 olduğu,
Gr1 XII 11aaa 5J= % 7 olduğu,
Gr1 XII 32a 1J= % 2 olduğu, kişinin toplam kalıcı engel oranının Balthazard Formülüne göre %20 olduğu, Kişinin yaşına (E cetveline) göre sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) oranının %21.2(yüzdeyirmibirnoktaiki) olduğunu, 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre;
Gr1 XII 22i 10J= % 12 olduğu,
Gr1 XII 11aaa 5J= % 7 olduğu,
Gr1 XII 32a 1J= % 2 olduğu, kişinin toplam kalıcı engel oranının Balthazard Formülüne göre %20 olduğu, kişinin yaşına (E cetveline) göre sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) oranının %21.2(yüzdeyirmibirnoktaiki) olduğunu, mevcut arızasının iyileşme süresinin 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında kişinin herhangi bir gelir getirecek işte çalışamayacağı, bu sürenin geçici iş görmezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu süre zarfında kişinin malul olduğunun kabulünün gerekeceği, kişide dosya kapsamında fatura edilmiş SGK tarafından karşılanmayan tedavi masraflarının olmadığını, ancak bu tür bir yaralanmada bir takım fatura edilemeyen (özel diyet, ulaşım, rehabilitasyon, pansuman, özel hastane muayene farkı gibi vb.) masrafların olacağını, kaçınılmaz giderlerin yapılan masrafların niteliği, yapıldıkları tarih ve yerler dikkate alındığında ayrı ayrı kaleme alınmasının mümkün olmadığı, yaralanmanın ağırlık ölçüsü de dikkate alındığında bu tür giderlerin 7.000,00 TL olarak değerlendirildiğini(bu tutarın 2.000,00 TL'si ulaşım gideri, 5.000,00 TL'si refakatçi, özel beslenme vs. gideri olarak değerlendirildiği, bu değerlendirme yapılırken yaranın ağırlık ölçüsü, kişinin tedavi olduğu merkezle, yerleşim yeri gibi unsurların göz önüne alındığı), iyileşme süresinin 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği, bu sürenin ilk 4(dört) aylık süre zarfında bir başkasının bakım yardımına ihtiyaç duyacağı tespitini bildirir rapor sunulmuş olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 04/11/2021 tarihli duruşmasının 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın İstanbul ATK 2. İhtisas Üst Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizin sunulan 22/09/2022 tarihli İstanbul ATK 2. İhtisas Üst Kurulu ATK raporunda özetle; 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası düz işçi bildirilmekle ve Grup 1 kabul olunarak:
Gr1 XII (6a...................25)A%29
Gr1 XII (20e...................0)A%3
Gr1 XII (32a.................. 1)A%5
Baltazard formülüne göre ....... %34.5 E cetveline göre:%37.0(yüzdeotuzyedinoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğini bildirir rapor sunulmuş olduğu görülmüştür.
Mahkememizin sunulan 31/10/2023 tarihli İstanbul ATK 2. İhtisas Üst Kurulu ATK 2.raporunda özetle; 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği Grup 23 kabul olunarak:
Gr23 XII (20e...................0) F %8,
Gr23 XII (32a.................. 1) F %16
Baltazard Formülüne göre %22.72 olduğuna göre; E cetveline göre %25.0 (yüzdeyirmibeşnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, kişinin sürekli ya da geçici bir süreyle bir başkasının bakımına muhtaç durumda olmadığı, 14/06/2023 tarihinde Kurulda yapılan muayenesinden önce ise Üst Kurulun 08/09/2022 tarih 2322 Karar sayılı mütalaasının geçerli olduğu, maluliyet oranı hesaplamalarının kişinin dava konusu kaza sonrası meydana gelen yaralanmalarının fizyolojik iyileşme süresi sonrası yapılan son durum muayenesinden elde edilen bulgular çerçevesinde yapıldığı, sorulan maluliyet oranları arasındaki farklılıklar hususunda bir raporda mevcut olduğu tespit edilen hastalıkların bir başka raporda iyileşmiş veya vasfı değişmiş olabileceği, ayrıca bazı arızaların farklı maddelerde değerlendirilebildiği ve bunun hangi maddede değerlendirileceğine ait kesin yönergeler bulunmadığı, takdirin hekimin tercihine bırakılmış olduğu, bu nedenle farklı oranlar çıkabildiği, bu durumların yönetmelikteki maddelerin ilgili hekimlerce farklı yorumlanmasından kaynaklandığı, bu nedenle çeşitli kurumlar tarafından daha önce düzenlenmiş maluliyet oranı raporlar arasında çelişkilerden bahsedilemeyeceğini bildirir rapor sunulmuş olduğu görülmüştür.
