İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ticari Şirket (Çıkarma ve Fesih İstemli)
Mahkememizin 2019/576 Esas sayılı dosyasından tefrik edilerek Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalılardan ... Şti.'nin %50, diğer davalı ...'nın da bu şirketin %50 oranında ortağı olduklarını, davalı şirketin diğer ortağı ... ve davacı ile birlikte deri ve kürk ürünlerin satışının yapılması işi olarak kurulduğunu, davalı ...'nın eşi olan ...'ın da deri alanına iştigal ettiğini, şirketin kurulma esasında ...'ın sahibi olduğu ... isimli firmadan ürün sipariş edildiğini, sipariş edilen ürünlere müvekkilince güvenildiğini, ancak bu firmanın belirlenen kalitede ürün göndermediğini ve davalı ...'nın da bu ürünlerin kalitesini kontrol etmediğini, gönderilen ürünlerin ... şirketinde satılamayan atıl kalan ürünler olduğunu, bunların satışının yapılamadığını, satışı yapılamadığından şirkete para girişinin de yapılamadığını ve ürünlerin bedelinin ödenemediğini, bununla birlikte münferit yetkinin kötüye kullanılarak şirketin ödeyemediği borçlarının bulunmasına rağmen yüklü miktarda mal alımı yaparak şirketin ekonomik olarak dar boğaza girdiğini, davalının ... şirketi ile birlikte hareket ederek atıl durumdaki ürünlerin ... şirketinden muhasebesel olarak çıkışını sağladıklarını, ... şirketinin ticari olarak ürünleri almış gibi göründüğünü, ancak bu durumun gerçekleşmediğini, ekonomik olarak kötü duruma düşen şirketin kira borçlarını dahi ödeyemediğini ve şirketin yer sahibi tarafından tahliye edildiğini, şirketin halihazırda şirket merkezi olarak bulunsa da ürün satışı yapabilecek bir yer temin edemediğini, yaşanan bu hadisenin sorumlusunun davalı ... olduğunu, davalının şirketin iki ortaktan oluşması ve kanundaki karar yeter nisap hükümleri gereğince kendisi aleyhine karar alınamayacağı düşüncesiyle şirket yararına aykırı hareket ettiğini, münferit yetkisi olması sebebiyle de bu durumu kötüye kullandığını, davalının rekabet yasağına aykırı davranarak dava konusu şirket ile aynı alanda iştigal eden ... Şirketi ile ortak iş yaptığını, resmiyette olmasa da arka planda birlikte çalıştıklarını, yapılan işlemlerin davalı şirketin ekonomik açıdan zor duruma düşmesi sebebiyle şirketin bulunduğu adresi boşaltmak zorunda kaldığını, bu nedenle alınan genel kurul kararı ile şirket adresinin değişikliği yönünde karar alındığını, bu kararın iptali için davalı İrina ... tarafından ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, yine davalı İrina ... tarafından ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas sayılı dosyası ile de davalı ... şirketinin genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline ilişkin davanın açıldığını beyan ederek, şirketin açıkça zararına hareket eden ve şirket yönetimimine ihanet eden davalının şirketten çıkarılmasına karar verilmesini, dava süresince davalının münferit yetkiye dayanarak işlem yaparak şirket adına usulsüz işlem yapma ihtimali bulunduğundan davalının şirkete ilişkin tüm yetkilerinin teminatsız olarak tedbiren ve tensiben durdurulmasına, ortakların haklarının yönetimi için kayyum atanmasına, iki ortaklı şirkette ortaklardan birinin şirketin çıkarılmasının, şirketin feshine haklı neden oluşturacağından şirketin feshine karar verilerek dava süresince şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... cevap dilekçesinde özetle; mal sahileri ile davacının anlaşarak hukuka ve kanuna aykırı şekilde ... şirketini tahliye ettirdiğini, tahliye edilen adrese davacının %100 hissedarı olduğu ... şirketinin geldiğini, davacının şirket aleyhinde