T.C. .... BAM .... HUKUK DAİRESİ
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
..... HUKUK DAİRESİ KARAR
KARAR NO: .../....
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: .../...
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ: ......
B.A.M. KARAR TARİHİ: .......
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıdan 76.700,00.-TL bedel karşılığında 30*30 hurda presleme makinesi satın aldığını, 01/07/2019 tarihinde teslim edildiğini, ayıplı çıktığını, 30.000,00.-TL bedel indirimin ve iadesinin istendiğini, ihtarname gönderildiğini, yanıt verilmediğini, arabuluculuğun olumsuz sonuçlandığını ayıp oranında satış bedelinden indirime gidilerek muaccel olduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 30.000,00.-TL’nin davacıya iadesine, Arabuluculuk Kanunu'nun 18.maddesi gereğince yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, makinenin taşınırken gerektiği gibi taşınmadığını, kullanıcı hatası bulunduğunu, kullanma talimatlarına uyulmadığını, davacının19/06/2019 tarihinde satın alındıktan sonra ihbar ve muayene yükümlülüğünün dürüstlük kuralları çerçevesinde yerine getirilmediğini, ayıp indirimi miktarının dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, semen tenzilinin 16.874,00.-Tl olarak tespit edildiği, Bursa 10. Noterliği'nin 03/10/2019 tarih 43315 yevmiye numarası ile ayıpların ihbar olunduğu, ayıp ihbarının süresinde olduğu, sonuç olarak davalının ürettiği malın taahhüt ettiği kriterleri karşılamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 16.874,00.-TL’nin 03/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, yargılama giderinin kabul ret oranına göre paylaştırılmasına ve davalı lehine 3.400,00.-TL vekalet ücretine karar verildiğini, Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11.maddesinin " Arabuluculuk görüşmesine mazeret göstermeden katılmayan taraf son tutanakta belirtilir ve bu taraf da ya da kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmez " hükmü gereğince yargılama gideri ve vekalet ücretine karşı yan lehine karar verilmemesi gerektiğini, yargılama giderinin paylaştırılması ve vekalet ücreti verilmesine ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, makinanın eksiksiz ve çalışır vaziyette teslim edildiğini, gerekli şekilde taşınmadığını, arızaların bu nedenle meydana gelmiş olabileceğini, arızanın kullanıcı hatasından kaynaklandığını, mal çıkış kapağını tam olarak açmadan mal çıkışı yapmaya çalışıldığını, bu nedenle makinanın kapağının kırıldığını, gereğinden fazla yükleme yaparak çalıştırma sonucu pompaların yağ kaçırmasına neden olduğunu, makinayı 19/06/2019 tarihinde satın aldığını, ihbar ve muayene yükümlülüğünü dürüstlük kuralları çerçevesinde yerine getirmediğini, makinayı kabul etmiş sayılacağını, fatura bedellerinin yüksek olduğunu, rayiç değerin nasıl tespit edildiğinin raporda yazılmadığını, raporun denetime elverişli olmadığını, onarım ve tamirat bedeli karşısında semen tenzilinin yüksek olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, ayıp iddiasına dayanan bedel indiriminin tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, 30x30 hurda presleme makinesinin 76.700,00.-TL bedel karşılığında davalıdan satın alındığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı malın ayıplı olduğunu, TBK 219 ve 227.maddeleri gereğince satış bedelinde indirim isteme hakkı bulunduğunu iddia etmiş, davalı ise teslim edilen malda ayıp bulunmadığını, ayıbın kullanıcı hatası nedeniyle meydana geldiğini savunmuştur.
Dosya içinde bulunan fotoğraftan ve tarafların beyanlarından makina üretiminin davalı tarafından gerçekleştirildiği anlaşıldığından taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu sonucuna ulaşılmıştır. TBK 474 madde gereğince, iş sahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa buna uygun bir sürede yükleniciye bildirmek zorundadır. Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hallerde iş sahibi, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteyebilir(TBK 475/1-3). Makinanın 19.06.2019 tarihinde teslim edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmayıp, davacı 03.10.2019 tarihli ihtarında, arıza ve kırılmalar nedeniyle beklenen faydanın sağlanamadığı, valf grubunun iki hafta sonra değiştirildiği, bu kez birleştirme noktalarında ayrılmalar olduğu, tamir edilmediği, elektrik motorunun zarar gördüğü beyan edilerek semen tenzili hakkının kullanılacağını bildirmiştir. Dosya içinde bulunan bilirkişi raporunda metal hurda balyalama makinesinin ayıplı olduğu, ayıbın dışarıdan bakıldığında sıradan bir kişinin tespit edemeyeceği nitelikte olduğu, çalışma esnasında meydana gelebilecek arızalar olduğundan gizli ayıp niteliğinde bulunduğu, gövde patlaması valf grubunun kırılması ile hidrolik silindir yağ kaçakları müteakip elektrik motorunun yanmasının kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, imalat hatalı olduğu tespit edildiğinden arızaların makinanın kullanımına engelleyecek mahiyette bulunduğu, derhal tamirin istenmiş olmasının hayatın olağan akışına uygun bulunduğu aksi halde işin aksayacağı ihbarın uygun sürede yapıldığı sonucuna varıldığından ve bilirkişi raporunda semen tenzilinin ayıplı bedeli/satış tarihindeki ayıpsız bedeline oranlanarak 16.874,00.-TL olarak tespit edildiği ve mahkemece, bilirkişi raporundaki tespitler esas alınarak ihtarname tarihi itibariyle süresinde ayıbın ihbar edildiği gerekçesiyle verdiği karar usul ve yasaya uygun olup davalının istinaf nedenleri yerinde değildir.
Davacının istinaf nedenlerine göre, dosya içinde bulunan arabuluculuk son tutanağında, tarafların usule uygun olarak davet edildiği, davalı şirketi temsilen gelen olmadığından tarafın gelmemesi ile anlaşma sağlanamadığı açıklaması ile tutanağının düzenlendiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 11.bendi gereğince toplantıya mazeretsiz katılmayan taraf kısmen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulacağı ve lehine vekalet ücretine karar verilemeyeceği düzenlemesi nedeniyle mahkemece yargılama giderinin paylaştırılmasına ve davalı vekili lehine 3.400,00.-TL vekalet ücretine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmayıp davacının istinaf nedeni yerindedir.
HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek kazanılmış haklarda gözetilerek yeniden hüküm kurulması gerekmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1-.... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... tarih .../...-../... sayılı kararına karşı davalı vekilinin yaptığı istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin ... ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... tarihli .../...-../... sayılı kararının karşı yaptığı istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,
2-Davanın KISMEN KABULÜ ile 16.874,00.-TL'nin 03/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
a)Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 1.152,66.- TL harçtan başlangıçta alınan 512,33.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 640,33.- TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
b)Davacı tarafça yapılan 566,73.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
961,50.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
c)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen kısım üzerinden belirlenen 3.400,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
d)Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
e)Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 11.bendi gereğince davalı lehine vekalet ücretine karar verilmesine yer olmadığına,
3-a)İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
b)İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili tarafından yatırılması gerekli 1.152,66.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 288,17.-TL'nin mahsubu ile eksik olan 864,49.-TL harcın ilk derece mahkemesince davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-a)Davacı tarafından yapılan istinaf masrafı olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
b)İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan 37,50.-TL'nin yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tebliğ ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile 15/06/2023 tarihinde karar verildi.