Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... ile davalı ...A.Ş. arasında, davalıya ait "... Mah. ... Sok. .../İstanbul" adresinde yer alan "... Apartmanı" üzerinde restorasyon çalışması yapılması üzerine bir sözleşme akdedildiğini, bu sözleşmeye göre ilgili binanın "... Sokak, ... Caddesi ve arka cephe yapım işi"nin üstlenildiğini, işin başlangıcının 17.09.2018 tarihi olarak belirlendiğini ve ilgili işlerin toplam bedeli olarak 750.000,00 TL + KDV tutarında bir ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını, işbu sözleşmede müvekkili tarafından yapımı üstlenilen işlerin dışında, davalının talebi doğrultusunda pek çok ek iş yapıldığını, müvekkili ile davalı ve ortakları arasında daha önce de iş projesine dayalı olarak götürü usulü restorasyon ve yapım işleri yapıldığını ve müvekkilinin bu işlemleri eksiksiz ve tam olarak yaptığından dolayı aralarında bir ticari teamül oluştuğunu, bu teamül gereği tarafların işe başladıktan sonra işin bütününü müvekkiline bırakıp, ödemelerini ise peyder pey yaptıklarını, hatta dava konusu iş devam ederken daha önceki yapılan işlerin ödemelerinin yapılmaya devam edildiğini, hal böyle olunca müvekkili ile davalı arasında yapılan tüm işlerin sözleşmesinin de yapılmadığını, davalının müvekkilinin gerek sözleşmeden kaynaklanan edimini gerekse sonrasında yapılan sözleşme dışı ek işlerin hepsini eksiksiz bir şekilde yerine getirmesine karşın, ifa yükümlülüğüne aykırı davranarak edimini yerine getirmediğini ve müvekkile eksik ödeme yaptığını, müvekkilinin şantiye sahasında çalışmalarını devam ettirirken, kendi işçilerine, davalıdan ödeme alamadığı için, ödeme yapmakta güçlük çekip davalı taraftan ödeme istediğinden dolayı, davalı tarafla anlaşmazlığa düştüğünü ve davalı tarafından kendisi ve işçilerinin şantiyeye girişinin yasaklandığını, bu süreçte ise, davalı tarafından ilgili şantiye sahasına başka firmalar ve işçiler dahil edildiğini, hal böyleyken, tarafınca müvekkilin yapmış olduğu işlerin tamamen tespit edilemez hale gelmemesi için, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/... D.İş sayılı dava dosyası ile müvekkili tarafından ilgili yerde yapılan hem sözleşme kapsamındaki hem de sözleşme dışı işlerin ve bu işlerin bedellerinin tespitinin talep olunduğunu, mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişi heyeti tarafından mahallinde yapılan keşif icrası sonrasında bilirkişi raporu alındığını, ilgili bilirkişi raporu incelendiğinde, müvekkili tarafından ilgili binada yapılan tüm işlerin tespitinin ayrıntılı bir şekilde yapıldığını ve sözleşme kapsamında yapılan imalat bedelinin 750.000,00 TL ve sözleşme dışı yapılan imalat bedelinin ise 3.511.164,34 TL olarak tespit edildiğini, bu kapsamda, müvekkili tarafından yapılan iş ve işlemlere ilişkin fotoğraflar ve sair tüm delillerinin .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/... D.İş sayılı dava dosyasında mevcut olduğunu ve mahkemece ilgili dosyanın fiziki olarak celbini talep ettiklerini, müvekkili ve ekibi tarafından, söz konusu işlemlerin, ilgili işin bir restorasyon işi olması nedeniyle büyük bir hassasiyetle, özenle ve dikkatle yapıldığını, müvekkilinin, restorasyon işlerinde gerek ... gerekse de İstanbul'un birçok bölgesinde birçok projeye imza attığını, bu konuda saygın bir kişiliğe sahip ve davalı yan ile de başka işlerini başarıyla bitirmesine rağmen söz konusu bu iş sebebiyle işçilerine, ekiplerine ve piyasaya karşı zor durumda kaldığını, müvekkiliyle beraber bütün ekibinin işlerine devam ederken davalı tarafından şantiye alanından çıkartıldığını, girişlerine izin verilmediğini ve müvekkili dahil tüm işçilerin mağdur olmasına sebebiyet verildiğini, bu hususun mahkeme nezdinde dinletecekleri tanık beyanlarıyla da ispat edileceğini, hal böyleyken, müvekkilin ilgili taşınmazda gerek sözleşme gerekse sözleşme dışı ek olarak yapmış olduğu yapı-restorasyon işleri sebebiyle hak etmiş olduğu ve kendisine ödenmeyen alacağının tahsili için işbu davayı ikame etme zorunluluğu doğduğunu belirterek, fazlaya ilişkin her türlü hak ve sair talepleri saklı kalmak kaydıyla müvekkili tarafından davalıya ait binada yapılan yapı-restorasyon işlemleri nedeniyle hak kazanmış olduğu şimdilik 25.000,00 TL tutarındaki alacak tutarının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında yapılan sözleşmeye göre ... Apartmanı'nın dış cephe restorasyon işinin anahtar teslim olarak kararlaştırıldığını ve işin belirli sürelerde tamamlanmasının taahhüt edildiğini, ancak davacının işi süresinde tamamlamadığı gibi birçok kusurlu iş yaptığını, ihbarlara rağmen bu ayıpların giderilmediğini, bu nedenle .... Noterliği'nin ihtarnamesi ile sözleşmelerin haklı sebeple feshedildiğini ve zararların talep edileceğinin bildirildiğini, bina dış cephesi ve iç kalem işlerine dair delil tespiti yaptırıldığını, sonrasında eksik ve hatalı işlerin başka firmalara yaptırıldığını, davacının binanın dış cephe işini tam ve eksiksiz yapmadığını, taahhüdüne uymayarak binanın otel olarak işletilmesini geciktirerek kar kaybına neden olduğunu, bu kar kaybına ilişkin tazminat haklarını saklı tuttuklarını, davacının dış cephe restorasyonunu süresinde tamamlamadığını ve ayıpları gidermediğini, müvekkil şirket yetkililerince hazırlanan tespit raporunun davacıya tebliğ edildiğini ve davacının eksikleri gidereceğini beyan etmesine rağmen tamamlamadığından sözleşmelerin feshedilmek zorunda kalındığını, en geç 5 ayda tamamlanması taahhüt edilen işin 1 yıl 3 ayda dahi tamamlanmadığını ve bu nedenle üçüncü kişi firmalara devredildiğini, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/... D. İş sayılı dosyasıyla yaptırılan delil tespit raporunda cephe yapım işinin %85'inin bittiği, hatalı imalatlar nedeniyle %10 nefaset kesintisi yapılması gerektiği, kalem işlerinin sözleşmesi, keşif özeti, metraj ve birim fiyatları belli olmadığından bitirilme oranlarının tespit edilemeyeceği ancak ortalama %60'ının bitirildiği ve kalem işlerindeki kötü işçilikler karşılığı 350.000 TL nefaset kesintisi yapılması gerektiği kanaatine varıldığını, davacı tarafça alınan 2019/... D. İş sayılı bilirkişi raporunun itibar edilebilir nitelikte olmadığını ve bu rapora itiraz ettiklerini, bilirkişi heyetinin kapsamlı bir inceleme yapmadığını ve binanın arka cephesi dahi incelenmeksizin rapor tanzim edildiğini, dış cephenin davacı tarafça tamamlanmadığının ispatı olarak davacının kardeşi Mahmut Kemal Çolak tarafından imzalı tutanak bulunduğunu, binanın iç kalem işlerinin hatalı ve özensiz yapıldığından yeniden yaptırılmak durumunda kalındığını, davacının çalışan ekip üyelerinin kalem işlerindeki simetrik bozukluklar, alçı, sıva ve mastar uygulamalarının yapılmadan çalışıldığı, raspa işlemlerinin özensiz olduğu, küflenmiş