işlemlerde bulunarak rekabet yasağına aykırı eylemlerde bulunduğunu, ... şirketi ile ... şirketinin yaklaşık 9 ay boyunca aynı adreste ticari faaliyetlerini sürdürmeye devam ettiğini, ... şirketine ait ürünlerin, ... şirketi adı altında satıldığını, ancak ödemelerin ... şirketinin kasasına girmediğini, ... şirketinin çalışanlarının da Ocak 2019 tarihinde istifa ederek ... şirketinde faaliyet gösterdikleri şifaen öğrenildiğini, ... şirketinin müdürü olan ...'nun da ... şirketi adı altında çalıştığı ve şirket markasının "..." adı altında kendisine ait kartviziti olduğunun tespit edildiğini, davacı ile davacının talimatlarını gerçekleştiren ... şirket müdürü ...'nun birlikte hareket ederek şirketi zarara uğratmaya çalıştığını, zira ... şirketinin adres değişikliği yapılan genel kurulun müvekkilinin bilgisi ve onayı olmadan yaptığını, bu genel kurul kararının iptaline ilişkin müvekkili tarafından ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davacının ve şirket müdürünün hukuka aykırı eylemleri için hukuki sürecin de başlatıldığını, müdür ...'nun hukuka aykırı beyanları doğrultusunda ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası kapsamında ...'nun müdürlük yetkilerinin askıya alındığını, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarının kabul edilmesinin mümkün olmadığın, davacının kendisinin şirketi zor duruma soktuğun ve ciddi zararlara uğrattığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ... Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı ... ve dava dışı şirket müdürü ... ile birlikte hareket ederek şirketi zarara uğratmaya çalıştığını, öncelikle müvekkili şirkete ait dükkanın haksız ve hukuka aykırı olarak tahliye edilmesine izin verildiğini, akabinde aynı faaliyet konulu ... şirketi ile müvekkili şirketin tüm çalışmalarını işe alıp faaliyet sürdürmeye devam ettiğini, davacının ... şirketinin %100 oranında hissedarı olduğunu, dava dışı müvekkili şirketin müdürü ...'nun da ... şirketine ait "..." markasına ait mağazasında çalıştığı halde dahi tespit edildiğini, bu noktada davacının hukuka aykırı eylemleri ile müvekkili şirketi ciddi zarara uğrattıklarını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TANIK BEYANLARI:
Mahkememiz 17/11/2021 tarihli celsede dinlenen davalı şirketin muhasebecisi olduğu belirtilen tanık ...;" ben davalı ... şirketinin muhasebeciliğini yapmaktaydım, yine yerinde muhasebe tutmaktaydım, ticari defter ve belgeler şirket merkezinde bulunmaktadır ve kayıtlar da şirket merkezinde tutulmaktadır, ben de muhasebe işlemlerini zaman zaman ofisimde zaman zaman şirket merkezinde yapardım, her yıl sonu da tarafımda oluşan beyannameleri SGK dosyaları ve işe giriş çıkış bildirgeleri gibi belgeler ilgili şirket yetkilisine teslim edilmektedir, nitekim 2018 yılına ilişkin tarafımdaki bu belgeleri şirket yetkilisi ...'ya teslim ettim, buna ilişkin teslim belgesinin aslını ve örneğini dosyaya sunuyorum, 2019 yılı için ise 2020 yılında bir gün İrina hanımın avukatları olduğunu söyleyen bazı şahıslar ofisime gelerek ...'nun müdürlükten azledildiğini söyleyerek elimdeki belgelerin kendilerine teslimi istediler ben de... Esas sayılı dosyanıza sunduğum teslim belgesi ile elimde bulunan belgeleri ilgili şahıslara teslim ettim dedi. Bildirim bunlardan ibarettir dedi. Davalı vekilinin talebi ile soruldu: şirket değişikliğine ilişkin karar örneği bana gönderildi, ticaret sicile ben bildirdim, şuan için karar örneğini kimin getirdiğini tam olarak hatırlamıyorum, ...'da getirmiş olabilir, kira ödemelerine ilişkin bir hususu hatırlamıyorum, resmi olarak yapılmış ise defterlere işlenmiştir, yine bizim ... sistemi dediğimiz bir sistem ile ticari defterleri işlemekteyiz, bu şekilde bu ticari defter ve belgeler işlenmiştir, mahkeme talep eder ise bunları mahkemeye sunabilirim, ayrıca bu kayıtlar ... 