Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı, 23.03.2019 tarihli, 5yıl süreli Bayilik Sözleşmesi ile Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) dağıtım şirketi olan müvekkil ... A.Ş. ile bayilik sözleşmesi imzalamış, ..., ... ve ... tüplü Bayilik sözleşmeleri akdedildiği, buna göre sözleşmenin sona erme tarihi 23.03.2014 olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 2/b maddesi, “Bayi, diğer LPG dağıtım firmalarının bayilerine hiçbir surette LPG satışı yapamaz ” hükmünü havi olduğunu, buna rağmen davalı, müvekkilleri şirketin izni olmaksızın müvekkilleri şirket bayisi ...'a LPG satışı yapmış ve bunun karşılığında bayiden çek aldığını, söz konusu çek ile mitoekkilleri şirketten LPG alımı yapmak isteyen davalının bu talebi kabul görmeyince, davalı bayinin yöneticisi ... tarafından müvekkilleri şirket ... Bölge Müdürlüğü'ne gelinerek, Bölge Mali İşler Yöneticisi ...'a hakaret edilmiş ve kendisi tehdit edildiğini, bu eylemine istinaden savcılığa şikayette bulunulmuş ve ... 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin .... Nolu ilamı ile Bölge Mali İşler Yöneticisine karşı hakaret ve tehdit suçlarını işlediğine ilişkin hüküm — kurularak cezalandırılmasına karar verildiğini, tüm bu sebeplerle taraflar arasında akdedilen tüplü bayilik sözleşmesi müvekkil şirket tarafından, .... Noterliği'nin 19 Haziran 2019 tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile haklı olarak Feshedildiğini, Davacının zilyetliğinde mülkiyeti müvekkile ait 2.269 adet 2 kg.lık, 3.617 adet 12 KG' lık, 21 adet 24 kg.Tık, 38 adet 45 ke.'Tlık olmak üzere toplam 5.945 adet LPG tüpü mevcut olduğunu, bu tüplerin bayilik sözleşmesinin 20/c maddesine göre sözleşme sona erdiğinde 15 gün içinde müvekkillerine teslim edilmesi gerekmesine rağmen halen müvekkillerine teslim edilmediğini, bayilik sözleşmesinin 20/e maddesine göre bayilik ilişkisinin bitmesi halinde bayi elindeki tüpleri teslim etmelidir, teslim etmediği takdirde ... A.Ş'nin beher tüp başına sözleşmenin feshi tarihindeki imalat bedeli kadar cezai şart talep etme hakkı doğduğunu, bu tüplerin imalat bedelleri taraflarınca tespit edilemediğini, İmalat bedellerinin ... A.Ş.'den sorulmasını ve yapılacak bilirkişi incelemesi ile talep edebilecekleri cezai şart tutarının tespit edilmesini talep ettiklerini, söz konusu tüplerin imalat fiyatının çok altında alınan depozito bedelleri davalı tarafından müvekkil şirkete verildiğinden, 8.955,50 TL depozito bedelinin, iade edilmeyen tüplere ilişkin tazminat alacağımızdan mahsubunu talep ettiklerini, Davalı, sözleşmeyi haksız olarak feshetmekle ve/veya feshine sebebiyet vermekle, müvekkillerin zarara uğramasına neden olduğunu, bu nedenle davalı, Bayilik sözleşmesinin 21/a maddesine göre müvekkillerin uğradığı müspet zararı (kar mahrumiyetini) tazmin etmek durumunda olduğunu, zira sözleşme olağan şartlar altında devam etseydi, davalı LPG satışlarına devam edecek ve müvekkil de kar etmeye devam edeceğini, sözleşmenin süresinden önce davalının kusuru ile sona ermiş olması sebebiyle müvekkil, bu kardan mahrum kaldığını, müvekkilin kar mahrumiyetinin, yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesini talep ettiklerini, Ayrıca davalı taraf, sözleşmenin 21/b maddesine göre sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı sözleşmenin feshine neden olduğu için cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu, müvekkilin: 48.987 / 12 X 111,50 = 455.170,87 TL cezai şart talep hakkı doğduğunu, Bayilik sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şart, ifaya eklenen cezai şart niteliğindedir dolayısıyla hem müspet zarar (kar mahrumiyeti) hem de cezai şart aynı anda talep edilebileceğini, Sözleşme imzalandıktan sonra taraflar arasında akdedilen protokole istinaden davalıya yapılan ve 456.831,87 TL'si kalan yatırım desteğinin müvekkili şirkete tadesi gerektiğini talep ve dava etmişlerdir.

