ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/81 Esas - 2023/18
ADANA
KARAR NO: 2023/18
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: ... - ...
VEKİLİ: ... - ...
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/07/2008 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklette yolcu konumunda iken Kayalıbağ Mah. D 400 karayolu Girne köprüsü üzerinde plakası belirlenemeyen aracın çarpması sonucu müvekkili davacının ağır yaralandığını, kalıcı maluliyeti olduğunu, plakası tespit edilemeyen araç olması nedeniyle ...'nın sorumlu olduğunu, kalıcı maluliyet sebebiyle gelir kaybı olduğunu ve davalı şirkete müracaat edildiğini, tazminatın bir kısmı olan 49.420,00 TL kısmi bir ödeme yapıldığını, fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla 7.800,00 TL maddi tazminatın davacı için davalıya müracaat/ihbar tarihinden itibaren başlayarak 8 iş günü sonundan itibaren veya ödeme yapılan tarih temerrüt tarihi olarak kabul edilerek bu tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava öncelikle Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/... E. 2014/... K. sayılı dosyasında görülerek davanın kabulüne karar verilmiş, ilgili kararın temyizi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2015/... E. 2016/... K. Sayılı bozma kararı verilmiş, bozma kararı üzerine dosya Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde yeniden görülerek 2016/... E. 2020/... K. Sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememize tevzi edilmiştir.
Dava, trafik kazasından doğan daimi sakat kalma niteliğindeki maddi zararın tazmini kapsamındadır.
Davada mahkemece taraf yazılı ve sözlü beyanları ile iddia ve savunmalarına ilişkin delilleri toplanmış, çekişme ve taraflarla ilgili kaza trafik tutanağı, araç ruhsat ve trafik kayıtları, hastane kayıt ve raporları, Adana C. Başsavcılığının 2008/... sayılı soruşturma dosyası niteliğindeki deliller toplanıp değerlendirilmiş, bilirkişi incelemelerinde de gözönüne alınmıştır.
Dosya kapsamına göre çekişmeye konu trafik kazası 29/07/2008 günü meydana gelmiştir.
10/10/2014 tarihli bilirkişi raporu ile dava dışı otomobil sürücüsü ve plakası belirlenemeyen bir aracın davacının yolcu konumundaki motosiklete arkadan çarpmasında meydana gelen kazada motosiklet sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu saptanmıştır.
Ç.Ü. Tıp Fakültesi Adli Tıp bölümünden alınan 06/06/2014 günlü raporla davacının % 32.3 oranında genel beden gücü kayıp ve maluliyeti saptanmıştır.
15/10/2014 günlü bilirkişi raporu ile davacı maddi zararı hesaplanmış, davalı ... sorumluluk kapsamında olduğu görülmüştür.
Davacı taraf 17/10/2014 günlü dilekçe ve harç makbuzu ile ıslah isteminde bulunmuş, aynı tarihli makbuzla 231,55.-TL ıslah harcı yatırılmış, davalıya tebligat sağlanmıştır.
Davalı tarafın toplanan deliller ve bilirkişi raporlarına itirazları, somut çekişme kapsamında toplanmış delillerin olaya uygunluğu, bilirkişilerin sıfatı değerlendirme ve hesaplama usul ve formullerine göre uygulamaya uygun olduğu görülmekle kabul edilmemiştir.
Davacı iddiaları ve talebi usulünce delillendirilip ispatlamakla ıslah talebi de gözetilerek zararın tazmini yolunda hüküm kurulması gerekmiştir. Davalının ödeme tarihi olan 15/04/2011 tarihinde temerrüde düşmüş olduğundan bu tarihten itibaren yasal faizler uygulanmıştır.