'da ... programında kayıtlanmaktadır, oradan istenildiği takdirde de dijital ortamda davalı şirketin ticari defter ve belgeleri istenebilir, şirket yetkilisi olarak ben ... ile muhataptım." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz 16/03/2022 tarihli celsede dinlenen davalı şirket eski yetkilisi tanık ...;"Ben davalı ... Şirketinin tek yetkili müdürüydüm, ... isminde bir şahıs kapalı çarşıda dükkan açmak istediğini söyledi, adamo ile birlikte dükkanı işleteceklerini söylediler, bana güzel bir teklif sundular, dükkanı açtık, ben tek yetkiliydim, daha sonra ortaklar arasında anlaşmazlık çıktı, ... ve ... arasında anlaşmazlık çıktı, ... davacı ...'in dayısıdır, bildiğim kadarıyla ... hissedarları ... ve ...'dır, ancak ben...uzaktan tanırım, 1 ve 2 defa gördüm, daha sonra taraflar arasında anlaşmazlık çıkınca ... şirketi kapandı daha doğrusu ... şirketinin adresi başka küçük bir yere taşındı, onun yerine ... geldi, hatta ...'nun ortakları ile ... arasında anlaşmazlık çıkınca...'nun sevkiyat müdürü telefon açtı, bir kısım malların sevk edileceğini söyledi, sonra ben ... ile görüştüm, ...'da malzemeleri teslim etmemek gerektiğini söyledi, sonradan bu malzemeleri ... isimli Zeytinburnun'da faaliyet gösteren bir iş yerine naklettik, orada ürünlerin etiketleri değişti, yanlış hatırlamıyorsam ...'de ...'undur ancak sicilde kimin adına kayıtlıdır bilemiyorum, daha sonra ...'da kapandı onun yerine farklı bir yada 2-3 şirket açıldı, hatta ... bana zaman zaman sen bu aralarda şirkete uğrama dedi, niye diye sorduğumda diğer hissedar ... ortakları yada avukatları burada görür ise avukatlar bunu takip eder dediler, ben ...'da sigortalı çalışan değildim ancak kayıt dışı orada çalışıyordum, bana zaman zaman gelme karşı tarafların avukatları geliyor seni burada tespit etmesinler dediler, bunu söyledikleri dönem ... faaliyetteydi, daha sonra ...'da kapatıldı daha sonrasında ... isimli bir şirket açıldı, bana sormuş olduğunuz ticari defter ve kayıtları ...'e yani ...'un avukatlarına ... verdi, yine icra müdürlüğüne yapmış olduğumuz itirazların geri alınmasında bana ... telefonda söyledi, bir avukat yanına gelecek dedi o avukat ile birlikte gittik itirazları geri çektik, gelen avukatları da bilmiyorum, İnci ... bizim muhasebecimizdi, mali müşavirimizdi defterler kayıt esnasında mali müşavire mağazada çalışan çocuklarla gönderiliyordu, ticari defter ve belgeler mali müşavirin ofisinde duruyordu, hatta huzurdaki davacı vekili avukatlarla görüşüyordum, defterler ...'da da olabilir, genellikle davacı vekili huzurda bulunan ... ile görüşürdük, ticari defterleri ona da vermiş olabilirim, ...'de de kalmış olabilir dedi. Devamla: ... bana telefon ediyordu, şunu avukatlara ver diyordu ben de veriyordum."şeklinde beyanda bulunmuştur.
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, ticaret sicil kayıtları, vergi kayıtları, ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosya, ... 6. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı, ... 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya, ... 2. İcra Hukuk Mahkemesinin...Esas sayılı dosya, ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... 31. İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya UYAP sureti, davalı ...'e ait ticari defter ve belgeler dosyamız içerisine alınmıştır.
