KARAR NO: 2022/1068
BAŞKAN: ...
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
DAVACI: ... ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: .... LTD. ŞTİ. - ...
VEKİLİ: ... - ...

Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "... Mah. ... Bl. No: 355 .../Mersin" adresinde bulunan taşınmazın maliki olup, bu taşınmaz üzerinde tuzlu su isale hattı yapımı işleri kapsamında dava dışı yüklenici ... A.Ş. ile 06/09/2017 tarihli eser sözleşmesi akdedildiğini, yüklenici şirket tarafından müvekkili ile akdettiği eser sözleşmesi kapsamındaki bir kısım işlerin alt yüklenici sıfatıyla davalı şirket tarafından yapılması maksadıyla davalı şirket ile aralarında 19/09/2017 tarihli alt yüklenicilik sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin bu alt yüklenicilik sözleşmesinde taraf olmadığını, 18/02/2019 tarihinde yüklenici ... A.Ş. tarafından gönderilen ihtarname ile davalı şirketin sözleşme konusu yükümlülüklerini yerine getirmemesi, şantiyede devam etmekte olan işin durması gerekçe gösterilerek alt yüklenicilik sözleşmesini feshettiklerini, bu sözleşmenin feshinden sonra müvekkilinin davalı şirket ile aralarında hiçbir hukuki ilişki bulunmamasına rağmen, davalının alt yüklenicilik sözleşmesi ve 19/01/2018 tarihinde gerçekleşen iş kazasına istinaden yaptığı 380.000,00 TL ödeme sebebiyle alacaklı olduğu iddiasını Adana 11.Noterliğinin 28/02/2019 tarihli ihtarname ile müvekkiline de yönelttiğini ve iş bu alacağına istinaden mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan inşaat malzemeleri ile 54 km.'lik şantiye sahasına el koyduğunu, bu müdahalenin sona erdirilmesi için yapılan tüm çağrıları reddettiklerini, davalının mülkiyeti müvekkiline ait olan taşınırlar üzerinde hapis hakkını kullandığını belirterek, haksız müdahalesini sürdürmesi karşısında şantiye sahasında işin durma noktasına geldiğini, bunun üzerine müvekkilinin Tarsus 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/... E. Sayılı dosyası ile müdahalenin önlenmesi davası açıldığını, ayrıca müdahalenin tespiti amacıyla Tarsus 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/... D.İş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını, 06/09/2017 tarihli eser sözleşmesinin "Sigorta" başlıklı 23.maddesine göre sigorta yapılmasına dair işlerin tamamının yüklenicinin sorumluluğunda olduğunu, bu maddede müvekkilinin denetim yükümlülüğüne dair bir düzenleme bulunmadığını, müvekkili şirket ile davalı alt yüklenici arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığından, davalının müvekkili şirketten alacaklı olmasının hukuken mümkün olmayacağını belirterek, müvekkilinin 19/09/2017 tarihli alt yüklenicilik sözleşmesinden dolayı davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile davalı tarafından " Tuzlu Su İsale Hattı Yapım İşleri Sözleşmesi" başlıklı 06/09/2017 tarihli eser sözleşmesinin 23.maddesine aykırılık sebebiyle müvekkilinden talep edilen 380.000,00 TL'den borçlu olmadığının ve davalının müvekkili şirkete karşı hapis hakkı bulunmadığının tespitine, davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak fiilen kullanılan hapis hakkının kaldırılmasına, davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından aynı konu ve aynı gerekçelerle açılan Tarsus 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/... E. 2021/... K. Sayılı dosyasında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini ve verilen kararın kesinleştiğini, bu sebeple derdestlik itirazında bulunduklarını, ayrıca dava dilekçesinde bahsedilen ihtarname konusu alacağın İş Hukukundan kaynaklandığını, bu nedenle İş Mahkemelerinin görevli olacağını, müvekkilinin dava konusu ile ilgili herhangi bir icra takibi veya dava olmadığını, cebri icra tehdidi bulunmadığını, bu nedenle davacının iş bu davada hukuki yararının bulunmadığını, davacının ihale ve sözleşmesi