KARAR NO: 2023/24
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: ... - ... ...
VEKİLİ: ... - ...

Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Adana Ticaret Sicilinde ... sicil numarası ile kayıtlı ... ve teknolojileri San. Ve Tic. A.Ş 'nin %49 oranında paydaşı ve Yönetim Kurulu üyesi iken 05/12/2018 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini, iki ortaklı şirketin ana sözleşmesine göre; yönetim kurulunun en az iki üyeden oluşması gerektiğini, müvekkilinin istifasının ardından yönetim kurulu diye bir kavramın kalmadığını, davalı şirketin usulsüz oluşturulmuş Yönetim Kurulu tarafından yapılan çağrısı üzerine düzenlenen ve 2020 yılı hesap dönemine ilişkin 16.04.2021 tarihinde yapılan birinci genel kurulda ertelenen "finansal tabloların görüşülmesi" nin TTK 420 gereği ertelenmesi üzerine yapılan (2020 yılı hesap dönemine ait) 04.10.2021 tarihli genel kurulu olduğnu, ilk genel kurulda alınan kararlarla ilgili iptal davasının Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/... dosyasından derdest olduğunu, iptali istenen 04.10.2021 tarihli Genel Kurulda alınan tüm kararlara muhalefet şerhi konulduğunu, davaya konu genel kurul çağrısının yönetim kurulu adına eski başkan yani tek üye tarafından alınan karar ile yapıldığını, genel kurul çağrılarının kimler tarafından yapılabileceğinin kanunda sınırlı olarak sayılı olduğunu, çağrının bir an için yetkili/görevli ve usulüne uygun seçilmiş YK üyeleri tarafından yapıldığı kabul edilse dahi, 17.02.2021 tarihli Genel Kurula çağrının usulsüz olarak yapıldığını ve sonuç doğuramayacağını, davalı şirketin sahte fatura ile iş/işlem yaptığının vergi dairesi tarafından yapılan denetimlerle de ortaya çıktığını, genel kurula sunulan bilgi ve belgelerin gerçeği yansıtmadığını, genel kurula getirilen şirket ticari defter ve kayıtlarında, şirketin davacıdan alacaklı olduğunun görüldüğünü, şirketin bu konuda davacı aleyhine açtığı davanın Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/... E. dosyasında reddedildiğini, dolayısıyla, şirketin davacıdan alacaklı olduğunda dair kayıt içeren bilanço vb. usulsüz ve gerçekdışı olduğunu, Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/... E. ve 2018/... E. dosyalarına ibraz edilen bilirkişi raporları ile Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... E. dosyadan alınan raporlar ve bu dosyaların kapsamlarından, davalı şirketin çeşitli hileli/örtülü işlemlerle, şirket paralarının YK Başkanı ve onunla iltisaklı kişi/kişilere aktarıldığının, aktifinin gizli yöntemlerle azaltıldığının, hesap hilelerine başvurulduğunun ve gerçek gibiymiş gibi bilançoya yansıtılarak genel kuruldan gizlendiğinin ortaya konulduğunu, çağrıya eklenen/toplantıya sunulan finansal tabloların, yetkili ve usulüne uygun seçilmiş YK üyeleri tarafından imzalanmadığını, şirketin halen usulüne uygun seçilmiş bir yönetim kurulu olmadığından hazırlanan yıllık faaliyet raporu, bilanço vb. lerinin genel kurula getirilmesinin kendi içinde çelişkili olduğunu, 2017-2018-2019 yıllarına ait genel kurullarda ibra edilmemiş ve YK Başkanı hakkında devam eden sorumluluk davası nedeniyle 2020 hesaplarının ibrasının söz konusu olamayacağını, önceki hesaplar kapatılmadan şirketin evvelden taşınan hesaplarla 2020 yılı için ibrasının usulsüz olduğunu, ortaklardan ...’un sırf ibra alabilmek adına, paylarının bir kısmını iki genel kurul arasında oğluna devrettiğini ve böylece şirkette sayısal çoğunluğu sağlayarak kendisinin ibrasını sağlamasının hakkın açıkça kötüye kullanılması olduğunu beyan ederek 04.10.2021 tarihinde yapılan "2020 Yılı Ertelenen Genel Kurulu"nda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iddialarının aksine davalı şirketin usulüne uygun olarak oluşturulmuş bir yönetim kurulunun bulunduğunu, müvekkili şirketin kurulduğu tarihteki esas sözleşmesine göre, yönetim kurulunun iki kişiden