Dosya Mali müşavir, Ekonomist ve Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 28/09/2022 tarihli raporda; dava dışı ... şirketinin ticari defterleri ve mahkememizin ... ve... esas sayılı dosyalarına sunulan belgeler ve vergi dairesinden celp edilen kayıtlar da incelenmek suretiyle; davacı tarafından şirketin fesih ve tasfiyesinin talep edildiği, davaya konu şirket yönünden fesih ve tasfiye şartlarının oluştuğu, davacı ve davalı tarafın dava dışı şirkete sermaye borcunun bulunduğu, davacının başka bir çözüm kapsamında şirketten çıkma talebi varsayımıyla davacı tarafın talep edebileceği çıkma payının mevcut dosya kapsamında tespitinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Dosya yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 14/02/2023 tarihli ek raporda; dava dışı ... şirketinin ticari defterleri ve mahkememizin ... ve ... esas sayılı dosyalarına sunulan belgeler ve vergi dairesinden celp edilen kayıtlar da incelenmek suretiyle; kök rapordaki görüşümüzü değiştirecek bir hususun bulunmadığı, davacı tarafından şirketin fesih ve tasfiyesinin talep edildiği, davaya konu şirket yönünden fesih ve tasfiye şartlarının oluştuğu, davacı ve davalı tarafın dava dışı şirkete sermaye borcunun bulunduğu, davacının başka bir çözüm kapsamında şirketten çıkma talebi varsayımıyla davacı tarafın talep edebileceği çıkma payının mevcut dosya kapsamında tespitinin mümkün olmadığı, Davalı vekilinin ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... . sayılı dosyası, ... 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası, ... 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... e. ve...E. sayılı dosyaları yönünden bekletici mesele yapılaması yönünden taleplerinin Mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.
Dosya yeniden oluşturulan Mali Müşavir, Nitelikli Hesaplama Uzmanı ve Ticaret ve Rekabete Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 11/07/2025 tarihli raporda; hem kaydı öz varlığı ile borca batık olan şirketin rayiç değerleri (malların nerede 'olduğunun ispat edilemediği nazara alındığında stok kalemlerinin 0 olarak kabul edilmesi durumunda) bakımından da borca batık olacağı kabul edilmesi gerektiğini, davalı Sobek şirketinin 2015 yılı ticari defterlerinin 31.10.2019 tarihli olarak iş bu mahkemenin...E. Sayılı dosyasında sunulduğu, bununla ilgil Davalı şirket muhasebecisinin “muhasebe sözleşmesi mükellef tarafından 08.11.2019 tarihinde sona erdirildiği için 2019 yıl 31.10.2019 tarihihden sonra taraflarına hiçbir kayıt yapılmamış ve beyannameler verilmemiştir.” şeklinde beyanda bulunduğu, dava şirketin dosya kapsamına sunulan tasdiksiz ticari defterlerinin de 31.10.2019 tarihine kadar yazdırıldığı, davalı şirket ile ilgili vergi dairesinin resen terkin yapmış olduğu nazara alındığında şirketin devamlılık arz etmediği gibi faaliyetlerine devam etmediği şeklinde değerlendirilmesi gerektiği, dosyaya mübrez belgeler incelendiğinde davalı gerçek kişinin dava dışı ... ile hareket ederek rekabet yasağına aykırı hareket ettiğine dair bilgi belgeye rastlanılamadığı, dava dışı ...'nun tedbiren yetkilerinin alınmış olmasının davalının çıkarılması) için haklı sebebin varlığını ispata yarar olduğunun düşünülemediği, heyet mali üyesi yaptığı değerlendirmede; davacının davalı gerçek kişinin yetkisini kötüye kullanılarak yüklü miktarda mal alımı yaptığı ve şirketi zarara uğrattığı iddiasını yapmakla birlikte dosya kapsamında somut bir şekilde yetkisini kullanmak sureti ile şirketi zarara uğrattığı iddiasına dair yapılan inceleme ve dosya kapsamına göre herhangi bir tespiti yapılamamış olmakla birlikte şirketin mevcut durumda