T.C. ... BAM .... HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: .../... - .../...
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.... HUKUK DAİRESİ KARAR
KARAR NO: ../...
BAŞKAN: ...
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ... ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: .../...
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ: ....(...)
....
....
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: 1 -...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: 2 -...
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI: 3 -...
VEKİLİ: Av. ...
İHBAR OLUNAN:...
VEKİLİ: Av...
BİRLEŞEN ... .... ASLTİCMAH .../... ESAS SAYILI DOSYASI
DAVALI: 1 -...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: 2 -...
VEKİLİ: Av...
DAVALI: 3 -..
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: 4 -..
VEKİLİ: Av. ...
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
B.A.M. KARAR TARİHİ: ..
Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde, birleşen davada davalı .... vekili, asıl ve birleşen davada, davalı ....vekili ve .... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde, 21/06/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacılar murisi ....'in kullandığı araca çarpan, davalı .... tarafından kullanılan, diğer davalı ... ne ait olan aracın tam kusurlu olarak, murisin vefatına neden olduğunu o sırada araçta bulunan ... ve ...'ın da yaralandığını, davalı sigorta şirketinin sigortacı sıfatıyla sorumlu olduğunu, ölüm sebebiyle hem araç içinde bulunan kişilerin hem de murisin anne babasının manevi zarar gördüğünü, davacı eş ve çocuğun destekten yoksun kaldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, davacı .... için 450.000,00 TL çocuk ... için 225.000,00 TL destekten yoksunluk tazminatının bankaların ticari mevduata uyguladığı en yüksek faiz ile davalılardan müteselsilen tahsilini, sigorta şirketinin 263.500,00 TL ile sınırlı sorumlu tutulmasına, her bir davacı için ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın sigorta dışında kalan davacılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada, davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde, kusur durumunun tespiti gerektiğini, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS genel şartları çerçevesinde yapılması gerektiğini, tazminat hesaplamasının Yargıtay içtihatlarına göre yapılması gerektiğini, TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, faiz talebinin ve faiz türünün hatalı olduğunu, davacıların murisinin gelirinin araştırılması gerektiğini, bir geliri yok ise destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamasının asgari ücret baz alınarak yapılması gerektiğini, davacılardan ... ve .... yönünden başvuru şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine, diğer davacılar yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde, 21/06/2017 tarihinde davalının ... plaka sayılı aracı kullanmakta olan muris ....'e, davalı ...'nun sevk ve idaresindeki, davalı ....'ne ait .... plaka sayılı araç ile arkadan çarparak ölümüne sebep olduğunu, ayrıca müvekkili ... ile çocuğu olan ....'in yaralanmasına sebebiyet verdiğini, davalı ....nun ... ... Ağır Ceza Mahkemesinin .../... - .../... E/K sayılı dosyasında yargılanarak ceza aldığını, ancak kararın henüz kesinleşmediğini, dava konusu kazada davalı ....'nun arkadan çarpma kuralını ihlal ettiğini, müteveffa ....'in alt düzeyde tali kusurlu olduğunun belirlendiğini, ayrıca dava konusu kaza ile ilgili olarak ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyasında yargılama devam ettiğinden; eldeki dava dosyasının ... .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile birleştirilerek, davacı anne .... için 249.775,64 TL, baba .... için 185.412,77 TL destek yoksun kalma tazminatının 21/06/2017 kaza tarihinden itibaren bankaların ticari kredi mevduatına uyguladıkları en yüksek faizin uygulanarak davalılardan alınarak davacılara verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, .../... esas sayılı ana davası yönünden, davacıların, ....'ye yönelik maddi tazminat davalarından feragat nedeniyle ayrı ayrı reddine,
- Davacı ... yönünden ödenmeyen 286.128,33 TL maddi tazminat alacağının davalılar .... ve ....'dan kaza tarihi olan 21/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
-Davacı ...'un maddi tazminat alacağının 163.871,67 TL'lik kısmı davalılar .... ve ... yönünden sigorta şirketi tarafından ödeme nedeniyle konusuz kaldığından bu kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
-Davacı .... yönünden 52.178,24 TL maddi tazminat alacağının davalılar .... ve ....'dan kaza tarihi olan 21/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ....'in fazlaya ilişkin talebinin reddine,
-Davacı ....ın maddi tazminat alacağının 37.269,67 TL'lik kısmı davalılar .... ve ...yönünden sigorta şirketi tarafından ödeme nedeniyle konusuz kaldığından bu kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
-Davacılar ..., ..., ..., ....'nun manevi tazminat istemleri ödeme nedeniyle konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
... ....Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas sayılı birleşen dosyası yönünden,:
-Davacı ... ....'nun maddi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile 101.828,14 TL maddi tazminat alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (tazminat alacağından davalı ...Şirketinin 59.400,08 TL davalı ......'nin 42.428,06 TL ile sorumluluklarının sınırlı tutulmasına) maddi tazminat alacağına sigorta şirketleri yönünden dava tarihi olan 30/10/2019 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 21/06/2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
-Davacı.....nun maddi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile 136.113,92 TL maddi tazminat alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (tazminat alacağından davalı .....79.400,23 TL davalı ....'nin 56.713,69 TL ile sorumluluklarının sınırlı tutulmasına) maddi tazminat alacağına sigorta şirketleri yönünden dava tarihi olan 30/10/2019 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 21/06/2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, maddi tazminat taleplerinden fazlaya ilişkin istemlerinin ayrı ayrı reddine, karar verilmiştir.
