ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/391 Esas - 2023/207
ADANA
KARAR NO: 2023/207
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ...
VEKİLİ: ...
DAVALI:
1- ...
VEKİLİ: ...
DAVALI:
2- ...
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13/03/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın davacı müvekkilinin yaya olarak bulunduğu sırada çarpması neticesinde trafik kazasının gerçekleştiğini, davacı müvekkilinin gerçekleşen kaza nedeniyle yaralandığını, davacı müvekkili için 100,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla davalı ...'tan alınarak davacı müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 23/06/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava şartını yerine getirmediğini, müvekkillerine eksik belgelerle başvuru yapıldığını ve başvuru şartının eksiksiz olarak yerine getirilmediğini, ceza dosyası üzerinden uzlaşma olup olmadığının tespiti gerektiğini, mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik taleplerinin teminat dışı olduğunu, davacı maluliyetinin ve maluliyet ile kaza arasında illiyet bağının tespiti gerektiğini, SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiğini, ticari faiz talep edilemeyeceğinden bahisle davanın reddini talep etmişlerdir.
Taraflar arasındaki ihtilafın; trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İhtilafın, kazada kusurun kimde olduğu, oranının ne olduğu, meydana gelen zarar, cismani zararın kapsamı, maluliyet oranı, iş göremezlik durumu, iş göremezliğin geçici ve/veya kalıcı olup olmadığı, oranı ve zarar miktarı, manevi tazminat gerekip gerekmediği, gerekiyorsa miktarı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.
Kazaya karışan aracın tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, taraflara ait SEK raporları, kaza nedeniyle başlatılan ilişkin dosya getirtilmiştir.
Mahkememizce kusur bilirkişi olarak tayin edilen ... 18/01/2022 tarihli raporunda özetle; 13.03.2019 günü saat 15: 30 civarında meydana gelen trafik kazasının oluşumunda; yaya konumunda bulunan davacı ...'ın dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyip, yakında yaya üst geçidi olmasına rağmen buradan geçmeyerek kazaya sebebiyet verdiğinden Karayolları Trafik Kanunun 68/b maddesini ihlal ettiğinden %70 oranında kusurlu olduğunu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ın aynı kanunun 52/b maddesini ihlal ettiğinden %30 oranında kusurlu olduğunu rapor etmiştir.
Davacı vekili ile davalı sigorta vekilinin kusur raporuna karşı ayrı ayrı itiraz dilekçesi sunmuşlar; ilgili raporun hükme ve denetime elverişli olması sebebiyle itirazları reddedilmiştir.
Dosya kusur incelemesinden sonra maluliyet incelemesi için ATK'ya gönderilmiştir. İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesinin 25/07/2022 tarihli raporuna göre; davacı ...’ın Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmeliğe göre; tüm vücut engellilik oranının %0 (sıfır) olduğunu, iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceğini rapor etmiştir.
Davacı vekili ile davalı sigorta vekilinin maluliyet raporuna karşı ayrı ayrı itiraz ve beyan dilekçesi sunmuşlardır.
Dosya maluliyet incelemesinden sonra aktüer hesap bilirkişisine tevdi edilmiştir. Aktüer bilirkişi ... 23/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 13.03.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde işletenin %30 kusur oranı nispetinde davacı ...’ ın; maluliyeti bulunmadığı için Sürekli İş Göremezlik Tazminatının hesaplanamadığını, Geçici İş Göremezlik süresine ilişkin Tazminat Tutarının 1.646,11 TL olduğunu, manevi tazminat talebi hususunda takdirin sayın mahkemede olduğunu, temerrüt ve faizin KTK 98/1, 99/1 maddeleri Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2 maddesi uyarınca trafik sigortacısı talep edilen tazminat ve giderleri hak sahibinin kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu ve gerekli belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 gün içerisinde sigortacının tazminat ödemekle sorumlu tutulmasından dolayı 9. İş gününde temerrüdünden bahsedilmesi imkanının bulunduğunu, sigorta şirketi yönünden hasar dosya içeriğinde ilk başvuru tarihinin 17.03.2021 olduğu bildirildiğini sonrasındaki 9. İş gününün 30.03.2021 olduğunu, davalı asil yönünden davalı asil kaza yapan ... plakalı aracın hem işleteni hem sürücüsü olmakla, haksız fiil tarihi olan 13.03.2019’ un faiz başlangıç tarihi olabileceğini, sigortalı ... plakalı kullanım amacının hususi olduğunu rapor etmiştir.
