KARAR NO: 2023/28 Karar
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI:...- ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: ... - ...
VEKİLİ: ... - ...

Sigorta (Ziraat Sigortası Kaynaklı)

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Ziraat Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkilinin 200 dönüm alanda üretim yaptığı Adana İli Kozan İlçesi Eskikabasakal mevkii ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlardaki mısır ürünlerinin 2018 yılı Temmuz ayında dolu yağışı sebebiyle zarar görmesinden dolayı sigorta şirketine başvurduğunu, hasar tespiti için gelen görevlilerin tarlanın çamur olmasından dolayı zarar gören tarlaya uzaktan bakarak tespit yapıldığını, sonrasında müvekkiline gelen mesajda %31 oranında hasar olduğu tespit edildiğini, daha sonra gelen mesajda ..., ... ve ... nolu poliçelere ilişkin hasar dosyalarının reddedildiğini bunun üzerine müvekkilinin sigorta şirketi ile iletişime geçtiğini ancak zararını alamadığını ve yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmadıklarını bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL'nin hasar tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, davacının davasının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1420. Maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak 2 yılı geçmekle zamanaşımına uğradığını, genel şartların ilgili maddesinden ve yerleşik Yargıtay içtihadından anlaşılacağı üzere poliçe ile ilgili alacak taleplerinin en erken hasat tarihinden muaccel olduğunu, poliçenin hasat tarihinin 14/07/2018 olduğunu, dava konusu poliçeden doğacak olan alacakların hasat tarihinde muaccel olacağından davanın en geç 14/07/2020 tarihinde açılması gerektiğini, davaya konu sigorta poliçeleri üzerinde T.C. ... A.Ş. Kozan Şubesinin dain-i mürtehin sıfatı ile kayıtlı olduğunu, 6102 sayılı TTK'nun 1453. Maddesi hükümleri uyarınca, malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı yasanın 1454. Maddesi hükümleri gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehinde sigorta ettirmesinin mümkün olduğunu, bu durumda sigortalı konumda bulunan rehin hakkı sahibi olduğundan öncelikli dava ve talep hakkına sahip olduğunu, dava dilekçesi ekinde söz konusu rehinin kaldırılmış olduğu, dava açılmasına muvafakat edildiğine dair herhangi bir belge sunulmadığını, davanın esasına gerilmeden önce dain-i mürtehin kurumun davaya muvafakatinin olup olmadığının sorulması muvafakatinin bulunmaması durumunda davanın usulden reddinin gerektiğini, olay yerine 3 ayrı poliçe için birden fazla gidiğini ancak sel ve su baskını nedeniyle tarlalara girilemediğinden herhangi bir hasar tespiti yapılamadığını, söz konusu ...-...-... hasar tespitleri alan farklılığı nedeniyle reddedildiğini, kabul manasına gelmemek kaydıyla tazminat hesaplarının poliçe hükümlerine uygun olarak hesaplanması gerektiği ve talep edilen faizin en erken hasat tarihinden itibaren işletilebileceğini belirtmekle birlikte haksız davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce re'sen seçilen bilirkişiler ... ve ...'ın sunmuş oldukları 07/11/2022 tarihli raporda davacı ... tarafından kayıtlı Adana ili, Kozan ilçesi, Eskikabasakal mevkisi ..., ..., ... parsel sayılı taşınmazlardaki mısır ürünü için ..., ..., ... numaralı poliçeler düzenlendiği, mısır ürünündeki hasarın tazminini talep ettiği, dosyada bulunan fotoğrafların incelenmesi sonucunda dolu zararında bitkinin yapraklarında yırtılma gerçekleşmesi sonucu fotosentez alanı küçülmesi nedeniyle verim kaybı % 25 - 30 oranında gerçekleşeceği, dolayısıyla eksper raporundaki % 31 olan hasar tespit oranının makul olduğu değerlendirildiği, davanın kabulü halinde davacının eksper raporundaki hesap üzerinden alacak talebinde bulunabileceği, davaya konu sigorta poliçeleri üzerinde T.C. ... A.Ş./Kozan/Adana Şubesi’nin dain-i mürtehin sıfatı ile kayıtlı olduğu görüldüğü, dava dosyasında T.C. ... A.Ş’nin bu hususta bir beyanına rastlanmamış olduğu, dava konusu poliçelerde hasat tarihinin 21.10.2018 olduğu, poliçeden doğacak olan alacaklar hasat tarihinde muaccel olacağına göre TTK m. 1420/1 hükmünde öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresinin 21.10.2018 tarihinden itibaren 21.10.2020 tarihinde dolduğu, mevcut davanın ise 24.12.2021 tarihinde açıldığı sonucu görülmüştür.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 30.000 TL'nin tahsilini talep etmiş, davanın HMK m. 109'da düzenlenen kısmi dava olduğu, davalı tarafından süresi içerisinde verilen cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmuş olup, TTK'nın 1420. maddesinde belirtilen tarım sigortalarında zamanaşımı ilk hasat tarihinden itibaren iki yıl olması ve poliçeye göre ilk hasat tarihi 21.10.2018 tarihi olarak belirlenmiş olduğu, davanın ise 24/12/2021 tarihinde açılmış olduğu dikkate alınarak, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;

1-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,

2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 179,90 TL 'nin peşin alınan 512,33 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 332,43 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,

3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden, AAÜT gereğince hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

5-Fazla yatan avans var ise Adalet Bakanlığı HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, karar kesinleştikten sonra talep sahibine elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığı ile adreste ödemeli gönderilmesine, (gönderme masrafının avanstan karşılanmasına)

6-T.C. Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL Arabuluculuk Ücretinin 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince, 6183 sayılı kanuna göre davacıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
İlişkin davacı vekilinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar usulen açıkça okunup anlatıldı.18/01/2023