Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; 28.08.2020 tarihinde Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüste yolcu olarak bulunan müvekkili ...'ın minibüsten indiği esnada sürücünün dikkatsiz ve kusurlu davranışı nedeniyle aniden hareket etmesi neticesinde müvekkilinin minibüsten düşerek yaralandığını ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkili ...'ın ağır bir şekilde yaralandığını, meydana gelen kazada sürücü ...'nın kusurlu olduğu, müvekkilinin kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, kaza sonrası davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak davalı şirketin yasal süre geçmesine rağmen başvuruyu sonuçlandırmadığını, ödeme yapmadığını belirterek müvekkilinin bedensel zarara uğraması nedeniyle oluşan maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkete gerekli belgeler ile başvuru yapmadığını, davacı tarafa eksikliklerin giderilmesi için yazı iletildiğini ancak davacı tarafın eksiklikleri gidermeksizin iş bu davayı açtığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesini, kusur durumunun tespiti için dosyanın Adli Tıp İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini, engellilik tespiti için dosyanın Adli Tıp İhtisas Dairesine, zararın oluşup oluşmadığı var ise ne kadar olduğunun tespiti için aktüer bilirkişiye gönderilmesini, kazada müterafik kusur, hatır taşıması gibi tazminatta indirim sebebi olacak sair hususların mahkemece re'sen tespitini, müvekkili şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine de hükmolunmamasını, hükmolunması halinde müvekkili şirketin sorumlu olduğu azami poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak yargılama giderine faize ve vekalet ücretine hükmolunmasını talep etmiştir.

Dava; trafik kazasından kaynaklanan tazminat talebinden ibarettir.
Davacı vekili tarafından 03/01/2023 tarihli dilekçesinde; davalı sigorta şirketi ile sulh olduklarını, sulh olunması sebebiyle davanın konusuz kaldığını, davalı sigorta şirketi tarafından, karardan önce yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığına ilişkin dava dosyasına beyan dilekçesi gönderilmesi ve dosyadan yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmemesi şartıyla davacı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını belirterek konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili bila tarihli dilekçesi ile; haricen davacı vekili ile varılan mutabakat neticesinde, davaya konu hadise nedeni ile müvekkili şirketçe, davacı vekiline asıl alacak, faiz ve ferileri ve vekalet ücreti ile birlikte ödendiğini ve müvekkili şirketin davaya konu tazminat bakımından tamamen, gayri kabili rücu olmak üzere mutlak ve kesin şekilde ibra edildiğini, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını belirterek vekalet ücreti ve yargılama masrafı talebi olmadığını ve konusuz kalan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Açıklanan nedenlerle, konusu kalmayan davanın esası hakkında hüküm tesisine yer olmadığına şeklinde hüküm kurmak gerekmiş aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

1-Davanın konusuz kalması nedeni ile esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

2- Alınması gereken 179,90 TL harçtan, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 120,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-7155 sayılı kanun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A Maddesinin 11. fıkrası gereğince suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabulucuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

4- Talep edilmediğinden yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, tarafların yokluğunda 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. 25/01/2023