Davalı ... saptanan maddi tazminattan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında düzenlenmiş poliçe kapsamında alınan bilirkişi raporları uyarınca davacılar zararlarının giderilmesinden sorumlu olduğu sabit olmakla davanın kabulü yolunda hüküm kurulmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne, davacı ... yararına 75.580,00.-TL maddi tazminatın davalı ödeme/temerrüt tarihi 15/04/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 22/06/2016 tarih ve 2015/... Esas 2016/... Karar sayılı ilamı ile, davanın, yaralanmalı trafik kazası nedeniyle maluliyet tazminatı istemine ilişkin olduğu, “Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen 818 sayılı Borçlar Kanununun 46. maddesinde (6098 sayılı TBK. Bedensel Zarar madde 54), bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer aldığını, haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerektiğini, söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini, .(HGK 17.06.2015 tarih, 2013/17-2423 esas, 2015/1661 karar sayılı ilamı) eldeki davada davacı vekili tarafından dosyaya sunulan, 03.03.2011 tarihli Adana Devlet Hastanesince düzenlenen özürlü sağlık kurul raporunda, davacının maluliyetine ilişkin olarak “kafa tarvaması, sağ üstte parazi, sağ elde hakim hemiparazi olarak %22 maluliyet” bildirilmişken, Mahkemenin ara kararı üzerine davacının maluliyetine ilişkin Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim dalı tarafından düzenlenen 06.06.2014 tarihli sağlık kurul raporunda ise “%32,3 maluliyet” belirtildiğini, dosya içinde davacının maluliyetine ilişkin çelişkili iki rapor bulunmakta olup Mahkemece davacının riziko tarihinde yürürlükte bulunan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne uygun şekilde maluliyet oranının tespitine ilişkin İstanbul Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinden usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla rapor alınıp sonucuna göre göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği, Mahkemece hükme esas alınan ve ıslaha konu ... tarafından düzenlenen 16.10.2014 tarihli aktüer raporunda davacı için hesaplanan maluliyet zararına rakam olarak nasıl ulaşıldığı yeterince açıklanmadığını, yeterince açık ve denetime elverişli olmayan bu rapora göre hüküm kurulmasının doğru görülmediğini, bu durumda mahkemece, başka bilirkişiden rapor alınarak, denetime elverişli, açık ve anlaşılır şekilde davacının maluliyetine ilişkin tazminatın belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davaya konu olan olayda, davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklete kasksız bindiği,kaza sonucunda başından darbe aldığı, kafa travması geçirdiği ve kafa kemiğinin kırıldığı, kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığını, davacının motosiklete kasksız olarak binmiş olması halinde BK.nun 44. maddesi uyarınca zarar görenin müterafik kusuru kabul edilmeli ve bu nedenle de belirlenecek kusur oranında bir indirim yapılmasının zorunlu olduğunu, bu itibarla somut olayda BK. 44. maddesi gereğince tazminattan indirim yapılmasının gerekip gerekmediği hususunun tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, bu hususun karar yerinde değerlendirilmemiş olması bozmayı gerektirdiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Bozma kararı üzerine dosya Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/... Esasına kaydedilerek usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.
İstanbul Adli kurumu 3. İhtisas dairesinin 21/10/2019 tarihli raporu ile, ...'ın %32,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı bildirilmiştir.
Hesap uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 25/07/2020 tarihli bilirkişi raporu ile, davacının talep edebileceği tazminat tutarının 34.282,48 TL olduğu bildirilmiştir.
Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/... Esas 2020/... Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememize tevzi edilmiştir.
Mahkememiz 14/09/2021 tarihli 2 nolu celse ara kararı gereği; tarafların itirazlarının değerlendirilmesi için daha önce rapor düzenleyen hesap bilirkişisi ...'dan ek rapor alınmasına karar vermiştir.
Hesap bilirkişisi ... 20/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ...'ın 29/07/2008 tarihinde plakası belirsiz araç nedeniyle yaralandığı ve %32,3 malul kalması nedeniyle davalı ... tarafından 15/04/2011 tarihinde 49.420,00 TL ödeme yapıldığını, ... tarafından davacıya ödenen tutar güncellendiğinde 49.420,00 Tl x%9x3840 gün=46.793,29 TL faiz, 46,793,29 TL + 49.420,00=96.213,29 TL güncel ödeme tutarı olduğunu, yapılan ödemenin 295.265,18 TL tazminattan düşüldüğünde (295.265,18 TL -96.213,29 TL) 199.051,89 TL bakiye fark çıktığını, kaza tarihi olan 29/07/2008 tarihinde poliçe limitinin 125.000,00 TL ile sınırlı olduğundan 75.580,00 TL davacının talep edebileceği tazminat hesaplandığını, Yargıtay'ın bozma ilamı doğrultusunda hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi hususunda takdirin sayın mahkemede olduğunu rapor etmiştir.
Tarafların itirazlarının değerlendirilmesi için yeniden önceki hesap bilirkişisinden ek rapor istenmiştir. Hesap Bilirkişisi ... 22/02/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; davacının talep edebileceği tazminat miktarının 28.786,71 TL olduğunu, Yargıtay'ın bozma ilamı doğrultusunda hatır taşıması ve müterafik kusur indiriminin mahkeme takdirinde olduğunu rapor etmiştir.
Tarafların itirazlarının ve beyanlarının değerlendirilmes, ayrıca dosya kapsamına göre tazminat hesabı yapılabilmesi için yeni bir aktüer bilirşiden rapor alınmıştır.