oluştuğunu, 2018 yılı Ocak ayına kadar yönetim kurulunun ... ve davacı ... tarafından teşkil edildiğini, davacının 05.01.2018 tarihli istifası sonrası yönetim kurulunun tek kişiye düştüğünü, davalı şirket ortağı ...’un boşalan yönetim kurulu üyeliğini doldurarak yeni yönetim kurulunun oluşturulması amacıyla usul ve yasaya uygun surette genel kurul çağrısı yaptığını, ancak mahkemelerin çelişkili kararları ile sürecin tıkanma noktasına geldiğini, bu nedenle davalı şirket yönetim kurulu başkanı ...’un, Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin E.2020/... sayılı dosyası kapsamında, genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılmasına izin talepli olarak dava açtığı davada, mahkemece, ...'a yönetim kurulu üyesi seçilmesi ve görev süresinin belirlenmesi gündemli genel kurulu toplantıya çağrı yetkisinin verilmesine karar verildiğini, davalı şirket ortağı ... tarafından 17.02.2021 tarihinde genel kurulun olağanüstü toplandığı ve mahkemenin verdiği yetki dahilinde yeni yönetim kurulu üyesi seçildiğini, davacının genel kurula mazeretsiz olarak katılmadığını, hak düşürücü süre içinde dava açmadığını, 24.02.2021 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde de ilan edildiği üzere, davalı şirketin yönetim kurulu ... ve ... olmak üzere iki kişiden oluşacak şekilde tamamlandığını, 12.04.2021 tarihli genel kurulda finansal tablolar ve buna bağlı konuların görüşülmesinin ertelenmiş olması sebebiyle henüz görüşülememiş olan genel kurul gündem maddelerinin görüşülmesi amacıyla tekrar genel kurul yapmak üzere yönetim kurulu kararı alındığını, 02.09.2021 tarihli yönetim kurulu kararını yönetim kurulu üyeleri olan ... ve ... birlikte imzaladığını, gerekli olan nisabın sağlandığını, davacının genel kurul çağrılarını usulsüz kılabilmek amacıyla sürekli adres değiştirdiğini, davacının genel kurul kararlarının iptali talepli ikame ettiği tüm davaların hakkın kötüye kullanılmasının ifadesi olduğunu, tek amacının şirketin karar mekanizmalarını çalışamaz hale getirdiğini, davacının sahte fatura iddialarının tamamının dayanaksız olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, şirket merkezinin İstanbul'a taşınması konusunda genel kurul kararı alındığından bahisle yetki itirazında bulunmuş ise de, davanın 06/10/2021 tarihinde açıldığı, davalı şirketin İstanbul Ticaret Sicili'ne 28/10/2021 tarihinde tescil edildiği, Adana Ticaret Sicilindeki kaydının ise 03/11/2021 tarihinde terkin edildiği, dava tarihi itibariyle şirket merkezinin Adana olduğu gözetilerek TTK'nun 445.maddesi gereğince davalının yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalı şirket, limited şirket iken 17.03.2013 tarihinde tür değiştirerek ... ve Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirket olmuştur. Şirketin davacı ...(%49) ve ...(%51) olmak üzere iki ortağı vardır. Yeni ana sözleşmenin yönetim kurulu ve süresini düzenleyen 7. maddesinde; yönetim kurulunun iki üyeden oluşacağı, 8. maddesinde ise; şirketin yönetiminin ve dışarıya karşı temsilinin yönetim kuruluna ait olduğu belirtilmiştir. Davacı, 05/12/2017 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden istifa etmiştir. 02.04.2018 tarihinde, yönetim kurulunun diğer üyesi ve şirket ortağı ... tek başına yönetim kurulu toplantısı yaparak 2018/... kararı almış: "Şirket yönetim kurulu üyesi ...'nin yönetim kurulu üyeliğinden istifasının kabulüne, yerine TTK 363 gereğince ilk genel kurul toplantısına kadar görev yapmak üzere ...'nın atanmasına" karar vermiştir. Mahkememizin 2018/... Esas, 2018/... Karar sayılı kararı ile, bu kararın yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiş, kararın bu kısmı istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir.
Bu tarihten sonra aynı yönetim kurulu tarafından çağrı yapılan genel kurullarda alınan kararların iptali için davalar açılmış, bir kısmı sonuçlanmıştır.
Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/... E. 2020/... K. Sayılı kararı ile; ...'a, davalı şirketin genel kurulunu "yönetim kurulu üyesi seçilmesi ve görev süresinin belirlenmesi" gündemiyle toplantıya çağrı yapma yetkisi verilmiştir. Bu karar gereğince, genel kurul toplantıya çağrılmış, 17/02/2021 tarihli genel kurulda yönetim kurulu üyeliğine ... ve ... 3 yıllığına seçilmiştir. Bu genel kurul kararının iptaline ilişkin her hangi bir karar dosyaya ibraz edilmemiştir. Yönetim kurulu başkanı ... ve yönetim kurulu üyesi ... 02/09/2021 tarihli 2021/... karar sayılı yönetim kurulu kararı ile; 12/04/2021 tarihinde yapılan 2020 yılı olağan genel kurul toplantısında finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların ertelenmesine karar verildiğinden, toplantının 04/10/2021 günü saat 13: 00'de yapılmasına karar verilmiştir. Gündem; açılış ve toplantı başkanlığının oluşturulması, genel kurul toplantı tutanağının imzalanması için başkanlığa yetki verilmesi, 2020 yılı faaliyet raporlarının okunması ve müzakeresi, 2020 yılı finansal tabloların okunması, müzakeresi ve tasdiki, yönetim kurulu üyelerinin ibrası, dilek ve öneriler olarak belirlenmiştir. Aynı gün alınan 2021... sayılı yönetim kurulu kararı ile; 04/10/2021 tarihinde şirket merkezinin değiştirilmesi gündemiyle ayrı bir genel kurul daha yapılmasına karar verilmiştir. 04/10/2021 tarihinde 2 ayrı genel kurul yapılmış olup, bu davanın konusunu 2021/... sayılı yönetim kurulu kararı ile belirlenen gündem ile toplanan genel kuruldur.
Davaya konu edilen 04/10/2021 tarihli genel kurula 25 pay sahibi ... bizzat katılmış, 2450 pay sahibi ... vekili vasıtasıyla temsil edilmiş, 2525 pay sahibi ... A.Ş 'de vekaleten temsil edilmiştir. Gündemin 1 ve 2.maddesinde yer alan konular toplantının yönetimine ilişkin olup, 6.maddesi dilek ve temennilerden ibarettir. Gündemin 3.maddesi ile; 2020 yılına ait faaliyet raporu okunmuş, müzakere edilmiş her hangi bir karar alınmamıştır. ... bu maddeye muhalif olmuştur. Gündemin 4.maddesinde; 2020 yılının finansal tabloları okunarak müzakere edilmiş, finansal tablolar onaylanmış, ... muhalif kalmıştır. 5.madde ile, yönetim kurulu üyelerinin ibrası görüşülmüş, yönetim kurulu üyelerinin kendileri ile ilgili ibrada oy kullanmadıkları, 2450 olumsuz oya karşılık, 2525 oyla (bu oy ... A.Ş'ye aittir) yönetimin ibra edildiği belirtilmiştir. Davacı ... tüm kararlara muhalefetini yazdırmıştır.
Mahkememizce görevlendirilen mali müşavir bilirkişi ... ile Nitelikli Hesap Bilirkişisi Prof. Dr. ... 09/02/2022 tarihli raporlarında özetle; şirkete ait 2020 yılı ticari defterlerinin incelendiğini, defterlerin yasal süresi içinde tasdik edildiğini, dava konusu genel kurulun 2020 yılı genel kurulu olması nedeniyle dosya muhteviyatında bulunan 2020 yılına ait faaliyet raporlarında sunulan rakamsal değerlerin, bu değerleri oluşturan 2020 yılına ait bilanço ve gelir tablolarının defterlerle uyumlu olduğunu, gündemin 1,2,3 ve 6.maddelerinde her hangi bir karar alınmadığını, bu nedenle 4 ve 5.maddelerin değerlendirileceğini, 17/02/2021 tarihli genel kurulda oluşturulan yönetim kurulu tarafından 2021/... sayılı karar ile genel kurula çağrı yapıldığını, çağrının ilan edildiğini, davacıya tebliğ edildiğini, TTK'nun 414/1.maddesinde öngörülen şartların yerine getirildiğini, 17/02/2021 tarihli genel kurul kararının geçersizliği tespit edilmediği için bu genel kurulda yönetim kurulu başkanı olarak seçilen ... tarafından yönetim kurulu başkanı sıfatıyla imzaladığı finansal tablolarda, imza sebebiyle bir usulsüzlük bulunmadığını, finansal tabloların 2020 yılının defter ve kayıtları ile uyumlu olduğunu, 2017,2018 ve 2019 yıllarına ait genel kurullardaki ibra kararları ve yönetim kurulu başkanı hakkında devam eden sorumluluk davası sonuçlanmadan, söz konusu yıllara ait kararların 2020 yılı faaliyet raporlarına ve faaliyet raporlarını oluşturan bilanço, gelir tablolarına olumsuz etkisinin somut olarak tespit edilemediği belirtilmiştir.
Davacı vekili tarafından rapora itiraz edilerek, vergi suçu raporları ve Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... E. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları ibraz edilmiştir. Bu vergi suçu raporlarında 2017 yılı hesap döneminde kullanıldığı belirtilen sahte faturalar ve mükellef kurum tarafından düzenlenen bazı belgelerin sahte olduğundan bahisle soruşturma ve inceleme yapılmıştır. Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... E. Sayılı dosyasında ise, ... tarafından ... Tekstil Oto Tic. Ve San. Ltd. Şti, ... ... A.Ş ile ... A.Ş aleyhine açılan tazminat davasında, ... A.Ş 'ne verilen zararların tazmini istenmiştir. Dava tarihi 13/11/2018' dir. Eldeki davanın konusunu oluşturan 04/10/2021 tarihli genel kurul kararı ise 2020 yılının faaliyet raporları ve finansal tablolarına ilişkindir.
