Limited şirket hisse devir işlemin hile ve hata nedeniyle batıl olduğunun tespiti, devredilen payların davacıya aynen iadesi, devri müteakip alınan tüm ortaklar kurulu kararlarının iptali ile zararının tazmini

Mahkememizde görülmekte olan limited şirket hisse devir işlemin hile ve hata nedeniyle batıl olduğunun tespiti, devredilen payların davacıya aynen iadesi, devri müteakip alınan tüm ortaklar kurulu kararlarının iptali ile zararının tazmini istemine ilişkin davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı asil dava dilekçesinde özetle; ağabeyi ...'in babaları ... ...'den miras kalan ... ... AŞ hisselerini hileli yollarla ve kendisini hataya düşürerek ele geçirdiğini, .... Noterliği'nde 14.06.2005 tarihinde yapılan hisse devir sözleşmesinin yok hükmünde olduğunu, ağabeyi davalı ...'in yurtdışında kendi kontrolünde bulunan şirketler kurduğunu, bu şirketlerde kendisinin de hissedar olduğu izlenimi yarattığını, yabancı ülkelerde şirket kuruluşu hakkında bilgisi olmadığından hataya düştüğünü, asıl iradesinin ... ... AŞ'deki hisselerini iki kardeş olarak eşit haklar ve müşterek imza yetkilisi oldukları ... Ltd Şti üzerinden kontrol etmek olduğunu, bunun uluslararası açılım ve kurumsal finans temininde yararlı olacağının kendisine tefkin edildiğini, bu nedenle hisselerini ... ...'ye devir ettiğini ancak davalı ...'in hileli bir biçimde bu hisseleri gasp ettiğini, babaları ... ...'in ölümünden sonra anneleri ... ...'in kendisine ve ağabeyi ...'e karşı ... ... AŞ'deki pay kaydının hukuka aykırı yapıldığı iddiasıyla dava açtığını, kendisinin bu davada ağabeyinin telkinleri ile annesine karşı ağabeyi ile birlikte müşterek savunmalar verdiğini, daha sonraları ağabeyinin kendi üzerinde tahakküm kurmaya çalıştığını, kendisini şirkete sokmayacağı tehdidi üzerine annesinin beyanlarının haklı olduğunu anlayarak annesinin açtığı davanın Yargıtay'daki 13.02.2007 tarihli mürafasında kabul beyanı verdiğini, 25.02.2007 tarihinde Hollanda'da yaptığı ve ... ... avukatı ...'tan aldığı bilgiler sonucunda ...'de kurulan ... Ldt şirketininde A ve B grubu ortaklık tiplerinin yaratıldığını, buna göre kendisinin l oy hakkına sahip B grup ortakken ağabeyinin 2 oy hakkına sahip A grubu ortak olduğunu öğrendiğini, anneleri ile görülen davadaki kabul beyanı üzerine ağabeyi ile beraber yönetici olduğu şirketlerdeki yönetim yetkisinin elinden alınmak istendiğini, ... ... AŞ'deki yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiği şeklinde yönetim kurulu kararı alınıp tescil edilmeye çalışıldığını, ... Ltd Şti'deki yönetim yetkisinin sonlandırılması için 14.03.2007 tarihinde usulsüz bir biçimde alınan ortaklar kurulu kararının itirazları üzerine Ticaret Sİcil Müdürlüğünce yayınlanmadığını, bunun üzerine ortaklar kurulunun aynı amaçla 19.04.2007 tarihinde tekrar toplandığını ve itirazlarına rağmen alınan kararların tescil edildiğini, bu kararla beraber davalı ... ve ... ...'e müdürlük ve imza yetkisi verildiği ve kendisinin yönetimden uzaklaştırıldığını, ... ...'nin %99 hakim hissedarı olduğu ... Ltd Şirketindeki temsilcilerinin 2007 yılı mart ayına kadar kendisi ve ... olduğu halde 06.03.2007 tarihli kararla ... ...'nin