Mahkememizin sunulan 13/09/2024 tarihli NEÜ ATK 2.raporunda özetle; ... ün 15.12.2012 tarihinde uğradığı trafik kazası neticesinde yaralandığı, femur boyun kırığı ve fibula kırığı geliştiği, şu an bacak kısalığı arızaların bulunduğul/tanısı aldığı, tespit edilen arızaların 15.12.2012 tarihinde geçirdiği kaza ile doğrudan illiyet bağının bulunduğu, şahsın ... doğumlu olup olay tarihinde 45 yaşın içerisinde olduğu, şahsın meslek grup numarası 23 olarak bey, ettiği anlaşılmakla; 11.10.2008 tarih ve 27021 s i Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazân Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri hükümlerine göre:
Gr23 XII 32a 1F=%16 olduğu,
Gr23 XII 20e 0F=%8 olduğu, Balthazard formülüne göre toplam oranının %23(yüzdeyirmiüç) olduğu, kişinin yaşına (E cetveline) göre sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) oranının %24.2(yüzdeyirmidörtnoktaiki) olduğu, 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre;
Gr23 XII 32a 1F=%16 olduğu,
Gr23 XII 20e 0F=%8 olduğu, Balthazard formülüne göre toplam oranının %23(yüzdeyirmiüç) olduğu, kişinin yaşına (E cetveline) göre sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) oranının %24.2(yüzdeyirmidörtnoktaiki) olduğu, şahsın adına düzenlenen 25.12.2013 tarihli raporda ilgili yönetmeliğin 32a maddesi komplikasyonsuz iyileşmiş tibia fibula, kruris kırığından ve 37a maddesi bacak atrofisinden oran verildiği, 30.11.2018 tarihli raporda ilgili yönetmeliğin 6a maddesi koksafemoral eklem hareket kısıtlılığı arızasından, 20 e maddesi bacak kısalığı arızasından ve 32a maddesi komplikasyonsuz iyileşmiş tibia fibula, kruris kırığından oran verildiği, 05.10.2021 tarihli raporda ilgili yönetmeliğin 22i maddesi diz eklemi hareket kısıtlılığı arızasından, 1faaa maddesi uyluk kemiği boyun kırığına bağlı kas atrofisi arızasından ve 32a maddesi komplikasyonsuz iyileşmiş tibia fibula, kruris kırığından oran verildiği, 08.09.2022 tarihli raporda ilgili yönetmeliğin 6a maddesi koksafemoral eklem hareket kısıtlılığı arızasından, 20e maddesi bacak kısalığı arızasındarı ve 32a maddesi komplikasyonsuz iyileşmiş tibia fibula, kruris kırığından oran verildiği, 26.10.2023 tarihli raporda ilgili yönetmeliğin 20e maddesi bacak kısalığı arızasından ve 32a maddesi komplikasyonsuz iyileşmiş tibia fibula, kruris kırığından oran verildiği anlaşılmış olup şahsın kalça eklem hareket kısıtlılığı arızası 30.11.2018 tarihi ile 05.10.2021 tarihi arasında kalça eklem hareketi kısıtlılığı arızası tespit edildiği ve iş bu rapordaki 27.08.2024 tarihindeki muayeneler neticesinde iyileştiğinin anlaşıldığı, şahsın bacak atrofisi arızasından 25.12.2013 tarihinde oran verildiği, 30.11.2018 yılında bu arızadan oran verilmediği, 30.11.2018 tarihinde bu arızadan oran verilmediği ancak 05.10.2021 tarihinde bu arızadan oran verildiği, 08.09.2022 tarihli raporda bu arızadan oran verilmediği, bacak atrofisi arızasının iyileşmiş veya aynı uzvun daha büyük bir arızasından oran takdir edildiği için verilmediğinin anlaşıldığı, iş bu rapordaki 27.08.2024 tarihindeki muayeneler neticesinde iyileştiğinin anlaşıldığı, şahsın diz eklemi hareket arızasından 05.10.2021 tarihli raporda oran verildiği, 08.09.2022 tarihli raporda oran verilmediği, şahsın bu arızasının iyileştiği, iş bu rapordaki 27.08.2024 tarihindeki muayeneler neticesinde iyileştiğinin anlaşıldığı, şahsın bacak kısalığı arızasından 30.11.2018 tarihli raporda oran verildiği, 05.10.2021 tarihli raporda oran verilmediği