boyaların kullanıldığı ve enjeksiyon işlemlerinin stajyerlere yaptırıldığı gibi hususları bildirdiklerini, bu sebeple 11 aylık bir süreçte mevcut kalem işçiliğinin silinerek en baştan yapıldığını, davacı tarafından sunulan tespit raporundaki hesaplamaların farazi olduğunu ve itibar edilmesinin mümkün olmadığını, davacının sözleşmesiz işler yaptığını iddia ederek sunduğu fiyatlandırmaların müvekkil tarafından onaylanmadığını ve bu iddiaların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının yaptığı harcamaları faturalandırması gerektiğini ve ispatlamakla mükellef olduğunu, müvekkil şirket tarafından davacının eksik ve hatalı yaptığı işlere ilişkin özel tespit raporu hazırlatıldığını, bu raporda tüm iç ve dış yüzeylerdeki horasan sıvaların terazide olmadığı için tekrar yapıldığı, çatının projedeki gibi yapılmadığı için sökülerek tekrar yapıldığı, çatı izolasyonunda doğru teknikle uygulama yapılmadığı ve harpuşta işlerinin yapılmadığı, arka ve ön cephedeki tamir onarım işlerinin tekniğine uygun yapılmadığı, tüm dış cephedeki pencere sövelerinin tamirat ve yapıp işlerinin doğru teknikle yapılmadığı ve taş işçiliklerinin eksik bırakıldığı, merdiven, asansör odaları, kat koridorları, bodrum kat, giriş katı ve çatı katında tavan ve duvarlarda alçı-sıva ve kalem işlerinin hiç yapılmadığının tespit edildiğini, davacının bu eksik ve hatalı işler ile hiç yapılmayan işlerden haberdar olmasına rağmen hakediş listesinde yapmış gibi fiyatlandırmadan kaçınmadığını, müvekkilin davacıya toplam 1.623.601,38 TL ödeme yaptığını ancak buna karşılık kesilen bir fatura dahi bulunmadığını ve müvekkilin alacaklı durumda olduğunu, davacının olağanüstü gecikmesi ve taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilin oteli açamayarak milyonlarca lira kayba uğradığını, bu kayba ilişkin dava haklarını saklı tuttuklarını, davacı tarafça alınan delil tespit raporundaki işlemlerin büyük çoğunluğunun davacı tarafından yapılmadığını, davacının yaptığı restorasyon işleri, yapmadığı ve hatalı yaptığı işlemlere ilişkin görgü şahitlerinin bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; Taraflar arasında yapılan İlgili sözleşme sureti, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/... D.İş sayılı dava dosyası, 16.06.2020 Tarihli Bilirkişi Raporu, Keşif, Bilirkişi, Tanık Beyanları, Yemin, 18.09.2020 tarihli dava şartı arabuluculuk son tutanağının aslı, her türlü sair hukuki delile dayanmışlardır.
Tanık beyanları;
Davacı tanığı ... mahkememizdeki beyanında: Davacı benim iş verenim olur, davacının yanında şantiye şefi olarak başladım, davalının işi ile ilgili olarak şantiyenin başlamasını sağlayan kişi benim, yapılan işlerin söylemek gerekirse 3 tane şantiyeye şeflik yapıyorum, dış cephe işlemleri esnasında ordaydım, daha sonra babamın rahatsızlığından dolayı ayrıldım, Eylül Ekim - 2018 gibi ayrıldım, 5 ay kadar çalıştım, şantiye başladığında öncelikli olarak kalem işi işlerinin yapılmasıydı, onları yaptık, daha sonrasında cephenin sıva dökümü olması nedeniyle sıva yapılmasına kadar ordaydım, benim zamanımda bunlar yapıldı, Barnatan'daki şantiyede 2018'in 7 . Ayında başladık, 3 şantiyenin şantiye şefliğini yaptım, kalem işlerinde 8 işçi çalışmıştır, bizden ilk başta numune odası yapılması istenildi, ... Bey Projenin değiştirilmesini istedi, bizde kalem işleri raspasını bitirdikten sonra dış cephe ile ilgili sıva dökümünü ve taşların onarılması işlerini yaptık, ... Bey davalı şirketin sahibidir, bütün bildiklerim bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... mahkememizdeki beyanında: Davacı benim iş verenim olur, 10 yıldır çalışıyorum, 2- 3 seneden beridir bu proje işini yapmaktayız, taş işleri, sıva işleri, kalem işi raspası, yeniden kalem işi yapılması bu işlerin %95 hepsini yaptık, sonrasında para sıkıntısı ortaya çıkınca şantiye çalışanları işi bıraktılar, davacı davalı şirketten alacağını tahsil edemedi, bu nedenle çalışanlar arasında sorun çıktı, davacının çalışanları paralarını alamadıkları için davalının şantiyesinden çıkmak istemediler, davalı polis zoruyla çalışanları şantiyeden attırdı, davacı tarafından işin %95'i tamamlanmıştır, taraflar arasında anlaşma dışcephe ile ilgili süre belirlenmiş olup, iç cepheler ile ilgili süre belirlenmemiştir, dükkan katlarına hariç davalının belirlediği sürede işler bitmiştir, taraflar arasında dış cepheler için yazılı sözleşme vardır, iç cepheler için sözlü sözleşme vardır, sözleşmede yazılan iş teslim sürelerini bilmiyorum, şayet iş gecikmiş ise buda davalının kusurunda kaynaklanmaktadır, ben şantiyede kalfa olarak çalışıyordum, bütün işlerden sorumluydum, ancak benim asıl mesleğim taş ustalığıdır, kalem işlerini yaklaşık 15 kişi ile yapılıyordu, şantiye de bazı zamanlar 40 işçi bazı zamanlar 10 işçi olurdu, son zamanlarda para yüzünden işçiler azaldı, paralarını ödeme konusunda tarafların bilgisi olup bildiğim kadarıyla davalı 3 'er aylık, daha sonralarında 6'şar aylık ve 9'ar aylık çekler verdiğini biliyorum, bu ödemelerde daha önceki yapılan binalar ile ilgili ödemelerdir, bu binalarda ...'a ilişkin ödeme yoktur, çalışanlar davacının kendi çalışanlarıydı, taşeron firmalarla çalışmadık, daha önce davalının başka işlerini de yaptık, ancak bu parasal sıkıntıları yaşamadık, aramızdaki önceki sözleşmelerde sözlüydü, son işte yani ... işinde işinin ücretlerini ödememiştir, bildiklerim bunlardan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... mahkememizdeki beyanında: Davacının yanında taş ustası olarak çalışmaktayım, tarihi restorasyon ustasyım, davalının ...'daki şantiyesinde çalıştık, bütün restorasyon işlemlerini, derz dolgu, kırık doldurma, temizlik, zımpara, kırık tamiratlar, motifli taşların eklemelerini tümlemesini yaptık, pencere süvelerinin kalıplara dökümlerini ve montalamasını yaptık, pencere demirliklerini ve tümlemelerini imitasyon işlemlerini yaptık, arkadaşlar çatıyı söktüler onu yaptık, teras balkon kısımlarında korkuluklarını yeniledik, bu gibi işleri yaptık, son şantiye de 2019 'un başlarında başladık, daha sonra Annemin rahatsızlığı nedeniyle Eylül ayı gibi işi bıraktım, daha sonra dönüş yapmadım, ben işi bıraktığımda bizim yapacağımız işin neredeyse bitmiş olduğunu, ben orada bulunduğum süre de iç sıvalar ve kalem işleri de yapılıyordu, taraflar arasında yazılı sözleşme olup olmadığını bilmiyorum, ben işe başladığımda havuz sistemi gibi bir proje yapılmaktaydı, ben o arada işi bıraktıktan sonra 2 ay kadar çalıştırdılar, ben işe başladığımda sıvalar aşağı yukarı devam ediyordu, ön cephelerde bitmişti, yan ve arka cephelerin sıvalarını yapıyorlardı, en son arka taraftaki bahçe katında kat silmesinin tadilatını yapmıştık, o arada ben gittim, ve yanlış hatırlamıyorsam havuz gibi bir şey