ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/168 Esas - 2023/9
ADANA
Tazminat Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'in 01.02.2010 tarihinde, ... yönetiminde ve sürücüsü ... olan, yolcu taşımacılığı yapan ... plakalı aracın yolcusu iken bu aracın karşı yönden gelen ... Şti.’ye ait ... yönetimindeki ... plakalı araç ile karıştığı Kadirli-Adana Karayolu üzerindeki ... Mevkiide meydana gelen tarfik kazası sonucu yaşamını yitirdiğini, müvekkillerden ...'in müteveffanın babası ...'in ise annesi olduğunu, müteveffa ...'in vefatından önce Öğretmenlik Fakültesini bitirmiş öğretmen olarak atama beklemekte olup, vefatında 25 yaşında ve bekar olduğunu, söz konusu kazada, kazaya karışan araç sürücülerinin kusurlu davranışı sonucu, müteveffanın vefatı nedeniyle anne ve babası olan müvekkillerin, çocuklarının desteğinden yoksun kaldığını, müteveffanın içinde bulunduğu ... plakalı aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sigorta Poliçesi davalı ... A.Ş.’nin 16.06.2009 başlangıç tarihli ... no.lu poliçesi ile yapıldığını, kazaya sebebiyet veren ... plaka no.lu aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ... A.Ş.’nin 13.01.2010 başlangıç tarihli ve ... no.lu poliçesi ile yapıldığını, ... A.Ş.’ye ve ... A.Ş.’ye Adana 1. Noterliğinin 13.04.2010 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile destekten yoksun kalma tazminatının giderimi konusunda ihtarname çekildiğini, ancak müvekkillere herhangi bir ödeme yapılmadığını, söz konusu kaza ile ilgili olarak Ceyhan 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/... E. sayılı dosyasından davalının oğlu aracı kullanan ...'nın cezalandırıldığını, müvekkillerinin zamansız kayıpları ile maddi ve manevi zarara uğradıklarını, aynı zamanda çocuklarının desteğini de kaybettiklerini, davalı sigorta şirketlerince de ödeme yapılmadığından fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/... E. Sayılı dosyasından dava açıldığını ve 30.06.2020 tarihli 2020/... K. Sayılı kararı ile karar verildiğini, Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/... E. Sayılı dosyasından yapılan ıslahtan sonra yeniden bilirkişi raporu alındığını, söz konusu 03.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili ... için ... A.Ş. yönünden 58.236,13. TL. Hesaplandığını ancak mahkemece 44.059,29.TL. lik kısmının kabul edildiğini, yine söz konusu 03.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda Müvekkil ... için ... A.Ş. yönünden 61.893,09. TL. Hesaplandığını ancak mahkemece 50.150,26.TL. lik kısmı kabul edildiğini, bu nedenle müvekkillere ödenmesi gereken tazminat 2. Islah imkanı olmadığından dava miktarına kadar hükmedildiğini, bilirkişi raporunda hesaplanandan daha düşük miktara hükmedilmesi nedeniyle 03.02.2020 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda eksik hükmedilen ... için 14.176,84.TL ve ... için 8.168,02.TL olmak üzere toplam 22.344,86. TL.destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiklerini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 16.12.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; ... yönünden 15.659,07 TL artırarak 29.835,91 TL. ve ... yönünden 42.786,52 TL artırarak 50.954,54 TL olarak toplam 80.790,45.-TL olarak belirlemişlerdir.
Davalı sigorta vekili mahkememize sunmuş olduğu dilekçesinde, öncelikle davada zamanaşımı itirazlarının olduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından davacılar lehine Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/... Esas sayılı ilamı doğrultusunda davacılar lehine ödeme yapıldığını, müvekkili şirket sigortalısı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/... E, 2020/...K sayılı ilamına binaen açılmış ek davadır.
Mahkememizce yapılan yargılamada, Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/...E, 2020/...K sayılı dava dosyası işbu dosya arasına alınmış, kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/...E, 2015/...K sayılı ceza dosyası işbu dosya arasına alınmış, dosyanın sürücü ... aleyhine mahkumiyetle sonuçlanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Kazaya karışan aracın tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya getirtilmiş, davacının ekonomik ve sosyal durumları araştırılmıştır.