kira borcunu dahi ödeyebilecek kapasitesinin olmadığı şeklinde tespitte bulunduğu, hal böyle iken bu noktada dâ da haklı sebepten bahsetmenin mümkün olmadığı, alacağın kaynağının gerçek ticari ilişkiye dayanıp dayanmadığı noktasında dosya kapsamında yeterli bilgi bulunmadığı, alacağın gerçek bir ilişkiye dayanması durumunda ticari defterlerle alacaklı gözüken dava dışı ... Şirketinin alacağının tahsili amacıyla İcra Takibi başlatılmasında ortaklıktan çıkarılma için haklı sebep olarak değerlendirilmeyeceği, mali verilerle birlikte değerlendirildiğinde ... şirketinin likiditesinin tahliyeyi önleyebilecek kapasitede olmadığının kabulünün gerektiği tespit edildiği, yukarıda da ifade edildiği üzere; davacının davalı gerçek kişinin yetkisini kötüye kullamlarak yüklü miktarda mal alım| yaptığı ve şirketi zarara uğrattığı iddiasını yapmakla birlikte dosya kapsamında somut bir şekilde yetkisini kullanmak sureti ile şirketi zarara uğrattığı iddiasına dair yapılan inceleme ve dosya kapsamına göre herhangi bir tespiti yapılamadığı, hal böyle olunca vuku bulan bu durumun ortaklıktan çıkarılma için haklı sebep olarak değerlendirilmeyeceği kanaatine varıldığı, Mahkemete, şirketin kira borçlarını dahi ödeyemeyecek olduğu tespitinden yola çıkılarak davalının ortaklıktan çıkarılmasının uygun olacağı kanaatine varılır ise; davalının TTK 640. Maddesi kapsamında çıkarılmasının gündeme gelebileceği, davacının TTK 640/1 kapsamında davalı gerçek kişinin çıkarılması talebinde bulunamayacağının mütalaa edildiği, davacının, davalı gerçek kişinin çıkarılmasını talep ederken; davalı şirketin feshini talep ettiği, ancak davacının dava dilekçesinde çıkma talebinde bulunduğunun görülemediği, davacının açıklamasının takdirinin Mahkemeye ait olduğu, yukarıda çıkarılma başlığı altında incelenen sebeplerin haklı sebep olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği görüşünün fesih başlığı için de geçerli olduğu, mali açıklamalar ve yukarıda anıları karar ile birlikte değerlendirildiğinde davalı şirketin feshine gidilebileceği düşünüldüğü belirtilmiştir.
Dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 08/04/2026 tarihli ek raporda; davacının TTK 640/1 kapsamında davalı gerçek kişinin çıkarılması talebinde bulunamayacağı yönündeki görüşümüzün muhafaza edildiği, ileri sürülen iddiaların haklı sebebin varlığını ispata yarar olduğunun düşünülemediğine yönelik kök rapordaki görüşlerimizin muhafaza edildiği, şirketin borca batık olması halinde davalı şirketin feshine gidilebileceği düşünüldüğü yönündeki görüşlerimizin korunduğu, dosya kapsamındaki ticari defterler, celp edilen vergi dairesi kayıtları ve taraflarca sunulan belgeler çerçevesinde yapılan mali incelemelerde; taraf itirazlarını destekleyecek nitelikte yeni, somut bir veri sunulmadığı, bu nedenle itirazların kök raporda ulaşılan mali tespit ve değerlendirmeleri değiştirecek mahiyette olmadığı, özellikle dava dışı şirketlere ait ticari defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle karşılaştırmalı inceleme imkânının bulunmadığı, bu durumun mali analizleri sınırladığı, ancak dosyada mevcut veriler itibariyle şirketin mali yapısına ilişkin ulaşılan sonuçları değiştirecek nitelikte farklı bir tespit ve kanaat oluşturulmasını gerektirecek yeterli veri bulunmadığı, bu çerçevede, mevcut dosya kapsamı ile sınırlı yapılan mali değerlendirmeler sonucunda, taraf itirazları doğrultusunda kök rapordaki mali tespitlerin değiştirilmesini gerektirir bir husus bulunmadığı belirtilmiştir.
Eldeki davada davacının iki talebi bulunmaktadır. Birincisi davalı ortağın şirketten çıkarılması ve bunun sonucu olarak da şirketin feshi.