yapılıyordu, taşla ilgili kısım aşağı yukarı bitmişti, cephe işinde taşçı olarak yaklaşık 15 kişi çalışıyordu, kalem işlerinde de 10 kişiyi geçiyordu, bazen 15 kişiyi de bulduğu oluyordu, çalıştığım dönemde ödemelerde sıkıntı oluyordu, bunun davalının geç ödemesinden kaynaklandığı söyleniyordu, bildiklerim bunlardan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... mahkememizdeki beyanında: Davalı firmadan ben teklif aldım, işleri yapmam konusunda teklif aldım, oteldeki sıva boya, dekorasyon, mobilya, elektrik ve buna benzer ne kadar iş varsa yani açıma hazır hale getirilecek şekilde teklif aldım, işe başlamadan önce yerinde tespitlerde bulunduk, hangi işin doğru ve hangi işin yanlış olduğu konusunda, ne iş yapılacağı konusunda belirlenmesi amacıyla tutanak hazırladık eksik işlerle ilgili, eksik işler dahil tüm işi yaparak teslim ettim, otel işletime açıldı, ben davacıdan sonra işi devraldım, davacının yapmadığı işleri ben yaptım, davacının yapmadığı işler, binanın içinde hiç bir alçı sıva işi yapılmamıştı, kabaca bir sıva yapılmıştı, dış cephedeki işler tam olarak yapılmamıştı, tekrar dış cepheye iskele kurduk ve sıvadık ve boyadık, bu işlemi arka cephe için yapabildik, ön cephe için hatalı işler ... Belediyesi izin vermediği için iskele kuramadık ve işlem yapamadık, arka cepheyi tekrardan sıvadık ve boyadık, çatı katını normal olması gereken projesine göre 60 cm daha kısaydı, çatı çıkma malzemelerle derme çatma malzemelerle yapılmıştı, komple o malzemeleri söktük çıkardık, yerine çelik konstrüksiyondan tekrar çatıyı kurduk, çatı bozuk olması nedeniyle izolasyonu da iyi değildi, su alıyordu, biz izolasyonu da yaptık, hem 60 cm'lik hatayı düzelttik, içerde yapılan tüm alçı ve alçıpan imalatını biz yaptık, davacı tarafından mahkeme kanalıyla tespite geldiklerinde alçıya ilişkin bütün işleri biz yapmıştık, arka cephedeki pencerenin önündeki taş söveleri tekniğine uygun tamir edilmemiş olması nedeniyle belli bir zaman sonra çatlamalar olmuş, bunların hepsi pencerelerdeki söveler kazındı, tamiratları yapıldı, koruyucu cila sürüldü, giriş katındaki dış cephedeki 130 yıllık mermer sütunlar gelişi güzel malzemelerle kapatılmıştı, bu mermerlesin üzerindeki bu gelişi güzel malzemeler silindi, mermerler onarıldı ve açığa çıkarıldı, bu da davacının yapmış olduğu hatalı imalattı, biz düzelttik. İç cephedeki duvar ve tavan yüzeylerindeki bir kısım imalatlar desenler yapılmıştı, fakat yüzeylerin bozuk olması sebebiyle komple bizim tarafımızdan beyazlatıldı, alçı ile kaplandı, yüzey bozukluğu sebebiyle yapıldı bu iş, yani daha önce davacı tarafından yapılan işlemler boşa yapılmış oldu, derme çatma olarak tabir ettiğim malzemeler sıfır malzeme olmayan daha önce kullanılmış olan malzemeler olup, örneğin çatının ana taşıyıcısı o kadar kötü bir ahşaptan yapılmış, yarısı ahşap ve yarısı metal ve de çıkma malzemelerle birbirlerine telle bağlanmış bir şekilde yapılmıştı. Davacı tarafından mahkeme kanalıyla keşfe gelinmeden 2020 yılının Ocak ayının ilk haftası gibi işe başladık diye hatırlıyorum kesin olmamakla birlikte, bildiklerim bu kadar, tanıklık ücreti istemiyorum şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ...mahkememizdeki beyanında: Ben davacının yanında çalışmaya 2018 yılının 12. Ayında çalışmaya başladım, 2019 yılının 12. Ayının 1.ci günü çıkışım verildi, davalının projesinde bende çalıştım, davacı tarafından davalının projesindeki işlerde güçlendirme ikinci kalite malzeme kullanıldı, ben şantiye şefiydim, biz duvarları güçlendiriyorduk, bunu yaparken de çivi ile tutturduk ve sonrasında sıva attık üzerine, hatta malzemeleri getiren firma da bunun dayanıklı olmadığını, ankraj sistemiyle ve bunun 15 cm.'lik çubuklarla yapılması gerektiğini söylediler, biz bu şekilde yapmadık, güçlendirmeyi bu şekilde bitirmiş olduk, kalem işlerinde ise biz numune aldık ve daha sonra raspa işlemlerini ayıplı malzemelerle yaptık, bu şekilde yapmamızı davacının kendisi söyledi, kalem işinde desenleri aldıktan sonra sıva yaptık, daha sonra desen uygulama işlemini yaptık, ancak deseni uygulayamadık, davacıya bir yerde desen yapmamız gerektiğini ancak yapamadığımızı uygun olmadığını söyledik ama aramızda benim yapmam gereken iş dışında başka iş yapmamı yani kalem işi yapmamı söylediği için aramızda bir huzursuzluk oldu, bu nedenle işten çıkarıldım, dış cephe ile ilgili eksiklikler vardı, onların yapılması gerektiğini söyledim, mermerin ortaya çıkartılması gerektiğini söyledim, ancak üzerini sıvayla kapladık, çatı işlerini yaparken çatı ile ilgili 60 cm yükseklik farkı oldu, çatıyı da tamamlamadı, yaptığı kadarıyla da eksik hatalı yaptı, genel olarak yapılan kalem işleriyle ilgili de %50 si tamamlanmasına rağmen bunun hepsi hatalı ve ayıplıydı, burdaki bütün işlemler davacının daha önce çalışmış olduğu firma tarafından tamamlandı. biz normalde çalışırken davacı gelirken firma sahibi de gelirdi, hep ona 15 gün sonra, 20 gün sonra tamamlanacak derdi ama o verilen süreye uymadık, maksimum 25 kişi çalışıyordu, ancak kişiler birazı 10 gün birazı 15 gün çalışıp işten çıkarılıyorlardı, daha fazla çalışanımız yoktu bunlarda sürekli değişkenlik gösteriyordu. kalem işleri eksik ve hatalı yapıldı, kalem işi rastası sadece biz numune almak için yaptık, bu da en fazla 2 metre kare sürdü, dahası yapılmadı, iç ve dış mekanlara horasan sıva yapıldı ancak eksik yapıldı yani kusurluydu, bildiklerim bu kadar tanıklık ücreti istemiyorum şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... mahkememizdeki beyanında: Öncelikle davacının yanında 2019 yılının ağustos ayından aralık ayına kadar kalemkar şefi olarak çalıştım, 2020 ocak ayında ise davalının yanında çalışmaya başladım, 2020 haziran gibi işimiz bittiğinden artık orda çalışmıyorum, 4 aylığına davacı ile çalışmaya başladım, davacının şantiyesi sorunlu bir yerdi, biz toparlamak için gittik, ama toparlayamadık, çünkü maddi ve manevi hiç bir beklentimiz karşılanmadı, bu süreçte davalının projesi üzerinde çalışılıyordu, ben gittiğimde 1.ci kat bitmişti 2.ci kata başlanmıştı, ben orda ekibi değiştirdim, sonra malzeme problemi dendi, para alamıyoruz dendi, benim ekibim 22 kişilik ekipti, ful çalışılıyordu, daha sonra işler aksamaya başlayınca işler de değiştirildi, davacı çıktıktan sonra biz oraları yani davalı ile tekrardan yaptık, yani davacı tarafından yapılan işler eksik ve kusurluydu, üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen biz hala davacıdan paramızı alamadık, bildiğim kadarıyla davacı tarafından işin %60'ı tamamlanmadı, çünkü davacı ayrıldıktan sonra ben davalı şirkete çalışarak kendim tamamladım, davacının yanlış uygulamasından dolayı 2 tane tavan çöktü, otelin içindeki 2 tane odanın tavanı çöktü, bildiklerim bunlardan ibarettir dedi.
Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: davalı tarafından yapılan eksik ve hatalı işler çöken tavanlara benden önce enjeksiyon verilmişti, ben geldiğimde de verilmeye devam ediyordu, enjeksiyon fazla verilince şişme ve ardından düşme yapar, bi yere fazla verilince de orası ağırlaştı ve çöktü, aynı şey orjinal tavanda da oldu, duvarlarımız horasan sıvaydı, sadece numune alınıyordu, duvarların üzeri sonradan alçı ile kaplandı, ve bizde kalem işi yapıyorduk, kullanılan malzemeler ben geldiğimde onlar çok eski olduğundan ayıkladım ve yeniden aldırdım, benim aldırdığım boyalar kaliteliydi, benden öncesini bilmiyorum, davacı şantiyeden ayrıldıktan sonra bizim işi bitirmemiz 11 ay sürdü, yapılan duvar sıvaları yanlış olduğu ve mastarsız olduğu için mastara geçildi, orjinal desenleri uyguladık, davacı zamanında patina uygulaması yanlış olduğu için silindi ve tekrardan yapıldı. Davacı davalıdan ücretini alamadığı için bize ödeme yapamadığını söyledi, sonradan yapılan görüşmelerde elinde çekler olduğunu, ama sürelerin uzun olduğu için bozduramadığını v.b. Hikayeler söylüyordu, bize ödeme yapamazken akrabalarına ev aldığını biliyorum, şantiyede 2 ekip çalışıyordu, kalemtar ekibi ve alçı sıva ekibiydi, benim ekibim 22 kişiydi, alçı sıva ekibi de bildiğim kadarıyla 5 - 6 kişiydi, bildiklerim bu kadar, tanıklık ücreti istemiyorum şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... mahkememizdeki beyanında: ben davalı şirketin yönetim kurulu başkanının yanında, İdari İşler Müdürü olarak görev almaktayım, davacı ile davalıyı tanıştıran benim, davalının projesi ile ilgili 2017'nin sonunda davacı işe başladı, binanın ön cephesini ve cephe kısmını davacı yaptı, davacı iskeleyi indirdikten sonra bazı eksiklikler vardı, eksiklik olan yerler çok önemli olan yerleri ön cephedeki tarihi yerler sıva ile kapatılmış olması nedeniyle Anıtlarda projede onların mermer olarak temizlenip kalması gerekiyormuş, ancak davacı sıvadığı için mermer kapandı, bu nedenle Belediye, Anıtlar bize ceza yazıyordu, bunu başka bir firmaya 40- 45 gün gibi bir çalışma sonucu mermerleri düzelttirdik, ben projenin her tarafında bulundum, bu projede eksiklikler vardı, bende bu eksikliklerin giderilmesi için davacıya yardımcı olmaya çalıştım, çatıdaki eksiklikler davacı işi bıraktıktan sonra ikinci bir firma tarafından tamamlandı, bu Galata'da tarihi 130 yıllık bir bina olduğu için Belediye'de kayıtları mevcuttur, kalem işleri davacı tarafından bitirilip verildi, ancak kalem işlerini davacı ile birlikte çalışan ve ondan ayrılan bir ekip sil baştan kalem işlerini tekrardan yeniden yapıldı, duyduğuma göre davacı tarafından yapılan işlerde eksik yapılmış olan işler yapılması gerektiği gibi yapılmamıştı, sonrasında bir ekip ile birlikte çalışarak bütün katların kalem işleri yeniden yapıldı, kalem işleri toplam 6 ay kadar sürdü ve 25 kişinin üzerinde bir ekip ile birlikte çalışıldı, onunda bütün malzemelerini ben aldım, binanın dış cephesindeki sövelerde eğrilikler vardı, bozuk dendi, onlarda yarı iskele kurularak yapıldı onarıldı, arka cephede de boyama yapıldı, eksik söveler de yeniden yapıldı dedi. davacı işleri belli bir yere kadar getiriyordu, sonrasında da ödeme bekliyordu, bizde çek veriyorduk, şu ana kadar verilen çek bedellerinin toplamda bildiğim kadarıyla 2 milyon 300 bin civarında olduğunu duydum. davacı bundan önce dava konusu projede ayrı 2 projemizde taşeron firmaları altında çalıştı, bu dava konusu projeyi tamamını kendisi yüklendi, alınan malzemeler konusunda takdir yetkisi davacıya aittir, satın alma işlemlerini davacı yapmaktaydı, ben davalı şirketin sahibinin ağzından davacının davalı şirketin sahibinin söylediği bir marka malzemenin yani binayı taşıyıcı bir malzeme güçlendirici kullanmaması nedeniyle binayı sil baştan yaptık dediğini duydum, bildiklerim bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... mahkememizdeki beyanında: ...A.Ş. İle 2019 Mayıs sonu Haziran başı gibi serbest Mimar olarak çalışmaya başladık, ... 283 ada 16 parseldeki projelerini yapıyorduk, 29 parseldeki projesi devam ediyordu, 16 parsel çalışması sırasında 29 parseldeki uygulamalarla ilgili teknik görüş ve uygulamanın nasıl gittiği hakkında bilgi istiyordu, bende zaman zaman gidip binaya bakıyordum, daha sonra gördüğüm bazı aksaklıklar olduğunu gördüm, cephe ile ilgili uygun olmayan hatalı uygulamalar vardı, söveleri silmeleri vardı, 1880 lerin sonunda başlayıp 1892 de tamamlanmış bir bina, dış cephedeki doğal taş malzemelerin silinip tamir edilmesi ve temizlenmesi gerekiyordu, ama yapılan uygulamada doğal taş tamiratlarının kendi orjinal malzemesi ile yapılmamış, kırıklar doldurulmuş, taşların üstü aynı bulamaçlı harç ile sıvalanmış, bu da dalgalanmaların olmasına net olmayan yüzeylerin olmasına neden olmuştu, sıvalarda bozukluklar vardı, binanın zemini taş kaplamaydı, o taş kaplamalarda da sıvalanmıştı, daha sonraki uygulamada o yapılan bulamaçlar spiralle kazındı, taşın dokusu ortaya çıkarıldı, boşluk olan yerler orjinal malzemesi ile dolduruldu, ama o yapılan uygulamada hem restorasyon olarak uygun değildi hemde şekil olarak güzel gözükmüyordu, hatalı imalatlar da vardı, çatı uygulaması yanlış hatırlamıyorsam projesinin 25 cm. Daha alçak çıkma malzemelerle yapılmıştı, projesine uygun yapılmamış olması daha sonradan sorun teşkil edeceğinden davacı tarafından yapılan çatı tamamen söküldü ve yeniden yapıldı, sıvalarda da boyalarda da sorunlar vardı, son kat boyası da altı düzeltilmeden yapılmıştı, sonradan bunlarda zımparalanıp, alçılanıp boyandı ve düzeltildi, uygun olmayan şeyleri aktarmıştım, o uygun olmayan yerlerde düzeltildi, son düzeltme işlemlerini Mimar ... Bey'in tamamladığını biliyorum dedi.
Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: Kalemlerde kullanılan boya kalitesini bilmiyorum dedi.
Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: Davacı projeyi yürütürken onunla birebir muhatap olmadım, sadece arada sırada proje devam ederken yapılan işleri kontrole gidiyordum, davacı ile karşılaşıp karşılaşmadığımı hatırlamıyorum, çünkü çok çalışan vardı, bildiklerim bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davalı tanığı ... mahkememizdeki beyanında: ben 2014 - 2018 yılları arasında davalı şirkette Proje yöneticisi olarak çalışıyordum, 2018 yılında ayrıldım, 2019 Aralık'ta şirket tarafından tekrardan davet edildim, 2018 yılının Eylül ayında ... apartmanı restorasyon projesinin başladığını biliyorum, ben oraya gittiğimde rapor yazmak i çin henüz daha tamamlanmamıştı, benim raporum 7 Aralık 2019 tarihlidir, benim oraya gitme maksadım oradaki eksiklikleri tespit etmek, fotoğrafları çekmek ve döküman altına almaktı, 2019 yılının yarısına kadar tamamlanması gereken işlemlerin yapılmadığı, işlemlerin sadece %60'ının yapıldığı, özelikle kalem işlerinin 4. Ve zemin katta hiç bir şekilde yapılmadığını gördüm, aynı zamanda binanın arka kısmında bir takım eksiklikler vardı, hatta neredeyse hiç yapılmamıştı, bu eksiklikler daha sonra başka bir taş ustasına yaptırıldı, binanın ön tarafında da bazı hatalı kısımlar vardı, biz bunların fotoğraflarını çekip davacıya gönderdik, oradaki amacımız tarihi bina olması nedeniyle teslim alamayacağımızı bildirmek, eksikliklerin giderilmesini istemekti, 2020 yılının başlarında eksiklikler giderilmeyince davalı bünyesinde tekrardan çalışmaya başladım, 2019 yılında hazırlanan raporda bağımsız bir gözlemci olarak rapor tanzim ettim, iki tarafta anlaşmayınca eksikliklerin belirlenerek tamamlattırılması için tutanak hazırlandığı, bu tutanaktaki amaç işi yeni devralan kişilerin yapması gereken işlemlerin ne olması gerektiğine ilişkindi, raporda çatıdaki eksikliklere ilişkin çatının tekrardan sökülüp yeniden yapılması gerektiği, aynı zamanda kalem işlerinin neden hatalı olduğuna ilişkin bir rapor vardı, bu raporu oluştururken de davacının kalem işi ekibinde yer alan kalem işi ekibinin yöneticisi yani şefi ile birlikte bu raporu hazırladık, kalem işinin tekrardan sıfırdan yeniden yapıldığını biliyoruz, arka cephede de işlemler yapıldı, ön cephede hala eksiklikler devam ediyor, belediye iskele kurmasına izin vermediği için eksiklikler halen devam etmektedir, davacıyı bağımsız denetmen olarak hazırladığım raporu bizzat davacıya iletmedim, ama davacıyı öncesinde tanıyorum, yapılan kalem işlerinin hatalı olması nedeniyle sökülüp yeniden yaptırıldı, şu anda davalının iş yerinde çalışmıyorum, 2021 yılının şubat ayında ayrıldım, tanıklık ücreti istemiyorum şeklinde beyanda bulunmuştur.
Bilirkişi raporları;
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler ... ... ... ..., Dr. ... ... alınan 01/11/2022 tarihli raporlarında: ''...Dava dosyasında kapsamında sunulu olan bilgi ve belgeler incelediğinde;
*29 ve 52 parselleri birlikte içeren ... Binası rölövesinin ve 1. ve 2. dönem restitüsyon projelerinin İstanbul TI! Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 04.06.2015 tarih ve 3461 sayılı kararıyla onaylandığı,
* 29 ve 52 parseller için ilgililerince hazırlanan ... Binası Otel fonksiyonlu restorasyon projesinin İstanbul II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 12.07.2018 tarih ve 6512 sayılı kararıyla düzeltmelerle onaylandığı,
* Dava konusu ... Binasına ait Cephe Yapım işinin başlangıç tarihinin 17.09.2018 olduğu,
* Dava konusu ... Binasının otel fonksiyonunda hizmet verdiği, 25.02.2022 keşif tarihinde dış cephesinde ve iç mekanlarda devam eden herhangi bir inşai faaliyetin bulunmadığı ve otel fonksiyonunda kullanımının devam ettiği,
* Taraflar arasında imzalanan Sözleşme kapsamında yapılacak işlerin; Cephenin horosan sıvalarının sökülüp yeniden yapılması, Eksik Taşların Onarımı, Cephe Boyalarının yapılması, Arka cephe pencere sövelerinin yeniden yapılması ve boyanması, İskele Kurulması ve kaldırılması, Platform yapılması ve file çekilmesi işleri olduğu,
* Dava konusu ... Binasının 25.02.2022 Bilirkişi keşif tarihinde; dış cephelerinin sıvalı ve boyalı olduğu, kagir pilastr, kagir silme, kagir dış denizlik, kagir söve, kagir pencere alınlığı cephe ögelerinin mevcut olduğu,
* Dava konusu ... Binası iç mekanında;
Zemin Kat, 1,2,3,4. Katların tavan ve duvarlarında kalem işi raspası yapımının keşif tarihi öncesinde tamamlandığı ve taraflar arasında imzalanan Sözleşmesi kapsamında kalem işlerine ait herhangi bir metrajın belirtilmediği, yine kalemişlerinin Koruma Kurulu onaylı projesinde mevcut olmadığı,
* 2019/... D.iş sayılı dosyasına ... Binası Restorasyon İşleri Fiyatlandırması tablosunda yer alan iş kalemlerinin binada yapılan işler ile uyumlu olduğu ve birim fiyatların tespit tarihi itibari ile piyasa koşulları ile bilirkişi tarafından uygun bulunduğu,
* Davalı şirketin Proje Yöneticisi ve Davacı tarafın kardeşi ... tarafından imzalanan EK-S olarak davalı tarafın dosyasına sunduğu 24.07.2020 tarihli Tutanağa göre eksik 1. ... Sokak No: 20 (... Hotels) 8000 TL+KDV ve ... Apartmanına (... Hotels) ait 23.000 TL+KDV olarak eksik kalan işlerin tamamlanması için yapılan işlere ait fotoğraflarla kayıt altına alınarak davacı tarafın kardeşi ile anlaşmanın sağlandığı,
* Dava konusu yerin 25.02.2022 tarihli Bilirkişi incelemesinde; Sözleşme kapsamında binanın ön cephesinde horasan sıvada kısmi bozulmaları ile kat silmeleri, denizlik vb. mevcut yapım işinde iş kalemlerinin tamamlandığı ancak özellikle cephe yapım işçiliğinde gerekli niteliğin sağlanamadığı, buna göre 20.01.2020 tarihli 2019/... D.İş Tespit Raporunda tespit edilen cephe yapım işindeki hatalı imalatlarda keşif bedelinin %10'u kadar nefaset kesilmesinin (750.000,00 TLx%10-75.000,00 TL.) uygun olacağı,
* Sözleşme dışında yapılan işlerden; Güçlendirme yapılması, Kalem raspası yapılması, Yeni yapılacak ytong duvar, Eski sıvanın kazınması-horasan sıva yapılması, Çinko yapılması işleri, Pencere sökümleri, Çatı sökümü-yapımı-çatı yıkım ve işleri, Çatı sökümü-yapımı-çatı yıkım ve işleri, Moloz nakliyesi işleri, Merdiven altı mermer silim işlemlerinde 16.06.2020 tarih 2019/... D.İş Tespit Raporunda belirlenen tespitlerin uygun olduğu, yalnızca Kalemişi yapılmasına ait imalatların keşif ve dosya incelemesinden tüm katlarda tamamlandığının anlaşıldığı,

Sonuç olarak Taraflar arasında ... Binasının ... Sokak Cephesi, ... Caddesi ve Arka Cephe yapım işlerine ilişkin malzeme ve işçilik dahil, anahtar teslimi, götürü 750.000 TL+KDV bedelli ve 17.09.2018 iş başlangıç tarihli Sözleşme düzenlenmiş olup; mahallinde yapılan incelemede, tüm bina yapım işlerinde sözleşme kapsamında bulunan işlerin büyük ölçüde tamamlandığı görülmüş olup hatalı ve kötü işçilik yapımından keşif bedeli olan %10 nefaset kesintisinin uygun olduğu,
*Sözleşme kapsamı ve dışında yapılan bazı iş kalemlerinde bir kısım imalatın sıva altında kalması ya da kapatılması sebebiyle detaylı hesaplama ve ölçüm yapılmasını güçleştirmektedir. Keşif mahallinde ve dosya verileri kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, ... Binası Restorasyon İşleri Fiyatlandırması” tablosunda yer alan işlerin yaklaşık %90 oranında yapılmış olduğu kaanati oluşmuştur.