Davacı vekili 20.06.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; Huzurdaki davada fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL kar mahrumiyeti, tüplerin iade edilmemesi sebebiyle 1.000,00 TL tazminat talebi, 10.000,00 TL cezai şart ve 1.000,00 TL yatırım destek bedeli olmak üzere toplam 13.000,00 TL dava değeri üzerinden kısmi alacak davası ikame edilmiştir. Dosya kapsamında alınan Bilirkişi Kurulu Kök Raporu ve Ek Raporu uyarınca müvekkil şirketin,493.322,37 TL davalı zilyetliğinde bulunan tüplerden kaynaklı alacağı, 30.235,53 TL kar mahrumiyeti, 455.170,88 TL cezai şart alacağı, 15.168,13 TL yatırım destek ödemesi alacağı olduğu tespit edilmiştir. Davalının dava sürecinde iade etmiş olduğu tüplerden dolayı toplamda 22.455,50 TL'nin iade edilmeyen tüplere ilişkin tazminat alacağımızdan mahsubu tarafımızca daha önce de talep edilmiş olup işbu mahsup miktarı düşülmelidir. Bu kapsamda;53.242,01 TL davalı zilyetliğinde bulunan tüplerden kaynaklı alacak, 30.235,53 TL kar mahrumiyeti, 455.170,88 TL cezai şart alacağı, 15.168,13 TL yatırım destek ödemesi alacağı, -22.455,50 TL iade edilen tüplere ilişkin davalı depozito alacağı olarak talep miktarlarını arttırmaktayız. Davalı sözleşmenin feshine sebebiyet vermekle müvekkil şirketi zarara uğratmış olup bu kapsamda talep etmiş olduğumuz tazminat alacağımızı 518.361,05 TL arttırarak toplam 531.361,05 TL olarak belirlediğimizi; toplam 531.361,05 TL üzerinden harcı yatırdığımızı bildiririz. Sözleşmenin feshinden kaynaklı tazminat alacağımızın 531.361,05 TL üzerinden ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davamızın kabulüne, Bilirkişi raporunun lehe hususlarının hükme esas alınmasına, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ederiz. ..."şeklinde talepte bulunmuştur.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; depozito makbuzları arasında çelişki ve imzalar arasında belirgin fark ve de imzasız makbuzlar bulunduğu için, ıslak imzalı aslının sunulması ile imzaları kontrol imkânı tanınmasını, Davacının sunduğu depozito makbuzları içerisinde 12.2008 tarihli olanlar mevcut olduğu ancak davalı, davacı ile ilk kez 2010 yılında sözleşme imzalandığını, 2010'da bayilik hakkı verilen ... adına nasıl olup da 2008 yılında depozito makbuzu düzenlendiği hususunun gerçeğe yakın tespiti sadece makbuz asıllarını görmek ve Teslim Alan kısmındaki imzayı incelemekle mümkün olacağı, davalının sunduğu depozito makbuzlarının bir kısmı davalı ticari kayıtlarında bulunmadığını, sebebinin; Davacı tarafından sunulan makbuzların bir kısmını imzasız makbuzlardaki imzaların bir kısmının ...'ya ait olmaması olduğu kanaatinde olunduğu, bu hususun gerçeğe yakın olarak tespitinin ancak depozito makbuzlarının ıslak imzalı asıllarının sunulması ve davalıya imzaları inceleme imkânının tanınmasıyla mümkün olacağını, hali ile makbuzlardaki imzaları ret etme zorunluluğunun olduğunu, 2008 yılında düzenlediği iddiasıyla dosyaya sunulan makbuzlar ile imzasız makbuzlar değerlendirilerek davacı tarafa makbuzların ıslak imzalı asıllarını dosyaya sunmak üzere süre verilmesini talep edildiğini, faaliyetin ifa ediliş şekli itibariyle, depozitonun davalıda kalmadığı sabit olunduğu, LPG' nin pazarlanması, yüksek riskli hizmetlerden olduğu için yasa LPG'nın içinde muhafaza edildiği ve bayi aracılığıyla tüketiciye ulaştırıldığı tüpün mülkiyetinin dağıtım firmasında kalmasını emrettiği, tüp satışa konu LPG'nın içinde muhafaza edilmek zorunlu alınan