temsilcilerinin ... ve ... ... olduğunu, aynı yönde ... Ltd Şti ortaklar kurulunca alınan kararla kendi imzası olmaksızın karar almabilmesinin sağlandığını, bu kapsamda sırasıyla 04.03.2004 tarihinde ... Ltd Şti'nin kurulduğunu, ağabey kardeş olarak 5.000 TL sermaye ile eşit hisse ile kurduklarını, 5.000 TL sermayeli bu şirketin gerçekte değeri yüzmilyonlarca dolar olan bir holdingin %50 hissesini almasının mümkün bulunmadığını, daha sonra eşit oranda hisselerini yurtdışında kurulan ... ...'ye devrettiklerini bu şekilde ... ...'nin ... Ltd Şti'de ....950 TL sermaye payı ile hakim ortak olduğunu, bu şirketlerde müşterek yönetim yetkilerinin olduğunu, ancak bu hisse devirleri yapılırken gerçekte kendisini etkisiz kılacak yurtdışı paravan şirket zinciri hakkında bir bilgisi bulunmadığını, ağabeyinin tek ortak görünelim şeklindeki telkini ile ... ... AŞ nezdindeki hisselerini ... Ltd Şti'ye devrettiklerini pay defterine de işlenen bu kayıtla ... Ltd Şti'nin ... ... AŞ'ye 15.06.2005 tarihinde ortak olduğunu, 2002 yılında ...'in ...'de ... ile anlaşarak bir trust (vakıf) yönetim şirketi kurdurduğunu, buna ilişkin kurucu sözleşmede kendi imzası da bulunmakla beraber kendisinin sözleşmenin detaylarını bilmediğini ve sadece son sayfasını imzaladığını, verdiği genel vekaletnamelerin suistimali ile vakfın yönetiminde ağabeyine 2 kendisine l oy hakkı tanındığını o tarih itibari ile bilmediğini, vakfın 30.09.2002 tarihinde kuruluşundan sonra ...'in talimatı ile ...'de Ingra ... isimli şirketin kurulduğunu, daha sonra ise Hollanda'da 04.04.2005 tarihinde ... ...'nin kurulduğunu bu şirkette eşit hisseye ve müşterek temsil yetkisine sahip olacaklarını söyleyerek kendisini kandırdığını, ...'e münferit imza yetkisi tanındığını, 11.11.2005 tarihinde Lüksemburg'da tek hisedarı ...'deki ... ... Ltd olan ... ... ... ve tek hissedarı ... ... ... olan ... ... ... isimli şirketleri kurdurduğunu, bu şekilde zincir şirketler arasındaki bağlantının karmaşık hale getirilmesinin amaçlandığını, bu şirketlerin kuruluş işlemlerini ..." isimli emanetçi şirketin gösterildiğini, böylelikle zincir içinde ... ...'nin vakfa daha doğrusu ...'in kontrolüne bağlandığını, bu zincirin son halkasının Lüksemburg'da kurulan şirketle ... ... arasındaki bağlantı ile sağlandığını, bu kapsamda okumadan sorgulamadan ve ağabeyine güvenerek ... ...'deki hisselerinin Lüksemburg'da kurulu ... ...'a devredilmesine yönelik vekalet vermesi için hataya düşürüldüğünü, bu şekilde 25.11.2005 tarihinde ... ...'deki hisselerinin ... ...'a devredildiğini iddia ederek hataen hileye maruz kalarak devrettiği 99 adet ... Ltd Şti hissesi üzerinde tedbir konulmasını, ... Ltd Şti'ye devrettiği ... ... AŞ hisseleri üzerinde tedbir konulmasını, ... Ltd Şti yetkililerinin görevden alınarak yerlerine kayyım atanmasını, ... ... Ltd Şti'de hile sonucunda hissedar olmuş ... ...'nin taraf olduğu tüm ortaklar kurulu kararlarının iptalini, ... Ltd Şirketi'ne devrettiği 99 adet hissenin satış işleminin butlanına karar verilerek hisselerin kendi adına tesciline ve 10.000 TL tutarında maddi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, yurtdışında kurulan trust (vakıf) yapısı hakkında