Davalı ...... vekili istinafa başvuru dilekçesinde, müteveffanın ölümünün kaza ile illiyeti değerlendirilmediğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, davalının ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı oldğunu, kazanın oluşumunda tüm kusur yasal sınırın oldukça üzerinde olacak şekilde alkollü araç kullanan müteveffada olduğunu, müteveffanın müterafik kusuru hiçbir surette değerlendirilmediğini, hükme esas alınan aktüer raporunda tespit edilen ve tazminat hesaplanan gelir hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, kaza, Genel Şartlar ve KTK değişikliği sonrası meydana geldiğinden, KTK'da öngörüldüğü üzere TRH yaşam tablosu ve %1.8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı .... vekili istinafa başvuru dilekçesinde, müteveffanın alkollü olarak araç kullandığını asli kusurlu olduğunu, müteveffanın otopsi raporunda alkol çıkmadığını, otopsi işleminin kaza meydana geldikten 3 gün sonra yapıldığını, 21/06/2021 tarihinde saat 21: 15 tarihli raporda ....in 2,931 promil alkollü olduğu raporlarda mevcut olduğunu, müteveffanın müterafik kusuru hiçbir surette değerlendirilmediğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istnafa başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, müteveffanın alkollü olduğunu, müteveffanın kaza tarihinde işsiz olduğunu, gelir getirici bir işte çalışmadığını, dava konusu trafik kazası 29.07.2017 tarihinde meydana geldiğini, müteveffanın en son Ağustos 2016 döneminde çalışma kaydının olduğu SGK tarafından bildirilen müteveffa kaza tarihinde ve önceki 1 yıl boyunca gelir getirici bir işte çalışmadığını, müteveffanın anne ve babasına destekten yoksun kalma tazminatı verilmesi, kendileri lehine destek zararı hesaplanması mümkün olmadığını, davacıların sigorta şirketleri ile yapmış oldukları sulh anlaşmasında yer alan dava konusu tazminatlar hakkında müvekkilim şirket açısından da borcun sona erdiğini, bu nedenle hem ana davada hem de birleşen davada bakiye destek zararlarının müvekkili şirketten tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu, savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Asıl ve birleşen dava maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Kusur ve ölümle illiyet bağına dair istinaf incelendiğinde; Ceza yargılamasında Adli Tıp Trafik İhtisas Kurulunun 09/03/2018 tarih ve 11138 sayılı raporu kapsamında davalı sürücünün asli, müteveffanın ise alt düzeyde tali kusurlu olduğu, dosya arasındaki kayıt ve ifadeler ile daha önce düzenlenen raporlar muvacehesinde belirlendiği, ...Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin .../...Esas .../... Karar sayılı dosyasından verilen hükümle davalı sürücünün asli, davacıların yakını ölenin ise tali kusurlu kabul edilmek üzere, davalı ....'nun taksirle öldürme suçundan mahkumiyetine dair kesin hüküm kurulduğu, ölümle dava konusu kazaya ilişkin ve davalının kusurlu olduğuna dair maddi vakıa kesinleşmiştir.
TBK 74. madde hükmü uyarınca, Ceza Mahkemesi'nin belirlediği kusur oranı, hukuk hakimin bağlamamakta ise de, ceza dosyasındaki raporlarla örtüşür şekilde yerel mahkemenin aldığı kusur raporu doğrultusunda ölenin %25, davalı sürücünün ise %75 kusurlu olduğuna dair kusur belirlemesi yerinde olup, kusura ilişkin istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.
Davacılar, asıl dava bakımından, davalı .... davalı ... hakkında, davadan feragat edilmiştir.
Sigorta şirketine verilen ibranamedeki irade açıklaması hem sigortacı hem de sigortalı işleten yönünde poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sonuç doğurur. Zira taraflarca imzalanan ibraname uyarınca davacı vekili davalı sigorta şirketi ve işleten ile sürücüyü kaza nedeniyle poliçe limiti kadar her türlü maddi tazminattan ibra ederek feragat ettiğini beyan etmiş ise, davalı sigorta şirketi ile birlikte davalı işleten de, poliçe limiti kadar borçtan kurtulmuş sayılır. Ancak aracın sürücüsünün işleten dışında başka bir olması halinde sürücünün sorumluluğu sigorta şirketi tarafından ibranamedeki ödenen tutarla sınırlı olacaktır.
Sigorta şirketine verilen ibranamedeki irade açıklaması hem sigortacı hem de sigortalı işleten yönünde poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sonuç doğurur. Davalı sigorta şirketi ile birlikte davalı işleten de poliçe limiti kadar borçtan kurtulmuş sayılır. Ancak aracın sürücüsünün işleten dışında başka bir kişi olması halinde sürücünün sorumluluğu sigorta şirketi tarafından ibranamedeki ödenen tutarla sınırlı olacaktır.