kap olduğu, bu kap olmadığı takdirde LPG'nın tüketiciye satılması imkânsız olduğunu, bu nedenle de kendi adına LPG satılmasını isteyen satıştan elde edilen karı kendisine almak isteyen dağıtım firması kendi markasını taşıyan LPG tüpünü üretmek veya ürettirmek zorunda olduğunu, İlk kez LPG kullanacak olan tüketici bayiye gidip, gaz almak istediğini söylediğinde bayinin önce, sözleşmeli dağıtıcının/gazını sattığı dağıtıcının sahibi olduğu çelik tüplerden, tüketiciye vermesi şart olduğunu söylediği, Tüketici, evinde/işyerinde ... markalı LPG kullanmak istiyorsa ... bayisine giderek bayiden ... markalı çelik tüpü almak zorunda olduğunu, Bu çelik tüpü alan abone sadık bir abone olması halinde bundan sonra tekrar ... markalı çelik tüp almadan boş tüpü verip/dolu tüpü almak yoluyla, ... markalı LPG'nı satın alabilmekte olduğunu, Ancak köylerde oturan tüketici İle sadık olmayan tüketici için aynı şey söylenemez. Köydeki müşteri ... Bayisini aradığını ve dolu tüpü getirin, boşunu size vereyim LPG'nin de parasını ödeyeyim...” diyemediğini çünkü bakkal elinde bulunan ... veya Aygaz veya Turnagaz markalı tüpü tüketiciye vermekte olduğunu, sonra tekrar ... markalı LPG'nı kullanmak isteyen tüketiciyi ikinci kez abone yapmak isteyen ... bayisi bu kişiye ikinci veya üçüncü veya bazen dördüncü kez ... markalı çelik tüpünü teslim etmek zorunda kaldığını, bu nedenle dağıtıcının bayiye verdiği her çelip-k tüp bir aboneye karşılık gelmediğini, köylerde münhasır satıcı/her firmanın bayisi olmadığı için ve şehirlerde bir dağıtıcının bayisinin diğer dağıtıcı tarafından transfer edilmesi nedeniyle (davalının babasının Gesan bayisi iken, Milan, tarafından transfer edilip, Milan bayisi iken de davacı ... tarafından transfer edilmesi halinde olduğu gibi) iki kez LPG satın alan aboneye yrı çelik tüp vermek zorunda olduğunu, sadık olmayan veya köyler-de yaşana abonenin LPG kullanım sayısı arttıkça, bayinin aboneyi tekrar tekrar elde etmek için vermek zorunda kaldığı tüp sayısı da çoğaldığını, sadık kemikleşmiş abonesine bir kez 1 tüp verdikten sonra yıllarca ve çok kez aynı tüp içinde o aboneye LPG satmak mümkün olduğu, nerede |1 kuruş indirim varsa, orayı tercih eden/etmek zorunda kalan abonelerin bulunduğu yerde ve köylerde aynı aboneye, her LPG satışında, LPG ile beraber tüpü de vermek zorunluluğu doğmaktadır. LPG'NI (tüpsüz olarak muhafaza etmek ve aboneye satmak) imkansız olduğu için, bayiden aldığı tüpü, içinde LPG ile beraber aboneye vermek zorunda olduğunu, bayinin tüp üzerindeki hakimiyeti sadece; ... A.Ş.'den içinde LPG bulunan tüpü almak / dolum tesisinden, bayi LPG talep eden abone olduğunda bu tüpü abonenin adresine taşımak ve abonece, tüpün içindeki LPG kullanıldıktan sonra boş tüpü abonenin adresinden alarak, ... adresine teslim etmek ve ... AŞ.'nin tekrar doldurduğu tüpü bayiliğine taşıyarak abonece LPG talep edilmesini beklemekle...” sınırlı olduğunu ve netice olarak Bayinin yetkisi bayilik sözleşmesi devam ettiği sürece tüketici ile dağıtıcı arasındaki LPG satışının yapılabilmesi için etme ve abonece LPG kullanıldıktan sonra boş tüpünü aboneden alıp dağıtıyaca ulaştırdığı tekrar aynı iişin yapılması ve bu sayede sürekli olarak dağıtıcının para kazanmasını sağlamakla sınırlı olduğu,Bayinin yetkisi bayilik sözleşmesi sona erdiğinde, ... markalı tüpleri aboneden alma/elinde tutma/ aboneden alıp satıcıya verme yetkisi olmadığını, Davacı tarafın bu belgeleri sunduktan sonra belgeler ekinde abone depozito