İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından keşidecisi ..., Hesap No: ... Çek No: ... olan ... Arnavutköy/İstanbul Şubesi’ne ait 31.06.2021 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli çekin ...'den davacı şirketin alacağına karşılık alındığı, davacı şirketin yedindeyken hırsızlık olayına konu olup rızası dışında elinden çıktığı, 4 adet çekin çalınması nedeniyle çek iptali davası açıldığı, işbu davanın Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020... Esas sayılı dosyasında görülmekte olduğu, istirdat davası konusu olan ... numaralı çekin vade tarihinin 31.06.2021 olması sebebiyle davacının talebi üzerine 15.03.2021 tarihinde tefrik kararı verilerek çek iptali davasının Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/... E. Sayılı dosyasında halen görülmekte olduğu, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 03.12.2020 tarihli müzekkeresi ile ilgili çeklere yönelik ödemeden men kararı verildiği ve ibraz edildiği takdirde ödenmemesi hususunun ilgili bankaya bildirildiği, söz konusu mahkeme kararına rağmen keşidecisi ... nolu çekin 30.06.2021 tarihinde ilgili bankaya yetkili hamil olduğunu iddia eden davalı tarafından ibraz edilerek çek tutarının banka tarafından davalıya ödendiği, söz konusu çekler çalınma konusu olduğu için davalı tarafın yetkili hamil olduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığı, ilgili çeklerin davacının rızası hilafına elinden çıkmış ve kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmemesi için çek iptali davası açıldığı, banka tarafından Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/... Esaslı dosyaya bildirim yapılması sebebiyle Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından "Bu çek hakkında tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin sürede tedbir talepli istirdat davası açılıp, tedbir kararının ibraz edilmesi aksi takdirde ödeme yasağının kaldırılarak davanın reddine karar verileceği" ihtar edildiği, davacı şirkete ait işbu davaya konu çeklerin 05.11.2020 tarihinde davacı şirkete ait araçtan çalınmış olup, söz konusu hırsızlık olayına ilişkin 06.11.2020 tarihinde davacı şirket çalışanı tarafından Beyazıt Polis Merkez Amirliği’ne şikayette bulunulduğu, işbu şikayete yönelik soruşturma neticesinde dava aşamasına geçilmiş olup, hırsızlık suçuna yönelik ikame edilen dava İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/... Esas sayılı dosyasında halen derdest olduğu, davacı şirkete ait işbu davaya konu çeklerin çalınması neticesinde tedbir talepli çek iptali davası ikame edildiği, söz konusu dava Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/... Esas sayılı dosyasında halen derdest olduğu, işbu mahkeme tarafından 03.12.2020 tarihinde çeklere yönelik ödemeden men kararı verildiği ve kararın ilgili ...’na mahkeme kanalıyla gönderildiği, banka tarafından, söz konusu çeklerin izlemeye alındığına ilişkin dosyaya bildirim yapıldığı, ancak ... tarafından 03.12.2020 tarihinde çeklerin müşteride olarak izlenmekte olduğu bilgisi verilmesine rağmen işbu davaya konu ... numaralı çekin 02.02.2021 tarihinde ...'a ibraz edilerek mahkeme tarafından verilen tedbir kararına rağmen ... tarafından ödeme yapılmaması gerekirken takas sistemi kapsamında ödeme yapıldığı, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 03.12.2020 tarihli ödemeden men kararına rağmen ilgili bankaca bedeli ödenen, keşidecisi ..., Hesap No: ... Çek No: ... olan ... Arnavutköy/İst Şubesi’ne ait 31.06.2021 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli çek tutarının davacı şirkete istirdatı ve bankaca ödemeden men kararına rağmen ödenmiş bulunan tutarın davacı şirkete verilmesi gerektiği belirtilerek ... çek nolu 10.000,00 TL bedelli çekin aslının davacı şirkete iadesine, aslının iadesi mümkün değilse çek tutarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı şirkete iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından 28/10/2021 tarihinde sunulan talep açıklama dilekçesinde davacı şirkete iadesi, aslının iadesi mümkün değilse çek tutarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı şirkete iadesi istenen çekin keşidecisi ... olan ... hesap, ... çek numaralı ... Güneşli Şubesine ait 10.000 TL bedelli çek olduğu belirtilmiştir.