Bilindiği üzere TTK 640/3. Maddesine göre limited şirketin ortağının ortaklıktan çıkarılmasını ancak şirket talep edebilir; diğer ortak bu talepte bulunamaz. Bunun için ise TTK 640/1. ve 616/h maddelerine göre genel kurulun karar alması da gerekir. Somut olayda iki ortaklı bir limited şirket söz konusu olduğundan, bu minvalde genel kurul kararı alınması fiilen mümkün olmadığından, davacının doğrudan şirkete karşı fesih davası açması gerekirken aynı davada davalı ...'ya karşı çıkarma talep etmesi yerinde olmamıştır. Zira diğer talep olan fesih davası için ortakların davalı olmasına gerek olmayıp, fesih davasında davalı olarak şirket tüzel kişiliğinin davalı gösterilmesi gerekli ve yeterlidir. Bu sebeple davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Şirketin feshi talebine gelince;
Eldeki dava basit yargılama usulüne tabi olup, dilekçeler teatisi aşamasında her iki tarafın da birer defa dilekçe verme hakkı bulunmaktadır. Dolayısı ile davacı dava dilekçesinde fesih sebebi olarak hangi vakıalara dayanmışsa, taleple bağlılık ilkesi gereği sadece bu vakıaların tahakkukuna dair inceleme yapılması mümkündür. Bu minvalde mahkememizce ticaret sicil kayıtları, icra dosyaları, vergi kayıtları, kurum kayıtları, ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılmış ve tanıklar dinlenmiştir.
Davacı dava dilekçesinde de ifade ettiği üzere dava dışı ... şirketinin ortağı ve yetkilisi davalının eşi olup, bu şirketin davalı şirkete ürün tedarik etmesi davacının da baştan istediği bir husustur. Yani davalı, davacıdan gizli ya da örtülü olarak eşinin şirketi ile iş yapmamıştır.
Ne var ki, bilirkişi raporları ile sabit olduğu üzere, davalı şirket kiralarını dahi ödeyemez hale geldiği halde, davalı şirkete dava dışı ... şirketinden yüklü mal alımları yapıldığı görülmektedir. Bu mal alımlarına karşılık şirkette yüksek satışlar olmamıştır. Buna rağmen dava dışı şirketten mal aldırılarak borçlandırıldığı görülmüştür. Bu borçlandırılmanın neticesinde, dava dışı ... şirketi tarafından davalı şirkete hacizler tatbik edilerek şirketin hareket edemez hale gelmesine sebebiyet verildiği anlaşılmaktadır. Bu sebeple davalının, dava dışı .... yetkilisi eşi ile birlikte hareket ederek davalı şirketin mahvına sebebiyet vermeye çalıştığı kanaatine ulaşılmıştır. Bu sebebe dayalı olarak davacının fesih talep edebileceği kanaatine ulaşılmıştır.
Öte yandan daha evvelden davalı tarafından davacı aleyhine de mahkememizin... E sayılı davası ile şirket müdürünün sorumluluğu sebebiyle tazminat davası ikame edildiği görülmektedir. Bu yargılama hala devam etmektedir. Ayrıca şirketin fiilen de mevcudiyetini devam ettirmediği tarafların kabulündedir. Anılan yargılamalardan ve icra takiplerinden, şirketin fiilen sona ermesinden, tarafların iki kişi ortaklı işbu limited şirketi birlikte sürdüremeyecekleri sonucuna ulaşılmış olup, genel olarak feshin kaçınılmaz olduğu sonucuna da varılmıştır.
Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
-Davalı ... aleyhine açılan çıkarma davasının REDDİNE,
-Davalı ... şirketi aleyhine açılan fesih ve tasfiye davasının KABULÜNE,
... Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ... sicil numarası ile kayıtlı davalı .... ŞTİ'nin fesih ve tasfiyesine,
-Tasfiye memuru olarak bilirkişi listesinden ...'ın tayinine,
-Bilirkişiye ücretiyle göreve başlaması hususlarının kararın kesinleşmesinden sonra ek karar ile hüküm altına alınmasına,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan daha önce alınan 54,40 TL 'nin mahsubu ile bakiye kalan 677,60 TL'nin Davalı ... ŞTİ.'den alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin Davalı ....LTD ŞTİ.'den alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine,
4- ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak ilgili davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL peşin/nisbi harcı, 57.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 647,35 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 57.701,75 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 28.850,87 TL'sinin davalı ... LTD ŞTİ.'den alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.03/06/2026