fişini teslim ettiğine dair belge sunması gerektiğini, babası Kenan M.'ya ait Gesan ve Milan abonelerini, yoğun olarak ...'a transfer etiği 2010 yıllarında, abonelere .../... markalı depozitoları teslim eden davalıdan, Sözleşmenin 13/d maddesi gereği her ay sonu itibariyle Abone Depozito makbuzlarının teslim edil- mesini istemeyen davacı, Bu şekilde toplam 10 yıldır bayilik ilişki Depozito makbuzuyla, tüpleri haklı bir güven oluşturduğunu, on yıl bu şekilde LPG sattırıp, sırtından para kazandıktan sonra, bayilik sözleşmesi sona erdiği ve ... tarafından, sözleşme, davalıya atfedilemeyecek bir kusur atfından dolayı fesih edildikten sonra abone depozito makbuzunu imzalatmadığından dolayı '' tüpleri yedinde sayarım ve senden imalat bedeli kadar ceza isterim'' demesi Türk M.K.'unun 2. maddesine aykırı olduğunu beyanla, tüm açıklanan bu nedenlerle davacının bu ticaretin ifa edilme şartlarına ve yargıtay uygulanmasına aykırı taleplerin reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.
... Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/... soruşturma sayılı dosyasının celp edilerek dosyamı arasına alınmıştır.
Mahkememizce ... Vergi Dairesine, ... Bankası, ..., ... CBS’ye müzekkere yazıldığı, ... Vergi Dairesi, ... CBS,... Bankası ve ... Sigorta müzekkere yazılmış gelen cevabi yazılar incelenerek dosyamız arasına alınmıştır.
.... Bilirkişi... ile ... tarafından hazırlanan 29/10/2021 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "... Taraflar arasında akdedilen 23.03.2019 tarihli SIVILAŞTIRILMIŞ PETROL GAZLARI (LPG) TÜPLÜ BAYİLİĞİ ANLAŞMASI VE GENEL ŞARTNAMESİ'nin davacı yan tarafından haklı olarak fesih edilmiş olduğuna karar verilir ise Davacı yanın davalı yandan; 493.322,37 TL Elinde bulunan tüplerden dolayı alacak, 30,235,53 TL Kar Mahrumiyeti alacağı, 455.170,88 TL Cezai Şart alacağı olmak üzere toplam, 15.168,13 TL Yatırım Destek ödemesi, 8.955,50 TL Davalı yanın tüp depoizt alacağı, toplamda 984.941,41 TL alacaklı olacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır..." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.
.Bilirkişiler ... ile ... tarafından hazırlanan 25/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ...Tetkik konusu ... antetli 1-9 no ile numaralandırılmış ... seri nolu Depozito Makbuzu karbon nüshalarında Teslim Alan kısmında başka şahıs isimlerinin yazılı olduğu ve bu şahıslara atfen atılmış imzaların mevcut olduğu görüldüğünden ... açısından incelemeye dahil edilmediği,Tetkik konusu ... seri nolu Depozito Makbuzları karbon nüshalarındaki Teslim Alan'a atfen atılmış kendi aralarında belli bir istikrar göstermeyen, genellikle paraf tarzı imzaların mevcut mukayese imzalara kıyasla ...'nun eli ürünü olduğunu gösterir yeterli grafolojik ilişki kurulamadığı kanaatini bildirir rapordur. ..." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.
.Bilirkişiler ... ile makina mühendisi ... tarafından hazırlanan 12/01/2024 tarihli bilirkişi raporun ile "... ...'nun 2013-2014-2015-2016-2017-2018-2019 ve 2020 yılları içerisinde hiçbir boş tüp alışı olmadığı gibi DEMİRBAŞ HESABI'nda herhangi bir demirbaş kaydına rastlanılmamış olduğu,Taraflar arasındaki sözleşmeye konu dönemde fesih gerçekleşene kadar davalı tarafından ne kadar LPG satışının yapıldığına dair belgelerin dosya kapsamında bulunmaması nedeniyle davalı tarafin tüp satışı miktarının tespit edilemediği görüş ve kanaatine varılmıştır. ..." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.