Davalı sigorta vekilinin hesap bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuştur, ilgili rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazların reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili 25/11/2022 tarihinde talep arttrım dilekçesi sunmuş; geçici iş göremezlik tazminatının 1.646,11 TL olarak arttırdıklarını beyan etmiştir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinin 1.fıkrasına göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, anılan kanunun 51.maddesinin 1.fıkrasında, hakimin, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 54.maddesinde ise, bedensel zararların özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut birşeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5.fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91.maddesinin 1.fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür.
Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu, poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere trafik kazasına karışan aracın işleteni olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden kusuru ve maluliyeti oranında olduğu anlaşılmakta olup; aşağıda belirtildiği üzere değerlendirme yapılmıştır.
a) Geçici İş Göremezlik Zararı Talebi Yönünden;
Taraflar arasındaki mahkememiz önüne getirilen kaza nedeni ile geçici iş göremezlik tazminat talebinin ise, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS genel şartlarından sonra düzenlenen poliçeler kapsamında sigortalı araç tarafından trafik kazaları neticesi 3.kişilerin uğradığı geçici iş göremezlik tazminatından sigortacının sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu, 2918 sayılı KTK'nın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar başlıklı 92. Maddesinin "... Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar i) (Ek bent: 14/04/2016-6704 S.K. 4. mad.) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler. ..." hükmünü yine 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarının Kapsama Giren Teminat Türleri başlıklı A.5 maddesinin "... Bu genel şart kapsamındaki teminat türleri aşağıda yer almaktadır. A) (Değişik: RG-2/8/2016- 29789) Maddi Zararlar Teminatı: Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır. b) Sağlık Giderleri Teminatı: Üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminattır. Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir. ..." hükmünü içermektedir.
Ancak; Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre Karayolları Trafik Kanunu'nun zorunlu trafik sigortasına ilişkin 90 ve 92. maddelerinde yer alan, "Trafik Sigortası Genel Şartları" ifadelerini iptal ettiği,iptal kararı içerine göre sigorta şirketlerinin trafik kazalarından doğan tazminat sorumluluğunun öncelikle Karayolları Trafik Kanunu,Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı,dolayısıyla trafik sigortası kapsamındaki tazminatların belirlenmesinde artık 'Genel Şartlar'ın kural olarak belirleyici olmayacağı, genel Şartlar"ın sadece Karayolları Trafik Kanunu ve Borçlar Kanunu'na aykırı olmayan hükümlerinin uygulanabileceği, dolayısıyla bu karardan sonra sigorta şirketlerinin tazminat sorumluluğunu azaltan 'Genel Şartlar'ın birçok hükmünün uygulanamaz hale geldiği görülmektedir.
Anayasa Mahkemesinin Karayolları Trafik Kanunu'nun zorunlu trafik sigortasına ilişkin 90 ve 92. maddelerinde yer alan, "Trafik Sigortası Genel Şartları" ifadelerini iptal ettiği anlaşılmakta olup bu iptal kararının somut davada uygulanabilirliğinin tespiti gerekmektedir. Anayasa'nın 153.maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamamakta ve ancak Resmi Gazetede yayımlandıktan sonra yürürlüğe girmektedir.Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının yasama,yürütme ve yargı organları,idari makamlar,gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır.Diğer taraftan HMK 33 maddesinde “Hakim Türk hukukunu resen uygulanır.” şeklinde ifadesini bulan yasal ilke gözetildiğinde; Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının bu gibi kesin hüküm halini almamış derdest dosyalar yönünden uygulanmasının zorunluluğu ortadadır. Nitekim; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13.07.2011 tarihli ve 2011/1-421 Esas, 2011/524 K. Sayılı kararında da “Eldeki dava sonuçlanıp kesinleşmeden o davaya uygulanabilecek olan yasa metni Anayasa Mahkemesince iptal edilip, yürürlüğün durdurulmasına karar verildiğine göre, iptal kararı sonucu oluşan durumun 05.09.1960 tarihli, 21/9 sayılı YİBK'da da belirtildiği üzere maddi anlamda kesinleşmemiş olup, derdest olan eldeki davaya da uygulanması zorunludur.” denilmiş, aynı yöndeki içtihat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.03.2012 tarihli ve 2012/20-12 E., 2012/232 K. sayılı kararında da oy birliği ile kabul edilmiştir. Keza 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 2004/19 K. sayılı ve 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K. sayılı kararlarında da: “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulî kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme ve açıklama yapılmıştır.