kapsamında Alt-üst işveren nedeniyle sorumluluğu bulunduğundan ve yine sözleşme gereğince iş kazası sigortası yapılması ve denetlenmesi konusundaki hukuki sorumluluğunu yerine getirmediğinden ağır kusurlarından dolayı ödenen tazminatlardan hukuken sorumlu olduğunu, bu sigorta yapılmış olsa idi müvekkilinin bu parayı ödemek zorunda kalmayıp, sigorta şirketinin ödemeyi yapacak olduğunu, ancak davacı şirketin üst işveren olarak bu konudaki hukuki sorumluğunu yerine getirmediğini, müvekkilinin iş kazasından dolayı talep sahiplerine ödeme yapmak zorunda kaldığını, davacı iş bu tazminatı ödemekten kaçındığı için haklı nedenlerle müvekkilince ihtarname gönderildiğini belirterek, usul ve yasaya aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; 15/04/2019 tarih 2019/... E. 2019/... K. Sayılı ilamı ile dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı vekilince kararın istinaf edilmesi üzerine Adana BAM 6.H.D.'nin 09/06/2020 tarih 2019/... E. 2020/... K. Sayılı ilamı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmiş, davacı vekilince BAM kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 15.H.D.'nin 15/03/2021 tarih 2020/... E. 2021/... K. Sayılı ilamı ile "Menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvuru, dava şartı olarak kabul edilmeyeceği" gerekçesi ile Adana BAM 6.H.D.'nin 09/06/2020 tarih 2019/... E. 2020/... K. sayılı kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiş ve dosya mahkememize gönderilerek, mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememizce Yargıtay 15.H.D.'nin 15/03/2021 tarih 2020/... E. 2021/... K. Sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Tarsus 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/... E., Tarsus 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/... D.İş, Elbistan İş Mahkemesinin ... E. sayılı dosyaları ve davacı ile dava dışı şirket arasında akdedilen 06/09/2017 tarihli sözleşme ve davalı şirket ile dava dışı yüklenici arasında akdedilen 19/09/2017 tarihli alt yüklenicilik sözleşmesi celp edilmiş ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mali Müşavir ... ve Hesap Bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 12/09/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda; davaya konu olayda davacı şirket ile dava dışı yüklenici ... İnş. Tic. A.Ş. Arasında Tuzlu Su İsale Hattı Yapım İşleri sözleşmesi başlıklı 06/09/2017 tarihli ; dava dışı yüklenici ... İnş. Tic. A.Ş. İle davalı şirket arasında da 19/09/2017 tarihli alt yüklenicilik sözleşmesi akdedildiği, alt yüklenici davalı şirketin 19/01/2018 tarihinde gerçekleşen iş kazasına istinaden yaptığı 380.000 TL'yi davacı ve dava dışı ... İnş. Tic. A.Ş.'dan talep ettiği, ödeme yapılmayınca davacı şirkete ait şantiyede inşaat malzemeleri ile 54 km.lik şantiye sahasına el koyduğunu ve hapis hakkı kullandığını ihtarname ile bildirdiği,
Davacı şirket ile dava dışı yüklenici ... İnş. Tic. A.Ş. arasında Tuzlu Su İsale Hattı Yapım İşleri Sözleşmesi ve ... İnş. Tic. A.Ş. İle davalı ... Ltd. Şti. Arasında akdedilen sözleşmeler incelendiğinde, davalı şirketin alt yüklenici olarak imzaladığı sözleşmede sözleşmenin tarafı olmayan davacı şirkete iş güvenliği önlemleri ve sigorta yaptırma yükümlülüğü getiren bir hükme rastlanmadığı, davalının imzaladığı sözleşmeyle iş güvenliği önlemlerini almayı ve iş kazasından doğacak zararı tazmin etmeyi üstlendiğinin tespit edildiği, davacı şirketin yükleniciyi denetlemediği gerekçesiyle meydana gelen iş kazası sebebiyle davalı karşısında sorumlu tutulup tutulmayacağı hususunun takdirinin mahkemeye ait olacağı,
Hapis hakkının Türk Medeni Kanunun 950/1 hükmünde düzenlendiği, davaya konu olayda davalı şirketin davacı şirket karşısında alacağının mevcut olduğu hususunda bir tespit yapılamadığından hapis hakkının mevcudiyeti hakkında bir kanaate varılamadığı belirtilmiştir.