SGK tarafından davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı bildirilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi olarak tayin edilen bilirkişi ...'ın 21.02.2022 tarihli kök raporunda; Ceyhan 1.Asliye Hukuk Mahkemesin 2019/... E -2020/...K sayılı dosyasında bulunan Yargıtay 17. HD' nin E: 2016/... K: 2019/...k sayılı bozma ilamının davacı açısmdan usuli kazanılmış hak olup olmadığı yönünde tespit yapılamamış olup 30.06.2020 karar tarihindeki veri ve hesaplama unsurları dikkate alınarak PMF-1931 yaşam tablasu kullanılmak suretiyle yapmış olduğum hesaplama neticesinde;
TAZMİNAT TUTARI
DAVACI BABA ...
72.391,42 TL
DAVACA ANNE ...
87.916,22 TL
Bakiye tazminat tutarının hesap edildiği,
Davalı ...'nın hesaplanan bakiye tazminat tutarlarının tamamından 01.02.2010 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumluluğunun bulunduğu,
Davalı ... A.Ş 'nin ZMMS kişi başına ölüm ve sakatlarıma poliçe limitinin '175.000 TL olduğu, Ceyhan Asliye hukuk mahkemesi dosyasından hüküm altına alınan ve hesaplamış olduğum bakime tazminat tutarı toplamının poliçe limitini aştığı, davalı sigorta şirketinin 80.790,45 TL. bakiye poliçe limitinden sorumluluğunun bulunduğu bu nedenle davalı ... A.Ş'nin: davacı ... yönünden 44.233,68$TL, davacı ... yönünden 36.556,77 TL. olmak üzere taplam 80.790,45 TL'den sorumluluğunun bulunduğu yönünde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi ...'ın 11.10.2022 tarihli ek raporunda; davalı ...'nın:
Davacı ... yönünden 224.511.50 TL,
Davacı ... yönünden 131.465,91 TL olmak Üzere toplam 355.976,91 TL'nin tamamından 01.02.2010 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumluluğunun bulunduğu, davalı ... A.Ş'nin ZMMS kişi başına ölüm ve sakatlanma poliçe limitinin 175.000 TL olduğu, Ceyhan Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasından hüküm altına alınan ve hesaplamış olduğum bakiye tazminat tutarları toplamının poliçe İimitini aştığı, davalı sigorta şirketinin 80.790,45 TL bakiye poliçe limitinden sorumluluğunun bulunduğu bu nedenle davalı ... A.Ş'nin:
Davacı ... yönünden 50.954,54 TL
Davacı ... yönünden 29.835,91 TL olmak üzere toplam 80.790,45 TL' den 29.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumluluğunun bulunduğu yönünde görüş bildirmiştir.
6098 Sayılı TBK'nun 53-3 maddesi gereğince; ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar ölüm halinde talep edilebilecek zararlar arasında sayılmıştır.
2918 Sayılı KTK'nun 85-1 maddesinde, işletenin kusursuz sorumluluğu düzenlenmiş, 91.1 maddesinde; "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü getirilmiştir. Devam eden maddelerde ise zorunlu trafik sigortasının kapsamı düzenlenmiştir.
ZMSS, motorlu bir aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitlerle sigortalamaktadır.