Davalı ... Şti. vekili tarafından 25.10.2021 tarihinde mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; açılan davada davalı şirketin hiç bir kusurunun bulunmadığı, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiği, davalının iyiniyetli olarak ciro silsilesi ile dava konusu çeki aldığı ve hesabının bulunduğu bankaya tahsil edilmek üzere teslim ettiği, davacı tarafından çek iptal davasına konu olan çekin taraflarına iadesi talep edilmekle birlikte, dava dilekçede belirtildiği gibi çek bedeli ödenmiş olup çek aslının bankada bulunduğu, davacı tarafın açmış olduğu çek iptal davasını kazanması halinde bu iadenin mümkün olacağı, iade etmesi gerekenin de davalı olmadığı, ödemeyi yapan banka şubesinin olduğu, davacı tarafından çek bedeli olan 10.000 tl nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınması talebinin yersiz olduğu, yapılan işlemlerde davalının hiç bir dahli ve kusurunun bulunmadığı, bu nedenle iadeye karar verilmesi durumunda faiz talebinin reddi gerektiği, davalı şirketin dava konusu olaydan hiç bir şekilde haberinin olmadığı, davacı şirketin davasını ispat etmesi gerektiğini beyan ederek davacı tarafın davasının reddine karar verilmesini şayet mahkeme aksi kanaatte ise davalının açılan davaya sebebiyet vermemiş olması dikkate alınarak yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA ve GEREKÇE:
Mahkememizce İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesi'nden 2020/... E. sayılı, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden 2020/... E. Sayılı, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden 2021/... E. Sayılı, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden 2021/... E. Sayılı dosya örnekleri ve dava konusuyla ilgili belgeler celp edilmiş, taraf şirket defterleri bilirkişi marifetiyle incelenmiştir.
İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/...E. Sayılı dosyasının incelenmesinde; suçun bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık ve mala zarar vermeye ilişkin olduğu, müştekinin şirket çalışanı ..., sanığın ..., birleşen 2021/... Esas sayılı dosyada sanığın ..., suç tarihinin 05/11/2020 olduğu görülmüştür.
Mahkememize tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için, Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, bilirkişi raporunda özetle; davacı ... A.Ş 2020 ve 2021 yılı ticari e-defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde yapıldığı ve TTK hükümlerine göre bu yönü ile sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davacı ...A.Ş. dava konusu çalındığı iddia edilen keşidecisi ..., Hesap No: ... Çek No: ... olan ... Arnavutköy/İstanbul Şubesi’ne ait 31.06.2021 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli çeki müşterisi ...- ...’dan ticari alacağına karşılık aldığı ve ticari defterlerinde bu çekin ciro tahsil vs. işlemlerle çıkışının olmadığı, halen ticari defterlerinde ...- alınan çekler hesabında bulunduğu, dava konusu çekin çalınmasından sonraki ile cirantası ... Şti. ve çeki ciro silsilesi yoluyla son hamil olarak tahsil eden ... Şti. ile davacı ... A.Ş. arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı belirtilmiştir.
Dava, TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılan çek istirdadı istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK’nın 792’üncü maddesi ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklindedir.
Davacı lehtar çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı ise çekin yetkili hamili olduğunu savunmuştur. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 686. maddesi gereğince ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması yeterli olup ayrıca davalının yetkili hamil olması için ciro silsilesinde imzası bulunanların imzalarının gerçek cirantalara ait olup olmadığını tahkik zorunluluğu yoktur.

Dava konusu çekte de mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmamakta olup davalı tarafın ancak TTK’nın 792.maddesinde öngörüldüğü üzere, çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğu kanıtlandığı takdirde sorumlu olacağı kuşkusuzdur. Bu konuda ispat yükü davacı üzerinde olup davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
6102 sayılı TTK'nın 790. maddesi gereğince, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Ayrıca, 6102 sayılı TTK'nın 801. maddesi gereğince, çeki ödeyecek muhatap banka için dahi ciro imzalarının geçerliliğinin araştırılması zorunluluk değilken, hamilin bu yönde bir yükümlülüğünün bulunduğu ileri sürülemez.
Bu durumda davalı ciro yoluyla hamilin, dava konusu çeklerde ciro silsilesinde kopukluk olmadığını ve iyiniyetli son hamil olduğunu savunduğuna ve çekte lehtar olan davacının elinden rızası hilafına çekin çıkmış olmasının tek başına, davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu göstermeyeceği, davacının davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiğini veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat edemediği anlaşıldığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H ÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2-Alınması gerekli 179,90 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 170,78 TL'den mahsubu ile bakiye 9,12 TL karar ve ilam harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Hüküm kesinleştiğinde varsa kullanılmayan gider avansının ilgilisine İADESİNE,

Dair, miktar itibarıyla kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
24/01/2023