Bu kapsamda açılan davalarda TBK nın haksız fiile ilişkin hükümleri,KTK kanunu hükümleri ile genel şartların bunlara aykırı olmayan hükümlerine göre uygulama yapılması gerekecek olup; davacı tarafın genel hükümlere göre talep ettiği geçici iş göremezlik zararının talep arttırım dilekçesi üzerinden her iki davalı yönünden talep miktarı üzerinden kabulü gerekmiştir.
b) Kalıcı İş Göremezlik Zarar Talepleri Yönünden
Trafik sigortası (Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası) motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahillinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasıdır. Trafik sigortacısının sorumluluğunun sınırı ise KTK’nın 92. maddesinde belirlenmiş olup meydana gelen olayın poliçe teminatı kapsamında kaldığı ve dolasısıyla davalı sigorta şirketinin sigortalısının sebep olduğu zarardan kusuru oranında sorumlu olduğu aşikardır.
Davalı sigortacı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın neden olduğu kazadan davacının yaralanmasından ötürü davacının kalıcı maluliyetinin bulunmaması nedeniyle tarafların bu talep yönünden sorumlu bulunmadıklarına kanaat getirilmiştir.
c) Manevi Tazminat Yönünden;
BK 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütülüğünün zedelenmesi halinde olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktarda paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü düzenlenmiştir. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişisel yararların haleldar olması gerekir. Doğaldır ki manevi tazminat için üzülme, elemin yoğunluk arz etmesi gerekir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir.
Davacı meydana gelen kaza neticesinde geçici olarak malul kalmış olup; kaza nedeniyle elem ve üzüntü duyduğu sabittir. Davacının duyduğu üzüntü ve elemin dindirilmesi amacı ile kazanın meydana geldiği tarih, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacıların yaşı, tarafların kusur durumu dikkate alınarak; talep edilen manevi tazminat bedeli kısmen makul görülmüş ve davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan tüm nedenlerle; davalı sigorta şirketinin sorumluluklarında bulunan araç sürücüsünün asli kusuru ile karıştığı kazada davacının yaralandığı, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporuna göre; davacının kalıcı maluliyeti bulunmadığından zararının bulunmadığı, geçici iş göremezlik talebi yönünden hesaplamanın yapıldığı, meydana gelen maddi zarardan davalı sigorta ile davalı araç sürücüsünün müteselsilen ve müştereken sorumlu olduğu, davalı sürücünün hukuki sorumluluklarına isabet eden zarar bakımından haksız fiil niteliğindeki trafik kazasının meydana geldiği tarih itibariyle temerrüde düştükleri, davalı sigorta şirketinin ise başvuru sonrasında 8 gün sonra temerrüde düştükleri, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının yaşı, tarafların kusur durumu dikkate alınarak davacının manevi tazminat talebinin ise de kısmen kabulü uygun görülmüş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
I)1-Maddi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile 1.646,11 TL geçici iş görmezlik tazminatının müteselsil olarak davalılardan alınarak davacıya verilmesine. Kalıcı iş görmezlik tazminatı isteminin reddine. Hükmedilen tutarların 13.03.2019 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizinden davalı ...’ın, 30.03.2021 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizinden davalı sigorta şirketinin müteselsil sorumlu olmasına.
2-Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 179,90 TL karar ve ilam harcından, 102,81 TL peşin harç ve 80,70 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 3,61 TL harcın karar kesinleşmesi ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Maddi tazminat davası yönünden davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 1.646,11 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,
4-Maddi tazminat davası yönünden davalı ... Sigorta A.Ş. lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, bu davalıya verilmesine,
II)1-Manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile 2.000 TL’nin 13.03.2019 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalı ...’tan alınarak davacıya verilmesine. Fazlaya ilişkin istemin reddine.
2-Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 179,90 TL ilam harcının davalı ...'tan tahsili ile hazineye irat kaydına.
3-Manevi tazminat davası yönünden davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak, davacıya verilmesine.
III) Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 179,90 TL karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 239,20 TL'nin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,
IV) Arabuluculuk asgari ücret tarifesi kapsamında taraf sayısına göre hesaplanan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,
V) Davacı tarafından yapılan 24 tebligat gideri 403,00 TL, 6 müzekkere gideri 46,20 TL, ATK masrafı 1.418,90 TL, (2 kez ATK'ya dosya gönderme masrafı 58,90 ve ATK fatura bedeli 1.360,00 TL) 2 bilirkişi ücreti 1.450,00 TL olmak üzere toplam 3.318,10 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 3.220,28 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, geri kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
VI)HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Adana Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.