Raporumuzun “3. Değerlendirme” başlığı altında detaylı olarak belirtildiği üzere, bazı iş kalemlerinde imalatın üzerinin kısmen kapatılmış olması sebebiyle hassas bir ölçüm ve hesaplama yapılması mümkün olamamakla birlikte; Heyetimizce mahallinde ve dosya üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda,
... Binası Restorasyon İşleri Fiyatlandırması tablosunda yer alan işlere ait yapılan imalatların binada yapılan işlerle ile uyumlu olduğu, birim fiyatların tespit tarihi dikkate aldığında piyasa koşulları, rayiçleri ve Bayındırlık, Kültür Bakanlığı, Vakıflar Birim fiyatları ile karşılaştırıldığında uygun olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Davacının beyanları ve Heyetimizin kaanatleri doğrultusunda;
Sözleşme kapsamında yapılan imalat bedeli = 3.511.164,34.-TLx 0,90 = 3.160.047,91 TL
Toplam imalat bedeli = 3.190.047,91 TL
Nefaset kesintisi = 750.000,00 TLx%10 = 75.000,00 TL.
HESAP İNCELEMESİ YÖNÜNDEN

Dava dosyasında Davacı veya Davalı tarafın yasal muhasebe defter kayıtlarına dair bir belgeye rastlanmamıştır.
Davacı tarafça muhasebe defterlerinin yerinde incelenmesini teminen iletişim kurulması için dosyaya dilekçe ile bildirilen telefon numarası hesap bilirkişisince aranarak Davacı tarafın muhasebe defterlerini tutan ve saklayan muhasebe yetkilisi ile görüşme imkânı sağlanmıştır.
Davacının muhasebe yetkilisi tarafından hesap bilirkişisine, dava konusu proje ve işle ilgili olarak bir hesabın Davacı defterlerinde açılmadığı, herhangi bir hesaba bu kapsamda borç veya alacak kaydı yapılmadığı, dolayısıyla huzurdaki dava konusu ile ilgili hiçbir kaydın Davacı muhasebe defterlerinde mevcut olmadığı beyan edilmiştir. Hesap bilirkişisinin, işi yapıldığı hesap yılına ait defter tasdik bilgilerinin temin edilmesi talebine muhasebe yetkilisince telefon görüşmesinden sonra 10 günden fazla bir süre geçtiği halde icabet edilmemiş ve bu çerçevede Davacı yasal muhasebe defter kayıtları üzerinde bir inceleme gerçekleştirilememiştir..." şeklinde görüşlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ...'ndan alınan 30.04.2023 tarihli raporlarında: ''...Sayın Mahkeme'nin kararı doğrultusunda tarafımıza verilen görev çerçevesinde dosya kapsamında yer alan tüm belgelerin üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Yukarıda arz ve izah olunan açıklamalar çerçevesinde,
Huzurdaki davanın konusunu; davacı tarafından davalı aleyhine taraflar arasındaki ... Mah. ... Cad. ... Sk. No: 3 .../İstanbul adresinde bulunan müvekkiline ait ... Apt.'nin dış cephelerinin anahtar teslim restorasyonu için eser sözleşme akdedilmesinden kaynaklı davacının yapmış ve tamamlamış olduğu işlerden dolayı sözleşmeye dayalı olarak kendisine ödenmeyen borçlarının davalı tarafından ödenmesi talebi oluşturmaktadır. Heyetimizce yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler doğrultusunda;
Taraflar arasında imzalanan 750.000 TL+KDV bedelli ve 17.09.2018 iş başlangıç tarihli Sözleşme kapsamında yapılması gereken işlerin; Cephenin horosan sıvalarının sökülüp yeniden yapılması, Eksik Taşların Onarımı, Cephe Boyalarının yapılması, Arka cephe pencere sövelerinin yeniden yapılması ve boyanması, İskele Kurulması ve kaldırılması, Platform yapılması ve file çekilmesi ve malzeme ve işçilik dahil olarak belirlendiği,
Fakat işbu dosya kapsamında davacı ve davalı taraf arasında akdedilen eser sözleşmesi dışında kalan restorasyon ve dışı işler gerçekleştirildiği,
Bu işlerin bir kısmının eksik ve hatalı kısımları Eksik iş kalemleri çıkarılmış, gerçekleşen işler yüzdelik tespitlere göre teknik bilirkişi tarafından hesaplandığı e hatalı gerçekleşen işler için ise nefaset bedeli belirlendi;
Dosyada mübrez bilirkişi raporlarındaki ortak noktanın Davacı tarafından fazladan yapılan imalatların var olduğu noktasında birleştiği yani davacının fazla imalat yaptığı konusunda itilaf olmadığı fakat bu fazla imalat bedellerinin hesabında farklılıklar olduğunun görüldüğü,
Davacı ...'ın defter kayıtlarında, Davalı ...A.Ş.” adına borç- alacak kaydına rastlanmadığı,
Davalı ...A.Ş.'nin 2018 T.Yılında 400.000 TL, 2019 T.Yılında 1.623.601,38 TL ve 2020 T.Yılında ise 1.623.601,38 TL Alacaklı olduğu, ancak söz konusu bakiyeyi oluşturan ve ekte sunulan çek görüntülerinde görüleceği üzere, (1.623.601,38 TL Alacak Tutarı - 10.000 TL Havale - 800.000 TL ... adına düzenlenen çek-) 813.601,38 TL tutarındaki çeklerin Davacı ... adına düzenlenmediği, dolayısıyla bahsi geçen bu çeklerin Davacı ...'a teslim edilip, edilmediği veya ilgili çeklerin Davacı ... tarafından tahsil edilip, edilmediği huşunun takdirinin Mahkemenize ait olduğu,
Davacı ... ile Davalı ...A.Ş.'nin dava konusu işlemlerin olduğu yıllara ait yasal yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak yasal süresi içinde yapılmış olduğu ve sahipleri lehine delil olma vasfına haiz olduğu, Davacı ... ile Davalı ...A.Ş.'nin ticari defterinin kayıt nizamı bakımından Vergi Usul Kanunu hükümleri ile muhasebe sistemi uygulama tebliğlerine uygun olduğu,
İşbu dava dosyasında tek tek kalem kalem yapılan imalat bedelleri hak ve nesafet kesintileri de yapılmak suretiyle belirlenmiş, söz konusu gayrimenkulün 2019 yılından gerçekleşen işin Vakıflar Genel Müdürlüğü Birim Fiyatları kullanılarak, taşınmazın kat kat iş kalemleri ve metrajları çıkarılarak yaklaşık maliyeti hazırlanmak suretiyle toplam tutarın 2.875.955,56 TL+KDV olarak tespit ve hesap edildiği,Görüş ve kanaatine ulaşılmış olup, Takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğunu bildirir, davacının eser sözleşmesi dışında vapılan fazladan imalatlardan kaynaklı olarak 2.875.955,56 TL + KDV tutarında alacaklı olduğu görüş ve kanaatiyle; davacı ve davalı tarafların diğer sair taleplerinin takdirin Sayın Mahkemeniz'de olduğu.." görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişiler ...'ndan alınan 02.10.2023 tarihli ek raporda; "...Tarafların Kök Bilirkişi Raporuna itirazları değerlendirilmiş, Davacı tarafın 2018 yılı yevmiye defterini kapanış tasdiği yaptırdığı görülmüş olup, kalem iş imalatları, ince iş imalatları, çatı imalatları için bir sözleşme bulunmadığı için; Tanık beyanları, taraf beyanları, bilirkişi raporları ve dosya üzerinden yapılan incelemelerde; taşınmazın kat kat iş kalemleri ve metrajları çıkarılarak yaklaşık maliyeti hazırlanmıştır. Eksik iş kalemleri çıkarılmış, gerçekleşen işler yüzdelik tespitlere göre hesaplanmış, hatalı gerçekleşen işler için ise nefaset bedel belirlenmiştir, davacının iş bu sözleşmeden kaynaklı davalıdan eser sözleşmesi dışında yapılan fazladan imalatlardan kaynaklı olarak 2.875.955,56 TL + KDV tutarında alacaklı olduğu..." görüşü bildirilmiş;
