ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/739 Esas - 2022/1020
ADANA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil ... ile davalı- borçlu ... arasında akaryakıt alımına ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin firma tarafından akaryakıt alımına ilişkin olarak keşide edilen faturanın davalı -borçlu tarafından ödenmediğini, müvekkil adına vekaleten alacağın tahsili için 30.09.2020 tarihinde Mersin 2. İcra Dairesi 2020/... E. Sayılı esas numarasıyla icra takibi başlatıldığını, takibe borçlunin itiraz ettiğini ve icra takibinin durdurulduğunu, davalı borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı -borçlunun müvekkili şirketten takip konusu faturanın kapsamında akaryakıt temin ettiğini ve akaryakıt bedelini müvekkili şirkete ödemediğini, müvekkil tarafından eksiksiz verilen akaryakıtın karşılığı olarak keşide edilen faturadaki bedelin müvekkile ödenmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile, Mersin 2.İcra Dairesi 2020/... E.sayılı dosyasındaki borçlunun itirazının iptali ve takibin devamı ile asıl alacağın takip tarihi itibariyle reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalı borçlu hakkında, alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasının 03/02/2022 tarihli celsede işlemden kaldırıldığı ve davacı vekilinin talebi üzerine yeniden işleme alındığı ve yeni duruşma gün ve saatinin taraf vekillerine tebliğ edildiği, davacı vekilinin 25/10/2022 tarihindeki celsede hazır bulunduğu, duruşma gün ve saatini bilmesine rağmen davacı ve/veya vekili tarafından 10/11/2022 tarihli celseye katılım sağlanmadığı, hazır bulunan davalı vekilinin de davayı takip etmediğini belirttiği anlaşılmıştır.
28/02/2018 tarih ve 7101 sayılı Kanunun 61. Maddesinde "13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “(2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.
Davanın, itirazın iptali davası olduğu, 01/10/2021 tarihinde açıldığı ve dava değerinin 1.631,07 TL olduğu, davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nun 320/4. Maddesinde "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamından; davacı ve/veya vekili tarafından dava dosyasının 03/02/2022 tarihinde işlemden kaldırılması ve yenilenmesinin ardından 10/11/2022 tarihli celseye katılım sağlanmadığı anlaşıldığından taraflarca geçerli bir mazeret olmaksızın takip edilmeyen basit yargılama usulüne dosyanın,, HMK'nun 150/6. Maddesi gereğince ve HMK'nun 320/4. Maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Alınması gereken 80,70 TL harcın, peşin alınan 59,30 TL harçtan mahsubu ile bakiye 21,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-7155 sayılı kanun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A Maddesinin 11. fıkrası gereğince suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabulucuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. 10/11/2022