ancak diğer raporlarda oran verildiği, şahsın bu arızasının iyileşmediği ancak bu arızasından daha büyük bir arıza tespit edildiği için 05.10.2021 tarihli raporda oran verilmediğinin anlaşıldığı, şahsın 27.08.2024 tarihli muayenelerinde bacak kısalığı ve komplikasyonsuz iyileşmiş fibula kırığı arızalarının tespit edildiği ve bu arızalardan oran verildiği, şahısta daha önce oran takdir edilen bacak atrofisi, diz eklem hareket kısıtlılığı ve kalça eklem hareket kısıtlılığı arızalarının tespit edilmediği/iyileştiği, iş bu raporda tespit edilen bacak kısalığı ve komplikasyonsuz iyileşmiş fibula kırığı arızalarından oran verildiği, şahıs adına maluliyet raporu tanzim edilirken kişide meydana gelen arızaların ve bu arızaların bıraktığı ve üzerinden süreklilik arz ettiği kabul edilebilecek bir süre geçen sekellerinden oran verildiği, kişideki arızaların kişinin uzuvlarında oluşturduğu sekeller değerlendirildiği ve her uzuvdaki en yüksek oranın kişinin maluliyet oranı olarak değerlendirildiği, kişiye aynı arızadan mükerrer oran verilemediği, şahıs adına verilen 25.12.2013 tarihindeki raporda oran verilen bacak atrofisi arızasının iyileştiği, bacak kısalığı arızasının geliştiği ve iş bu rda bu arızadan oran verildiğinde çıkan oranının 25.12/201 tarihli raporundan daha düşük çıktığı, bilnun da azalan maluliyet olarak değerlendirilebileceğini bildirir rapor sunulmuş olduğu görülmüştür.
Mahkememizin sunulan 25/07/2025 tarihli NEÜ ATK 3.raporunda özetle; ... ün 15.12.2012 tarihinde uğradığı trafik kazası neticesinde yaralandığı, femur boyun kırığı ve fibula kırığı geliştiği, şu an bacak kısalığı arızaların bulunduğu tanısı aldığı, tespit edilen arızaların 15.12.2012 tarihinde geçirdiği kaza ile doğrudan illiyet bağının bulunduğu, şahsın ... doğumlu olup olay tarihinde 45 yaşın içerisinde olduğu, şahsın meslek grup numarası 23 olarak beyan ettiği anlaşılmakla; 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre; Gr23 XII (20e.......) F-8 olduğu, Gr23 XII (32a?......1) F-16 olduğu, kişinin yaşına (E cetveline) göre sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) oranının %8.3(yüzdesekiznoktaüç) olduğu, 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazel Ayırnla an Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre; Şahsın önceki raporda Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun raporundaki; 01/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği Grup 23 kabul olunarak:
Gr23 XIl (20e......0) F % 8,
Gr23 XII (32a?....1) F %16,
Baltazard Formülüne göre %22.72 olduğuna göre;
E cetveline göre % 25.0 (yüzdeyirmibeşnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,
25 + 75 x 8/100 = %31 olduğu, dolayısıyla kısalık nedeniyle artan maluliyet oranının % 6 (yüzdealtı) olduğu, önceki rapordaki oranı %25 olduğu dikkate alındığında total maluliyetin %31 olduğu, şahsın kısalık arızasının sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) oranının ilgili yönetmeliklerdeki karşılığının tespitini bildirir rapor sunulmuş olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 23/10/2025 tarihli duruşma zaptının 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın aktüerya bilirkişisine gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 10/11/2025 tarihli aktüerya hesap bilirkişi raporunda özetle; Davacının artan maluliyeti nedeniyle sürekli iş göremezlik zararının;
