ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/357 Esas - 2023/32
ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR NO: 2023/32
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ... - ...
VELİ:
1-...- ...
2-... - ...
Tazminat
KARAR YAZIM
1. Davacı vekili 26.03.2018 tarihli dilekçe ile davalı taraf aleyhine belirsiz alacak davası açmıştır. Dilekçeye göre; 11.03.2017 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu ... idaresindeki ... plakalı araca plakası bilinmeyen bir aracın arkadan çarpmasıyla vuku bulan kaza sonucu davacı yaralanmıştır. Davalı tarafından 08.03.2017 tarihinde 14.722 TL ödeme yapılmıştır. Kazadan dolayı davacının uğradığı zararın tamamen karşılanmadığı ileri sürülerek fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 300 TL'nin (100 TL kalıcı çalışma gücü kaybı, 100 TL geçici iş görmezlik ve 100 TL bakıcı gideri zararı) kaza tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
2. Davacı vekili 14.12.2022 tarihli dilekçe ile kalıcı maluliyet tazminatı istemini 315.278,00 TL'ye çıkarmıştır.
1. Davalı vekili 26.04.2018 tarihli dilekçe ile davanın reddini savunmuştur. Dilekçeye göre; kaza nedeniyle 08.03.2017 tarihinde davacıya 14.722 TL ödeme yapılmış ve davalı ibra edilmiştir. Davalının zarardan sorumlu tutulabilmesi için kazaya tespit edilemeyen aracın neden olduğunun tanık, kamera kaydı vs. delillerle ispatlanması gerektiği belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir.
1. 11.03.2017 tarihli Kaza Tespit Tutanağına göre; ... idaresindeki ... plakalı araca sürücünün beyanına göre; yolun sağında daha önce olmuş kazaya bakmak için yavaşladığı sırada plakasını alamadığı bir aracın arkadan çarpması sonucu kaza yapmıştır. Kazada yaralananlar arasında araçta yolcu olarak bulunan ... bulunmaktadır.
Polis memurları tarafından tutulan 11.03.2017 tarihli olay tutanağında kazayı gören ya da bilen herhangi bir şahıs tespit edilemediği, kaza bölgesini gören bir kamera sisteminin tespit edilmediği, bu aşamada kazaya karışan diğer aracın tespitinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.
2. Adana C. Başsavcılığı 2017/... soruşturma numaralı dosya ile yapılan soruşturmada şüpheli veya şüphelilerin tespit edilmemesi nedeniyle daimi arama kararı alınmıştır. Soruşturma sırasında tanık olarak dinlenen ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ve sürücünün eşi olan ..., eşinin normal bir hızla araç kullanırken arkadan gürültü duyduğunu, eşinin aktarmasına göre arkadan gelen bir aracın kendilerine çarptığını beyan etmiştir.
3. Kaza nedeniyle 06.04.2017 tarihli başvuru üzerine ... tarafından ... No.lu hasar dosyası oluşturulmuştur. Ç.Ü. Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 12.02.2018 tarihli raporda kaza nedeniyle davacının %6 oranında vücut fonksiyon kaybına uğradığı belirtilmiştir. Bu rapor esas alınarak davacı tarafa 08.03.2018 tarihinde 14.722 TL ödeme yapılmıştır. 02.03.2018 tarihli belge ile ... ibra edilmiştir.
4. Makina mühendisi bilirkişi ... tarafından 05.12.2018 tarihli rapor düzenlenmiştir. Rapora göre; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsü olayda %100 kusurludur.
5.1 Ç.Ü. Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından ‘İlgili Makama’ hitaben düzenlenen 12.02.2018 tarihli rapora göre; 30.03.2013 tarihli 28603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre ...’ın, kaza nedeniyle tüm vücut fonksiyon kayıp oranı %6’dır.
5.2 Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından 08.04.2022 ve 22.08.2022 tarihli raporlar düzenlenmiştir. Raporlara göre; 30.03.2013 tarihli 28603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre ...’ın, kaza nedeniyle tüm vücut fonksiyon kayıp oranı %10, iyileşme süresi 3 aydır. Kişinin geçici veya sürekli olarak bir başkasının yardımına muhtaç olması söz konusu değildir.
6. SGK tarafından verilen 16.04.2018 tarihli cevapta davacıya kaza nedeniyle kalıcı maluliyet nedeniyle ödeme yapılmadığı belirtilmiştir.