Dava, İİK 72. Maddesine dayanan menfi tespit ve hapis hakkının kaldırılması davasıdır.
Somut olayda; davacı şirket ile dava dışı yüklenici ... İnş. Tic. A.Ş. Arasında 06/09/2017 tarihli "Tuzlu Su İsale Hattı Yapım İşleri Sözleşmesi " imzalandıktan sonra davalı ... Ltd. Şti. İle dava dışı yüklenici ... İnş. Tic. A.Ş. arasında 19/09/2017 tarihli Alt Yüklenicilik Sözleşmesi imzalanmıştır. Alt yüklenici olan davalı şirket 19/01/2018 tarihinde gerçekleşen iş kazasına istinaden yaptığı 380.000 TL ödemeyi, davacı ve dava dışı yüklenici ... İnş. Tic. A.Ş.'den talep etmiş, ödeme yapılmayınca davacı şirkete ait şantiyede inşaat malzemeleri ile 54 km.'lik şantiye sahasında hapis hakkını kullandığını ihtarname ile bildirmiştir. Bunun üzerine davacı şirkette eldeki menfi tespit davası ile hapis hakkının kaldırılması talebinde bulunmuştur.
Davalı şirket ile dava dışı yüklenici arasında imzalanan 19/09/2017 tarihli alt yüklenicilik sözleşmesinin 13.maddesinde; iş kazası nedeniyle oluşan tüm zarar ve tazminatlardan, alt yüklenici konumundaki davalı şirketin sorumlu olacağı öngörülmüştür. Ayrıca alt yüklenici işyerinde iş güvenliği ve işçi sağlığı ile ilgili tüm tedbirleri almakla ve bunların uygulanmasını takip etmekle yükümlü olduğu için işçilerin uğradığı iş kazası dolayısıyla doğacak tüm hukuki ve cezai sorumluluğun alt yüklenici konumundaki davalı şirkete ait olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle davalının imzalamış olduğu alt yüklenici sözleşmesi ile iş güvenliği önlemlerini almayı ve iş kazasından doğacak tüm zararları tazmin etmeyi üstlendiği anlaşılmıştır. Yine alt yüklenicilik sözleşmesinin 17.maddesinde, sigorta yapma yükümlülüğünün dava dışı ... İnş. Tic. A.Ş. Tarafından üstlenildiği, davacı şirkete sözleşme kapsamında sigorta yapma yükümlülüğü getiren bir hüküm bulunmadığı tespit edilmiştir.
Tüm bu tespitler nedeniyle davalının alt yüklenici sıfatıyla imzaladığı sözleşme ile iş güvenliği önlemleri almayı ve iş kazasından doğacak zararı tazmin etmeyi üstlendiği, dava dışı yüklenici tarafından da iş makinelerinin sigortalanması yükümlülüğünün üstlenildiği, davacı şirkete bu sözleşmeler kapsamında herhangi bir yükümlülük yüklenmediği anlaşıldığından, davaya konu iş kazası nedeniyle davacının davalıya herhangi bir borcu bulunmadığı kanaatine varılarak, menfi tespit davasının kabulüne karar verilmiştir.
Davalının davaya konu sözleşmeler kapsamında davacıdan alacaklı olmadığı anlaşıldığından, T.M.K.'nun 950/1.maddesi uyarınca hapis hakkı da bulunmamaktadır. Ancak yargılamanın devamı sırasında davalı tarafından hapis hakkının kullanılmasından vazgeçildiği anlaşıldığından, fer'i nitelikteki bu talebin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-DAVANIN KABULÜ ile; davacının 06/09/2017 tarihli "Tuzlu Su İsale Hattı Yapım İşleri Sözleşmesinin 23.maddesi kapsamı ve 19/09/2017 tarihli Alt Yüklenicilik Sözleşmesi" nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,
Hapis hakkının kaldırılmasına ilişkin fer'i nitelikteki talebin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,

2-Alınması gereken 25.957,80 TL karar harcından, peşin alınan 6.489,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.468,35 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 56.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

4-Davacı tarafından yapılan 6.489,45 TL peşin harcın tamamının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvuru harcı, 519,10 TL tebligat/posta gideri, 28,20 TL müzekkere gideri ve 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.591,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

6-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. 23/11/2022