hataya düşürüldüğünü ve hileyle kandırıldığı iddiasının hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığını, kardeşinin kendisine ait hisseleri ele geçirme planından sonradan haberdar olduğunu ileri sürmesinin kötü niyetli olduğunu, tacir sıfatına sahip davacının hisselerini hür iradesi ile devrettiğini, BK 31. maddesine göre hata ve hilenin anlaşılmasından sonra bir yıllık süre içinde dava açılması gerektiğini, davacı tarafın sadece ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'den ... ....'ye devredilen 99 adet hisse senedinin devrine ilişkin işlemin iptalini talep ettiğini, dava dilekçesinde sonuç kısmında ... ... A.Ş.'ye ait 14.999.849.000 adet hissenin davalı ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne devrine ilişkin işlemle ilgili bir talepte bulunulmadığını, bu aşamadan sonra bu yöne ilişkin davacı beyanlarının dışında herhangi bir talepte bulunamayacağını, davacının dava dilekçesinde her ne kadar bu durumu 13.02.2007 tarihli Yargıtay murafaasından sonra anladığını beyan etmişse de aynı dilekçede 25.02.2007 tarihinde ... ... avukatını ziyaretinde bu hileli davranışları anladığını da beyan ettiğini, bu durum karşısında davacıya hata ve hileyi anladığı tarihin sorulması gerektiğini, bu beyana göre ayrıntılı savunmalarını sunacaklarını, dava ...'in hileli davranışlarına dayandırıldığından tüzel kişi diğer davalıların husumet ehliyeti bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava dosyasının .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ... Esas sayılı dosyası ile açıldığı, mahkemelerin bölünmesi sonrasında dava dosyasının İstanbul (Kapatılan) 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi olunduğu ve 2011/... Esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunduğu, mahkemece yapılan yargılama neticesinde; 2011/... Esas ... Karar sayılı 02/04/2014 tarihli karar ile " Dava konusu 2005 tarihli ... Ltd Şti hisselerinin ... ... isimli şirkete devrine ilişkin sözleşmenin şirket mülkiyetinin dolaylı yoldan yurtdışında kurulu bulunan ve davacının da ortağı olduğu (trust) yönetim şirketine devri amacına yönelik olduğu, davacı bu modelin yurtdışı açılım ve finans sağlanmasına yönelik olduğunu beyan etse de, yurtdışında kurulan bu şirketin kuruluş sözleşmesinde davacı ve davalı gerçek kişilerin gösterilmediğinin dava dilekçesinde de yer aldığını, bu şirketin kurulduğu Birleşik Krallık' a bağlı ... yönetim biriminin ve bu birim içinde yer alan ve ... Şirketinin kurulduğu ... adasının off shore faaliyetlerin yürütüldüğü bir vergi cenneti ve geniş bankacılık sırları nedeniyle mali suçlar açısından ...' nin takibine alındığı, özellikle 2000'li yılların başında ... adasının kara listeye alınmasının söz konusu olduğu bilirkişi raporuyla tespit edilmekle bu durumda ...' a bağlı ...' de kurulan bir şirketin uluslararası yatırım ve finansal kredi açısından muteber bir pozisyonu olmayacağı, ayrıca hissedarları sadece ... ... olmayan ... ... A.