7. Bilirkişi ... tarafından 06.12.2022 tarihli rapor düzenlenmiştir. Rapora göre; davacı kaza tarihinde 6 yıl 5 ay yaşındadır. TRH-2010 tablosuna göre bakiye muhtemel yaşam süresi 72 yıl 9 aydır. Kazada davacı kusursuz, tespit edilemeyen araç sürücüsü tam kusurludur. Davacı kazada %10 oranında çalışma gücü kaybına uğramıştır. Anayasa Mahkemesi 17.07.2020 tarih 2019/40 - 2020/40 sayılı kararı sonrası Yargıtay içtihatları uyarınca tazminat hesabında TRH-2010 Yaşam Tablosu ile bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi yöntemi kullanılmıştır.
a- Davacı kaza tarihinde 7 yaşında olduğundan geçici iş görmezlik zarar hesabı yapılmamıştır.
b- 18 yaşına kadar AGİ hariç, 18 yaşından sonraki dönem için ise AGİ dahil asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılmıştır. 08.03.2017 Ödeme tarihindeki verilere göre davacının kalıcı maluliyet zararı 111.013,07 TL’dir. Yapılan ödeme ise 14.722,00 TL’dir.
Güncel verilere göre davacının maluliyet zararı 436.964,21 TL’dir. Kaza tarihindeki davalının sorumluluk limiti 330.000 TL’dir. ... tarafından yapılan 14.722 TL ödemeye göre bakiye sorumluluk limitinin 315.278,00 TL olduğu belirtilmiştir.
1. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 06.03.2019 tarih 2018/...-2019/... sayılı hükümle; kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın karıştığının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükme karşı davacı taraf istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Adana BAM 3. Hukuk Dairesinin 24.12.2019 tarih 2019/...-...sayılı kararı ile istinaf başvurusu reddedilmiştir.
Davacı taraf istinaf kararına yönelik temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 04.03.2021 tarih 2020/... - 2021/... sayılı kararla hükmü davacı yararına bozmuştur. Bozma kararına göre; kazanın varlığını ispat yükü davacıda olup, davacı taraf, aksi ispat edilinceye kadar geçerli resmi belge olan kaza tespit tutanağı ve soruşturma dosyası ile kazanın varlığını ve kazaya plakası tespit edilemeyen başka bir aracın/sürücünün neden olduğunu ispatlamıştır. Bu durumda kazanın tek taraflı olduğu, kazaya karışan başka bir aracın bulunmadığını ispat yükü, bunu iddia eden davalı taraftadır. Bu doğrultuda; kaza tespit tutanakları, aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi delillerden olup aksinin de aynı derecede delil ile ispatlanması gereklidir. Somut olayda, kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebep olmadığı hususu davalı tarafça aynı nitelikte bir delil ile ispatlanamamıştır. Kaldı ki kazanın oluş şekli ve çarpma noktasının arkadan çarpma şeklinde olduğu gözetildiğinde kazanın varlığı hususu şüpheli de bulunmamaktadır. Bu nedenle işin esasına girilmesi gerektiği belirtilmiştir.
2. 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanunla değişik 2918 sayılı KTK 97. maddesine göre; zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. Somut olayda davacı tarafın başvurusu üzerine hasar dosyası açılıp kısmi ödeme yapıldığından dava şartı gerçekleşmiştir.
6098 sayılı TBK 49. maddesi uyarınca, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 sayılı KTK 85. maddesi uyarınca; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Aynı Kanunun 91. maddesine göre; işletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. ZMM sigortacısı işletenin üçüncü şahıslara verdiği zararı poliçe limitine kadar sigortalamaktadır. 5684 sayılı Sigortacılık Yasasının 14. maddesi uyarınca sigortalısı tespit edilemeyen veya rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ... ihdas edilmiştir. Davalı ... 26.07.2007 tarih 26594 sayılı Resmi Gazete yayınlanan ... Yönetmeliğinin 9.b. Maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiği tarihte geçerli olan teminat tutarı dahilinde zarardan sorumludur.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren KMAZMSS Genel Şartlarında zararın TRH-2010 Hayat Tablosu ve devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü ve %1,8 iskonto oranı/teknik faize göre hesaplanması öngörülmüştür. Anayasa Mahkemesi 17.07.2020 tarih 2019/40 - 2020/40 sayılı kararı ile 2918 sayılı KTK’da 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanunla yapılan bazı değişikleri iptal etmiştir. İptale uğrayan hükümler KTK 90. Maddesine 6704 sayılı Kanunla eklenen ZMM sigortası kapsamındaki tazminatların “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlardaki” esaslara tabi olacağına ilişkin hükmü ile 92/i maddesi hükmüdür.
