İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin çek hesabının bulunduğu ... bank ... Şubesi 31/12/2020 tarihinde müvekkilinin bir çekin takasta olduğunu müvekkile bildirdiğini. Ancak bir disiplinle ticari hayatını takip eden müvekkilin ilk etapta böyle bir çekinin bulunmadığını düşündüğünü teyit maksatlı muhasebe personeline 31/12/2020 ödeme tarihli çekin var olup olmadığını sorgulamadığını, netice itibari ile müvekkil o tarihte ödemeyi planladığı bir çekinin bulunmadığının netleştiğini, 04/01/2021 tarihinde ise böyle bir çekin keşide edilmediğini, takas sırasında görüntüsü gelen çekteki imzanın müvekkile ait olmadığını, herhangi bir işlem yapılmaması gerektiğini ifade ettiğini ancak banka tarafından karşılıksız işlemi yapıldığını çeki ibraz eden şahsın davalı ... olduğunu banka tarafından bildirildiğini, müvekkilin, ihtiyati haciz ve cebri icra tehdidi altında olduğundan bu sebeple menfi tespit davası açmak zorunluluğu hasıl olmakla, müvekkilinin keşide etmediği ... seri numaralı 50.000 TL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile dava dilekçesinin kabulüne davalının kimlik ve adres bilgilerinin bankadan temin edilmesi ile eksikliğin bu yolla giderilmesine ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
... bank ... Şubesine ait dava konusu edilen çek bankaya ibraz edenin kimlik bilgileri ile çek görüntüsünün celbi talep edilmiştir. Gelen yazı cevabında çeki ibraz edenin Anne adı ..., Baba adı ... Nüfusuna kayıtlı ... adresinde oturan T.C. No: ... olan ... olduğu anlaşılmıştır.
6102 s. TTK'nun 5/A maddesine göre; "Bu Kanunun 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."
Davacı, arabuluculuk son tutanağını dava dilekçesine eklemeden eldeki davayı açmıştır. Dava dilekçesi içeriğinden de arabulucuya başvurduğu anlaşılmamıştır.
Türk Ticaret Kanunu MADDE 5/A- (Ek: 6/12/2018-7155/20 md.) " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü ihtiva etmektedir.
Buna göre ; Mahkememiz 07/01/2021 tarihli tensip tutanağının 20. Maddesi uyarınca 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. Fıkrası uyarınca arabuluculuk son tutanağının mahkemeye sunulması için davacı vekiline BİR HAFTALIK KESİN SÜRE verilmesine, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarı davacı vekiline tebliğ edilmiş olmasına rağmen davacı vekilince belirlenen süre içerisinde arabuluculuk son tutanağının mahkememize sunulmamıştır.
Eldeki dava menfi tespit davasıdır. Eldeki davada TTK md. 5/A hüküm gereğince arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Davacı vekili tebligata rağmen Arabuluculuk son tutanağını ibraz etmediğinden, arabulucuya başvurmadan işbu davayı açtığı kabulle, Mahkememizde açılan davada arabuluculuğa başvurmanın dava şartı olması sebebi ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
1- Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine,
2- Harçlar yasası gereğince alınması gereken 59,30 TL harcın, peşin alınan 85,39 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 26,09 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,
4- Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5- Fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tensiben karar verildi. 25/01/2021