Ş.' nin çoğunluk hissesinin öncelikle sadece ... ... Kardeşlere ait 5.000 TL sermayeli ... Ltd Şti' ye, bu şirketin hisselerinin ... ...' ye ve onun da Lüksemburg' da kurulan başkaca şirketlere aktarılmasının hayatın olağan akışı içinde yurtdışına açılma ve finansman bulmadan ziyade, şirket hisselerinin davacının da beyan ettiği üzere paravan şirketler üzerinden peçelenmesi anlamına geldiği, ancak davacının yürütülen bu peçeleme faaliyetine esas işlemlere ortak sıfatı ile dahil olduğu, tarafların bu sermaye şirketinin ortağı ve yöneticisi sıfatını taşıyor olmaları karşısında, davacının ağabeyine güvenerek hareket ettiği ve ... adasında kendi imzasına istinaden kurulan şirkette B grubu hissedar olduğunun kendisinden saklandığı iddiasının soyut kaldığı, davacının hileye yönelik iddiaları ispatlanmadığı, davacının kendi imzasını taşıyan evrakta B grubu hissedar olduğunun belirtilmesi karşısında olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK 20.maddede zikredilen basiretli davranma yükümlülüğünü de yerine getirmediği " gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince temyiz edildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/11608 Esas 2018/4796 Karar sayılı 26.06.2018 tarihli ilamı ile, "1-Dava, limited şirket hisse devir işlemin hile ve hata nedeniyle batıl olduğunun tespiti, devredilen payların davacıya aynen iadesi, devri müteakip alınan tüm ortaklar kurulu kararlarının iptali ile zararının tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, dava konusu eylemler nedeniyle davalı ... hakkında .... Ağır Ceza Mahkemesinde sanık sıfatıyla dava açıldığını ileri sürmüştür. Dosya kapsamından .... Ağır Ceza Mahkemesi dosyasının henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece ceza davası sonucu beklenerek suç oluşturan dava dayanağı olguların ceza mahkemesince ne şekilde çözüme kavuşturulduğu, işbu davanın, maddi olgular bakımından aynı vakıalara ilişkin olup olmadığı ve ceza davasındaki belirlemelerin işbu davaya etkisinin birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı gerekçeyle hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına bozulmasına, (2)numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına," dair karar verildiği, davalı ... ... San ve Tic Ltd. Şti. vekilinin ve davalı ... vekilinin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanlığı’na gönderilmek üzere mahkememize verdikleri karar düzeltme istemli dilekçeleri ile 2016/11608 Esas 2018/4796 Karar sayılı 26.06.2018 tarihli bozma kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının onanmasını talep ettikleri ve dosyanın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'ne gönderildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2018/5276 Esas 2020/3414 Karar sayılı 02.07.2020 tarihli ilamı ile "Davalı ... vekili ve davalı ... ... San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE" dair karar verildiği ve dosyanın mahkememize tevzi edilerek 2020/441 Esas sırasına kaydedildiği anlaşıldı.
Mahkememizin 04/11/2021 tarihli celsesinde "Usul ve yasaya uygun Yargıtay 11. HD'nin 2016/11608 Esas 2018/4796 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına" dair karar verildiği ayrıca .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının iddianame, bozma ilamları, gerekçeli kararlarının davacı vekilince mahkememize ibraz edilmesine karar verildiği, davacı vekilince sunulmadığı anlaşıldı.