Destek kavramının, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini ifade ettiği, eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçekleşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimsenin destek sayılacağı, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişinin destek sayılacağı, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmeyip bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı açıktır.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; destekten yoksun kaldığını iddia eden davacılar, müteveffanın annesi ve babası olup, müteveffanın kaza tarihi itibariyle eğitim fakültesi mezunu olduğu, vefatında 25 yaşında ve bekar olduğu, söz konusu kazada, kazaya karışan araç sürücülerinin kusurlu davranışı sonucu, müteveffanın vefatı nedeniyle anne ve babası olan davacıların, çocuklarının desteğinden yoksun kaldığı, maddi ve manevi zarara uğradıkları, davalı sigorta şirketlerince de ödeme yapılmadığından Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/... E. Sayılı dosyasından dava açıldığı ve 30.06.2020 tarihli 2020/... sayılı kararı ile karar verildiği, Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/... Esas sayılı dosyasından yapılan ıslahtan sonra yeniden bilirkişi raporu alındığını, söz konusu 03.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili ... için ... A.Ş. yönünden 58.236,13. TL hesaplandığını ancak mahkemece 44.059,29.TL. lik kısmının kabul edildiği, 03.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda davacı ... için ... A.Ş. yönünden 61.893,09. TL hesaplandığı, mahkemece 50.150,26.TL. lik kısmın kabul edildiği, davacılara ödenmesi gereken tazminat 2. ıslah imkanı olmadığından dava miktarına kadar hükmedildiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacı ... yönünden 50.954,54 TL, davacı ... yönünden 29.835,91 TL olmak üzere toplam 80.790,45 TL' den 29.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumluluğu bulunduğu kanaatine varıldığı,
Davalı taraf ısrarlı şekilde Zamanaşımı İtirazında ve Usuli Kazanılmış Hak İddiasında bulunmuş ise de;
Karayolları Trafik Kanunu 109. Maddesi; "Zamanaşımı: Madde 109 – Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir."
5237 Sayılı TCK 66:" (1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl geçmesiyle düşer." amir hükmü nedeni ile, olayın 01.02.2010 tarihinde meydana geldiği, davanın ise dava dilekçesine ekli harç makbuzundan 21.04.2021 tarihinde açıldığı 15 yıllık sürenin henüz dolmadığı anlaşıldığından davalı tarafın zamanaşımı defi savunmasına önem verilmeksizin yargılamaya devam edilmiştir.
Davalı tarafın usuli kazanılmış hak iddiası ise, bir mahkemenin Yargıtay dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK). Eldeki dava bozma sonrası rapor ile tespit edilen kaleme ilişkin ek dava olup, usuli kazanılmış hakkın konusunu oluşturmamaktadır. Zira, usuli kazanılmış hak yarattiği iddia edilen bozmaya ilişkin Yüksek Mahkeme Kararında bozmadan önce belli olmayan bir alacak kalemi usuli kazanılmış hakkın konusunu oluşturmayacağından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş,
Gerekçeli kararın karar başlığında davalılar olarak, ... A.Ş. Ve ... yer almış ve kanun gereği müşterek müteselsil olarak kusursuz sorumlulukları bulunan davalıların, hükümde sehven davalı olarak geçtiği anlaşıldığından, hükümde geçen "29.835,91 TL'nin 29.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklindeki kısmın, "29.835,91 TL'nin 29.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine,", "50.954,54 TL'nin 29.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ilişkin olan kısmının ise "50.954,54 TL'nin 29.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde resen HMK 304 maddesi kapsamında düzeltilmesine karar verilmiştir.
Davanın kabulü ile;
1-) Davacı ...'in destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulü ile;
29.835,91 TL'nin 29.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-) Davacı ...'in destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulü ile;
50.954,54 TL'nin 29.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-) Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 5.518,79 TL den peşin alınan 381,60 TL harcın ve ıslah harcı 1.000,00 TL olmak üzere toplam 1.381,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.137,19 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-) AAÜT gereğince hesaplanan 12.926,47 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
5-) Davacının yapmış olduğu 1.152,00 TL yargılama gideri ile peşin harç ve ıslah harcı olarak ödenen 1.381,60 TL harcı olmak üzere toplam 2.533,60 TL'nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
6-) Ara buluculuk bürosu tarafından ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı kanuna göre davalılardan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
7-) Fazla yatan avans var ise Adalet Bakanlığı HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, karar kesinleştikten sonra talep sahibine elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığı ile adreste ödemeli gönderilmesine, (gönderme masrafının avanstan karşılanmasına),
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe veya zabıt katibine yapılacak beyanla Adana İstinaf Mahkemesi’nin ilgili dairesine gönderilmek üzere Mahkememize yapılacak olan istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/01/2023