TTK'nun 436/2.maddesinde;(1)Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz. (2) Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz. Hükmü bulunmaktadır.
Davaya konu edilen 04/10/2021 tarihli genel kurulda ortaklardan 2525 pay sahibi ... A.Ş 'nin olumlu oyu ile yönetim kurulu ibra edilmiş, 2020 yılı finansal tabloları onaylanmıştır. Bu şirketin 17/06/2021 tarihli sicil gazetesinde yayınlanan ana sözleşmeye göre, ...'un oğlu ... tarafından kurulduğu, halen ... ve ...' un yönetim kurulu üyesi oldukları görülmüştür.
Pay sahibinin oy hakkının bulunması esastır, oydan yoksunluk ise anonim şirketin pay sahiplerinin oy hakkına ve bunun doğumuna ilişkin 434. ve 435. maddeleri gözetildiğinde istisnai niteliktedir. İstisnaların dar yoruma tabi olması karşısında yorum yoluyla yeni bir oydan yoksunluk hali yaratılamaz. TTK'nın 436/2. maddesine göre oydan yoksunluk, yönetim kurulu üyelerinin kendilerine ait paylardan doğan oy hakları ile sınırlı olup, yönetim kurulu üyelerinin hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketlerinin ibrada oydan yoksun olduğuna ilişkin bir sınırlama bulunmamaktadır. (Yargıtay 11. HD 2020/1055 E. 2021/197 K. 2017/4663 E. 2019/4105 K., 2018/1327 E. 2019/8307 K.)
TTK'nın 445. Maddesinde; kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açılabileceği belirtilmiştir. Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri da dava açabilir.(TTK 446) Aynı kanunun 447. Maddesinde ise butlan sebepleri gösterilmiştir.
Şu halde dava, TTK'nın 445. maddesinde getirilen 3 aylık sürede açılmıştır.
TTK'nın 409.'uncu maddesinde; Anonim şirketlerde genel kurul toplantısının yapılma zamanları ve toplantı yerleri düzenlenmiştir. 409/3 maddesinde, esas sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı taktirde genel kurulun şirket merkezinin bulunduğu yerde toplanacağı belirtilmiştir. TTK'nın 414. maddesinde ise, anonim şirket genel kurulunu toplantıya çağrılması şekli düzenlenmiştir. Genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılır. Bu çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır. Pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirilir.
Genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin usullere uyulmaması, tek başına alınan kararların iptali sonucunu doğurmaz. Ayrıca, alınan kararların kanuna, anasözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı bulunduğunun kanıtlanması gerekmektedir. Çağrıdaki usulsüzlüğün müeyyidesi, genel kurula katılmayan ortağa kararlara muhalefet şerhi yazdırmadan süresinde dava açma hakkı vermesidir.(Yargıtay 11. HD 2014/4805 E. 2014/9935 K., 2016/9529 E. 2018/5070 K.)
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davanın 3 aylık süre içerisinde açıldığı, davaya konu edilen genel kurula çağrının, yetkili yönetim kurulu tarafından yapıldığı, çağrının ilan edildiği, davacıya tebliğ edildiği, TTK'nun 414.maddesine uygun olduğu, 04/10/2021 tarihli genel kurulun 1,2,3 ve 6.maddelerinde her hangi bir karar alınmadığı, 4.maddede, 2020 yılına ait finansal tabloların onaylandığı, bu tabloların 2020 yılına ait ticari defter ve kayıtlarla uyumlu olduğu, 5.madde ile yönetim kurulunun ibrasına karar verildiği, davacı vekili tarafından ibraz edilen vergi denetim raporlarının 2018 yılı öncesine ait olduğu, Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... E. Sayılı dosyasında derdest olan sorumluluk davasının, önceki yıllara ilişkin eylem ve iddialara dayandığı, eldeki davanın 2020 yılına ilişkin faaliyet raporu ve finansal tablolarının görüşüldüğü genel kurula ilişkin olduğu, 2020 yılı faaliyet raporları ile finansal tablolarını etkiyecek şekilde ve yöneticilerin sorumluluğuna hükmedilen bir mahkeme kararı bulunmadığı, olumlu oy kullanan ... A.Ş' nin oydan yoksun olmasını gerektiren bir neden olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

1-Davanın REDDİNE,

2-Alınması gereken 179,90 TL karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 120,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,

3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca takdir olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

6-Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/01/2023