Bilirkişi... ile ... tarafından hazırlanan 05.07.2024 tarihli bilirkişi raporundan 1. Ek raporda özetle; "... Kök ve Ek raporda belirtildiği şekli ile ve tekraren, Sektörel inceleme doğrultusunda bu Makul Sürenin azami 1 ay olarak belirlenmesinin uygun olabileceği görüş ve kanaatlerine varılmıştır. ..." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.
Bilirkişi... ile ... tarafından hazırlanan 04.09.2025 tarihli bilirkişi raporundan 2. Ek raporda özetle; "...Sayın Mahkemece talep edilen 2017,2018 ve 2019 yılı beyanları gelmemesine rağmen, sadece 2024 yılı geliri olan 96.000,00 TL baz alındığında, Davalının kök ve ek raporda belirtilen 455.170,88 TL cezai Şartın Davalının ekonomik mahfına sebebiyet vereceği, Sonuç ve kanaatine varılmaktadır. ..." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.
Bilirkişi... ile ... tarafından hazırlanan 20.01.2026 tarihli bilirkişi raporundan 3. Ek raporda özetle; "....Mahkemece verilen görev babında tarafların beyan ve itirazları incelenmiş ve aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır. ... Defterdarlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden 04.11.2025 tarihinde gelen 2017,2018 ve 2019 yılları Beyannameler ekinde mevcut Bilanço icmalleri aşağıda derc olunmuştur. ... 2017,2018 ve 2019 yıllarına ait ayrıntılı bilançolar icmali 31.12.2017 tarihinde aktifler ; 185.648,17 TL, 31.12.2018 tarihli, | 337.439,09 TL, 31.12.2019 Tarihli, 722.639,21 TL olduğu, pasifler yönünden; 31.12.2017 tarihli, 3.299,61 TL, 31/12/2018 Tarihli, 142.070,49 TL, 31/12/2019 Tarihli, 496.202,96 TL olduğu, Öz kaynaklar yönünden; 31/12/2027 Tarihli, 182.348,56 TL, 31/12/2018 tarihli, 195.368,60 TL, 31/12/2019 Tarihli, 226.436,25 TL olduğu, Buna göre bir önceki ek raporumuzda belirlenen 455.170,88 TL cezai şartın, davalının bu haliyle ekonomik mahfına sebebiyet vereceği, ancak, takdir ve kararın Mahkemenize ait olmak üzere, cezai şarta 9650 hakkaniyet indirimi yapılması kabulü halinde, hakkaniyet indirimi tutarının (Cezai şart tutarı 455.170,88 / 2 -) 227.585,44 TL olabileceği, bu kerre en son 2019 yılı öz kaynakların; 226.436,25 TL olduğu görüldüğünden, 455.170,88 TL olan cezai şartın tutarının hakkaniyet indirimi yapılmış olan 227.585,44 TL cezai şart tutarının 2019 yılı öz kaynakları tutarı olan 226.436,25 TL'den (227.585,44 - 226.436,25 -) 1.149,19 TL fazla olduğu, bu haliyle bile davalını ekonomik mahfına sebebiyet vereceği, Sonuç ve Kanaatine varılmaktadır. ..." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.

Mahkememizde görülmekte olan dava; taraflar arasındaki LPG tüp satışına ilişkin 23/03/2019 tarihli bayilik sözleşmesinin haklı nedenle fesih iddiasına dayalı,cezai şart,kar mahrumiyeti ve iade edilmeyen tüp depozito bedellerinin tahsili ve yatırım destek ödemesinin iadesi istemine ilişkindir.
Huzurdaki davada taraflar arasındaki ihtilaf; 23/03/2019 tarihli "Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Tüplü Bayiliği Sözleşmesi" ile aynı tarihli Ek protokolün davalı tarafça ihlal edilip edilmediği,sözleşmenin davacı tarafça haklı nedenle feshedilip edilmediği ve davacı yanın davalıdan kar mahrumiyeti,cezai şart ve iade edilmeyen tüp depozito bedeli talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı, cezai şart alacağından indirim yapılıp yapılmayacağı hususlarında toplanmaktadır.
Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında yukarıda bahsi geçen bilirkişi raporları ile ceza mahkemesi dosyası dosyamız arasına alınmış ve alınan kök ve ek raporlarda davalının, sözleşmenin 2/b maddesine aykırı olarak diğer ... bayisine satış yaptığı ve sözleşmeyi ihlal ettiği anlaşılmış olup davacı yanın sözleşmeyi feshetmesi haklı nedene dayanmaktadır.
