Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali)

Mahkememizde görülen Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) davası yargılamasının sonunda,

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Adana Türkmenbaşı şubesi ile dava dışı asıl borçlu ... İlaç Güb. Zir. Alet ve Tar. Ürün. Oto. San. Ve Tic. Ltd. şti. arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeyi davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi sözleşmesine istinaden krediler kullandırıldığını, kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname gönderildiğini,alacağın muaccel hale geldiğini, bankalarınca Adana 18. Noterliğinin 11/09/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Taksitli Ticari Krediden kaynaklı KGF yapılandırma teklifinde bulunulduğunu ancak sonuç alınamadığını, borcun yine ödenmemesi neticesinde davalı borçlu aleyhine Adana 13. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı hakkında takip açılış miktarı olan 220.943,99 TL nakdi alacak için borçlular hakkında taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı herhangi bir beyanda bulunmamıştır.

Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir.
Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.
Davacı bankanın Adana Türkmenbaşı şubesi ile dava dışı ... İlaç Gübre Zir. Alet ve Tar. Ürn. Oto. San. Ve Tic. Ltd. şti. arasında 05/12/2016 tarihinde 137.000,00 TL limitli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalanmış, sözleşme limiti 27/03/2017 tarihinde 1.000.000,00 TL, 14/06/2018 tarihinde 277.000,00 TL arttırılarak 1.414.000,00 TL'ye yükseltilmiş, davalı bu sözleşmeye kefil olarak katılmıştır.
Davacı bankanın Adana Türkmenbaşı şubesi ile dava dışı ... İlaç Gübre Zir. Alet ve Tar. Ürn. Oto. San. Ve Tic. Ltd. şti. arasında 28/03/2017 tarihinde 1.000.000,00 TL limitli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalanmış, davalı bu sözleşmeye kefil olarak katılmıştır.
Adana 18. noterliği tarafından gönderilen 22/10/2019 tarihli ihtarname ile kredilerin muhtelif tarihlerde kat edilerek muaccel hale geldiği, toplam 580.330,45 TL'nin 7 gün içinde ödenmesi bildirilmiştir. Davalının sözleşmedeki adresine gönderilen ihtarname 31/10/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu durumda davalıya 31/10/2019 tarihinde tebligat yapılmış sayılacağı ve kat ihtarında 7 gün içerisinde ödeme talep ettiğinden 08/11/2019 tarihi temerrüt başlangıç tarihi kabul edilmiştir.
Davalının kefaleti TBK.nın 583.maddesi şekil şartlarını taşınmaktadır. TBK'nın 584/1. Maddesi gereğince; Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Ancak 28/03/2013 tarihli 6455 S.K. ile eklenen 3. Fıkra ile; Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eş rızası aranmayacağı belirtilmiştir. Davalının kefaleti geçerli olup, kendisini bağlamaktadır.
TBK’nun 589. maddesine göre; kefil, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumlu olup, sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti aşılmamak üzere asıl borç ile asıl borçlunun kusur ve temerrütünden sorumludur. Kefil ayrıca kendi temerrütünün sonuçlarından da sorumludur. Ancak 6102 sayılı TTK’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde: “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.” hükmüne yer verilmiştir.
TTK 8/1 maddesine göre; ticari işlerde faiz oranı sözleşme ile serbestçe belirlenebilir. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuş, başkaca bir istisna getirilmemiştir. TTK'nın 9. Meddesinde ise, ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümde, mevzuat olarak 3095 sayılı yasa hükümleri amaçlanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddeleri ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümleri ticari işlerde uygulanamaz. (Yargıtay 19. HD 2019/1730 E. 2019/4833 K., 11. HD 2020/3350 E. 2020/5575 K.)
Kredi sözleşmesinin 10.5.maddesinde ; Müşterinin kredi borcunu (taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerden herhangi birini) masraf komisyon ya da her türlü ad altındaki ücreti ödeme tarihinde vadesinde ödenmemesi veya borcun sözleşme kapsamında muaccel hale gelmesi halinde, Müşteri borcun hangi tür krediden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaran Banka’ca Borçlu Cari Hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizini ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder. Davacı bankanın 18/09/2019 tarihinden itibaren uygulanan en yüksek faiz oranının %24 olduğu bunun 2 KATININ %48 olduğu tespit edilmiştir.