Aktüer bilirkişisi ... 13/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; güncellenmiş değerin hesaplanan tazminattan düşülmesi sonucunda davacının bakiye 92.543,26 TL sürekli işgöremezlik zararının bulunduğunu, mahkeme tarafından bu rakama hükmedileceği düşünüldüğü takdirde usuli müktesep hak ilkesi uyarınca ilk hükmedilen rakam olan 75.580,00 TL'nin kararda dikkate alınması gerektiğini, mahkeme tarafından %20 müterafik kusur indirimi uygulanırsa, 74.034,61 TL sürekli iş göremezlik zararı bulunduğunu, güncellenmemiş değerin poliçe teminat limitinden düşülmesi sonucunda, davacının 75.580,00 TL sürekli iş göremezlik zararının bulunduğunu, mahkeme tarafından %20 müterafik kusur indirimi uygulanırsa 60.464,00 TL sürekli iş göremezlik zararı bulunduğunu, davadan önce 15/04/2011 tarihinde kısmı ödeme yapıldığı için bu tarihten itibaren yasal faize hükmedilebileceğini rapor etmiştir.
Tarafların itirazlarının değerlendirilmesi için aktüer bilirkişisi ... den ek rapor istenmiştir. Aktüer bilirkişisi ... 31/10/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; dava tarafından önce yapılan ödemenin rapor tarihi olan 13/06/2022 tarihine kadar yasal faiz ölçüsünde güncelleştirilerek toplam miktarın 99.101,32 TL olduğunu, rapor tarihi olan 13/06/2022 tarihi itibariyle güncellenmiş değerin poliçe limitinden düşümü sonrası davacının 25.898,68 TL sürekli iş göremezlik zararının bulunduğu rapor etmiştir.
1. Yapılan yargılama sonucunda 27.11.2014 tarih 2011/...-2014/... sayılı hükümle; davanın kabulü ile 75.580,00 TL’nin 15.04.2011 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükme karşı davalı taraf temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 22.06.2016 tarih 2015/...-2016/... sayılı kararla hükmü davalı yararına bozmuştur. Bozma kararına göre; davacı hakkında düzenlenen Adana Devlet Hastanesinin 03.03.2011 tarihli özürlü sağlık raporundaki %22 maluliyet oranı ile Ç.Ü. Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 06.06.2014 tarihli sağlık kurulu raporundaki %32,3 maluliyet oranı arasında çelişki bulunmaktadır. Çelişkinin, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan alınacak raporla giderilmesi gerekmektedir. Hükme esas alınan 16.10.2014 tarihli aktüer raporu yeterince açık ve denetime elverişli değildir. Mahkemece başka bir bilirkişiden denetime elverişli, açık, anlaşılır rapor alınmalıdır. Davacının kasksız olarak motosiklete bindiği ve kaza sonucunda başından darbe alarak kafa travması geçirdiği anlaşılmaktadır. BK 44. Maddesi uyarınca müterafık kusur nedeniyle indirim yapılmasının gerekip gerekmediğinin tartışılması gerektiği belirtilmiştir.
Bozma kararına uyulmuştur.
2. 6098 sayılı TBK 49. maddesi uyarınca, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 sayılı KTK 85. maddesi uyarınca; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Aynı Kanunun 91. maddesine göre; işletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. ZMM sigortacısı işletenin üçüncü şahıslara verdiği zararı poliçe limitine kadar sigortalamaktadır. 5684 sayılı Sigortacılık Yasasının 14. maddesi uyarınca sigortalısı tespit edilemeyen veya rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ... ihdas edilmiştir. Davalı ... 26.07.2007 tarih 26594 sayılı Resmi Gazete yayınlanan ... Yönetmeliğinin 9.b. Maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiği tarihte geçerli olan teminat tutarı dahilinde zarardan sorumludur.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren KMAZMSS Genel Şartlarında zararın TRH-2010 Hayat Tablosu ve devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü ve %1,8 iskonto oranı/teknik faize göre hesaplanması öngörülmüştür. Anayasa Mahkemesi 17.07.2020 tarih 2019/40 - 2020/40 sayılı kararı ile 2918 sayılı KTK’da 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanunla yapılan bazı değişikleri iptal etmiştir. Somut dava ve kaza tarihi ile davalı lehine oluşan usuli müktesep ahk dikkate alındığında zarar hesabında PMF 1931 Yaşam Tablosu ile prograssif rant tekniği esas alınmıştır.