Davacı sözleşmenin 21.a maddesinde belirli kar mahrumiyeti talep hakkını saklı tutarak davalıdan sözleşmenin 21.b maddesi uyarınca ceza-i şart talep etmektedir.

Taraflar anlaşma ile hem müspet zararın hem de cezai şartın talep edilebileceğini belirtmeleri halinde bu anlaşmalar geçerli sayılmaktadır. Ancak zarar doğmadan önce tazminatın miktarını da tayin eden bir anlaşma var ise bu anlaşmanın cezai şart anlaşması olarak nitelenmesi gerekir. Bu durumda taraflarca 21.b maddesinde cezai şarta ilişkin düzenleme yapıldığından 21.a maddesinde de kar mahrumiyeti altında ikinci bir tür ceza-i şart anlaşması yaptıkları kabul edilmelidir. Ceza-i şartın açık olarak düzenlendiği bir anlaşmada bu yönde ikinci bir anlaşmanın geçersiz sayılmaması, ancak taraflann bu iradesinin hem cezai şartın hem de kar mahrumiyetini (kusur ispatına da bağlı olmadan) talep edileceği şeklinde yorumlanması gerekir.
Sözleşmenin 21.a maddesinde bayi tarafından sözleşmenin feshine sebep olunduğu takdirde verilmesi öngörülmüş cezai şart düzenlemesi bulunmaktadır. BK. m. 158/2 maddesinde düzenlenmiş olan "ifaya eklenen ceza-i şartın kabul" edildiği anlaşılmaktadır. Yani alacaklı hem ifayı (ya da ifa etmeme halindeki tazminatı) hem de cezai şartı bir arada isteme yetkisine sahiptir.
Açıklanan nedenlerle ; davacı ile davalı arasında LPG satışına ilişkin 23/03/2019 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığı, davalının, sözleşmenin 2/b maddesine aykırı olarak diğer ... bayisine satış yaptığı ve sözleşmeyi ihlal ettiği, davacının sözleşmeyi bu sebeple feshettiği ve davacının feshinde haklı olduğu ve davacının haklı fesih nedeniyle davalıdan cezai şart, kar mahrumiyeti, tüp bedellerinin iadesi ve yatırım destek ödemesini talep edebileceği anlaşılmış olup her bir alacak kalemi yönünden aşağıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.
Kar mahrumiyeti yönünden ; mahkememizce davacı yanın aynı bölgede yeni bir bayilik ihdası için gerekli makul süre için hesaplanmak suretiyle kar mahrumiyeti alacağının tespiti istenmiş ve bilirkişilerce bu kıstaslar esas alınarak yapılan hesaplamada davacının 1 aylık makul sürede yeni bir bayi ile anlaşabileceğinin kabulü ile 30.235,53 TL kar mahrumiyeti alacağını sözleşmenin 21.a. maddesi uyarınca talep edebileceği tespit edilmiştir. Bu alacak kalemi yönünden 30.235,53 TL kar mahrumiyeti alacağının 1000,00 TL'sine dava tarihi olan 30/12/2020 tarihinden kalan 29.235,53 TL' sine taleple bağlılık ilkesi gereği ıslah tarihi olan 20/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair hüküm kurulmuştur.
Cezai şart alacağı yönünden; mahkememizce davalının fesih tarihinden önceki 3 yıllık gelir gider durumunu gösteren bilanço vergi kayıtları dosyamız arasına alınmış ve TBK 182/3 maddesi uyarınca davacının talep ettiği cezai şartın davalının mahfına sebep olup olmayacağının irdelenmesi hususunda ek rapor alınmış olup hazırlanan 21/01/2026 tarihli ek raporda talep edilen tutarın davalının mahfına sebep olabileceği belirtilmiştir. Mahkememizce TBK 182/3 esas alınarak rapordaki tespitler doğrultusunda %55 oranında indirimin hakkaniyetli olduğu kanaatine varılmış 204.826,90 TL cezai şart alacağının 10.000,00 TL'sine dava tarihi olan 30/12/2020 tarihinden kalan 194.826,90 TL' sine taleple bağlılık ilkesi gereği ıslah tarihi olan 20/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair hüküm kurulmuştur.