tutarında olması gerektiğini, Konya .Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında hüküm altına alınan toplam 100.754,00 TL maddi tazminatın 3.833,56 TL'sinin geçici iş göremezlik zararı, (100.754,00- 3.833,56)-96.920,44 TL'sinin ise sürekli iş göremezlik zararı olduğunu, buna göre davacının karşılanmayan bakiye 262.914,04 TL tutarındaki sürekli iş göremezlik zararından, kaza tarihinde geçerli kişi başı sürekli işgöremezlik /sakatlık klozu teminat limitinin ise 225.000,00 TL olduğu da dikkate alınarak, davalı Güvence Hesabının sorumlu olması gereken bakiye sürekli iş göremezlik/sakatlık tutarın ise (225.000,00 TL - 96.920,44 TL)> 128.079,56 TL olması gerektiğini bildirir rapor sunulmuş olduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin mahkememize sunulan 09/02/2026 tarihli dava değer arttırım dilekçesinde özetle; Fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak üzere müvekkilinin, artan maluliyeti nedeni ile uğradığı 124.246,00 TL maddi tazminatın, kazanın meydana geldiği tarihte geçerli Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası poliçelerinin Sakatlanma Klozu kişi başı bakiye teminat limiti ile sınırlı olarak ilk davanın açıldığı 08.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, dava şartı arabuluculuk faaliyeti için yapılan giderler ile sarfına mecbur kalınan yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

davacının maluliyet oranında sonradan meydana gelen artış nedeniyle zararının yeniden değerlendirilmesi ve buna bağlı tazminat farkının hüküm altına alınmasına ilişkindir.
Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Gelişen durum, kaza sonucu meydana geldiği halde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir. Gelişen durumun olup olmadığı ise her olaya özgü kanıtlara göre değerlendirilmelidir.
Somut olayda, kaza 15/12/2012 tarihinde meydana gelmiş olup, davacının maluliyeti ile ilgili olarak "gelişen bir durumun" olup olmadığı hususu önem arzetmektedir.
Mahkememize sunulan 25/07/2025 tarihli 3.ATK raporunda özetle; ... ün 15.12.2012 tarihinde uğradığı trafik kazası neticesinde yaralandığı, femur boyun kırığı ve fibula kırığı geliştiği, şu an bacak kısalığı arızaların bulunduğu tanısı aldığı, tespit edilen arızaların 15.12.2012 tarihinde geçirdiği kaza ile doğrudan illiyet bağının bulunduğu, şahsın ... doğumlu olup olay tarihinde 45 yaşın içerisinde olduğu, şahsın meslek grup numarası 23 olarak beyan ettiği anlaşılmakla; 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre; Gr23 XII (20e.......) F-8 olduğu, Gr23 XII (32a?......1) F-16 olduğu, kişinin yaşına (E cetveline) göre sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) oranının %8.3(yüzdesekiznoktaüç) olduğu, 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazel Ayırnla an Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre; Şahsın önceki raporda Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun raporundaki; 01/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği Grup 23 kabul olunarak:
Gr23 XIl (20e......0) F % 8,
Gr23 XII (32a?....1) F %16,
Baltazard Formülüne göre %22.72 olduğuna göre;
E cetveline göre % 25.0 (yüzdeyirmibeşnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,
25 + 75 x 8/100 = %31 olduğu, dolayısıyla kısalık nedeniyle artan maluliyet oranının % 6 (yüzdealtı) olduğu, önceki rapordaki oranı %25 olduğu dikkate alındığında total maluliyetin %31 olduğu, şahsın kısalık arızasının sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) oranının ilgili yönetmeliklerdeki karşılığının tespitini bildirir düzenlenen rapor mahkememize sunulmuştur.