Alacağın kat tarihi itibariyle kayıtlardan tespit edilmesi, temerrüt tarihine kadar işleyen akdi faiz ile BSMV nin ana paraya ilave edilerek kapitalize edilmesi ve bu şekilde oluşan ana paraya takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-822 esas 2018/1754 karar, 19 HD. 2016/5391 esas 2017/2354 karar sayılı kararları)
Adana 13. İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyasında; davacı tarafından borçlu-davalı ve dava dışı şirket aleyhine 23/12/2019 tarihinde, GKS borcundan dolayı 201.115,92 TL asıl alacak, 18.883,88 TL işlemiş faiz, 944,19 TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 220.943,99 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, süresinde yapılan itiraz üzerine takip durmuştur.
... A.Ş. tarafından sunulan GKS sureti ile Adana 13.İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyasının dosyamız arasına alındığı görülmüştür.
Bankacı bilirkişi ... 24/10/2022 tarihli raporunda; 05/12/2016 tarihli 137.000,00 TL limitli artırımlarla birlikte toplam limiti 1.414.000,00 TL olan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesini ve 28/03/2017 tarihli 1.000.000,00 TL limitli Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davalı ...'nin dava konusu kredilerin borcundan kaynaklı olarak 2.414.000,00 TL asıl alacağa kadar ve ilaveten faiz ve ferilerinden kefaleten sorumlu olduğunu, davacı bankanın davalıdan Adana 13. İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyasına konu edilen borcun 201.115,92 TL asıl alacak, 12.208,50 TL işlemiş faiz, 610,42 TL BSMV olmak üzere toplam 213.934,84 TL talep edebileceğini belirtmiştir.
Yukarıda belirtilen tüm bu nedenlerle; davacı ile dava dışı ... İlaç Güb. Zir. Alet ve Tar. Ürün. Oto. San. Ve Tic. Ltd. şti. arasında imzalanan ve davalı ...'nin kefil olarak katıldığı genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi gereğince kullandırılan kredinin ödenmediği, hesabın kat edilerek gönderilen ihtarnamenin 31/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, kefaletin geçerli olduğu, davalıyı bağladığı, alınan bilirkişi raporunun usule oluşa ve denetime uygun bulunarak hükme esas alındığı, bu bakımdan davalının takip tarihi itibariyle 201.115,92 TL asıl alacak, 12.208,50 TL işlemiş faiz, 610,42 TL BSMV olmak üzere toplam 213.934,84 TL den sorumlu olduğu anlaşıldığından, davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, kredi alacaklarının kabul edilen kısmının likit ve bu kısma yönelik itirazın haksız olduğu gözetilerek %20 oranında inkar tazminatına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
Davalının Adana 13. İcra Dairesinin 2019/... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 201.115,92 TL asıl alacak, 12.208,50 TL işlemiş faiz, 610,42 TL BSMV olmak üzere toplam 213.934,84 TL üzerinden ve bu alacağın takip tarihinden itibaren %48 oranında temerrüt faizi ve faiz tutarı üzerinden %5 oranında BSMV olmak üzere devamına,

Hüküm altına alınan alacağın %20 'si oranında olan 42.786,96 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,

2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 14.613,89 TL harçtan peşin alınan 2.668,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.945,43 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davacının peşin olarak ödediği 2.668,46 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu 1.335,74 TL yargılama giderinden kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 1.293,36 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan masrafın davacının üzerinde bırakılmasına,

5-A.A.Ü.T. Gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 32.950,88 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince ve davanın kabul-red oranı gözetilerek 1.510,51 TL'nin davalıdan, kalan 49,49 TL 'sinin davacıdan 6183 sayılı kanuna göre tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/01/2023