3. Somut olayda 29.07.2008 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı motosiklete plakası tespit edilemeyen bir aracın arkadan çarpması sonucu davacı %32,3 oranında çalışma gücü kaybına uğramıştır. Kazada plakası tespit edilemeyen araç sürücüsü %100kusurludur. Davacı kaza tarihinde 15 yıl 9 ay 12 gün yaşındadır. Bakiye muhtemel yaşam süresi 48 yıl 7 ay 16 gündür.
Kaza nedeniyle ... tarafından davacıya 15.04.2011 tarihinde 49.420,00 TL yapılmıştır. Ödeme tarihindeki verilere göre davacının kalıcı maluliyet zararı ise 116.670,83 TL’dir. Tazminat miktarına ilişkin ödeme yetersiz olduğundan 2918 sayılı KTK 111 maddesi uyarınca ödeme tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde iptali istenebilir. Davacı taraf ödemeden sonraki 2 yıllık süre içerisinde dava açarak iptal iradesini koyduğundan davalı tarafın ibra nedeniyle davanın reddi talebi dikkate alınmamıştır. Bozma öncesi zarar hesabı 2014 yılı verilerine göre yapılmış ve davacı tarafın ilk hükme yönelik temyiz başvurusu bulunmadığından zarar hesabının bu verilere göre yapılması gerekmektedir. 2014 verilerine göre davacı zararı 295.265,18 TL’dir. Davalı taraf davacının kask takmayarak zararın oluşmasında müterafık kusurlu olduğunu ileri sürerek tazminattan indirim yapılmasını talep etmiştir. Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 21.10.2019 tarihli raporunda davacının kaza nedeniyle kafa bölgesinden yaralandığı ve bunun maluliyete neden olduğu belirtilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150/1-a maddesi uyarınca motosiklet sürücüsünün ve yolcusunun kask takma mecburiyeti bulunmaktadır. Bu nedenlerle oluşan zarardan takdiren %20 oranında indirim yapıldığında davacının tazmini gereken maluliyet zararı 236.212,14 TL’dir. ... tarafından yapılan ödemenin güncellenip (96.213,29 TL) mahsubu sonucunda davacının bakiye maluliyet zararı 199.051,89 TL’dir. Kaza tarihindeki davalının sorumluluk limiti ise 125.000 TL, ilk ödemenin mahsubuyla bakiye sorumluluk limiti 75.580,00 TL’dir. Bu nedenlerle davanın kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır.
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2-Davacı ... yararına 74.034,61 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 15/04/2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Fazlaya ilişkin kısmın reddine,
4-Alınması gereken 5.057,30 TL ilam harcından peşin alınan 23,20 TL harç ve 231,55 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 4.802,55 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, (bozma kararı öncesi Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yazılan 23/01/2015 tarih 2011/... Esas 2014/... Karar, 2015/... sayılı Harç tahsil müzekkeresi nedeni ile tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla)
5-Davacı tarafından yatırılan 18,40 TL başvuru harcı, 23,20 TL peşin harç ve 231,55 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 273,15 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davacı lehine kabul ve red oranlarına göre hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 11.845,54 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı lehine kabul ve red oranlarına göre hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 1.545,39 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından bozma öncesi ve sonrası harcaması yapılan tebligat gideri 349,90 TL, müzekkere gideri 117,40 TL, ATK dosya gönderme gideri ( 2 kez) 125,00 TL, ATK fatura bedeli 550,00 TL, 2 bilirkişi ücreti 2.150,00 TL olmak üzere toplam 3.292,30 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 3.224,98 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından bozma öncesi ve sonrası harcaması yapılan 5 tebligat gideri 56,50 TL, temyiz posta gideri 21,75 TL olmak üzere toplam 78,25 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 1,59 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geri kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,
10-HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi.
Hakim ... (e-imzalı)
DÜZELTME ŞERHİ
6100 sayılı HMK 304. maddesi şu şekildedir:
KARAR
Mahkememizin 17/01/2023 tarih 2021/... Esas 2023/... Karar sayılı hükmünün son kısmının ;
Katip ... (e-imzalı)
Hakim ... (e-imzalı)
e-imzalıdır e-imzalıdır
Madde 304- (1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir.
Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir.
(2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.
Mahkememizce 17/01/2023 tarihli celsede " Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi." denilmiş ise yargı yolu kısmının maddi hata sonucu istinaf yolu açık olmak üzere karar verildiği anlaşıldığından hatalı olan yargı yolu kısmının aşağıdaki şekilde düzeltilmesine karar verilmiştir.
" Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi." şeklinde düzeltilmesine dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.