Yerel mahkemece, davalı işleten ... Şti'nin poliçe limiti kadar borçtan kurtulduğu gözetilmeden, ödenen miktar bakımından karar verilmesine yer olmadığına dair yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Asıl davada, işleten ve birleşen davada poliçe miktarınca sürücünün borçtan kurtulacağı dikkate alınarak, bunun yanında, davalı ZMMS sigortacısı Mapfre Sigortanın sorumluluğunu doğuran poliçe limitinin 330.000 TL olduğu, buna göre garame hesabına göre asıl davada 201.141,34 TL sorumlu olduğu, birşelen davada ise poliçe sorumluluğunun kalanı olan 128.858,66 TL'nin anne-baba davacılar için eşit olarak bölünüp, bu doğrultuda ZMMS sorumlu tutulup, sıralı sorumluluk esasına göre ... sorumlu olduğu miktar belirlenip sonucuna göre (....'nin istinafa gelmediği gözetilerek, kazanılmış haklar korunarak) hüküm kurulması gerektiğinden, kararın bu bakımdan da kaldırılması gerekmiştir.
Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Davacıların maruz kaldığı destekten yoksun kalma zararının belirlenebilmesi için desteğin son gelir durumunun net olarak belirlenmesi gerekir.
Davacılar desteğin asgari ücret üzerinde bir gelir elde ettiğini iddia etmiş ise, SGK'dan trafik kazasının olduğu tarihteki desteğin ücret ve gelirlerini gösterir tüm belgeler getirtmelidir. Kişi belirli bir iş yerine bağlı olmaksızın belirli bir meslek icra eden kişilerden ise S.G.K kayıtları olup olmadığı da araştırılarak ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili zabıta araştırması yanında o meslek odasından o mesleği icra edenlerin kaza tarihi itibarı ile ortalama ücretleri sorulmalıdır.
Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, desteğin ölüm tarihindeki gelir durumunun davacı tarafça kanıtlanması gerekir. Bunun kanıtlanmaması halinde ise maddi destek tazminatının hesabında asgari ücretin esas alınacağı kabul edilmektedir. Sadece tanık beyanları ile kazanç tespiti mümkün olmayıp bunun bir takım belge ve kayıtlarla desteklenmesi gerekmektedir.
Her ne kadar kaza tarihinde çalışmıyor olsa da dosya kapsamında sabit olan belgelerden müteveffanın nitelikli eleman olduğu ve ileride bu şekilde asgari ücretin üzerinde gelir elde edebileceği anlaşılmakla; bu durumda mahkemece; desteğin gelirinin saptanması için; emsal gelir ve ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından aylık kazancının ne kadar olabileceği yönünde araştırma yapılarak sonuçları dahilinde gerçek gelirin net biçimde saptanması, tazminat hesabı konusunda rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, kaza tarihinden bir yıl önceki tek bir bordro geliri esas alınarak tazminat hesabı doğru değildir.
Mahkemece, mütevefanın, mesleği itibariyle kaza tarihindeki muhtemel kazancına esas olmak üzere, emsal gelir ve ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından aylık kazancının ne kadar olabileceği yönünde araştırma yapılarak sonuçları dahilinde gerçek gelirin net biçimde saptanması sonrasında tazminat hesabı bakımından ek rapor alınmalıdır. Davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf istemlerinin kabulü gerekmiştir.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52.maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Müterafik kusura ilişkin savunma bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.
Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde 6098 sayılı TBK 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, öğreti ve Yargıtay uygulamalarıyla da benimsenmiştir. Yargıtay 'ın yerleşik uygulaması gereği, müterafık kusur indirimi oranı %20 olup, maddi tazminattan yazılı oranlarda müterafık kusur indirimi yapılmasını gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, müteveffaya kusur atfeden bilirkişi raporunda, 2918 sayılı yasanın 56. Maddesinin yanında, 48/5 maddesinin ihlali de dikkate alınarak kazaya sebep kusur oranı %25 olarak belirlendiği, Ceza dosyasındaki ATK raporunda ise, kara yolundu durma ve duraklamaya aykırılıktan kusur izafe edilmiş olup, istinafa gelenlerin sıfatına göre, yukarıda belirtildiği üzere kusur oranı yerinde kabul edilmekle, müteveffanın alkollü araç kullanmak suretiyle kusur atfedildiğine göre, bu nitelikteki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Ancak, aktüerya bilirkişice kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresinin belirlenmesinde isabetli şekilde TRH 2010 yaşam tablosu dikkate alınarak (porogresif yöntem) hesaplama yapılmış olup, Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih, 2019/40 - 2020/40 sayılı kararı ile; 2918 sayılı KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; tazminat hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın hesaplanması gerekeceği göz önüne alındığında davalıların bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir.
HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, hükmün esasını etkileyecek tüm deliller toplanmadan karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup davalı ...vekili, davalı ....vekili ve .... Şti. vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle kabulü ile mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1- Davalı ...vekili, davalı .... vekili ve .... vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile ... ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... tarih ve .../...-.../... sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,
3-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 28/02/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.