Mahkememizin 24/03/2022 tarihli celsesinde, davalı ... vekilinin yeni vekaletname sunduğunu, ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasına gerek olmadığını, ceza dosyasında hile olmadığı hususunun ortaya çıktığını beyan ettiği, davalı vekiline beyanlarını yazılı olarak sunmak üzere süre verildiği, .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının beklenip beklenmeyeceği hususunun beyan dilekçesi sunulduktan sonra değerlendirilmesine karar verildiği, davalı ... vekilinin 13/06/2022 tarihli dilekçesi ile davalı tarafa tebligat yapılmadan Yargıtay Bozma kararına uyulmasının usule aykırı olduğunu, dosyanın yeniden incelemeye alınarak direnme kararı verilmesini, aksi taktirde davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, davacı vekilinin 21/09/2022 tarihli dilekçesi ile Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 26/06/2018 tarih 2016/11608 Esas 2018/4796 Karar sayılı bozma ilamında belirtilen nedenlerle .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 27/05/2022 tarih ... Esas 2022/... Karar sayılı kararının işbu davanın sonucuna etkisi bakımından kesinleşmesinin beklenmesine dair karar verilmesini talep ettiği, mahkememizce .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas 2022/... Karar sayılı dosyasının Yargıtay'dan dönüşünün beklenildiği, dosyanın Yargıtay incelemesinden döndüğü ve yapılan inceleme neticesinde mahkemece "Sanıklar ... ..., ... ve Mehmet İzzet Kalaycı hakkında tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçundan cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de; Sanıkların eylemleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu oluşturduğu anlaşıldığından eylemlerine uyan TCK.nun 155/2. maddesi gereğince eylemi gerçekleştirme biçimleri, sanıklarının kastlarının yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı da dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle sanıkların takdiren ve AYRI AYRI ... YIL HAPİS VE 1500 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZA LANDIRILMALARINA, Sanıkların bir suç işleme kararı ile kanunun aynı hükmünü birden çok kez ihlal ettikleri anlaşıldığından cezaları TCK.nun 43/1 maddesi uyarınca takdiren 1/... oranında artırılarak takdiren AYRI AYRI 5 YIL HAPİS VE 1875 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZA LANDIRILMALARINA, Sanıkların duruşmadaki iyi halleri dikkate alınarak verilen cezanın TCK.nun 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek takdiren AYRI AYRI ... YIL 2 AY HAPİS VE 1562 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZA LANDIRILMALARINA, TCK.52/1-2.maddesi uyarınca sanıklara verilen 1562'şer gün adli para cezasının sanıkların ekonomik ve şahsi durumu dikkate alınarak 1 gün karşılığı takdiren 20 TL.den paraya çevrilerek sanıkların ayrı ayrı 31.240,00'şar TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZA LANDIRILMALARINA," dair verilen kararın Yargıtay onaması ile kesinleştiği anlaşıldı.
Mahkememizin 24/10/2024 tarihli celsesinde uygulama birliği açısından UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırmada tarafların, taraf oldukları dosyaların değerlendirilmesi açısından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/... E., .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E., .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E., .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/... E., .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E., .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/... E., .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/... E., .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/... E., .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E., .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... E., .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... E., .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... E., .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... E., .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E., .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... E., İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... E., .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... E., .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... E., .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E., .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... E., .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E., .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/... E., sayılı dosyaların UYAP üzerinden celbine, akabinde tüm dosya kapsamı, onanarak kesinleşen .