Bilirkişiler ...'ndan alınan 05.03.2024 tarihli 2. ek raporda; "..Tabloda belirtildiği üzere, ilgili bankalardan gelen cevabi yazıların ekinde yer alan çek görüntülerinde, Davalı ...A.Ş.'nin defter kayıtlarında yer alan, buna karşılık Davacı ...'ın defter kayıtlarında yer almayan çeklerde, Davacı ...'ın imzalarının bulunduğu,
Yine yukarıdaki tabloda belirtildiği üzere, çeklerin bir kısmının (... nolu çekler) takas yolu ile tahsil edilmesi nedeniyle, ilgili bankalarca çek görüntülerine ulaşılamadığı, ancak söz konusu çeklerin, Davalı ...A.Ş.'nin defter kayıtlarında yer aldığı, buna karşılık Davacı ...'ın defter kayıtlarında yer almadığı, ancak yine ilgili bankaların cevabi yazılarında bahsi geçen çeklerin tahsilatının yapıldığı, Davacı tarafın bu konuda bir itirazının bulunmadığı,
Davalı ...A.Ş.'nin defter kayıtlarına göre, Davacı ...'a 2018 ve 2019 yıllarında çek ve havale yolu ile toplam 1.623.601,38 TL ödeme yapıldığı ancak belirtilen ödemenin Ana İş için mi ? yada ilave yapılan işler için mi ? ödendiğinin tespit edilemediği,
Davalı ...A.Ş.'nin defter kayıtlarına göre, yapılan ödemeler neticesinde, Davalı ...A.Ş.'nin, Davacı ...'tan 1.623.601,38 TL alacaklı olduğu,
Kalem iş imalatları, ince iş imalatları, çatı imalatları için bir sözleşme bulunmadığı için; Tanık beyanları, taraf beyanları, bilirkişi raporları ve dosya üzerinden yapılan incelemelerde; taşınmazın kat kat iş kalemleri ve metrajları çıkarılarak yaklaşık maliyet hazırlanmıştır. Eksik iş kalemleri çıkarılmış, gerçekleşen işler yüzdelik tespitlere göre hesaplanmıştır. Hatalı gerçekleşen işler için ise nefaset bedeli belirlenmiştir, Davacının iş bu eser sözleşme si ve sözleşme dışında toplam 2.365.399,52 TL + KDV tutarında imalat bedelini hak ettiği..." tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişiler ... 'dan alınan 03/02/2025 tarihli raporda; "...Dava dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi, nihayetinde bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olmak üzere, yukarıda anlatılan görüş ve gerekçelerle, nihai takdir ve değerlendirme yüce mahkemeye ait olmak üzere;
İş bu eser sözleşmesi ve sözleşme dışında toplam 2.365.399,52 TL + KDV tutarında imalat bedelini hak ettiğinin ifade edildiğinin belirtildiği 05.03.2024 tarihli Bilirkişi Raporundaki hakkediş miktarının ve elde ediliş şeklinin uygun olduğu,
Ancak, Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı..." kanaati bildirilmiş;
Bilirkişiler ... 'dan alınan 09/02/2026 tarihli ek raporda; "..Dava dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi, nihayetinde bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olmak üzere, yukarıda anlatılan görüş ve gerekçelerle, nihai takdir ve değerlendirme yüce mahkemeye ait olmak üzere;
Halihazırdaki “... Apartmanı” koruma bölge kurulu onaylı restorasyon projesinden farklı ölçülere ve planlamaya sahip olduğu, Turistik Otel İşletmesi olarak hizmet verdiği, yerinde yapılan keşifte; binanın bodrum katının mutfak, tuvaletler ve mutfağa ait depolama alanı olarak kullanıldığı; giriş katı ve çatı katının kafe - restoran olarak kullanıldığı, birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü katların otele ait konaklama ve toplantı salonu olarak kullanıldığı görülmüştür.

Dava dosyasındaki ... Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü, İmar İşlem Dosyası yazışma ve evrakları içinde yer alan koruma bölge kurulu kararı ile tespit edildiği belirtilen, ruhsatsız ve iskansız olarak aykırılıkların giderilmesinin yukarıda belirtildiği şekli ile Anayasal bir zorunluluk olduğunun değerlendirildiği tescilli kültür varlığı yapıdaki uygulamalara ilişkin gerek mer'i mevzuata uygun hale getirme çalışmalarına altlık teşkil etmek, gerek ise tarafların itirazlarına açıklık getirmede, koruma bölge kuruluna sunulmak üzere hazırlanması gereken (geçen süre zarfında hazırlanıp ilgili koruma bölge kuruluna sunulmamış ise) restorasyon tadilat projesi ve sonrasında alınması zorunlu yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni belgesi (iskan) süreçlerine de altlık teşkil etmek üzere, 3D Statik Lazer Tarama cihazı(yere sabitlenmiş tripod ayaklı) ve yüksek çözünürlüklü dijital kamera yöntemleri ile yapılacak Fotogrametrik çalışma verileri ışığında hazırlanacak ayrıntılı güncel rölöve projesi hazırlanması halinde ... Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü, İmar İşlem Dosyası yazışma ve evrakları içinde yer alan koruma bölge kurulu kararı ile tespit edilen, ruhsatsız ve iskansız olarak yapılan aykırılıkların giderilmesinin mümkün olacağı değerlendirilmektedir.
Kalem işi imalatları, ince iş imalatları, çatı imalatları için bir sözleşme bulunmadığı için; Tanık beyanları, taraf beyanları, bilirkişi raporları ve dosya üzerinden yapılan incelemelerdi taşınmazın kat kat iş kalemleri ve metrajları çıkarılarak yaklaşık maliyet hazırlanmıştır. Eksik iş kalemleri çıkarılmış, gerçekleşen işler yüzdelik tespitlere göre hesaplanmıştır. Hatalı gerçekleşen işler için ise nefaset bedeli belirlenmiştir, Davacının iş bu eser sözleşmesi ve sözleşme dışında toplam 2.238.980,10 TL + KDV tutarında imalat bedelini hak ettiği,
Davacının vergi mükellefiyeti devam ettiğinden davalı adına düzenleyeceği faturanın KDV tabi olarak + KDV olarak düzenlenmesi gerektiği,
Davacının tüm bu iş ve işlemler için 2.238.980,10.-TL + KDV talep edebileceği, davalının tüm bu işler için davacı yana ödediği 1.623.601,38 TL” nin toplam bedelden mahsubu gerekeceği..." tespit ve rapor edilmiştir.
Islah talebi;
Davacı vekilinin 22.04.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; mahkemenin 15.04.2025 tarihli ara kararı uyarınca dava konusu alacak tutarını güncelleyerek ıslah yoluna gittiğini, son bilirkişi raporuna göre müvekkilinin hak kazandığı alacağın 2.365.399,52 TL + KDV olarak belirlendiğini, bu doğrultuda dava dilekçesinde 25.000 TL olarak talep edilen alacağın 2.365.399,52 TL'ye yükseltildiğini, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu, dilekçenin öncelikle talep arttırımı olarak kabulüne, aksi halde ıslah dilekçesi olarak kabulüne, arttırılan kısmın dava dilekçesindeki miktarla birleştirilerek toplam 2.365.399,52 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

I. Dava ve Taraf Beyanları
Dava, taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkindir.