İptal hükmü sonrası Yargıtay 17. Hukuk Dairesi kararlarında tazminat hesabının TRH-2010 Tablosunun esas alınması ve zarar hesabının da Progressive Rant Yöntemine göre yapılması gerektiği belirtilmiştir (17. H.D. 08.03.2021 tarih 2020/8835-2021/2355 sayılı kararı). 19.06.2021 tarih 31516 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanunla 2918 sayılı KTK 90. Maddesinde yapılan değişiklikle “sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak hesaplanır” hükmüne yer verilmiştir. Sonuç itibariyle 19.06.2021 tarihli değişiklik öncesi olaylarda Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre tazminat hesabında TRH2010 Tablosunun ve zarar hesabının da Progressive Rant Yöntemine göre yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
3. Somut olayda 11.03.2017 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca plakası tespit edilemeyen bir aracın arkadan çarpması sonucu davacı %10 oranında çalışma gücü kaybına uğramıştır. Kazada plakası tespit edilemeyen araç sürücüsü %100 kusurludur.
Kaza nedeniyle ... tarafından davacıya 08.03.2017 tarihinde 14.722,00 TL yapılmıştır. Ödeme tarihindeki verilere göre davacının kalıcı maluliyet zararı ise 111.013,07 TL’dir. Tazminat miktarına ilişkin ödeme yetersiz olduğundan 2918 sayılı KTK 111 maddesi uyarınca ödeme tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde iptali istenebilir. Davacı taraf ödemeden sonraki 2 yıllık süre içerisinde dava açarak iptal iradesini koyduğundan davalı tarafın ibra nedeniyle davanın reddi talebi dikkate alınmamıştır.
Güncel verilere göre davacının maluliyet zararı 436.964,21 TL’dir. Kaza tarihindeki davalının sorumluluk limiti ise 330.000 TL’dir. ... tarafından yapılan 14.722 TL ödemenin mahsubu sonucunda davalının bakiye sorumluluk limiti 315.278,00 TL’dir. Bu nedenlerle maluliyet tazminatına ilişkin dava kabul edilmiştir.
Kaza nedeniyle davacı, sürekli veya geçici olarak bir başkasının bakımına muhtaç hale gelmediğinden bakıcı gideri istemi reddedilmiştir.
Kaza nedeniyle davacı 3 ay süreyle geçici iş görmezliğe uğramıştır. Dava dilekçesinde iyileşme dönemi için 100 TL geçici iş görmezlik zararının davalıdan tahsili talep edilmiştir. Davacı kaza tarihinde 18 yaşından küçüktür ve gelir getirici bir işte çalışmamaktadır. Şu halde davacının iyileşme döneminde uğradığı bir kazanç mahrumiyeti bulunmamaktadır. Bu nedenlerle geçici iş görmezlik tazminatına ilişkin istemin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 20.06.2017 tarih 2016/9637-2017/7037,14.06.2016 tarih 2015/18531-2016/7285,25.12.2015 tarih 2013/21500-2015/15051 sayılı kararları).
V- KANUN YOLLARI
6100 sayılı HMK 341. maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle miktar veya değeri 17.830,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Somut davada, mahkememizdeki dava konusu tazminat miktarı ve HMK 373/4 maddesi dikkate alındığında hükme karşı tarafların temyiz yoluna başvuru hakkı bulunmaktadır.
1- Davanın kısmen kabulüne, 315.278,00 TL'nin 08/03/2018 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine.
2-Alınması gereken 21.536,64 TL ilam harcından, 35,90 TL peşin harç ve 1.077,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 20.423,74 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 47.138,92 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
4-Davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 35,90 TL peşin harç ve 1.077,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.148,80 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından harcaması yapılan 21 tebligat gideri 227,00 TL, 4 müzekkere gideri 26,00 TL, 2.745,25 TL adli tıp gideri, 467,80 TL istinaf gideri ve bilirkişiler ücreti 1.250,00 TL olmak üzere toplam 4.716,05 TL yargılama giderinden davanın kabulüne tekabül eden 4.713,06 TL'sinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7-HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.