Dosyada bulunan tüm raporlar birlikte değerlendirildiğinde; önceki raporlarda maluliyet oranı daha düşük iken, son raporlarda bu oranın arttığı açıkça görülmüştür. Raporda "kısalık nedeniyle artan maluliyet oranı.." ifadesi ile davacının maluliyetinde sonradan artış olduğu bilimsel olarak ortaya konmuştur. Bu durum yerleşik yargıtay içtihatlarına göre "artan maluliyet" kapsamında olup, bu zarar ilk hüküm veya hesaplamadan sonra ortaya çıkan, sürekli nitelik kazanan, önceden öngörülemeyen veya netleşmeyen bir zarardır. Bu nedenle davacının zararı ilk hesapla sınırlı kabul edilemez. Bu itibarla davacının artan maluliyet oranına göre zararının yeniden hesaplanması gerekmiştir.
Mahkememize sunulan 10/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının artan maluliyeti nedeniyle sürekli iş göremezlik zararının; Konya .Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında hüküm altına alınan toplam 100.754,00 TL maddi tazminatın 3.833,56 TL'sinin geçici iş göremezlik zararı, (100.754,00- 3.833,56)-96.920,44 TL'sinin ise sürekli iş göremezlik zararı olduğunu, buna göre davacının karşılanmayan bakiye 262.914,04 TL tutarındaki sürekli iş göremezlik zararından, kaza tarihinde geçerli kişi başı sürekli işgöremezlik /sakatlık klozu teminat limitinin ise 225.000,00 TL olduğu da dikkate alınarak, davalı Güvence Hesabının sorumlu olması gereken bakiye sürekli iş göremezlik/sakatlık tutarın ise (225.000,00 TL - 96.920,44 TL)> 128.079,56 TL olması gerektiğini bildirir rapor sunulmuş olduğu görülmüştür.
Her ne kadar bilirkişi raporunda bu şekilde hesaplama yapılmış ise de davacıya ödenen geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının 100.754,00 TL olduğu, 225.000,00 TL ZMMS sakatlanma ve ölüm klozu kişi başı teminatından mahsup edildiğinde davacının 124.246,00 TL bakiye ZMMS limiti kaldığı anlaşılmıştır.
Artan maluliyet eldeki davada alınan raporlar ile belirlendiğinden faiz başlangıcı dava tarihi olarak kabul edilmiştir.

Tüm bu nedenlerle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Her iki davanın aynı olduğu anlaşılmakla tek bir dosya gibi hüküm kurulmuştur.
Arabuluculuk müzakerelerinin anlaşmazlıkla sona ermesi halinde vekilin tarifenin 16/2–c maddesinde belirtilen vekalet ücreti vekil ile müvekkili arasında tasfiye edilmesi gereken alacak niteliğindedir. Aynı maddenin ç bendinde müvekkilin avukata ödeyeceği asgari vekalet ücretinin (c) bendine göre ödediği maktu vekalet ücreti mahsup edilerek Tarifeye göre belirleneceği yazmaktadır. Ayrıca mahkemece arabuluculuk vekalet ücretine hükmedileceğine dair yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu anlamda davacının bu talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN DAVANIN KABULÜ İLE;
1-124.246,00 TL maddi tazminatın Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi Sakatlanma Klozu kişi başı bakiye teminat limitiyle sınırlı olmak kayıt ve şartı ile (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) dava tarihi olan 10/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Davacı vekilinin arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlıkla sonuçlanması nedeniyle vekalet ücreti talebi hususunda AAÜT 16/2-c uyarınca KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

3-Harç ve Yargılama giderleri yönünden;

a- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 8.487,24 TL karar ve ilam harcından dava açılırken asıl ve birleşen davalarda alınan toplam 135,10 TL peşin harç ve 425,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 7.927,14 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

b-Hazine tarafından asıl ve birleşen davalarda karşılanan toplam 4.440,00 TL arabuluculuk ücretlerinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

c-Davacı tarafından asıl ve birleşen davalarda karşılanan toplam 135,10 TL başvuru harçları, 135,10 TL peşin harçlar, 425,00 TL tamamlama harcı ve 7,80 TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 703,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
ç-Asıl davada davacı tarafından karşılanan 1.345,10 TL posta-tebligat gideri, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 7,80 TL vekalet harcı, 13.438,00 TL NEÜ fatura gideri ve 10.905,00 TL ATK fatura gideri olmak üzere toplam 30.195,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

d-Davalı tarafın yaptığı masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 26/03/2026