Tüp bedellerinin iadesi talebi yönünden; yukarıda açıklandığı üzere davacı fesihte haklı olmakla sözleşmenin 20/c ve 20/e maddesi uyarınca tüp bedellerinin iadesini talep edebilecektir. Bu hususta sektör bilirkişisi ve mali müşavir tarafından detaylı incelemeler yapılmış olup alınan kök ve ek raporlarda tüplerin davacıya teslim edildiğine dair belge sunulmadığı, davalı elinde 5.716 adet tüpün iade edilmediği ve iade edilmeyen tüp bedellerinin karşılığının 493.322,37 TL olduğu tespit edilmiştir ancak yargılama devam ederken bir miktarın tüplerin teslim alındığı davacı yanca ıslah dilekçesinde belirtilmiş olup taleple bağlılık ilkesi gereği 30.786,51 TL tüp bedeli alacağının 1000,00 TL'sine dava tarihi olan 30/12/2020 tarihinden kalan 29.786,51 TL' sine taleple bağlılık ilkesi gereği ıslah tarihi olan 20/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair hüküm verilmiştir. Davalı her ne kadar tüm tüpleri iade ettiğini ileri sürse de ispat yükü üzerinde olup dosyaya buna dair somut bir delil sunamamıştır.
Yatırım destek ödemesi talebi yönünden; taraflar arasında akdedilen protokole istinaden davacı yanca davalıya 15.168,13 TL destek ödemesi yapıldığı raporlarda tespit edilmiş olup davacının haklı feshe dayandığı kabul edildiğinden 15.168,13 TL yatırım destek ödemesi 1000,00 TL'sine dava tarihi olan 30/12/2020 tarihinden kalan 14.168,13 TL'sine alacağının taleple bağlılık ilkesi gereği ıslah tarihi olan 20/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle davacı tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile; 30.235,53 TL kar mahrumiyeti alacağının 1000,00 TL'sine dava tarihi olan 30/12/2020 tarihinden kalan 29.235,53 TL' sine taleple bağlılık ilkesi gereği ıslah tarihi olan 20/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 30.786,51 TL tüp bedeli alacağının 1000,00 TL'sine dava tarihi olan 30/12/2020 tarihinden kalan 29.786,51 TL' sine taleple bağlılık ilkesi gereği ıslah tarihi olan 20/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 204.826,90 TL cezai şart alacağının 10.000,00 TL'sine dava tarihi olan 30/12/2020 tarihinden kalan 194.826,90 TL' sine taleple bağlılık ilkesi gereği ıslah tarihi olan 20/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 15.168,13 TL yatırım destek ödemesi 1000,00 TL'sine dava tarihi olan 30/12/2020 tarihinden kalan 14.168,13 TL'sine alacağının taleple bağlılık ilkesi gereği ıslah tarihi olan 20/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.

Gerekçesi açıklandığı üzere;

1-Davacı tarafından açılan davanın KISMEN KABULÜ ile;
A) 30.235,53 TL kar mahrumiyeti alacağının 1000,00 TL'sine dava tarihi olan 30/12/2020 tarihinden kalan 29.235,53 TL' sine taleple bağlılık ilkesi gereği ıslah tarihi olan 20/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
B) 30.786,51 TL tüp bedeli alacağının 1000,00 TL'sine dava tarihi olan 30/12/2020 tarihinden kalan 29.786,51 TL' sine taleple bağlılık ilkesi gereği ıslah tarihi olan 20/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
C) 204.826,90 TL cezai şart alacağının 10.000,00 TL'sine dava tarihi olan 30/12/2020 tarihinden kalan 194.826,90 TL' sine taleple bağlılık ilkesi gereği ıslah tarihi olan 20/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
D) 15.168,13 TL yatırım destek ödemesi 1000,00 TL'sine dava tarihi olan 30/12/2020 tarihinden kalan 14.168,13 TL'sine alacağının taleple bağlılık ilkesi gereği ıslah tarihi olan 20/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 19.196,28 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 9.322,01 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 9.874,27 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan; 54,40 TL Başvuru Harcı, 222,01 TL Peşin/nisbi Harcı, 9.100,00 TL Islah Harcı, olmak üzere toplam 9.376,41 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,,

6-Davacı tarafından yapılan; 16.700,00 TL Bilirkişi ücreti, 1.643,55 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 18.343,55 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 9.701,22 TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,

7-Davalı tarafından yapılan; 3000,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.413,41 TL lik kısmanın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı üzerinde bırakılmasına,

8-Devletçe karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 698,09 TL'sinin davalıdan tahsiline, bakiye 621,91 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

9- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/04/2026