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E., 2022/... K. sayılı dosyası, mahkememiz dosyasında bozmadan önce alınan (2011/... E.) 23/10/2013 tarihli bilirkişi raporu, emsal dosya örnekleri birlikte incelenip değerlendirilmek suretiyle rapor tanzimi hususunda dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, dosya örnekleri celp edildikten sonra dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişiler Prof. Dr. ... ve Mali Müşavir ...'ın 05/12/2025 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"1. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/11608 Esas, 2018/4796 karar sayılı 26/06/2018 tarihli ilamında belirtilen “Davacı, dava konusu eylemler nedeniyle davalı ..., hakkında .... Ağır Ceza Mahkemesinde sanık sıfatıyla dava açıldığını ileri sürmüştür. Dosya kapsamından .... Ağır Ceza Mahkemesi dosyasının henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece ceza davası sonucu beklenerek suç oluşturan dava dayanağı olguların ceza mahkemesince ne şekilde çözüme kavuşturulduğu, işbu davanın, maddi olgular bakımından aynı vakalara ilişkin olup olmadığı ve ceza davasındaki belirlemelerin işbu davaya etkisinin birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı gerekçeyle hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.” şeklindeki kararı uyarınca, ceza davasında sadece ... ... A.Ş.'nin mağdur kabul edilerek, ... ... A.Ş. nezdinde ... Makine San ve Ticaret A.Ş. hisselerin .... şirketine devredilmesinin ve karşılığı olan bedelin tahsil edilmemiş olması nedeniyle şirkete yönelik güvenini kötüye kullanma suçu işlediği kabul edilerek karar verilmiş olduğu,

2. Davalı ... ...'in sanık olduğu .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Karar dosyasının kesinleşen nihai kararında adı geçen davalı ... ... hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmış olmakla birlikte eldeki davanın konusu olan, davacının .... Noter in 14/06/2005 tarihli ... sayılı “Limited şirket hisse devir sözleşmesi” ile devrettiği ... San ve Tic Ltd Şti'nin 99 hissesinin devredilmesi aşamasında davacının iradesinin sakatlanmış olabileceğine ilişkin bir bilgi ve delil bulunmadığı, davacı ...'in hataya veya hileye maruz kaldığına yönelik bir tespit yapılmadığı bundan dolayı davalıya herhangi bir cezanın da verilmemiş olduğu, dolayısıyla söz konusu Ceza Davasındaki dava konusu maddi olay ile eldeki davanın konusu maddi olayın farklı olaylar olduğu, dolayısıyla ceza davasının iş bu davaya etkisinin bulunmadığı,

3. Ayrıca davacının, ağabeyi olan davalı ... ... ile birlikte hareket ederek ve ceza dosyasının konusu olan ... ... AŞ'deki annelerine ait bir kısım hisseleri usulsüz devir alarak çoğunluk sağladıktan yurt dışında bu usulsüz işlemleri örtmek için başka şirketler kurduktan sonra davalı ... ...'in A ve B grubu paylar oluşturarak kendisine A Grubu davacıya B grubu paylar verdiğinin anlaşılmasından sonra, davacının saf değiştirip abisiyle hukuk mücadelesine başladığı, dolayısıyla eldeki davanın konusu olan hisse devirlerinin yapıldığı dönemde abisinin yönlendirmesiyle ve onunla birlikte hareket eden davacının o aşamada yaptığı işlemleri özgür iradesiyle yapmış olduğu, nihayet abisiyle arası açıldıktan sonra hata veya hile hükümlerine dayanarak yapılan işlemleri geçersiz kılmayı amaçladığı anlaşılmakla birlikte, eldeki dosya Yargıtay bozması görmüş olup, bozmanın konusuyla sınırlı olarak yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, Yargıtay 11.HD'nin bozma kararında belirtilen .... Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında yalnızca ... ... AŞ'nin mağdur olduğu, eldeki dosyanın konusu olan davacının ... San ve Tic Ltd Şti'ndeki 99 hissesinin devrine yönelik bir tespit yapılmadığı ve cezalandırma kararı verilmediği tespit edildiğinden, eldeki dosyada TBK'nın hata ve hile hükümleri kapsamında hükümsüzlük/butlan koşullarının oluşmadığı," yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri, raporun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilince 06/01/2026 tarihli, davalı ... vekilince 12/01/2026 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuş olduğu görüldü.
Bilirkişi heyetinin 05/12/2025 tarihli dilekçesi ile ek ücret talebinde bulundukları, mahkememizin 05/03/2026 tarihli celsesinde "Bilirkişilerin ek ücret talebinin kısmen kabulü ile bilirkişilere ek 10.000,00.-TL'şer ücret taktirine, 20.000,00.-TL bilirkişi ek ücretinin hükümle birlikte tahsiline" dair karar verildiği anlaşıldı.
Mahkememizin 05/03/2026 tarihli celsesinde, HMK.184 ve 186.maddeleri uyarınca tahkikat aşaması tamamlanmakla, taraf vekillerinden son sözleri sorulduğu, davacı vekilince sözlü yargılamaya ilişkin beyan dilekçesi sunmak üzere süre talep edildiği, mahkememizce davacı vekiline sözlü tahkikata ilişkin hazırlıklarını yapmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilince 19/03/2026 tarihli beyan dilekçesi sunulduğu ayrıca 13/05/2026 tarihli beyan dilekçesi ve hukuki mütalaa sunulduğu anlaşıldı.