Davacı yan, davalıya ait ... Mahallesi, ... Sokak, .../İstanbul adresinde bulunan II. derece korunması gerekli kültür varlığı olan ... Apartmanı'nın restorasyonuna ilişkin olarak taraflar arasında 17.09.2018 tarihinde akdedilen 750.000 TL + KDV bedelli eser sözleşmesi kapsamında işleri tamamladığını, ayrıca sözleşme dışında davalının talebi üzerine pek çok ek iş yaptığını, ancak davalının edimini tam olarak ifa etmeyerek eksik ödeme yaptığını, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/... D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda sözleşme kapsamında 750.000 TL ve sözleşme dışı işlerde 3.511.164,34 TL olmak üzere toplam 4.261.164,34 TL tutarında iş yaptığının tespit edildiğini, kendisi ve işçilerinin şantiyeden çıkarıldığını ve mağdur edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin her türlü hak ve sair taleplerini saklı tutarak şimdilik 25.000 TL alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sonrasında 22.04.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 2.365.399,52 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı yan ise, davacı ile aralarında akdedilen sözleşmeye göre ... Apartmanı'nın dış cephe restorasyon işinin anahtar teslim olarak kararlaştırıldığını ve işin belirli sürelerde tamamlanmasının taahhüt edildiğini, ancak davacının işi süresinde tamamlamadığı gibi birçok kusurlu iş yaptığını, ihbarlara rağmen ayıpların giderilmediğini, bu nedenle .... Noterliği'nin 02.12.2019 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğini, davacının binanın dış cephe işini tam ve eksiksiz yapmadığını, taahhüdüne uymayarak binanın otel olarak işletilmesini geciktirerek kar kaybına neden olduğunu, en geç 5 ayda tamamlanması taahhüt edilen işin 1 yıl 3 ayda dahi tamamlanmadığını ve bu nedenle üçüncü kişi firmalara devredildiğini, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/... D.İş sayılı dosyasıyla yaptırılan delil tespit raporunda cephe yapım işinin %85'inin bittiği, hatalı imalatlar nedeniyle %10 nefaset kesintisi yapılması gerektiği, kalem işlerinin ortalama %60'ının bitirildiği ve kalem işlerindeki kötü işçilikler karşılığı 350.000 TL nefaset kesintisi yapılması gerektiği kanaatine varıldığını, davacının eksik ve hatalı yaptığı işlerin başka firmalara yaptırıldığını, davacının sunduğu fiyatlandırmaların onaylanmadığını, davacıya toplam 1.623.601,38 TL ödeme yapıldığını, davacının olağanüstü gecikmesi nedeniyle milyonlarca lira kayba uğradığını ileri sürerek davanın reddini savunmuş, ayrıca davacının ıslah dilekçesiyle arttırdığı kısmın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
O halde somut olayda çekişme; davacının eser sözleşmesi kapsamında ve sözleşme dışında yaptığı işlerin niteliği, miktarı ve bedeli, davalının yaptığı ödemelerin mahsubu, işlerin ayıplı olup olmadığı ve nefaset kesintisinin miktarı, davacının ıslah dilekçesiyle arttırdığı kısmın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve nihai olarak davacının alacaklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
II. Hukuki Durum
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. maddesinde, eser sözleşmesi; "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir" şeklinde tanımlanmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147. maddesinin 6. fıkrasında, "Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar" için beş yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür.
Taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından gönderilen 02.12.2019 tarihli .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiği, ihtarnamede davacıya 5 günlük süre verildiği, bu sürenin dolması ile sözleşmenin feshedilmiş sayılacağının bildirildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Tebliğ mazbatalarının incelenmesinden, ihtarnamenin davacıya 02.12.2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış olup, 5 günlük sürenin 07.12.2019 tarihinde dolduğu ve sözleşmenin bu tarihte feshedilmiş sayıldığı, dolayısıyla davacının alacağının bu tarihte muaccel hale geldiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının 14.10.2020 tarihli dava dilekçesi ile alacağının 25.000 TL'lik kısmını dava ettiği, ıslah dilekçesinin 22.04.2025 tarihinde verildiği dikkate alındığında, ıslahla arttırılan 2.340.399,52 TL'lik kısmın zamanaşımı süresinin dolmasından sonra talep edildiği anlaşılmaktadır.

III. Bilirkişi Raporunun Değerlendirilmesi
Mahkememizce dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporlarının değerlendirilmesinde, hükme esas alınan 09.02.2026 tarihli son bilirkişi heyet raporunun, tarafların itirazlarını karşılar nitelikte olduğu, özellikle davalının birim fiyat metodolojisine ilişkin itirazının dikkate alınarak davacının hakediş listesindeki talep ettiği birim fiyatlar ile Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı birim fiyatlarının karşılaştırmalı analizi yapıldığı, davacının talep ettiği birim fiyatın kurumsal ortalama fiyattan düşük olan kalemlerde davacının talebinin, yüksek olan kalemlerde ise kurumsal ortalamanın esas alındığı görülmüş olup, bu şekilde taleple bağlılık ilkesine uygun bir metodoloji benimsendiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, tanık beyanları ve delil tespit raporları ışığında çatı işlerinin hatalı yapıldığı ve yeniden yaptırıldığı tespit edildiğinden, bilirkişi heyetince çatı imalatlarının hesaplamadan çıkarıldığı, hatalı gerçekleşen diğer işler için ise nefaset bedeli belirlendiği görülmektedir. Yine bilirkişi heyetince Vakıflar Genel Müdürlüğü birim fiyatlarına dayalı ve kat kat metraj hesaplaması içeren detaylı bir inceleme yapıldığı, her bir iş kaleminin ayrıntılı olarak değerlendirildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, 09.02.2026 tarihli bilirkişi heyet raporunun teknik ve mali yönlerden eksiksiz, tarafların itirazlarını karşılayıcı nitelikte ve hükme elverişli olduğu sonucuna varılmıştır.

IV. Davalı Tarafından Yapılan Ödemeler
Bilirkişi raporlarına göre davalının davacıya 1.623.601,38 TL ödeme yaptığı, bu ödemenin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bankalardan gelen cevabi yazılarda çeklerin bir kısmında davacının imzalarının bulunduğu, bir kısmının takas yolu ile tahsil edildiği, davacının ticari defterlerinde bu proje ile ilgili hiçbir kayıt bulunmadığı görülmüştür.
Mahkememizce hükme esas alınan 09.02.2026 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, davacının toplam hak ettiği imalat bedelinin 2.238.980,10 TL + KDV olarak tespit edildiği, ancak davalının yapmış olduğu ödemelerin mahsubu sonrasında net alacak tutarının hesaplanmadığı, bilirkişi raporlarında, davalının davacıya yaptığı 1.623.601,38 TL'nin toplam bedelden mahsubu gerekeceği ifade edilmiştir.
Davacının toplam hak ettiği iş bedelinin 2.238.980,10 TL olduğu, davacının vergi mükellefiyetinin devam etmesi nedeniyle davalı adına düzenleyeceği faturanın KDV'ye tabi olarak düzenlenmesi gerektiği bilirkişi raporunda belirtildiğinden, %20 oranındaki katma değer vergisi tutarının 447.796,02 TL olduğu, toplam alacağın 2.686.776,12 TL'ye ulaştığı, davalının yapmış olduğu 1.623.601,38 TL'lik ödemenin bu tutardan mahsubu sonrasında davacının net alacağının 1.063.174,74 TL olarak hesaplandığı anlaşılmaktadır.

Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, tanık beyanları, hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti raporu ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davacının toplam hak ettiği iş bedelinin 2.686.776,12 TL olduğu, davalının bilirkişi raporları ve kendi ticari defterleri ile tespit edildiği üzere davacıya 1.623.601,38 TL ödeme yaptığı, bu ödemenin mahsubu sonrasında davacının net alacağının 1.063.174,74 TL olarak hesaplandığı, davacının 14.10.2020 tarihli dava dilekçesi ile bu alacağın 25.000 TL'lik kısmını talep ettiği, davacının 22.04.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 2.365.399,52 TL'ye yükselttiği, ancak taraflar arasındaki eser sözleşmesinin 02.12.2019 tarihli ihtarname ile feshedilmesi üzerine davacının alacağının 07.12.2019 tarihinde muaccel hale geldiği ve bu tarihten itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresinin 07.12.2024 tarihinde dolduğu gözetildiğinde, ıslah yolu ile talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, 25.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ıslahla arttırılan fazlaya ilişkin istemin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
25.000,00 Türk Lirası'nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Islah ile arttırılan fazlaya ilişkin istemin zaman aşımı nedeniyle REDDİNE,

3-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 1.707,75 TL harçtan peşin alınan 426,94 TL harç + 39.969,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 38.688,19 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

4-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 426,94 TL peşin harç, 39.969,00 TL ıslah harcı, 571,90 TL keşif harcı, 7,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 41.030,04 TL harcın kabul ve red oranına göre 433,64 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama harçlarının davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davacı tarafından yapılan 2.235,50 TL davetiye gideri 26.600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 28.835,50 TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 304,76 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2.md uyarınca 25.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

7-Davalı tarafından yapılan toplam 36.150,00 TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 35.767,92 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,

8-Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 345.655,93 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

9-Karar kesinleştiğinde davacının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine,

Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2026