Dava, limited şirket hisse devir işlemin hile ve hata nedeniyle batıl olduğunun tespiti, devredilen payların davacıya aynen iadesi, devri müteakip alınan tüm ortaklar kurulu kararlarının iptali ile zararının tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2016/11608 E, 2018/4796 K, 26.06.2018 tarihli bozma kararı, aldırılan bilirkişi heyeti raporu ile tüm dosya kapsamı deliller birlikte değerlendirildirilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/11608 Esas, 2018/4796 karar sayılı 26/06/2018 tarihli ilamı doğrultusunda .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin kesinleşen dosyasının incelenmesinde; ceza davasında sadece ... ... A.Ş.'nin mağdur kabul edilerek, ... ... A.Ş. nezdinde ... Makine San ve Ticaret A.Ş. hisselerin .... şirketine devredilmesinin ve karşılığı olan bedelin tahsil edilmemiş olması nedeniyle şirkete yönelik güveni kötüye kullanma suçu işlediği kabul edilerek karar verilmiş olduğu, davalı ... ...'in sanık olduğu .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Karar dosyasının kesinleşen nihai kararında adı geçen davalı ... ... hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmış olmakla birlikte eldeki davanın konusu olan, davacının .... Noterliği'nin 14/06/2005 tarihli ... sayılı limited şirket hisse devir sözleşmesi ile devrettiği ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin 99 hissesinin devredilmesi aşamasında davacının iradesinin sakatlanmış olabileceğine ilişkin bir bilgi ve delil bulunmadığı, davacı ...'in hataya veya hileye maruz kaldığına bir tespit yapılmadığı gibi bundan dolayı davalıya herhangi bir cezanın da verilmediği, dolayısıyla söz konusu ceza davasındaki dava konusu maddi olay ile eldeki davanın konusu maddi olayın farklı olaylar olduğu, ceza davasının iş bu davaya etkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yine davacının ağabeyi olan davalı ... ... ile birlikte hareket ederek ve ceza dosyasının konusu olan ... ... AŞ'deki annelerine ait bir kısım hisseleri usulsüz devir alarak çoğunluk sağladıktan yurt dışında hukuka aykırı işlemlerigizlemek için başka şirketler kurduktan sonra davalı ... ...'in A ve B grubu paylar oluşturarak kendisine A Grubu davacıya B grubu paylar verdiğinin anlaşılmasından sonra, davacının taraf değiştirip abisiyle hukuk mücadelesine başladığı, dolayısıyla eldeki davanın konusu olan hisse devirlerinin yapıldığı dönemde abisinin yönlendirmesiyle ve onunla birlikte hareket eden davacının o aşamada yaptığı işlemleri özgür iradesiyle yapmış olduğu, nihayet abisiyle arası açıldıktan sonra hata veya hile hükümlerine dayandığı anlaşılmakla Yargıtay 11.HD. 'nin bozma kararında belirtilen .... Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında yalnızca ... ... AŞ'nin mağdur olduğu, eldeki dosyanın konusu olan davacının ... San ve Tic Ltd Şti'ndeki 99 hissesinin devrine yönelik bir tespit yapılmadığı tespit edildiğinden huzurdaki dosyada TBK'nın hata ve hile hükümleri kapsamında hükümsüzlük/butlan koşullarının oluşmadığı kanaatiyle davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;

1-Davacının davasının reddine,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve İlam Harcından, peşin yatırılan 168,50 TL'nin mahsup edilerek eksik yatırılan 563,50 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T göre hesap ve taktir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
...-Davalı ... ... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T göre hesap ve taktir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ... A.Ş.'ne verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

6-Bilirkişilere taktir edilen 20.000,00 TL'nin davacıdan tahsili ile 10.000,00 TL'sinin bilirkişi Prof. Dr. ...', 10.000,00 TL'sinin Mali Müşavir ...'a verilmesine,

7-Davalı ... tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,

8-Davalı ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine,

9-Fazla yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2026